ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
BÜLTEN: Kral Kaybederse
Yayınlanma:
1 yıl önce|
Yazan:
BankaVitrini
Savaş Sanatı kitabını okumadıysanız mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Sun Tzu, “Düşmanı yenme fırsatı, düşmanın kendisi tarafından sağlanır.” der. Uzun yıllar boyunca küresel finans sisteminin tartışmasız hâkimi olan dolar, bugünlerde kendi iç çelişkileriyle oldukça zayıf bir seyir izliyor. Uzun bir süredir, doların adeta ‘silah’ olarak kullanılmasından yorulan pek çok ülkenin rezerv çeşitlendirmesine yönelmesinin yanı sıra, artan jeopolitik belirsizlikler karşısında artan altın talebi ile ‘krala’ karşı bir meydan okumanın zeminini zaten yavaş da olsa hazırlanmıştı.
Sun Tzu’nun savaş stratejilerinde söylediği gibi: Rakibin zaafı, fırsat yaratır. Belki de bu kez, doların tahtı onun kendi eliyle sarsılıyor. Trump’ın başkanlık dönemindeki en tartışmalı politikalarından biri olan tarifeler, özellikle Çin ile olan ticaret savaşında etkilerini göstermeye devam ediyor. Son dönemde, Trump’ın tarifelere yönelik yaklaşımı, sadece küresel piyasalarda değil, kendi hükûmetinin içinde de derin ayrılıkların yaşanmasına sebep olduğunu görüyoruz. Bu bağlamda, Trump’ın ticaret danışmanı Navarro ve Tesla CEO’su Musk arasında derin görüş ayrılıkları yaşandığını okuyoruz. Tesla satışlarında yaşanan keskin düşüş sonrası, Trump’ın yanından bir an bile ayırmadığı Musk bile tarifelerin üreticiler üzerinde maliyetleri artırarak olumsuz etkiler yarattığını ve (Tesla’nın) küresel rekabet gücünü zayıflattığını dile getirdi. Tesla’nın hisse değerinin son dört ayda yarı yarıya düştüğü düşünülürse, ticaret politikalarının öngörülemezliğinin yatırımcı güvenini sarstığını ve sürdürülebilir olmadığını açık bir şekilde gösteriyor.
Trump’ın küresel ticaret politikalarında yarattığı belirsizlik, ABD dolarını ya da manşetten gidersek ‘kralı’ sarsmaya başladığını çok açık bir şekilde söylememiz gerekiyor! Trump’ın uygulamaya koyduğu karşılıklı gümrük tarifeleri sonrası doların değeri, önde gelen altı para birimine karşı (DXY) hesaplanan endeks bazında 100 seviyesinin altına gerileyerek son iki yılın en düşük seviyesini test etti. Bu düşüş, yalnızca teknik bir seviye kaybı değil; aynı zamanda piyasalarda ABD’nin güvenli liman algısının sorgulanmaya başladığının da açık bir göstergesi olarak okunmalıdır. Daha da basit bir anlatımla, kriz anlarında değer kazanan ve sığınılan güvenli liman dolar ve ABD tahvilleri, bu kez yatırımcıların ‘kaçtığı’ varlıklar olarak ön plana çıktı! Bu durum, uzun süredir dolar bazlı yatırımlarında kur riskini göz ardı eden küresel yatırımcılar için de yeni bir dönemin habercisi olabileceğini düşünüyoruz!
Reuters’da okuduğum bir analizde, yatırımcıların hedge (korunma) oranlarını sadece %1 artırmasının bile 320 milyar dolarlık dolar satışına neden olabileceği, bu oranın 10-15 puan artması durumunda ise piyasada trilyonlarca dolarlık dolar satışının gündeme gelebileceğin altı çizilmiş. Özellikle düşük getirili tahvillere yatırım yapan emeklilik ve sigorta fonları gibi büyük oyuncuların ABD pozisyonlarını ya hedge etmeleri ya da tamamen çıkmaları gündeme gelirse, doların değer kaybının daha da artması ve ABD piyasalarının küresel yatırımcılar nezdindeki çekiciliğinin önemli ölçüde azalabileceğini düşünüyoruz.
Biraz daha açmaya çalışırsam… Bizim sene başında EUR ile ilgili görüşümüz son derece olumsuzdu. Hatta EUR’nun dolar karşısında parite seviyesinin altına geleceğini düşünerek pozisyon alıyorduk. Gelinen noktada, Trump’ın Avrupa ile kavga etmesi ve akabinde Almanya’nın süper harcama paketini devreye sokması ile EUR ayağa kalkarken, geride bıraktığımız hafta, Kral Kaybederse endişe ile EUR son üç yılın en yüksek seviyesi olan 1,14 doların üzerine çıktı! Yatırımcılar, Trump’ın öngörülemez politikaları ve Çin ile tırmanan ticaret savaşı nedeniyle dolardan uzaklaşmaya son sürat devam ederken, ABD’nin para birimi üzerindeki bu güven kaybı, dünyanın güvenli limanı hatta rezerv parasının sorgulanmasına neden oluyor!
ABD Hazine tahvilleri, geride bıraktığımız hafta 2001’den bu yana en sert haftalık yükselişini kaydederken, 10 yıllık hazine tahvil faizleri yalnızca bir hafta içinde 50 baz puan artarak tarihi kriz dönemlerini aratmayacak bir sıçrama kaydetti. Hisse senetlerinde başlayan türbülans tahvil piyasalarına da sıçrayınca, Amerikan uzun vadeli tahvilleri de hırpalandı. 2 ile 30 yıl vadeli tahviller arası fark 100 baz puana kadar açılırken, getiri eğrisi de keskin bir şekilde dikleşti! Trump’ın ticaret savaşlarını tırmandırması ve öngörülemez gümrük tarifeleriyle yatırımcı güvenini zedelemeye başlaması ile bankalar, müşterilerinin likidite taleplerini karşılamak adına tahvil satışına yöneldiklerini anlıyoruz. Halbûki Trump, fabrikaların yeniden çalışması ve üretimin ABD’ye kayması için ucuz dolar ve düşük faiz talep ediyordu! Tahvil piyasasında gözlenen bu türden sert dalgalanmaları yalnızca faizlerle değil, güven erozyonu ile alakalı olduğunu itiraf etmemiz gerekiyor. Güvenli liman kavramı keskin bir şekilde değişirken, normalde bu gibi durumlarda sığınılan yegâne liman olan Amerikan tahvilleri, FED’den beklenen faiz indirim ihtimâline rağmen son derece sert satışlara boyun eğdiğinin altını çizmemiz gerekiyor.
ABD ekonomisi ve ABD Doları güvenilmez bir noktaya doğru sürüklenmeye başlayınca ve geçe hafta ABD’de açıklanan zayıf enflasyon verisi de üzerine tuz biber olunca, yatırımcıların dolar ve ABD tahvillerinden arkasına bakmadan uzaklaşması ile güvenli liman altın son beş yılın en iyi haftasını geçirerek 3,245 dolar seviyesine yükselmek suretiyle tüm zamanların zirvesini test etti. Altın gümüş rasyosuna bakılırsa, gümüş pandemi döneminden bu yana altın karşısında en değersiz hâle gelirken, direnişin parası bitcoin ise bir sonraki paragrafta okuyacağınız teknoloji hisselerinin yardımı ile yeniden 85bin dolar seviyesine yükseldi.
Apple, üretimini Çin’den ABD’ye kaydırmanın kısa vadede mümkün olmadığını, bunun milyarlarca dolara mal olacağını ve yıllar süreceğini belirtmesi ardından hafta sonu, ABD, Çin’den gelen telefon, bilgisayar ve bazı teknoloji ürünlerine uyguladığı ek vergileri geçici olarak kaldıracağını açıkladı. Koskoca ABD, dünyanın bütün dengesini son haftalarda topyekûn bozarken, Mahfi Hocanın da dediği gibi, (Trump) konuyu hiç çalışmadan yola çıkmış ve demek ki etrafına da kendisi gibi cahil cühelayı toplamış ki hiç uyaran olmamış! Neyse, hafta sonu bir kez daha değişen tarife haberleri ardından Apple ve Dell gibi büyük teknoloji şirketlerinin hisseleri dün geceyi %4 civarında yükselişle tamamladı. Lâkin, Trump’ın bu hafta içinde yurt dışından gelen çipler için yeni vergiler getireceğini açıklaması, tedarik zincirinde kısa süreli bir rahatlama yaratan muafiyetlerin ardından sektör üzerindeki baskının devam edeceğine işaret ediyor. Yaşanan bu “gelgit”in piyasa için büyük belirsizlik kaynağı olduğunu artık herkes kabul etmiş durumda! Hatta, FED yetkilisi Waller tarife hamlelerini “son on yılların en büyük ekonomik şoklarından biri” olarak nitelendirdi.
Kralı yeterince konuştuğumuzu düşünüyorum, dönelim biraz da Türk mali piyasalarına… Siyasi iklimde geçen ay yaşanan ani değişiklik ardından TL ve TL cinsi varlıkların göreceli olarak zayıf bir performans izlediğini itiraf etmemiz gerekiyor. Avrupa borsalarının dün %3’e yakın yükseliş kaydettiği günde, ya da dünyanın genel hatları ile iyimser bir günü geride bıraktığı dünkü günde, BIST100 endeksi günü sadece %0,45 oranında artışla tamamladı. İki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi %50 seviyesine yükselirken, Hazine’nin dün düzenlediği üç ay vadeli bono ihalesinde bileşik faiz %49,64 oldu.
Bu arada dün TCMB tarafından açıklanan cari işlemler dengesinin Şubat ayında 4,4 milyar dolar açık verdiğini gördük. Yılın ilk iki ayında kaydedilen açık 8,4 milyar dolar ile geçen yılın aynı dönemine göre %50 artış göstererek olumsuz bir tablo ortaya koyduğunu not etmemiz gerekiyor. TCMB’nin ya da ekonomi yönetiminin kuru tutarak enflasyonu dizginleme stratejisini ivedi bir şekilde gözden geçirerek, ayakları daha yere sağlam basan, üretimi de göz ardı etmeyecek yeni bir ekonomi politikası benimsemesi gerekiyor. Sizlerden ayrı kaldığım son günlerde, Türkiye’de yaptığım temaslarda, işlerin zorlu bir patikada ilerlediğini tecrübe ettim. Şöyle ki, paranın maliyeti yukarıdaki paragraftan da görüleceği üzere artarken, paranın miktarı azalıyor; hatta dönüşüm hızı da (velocity) düşüyor. Enflasyonun bir bacağı talep ise, diğer bacağının da arz eksikliği olduğunu göz ardı etmemiz gerekiyor! Hülâsa, cari işlemler dengesinin de işaret ettiği üzere, TL’deki reel değerlenme yönünde izlenen politikanın dış denge üzerinde olumsuz mânâda etkili olmaya başladığını alıyoruz! USDTRY kuru 38 seviyesinin etrafında dar bantta son üç haftadır olduğu üzere dün de salınmaya devam etti. TL’nin reel mânâda yeniden değerlenmeye başladığını not edelim.
Bu arada, siyasi iklimde yaşanan değişiklik ve Trump politikalarının getirdiği risk off moduna hazırlıksız yakalanan TCMB’nin swap hâriç net yabancı para pozisyonunun son on dört iş gününde (İmamoğlu sonrası) 44 milyar dolardan fazla gerilemesi ardından, 11 Nisan valörlü işlemlerde 2,3 milyar dolar artış göstererek 16,7 milyar dolar seviyesine yükseldiğini görüyoruz (zirve 61 milyar dolar). TCMB’nin net yabancı para pozisyonunda yaşanan iyileşme moral verici bir unsur teşkil etmesi ile CDS risk primi yaklaşık 20 baz puan gerileyerek yeniden 350 baz puan seviyesine geriledi.
Gözler bu noktada hâliyle Perşembe günü sonuçlanacak TCMB’nin olağan Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına çevrildi. Anketlerin de işaret ettiği üzere bizler de TCMB’nin politika faizini %42,50 seviyesinde sabit tutacağını düşünüyoruz. Özellikle, TCMB’nin yeniden rezerv biriktirmeye devam etmesi ve manşet rakamın yeniden yükselişe geçmesi durumunda, TCMB’nin üstü örtülü de olsa geçen ay %46 seviyesine yükselttiği koridor stratejisini devam ettireceğini (faiz artırmadan) düşünüyoruz.
ABD borsaları geceyi kazanımlarını koruyamayrak %0,7 yükselişle tamamlarken, risk göstergelerinin de bir miktar gerilediğini not edelim. Korku endeksi VIX Cuma gününe nazaran %18 gerilerken, geçen hafta pandemi dönemine dönen ve 58 dolar seviyesini test eden Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı yeni haftaya bir miktar da olsun yükselerek 64 dolar seviyelerinden başladı. ABD ile İran arasında yapıcı görüşmeler olduğu okuyoruz. Henüz somut bir sonuç alınmasa da görüşmelere hafta sonu Roma’da devam edileceğini not edelim. Öte yanda, Çin Devlet Başkanı Xi, Hanoi’de düzenlenen ve iki komünist ülke arasında onlarca iş birliği anlaşmasının imzalandığı törende, ABD tarifelerinin yol açtığı tedarik zinciri aksaklıkları karşısında Vietnam ile ticaret ve tedarik zincirlerinde işbirliğinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Çin’in küresel anlamda ABD karşıtı bir blok oluşturma çabasına girdiğini gözlemliyoruz.
Yeni gün başlangıcında Asya borsaları, Trump’ın otomobil tarifelerinde muafiyet sinyali vermesiyle hafif de olsa yükseldi. Toyota ve Denso gibi otomotiv hisseleri öne çıkarken, Tokyo, Şangay ve Tayvan borsalarında %1 civarında tepki alımları görüyoruz. ABD borsalarının vadeli işlemlerinde de ise hafif de olsa kırmızı rengin hâkim olduğun not edelim. ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,35 seviyesinde sabit kalırken, dolar ise genele yaygın bir şekilde zayıf seyrini sürdürdü. Güvenli limanlar arasında yer alan İsviçre Frangı, dolar karşısında 0,80 seviyesinin diplerine kadar gelerek son on yılın en güçlü seviyesine imza attı. Trump yönetiminin ilaç ve çip ithalatına %10-25 arasında değişebilecek yeni tarifeler getirmeyi planlaması yönünde haber, tarife savaşlarının yayılması riskini artırırken, FED üyeleri ise bu politikanın resesyon riskini artırdığı uyarısında bulundu. FED vadeli faiz kontratlarına göre, yıl sonuna kadar 85 baz puan faiz indirimi fiyatlarken, altın ise rekor seviyeye yakın kalmaya devam etti.
Mali piyasaların gündeminde bugün Türkiye cephesinde Bütçe Dengesi, dışarıda ise Euro bölgesi sanayi üretimi, Almanya ZEW eğilim endeksi ve ABD NY FED imalat endeksi takip edilebilir.
TCMB net döviz pozisyonunda yaşanan değişim
Emre Değirmencioğlu
İlginizi Çekebilir
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Barış masası sallanıyor, piyasalar hâlâ diplomasiye şans tanıyor
Yayınlanma:
2 gün önce|
02/06/2026Yazan:
BankaVitrini
Uzun bayram tatili dönüşü, hem içeride hem de dışarıda dün oldukça yoğun bir günü geride bıraktık. Gözlerin çevrili olduğu Orta Doğu’da barış anlaşması neredeyse imzalandı derken, dün sabah bültenimizde de ele aldığımız üzere, İsrail’in Lübnan’a saldırılarının artması iplerin âdeta gerilmesine neden oldu. İran, İsrail’in tutumunu ya da saldırganlığını neden göstererek müzakereleri askıya aldığını duyurdu.
Küresel mali piyasaların da ilk nazarda tepkisi kuşkusuz olumsuz oldu. Günün son işlem saatlerine doğru İran cephesinden gelen haber risk iştahının bozulmasına neden olurken, tansiyonun barometresi konumunda Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı neredeyse 5 dolar artış kaydederek 98 dolar seviyesine yükseldi. Son dönemlerde güvenli liman olarak ön plana çıkan dolar (DXY) değer kazanırken, piyasaların kılavuz kargası konumunda ABD 10 yıllık tahvil faizi yeniden %4,50 seviyesinin üzerine tırmandı. Faiz getirisi olmayan kıymetli metallerin ise bir kez daha satış baskısına maruz kaldığına tanıklık ettik.
Günün son işlem saatlerine satıcılı ve moral bozukluğuyla giren piyasalar, gece ilerleyen saatlerde ABD Başkanı Trump’ın İran ile görüşmelerin sürdüğünü açıklamasıyla kayıplarını kısmen de olsa telafi ettiğini gördük. İran basını, İsrail’in Lübnan’daki operasyonlarını genişletmesinin ardından dolaylı görüşmelerin durdurulduğunu öne sürerken, Trump kendilerine böyle bir bildirim yapılmadığını söyledi. Trump’ın gün içerisinde yaptığı açıklamalarda ise hem “görüşmeler devam ediyor” hem de “biterse umurumda değil” mesajını vermesi, sürecin ne kadar belirsiz bir zeminde ilerlediğini de çok net bir şekilde ortaya koydu.
Hatırlarsanız bizler en kötünün geride kaldığını iddia ederken, bundan sonraki sürecin ise uzun ve netameli geçeceğini belirtmiştik. Nitekim, piyasalar da bizimle aynı görüşte olacak ki, tarafların ne söylediğinden ziyade diplomatik kapının tamamen kapanmadığına kanaat getirerek gecenin son işlem diliminde nefeslenme şansı buldu. Brent petrolün varil fiyatı olumsuz haber akışıyla 98 dolara kadar tırmanması ardından geceyi 95 dolar seviyesinin altında tamamladı. Altının ons fiyatı dün sabah saatlerinde 4,545 dolar seviyesine tırmanarak yeni aya ılımlı bir başlangıç yapmasının ardından olumsuz haber akışının da yardımıyla 100 dolar gerileme kaydederek günü de 4,500 dolar sınırına yakın bir seviyede kapattı. Gümüşün ons fiyatının ise 75 dolar seviyelerinden uzaklaşamadığı dikkatimizi çekerken, bir diğer değer saklama aracı olan Bitcoin ise son sekiz haftanın en düşük seviyesi olan 70 bin dolar seviyelerine kadar geriledi.
Görüleceği üzere, cephede atılan her diplomatik adım piyasaları rahatlatırken, sahadan gelen her yeni çatışma haberi ise enerji fiyatları üzerinden küresel ekonomiyi yeniden baskı altına alıyor. Bu bağlamda, İran, Lübnan’daki saldırıların devam etmesi hâlinde ABD ile yürütülen görüşmelerden çekilebileceğinin sinyalini verirken, Hürmüz Boğazı’nın ardından Bab el-Mendeb Boğazı’na yönelik tehditlerini de artırdığını görüyoruz. Dünya petrol ticaretinin önemli bir kısmının geçtiği bu güzergâhlara ilişkin endişeler petrol fiyatlarını bir günde %4 yukarı taşıdı. Bu gelişmeler cereyan ederken, bu sabah haber akışında Lübnan, İsrail ile Hizbullah arasında kısmi bir ateşkes sağlandığını duyurdu. Anlaşma, İsrail’in Beyrut ve çevresindeki Hizbullah kontrolündeki bölgelere yönelik saldırılarını durdurmasını, Hizbullah’ın ise İsrail’e yönelik saldırılarını askıya almasını öngörüyor. Ancak bu gelişmenin savaşın sona erdiği anlamına gelmediğini de not etmek gerekiyor. Lübnan’ın güneyinde çatışmalar sürerken, İsrail ordusu Lübnan’dan atılan roketleri önlediğini açıkladı.
ABD borsaları dün geceyi ılımlı yükselişlerle tamamlamasının ardından yeni gün başlangıcında piyasalarda kısmen de olsa huzursuzluğun devam ettiğini görüyoruz. ABD borsalarının vadeli işlemleri %0,5 civarında gerilerken, Pasifik’in diğer ucunda da bu sabah karmaşık bir seyrin hâkim olduğunu görüyoruz. Orta Doğu’dan gelen karışık mesajları yorumlamakta zorlanan Asya piyasalarında dün görülen rekor seviyelerin ardından bugün özellikle teknoloji ve yapay zekâ bağlantılı hisselerde kâr satışları etkili oldu. Gösterge endeks Tokyo borsası %1,6 değer kaybederken, son dönemlerin flaş ismi Güney Kore borsası ise %2’den fazla geriledi.
Son haftalarda yapay zekâ temalı hisselerin öncülüğünde çok hızlı yükselen piyasanın teknik olarak aşırı alım bölgesine ulaşması satışları hızlandırırken, gözler Orta Doğu’dan gelecek haberlere çevrilmiş durumda. Lübnan’da İsrail ile Hizbullah arasında sınırlı bir ateşkes açıklansa da çatışmaların tamamen sona ermemesi ve İran ile ABD arasındaki görüşmelere ilişkin belirsizlikler temkinli seyrin korunmasına neden oluyor. Güvenli liman özelliğiyle ön plana çıkan dolar, savaşın ilk döneminde güç kazanmasının ardından son günlerde kararsız bir seyir izlerken, her ayın ilk cuması olduğu üzere ABD istihdam verileri piyasaların yön tayini açısından kritik önemde olacağını tekrar hatırlatmak isteriz. Enerji fiyatlarının tetiklediği enflasyon kaygısı birkaç ay önce hâkim olan faiz indirimi beklentilerini topyekûn rafa kaldırırken, Fed’in bir sonraki adımının faiz artırımı yönünde olacağına da %50 ihtimal tanınıyor. Japon yeni ise dolar karşısında 160 seviyesine yaklaşarak müdahâle riskini yeniden gündeme taşıdığını not edelim.
Yurt dışında hem savaş haberleri hem de merkez bankalarının bir sonraki adımına ışık tutacak ekonomik veriler aynı anda takip edilirken, Türkiye cephesinde ilaveten siyasi gelişmeler de izleniyor. CHP tarafında butlan kararının ardından karmaşık ve çok başlı bir yapının hâkim olduğunu not etmemiz gerekiyor. Grup Başkanı Özel bugün grup toplantısı çağrısı yaparken, Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun ise Özel’in grup başkanlığına itiraz ettiği yönünde haberler görüyoruz. CHP’de 111 milletvekilinin imzasıyla olağanüstü kurultay çağrısı yapıldığını da okuyoruz.
Makro cephede ise bayram sonrasında dün pek çok verinin açıklandığını gördük. Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre %2,5; bir önceki çeyreğe göre ise %0,1 oranında büyüme kaydetti. İlk çeyrek sonuçlarının bayat bir veri olduğunu düşünürsek, büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi PMI endeksi Mayıs ayında yukarı yönlü hareket ederek 49,8 seviyesine gelmek suretiyle son iki yılın zirvesine yükseldi. PMI verisinde 50 seviyesinin altı daralma olarak yorumlansa da, verideki canlanmaya dikkat çekmek isteriz. Öte yandan, İTO’nun İstanbul için açıkladığı Mayıs ayı enflasyon verisi gıda ve alkolsüz içecekler kaleminde ılımlı yükselişle %1,53 artış kaydetti. Bu sonuçla yıllık enflasyon, %36,83 seviyesinden %36,77 seviyesine geriledi. Bayram tatili nedeniyle resmî enflasyon verisinin TÜİK tarafından Cuma günü açıklanacağını, beklentinin de %1,5 civarında olduğunu not edelim.
Türkiye PMI
Emre Değirmencioğlu
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Bitcoin ATM Devinin Çöküşü
Yayınlanma:
2 hafta önce|
19/05/2026Yazan:
BankaVitrini
Bitcoin Depot İflas Korumasına Başvurdu, 9 Binden Fazla Kripto ATM Kapandı
ABD merkezli kripto para ATM devi Bitcoin Depot, artan yasal baskılar, yükselen uyum maliyetleri ve sert düşen gelirleri nedeniyle Chapter 11 kapsamında gönüllü iflas koruma başvurusunda bulundu. Şirket, dünya genelindeki 9 binden fazla kripto para ATM’sini devre dışı bıraktığını açıkladı.
Bir dönem Kuzey Amerika’nın en büyük Bitcoin ATM operatörü olarak gösterilen şirketin çöküşü, kripto sektöründeki “fiziksel erişim” modelinin sürdürülebilirliği konusunda ciddi soru işaretleri yarattı.
Düzenleyici Baskılar İş Modelini Çökertti
Şirket CEO’su Alex Holmes yaptığı açıklamada, özellikle ABD eyaletlerinin son dönemde kripto ATM işletmecilerine yönelik çok daha sert düzenlemeler getirdiğini belirtti.
Yeni düzenlemeler kapsamında:
- İşlem limitleri düşürüldü,
- Kimlik doğrulama (KYC) zorunlulukları ağırlaştırıldı,
- Kara para aklama önleme (AML) yükümlülükleri artırıldı,
- Bazı eyaletlerde kripto ATM faaliyetleri tamamen yasaklandı,
- Dolandırıcılık mağdurlarına yönelik operatör sorumlulukları genişletildi.
Şirket yönetimi, mevcut düzenleyici ortam altında iş modelinin artık sürdürülebilir olmadığını açıkladı.
Gelirler Sert Düştü
Bitcoin Depot’un 2026 yılı ilk çeyrek finansalları da alarm vermişti:
- Gelirler yıllık bazda %49,2 düştü,
- Şirket yaklaşık 9,5 milyon dolar net zarar açıkladı,
- Daha önce yaşanan 3,7 milyon dolarlık kripto cüzdan saldırısı mali yapıyı daha da bozdu.
Şirket hisseleri Nasdaq’ta sert düşüş yaşarken bazı işlemlerde günlük kayıp %70’in üzerine çıktı.
Kripto ATM Modeli Neden Çöküyor?
Uzmanlara göre Bitcoin ATM sistemi ilk yıllarda “nakitten kriptoya hızlı geçiş” avantajıyla büyüdü. Ancak zamanla sektör şu sorunlarla karşı karşıya kaldı:
1. Dolandırıcılık Vakaları
Kripto ATM’leri özellikle yaşlı kullanıcıları hedef alan dolandırıcılık şebekelerinde sık kullanılmaya başladı.
2. AML ve MASAK Benzeri Baskılar
ABD’de FinCEN ve eyalet düzenleyicileri, yüksek risk nedeniyle sektöre çok daha ağır yükümlülükler getirdi.
3. Yüksek Operasyon Maliyeti
ATM lojistiği, nakit yönetimi, mağaza komisyonları ve güvenlik maliyetleri ciddi şekilde arttı.
4. Kripto Kullanım Alışkanlığının Değişmesi
Kullanıcılar artık mobil uygulamalar ve merkezi borsalar üzerinden çok daha düşük maliyetle işlem yapabiliyor.
“Bu Sadece Başlangıç Olabilir”
Sektör uzmanları, Bitcoin Depot’un iflasının sadece tekil bir şirket problemi olmadığını düşünüyor. Özellikle ABD’de faaliyet gösteren diğer kripto ATM operatörlerinin de benzer baskılar altında olduğu belirtiliyor.
Kripto sektöründe uzun süre “ana akım benimsenmenin vitrini” olarak gösterilen ATM ağlarının, artık yüksek regülasyon ve düşük kârlılık nedeniyle hızla küçülme sürecine girebileceği konuşuluyor.
Türkiye Açısından Ne Anlama Geliyor?
Türkiye’de doğrudan yaygın bir kripto ATM ağı bulunmasa da gelişme önemli mesajlar içeriyor:
- Kripto sektöründe regülasyon baskısı küresel ölçekte sertleşiyor,
- AML/KYC yükümlülükleri artık tüm fintech ve kripto şirketlerinin merkezinde,
- “Denetimsiz büyüme” modeli sürdürülemez hale geliyor,
- Fiziksel kripto erişim kanalları yüksek risk kategorisine giriyor.
Özellikle MASAK düzenlemeleri sonrası Türkiye’de de kripto platformları için daha sıkı denetim süreçlerinin gündeme gelmesi beklenebilir.
Sonuç
Bitcoin Depot’un çöküşü, kripto sektörünün artık “vahşi batı” döneminden çıktığını ve yüksek regülasyon dönemine girdiğini gösteriyor.
Bir dönem finansal özgürlüğün sembolü olarak görülen Bitcoin ATM’leri bugün; dolandırıcılık, uyum maliyetleri, yasal riskler ve düşük kârlılık nedeniyle sektörün en kırılgan alanlarından biri haline dönüşmüş durumda.
Bu iflas aynı zamanda şu soruyu yeniden gündeme taşıyor: “Kripto sektöründe ayakta kalacak olanlar teknoloji şirketleri mi olacak, yoksa regülasyona tam uyum sağlayabilen finansal kurumlar mı?”
bankavitrini.com
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Enflasyon korkusu: DXY kükredi, faizler sıçradı, piyasa Warsh’ı teste hazırlanıyor
Yayınlanma:
2 hafta önce|
18/05/2026Yazan:
BankaVitrini
Orta Doğu’da devam eden enerji gerilimi ve yükselen enflasyon endişeleri, küresel piyasalarda haftanın son iş günü büyük çaplı satışları beraberinde getirdi. Brent cinsi ham petrolün varil fiyatının 109 doların üzerine çıkarak haftayı tamamlaması, normalleşme beklentilerinin ertelenmesine neden olurken, ABD tahvil faizlerinin son bir yılın zirvesine çıkması da âdeta tuz biber oldu. ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,60, 30 yıllık tahvil faizi ise %5,13 seviyesine yükselirken, piyasalar Fed’in bu yıl yeniden faiz artırabileceğini fiyatlamaya başladı. Vadeli kontratlara göre, Aralık ayında 25 baz puanlık faiz artışı ihtimali bir hafta önce %14 seviyesindeyken, şimdi yaklaşık %50 seviyesine yükselirken, daha da önemlisi, Ocak 2027 toplantısına yönelik artırım ihtimali de ilk kez %58 seviyesine yükseldi. Daha basit bir anlatımla, piyasa artık 2027 başında Fed’in yeniden faiz artırabileceğini baz senaryo olarak fiyatlamaya başladı.
Yükselen faiz baskısı hâliyle risk iştahını baskılarken, hisse senedi ve emtia piyasalarında sert satışları beraberinde getirdi. Risk iştahı denince akla gelen Nasdaq ve S&P 500 haftanın son iş gününü %1,5 civarında düşüşle tamamlarken, yapay zekâ rallisi ile yükselen teknoloji hisselerinde çözülme dikkat çekti. Özellikle, ABD yönetimi, Çinli şirketlerin Nvidia’nın en güçlü H200 yapay zeka çiplerini satın almasına onay vermesine rağmen, Pekin yönetimi yerli teknolojiyi desteklemek ve dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla bu alımları durdurması Nvidia’nın haftanın son iş günü %4,4 gerilemesine neden olurken, benzer kulvarda koşan AMD ise %6’ya yakın geriledi. Çarşamba günü açıklanacak Nvidia bilançosuyla birlikte yapay zekâ rallisinin sürdürülebilirliği hakkında ciddi ipuçları alacağız.
ABD’de geçen hafta hem üretici hem de tüketici enflasyonun yüksek gelirken, sanayi üretimi verilerinin de güçlü gelmesi, ekonominin hâlâ sıcak kaldığını göstererek faiz baskısını daha da artırdı. Güçlü ABD ekonomik verileri ve artan enerji maliyetleri, yüksek büyüme ve yüksek enflasyon kombinasyonunu yeniden fiyatlamasına neden olurken, faiz getirisi olmayan kıymetli madenler, beklenti setinde yaşanan değişim ardından sert bir şekilde satıldı. Döviz piyasasında dolar (DXY) üst üste beşinci günü de yükselişle tamamlarken, son iki ayın en güçlü haftalık performansına da imza attı. Güçlenen dolar ve yükselen tahvil faizleri altının ons fiyatını 4,540 dolar seviyesine iterken, haftalık bazda da kayıp %4 oldu. Benzer bir şekilde, yükselişi de düşüşü kadar sert olan gümüş tüm kazanımlarını geri vererek 76 dolar seviyesinden haftayı tamamladı. Altı günden 72 dolardan 89 dolar seviyesine yükselen gümüş, iki günde %14 düştü. Altın uzun pozisyonumuzu hafta ortası hafifletirken, gümüş uzun pozisyonlarımızı daha da güçlendirmiştir. Havanın bozulmasına paralel Cuma günü tüm pozisyonları kapatarak “square” pozisyona geçtik.
Açık söylemek gerekirse, bu kadar hızlı bir bozulma beklemiyorduk. Ancak piyasaların en önemli gerçeğinin de değişmediğini unutmayalım: trade never ends – yani işlem fırsatı hiçbir zaman tükenmez. Bu nedenle geriye dönüp takılmak yerine önümüze bakmaya devam edeceğiz. Yeter ki disipline, kâr almayı, iz süren stop kullanmayı ve gerektiğinde zarar kesmeyi tavizsiz şekilde uygulamayı sürdürelim. İşin belki de en zor kısmının, kaybedilen bir maçın ardından yeniden sahaya çıkabilmek olduğunu biz de çok iyi biliyoruz. Ancak çelik gibi sinirlere ve sarsılmaz bir disipline sahipseniz, piyasa ne kadar sert olursa olsun ‘yarın yine buradayım’ deme gücünü kendinizde bulabilirsiniz.
Bu bağlamda, çiçeği burnunda Fed Başkanı Warsh’ın ne yapacağını hep birlikte takip ederek biraz soluklanmaya çalışacağız. Doların ‘kükremesiyle’ kraliyet aslanı Sterlin günlerdir süren düşüş serisini devam ettirerek haftayı 1,33 seviyesinin diplerinde ve son beş haftanın en düşüğünde tamamladı. İngiltere’de zor günler geçiren Başbakan Starmer ve İşçi Partisi içinde başlayan liderlik tartışmaları sterlin üzerinde baskıyı artırıyor. İngiltere’de 30 yıllık tahvil faizi %5,85 seviyesine yükselerek 1988’den bu yana en yüksek seviyeye gelirken, ortak para birimi EUR’nun da dolar karşısında 1,1620 seviyesine kadar gerilediğini görüyoruz. Daha da aşağıda 1,16 seviyesine dikkat çekeceğiz.
Powell’ın Fed Başkanlığı’ndaki son günü, küresel mali piyasalar açısından pek de sevimli geçmedi Piyasalar, Trump’ın desteklediği yeni başkan Warsh’ın yeni dönemde enflasyona karşı ne kadar sert duracağını test etmeye hazırlanıyor. Cuma günü yaşananlar bir tesadüf mü tam olarak bilemesek de, faiz indirim umutlarıyla gelen Warsh’ı pek de kolay günlerin beklemediğini görüyoruz. Özellikle, Fed Komite Üyelerini ikna etmekte oldukça zorlanacağını düşünüyoruz. Warsh’ın piyasaya daha az müdahâle eden ve bilanço küçültmeyi savunan yaklaşımı, tahvil faizlerindeki yükselişle birlikte yatırımcıların odağına yerleşmiş durumda olduğunu göz ardı etmeyelim.
Türkiye cephesinin de hâliyle küresel satış baskısından uzak kalamadığını gördük. Bir şirketin tahvil itfasını gerçekleştiremeyerek temerrüde düşmesi de yatırım fonlarına yönelik soru işaretlerinin yeniden artmasına neden oldu. BİST100 endeksi haftanın son iş gününü %2’ye yakın düşüşle tamamlarken, CDS risk primi haftanın ilk işlem gününde 243 baz puana yükseldi. Enflasyon kaygılarına paralel iki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi haftayı %42,4 seviyesinden tamamladı. TCMB Mayıs ayı Piyasa Katılımcıları Anketi’nin sonuçlarını açıkladı. Bu bağlamda, Enflasyon Raporu’nda TCMB yıl sonu enflasyon tahmini %26 olarak belirlerken, piyasa aktörlerinin tahmini %28,94 seviyesinde yer aldı. 12 ay sonrasına ilişkin TÜFE enflasyonu tahmini %23,8, 24 ay sonrasına ilişkin tahmin ise %18,4 seviyesine yükseldiğini gördük. Piyasalar ilk faiz indirimini 100 baz puanla Eylül ayında beklerken, sene sonu politika faiz beklentisi ise %34 seviyesinde yer aldı. Sene sonu USDTRY kuru beklentisi ise hafif de olsa artarak 51,57 olmuş. Bizim tahminimizin de 52 seviyesinde olduğunu not edelim.
Yeni gün başlangıcında, Orta Doğu’da gerilim yeniden yükselirken, Brent petrolün varil fiyatı 112 dolar seviyesini test ettiğini görüyoruz. Reuters haberlerinde, Capital Economics yıl sonuna kadar sürecek bir kapanma senaryosunda Brent petrolün 130-140 dolar bandına, 2027 yılında ise 150 dolara kadar çıkabileceği uyarısında bulundu. Böyle bir senaryonun İngiltere ve Euro Bölgesi’nde enflasyonu yeniden %10’a itebileceğinin de hesaplandığını okuyoruz. Tahvil piyasaları ise enflasyon kaygılarını sert bir şekilde fiyatlamaya devam ediyor. ABD’de 10 yıllık gösterge tahvil faizi bu sabah %4,63 seviyesine yükselerek son 15 ayın zirvesine çıkarken, 30 yıllık tahvil faizi ise %5,15 seviyesini test ederek son 2,5 yılın zirvesine yükseldi.
Yukarıda da değindiğimiz üzere, Fed’in bu yıl faiz artırma ihtimali neredeyse %50 seviyesinde fiyatlanırken, havanın da hâliyle bozulduğunu görüyoruz. Risk iştahındaki azalmaya paralel gösterge endeks Tokyo borsası geçen haftaki rekor seviyelerin ardından bu sabah %1 gerilerken, Hong Kong borsası %1,5, Tayvan borsası ise %1,2 geriledi. Çin tarafında açıklanan tüketici harcamalarının zayıf gelmesi ve perakende satışların da beklentiyi karşılayamaması, dünyanın en büyük ikinci ekonomisinde yükselen enerji fiyatlarının ekonomik aktiviteyi yavaşlattığı yönünde yorumladık. Güney Kore borsası Cuma günü kaydettiği sert satışlar ardından bu sabah %1 yükselirken, dolar güvenli liman talebiyle güçlü kalmaya devam ederek peş peşe altıncı güne de yükselerek başladığını not edelim.
Altın ve gümüşün geçen haftanın son iki iş günü başlayan sert satış baskısına bu sabah da boyun eğerek sabah erken saatlerde sırasıyla 4,479 ve 73,80 dolar seviyesine kadar sarktığını akabinde ise hafif de olsa toplanarak 4,540 ve 75,20 dolar seviyelerine geldiğini görüyoruz. Teknik mânâda altında 4,530 dolar, gümüşte ise 73,50 dolar seviyelerinin altında olası bir kapanış, yukarı yönlü isteğin sorgulanmasına neden olacaktır (bakınız grafikler). Altı haftalık kesintisiz yükseliş serisi ardından geçen haftayı düşüşle tamamlayan kripto cenahının amiral gemisi Bitcoin, bu sabah da olumsuz havaya ayak uydurarak, doların da güçlendiği bir günde 77 bin dolar seviyesinin altına sarktı.
Orta Doğu’da bir süredir korunan sessizlik bir nebze de olsun bozulurken, Bahreyn’de nükleer santralde drone saldırısı sonrası yangın çıkması ve Suudi Arabistan’ın ise üç drone etkisiz hâle getirdiğini açıklaması bir miktar da olsa endişe yarattı. Trump’ın İran’a yönelik hızlı hareket edin yönünde tehdidi dikkatlerden kaçmazken, gözler şimdi hem Paris’te başlayacak G7 toplantısına hem de Çarşamba günü açıklanacak Fed’in bir önceki toplantısının tutanaklarına çevrildi. Fed’in faiz indirimi söyleminden uzaklaşıp daha nötr hatta daha şahin bir çizgiye kayıp kaymadığını anlamaya çalışacağız.
Mali piyasaların gündeminde bugün Türkiye’de tüketici güven endeksi takip edilebilir. Volatilitenin genel anlamıyla yüksek seyretmesini bekliyoruz!
Altın
Gümüş
Son 10 gün, değişim
Emre Değirmencioğlu
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
KATEGORİLER
- ALTIN – DÖVİZ – KRIPTO PARA (1.022)
- BANKA ANALİZLERİ (151)
- BANKA HABERLERİ (3.576)
- BASINDA BİZ (67)
- BORSA (559)
- CEO PERFORMANSLARI (39)
- EKONOMİ (2.973)
- GÜNCEL (4.403)
- GÜNDEM (3.549)
- RÖPORTAJLAR (47)
- SİGORTA (146)
- ŞİRKETLER (2.669)
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK (575)
- VİDEO Vitrini (19)
- YAZARLAR (1.415)
- AI-BankaVitrini (28)
- Ali Coşkun (55)
- Arif Öztan (7)
- Ayşe Muzaffer Sunguroğlu (7)
- Cengiz KILIÇ (9)
- Dr. Abbas Karakaya (73)
- Erden Armağan Er (46)
- Erol Taşdelen (795)
- Gizem Taşdelen (5)
- Gülbeyaz Gergün (106)
- Kemal Emirhan Mendi (1)
- Murat Şenol (26)
- Mustafa Akpınar (51)
- Onur ÇELİK (49)
- Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz (90)
- Serhat Can (11)
- Süleyman Çembertaş (18)
- Tungay Dere (19)
- Uğur Durak (33)
- Zuhal KARABULUT (5)
YAZARLAR
ALTIN – DÖVİZ
KRİPTO PARA PİYASASI
X
- Resmi Gazete'de bugün (04.06.2026) 03/06/2026
- İran: Müzakerelerde somut bir ilerleme sağlanamadı 03/06/2026
- Fed'in Bej Kitap raporunda yüksek enflasyon vurgusu 03/06/2026
- Morgan Stanley ve UniCredit'ten ‘Warsh’ uyarısı 03/06/2026
- Bessent: Enflasyondaki yükseliş kısa vadeli olacak 03/06/2026
- Otokar, Automecanica'nın yüzde 96,77'sini devraldı 03/06/2026
- Trump Ankara'daki NATO zirvesine katılacak 03/06/2026
- ABD fabrika siparişlerinde 11 ayın en büyük artışı 03/06/2026
- ABD'de hizmet faaliyetleri toparlandı 03/06/2026
- ABD-İran geçici anlaşma görüşmelerindeki temel anlaşmazlık konuları 03/06/2026
SON YAZILAR
- SASA yatırımcısı neden öfkeli? PDT dönüşümü ve İbrahim M. Turhan tartışması 03/06/2026
- Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi 03/06/2026
- Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı 03/06/2026
- Bankalar çiftçiyi nasıl finanse ediyor? 02/06/2026
- Barış masası sallanıyor, piyasalar hâlâ diplomasiye şans tanıyor 02/06/2026
- Geleceğin Bankalarını Don Kişotlar mı Kuracak? 01/06/2026
- Matematiğin Prensi Gauss: Bankacılıktan Yapay Zekâya Uzanan Miras 31/05/2026
- Sanayide eleman krizi vasıfsız işçiye de sıçradı 30/05/2026
- Haziran–Ağustos’ta 2 trilyon TL borç servisi: Hazine büyük sınava giriyor 30/05/2026
- TURİZMDE ALARM ZİLLERİ: 1.500 OTEL SATIŞTA 29/05/2026
ARAMA
Popüler
-
GÜNCEL3 yıl önceZara Ve Mango’ya Üretim Yapın Tekstil Devi Konkordato Talep Etti
-
BANKA HABERLERİ3 yıl önceTCMB Başkanı için ismi geçen GAYE ERKAN First Republic Bank’tan ayrılma süreci
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceAKBANK çöktü : Dijital Bankacılık sorumlusu GMY CİVELEK ortada yok!
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceHSBC terbiyesizliği : “Sabancı alana “AKBANK bedava”
-
BANKA ANALİZLERİ4 yıl önceYILIN İLK YARISINDA İŞBANK RAKİPSİZ LİDER AKBANK SONUNCU SIRADAN KURTULAMIYOR
-
VİDEO Vitrini4 yıl önceGelişmekte olan ülkeler neden gelişmiş ülkelerden daha az borçlu





