Connect with us

BANKA HABERLERİ

Akbank GM Binbaşgil : Yüksek faiz ortamını bankalar da sevmez

Yayınlanma:

|

Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil, Bloomberg HT yayınına konuk oldu. Bankacılık sektöründeki dinamikleri değerlendiren Binbaşgil, döviz mevduatlarında vatandaşın döviz satım tarafında olduğunu, kurumların ise fırsat buldukça döviz pozisyonlarını kapamaya çalıştıklarını ifade etti. Binbaşgil, yılın ilk yarısında faizlerin enflasyona paralel şekilde yüksek seyredeceğine, ikinci yarıdan itibaren kredi büyümesinin daha iyi olabileceğine işaret etti. Genel Müdür Binbaşgil sorunlu kredilerle ilgili olarak da Türkiye’de büyük bir sorun yaşanacağını düşünmediğini belirtti.

Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil, yılın ilk yarısında enflasyona paralel olarak faizlerin yüksek seyredeceğini, ikinci yarıdan itibaren kredi büyümesi için daha iyi bir ortam olacağını vurguladı.

Döviz mevduatlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Binbaşgil, kendi bankalarının verilerine bakıldığında vatandaşın dövizde satım tarafında olduğunu söyledi.

Bloomberg HT’ye özel röportaj veren Binbaşgil, yılbaşından bu yana Türk Lirası lehine bir trend olduğunu da ifade etti .

Binbaşgil’in açıklamalarında öne çıkan ifadeler şunlar oldu:

2021 daha iyi bir sene olacak. Hepimizin beklentisi bu konuda paralel. İlk yarıda faizler daha yüksek seyredecektir. Ama ilk yarının ardından faiz seviyeleri gerilecektir.

TCMB enflasyonla mücadelede elindeki araçları kullanmaktan çekinmeyeceğini söylüyor. Burada Mart-Mayıs enflasyonu önemli olacak. Ama TCMB bir yere kadar buna müdahale edebilir, buna bütünsel bakmak lazım. Ama gördüğüm kadarıyla süreç koordine ilerliyor. Enflasyonla mücadelede TCMB ile birlikte hareket etmeliyiz.

Yüksek faiz ortamını bankalar da sevmez

Sektöre baktığınız zaman net faiz marjlarında bir darboğazdan geçiliyor. Düşen faiz ortamı hepimizin sevdiği bir şeydir. Burada hepimiz taşın altına elimizi koymalıyız. Bankacılar burada konuya orta ve uzun vadeli bakarlar. Enflasyon meselesinden bir an önce kurtulmamız lazım. Büyüme rakamımız çok iyi, bu alkışlanacak bir şey. Ama bunu nasıl sürdürülebilir, cari açık vermeden yapabiliriz. Asıl soru bu.

Kredi maliyetleri para maliyetleri ile bağlantılı. Oradan sonunda yine enflasyona geliyoruz. Yılın ilk yarısında enflasyonla faizler paralel olarak yüksek seyredecektir. Bizim de mevduat faizlerinde yüzde 19’u gördüğümüz durumlar oldu.

2021’de kredi talebinin de az olduğunu görüyoruz. TL kredilerde bir büyüme söz konusu değil.

Vatandaş döviz satım tarafında

Kur tahmini yapmak zor. Reel faiz artı noktaya gelince kendi paramıza olan güven arttı. Geçen sene ciddi bir dolarizasyon vardı, neredeyse 40 milyar dolarlık bir rakamdan söz ediyoruz. Biz burada ters bir trend görüyoruz. Yılbaşından bu yana bizim bankaların rakamlarına bakıldığında vatandaş döviz satım tarafında. Kurumlar da döviz yükümlülüklerini azalttılar. Ama yine de bu tarafta pozisyon kapatmak için fırsat buldukça talep gösteriyor.

Türk Lirası lehine bir trend var

Yılbaşından bu yana nette TL lehine bir trend var.

Dışarıdan para akışlarında da pozitif bir trend görüyoruz. Ama ben daha da iyi olacağını düşünüyorum. Uzun vadeli yatırımcılar Türkiye’yi hâlâ test ediyor. Bir ara yabancıların hissedeki payı yüzde 73’lerdeydi. Ama şimdi yüzde 43’lere geldi. DİBS tarafında da gidilecek yolumuz var. Ama orada da tutum değişiyor. Sabırlı olmamız gerekiyor. Kolay bir ortamda değiliz. Bunu dengede tutmak da maharet istiyor. Ama başka çözüm de yok.

Kamu ve özel bankalar önemli bir görev yaptı

Kamu bankaları geçen sene kredilerde önemli görev yaptılar. Ama özel bankalar da elinden geleni yaptılar. Özel bankalarda kredi büyümesi yüzde 30’ları buldu. İyi bir test verdik ve finansallar açısından da bir risk olmadı. Her banka kendi ekosistemini ayakta tutmak için çabaladı.

2020’de hızlı büyümenin bankalarda marjlar ve kârlılıklar üzerinde baskısı oldu. Bu birkaç çeyrek sürecektir. Ama toparlanma olacaktır. Çünkü verilen kredilerin ve alınan tahvillerin vadesi gelecektir. Faizler de aşağı inerse ikinci yarıda bankalar açısından görünüm toparlar.

Kredilerde büyük bir sorun yaşayacağımızı düşünmüyorum

TGA oranı yüzde 4’ler civarında gidiyor. BDDK da birçok ülkede olduğu gibi buralarda bazı esneklikler yarattı . Ama bu oranlarda çok artmaz. Sistematik olarak kredilerde büyük bir sorun yaşayacağımızı düşünmüyorum. 2. grup krediler yüzde 15, 3. grup ise yüzde 5’ler civarındadır. Burada geçişkenlikte sorun olacağını sanmıyorum. Burada UFRS 9’a geçişin önemli olduğunu düşünüyorum. Bu UFRS 9 ile bankanın içinde bir tür modeller çalışmaya başladı. Burada algoritmalar size bir sonuç veriyor. Burada bankalar kredilerde sorun olmadan karşılık ayırmaya başladılar.

Kendi kredilerimizin yüzde 80’ini öteledik. Onun zaten yüzde 30’u ödendi. Geriye kalanın yüzde 80’inde hiçbir problem yok. Bunun yüzde 10’u yapılandırıldı. Yüzde 10’unda bir sorun var. Ama o da banka portföyünde çok düşük bir oran.

Sendikasyon kredilerinde maliyeti aşağı çekmeye çalışıyoruz

Sendikasyon kredisi yenilenmesi konusunda çok şükür bir sorun yok. Biz orada maliyetleri düşürmeye çalışıyoruz. Yabancı parada kredi/mevduat oranımız yüzde 55’lerde. Son sendikasyonda maliyetleri aşağı yukarı 40 baz puan aşağı çekmeye çalışıyoruz. Türk bankacılığının 12 milyar dolarlık sendikasyonu olduğu düşünülürse bu sektör için de iyi bir şey.

Uzaktan müşteri edinimi konusunu önemli görüyoruz

Bu konuda düzenleyici otoritelerimiz bankaların önünü açmaya başladılar, vizyoner davranıyorlar. Bu konuyu kritik görüyorum. Müşteri tarafında da buna eğilim görüyoruz. Mobil bankacılık işlem adetleri çok ciddi arttı. Uzaktan müşteri edinimi konusu müşterileri de çok rahatlacaktır.

Türkiye’de nüfusun yüzde 40’ı banka müşterisi değil

Bu işler ne kadar pratik hale gelirse kapsayıcılık daha da artacaktır. Türkiye’nin nüfusunun yüzde 60’ı banka müşterisi, yüzde 40’ı değil. Bu trende gecikmeden ayak uydurmak zorundayız.

Uzaktan çalışma

Biz teknolojiyi insanla birlikte düşünüyoruz. Bankanın geleceği iki temele oturacaktır, teknolojik altyapı ve insan. Dünya değiştikçe iş yapış biçimlerimizin de değişmesi gerekiyor. Bu bizim için Kovid-19 ile başlamadı. Arkadaşlarımız değişime uzun zamandır çalışıyordu. Bence yönetimin en önemli görevi, değişime çalışanları hazırlamaktır. Biz çok önce kişi bazlı eğitime başladık. Personel sayımız çok değişmedi, ancak son dönemde iş yapış biçimimiz değişti. Çalışanlarımız katma değerli işlere yöneldi. Çok daha müşteri odaklı işlere yöneldi. Müşterilerle daha iyi konuşmak için ek zaman yarattık.

Gençlik Akademisi olarak bir şey başlattık. Akbank kendine bu kadar yatırım yapıyorsa diyoruz ki: Bunlar içeride kalmasın bunları dışarıya da açalım. Biz kendi kurslarımızı dışarıya açtık. Türkiye nasıl katma değer yaratır diyoruz ya, burada biz de elimizden geleni yapıyoruz.

Sürdürülebilirlikte hedeflerimiz var. Kendimize 2025’e kadar karbon nötr olmak hedefi koyduk. Bu kaçınılmazdır.

bloomberght

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankalar çiftçiyi nasıl finanse ediyor?

Yayınlanma:

|

bankavitrini.com haber analiz raporu

Türkiye’de tarım bankacılığı: kredi büyüyor, pazar kamu bankalarında yoğunlaşıyor

Türkiye’de tarım bankacılığı 2025/2026 döneminde yeniden stratejik bir başlık haline geldi. BDDK’nın yayımladığı aylık bankacılık verileri ve FinTürk il bazlı sektör verileri, tarım kredilerinin hem hacim hem de bölgesel dağılım açısından izlenebilir ana kalemlerden biri olduğunu gösteriyor. BDDK, 2026 Mart FinTürk verilerini ve aylık bankacılık sektör verilerini yayımlamış durumda.

Paylaşılan tabloda 2025/1 döneminde 531,5 milyar TL olan tarım kredileri hacminin 2026/1 döneminde 586,2 milyar TL’ye çıktığı görülüyor. Bu, yaklaşık 54,7 milyar TL artış ve %10,3 büyüme anlamına geliyor. Ancak büyüme, enflasyon ve tarımsal girdi maliyetleri dikkate alındığında reel olarak daha sınırlı bir finansman genişlemesine işaret ediyor.

Pazarın lideri yine Ziraat Bankası

Tabloya göre Türkiye Ziraat Bankası 2026/1 döneminde 225,6 milyar TL tarım kredisi hacmiyle pazarın açık ara lideri. Pazar payı %37,9 seviyesinde. Ziraat Bankası’nın tarım bankacılığındaki ağırlığı, yalnızca ticari tercih değil; Hazine faiz destekli tarımsal kredi mekanizmasındaki merkezi rolünden de kaynaklanıyor. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden kullandırılan Hazine faiz destekli tarım kredilerinin usul ve esasları 2024-2026 dönemini kapsayacak şekilde düzenlenmişti.

İkinci sırada Tarım Kredi Kooperatifleri Merkezi Birliği bulunuyor. 2026/1 döneminde hacim 77,9 milyar TL’ye, pazar payı ise %13,1’e yükselmiş görünüyor. Bu tablo, tarım finansmanında kamu destekli/yarı kamusal kanalın hâlâ belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

Özel bankalarda sınırlı büyüme, bazı bankalarda daralma

DenizBank, QNB Finansbank, Akbank, Garanti BBVA, İş Bankası, TEB ve Şekerbank gibi bankalar tarım bankacılığında ürün sunmaya devam ediyor. DenizBank tarım, tarla ve çiftçi kredilerini ayrı bir iş kolu olarak sunarken; VakıfBank da işletme, yatırım, proje ve KGF destekli tarım kredileri gibi başlıklarda ürünler açıklıyor.

Ancak tabloda özel bankalar arasında ayrışma dikkat çekiyor. Akbank’ta %6,2, TEB’de %4,7, İş Bankası’nda ise %0,6 daralma görülüyor. Bu durum, tarım kredilerinde risk iştahının bankadan bankaya değiştiğini gösteriyor.

En hızlı büyüyen bankalar

Tabloya göre tarım kredilerinde en hızlı büyüyen ilk bankalar şöyle:

Banka 2026/1 büyüme
Ziraat Katılım Bankası %17,5
Tarım Kredi Kooperatifleri %15,7
Ziraat Portföy / Tarım Finansman %14,6
Türkiye Ziraat Bankası %12,5
VakıfBank %12,2

Bu görünüm, tarım finansmanında büyümenin ağırlıklı olarak kamu bankaları, katılım bankacılığı ve kamu destekli kanallar üzerinden geldiğini gösteriyor.

Tarım kredilerinde ana mesele: hacim artıyor ama maliyet baskısı sürüyor

Tarım kredilerinin büyümesi olumlu görünse de çiftçinin finansmana erişiminde üç temel sorun devam ediyor:

Birincisi, kredi hacmindeki artış tarımsal girdi maliyetleriyle aynı hızda ilerlemeyebilir. Mazot, gübre, yem, ilaç, tohum, enerji ve sulama maliyetleri arttıkça çiftçinin kredi ihtiyacı da büyüyor.

İkincisi, kredi büyümesi her zaman üretim artışı anlamına gelmiyor. Kredi, yatırım için değil borç çevirme ve işletme sermayesi açığını kapatma amacıyla kullanılıyorsa tarım işletmeleri finansal kırılganlıktan çıkamıyor.

Üçüncüsü, destekli kredi mekanizması kamu bankaları üzerinden yoğunlaştığı için özel bankaların tarım finansmanındaki payı sınırlı kalıyor. Bu da rekabeti ve ürün çeşitliliğini azaltabiliyor.

2026’da destekli kredi tarafında yeni hassasiyetler

2026’da Hazine destekli tarım ve esnaf kredilerinde bazı düzenlemeler yapıldı. Bloomberg HT’nin aktardığı düzenlemeye göre, temel hayvansal ve bitkisel üretim konularında 400 bin TL’ye kadar olan ayni finansman ve kredilerde 31 Aralık 2026’ya kadar bazı borç şartlarının aranmayacağı açıklandı.

Bu düzenleme kısa vadede küçük üreticiye nefes aldırabilir. Ancak yapısal çözüm için yalnızca krediye erişim değil; üretim planlaması, alım garantisi, sigorta, kooperatifleşme, lisanslı depoculuk ve vadeli fiyat mekanizmalarının birlikte çalışması gerekir.

Bankacılık açısından riskler

Tarım bankacılığında risk klasik ticari kredilerden farklıdır. Çünkü geri ödeme kapasitesi yalnızca bilanço gücüne değil; iklim, kuraklık, don, sel, hastalık, ürün fiyatı ve destekleme politikalarına da bağlıdır.

Bankalar açısından başlıca riskler şunlardır:

Risk alanı Etki
Kuraklık ve iklim riski Ürün kaybı, tahsilat gecikmesi
Girdi maliyeti artışı İşletme sermayesi ihtiyacı büyür
Ürün fiyat oynaklığı Gelir tahmini zorlaşır
Destek ödemesi gecikmesi Nakit akışı bozulur
Borç çevirme kredileri Zombi tarım işletmesi riski yaratır

Tarım kredisi artık sadece banka ürünü değil, gıda güvenliği meselesidir

Türkiye’de tarım bankacılığı 2026’ya büyüyerek girmiştir. Ancak bu büyümenin niteliği hacimden daha önemlidir. Tarım kredileri üretimi artırıyor, verimliliği yükseltiyor ve çiftçinin teknolojik dönüşümünü destekliyorsa ekonomiye katkı sağlar. Fakat kredi borç çevirme aracına dönüşürse çiftçiyi rahatlatmak yerine daha kırılgan hale getirir.

Bu nedenle tarım bankacılığı yalnızca “kredi kullandırma” faaliyeti olarak değil; gıda arz güvenliği, kırsal kalkınma, iklim riski yönetimi ve üretim sürdürülebilirliği başlığı altında yeniden ele alınmalıdır.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist     www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.