Connect with us

GÜNCEL

Orta Doğu gerilimi gölgesinde gözler ABD istihdam ve Türkiye enflasyonunda

Yayınlanma:

|

İsrail ile Lübnan arasında ABD arabuluculuğunda sağlanan ateşkes umutları, Hizbullah’ın anlaşmayı reddetmesi ve İsrail’in Lübnan’dan çekilmeyeceğini açıklamasıyla zayıfladı. İran, Washington ile yapılacak herhangi bir anlaşma için Lübnan’daki çatışmaların sona ermesini ön koşul olarak görürken, Hizbullah’ın direnişin süreceği yönünde mesajı bölgede tansiyonun düşmesini zorlaştırıyor. İsrail ise güney Lübnan’daki operasyonlarına devam ederek sahadaki baskıyı sürdürüyor.

Gelişmeler, ABD ile İran arasında aylardır süren savaşın diplomatik yollarla sonlandırılması umutlarını da hâliyle gölgeledi. Her ne kadar ABD Başkanı Trump bir anlaşmanın yakın olduğunu söylese de, bölgede saldırıların devam etmesi ve bir türlü somut bir ilerleme sağlanamaması küresel mali piyasaların sabrını zorlarken, en kötünün geride kaldığı yönünde inancın da henüz kaybolmadığını belirtmemiz gerekiyor.

Lübnan’da eğer kalıcı bir ateşkes sağlanırsa, daha geniş çaplı bir uzlaşmanın önünün açabileceği beklentisiyle Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı bu sabah 95 dolar seviyelerinde işlem görürken, kıymetli metallerde ise genel hatları ile tatsız seyrin korunduğuna şahitlik ediyoruz. Risk iştahının zayıf seyretmesine paralel gümüş dördüncü haftayı da peş peşe düşüşle tamamlama yönünde ilerliyor. Gümüş bu sabah 72,6 dolar seviyelerine kadar gerilerken, benzer bir şekilde altının da ons fiyatı 4,440 dolar seviyesine kadar gerilemek suretiyle 4,427 dolar seviyesinden geçen 200 günlük ortalamaların kıyısında âdeta bekliyor. Teknik açıdan kritik bir eşikte bulunan kıymetli metaller için haftalık kapanışların yanı sıra hafta sonu yaşanacak jeopolitik gelişmelerin de yön tayini açısından belirleyici olacağını düşünüyoruz.

Bir diğer değer saklama aracı olan Bitcoin, sadece bu hafta %15 gerileyerek 62 bin dolar seviyelerine kadar gelmek suretiyle 200 haftalık hareketli ortalama seviyelerine kadar gevşedi. Öte yandan, gelecek hafta gerçekleşmesi beklenen SpaceX’in halka arzı, Wall Street’in en büyük gündem maddesi hâline geldiğinin de altını çizmek gerekiyor. Yaklaşık 75 milyar dolarlık kaynak yaratması ve 1,75 trilyon dolar değerlemeye ulaşması beklenen şirket için geri sayım başlarken, halka arzın büyüklüğü ve şirketin piyasa değeri, SpaceX’i dünyanın en değerli şirketleri arasına taşıyacağını hatırlatalım. SpaceX’in mevcut faaliyetlerinden ziyade, Mars kolonizasyonu ve uzay tabanlı veri merkezleri gibi uzun vadeli büyüme hikâyeleri yatırımcı ilgisinin yüksek olmasına neden oluyor. Kıymetli metaller ve kripto paralar cephesinde bu hafta etkili olan satış baskısını biraz da SpaceX, Anthropic ve OpenAI halka arzlarına yönelik likidite yaratmak isteğine bağlıyoruz.

Yapay zekâ temasıyla yükselen teknoloji hisselerinde kâr satışları görülürken, dün de bültenimizde belirttiğimiz üzere Broadcom’un beklentileri tam olarak karşılayamayan finansalları özellikle yarı iletken sektöründe satış baskısını artırdı. Dün geceyi Broadcom hisseleri %12,5 düşüşle tamamlarken, bu sabah Pasifik’in diğer ucunda da hâkim rengin kırmızı olduğunu görüyoruz. Güney Kore borsası %5’in üzerinde gerilerken, gösterge endeks Tokyo borsasında da düşüş %1,5’i aştı. ABD borsalarının vadeli endekslerinde de düşüş isteği göze çarparken, son dönemde oldukça yükselen yapay zekâ hisselerinde beklentilerin çok yüksek seviyelere ulaşmasının ardından Nasdaq vadelisi %1 geriledi.

Lübnan’daki ateşkes umutlarının zayıflaması ve ABD ile İran arasında barış görüşmelerinin çıkmaza girmesi güvenli liman talebini de artırırken, doların önde gelen para birimlerine göre değerini gösteren sepet kur DXY 99,5 seviyelerine gelerek son bir ayın zirvesine yükseldi. Gözlerin üzerinde olduğu Japon yeni, dolar karşısında üst üste üçüncü işlem gününde de kritik 160 seviyesini test ederek piyasalarda yeni bir müdahâle beklentisini canlı tutuyor.  Japon yetkililer aşırı oynaklığa karşı kararlı adımlar atabilecekleri uyarısını yinelerken, Japonya’nın döviz rezervlerinin Mayıs ayında 70 milyar dolardan fazla azalarak 1,3 trilyon dolara gerilediğini ve bunun tarihteki en büyük aylık düşüş olduğunu görüyoruz.

Son bir ayda ABD tahvili satarak dolar yaratmak suretiyle piyasaya müdahâle eden ve Yen’in değer kaybını durdurmaya çalışan Japonya ekonomi takımının açıkçası başarılı olduğunu söylemek çok zor. Yüksek ABD tahvil faizleri ve güçlü dolar karşısında Japonya’nın tek başına kalıcı sonuç almakta zorlanacağını, operasyonun da git gide daha da maliyetli bir hâl alacağını düşünüyoruz. Japonya’nın da er ya da geç faiz artırmak zorunda kalacağını öngörüyoruz. Lâkin, olası faiz artışlarının bile Yen üzerindeki baskıyı azaltmak için tek başına yeterli olup olmayacağından emin olamıyoruz.

Orta Doğu’da artan jeopolitik riskler güvenli liman talebini destekleyerek doları güçlü tutmaya devam ederken, petrol fiyatlarının yükselmesi ve ABD ekonomisinin dirençli görünümü doların avantajını artırıyor. Gözler bugün her ayın ilk cuması olduğu üzere dünyanın en büyük ekonomisinin gidişatı hakkında en sağlıklı bilgiyi verdiğine inanılan ABD tarım dışı istihdam verisine çevrildi. Fed’in fiyat istikrarı (enflasyon) kadar tam istihdam görevi de olduğunu (dual mandate) hatırlatalım. Reuters anketine göre, Mayıs ayında 85 bin yeni istihdam yaratıldığını ön görülürken, işsizlik oranının ise %4,3 seviyesinde sabit kalması bekleniyor.

Piyasalar açısından bugünkü verinin önemi, Fed’in bir sonraki adımına ilişkin beklentileri şekillendirecek olmasından kaynaklanıyor. Beklentilerin üzerinde gelecek güçlü bir istihdam verisi, ABD ekonomisinin yüksek faiz ortamına rağmen dayanıklılığını koruduğunu teyit ederek, zaten büyük ölçüde gündemden düşen faiz indirimi beklentilerini daha da zayıflatabilir. Böyle bir senaryo, piyasalarda yeniden faiz artışı ihtimalinin konuşulmasına ve dolar ile tahvil faizleri üzerindeki yukarı yönlü baskının artmasına yol açabilir. Fed vadeli kontratları 2027 başında faiz artırım ihtimaline %50’den fazla şans tanırken, bu yılın Aralık ayına yönelik artırım beklentisinin ise bu sabah %44 seviyesine gerilediğini görüyoruz. Elbette, madalyonun diğer tarafında ise, zayıf bir veri, büyümede yavaşlama sinyali vererek Fed’in daha erken faiz indirimi yapabileceği beklentilerini de artırabilir. Warsh başkanlığında Fed’in ilk olağan faiz toplantısının 16-17 Haziran tarihinde yapılacağını hatırlatalım. Büyük bir merakla FOMC’den çıkacak politika metnini ve Başkan Warsh’un konuşmasını takip edeceğiz.

Türk mali piyasalarında ise dün karmaşık bir günü geride bıraktık. Hisse senetleri önderliğinde son günlerde zigzaglar dikkat çekiyor. Bankacılık endeksinde dün günü %2,2 yükselişle tamamlarken, ana endeks ise %0,7 geriledi. USDTRY kuru pazartesi günü valörlü işlemlerde (hafta sonu etkisi üç günlük TL fonlama faizinin de yardımıyla) 46,05 seviyesine yükselirken, CDS risk priminin ise 240 baz puan seviyesinin hemen üzerinde yatay bir seyir izlemeye devam ettiğini görüyoruz. İki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi %43,30 seviyesine hafif de olsa gerilerken, içeride siyasi gelişmeler takip edilmeye devam ediyor. Dışarıda jeopolitik gelişmeler baskı unsuru yaratsa da, son günlerde bültenlerimizde yer verdiğimiz üzere, ABD-Türkiye ilişkilerinde yapıcı zeminin korunması, önümüzdeki ay Türkiye’de düzenlenecek NATO Zirvesi’ne ABD Başkanı Trump’ın da katılacağının açıklanması, Türkiye’nin giderek güçlenen jeo-ekonomik konumu büyük resimde dikkat çekmeye devam edeceğini düşünüyoruz.

Yurt içi yerleşiklerin Türk Lirası’na olan ilgisi devam ederken, mevduat tercihinde uzun süredir yaklaşık olarak %60 Türk Lirası, %40 yabancı para kompozisyonu da korunmaya devam ediyor. TCMB’nin kur oynaklığını yönetebilecek araç seti ile hareket alanını koruması nedeniyle, mevcut görünüm altında USDTRY kuru açısından da önemli bir risk görmediğimizin altını tekrar çizmek isteriz. Dün, her hafta Perşembe günü olduğu üzere, bayram tatili nedeniyle TCMB’den kısa haftanın bülteni geldi. Yurt içi yerleşiklerin yabancı para mevduatında, parite etkisinden arındırılmış seriye göre 1,5 milyar dolar artış olurken, aslan payı tüzel kişilerin Euro mevduatında kaynaklanmış. TCMB’nin net yabancı para pozisyonu 3 Haziran valörlü işlemler 21,7 milyar dolar seviyesine toparlanırken, butlan kararı sonrasında yaşanan erozyon rakamının da 7 milyar USD düzeyine kadar gerilediğini görüyoruz.

Gözler bugün her ne kadar dışarıda ABD istihdam verisine çevrilmiş olsa da, TÜİK tarafından saat 10.00’da açıklanacak enflasyon rakamı da yakından takip edilecek. Mayıs ayında aylık TÜFE artışının %1,5 civarında gelmesi beklenirken, KKTC İstatistik Kurumu’nun da KKTC için açıklayacağı enflasyon rakamları paralelde takip edilecektir. Haftaya Perşembe günü sonuçlanacak olağan TCMB PPK toplantısından da hazır yeri gelmişken faiz artırımı beklemediğimizi not edelim.

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

SPK’dan 2 yıl işlem yasağı alan Tayfun Bayazıt, Sabancı Holding’den istifa etti

Yayınlanma:

|

Yazan:

Fon soruşturması ve Manas Enerji hisselerinde gerçekleştirilen işlemler nedeniyle gündeme gelen deneyimli bankacı Tayfun Bayazıt, Hacı Ömer Sabancı Holding Bağımsız Yönetim Kurulu Üyeliği görevinden ayrıldı. Bayazıt’ın istifasının ardından boşalan Denetim Komitesi üyeliğine ve Riskin Erken Saptanması Komitesi başkanlığına Mehmet Kahya atandı.

Hacı Ömer Sabancı Holding, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamada, Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Tayfun Bayazıt’ın kendi isteğiyle görevinden ayrıldığını duyurdu.

Şirket açıklamasında, boşalan bağımsız yönetim kurulu üyeliğine ilişkin sürecin Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) Kurumsal Yönetim Tebliği hükümleri doğrultusunda yürütüleceği belirtildi.

İstifayla birlikte Sabancı Holding bünyesindeki iki önemli komitede de görev değişikliği gerçekleşti. 30 Ekim 2026 tarihi itibarıyla Mehmet Kahya, Bayazıt’ın boşalttığı Denetim Komitesi üyeliğine ve Riskin Erken Saptanması Komitesi başkanlığına atandı.

SPK’nın iki yıllık işlem yasağı kararı istifaların öncesinde geldi

Tayfun Bayazıt’ın istifası, SPK’nın 27 Ekim 2026 tarihli 2026/77 sayılı bülteninde yer alan yaptırım kararının ardından geldi.

SPK, Manas Enerji Yönetimi Sanayi ve Ticaret AŞ (MANAS) pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin inceleme sonucunda, aralarında Tayfun Bayazıt’ın da bulunduğu kişi ve kuruluşlara Borsa İstanbul ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda iki yıl süreyle işlem yapma yasağı uygulanmasına karar verdi.

Karar, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 101’inci maddesi ile Bilgi Suistimali ve Piyasa Dolandırıcılığı İncelemelerinde Uygulanacak Tedbirler Tebliği kapsamında alındı.

SPK bülteninde ayrıca MANAS pay piyasasındaki işlemler nedeniyle bazı kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği açıklandı. Ancak Tayfun Bayazıt’ın isminin işlem yasağı listesinde yer alması, tek başına hakkında kesinleşmiş bir suç veya mahkûmiyet kararı bulunduğu anlamına gelmiyor.

Adel Kalemcilik’ten de ayrıldı

Bayazıt’ın görevden ayrıldığı şirket yalnızca Sabancı Holding olmadı. 30 Ekim 2026 tarihinde Adel Kalemcilik de KAP’a yaptığı açıklamada Bayazıt’ın bağımsız yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu.

Adel Kalemcilik, boşalan üyelik için SPK’nın Kurumsal Yönetim Tebliği kapsamında yeni bağımsız yönetim kurulu adayı belirleme çalışmalarının başlatıldığını bildirdi.

Bankacılık sektörünün tanınmış isimlerinden biriydi

Tayfun Bayazıt, Türkiye bankacılık sektöründe uzun yıllar üst düzey yöneticilik yapmış isimler arasında yer alıyor. Citibank ile başlayan kariyerinde İnterbank, Dışbank, Fortis Türkiye ve Yapı Kredi gibi kurumlarda önemli görevler üstlendi. Yapı Kredi’de genel müdürlük ve yönetim kurulu başkanlığı da yaptı.

Önemli ayrıntı: Sabancı Holding’in KAP açıklamasında Bayazıt’ın istifa gerekçesi olarak yalnızca kendi isteğiyle görevinden ayrıldığı belirtiliyor. İstifanın SPK’nın işlem yasağı kararıyla bağlantılı olduğuna ilişkin şirket tarafından yapılmış bir açıklama bulunmuyor.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Vakıf Faktoring A.Ş.’den İstikrarlı Büyüme

Aktif Büyüklüğü %78 Artışla 53,6 Milyar TL’ye Ulaştı

Yayınlanma:

|

Yazan:

Türkiye’de ticari hayatın köklü finansal paydaşlarından Vakıf Faktoring, 2026 yılının ilk 9 ayında aktif büyüklüğünü geçen yılın aynı dönemine göre %78 artırarak 53,6 milyar TL’ye, net kârını ise %25 artışla 1,76 milyar TL seviyesine yükseltti.

VakıfBank’ın köklü kurumsal çatısı altında 1998 yılından bu yana faaliyet gösteren ve çeyrek asrı aşan tecrübesiyle her ölçekten işletmenin çözüm ortağı olan Vakıf Faktoring; yenilikçi hizmet anlayışı ve yaygın erişim ağıyla ticaretin sürdürülebilirliğine güç katmaya devam ediyor.

Reel sektörün finansmana erişiminde kritik bir rol üstlenen Vakıf Faktoring, 2026 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Yılın ilk 9 ayında dengeli ve sürdürülebilir büyüme grafiğini koruyan şirket, sağlam bilanço yapısıyla piyasaya kesintisiz nakit akışı sunmayı sürdürdü. Eylül sonu itibarıyla aktif büyüklüğünü geçen yılın aynı dönemine kıyasla %78 oranında artıran VakıfFaktoring, toplam aktiflerini 53,6 milyar TL seviyesine taşıdı. Operasyonel performansını finansal göstergelerine de yansıtan şirket, net dönem kârını ise yıllık bazda %25 artışla 1,76 milyar TL’ye ulaştırdı.

Üretimin, ihracatın ve istihdamın devamlılığına katkı sağlıyoruz
2026’nın ilk 9 aylık finansal sonuçlarını değerlendiren Vakıf Faktoring Genel Müdürü Akgün KOÇ, piyasa dinamiklerine doğru zamanda, doğru çözümlerle yanıt verdiklerini belirterek şunları söyledi:

“53,6 milyar TL’lik aktif büyüklüğümüz, reel sektörün ihtiyaçlarına dinamik bir şekilde cevap verme kararlılığımızın en somut göstergesidir. Özellikle bankacılık sektöründe kredi koşullarının sıkılaşması ve ticari kredi büyümesine yönelik sınırlamaların öne çıktığı dönemlerde, işletmelerimiz için finansmana hızlı ve güvenli erişim hayati bir önem taşıyor. Biz de Vakıf Faktoring olarak, tüm ticari paydaşlarımızın yanında yer alıyor; sağladığımız likiditeyle üretimin, ihracatın ve istihdam zincirinin aksamadan devam etmesine katkı sunuyoruz.”

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

TASFİYE FONLARI: Suçtan elde edilen malvarlığı değerleri yatırımcılara dönebilecek

Yayınlanma:

|

Yazan:

SPK’nın tasfiye kararı verdiği bazı yatırım fonlarının zararlarının geri alınması ve yatırımcılara ödeme yapılması için özel kanun çıkarıldı. 7596 sayılı Kanun ile fon malvarlığından hukuka aykırı çıkarılan değerlerin izlenmesi, sorumluların şahsi malvarlıklarından tahsilat yapılması ve yatırımcılara ara ödeme imkânı getirilmesi düzenlendi. Ara ödemelerde yatırımcı başına 1 milyon TL üst sınırı öngörülürken, ödemeler fonların mevcut kaynakları ve kanunda belirtilen şartlarla sınırlandırıldı.

Sermaye piyasalarında yatırımcıların korunması ve tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarındaki kayıpların geri kazanılması amacıyla hazırlanan 7596 sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun, 27 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.

22 Ekim 2026 tarihinde kabul edilen Kanun, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve Kanun’un yayımlandığı tarihte tasfiyesi tamamlanmamış yatırım fonlarını kapsıyor.

Düzenleme; fon varlıklarının korunması, hukuka aykırı işlemlerle fon dışına çıkarılan değerlerin geri kazanılması, zarardan sorumlu kişi ve kuruluşlardan tahsilat yapılması ve elde edilen kaynakların yatırımcılara dağıtılması için özel bir hukuki çerçeve oluşturuyor.

Kanun, diğer yatırım fonları için genel ve sürekli bir tasfiye rejimi getirmiyor.

Fon zararlarından kim sorumlu olacak?

Kanunun en dikkat çekici hükümlerinden biri, fon malvarlığından hukuka aykırı biçimde çıkarılan değerler nedeniyle doğan zararların kimlerden tahsil edileceğini açıkça düzenlemesi.

Karşılıksız veya muvazaalı işlemlerle fon kaynaklarının ilişkili taraflara, hâkim ortaklara, yöneticilere ya da bunların kontrolündeki kişi ve kuruluşlara aktarılması; gerçek bir ekonomik amacı bulunmayan kredi, borç, avans, teminat, devir, alım-satım, repo ve benzeri işlemler kapsamında değerlendirilebilecek.

Bu işlemlerle fonun zarara uğratıldığının belirlenmesi hâlinde, öncelikle fonun kurucusu veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketi sorumlu tutulacak.

Zararın portföy yönetim şirketinden tamamen veya kısmen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin açıkça anlaşılması durumunda ise SPK tarafından sorumluluğu belirlenen gerçek ve tüzel kişilerin şahsi sorumluluğuna gidilebilecek.

Yöneticilerin veya diğer sorumlu kişilerin görevlerinden ayrılmış olması da görev yaptıkları dönemde gerçekleştirdikleri işlem ve kararlardan doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacak.

TMSF tahsilat ve takip işlemlerini yürütecek

Kanun kapsamında SPK, tasfiye işlemleri ile denetim ve inceleme sonuçlarını dikkate alarak her bir fon bakımından zarar tutarını, sorumlu kişileri ve sorumluluk miktarlarını belirleyerek Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) bildirecek.

TMSF, bildirimin ardından 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında tahsilat ve takip işlemlerini başlatabilecek.

Bu çerçevede, fon zararlarının sorumluların malvarlıklarından geri kazanılması için özel tahsilat mekanizması oluşturuluyor. Kanun kapsamında açılacak davalarda İstanbul idare mahkemeleri yetkili olacak.

Yatırımcılara 1 milyon TL’ye kadar ara ödeme yapılabilecek

Düzenlemenin yatırımcılar açısından en önemli başlıklarından biri de ara ödeme mekanizması.

Fon varlıklarının nakde çevrilmesi sonucunda elde edilen dağıtılabilir tutarın, yatırımcıların ilgili hesaplamaya göre hak kazandıkları toplam tutarı karşılamaya yetmemesi durumunda, SPK’nın belirleyeceği fonlarda ara ödeme yapılabilecek.

Kanuna göre:

  • Net yatırım tutarı 1 milyon TL’nin altında olan yatırımcılara, hesaplanan net yatırım tutarını aşmamak kaydıyla ara ödeme yapılabilecek.
  • Net yatırım tutarı 1 milyon TL ve üzerinde olan yatırımcılar için ara ödeme üst sınırı 1 milyon TL olacak.
  • Para piyasası niteliğindeki fonlar hariç olmak üzere, ara ödeme tutarı yatırımcının hesabındaki katılma paylarının önceki gün sonu değerini aşamayacak.
  • Dağıtılabilir kaynakların yetersiz olması hâlinde SPK, ödeme sıralamasını ve asgari ara ödeme tutarını belirleyebilecek.

Ara ödeme sırasında yatırımcının katılma payları iade edilmiş sayılmayacak. Katılma payları, nihai tasfiye ödemeleri sırasında iade edilecek.

Önemli ayrıntı: Kanunda belirtilen 1 milyon TL, her yatırımcıya koşulsuz ve kesin olarak ödenecek bir tutar değil, ara ödeme için öngörülen üst sınırdır. Gerçek ödeme; fonun kaynaklarına, yatırımcının hesaplanan hak sahipliğine ve SPK’nın belirleyeceği uygulama esaslarına bağlı olacak.

Yatırımcıların net yatırım tutarı nasıl hesaplanacak?

Kanun, fon malvarlığının yatırımcıların hesaplanan haklarını karşılamaya yetmemesi hâlinde kullanılacak net yatırım tutarı hesaplamasını da düzenliyor.

Bu hesaplamada yatırımcının fona fiilen yaptığı nakit girişleri ve fondan aldığı nakit çıkışları esas alınacak. Giriş ve çıkış tutarlarına, tasfiye tarihine kadar açıklanan tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile yurt içi üretici fiyat endeksindeki (Yİ-ÜFE) değişim oranlarının aritmetik ortalaması üzerinden, kıstelyevm yöntemiyle endeksleme uygulanacak.

Nakit çıkışları ise ilk giren ilk çıkar (FIFO) esasına göre dikkate alınacak.

Hesaplama, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından gerçekleştirilecek.

Bu yöntem, yatırımcının fonla gerçekleştirdiği nakit hareketlerinin ortak bir hesaplama çerçevesinde değerlendirilmesini amaçlıyor. Ancak endekslemeye dayalı hesaplama, yatırımcının bütün parasını mutlaka geri alacağı anlamına gelmiyor; ödeme, mevcut dağıtılabilir kaynaklar ve kanundaki sınırlamalar çerçevesinde yapılacak.

Fonlardan kazanç sağlayanlara gönüllü iade çağrısı

Kanun, tasfiye tarihine kadar katılma paylarını fona iade ederek ödeme almış kişilerin elde ettikleri kazançlar için de bir düzenleme içeriyor.

Yatırımcının elde ettiği getirinin, ilgili dönemde TÜFE ve Yİ-ÜFE değişim oranlarının aritmetik ortalamasıyla hesaplanacak tutarı aşan kısmı, SPK tarafından ilan edilen hesaplara isteğe bağlı olarak iade edilebilecek.

Benzer şekilde, SPK tarafından 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 104, 106 ve 107’nci maddeleri kapsamında değerlendirilen işlemlere konu paylardan kazanç elde eden kişiler de kanunda belirtilen koşullarla, enflasyon endekslemesi sonrasında kalan getiri kısmını genel hisse iade hesabına gönüllü olarak aktarabilecek.

Bu hükümlerin uygulanmasına ilişkin hesaplama yöntemleri ve diğer usuller SPK tarafından belirlenecek.

Suçtan elde edilen malvarlığı değerleri yatırımcılara dönebilecek

Kanun, fonlarla bağlantılı fiiller nedeniyle yürütülen soruşturmalarda el konulan malvarlığı değerlerinin geri kazanılması için de özel hükümler getiriyor.

Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında el konulan ve hukuken doğrudan ilgili fona iadesi mümkün olan para ve sermaye piyasası araçları, gerekli kararlar doğrultusunda fona veya geri kazanım hesabına aktarılabilecek.

Doğrudan fona devredilemeyen malvarlıkları bakımından ise TMSF kayyım olarak atanabilecek. Bu durumda TMSF, ilgili malvarlıklarını dava sonucunu beklemeden satabilecek veya tasfiye edebilecek. Elde edilen tutarlar her fon için ayrı ayrı izlenecek.

Yargılama sonunda müsaderesine karar verilen ve suçtan zarar gören fonun malvarlığından çıktığı ya da fon zararının karşılığı olduğu mahkemece belirlenen değerlerin Hazineye gelir kaydedilmeden ilgili fona aktarılması öngörülüyor. Fon tasfiyesi tamamlanmışsa tutarlar geri kazanım hesabına aktarılacak.

Geri kazanım hesapları TMSF bünyesinde tutulacak

Kanunla oluşturulan geri kazanım hesapları, TMSF’nin kendi malvarlığından ayrı tutulacak ve her fon için ayrı alt hesaplarda izlenecek.

Bu hesaplarda biriken kaynaklar yalnızca ilgili fonun tasfiyesi ve fon pay sahiplerine yapılacak ödemeler için kullanılabilecek. Başka amaçlarla kullanılamayacak, teminat gösterilemeyecek ve kamu alacakları için dahi haczedilemeyecek.

Zorunlu giderler düşüldükten sonra kalan tutarlar, tasfiye devam ediyorsa tasfiye ile görevli kuruluşa, tasfiye tamamlanmışsa SPK tarafından bildirilen fon pay sahiplerine ödenmek üzere Yatırımcı Tazmin Merkezine (YTM) aktarılacak.

Yatırımcılara yapılacak dağıtımda katılma payı sahipliği oranı esas alınacak. İşlem ve aktarım maliyetleri dikkate alınarak belirlenen asgari ödeme tutarının altında kalan ödemeler ise yatırımcı adına izlenecek ve sonraki dağıtımlarda hak kazanılan tutarlara eklenecek.

Bazı kişi ve kurumlara ödeme yapılmayacak

Kanun, yatırımcıların korunmasının yanında belirli fiillerle bağlantılı kişi ve kurumların tasfiye gelirlerinden yararlanmasını da engelliyor.

SPK tarafından 6362 sayılı Kanun’un 104, 106 veya 107’nci maddelerinde düzenlenen fiilleri ilgili fonlarla birlikte işlediği ya da bu fiilleri işleyenlerle birlikte hareket ettiği tespit edilen kişi ve kurumlara, ilgili fonların tasfiye ve geri kazanım hesaplarından ödeme yapılmayacak.

Bu hüküm, tasfiye gelirlerinin dağıtımında sorumluluk ve hukuka uygunluk ölçütlerinin dikkate alınmasını amaçlıyor.

Gözler SPK’nın uygulama esaslarında

7596 sayılı Kanun, 17 Eylül 2026 tarihinden geçerli olmak üzere yayımlandığı tarihte yürürlüğe girdi.

Düzenlemenin uygulamada nasıl sonuç vereceği; SPK’nın fon bazında yapacağı belirlemelere, MKK kayıtlarının mutabakatına, tasfiye edilecek varlıkların değerine, sorumluların malvarlıklarından tahsil edilebilecek tutarlara ve geri kazanım hesaplarında birikecek kaynaklara bağlı olacak.

Özellikle ara ödeme yapılacak fonların belirlenmesi, yatırımcıların hak sahipliğinin tespiti, net yatırım tutarlarının hesaplanması ve sorumlulardan tahsilat süreçleri önem taşıyor.

Kanun, yatırımcıların kayıplarının geri kazanılması için yeni bir hukuki mekanizma oluşturuyor. Ancak yatırımcıların ne kadar ödeme alabileceği, ara ödemelerin ne zaman yapılacağı ve toplam zararın ne ölçüde karşılanabileceği, uygulama kararları ve fiilen geri kazanılabilecek kaynaklar netleştikçe ortaya çıkacak.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.