Connect with us

BANKA HABERLERİ

BDDK’nın TROY şartı bankacıları telaşlandırdı

BDDK yerli kart TROY’un kullanımını zorunlu kılıp yaygınlaştırmak için yönetmelik değişikliği yapacak. Üç ay şartı içeren değişiklik taslağı bankacılarda “Yaptırımlar mı geliyor?” telaşı yarattı. Erdal Sağlam’ın analizi:

Yayınlanma:

|

BDDK yerli banka ve kredi kartı TROY‘un kullanımını yurt içinde yaygınlaştırmak için yönetmelik değişikliğine hazırlanıyor. Değişiklik ile Visa, Mastercard gibi uluslararası ödeme kartları için Türkiye’de şirket kurma şartı getirilirken, bankalara müşterilerine TROY’u da sunmaları zorunlu kılınıyor.

Bankaların görüşlerine açılan yönetmelik değişikliği taslağıyla, yurt içinde kullanılan POS cihazlarında tüm kartların işlemlerinin yapılması zorunluluğu da getiriliyor. Bankacılar taslağa ilişkin görüşlerini BDDK’ye gönderdiler ve artacak maliyetlerden uluslararası kurallara aykırılığa kadar bir çok sakıncayı açıkça belirttiler.

3 ay maddesi yadırgandı

Bu teknik ve ekonomik itirazların yanısıra, bankacıların yönetmelik değişikliği taslağında en çok yadırgadıkları konulardan birinin, “yeni yönetmeliğin 3 ay içinde yürürlüğe girme maddesi” olduğunu söyleyebiliriz. Bankacılar böyle bir değişikliğin sakıncalı olduğunu ama uygulamaya sokulsa bile, bunun için en az 2 yıl gerektiği görüşündeler. Bu nedenle de 3 ay gibi kısa bir süreninin neden yönetmelikte yer aldığına şaşırmış durumdalar.

Konuştuğumuz bankacılar bu düzenlemenin teknik ya da ekonomik karar olmaktan çok, “siyasi bir karar” olduğu görüşünü belirttiler. Ayrıca kamu yetkililerinin konuyla ilgili yaptıkları görüşmelerde, bu kadar kısa süre belirlenmesine ilişkin olarak, “Rusya’ya yaptırım geldi, Ruslar eldeki kartlarıyla tren bileti bile alamadılar” demeleri ve bunun için hazırlık yapmak gerektiğini söylemeleri de bankacıları ürkütmüş durumda. Bankacılar 6-7 ay sonra seçime gidilecekken, piyasadaki dengeler zaten çok kırılgan hale gelmişken, önemli açıkları olan, iyi planlanmadığı belli bir düzenlemenin gündeme getirilip, bu da yetmezmiş gibi 3 ay gibi kısa bir süre verilmesini, “Gelebilecek yaptırımlara karşı bir hazırlık çabası hissediyoruz” şeklinde değerlendirdiler. Bu durum bankacılarda, “zaten Rusya ile son dönemdeki ticari ilişkiler nedeniyle sürekli gündemde olan yaptırımlar konusunda kamu yönetiminde bir korku olduğu” izlenimi yarattı.

Bankaların itirazları

BDDK’nın yönetmelik değişikliği için “Bu haftaki Kurul toplantısında konunun ele alınıp karar bağlanacağı” konuşuluyor. Ancak bankaların itirazlarının çok kapsamlı olmasının da etkisiyle, bu kadar kısa sürede sonuca bağlanamayacağı, çalışmaların bir süre daha devam etmek zorunda kalınacağı yorumları yapılıyor.

Bankaların yönetmelik taslağına ilişkin olarak çok detaylı bir görüş sunduklarını öğrendik. Özet olarak; bankaların böyle bir düzenlemenin kredi ve banka kartlarındaki maliyetlerini çok artıracağı, mevcut şirketlerle yapılmış anlaşmalar nedeniyle tazminat ödemek zorunda kalacaklarını, tüm markaların aynı kart üzerinde bulunmasının hem teknik olarak, hem de gereken yonganın temini açısından güçlük yaratacağını söylüyorlar. Bunun yanında Türkiye’de gelip şirket kurmaları şartı getirilirken, TROY için mütekabiliyet esası nedeniyle, yurt dışında çok sayıda şirket kurma zorunluluğu gelebileceği, yanısıra bu zorlamaların Dünya Ticaret Örgütü DTÖ kurallarına aykırılık oluşturabileceği yolunda da eleştiriler bulunuyor. Bankacılar, yönetmelik değişikliğiyle getirilen “bankalar yerine kullanılacak kart markası seçiminin müşteriye bırakılması” nın bankalar açısından önemli sorunlar doğurabileceğini belirtiyorlar.

Ekonomi gazetecisi Erdal Sağlam
Ekonomi gazetecisi Erdal Sağlam© Privat

Karşı görüş

Özet olarak bankaların BDDK’nın bu yönetmelik değişikliğine bir çok açıdan karşı çıktıklarını görüyoruz. Buna karşılık böyle bir düzenlemenin uygulamaya konmasında gecikildiğini belirten sektör uzmanları da var. Kredi ve banka kartları konusunda deneyimli bir sektör uzmanı, “Bankaların yıllar önce TROY ‘u kullanmak için adım atmaları gerekiyordu yapmadılar, şimdi böyle bir zorunlu uygulama ile karşı karşıya kaldılar” dedi. Uzman Visa, Mastercard gibi şirketlerin Türkiye’de temsil ofisleriyle çalıştıklarını, kurumsal ve bireysel vergi muafiyetleri bulunduğunu, Türkiye’de şirket kurmalarının yerinde olacağını, zaten başka ülkelerde bu tür şirketleri kurduklarını söyledi. Teknik olarak da büyük zorluklar çıkacağına inanmadığını kaydeden aynı uzman, “Şurası açık ki; haklı bir değişiklik olsa bile, zamanlaması ve mevcut ortam nedeniyle sıkıntı çıkması kaçınılmaz olur” şeklinde konuştu. Ardından da “Düzenleyici otorite ve sektör bu durumda olunca tartışmalar, kararlar ve düzenlemeler doğal olarak sağlıklı olmuyor, olamıyor” şeklinde konuştu.

TROY’un hikayesi

2014 yılında bankalarca ortak kurulan TROY, geçen 8 yıl boyunca yaygın uygulama imkanı bulamadı. Gelinen noktada sektör içinde sadece, işlem adedi açısından yüzde 2, işlem hacminde ise yüzde 1.7’lik pazar payına sahip.

Bankalararası Kart Merkezi A.Ş. (BKM) tarafından kurulan ve işletilen TROY’un sahipliği, geçtiğimiz yıl ayrı bir şirket kurulup Merkez Bankası’na geçti. TROY hakkında kendi dökümanlarından aktaracağımız özet bilgi şöyle:

“TROY, Bankalararası Kart Merkezi A.Ş (BKM) tarafından kurulan ve işletilen, Mastercard, Visa gibi uluslararası kartlı ödeme şemalarına yerli bir alternatif olabilecek, kartlı ödeme sistemidir/şemasıdır.

Banka kartı, kredi kartı ve ön ödemeli kartların sağ alt köşesinde yer alan, alışveriş yapmayı ve ATM’den para çekmeyi sağlayan teknolojik altyapı ve Türkiye’nin ilk ve tek ödeme yöntemi markasıdır. TROY yurtiçinde tam bağımsızolup yurtiçi işlemler tamamen TROY’un yönetimindedir.”

TROY nasıl geliştirildi?

TROY, BKM çatısı altında yer alan üyelerin desteği ile BKM Yönetim Kurulu’nca 26 Haziran 2014 tarihinde alınan karar doğrultusunda Türk mühendislerince hayata geçirilmiş ve 1 Nisan 2016 tarihinden bu yanayurtiçindeki POS ve ATM terminallerinde yüzde 100 kabulüsağlanarak faaliyetlerine başlamıştır.

TROY, kuruluşunda teknolojiyi sıfırdan yazmak yerine pazara hızlı giriş için bağımsızlık ilkesine uygun şekilde teknik spesifikasyonları ve operasyonel kuralları Discover’dan lisanslama yapmıştır.

Discover’ın sahada kendini uyumluluk açısından kanıtlamış ve tedarikçiler tarafından ürün geliştirilmede başarılı şekilde kullanılmış teknik spesifikasyonları ve operasyon kuralları “white label” olarak süresiz şekilde lisanslanmıştır.

Lisanslama yapılırken özellikle dikkate alınan bağımsızlık ilkesi doğrultusunda, lisanslanan ürünler ve tüm geliştirmeler için sürekli ve geri alınamaz kullanım hakkı alınmış, ayrıca bu lisans ile çıkarılan ürünlerin Türkiye ve KKTC’de sınırsız kullanımı sağlanmıştır.

2021’de Türkiye’nin Ödeme Yöntemi TROY üyeleri, 1 Banka 3 yeni Elektronik Para Kuruluşu’nun katılmasıyla, 27’si Banka, 11’i Elektronik Para Kuruluşu olmak üzere toplam 38’e yükselmiştir. TROY ürün çeşitliliği de 2021 yılında artış göstermiştir ve üyelerden 23’ü banka kartı/ön ödemeli kart, 11’i kredi kartı ve 13’ü de temassız özellikli ürünlerini kullanıcılarına sunmaktadır.

TROY’un sahibi kimdir?

BKM, TROY faaliyetleri için 31 Mart 2016 tarihinde BDDK’dan kartlı sistem kurmak üzere faaliyet izni almıştır. Kurucusu BKM olan TROY’un sahipliği BKM hissedarlarına aittir.

24 Haziran 2021 tarihinde Şirket’in yüzde 100 sahipliği olan Troy Ödeme Yöntemi Anonim Şirketi kurulmuştur. Şirketin ödenmiş sermayesi 50.000 TL’dir.

TROY kart adet ve hacimleri nedir?

Mayıs 2017’de tüketici lansmanı yapılan TROY fiili olarak yaklaşık olarak 5 senedir faaliyet göstermektedir.

2022 Ağustos sonu itibarıyla TROY logolu kartlar 12.3 milyon adede ulaşmıştır ve bu adet yüzde 4’lük pazar payını temsil etmektedir.

Son 12 ay içerisinde TROY logolu kartlarla yapılan işlem adedi 221 milyon, işlem hacmi ise 69 milyar TL olmuştur. Bu rakamlar da işlem adedinde yüzde 2, işlem hacminde ise yüzde 1.7’lik pazar payını temsil etmektedir.”

Hazırlayan: Erdal Sağlam

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankalar çiftçiyi nasıl finanse ediyor?

Yayınlanma:

|

bankavitrini.com haber analiz raporu

Türkiye’de tarım bankacılığı: kredi büyüyor, pazar kamu bankalarında yoğunlaşıyor

Türkiye’de tarım bankacılığı 2025/2026 döneminde yeniden stratejik bir başlık haline geldi. BDDK’nın yayımladığı aylık bankacılık verileri ve FinTürk il bazlı sektör verileri, tarım kredilerinin hem hacim hem de bölgesel dağılım açısından izlenebilir ana kalemlerden biri olduğunu gösteriyor. BDDK, 2026 Mart FinTürk verilerini ve aylık bankacılık sektör verilerini yayımlamış durumda.

Paylaşılan tabloda 2025/1 döneminde 531,5 milyar TL olan tarım kredileri hacminin 2026/1 döneminde 586,2 milyar TL’ye çıktığı görülüyor. Bu, yaklaşık 54,7 milyar TL artış ve %10,3 büyüme anlamına geliyor. Ancak büyüme, enflasyon ve tarımsal girdi maliyetleri dikkate alındığında reel olarak daha sınırlı bir finansman genişlemesine işaret ediyor.

Pazarın lideri yine Ziraat Bankası

Tabloya göre Türkiye Ziraat Bankası 2026/1 döneminde 225,6 milyar TL tarım kredisi hacmiyle pazarın açık ara lideri. Pazar payı %37,9 seviyesinde. Ziraat Bankası’nın tarım bankacılığındaki ağırlığı, yalnızca ticari tercih değil; Hazine faiz destekli tarımsal kredi mekanizmasındaki merkezi rolünden de kaynaklanıyor. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden kullandırılan Hazine faiz destekli tarım kredilerinin usul ve esasları 2024-2026 dönemini kapsayacak şekilde düzenlenmişti.

İkinci sırada Tarım Kredi Kooperatifleri Merkezi Birliği bulunuyor. 2026/1 döneminde hacim 77,9 milyar TL’ye, pazar payı ise %13,1’e yükselmiş görünüyor. Bu tablo, tarım finansmanında kamu destekli/yarı kamusal kanalın hâlâ belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

Özel bankalarda sınırlı büyüme, bazı bankalarda daralma

DenizBank, QNB Finansbank, Akbank, Garanti BBVA, İş Bankası, TEB ve Şekerbank gibi bankalar tarım bankacılığında ürün sunmaya devam ediyor. DenizBank tarım, tarla ve çiftçi kredilerini ayrı bir iş kolu olarak sunarken; VakıfBank da işletme, yatırım, proje ve KGF destekli tarım kredileri gibi başlıklarda ürünler açıklıyor.

Ancak tabloda özel bankalar arasında ayrışma dikkat çekiyor. Akbank’ta %6,2, TEB’de %4,7, İş Bankası’nda ise %0,6 daralma görülüyor. Bu durum, tarım kredilerinde risk iştahının bankadan bankaya değiştiğini gösteriyor.

En hızlı büyüyen bankalar

Tabloya göre tarım kredilerinde en hızlı büyüyen ilk bankalar şöyle:

Banka 2026/1 büyüme
Ziraat Katılım Bankası %17,5
Tarım Kredi Kooperatifleri %15,7
Ziraat Portföy / Tarım Finansman %14,6
Türkiye Ziraat Bankası %12,5
VakıfBank %12,2

Bu görünüm, tarım finansmanında büyümenin ağırlıklı olarak kamu bankaları, katılım bankacılığı ve kamu destekli kanallar üzerinden geldiğini gösteriyor.

Tarım kredilerinde ana mesele: hacim artıyor ama maliyet baskısı sürüyor

Tarım kredilerinin büyümesi olumlu görünse de çiftçinin finansmana erişiminde üç temel sorun devam ediyor:

Birincisi, kredi hacmindeki artış tarımsal girdi maliyetleriyle aynı hızda ilerlemeyebilir. Mazot, gübre, yem, ilaç, tohum, enerji ve sulama maliyetleri arttıkça çiftçinin kredi ihtiyacı da büyüyor.

İkincisi, kredi büyümesi her zaman üretim artışı anlamına gelmiyor. Kredi, yatırım için değil borç çevirme ve işletme sermayesi açığını kapatma amacıyla kullanılıyorsa tarım işletmeleri finansal kırılganlıktan çıkamıyor.

Üçüncüsü, destekli kredi mekanizması kamu bankaları üzerinden yoğunlaştığı için özel bankaların tarım finansmanındaki payı sınırlı kalıyor. Bu da rekabeti ve ürün çeşitliliğini azaltabiliyor.

2026’da destekli kredi tarafında yeni hassasiyetler

2026’da Hazine destekli tarım ve esnaf kredilerinde bazı düzenlemeler yapıldı. Bloomberg HT’nin aktardığı düzenlemeye göre, temel hayvansal ve bitkisel üretim konularında 400 bin TL’ye kadar olan ayni finansman ve kredilerde 31 Aralık 2026’ya kadar bazı borç şartlarının aranmayacağı açıklandı.

Bu düzenleme kısa vadede küçük üreticiye nefes aldırabilir. Ancak yapısal çözüm için yalnızca krediye erişim değil; üretim planlaması, alım garantisi, sigorta, kooperatifleşme, lisanslı depoculuk ve vadeli fiyat mekanizmalarının birlikte çalışması gerekir.

Bankacılık açısından riskler

Tarım bankacılığında risk klasik ticari kredilerden farklıdır. Çünkü geri ödeme kapasitesi yalnızca bilanço gücüne değil; iklim, kuraklık, don, sel, hastalık, ürün fiyatı ve destekleme politikalarına da bağlıdır.

Bankalar açısından başlıca riskler şunlardır:

Risk alanı Etki
Kuraklık ve iklim riski Ürün kaybı, tahsilat gecikmesi
Girdi maliyeti artışı İşletme sermayesi ihtiyacı büyür
Ürün fiyat oynaklığı Gelir tahmini zorlaşır
Destek ödemesi gecikmesi Nakit akışı bozulur
Borç çevirme kredileri Zombi tarım işletmesi riski yaratır

Tarım kredisi artık sadece banka ürünü değil, gıda güvenliği meselesidir

Türkiye’de tarım bankacılığı 2026’ya büyüyerek girmiştir. Ancak bu büyümenin niteliği hacimden daha önemlidir. Tarım kredileri üretimi artırıyor, verimliliği yükseltiyor ve çiftçinin teknolojik dönüşümünü destekliyorsa ekonomiye katkı sağlar. Fakat kredi borç çevirme aracına dönüşürse çiftçiyi rahatlatmak yerine daha kırılgan hale getirir.

Bu nedenle tarım bankacılığı yalnızca “kredi kullandırma” faaliyeti olarak değil; gıda arz güvenliği, kırsal kalkınma, iklim riski yönetimi ve üretim sürdürülebilirliği başlığı altında yeniden ele alınmalıdır.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist     www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.