Connect with us

BORSA

BORSA FİRMALARIN FİNANS KAYNAĞI OLDU

Yüksek faizler nedeniyle kredi kullanmak isteyen şirketler borsanın yolunu tuttu. Son 3.5 yılda 166 şirket, birincil halka arzlarla 164.4 milyar TL finansmana erişti. Bu süreçte yapılan bedelli sermaye artırımı ve ikincil halka arzların tutarı ise 145.1 milyar TL.

Yayınlanma:

|

Enflasyonla mücadele kapsamında yapılan fa­iz artışlarının kredi ma­liyetlerini yükseltmesi şirket­leri alternatif kaynak arayışına itti. Bu kapsamda ilk akla gelen sermaye piyasaları oldu. Yıllar­dır hem borsadaki yatırımcı sa­yısının hem de işlem gören şir­ket sayısının artmasına yöne­lik çok sayıda çalışma yapıldı. Ancak söz konusu çalışmalar­dan çok ekonomik konjonktür bu amaca katkı sağlamış gözü­küyor.

Yüksek enflasyon-dü­şük faiz politikasının uygu­landığı dönemde alım gücünü korumak isteyenler, Borsa İs­tanbul’a ilgi gösterdi. Bu sürece halka arzlar sonrası hisselerin gösterdiği performans eklenin­ce yatırımcı sayısı tarihi zirve­sine ulaştı. Halka arzlara artan yatırımcı ilgisi, yeni halka açıl­maların da önünü açtı.

309.5 milyar TL’lik kaynak

Türkiye Sermaye Piyasala­rı Birliği (TSPB) verilerine göre, 2021 yılında 52, 2002 yılında 40, 2023 yılında ise 54 şirket borsa­ya kote oldu. Bu yılın ilk 5 ayın­da halka açılan şirket sayısı ise 20. Son 3.5 yılda yapılan toplam 166 birincil halka arzda şirket­ler, 164.4 milyar TL’lik kaynağa ulaştı. Bu süreçte hisseleri bor­sada işlem gören şirketler de yine kredi yerine bedelli sermaye ar­tırımı ve ikincil halka arzla yatı­rımcılarının kapısını çaldı.

2021 yılında 14.8 milyar TL, 2022 yı­lında 36.3 milyar TL, 2023 yılın­da 77.8 milyar TL, bu yılın ilk 5 ayında ise 16.2 milyar TL’lik be­delli sermaye artırımı ve ikincil halka arz yapıldı. 3.5 yılda bedelli sermaye artırımı ve ikincil halka arzlarla şirketlerin sağladığı fi­nansman tutarı 145.1 milyar TL olarak hesaplandı. Başka bir ifa­deyle şirketler, borsada 3.5 yılda borsa aracılığıyla 309.5 milyar TL’lik finansmana erişti.

Borçlanma aracı ihraçları arttı

Özel sektör borçlanma ara­cı ihraçları da yine şirketlerin sermaye piyasalarından sağla­dığı bir diğer finansman yönte­mi. Şirketler 2021 yılında 1.294 ihraç ile 258 milyar TL, 2022 yılında 1.856 ihraç ile 362 mil­yar TL, 2023 yılında 1.813 ih­raç ile 459 milyar TL, 2024 yı­lının ilk 5 ayında 702 ihraç ile 237 milyar TL kaynak sağladı. Son 3.5 yılda yapılan özel sek­tör borçlanma senedi ihraçları­nın toplamı 1 trilyon 316 milyar TL.

Özel sektör borçlanma araç­larındaki yatırımcı sayılarında son dönemde ciddi artış oldu­ğu dikkat çekiyor. 2022 yılında yurt içinde yerleşik 40 bin 669 kişi özel sektör borçlanma araç­larına yatırım yaparken bu ra­kam mayıs ayı itibarıyla 90 bi­ne dayandı. Söz konusu artışın büyük bölümü yurt içi bireysel yatırımcı sayısındaki artıştan kaynaklandı. Ancak bu kesimin toplam özel sektör borçlanma aracı portföyünden aldığı pay sadece yüzde 10.87 seviyesinde.

Ufuk KORCAN

Okumaya devam et
Yorum Yazın

Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Kamala Harris: We did it, Joe!

Yayınlanma:

|

Yazan:

  • Türk mali piyasalarının sakin, yurtdışı piyasaların ise hareketli olduğu bir günü geride bıraktık. Küresel arenada dün gözler Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) olağan faiz toplantısına çevrilmişti. ECB beklentimize paralel mevduat faiz oranını %3,75 seviyesinde sabit bıraktı. Başkan Lagarde faiz indirimlerinde acele edilmeyeceğini yinelerken, piyasa fiyatlamaları ise Eylül ayında faiz indirimine ihtimal tanıyor. Kanaatimizce önde gelen merkez bankaları da önlerini görebilmek adına FED’in 18 Eylül tarihinde soyunacağı faiz indirimini bekliyor.
  • ABD cephesinde dün açıklanan haftalık işsizlik maaşı başvuruları neredeyse son 1 yılın zirvesine yükseldi. FED’in enflasyon riskinin yanı sıra istihdam riskine de dikkat çekmesini şimdi daha da iyi anlamaya başladık. ABD’de istihdamın ivme kaybetmeye başladığına işaret eden veriler Eylül ayına yönelik faiz indirimini de desteklemeye devam ediyor.
  • Hatırlanacağı üzere, hafta ortası, ABD’nin Çin’e ileri yarı iletken teknolojisi ihracatına daha sıkı kısıtlamalar getirmeyi düşündüğünü belirten bir raporun ardından teknoloji hisseleri önderliğinde ABD borsaları sert satışlara sahne olmuştu. Bloomberg haberine göre, Biden yönetiminin, ABD’nin Amerikan teknolojisi kullanılarak üretilmiş bir ürünün satışını durdurmasına izin verecek doğrudan yabancı ürün kuralı adı verilen bir önlemi değerlendirdiğini bildirmişti. Dün sert satışlar ardından havanın yumuşamasını beklerken, hatta küresel faiz indirim döngüsünün de başladığına yönelik piyasalar hazır ikna olmuş ve cesaret bulmuşken, jeopolitik ortam ve büyük ekonomilerdeki belirsizliğin yatırımcıları biraz da olsa rahatsız etmiş olabileceğini düşünüyoruz.
  • Çin ile ABD ticaret gerilimlerinin derinleşmesiyle tetiklenen teknoloji satışları, ABD Başkanı Biden’ın başkanlık yarışındaki kaderine ilişkin belirsizlik (geri çekilmesinin an meselesi olduğu ve yerine yardımcısı Harris’in geçeceği konuşuluyor), hayal kırıklığı yaratan Çin ekonomik verileri haftanın ikinci yarısının ‘tatsız’ tamamlanmasına neden oldu.
  • ABD borsaları teknoloji hisselerinin önderliğinde Çarşamba gününü sert satışlar ile tamamlaması ardından dün gece tepki alımlarına sahne olsalar da, bu sefer de genele yayılan satışların gölgesinde Dow Jones sanayi endeksi geceyi %1,3 düşüşle tamamladı. Bu sabah MSCI’nın Japonya dışındaki Asya-Pasifik hisselerini kapsayan en geniş endeksi %0,4 kayıpla işlem görürken, Asya genelinde hâkim renk koyu kırmızı. Kore, Hong Kong ve Tayvan borsaları %2 civarında kayıpla işlem görürken, gösterge endeks Tokyo borsası iki haftadan uzun bir sürenin en düşük seviyesine geriledi ve son üç ayın en keskin haftalık düşüşüne imza atmaya hazırlanıyor.
  • Havanın biraz da olsa bulutlanması ile doların da değer kazandığını görüyoruz. EURUSD paritesi 1,0940 seviyesine kadar yükselmesi ardından bu sabah 1,0885 seviyesine geriledi. Dolar karşısında son 1 yılın zirvesine yükselen ve 1,30 seviyesini test eden kraliyet aslanı Sterlin, bu sabah 1,2930 seviyesine kadar geriledi. Doların piyasa kuru olan sepet bazında DXY, hafta ortası son 4 ayın en düşük seviyesini test etmesi ardından dün toparlandı. Piyasaların kılavuz kargası 10 yıllık gösterge tahvil faizi benzer bir şekilde son 4 ayın en düşük seviyesini test etmesi ardından bu sabah %4,20 seviyesine kadar toparlandı. Faiz getirisi olmayan altın, küresel faiz oranlarının düşeceği beklentisiyle bu hafta başında rekor seviyeleri test etmesi ardından son 3 günde %2’den fazla gerileyerek 2,430 dolar seviyesine kadar yumuşadı. Altın ile ilgili büyük resimde görüşümüz hâlen daha aynı. Kısa vadede 2,550 dolar seviyesini test edileceği, kâr satışları ile düzeltme hareketi ardından gözünü daha da yüksek seviyelere dikeceğini düşünüyoruz. Olumsuz havanın da yardımı ile her daim aşağı yönlü hareketlerde daha süratli koşan gümüşün ons fiyatı 29,50 dolar seviyelerine kadar gerilerken, teknik mânâda 29,10 doların altında haftalık kapanış durumunda düşüşün ivme kazamasını bekliyoruz.
  • Türk mali piyasalarında ise dün veri trafiğinin sakin olduğu günde fiyat boyları yine kısa kaldı, ya da yaz rehaveti mi desek tam olarak bilemedim. USDTRY kuru 33,10 seviyesine yakın dururken, BİST100 endeksi günü neredeyse değişim kaydetmeden tamamladı. CDS ve tahvil faizleri ise yatay seyretti. Bu sakinlikte Türk Lirası referans faiz oranına (TLREF) dikkat çekmek istiyorum. Şöyle ki, son dönemde %47,88 seviyesine gerileyen ve TCMB’nin %50 olan politika faizinin altında seyreden TLREF, para piyasası fonu getirilerinin de düşmesine neden oldu. Aşağıdaki grafiğe bakarak, %47 seviyesine kadar 2 kez gelen TLREF, TCMB’nin sterilizasyon adımları ile tekrar yönünü yukarıya çevirdiğini görüyoruz. Bu bağlamda, TCMB’den yakın zamanda hamle gelmesini bekliyoruz.
  • Bugünün veri akışında Türkiye cephesinde Piyasa Katılımcıları Anketi ile haftalık olarak takip ettiğimiz TCMB ve BDDK’nın haftalık bültenleri bulunuyor.  Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları S&P ve Fitch’e göre oldukça geride kalan Moody’s’in bu akşam piyasa kapanışı ardından yapacağı Türkiye değerlendirmesinde 2 basamak birden not artırımına büyük ihtimal tanıyoruz. Piyasa yansıması ise oldukça sınırlı olacaktır.

TLREF

1721363681191ac92df6341541986f6d3e27d17d64_1_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

BORSA

UŞAK SERAMİK: Borsa’da GAMESTOP denemesi

Dünyada kendisini GameStop ile gösteren küçük yatırımcıların sosyal medyada örgütlenip borsada şirketlerinin hisselerini ve yönetimi etkileme girişimi Borsa İstanbul’da da yaşandı. Şirketin yüzde 5’ine sahip olan Çiğdem Meto etrafında toplanan yatırımcılar Uşak Seramik’te takeover (yönetimi devralma, ele geçirme) yapmak istedi. Genel kurulda arbede çıktı. Yaralanmalar oldu. Şirket hissesi 1 yılda yüzde 490, bu ay yüzde 127 yükseldi. Şirket hisselerinde çoğunluğu sağlamak isteyen her iki tarafın alımları ve hissenin yükselişi sürüyor

Yayınlanma:

|

Yazan:

Dünya finans piyasalarında küçük yatırımcının sosyal medyadan örgütlenip halka açık şirketlerin değeri ve yönetimini etkilemesi sermaye piyasalarında oyunu değiştiriyor. Dünyada buna en güzel örnek Gamestop olmuştu. Borsa İstanbul’da şu anda Uşak Seramik‘te benzer bir durum yaşanıyor. Şirketin faaliyet raporuna göre yüzde 18,63 paya sahip ana ortak Tanışlar Yapı‘ya karşı sosyal medyada bir araya gelen küçük yatırımcılar yine şirketin yüzde 5‘ine sahip Çiğdem Meto etrafında toplanarak şirket yönetimini almak için çoğunluk oluşturdu.

7 BEDELLİ ARTIRIMI

Genel kurula çoğunluğu sağlamış olarak giden küçük yatırımcılar bu kez çeşitli engellemeler ile karşılaştı. İş arbedeye ve yaralanmalara kadar gitti.

Uşak Seramik internet sitesinde yetkili olarak görünen Muhasebe Sorumlusu Birol Taşkın sorunların internet kesintisinden kaynaklandığını belirtti. Şirketin yüzde 5’ini takeover (şirketin yönetimini alım amaçlı) Temmuz 2023’te 4,38 liradan satın alım yaptığını anlatan Çiğdem Meto, sosyal medyadan bunu ilan ettiğini ve küçük yatırımcıların da kendisini desteklediğini anlattı. Şirketin yönetiminde olan Tanışlar ailesinin 20 yılda yatırımcıya 1 kuruş vermediğini buna karşı buna karşı 7 bedelli artırımına giderek para topladığını anlattı. Meto şirketin ayrıca Tanışlar ailesinin yan şirketleri vasıtasıyla karının aktarıldığını da belirterek bu durumun küçük yatırımcıya zarara uğrattığını ifade etti. Meto, şirketin içini boşaltma amaçlı yapılan işlemler nedeniyle zarara uğrayan yatırımcıların zararının karşılanması istedi.

ŞİRKET HİSSELERİ UÇUYOR

Şirketin hisse değeri ise Meto’nun hisse almaya başladığı günden sonra tam yüzde 490 yükseldi. Temmuz ayında yüzde 127 tırmanan hisse hala yükselmeye devam ediyor. Şimdi her iki taraf da şirketin yüzde 51’ini alarak çoğunluk sağlama isteğinde olduğu için alımlar yapıyor. Bu ise hissenin soluksuz yükselmesini sağlıyor. Yeni genel kurul 9 Ağustos‘ta yapılacak.

Rahim AK-Habertürk

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Hava olumlu lâkin mikroçip hisselerindeki sert düşüş, ABD borsalarını vurdu!

Yayınlanma:

|

Yazan:

  • ABD’de enflasyon riskinin hafiflemesi ve Trump’ın ikinci dönemine piyasaların kendisini hazırlamaya başlaması ile hâkim olan iyimser hava, ABD’nin Çin ile ticaret çatışmalarını artırma olasılığı karşısında mikroçip hisselerinin sert gerilemesiyle, ABD borsaları geceyi sert düşüşler ile tamamladı. Biden yönetiminin Çin’e karşı ağır ticaret kısıtlamaları getirmeyi düşündüğüne dair bir rapor, “muhteşem 7” grubundaki hisselerinin -Nvidia, Apple, Meta vb…- sert geri çekilmesi ile Nasdaq endeksi geceyi %2,8 düşüşle tamamlarken, en büyük 500 şirketin işlem gördüğü S&P500 endeksi %1,4 değer kaybetti. AI poster çocuğu Nvidia geceyi %7 gerileyerek tamamlayarak piyasa değerinden de 200 milyar dolar sildi. Önceki beş seansta %11,5 oranında artış gösteren küçük ölçekli şirketlerin işlem gördüğü (KOBİ endeksi) Russell 2000, dün yaşanan olumsuz havadan nasibini alarak %1 gerilerken, Dow Jones endeksi ise havanın o kadar da kötü olmadığını haykırırcasına %0,6 yükseldi.
  • Genel tablo bozuk olmasa da, hatta FED’in favori enflasyon göstergesi olan PCE endeksinin Mayıs ayında covid-19 salgını sırasında ulaşılan %7,1’lik zirvenin ardından yıllık %2,6 oranına kadar gelmesi (Haziran okuması 26 Temmuz’da açıklanacak) piyasaların ve FED yetkililerinin cesaretlendirmişe benziyor. ABD’de manşet TÜFE enflasyonun gevşemeye başması sonrasında, bizzat FED yetkililerinden gelen açıklamalar faiz indirim beklentilerini desteklemeye başladı. Şöyle ki, FED Başkanı Powell hafta başı yaptığı açıklamada, bu yılın ikinci çeyreğine ilişkin enflasyon okumalarının düşüş yolunda “güveni bir miktar artırdığını” söyleyerek, bir gevşeme döngüsünün başlamasının çok da uzak olmayabileceğini öne sürmüştü. Devamında, FED cephesinden Waller, FED’in acı verici bir durgunluğu ve işsizlikte keskin bir artışı tetiklemeden enflasyonu düşürme yönünde “yumuşak inişe pekala ulaşabileceğini” söyledi. Haziran ayında işsizlik oranı %4,1’e yükselerek son 3 yılı aşkın bir sürenin zirvesine gelmesi ardından “işsizlik konusunda uzun zamandır gördüğümüzden daha fazla yukarı yönlü risk var” diyen Waller da istihdam riskine dikkat çekti.
  • Bu bağlamda, FED yetkililerinin çeşitli ortamlarda piyasaları sözlü olarak da faiz indirimine hazırlamaya başladığını not etmek gerekiyor. Bu sabah itibariyle, 18 Eylül olağan FED toplantısına yönelik faiz indirim beklentisi %100 olarak görülürken, 7 Kasım ve 18 Aralık toplantılarına yönelik 25 baz puan faiz indirim beklentisi de sırası ile %60 ve %54 seviyesinde bulunuyor. Piyasalar açık bir şekilde FED’den yılın son çeyreğinde 75 baz puan (3x25bsp) faiz indirimi fiyatlamaya başladı.
  • Avrupa Merkez Bankası’nın bugün sonuçlanacak olağan toplantısında faiz oranlarını değiştirmeden %3,75 seviyesinde sabit tutacağına kesin gözüyle bakıyoruz. Lâkin, bir sonraki hamlenin de faiz indirimi yönünde olacağını düşünüyoruz. Oyunun dolara karşı oynanması nedeniyle EURUSD paritesi bu sabah 1,0935 seviyesine yükselerek son dört ayın zirvesine gelirken, dün İngiltere’de açıklanan enflasyon verileri sonrası kraliyet aslanı sterlin dolar karşısında psikolojik bir eşik olan 1,30 seviyesine yükselerek son bir yılın zirvesini test etti. Dün açıklanan enflasyon verilerinde, enflasyonda düşüş sürecinin geçen ay durakladığı, çekirdek ve hizmet enflasyonunu ise yüksek kalmayı sürdürdüğü görüldü. Enflasyon okuması, önümüzdeki ay yapılacak olası bir faiz indiriminin çok da kolay olmayacağına işaret etti.
  • Büyük resimde, önde gelen merkez bankalarının faiz indirim sürecine soyunduğu bir ortamda, gerekse de dolar sisteminin büyük perdede sorgulandığı bir ekosistemde, başta Çin ve diğer merkez bankalarının alımları, gerekse de fiziki enstrümanlara olan talebin de yardımı ile ışıldayan altının ons fiyatı dün ABD yönetiminin çip üreticileri üzerindeki Çin baskısını daha da artıracağı haberileri ile sert satışlara sahne olan teknoloji hisselerinin gölgesinde 2,470 dolar seviyesine hafif de olsa gerilerken, gümüş ise 30,50 dolar seviyelerinde daha sakin bir görünüm sergilediğine şahit oluyoruz. Benzer bir şekilde, teknoloji hisseleri ile pozitif bir korelasyona sahip Bitcoin, dün havanın birden ‘kararması’ ile 66bin seviyesinden hafif de olsa düşüşle 64bin seviyelerine kadar geriledi. Bu paragrafın büyük bir kısmının ‘hikâye’ olduğunu peşinen not ederek, büyük resme odaklanmak gerektiğinin altını çizmek isteriz. FED koşar adım faiz indirimine giderken, faiz getirisi olmayan değerli metaller ve bitcoinin yoluna devam etmesine neredeyse kesin gözüyle bakıyoruz. Altın için daha detaylı yorumumuz grafik eşliğinde dün bültenimize serpiştirmiştik.
  • Türk mali piyasaları ise, ABD yönetiminin çip üreticileri üzerindeki Çin baskısını daha da artıracağı haberilerine pek de aldırış etmeden günü sakin bir eğilimle tamamladı. Açıkçası fiyat boylarının da oldukça kısaldığını görüyoruz. BİST100 endeksi değişmezken, USDTRY kuru 33,10 seviyesine yakın seyrini korudu. Yabancı indinde Türkiye risklerini gösteren 5 yıl vadeli CDS risk primi 265 baz puan seviyesinde kalırken, haber akışında TCMB’nin KKM’den çıkışı desteklemek adına KKM hesaplarına uygulanan alt faizi %35 seviyesine indirmesine rastladık. Bu haber KKM cephesinde zaten var olan çözülmeyi daha da ivmelendirebileceğini düşünüyoruz. Not etmek gerekirse, TL’nin mevduat havuzunda var olan payı, DTH ve KKM göre %51 seviyesinde bulunuyor.
  • Dün TCMB ve TÜİK in açıkladığı verilere göre konut sektöründeki zayıflık korunmaya devam ediyor. Şöyle ki, TÜİK verisine göre Haziran ayında konut satışları geçen yılın aynı ayına göre %5,2 düşüşle 79,300 oldu. Veriye etki eden bayram tatili faktörünü unutmasak da sektörün zayıf bir görünüm sergilediği aşikâr. TCMB verisine göre ise Mayıs ayında konut fiyat endeksinde yıllık bazda nominal değişim %45 olurken, reel olarak negatif değişim %14,9 oldu. Türkiye genelinde birim TL fiyat 33,460 TL’ye ulaşırken, yüksek faizler nedeniyle konut fiyatlarında reel düşüş yaşanıyor. Lâkin bu eğilim, önümüzdeki sene ivme kazanacak faiz indirimleri ile yerini tam tersi bir tabloya terk edeceğini düşünüyoruz.
  • Wall Street’in yarı iletken endeksi, ABD’nin Çin’e ileri yarı iletken teknolojisi ihracatına daha sıkı kısıtlamalar getirmeyi düşündüğünü belirten bir raporun ardından dün akşam 2020’den bu yana en kötü seansını gerçekleştirirken, yeni gün başlangıcında, pasifiğin diğer ucuna da olumsuz havanın ulaştığını görüyoruz: Gösterge endeks Tokyo borsası ve Tayvan borsası %2 gerilerken, yaralı aslan YEN, dolar karşısında değer kazanmaya başladı. Özellikle, dün de bültenimizde not ettiğimiz üzere, 158 teknik seviyesinin altında YEN’in değerlenmesinin ivme kazanacağını belirtmiştik. Bu sabah YEN dolar başına 156 seviyelerinin diplerine kadar toparladı.
  • Mali piyasaları gündeminde yukarıda da değindiğimiz üzere bugün Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) olağan faiz toplantısı bulunuyor. ECB’nin mevduat faizini %3,75 refinansman oranını ise %4,25 seviyesinde sabit tutması bekleniyor. Makro cephede ise ABD işsizlik maaş başvuruları ve Philadelphia FED endeksi takip edilebilir. ABD’de Biden’a çekilmesi yönünde baskı sürerken, covid testinin de pozitif olduğu belirtildi.

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

Altın Fiyatları

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.