Connect with us

BANKA HABERLERİ

Banka Üst Yönetimi ve Kara Para Aklama: Katılım Nedenleri, Süreçler ve Olası Sonuçla

Yayınlanma:

|

Banka Üst Yönetimi ve Kara Para Aklama: Katılım Nedenleri, Süreçler ve Olası Sonuçlar

Kara para, yasa dışı faaliyetlerden elde edilen kazançların finansal sisteme yasal bir çerçeveye oturtularak sokulması sürecidir. Bankalar, finansal sistemin merkezinde yer aldıkları için bu sürecin en sık başvurulan araçları arasında bulunur. Banka üst yönetiminin kara para aklama faaliyetlerine bilerek ya da bilmeyerek dahil olması ise, yalnızca bankanın itibarı ve mali durumu için değil, toplumun güvenliği ve ekonomik istikrar için de ciddi bir tehdit oluşturur. Bu makalede, banka üst yönetiminin kara para aklama süreçlerine karışma nedenleri, kara para aklama aşamaları, yönetimin aldığı riskler ve bu tür faaliyetlerin sonuçları detaylı olarak ele alınacaktır.

Kara Para Aklamanın Temel Aşamaları ve Bankaların Rolü

Kara para aklama süreci genellikle üç ana aşamadan oluşur: yerleştirme (placement), dağıtma (layering) ve bütünleştirme (integration). Her aşamada bankaların sağladığı işlemler, kara paranın yasal hale getirilmesine katkı sağlar.

  1. Yerleştirme (Placement): Kara para aklama sürecinin ilk aşamasıdır ve yasa dışı fonların finansal sisteme dahil edilmesini içerir. Bu aşamada yasa dışı kazançlar genellikle bankalara yatırılır. Büyük miktarlardaki nakit paranın çeşitli hesaplara yatırılması, transfer edilmesi veya döviz işlemlerine yönlendirilmesiyle gerçekleştirilir. Bankalar, özellikle nakit işlemlerin yoğun olduğu hesap hareketlerini izleyerek bu tür yerleştirme işlemlerini tespit edebilir. Ancak, güçlü denetim mekanizmalarının olmaması, bu işlemlerin fark edilmesini zorlaştırır ve kara para, bankalar aracılığıyla sisteme girmiş olur.
  2. Dağıtma (Layering): Bu aşama, kara paranın izini kaybettirmek için karmaşık işlemlerle yasal bir görünüme kavuşturulmasını hedefler. Paranın farklı hesaplara transfer edilmesi, uluslararası havaleler yapılması veya karmaşık ticari işlemlerle maskelenmesi gibi yöntemlerle fonların kaynağı gizlenir. Paranın kaynağını takip etmeyi zorlaştırmak için çeşitli ülkelerdeki bankalar ve offshore hesaplar kullanılarak işlemler daha karmaşık hale getirilir. Bankalar, bu işlemler sırasında yüksek değerli para transferlerine şüpheyle yaklaşmalı ve riskli işlemleri sürekli izlemelidir.
  3. Bütünleştirme (Integration): Kara para aklamanın son aşamasıdır ve yasal bir görüntüye kavuşmuş paranın ekonomiye entegre edilmesini içerir. Bu aşamada yasa dışı kazançlar, gayrimenkul alımları, lüks tüketim malları veya ticari yatırımlar gibi görünüşte yasal faaliyetlerde kullanılır. Bankalar, yasa dışı gelirlerin bu yasal görünümlü faaliyetler aracılığıyla ekonomiye karıştığını tespit etmekte zorluk yaşayabilir. Örneğin, yüksek miktarda ticari krediler veya yatırım hesapları aracılığıyla sağlanan fonlar, bankacılık sistemi içinde “temiz” bir görünüme sahip olur.

Banka Üst Yönetiminin Kara Para Aklamaya Katılım Nedenleri

Banka üst yönetiminin kara para aklama süreçlerine bilerek veya bilmeyerek katılmasının altında çeşitli nedenler yatmaktadır. Bu nedenler, bankanın finansal hedefleri ve dış baskılardan bireysel çıkarlara kadar değişiklik gösterebilir.

Kâr Elde Etme Arzusu ve Finansal Baskılar

Bankalar, özellikle ekonomik dalgalanmalar döneminde veya hissedarlarının yüksek kâr beklentisi altında kara para aklama işlemlerinden elde edilen yüksek nakit akışlarını çekici bulabilir. Bu yasa dışı fonlar, bankanın kâr marjını artırarak mali tablolarında geçici bir iyileşme sağlar. Bu süreçte bankalar, işlem ücretleri ve faiz gelirleriyle kısa vadeli finansal başarı elde edebilir.

Ancak bu tür gelirler, bankaların uzun vadeli güvenilirliğini tehdit eder ve ciddi yasal sonuçlar doğurur. Örneğin, geçmişte kara para aklama skandallarına karışmış olan büyük bankalar, milyarlarca dolar para cezasına çarptırılmış ve ciddi itibar kayıpları yaşamıştır. Bu nedenle kısa vadeli kazançların uzun vadeli riskleri gölgeleyebileceği bu tür durumlar, bankalar açısından büyük riskler barındırır.

Zayıf Denetim ve İç Kontrol Mekanizmaları

Bankalar genellikle kara para aklamayı önleme (AML) ve “Müşterini Tanı” (KYC) prosedürlerine sahiptir. Ancak, bu sistemlerin zayıf uygulanması veya yetersiz denetim mekanizmaları, yasa dışı fonların finansal sisteme girmesini kolaylaştırabilir. Etkili bir iç kontrol mekanizmasının olmaması, bankanın yasa dışı işlemleri fark etmesini zorlaştırır ve üst yönetimin bu tür işlemlere göz yummasına neden olabilir.

Özellikle uluslararası bankalar için farklı ülkelerdeki yasal düzenlemelere uyum sağlamak zor olabilir. Bu durum, kara para aklamayla mücadele programlarının zayıf kalmasına ve bazı yasa dışı işlemlerin gözden kaçmasına neden olur. Üst yönetim, bu kontrol ve denetim zafiyeti nedeniyle riskli işlemleri belirlemekte ve engellemekte zorlanabilir.

Kişisel Çıkarlar ve Yolsuzluk

Bazı banka yöneticileri, kişisel çıkarları doğrultusunda kara para işlemlerine bilerek göz yumabilir. Örneğin, üst düzey yöneticiler, yasa dışı kazançlardan pay almak veya belirli müşteri ilişkilerini geliştirmek amacıyla bu tür faaliyetlere göz yumar. Bu tür çıkar çatışmaları, bankanın etik ve yasal sorumluluklarını ihmal etmesine yol açar ve bankanın itibarını büyük ölçüde zedeler.

Yöneticilerin yasa dışı kazançlardan pay almak veya çıkar çatışmaları nedeniyle bu tür işlemlere aktif olarak katılması, kamuoyunun bankacılık sistemine olan güvenini sarsar. Bu riskleri azaltmak için, bankaların bağımsız denetimlere tabi tutulması ve etkili iç kontrol mekanizmaları kurulması büyük önem taşır. Ancak, bazı durumlarda bu denetimler göz ardı edilir veya zayıf bırakılır.

Dış Baskılar ve Tehditler

Organize suç örgütleri veya terör örgütleri gibi yasa dışı gruplar, bankaların üst yönetimlerine tehdit, şantaj veya baskı uygulayarak kara para aklama faaliyetlerine katılmalarını sağlayabilir. Güvenlik açığı bulunan ülkelerde bu tür tehditler daha yaygın olup yönetimi yasa dışı işlemlere göz yummak zorunda bırakabilir. Özellikle kara para aklamanın terörizmi finanse etmek gibi durumlarda, bankalar bu suçların dolaylı bir parçası haline gelir ve finansal sistemin güvenilirliği ciddi şekilde tehdit altına girer.

Bu tür olaylar, yalnızca bankanın itibarını değil, aynı zamanda toplumun güvenliğini ve finansal sistemin bütünlüğünü de tehdit eder. Bu tür tehditlere karşı koymak için bankaların bağımsız denetim mekanizmaları kurması ve çalışanlarına yönelik güvenlik önlemlerini artırması önemlidir.

Politik Baskılar ve Sosyal Etkiler

Bazı ülkelerde kara para aklama, siyasi veya sosyal çıkarlar doğrultusunda kullanılabilir. Özellikle hükümetler veya belirli siyasi gruplar, kara para aklama işlemlerini bankacılık sistemi üzerinden gerçekleştirmek için bankalara baskı yapabilir. Banka üst yönetimi üzerindeki bu baskılar, bankaların yasa dışı işlemlere bilerek dahil olmasına yol açabilir.

Bu tür durumlarda, bankanın tarafsızlığı tehlikeye girer ve kamuoyunun finansal sisteme olan güveni sarsılır. Bu gibi durumlarda, bankaların bağımsız denetim mekanizmalarını güçlendirmesi ve şeffaflık ilkelerine bağlı kalması büyük önem taşır.

Bankaların Kara Para Aklama Faaliyetlerine Katılmasının Sonuçları

Bankaların kara para aklama faaliyetlerine katılması, hem banka hem de toplum için ciddi zararlar doğurabilir. Bu tür faaliyetlerin sonuçları finansal istikrarı, toplum güvenliğini ve bankanın itibarını ciddi şekilde etkileyebilir.

  • Finansal İstikrarın Bozulması: Kara para aklama faaliyetleri, ekonomide dengesizlik yaratır ve finansal istikrarı bozarak yasal işletmelere karşı haksız rekabete yol açar. Bu durum, piyasalarda güvensizlik yaratır ve bankacılık sisteminin bütünlüğünü tehdit eder. Ayrıca, kara para aklama faaliyetlerinin sürdüğü bir ortamda enflasyon gibi ekonomik dengesizlikler yaşanabilir. Gri listeye alınan ülkelerin ana nedenlerinden biri de Kara Para Trafşğinde bankaların işin içine girmesinden kaynaklandığı unutulmamalı.
  • İtibar Kaybı: Kara para aklama skandalına karışan bankalar, itibar kaybına uğrar ve müşterilerinin güvenini kaybeder. Bu durum, bankanın müşteri tabanının daralmasına ve uzun vadede mali kayıplar yaşamasına neden olur. Geçmişte kara para aklama skandalları nedeniyle milyar dolarlarla ifade edilen cezalar ödemek zorunda kalan birçok banka, itibar ve müşteri kaybı nedeniyle önemli ölçüde zarar görmüştür.
  • Yasal ve Finansal Yaptırımlar: Kara para aklama suçuna karışan bankalar, yüksek miktarda para cezasına çarptırılabilir. Bu cezalar, bankanın mali yapısını olumsuz etkiler ve operasyonel faaliyetlerini kısıtlar. Ayrıca, kara listeye alınan bankalar, uluslararası finansal piyasalardan dışlanabilir ve kredi notları düşebilir.
  • Toplum Üzerindeki Olumsuz Etkiler: Kara para aklama faaliyetleri, organize suçların ve terörizmin finansmanını destekleyerek toplum güvenliğini tehdit eder. Yasa dışı gelirlerin yasal sisteme karışması, suç oranlarını artırır ve toplumda etik değerlerin zayıflamasına yol açar. Bu nedenle, kara para aklamayla mücadele, hem ekonomik güvenlik hem de toplumsal huzur açısından hayati önem taşır.

Sonuç

Bankaların kara para aklama faaliyetlerine karşı güçlü önlemler alması, yalnızca bankanın güvenilirliği için değil, finansal sistemin bütünlüğü ve toplumun güvenliği için de büyük önem taşır. Üst yönetim seviyesinde sıkı denetim, etkili iç kontrol mekanizmaları ve etik kurallar, kara para aklamayı engellemek için kritik rol oynar. Bankaların bağımsız denetimlere tabi olması ve düzenleyici kurumların bu konuda sıkı tedbirler alması, kara para aklamayla mücadelede en etkili adımlardır.

Finansal sistemin sağlıklı bir şekilde sürdürülebilirliği ve toplumun güvenliği için bankaların kara para aklama faaliyetlerine karşı bilinçli ve güçlü bir duruş sergilemesi gerekmektedir. Bu, hem bankaların hem de düzenleyici kurumların iş birliği içinde çalışmasını ve kara para aklamayı önleme konusunda kararlı bir politika benimsemesini gerektirir. Bankaların, toplumsal sorumluluklarını yerine getirerek şeffaflık ilkesine bağlı kalması, toplumun bankacılık sistemine olan güvenini artıracaktır.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

2026 ikinci çeyrek finansal sonuçlarını açıklayan

Yayınlanma:

|

Yazan:

Türk Ekonomi Bankası (TEB) 2026 yılı ikinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. 30 Haziran 2026 tarihi itibarıyla TEB’in aktif toplamı 841 milyar TL olurken, net kârı 8 milyar 860 milyon TL olarak gerçekleşti. TEB’in ekonomiye ve müşterilerine sağladığı desteğin en önemli göstergesi olan kredileri toplam aktiflerinin yüzde 61,63’ünü oluşturdu. Her dönem olduğu gibi risk yönetimine ve aktif kalitesine öncelik veren TEB’in toplam kredileri yılın ikinci çeyreğinde 518 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken aynı dönemde toplam mevduatı ise 560 milyar TL oldu. 2026 yılında güçlü sermaye yapısıyla birlikte istikrarlı büyümeyi sağlayan ve kârlılığını sürdürülebilir bir şekilde devam ettiren TEB’in öz kaynakları 67,3 milyar TL olurken, sermaye yeterlilik rasyosu hedef rasyo olan yüzde 12’nin üstünde, yüzde 16,81 oranında gerçekleşti.

Türk Ekonomi Bankası (TEB), 2026 yılının ikinci çeyreğinde büyüme stratejisini dijitalleşme ve müşteri odaklı yaklaşımıyla başarılı bir şekilde sürdürdü. Müşterilerine çeşitli yatırım fonlarına erişim imkânı sunan TEB, ticari müşterilerinin finansal süreçlerini geleceğin dijital altyapısıyla yeniden şekillendiriyor. Bu sayede işletmeler finansal operasyonlarını çok daha hızlı, izlenebilir ve esnek bir yapıda yönetiyor.

Banka aynı zamanda kadınların ekonomideki yerini güçlendirme hedefiyle kadın bankacılığı çalışmalarını genişletmeye devam ediyor. İGE iş birliğiyle kadın ihracatçılara 40 milyon TL’ye varan kredi imkânı tanıyan TEB, EBRD ile yürütülen TurWIB projesi kapsamında alınan 50 milyon Euro’luk fonun ilk 25 milyon Euro’luk diliminin yüzde 75’i kadın girişimcilere kullandırıldı ve kadın işletmecilere verilen kredilerde yüzde 16 oranında büyüme kaydedildi. Banka, kadın bankacılığı çalışmalarına bir yenisini ekleyerek EBRD iş birliği ve JPMorganChase desteğiyle Geleceğe Yön Veren Kadınlar Programı’nı da başlattı. TEB yeni programıyla önümüzdeki dönemde dijital dönüşüm, finansal yönetim, marka yönetimi, pazarlama, ihracat, verimlilik ve büyüme stratejileri gibi alanlarda uzman danışmanlardan grup danışmanlığı desteği vererek kadın işletmecileri geleceğe hazırlayacak.

Kurulduğu 2012 yılından bu yana 21 milyonu aşkın bireye ulaşan TEB Aile Akademisi ise finansal kapsayıcılık vizyonuyla faaliyetlerine hız kesmeden devam etti. 2026 yılı Haziran ayı itibarıyla finansal okuryazarlık, iklim okuryazarlığı ve girişimci kadın liderlik eğitimleri kapsamında 5 bini aşkın kişiye ücretsiz olarak yüz yüze ve online eğitimler verildi.

Girişim Bankacılığı çalışmaları kapsamında yenilikçi iş fikirlerini ekonomiye kazandırmaya ve girişimcilik ekosistemini güçlendirmeye devam eden TEB; ODTÜ Teknokent ve La French Tech İstanbul iş birliğiyle girişimcileri Paris’te düzenlenen ve Avrupa’nın en büyük Teknoloji fuarlarından biri olan VivaTech’te ağırlayarak, küresel pazarlarda görünürlük kazanmalarına destek oldu. Diğer yandan, uygulayıcı kuruluşlarından biri olduğu TÜBİTAK BiGG’de, dört kurum ortaklığında gerçekleştirilen U4Venture programının jüri ve Investor Day süreçlerini üstlenerek girişimcileri yatırımcılarla buluşturdu. Banka, TİM TEB Girişim Evi 2026 yılı programları kapsamında yeni girişimcileri hızlandırma programlarına dahil ederek girişimcilerin yeteneklerini ve potansiyellerini en iyi şekilde değerlendirebilmeleri için de çalışmalarına devam ediyor.

Kurumsal bankacılık alanında işletmelere sağladığı finansman desteğini küresel iş birlikleriyle güçlendiren TEB, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD) Türkiye’de ilk kez TEB aracılığıyla kullandırdığı Dijital Dönüşüm Finansman Programı (DTFF) kapsamında toplam 25 milyon Euro tutarındaki iki dilimli kredi anlaşmasının 15 milyon Euro’luk ikinci dilimini temin ederek, KOBİ’lerin dijital dönüşüm süreçlerindeki finansman ihtiyaçlarını desteklemek amacıyla kullanıma sundu.

Öte yandan, uluslararası fonlama kapasitesini artırmaya devam eden TEB, Mart 2026’da kurulumunu tamamladığı 2 milyar ABD doları tutarına kadar olan Euro Medium Term Note (EMTN) programı kapsamında, Haziran 2026 sonu itibarıyla yurt dışı piyasalarda 11 tahvil ihraç işlemini başarıyla gerçekleştirerek 333,5 milyon ABD doları karşılığı finansman sağladı. Farklı vade ve para birimlerinde esnek ihraç imkânı sunan bu program, bankanın küresel sermaye piyasalarındaki görünürlüğünü daha da güçlendirdi.

TEB’e uluslararası kuruluşlardan 3 ödül birden

Müşteri odaklı hizmet anlayışı ve yenilikçi çözümleriyle TEB, 2026 yılının ikinci çeyreğinde de küresel çapta saygın finans yayınları tarafından ödüllerle taçlandırıldı.

Bu kapsamda TEB, KOBİ Bankacılığı’na yönelik çalışmalarına istinaden uluslararası finans dünyasının önde gelen yayınlarından Euromoney’nin düzenlediği Mükemmellik Ödülleri’nde “Türkiye’nin En İyi KOBİ Bankası” seçildi.

Varlık yönetimi alanındaki uzmanlığıyla öne çıkan TEB Özel Bankacılık, World Finance Dergisi tarafından üst üste sekizinci kez “Türkiye’deki En İyi Özel Bankacılık” ödülünü kazanarak sektördeki istikrarlı başarısını ve öncü konumunu bir kez daha tescillemiş oldu.

Banka Sermaye Piyasası ve TL Muhabir Hesap Hizmetleri kapsamında ise, Global Finance Dergisi tarafından gerçekleştirilen değerlendirmede “Dünyanın En İyi Alt-Saklama Bankası 2026” kapsamında Türkiye’nin en iyisi unvanına layık görüldü.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

İş Bankasından 12 yıl vadeli katkı sermaye niteliğinde eurotahvil ihracı

İşlemin kupon faiz oranı, ihraca gelen güçlü talep sayesinde ilk açıklanan gösterge seviyenin 35 baz puan altında, yüzde 8,40 olarak belirlendi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Türkiye İş Bankası, uluslararası sermaye piyasalarında 500 milyon dolar tutarında, 12 yıl vadeli ve 7. yılda erken geri ödeme opsiyonlu katkı sermaye niteliğinde yeni bir eurotahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, işlemin kupon faiz oranı, ihraca gelen güçlü talep sayesinde ilk açıklanan gösterge seviyenin 35 baz puan altında, yüzde 8,40 olarak belirlendi.

Geniş bir coğrafyaya yayılmış uluslararası yatırımcıların ilgi gösterdiği işlemde eurotahvillerin yüzde 46’sı İngiltere’ye, yüzde 20’si Avrupa’ya, yüzde 17’si ABD’ye, yüzde 16’sı Orta Doğu’daki yatırımcılara ve yüzde 1’i Asya’daki yatırımcılara satıldı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Ebru Özşuca, jeopolitik belirsizliklerin ve küresel piyasalardaki dalgalanmaların yüksek seyrettiği bir dönemde gerçekleştirilen bu işlemin, uluslararası yatırımcıların hem Türkiye ekonomisine hem de İş Bankasına duyduğu güveni bir kez daha teyit ettiğini belirtti.

Özşuca, Orta ve Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgelerine bugüne kadar gerçekleştirilen en uzun vadeli katkı sermaye niteliğindeki piyasa işleminin, bu özelliğiyle uluslararası sermaye piyasaları açısından önemli bir referans niteliği taşıdığını kaydetti.

– Uluslararası yatırımcılardan güçlü talep

İşlemin, güçlü yatırımcı talebi sayesinde son dönemde uluslararası sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlerde görülen seviyelerin altında bir yeni ihraç primiyle tamamlandığını vurgulayan Özşuca, bunun İş Bankasının güçlü finansal yapısına, uluslararası yatırımcı tabanının derinliğine ve uzun yıllara dayanan güven ilişkisine duyulan inancın somut bir göstergesi olduğunu anlattı.

Özşuca, son bir yıl içerisinde uluslararası piyasalarda toplamda 1,5 milyar dolar tutarında üç ayrı katkı sermaye nitelikli Eurotahvil ihracını başarıyla gerçekleştirdiklerine dikkati çekerek, bankanın sermaye yapısını daha da güçlendiren uzun vadeli bu kaynakların reel sektörün finansman ihtiyaçlarının desteklenmesine katkı sağlayacağını aktardı.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

KGF Akbank Mobil’de

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Son yıllarda attığımız adımlarla da Akbank Mobil’i KOBİ’lerimizin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdik ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdik” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kredi Garanti Fonu (KGF) ve Akbank, KGF kefaletli kredi başvurusunu dijital kanala taşıyan yeni işbirliğini imza töreniyle duyurdu.

İstanbul’da düzenlenen imza törenine, Akbank Genel Müdürü Kaan Gür ile KGF Genel Müdürü Hasan Basri Kurt katıldı.

Törende duyurulan işbirliğiyle KGF kefaletli kredi, uçtan uca dijital kanala taşındı. Akbank’ın Dijital KGF Kredisi sayesinde KOBİ’ler, daha önce yalnızca şubeden yürütülebilen KGF kefaletli kredi süreçlerini artık Akbank Mobil’den tamamlayabilecek.

Yeni uygulama, özellikle teminat desteğine ihtiyaç duyan KOBİ’lerin krediye hızlı ve uçtan uca dijital bir süreçle erişmesini sağlayarak önemli bir kolaylık sunuyor. Şahıs firmaları 2,2 milyon liraya, tüzel firmalarsa 5 milyon liraya kadar sunulan kredilerden 36 aya varan vade imkanıyla Akbank Mobil üzerinden yararlanabiliyor.

KGF kefaletli kredide dijital dönüşüm

Etkinlikte konuşan Akbank Genel Müdürü Gür, teknolojiyi, işletmelerinin hayatını kolaylaştırmak için kullandıklarını söyledi.

Gür, son yıllarda attıkları adımlarla Akbank Mobil’i KOBİ’lerin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdiklerini ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdiklerini dile getirdi.

İşbirliğiyle müşterilerinin Dijital KGF kredisine Akbank Mobil üzerinden dakikalar içinde ulaşabildiğine dikkati çeken Gür, böylece KGF kefaletli kredinin Türkiye’de ilk kez tamamen dijital bir süreçle sunulduğunu anlattı.

Gür, KGF’nin bu yenilikçi uygulamayı hayata geçirirken ilk işbirliğini Akbank ile gerçekleştirmesinden dolayı büyük bir mutluluk duyduklarının altını çizdi. ​​​​​​​

KGF Genel Müdürü Hasan Kurt da temel ödevlerinin KOBİ’lerin finansmana etkin erişimini sağlamak olduğunu söyledi.

Türkiye’nin istihdam ve büyümede bel kemiğini oluşturan işletmelerin hem yatırım hem de işletme sermaye ihtiyaçlarını karşılamak üzere bankalarla yoğun bir çalışma yürüttüklerini vurgulayan Kurt, uçtan uca dijital bir kefalet sürecini Akbank ve KGF işbirliği ile hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını kaydetti.

Kurt, yoğun ve titiz bir çalışma sürecini birlikte yürüttüklerini ve bu sonucun ortaya çıktığını dile getirerek, karşılıklı güven ve profesyonel sorumluluk içinde yürüyen süreçte Akbank Genel Müdürü Gür’ün konunun her adımının takipçisi olduğunu sözlerine ekledi.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.