GÜNCEL
DEPREM VERGİSİNE TEPKİLER ARTIYOR: ADİL DEĞİL!
Depremzedelerin ihtiyaçlarının karşılanması ve bölgenin yeniden inşa edilebilmesi amacıyla 22 bin şirketten tek seferlik ek vergi alınacak. Deprem bölgesindeki illerdeki şirketler ek vergiden muaf tutuldu.
Yayınlanma:
3 yıl önce|
Yazan:
BankaVitrini
Deprem felaketinin yaralarının sarılması amacıyla 2022 yılı için 22 bin civarında şirketi kapsayan ek Kurumlar Vergisi getirildi. Yatırım teşvik belgeleri kapsamında yararlanılan vergi indirimleri de ek vergiye tabi olacak. Yapılan düzenlemeye göre, Kurumlar Vergisi mükellefl eri tarafından 2022 yılına ilişkin Kurumlar Vergisi beyannamesinde gösterilmek suretiyle, kurum kazancından indirim konusu yapılan istisna ve indirim tutarları ile indirimli Kurumlar Vergisine tabi matrahları üzerinden, dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin yüzde 10, yurtdışından elde edilen kazançlar için de yüzde 5 oranında tek seferlik ek vergi alınacak.
Ek vergi nasıl hesaplanacak?
Ek Kurumlar Vergisi ilk taksiti Kurumlar Vergisinin ödeme süresi içinde, ikinci taksiti bu süreyi takip eden dördüncü ayda ödenecek. Bu vergi, gider ve indirim olarak dikkate alınmayacak ve hiçbir vergiden mahsup edilemeyecek. Deprem bölgesindeki Kurumlar Vergisi mükellefl eri ek vergiden muaf olacak.
Bazı istisnalar vergi konusu değil
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, ek verginin 2022 yılı Kurumlar Vergisi beyannamesinde beyan edilen indirim ve istisna tutarları toplamı üzerinden hesaplanacağını, ancak bazı istisnalar ve indirimlerin verginin konusu dışına çıkarıldığını kaydetti. Ek verginin 22 bin şirketi kapsadığını belirten Elitaş, “Kapsama alınan istisnalar iştirak kazançları istisnası, yatırım fon ve ortaklarının portföy işletmeciliği kazanç istisnası, emisyon primi istisnası, taşınmaz ve iştirak hissesi satış kazancı istisnası, yurt dışından elde edilen ve bazı şartları taşıyan kazanç istisnaları, serbest bölge ve teknoloji geliştirme bölgesi kazanç istisnası gibi istisnalardır. İndirimlerden ise yatırım indirimi, Ar-Ge indirimi, nakdi sermaye indirimi gibi indirimler kapsama dahil edilmiştir. Kurumlar Vergisi Kanununun 32-A maddesi kapsamında indirimli Kurumlar Vergisine tabi matrah üzerinden de ek vergi alınacaktır. Belirtilen şekilde tespit edilen ek vergi matrahı üzerinden ek vergi yüzde 10 oranında hesaplanacaktır” açıklaması yaptı.
Nakdi yardıma vergi kolaylığı
Yasa teklifine eklenen yeni bir düzenleme ile işverenlerin çalışanlarına 31 Temmuz’a kadar mevcut ücret, prim, ikramiye gibi ödemelerine ilave olarak yapılan ayni yardımlar ile 50 bin lirayı geçmeyen nakdi yardımlar prime esas kazanca dahil edilmeyecek. Bu yardımlar üzerinden gelir vergisi ve damga vergisi alınmayacak.
Matrah artırımına damga vergisi
Yapılandırma kanun teklifinde yer alan matrah ve vergi artırımını düzenleyen madde de değişikliğe gidildi. Buna göre, matrah ve vergi artırımı nedeniyle verilen beyannamelerden 1000 TL damga vergisi alınacak, bu vergi bu vergi indirim hesaplanmasında dikkate alınmayacak. Kabul edilen diğer bir önergeyle yapılandırmaya başvuru süresi 30 Nisan 2023 tarihinden 31 Mayıs 2023 tarihine, ilk taksit ödeme süresi ise 30 Haziran 2023 tarihine kaydırıldı.
Ayrıca, mücbir sebep hali ilan edilen illerdeki dairelere borçlu olanlar, mücbir sebebin sona erdiği tarihi izleyen ayın sonuna kadar başvuracak ve ödemelerini bu süreyi takip eden aydan başlamak üzere belirtilen süre ve şekilde yapacak.
DEPREMZEDE İÇİN HANGİ DÜZENLEMELER YAPILDI?
– Sahibi oldukları konutları depremden etkilenen vatandaşlara bedelsiz olarak tahsis eden konut sahipleri için emsal kira bedeli uygulanmayacak.
– Depremde ölenlerin mirasçılarına veraset yoluyla intikal eden mallar ile bunların eşine, çocuklarına, anne ve babasına işverenlerce yapılan yardımların veraset ve intikal vergisinden istisna tutulacak ve işlem kolaylığı sağlanacak.
– Tutulması, muhafazası ve ibrazı mecburi defter ve belgeleri depremde zayi olan mükelleflerin, zayi belgesi için yetkili mahkemeye başvuru süresi 31 Temmuz 2023 tarihine kadar uzatıldı. Bu belgenin il veya ilçe idare kurullarından alınabilmesine imkan sağlandı.
– Yeni defterlerin tasdiki işlemlerinde noter harcı ve noterlik ücreti alınmayacak. Ayrıca elektronik ortamda tutulan defterlerden, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından muhafaza edilen ya da muhafaza edilmek üzere Bakanlığa elektronik ortamda iletilenler bakımından defterler zayi olmadığından bu defterlerin mükelleflere Bakanlığın belirleyeceği usullerle verilmesine ilişkin düzenleme yapıldı.
– Deprem nedeniyle mücbir sebep hali ilan edilen yerlerde faaliyet gösteren kişilerle iktisadi ve ticari ilişkisi bulunan mükelleflerin alacaklarının tahsilinde ortaya çıkan zorluklar nedeniyle şüpheli alacak karşılığı ayrılması ile ilgili şartlar hafifletildi.
– Mücbir sebep hali ilan edilen yerlerdeki ticari işletme, ticaret şirketleri ve şubelerin, deprem nedeniyle ticaret sicili müdürlükleri nezdinde gerçekleştirecekleri işlemlerde 31 Temmuz 2023 tarihine kadar harç ve bu işlemlere bağlı olarak 5174 sayılı Kanunda öngörülen ücret ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilan ücreti alınmayacak.
– Mücbir sebep hali ilan edilen yerlerde depremden zarar gören esnaf ve sanatkarların ekonomik faaliyetlerine devam etmelerine katkıda bulunmak amacıyla 31 Aralık 2023 tarihine kadar, esnaf sicil müdürlüklerinde yapacakları tescil, terkin, tadil, sicil tasdikname işlemlerinden harç ile sicil gazetesi ilan ücreti alınmayacak..
– Depremde yıkılan veya ağır hasar gören binalar ile kullanılamaz duruma gelen taşıtlara ilişkin vergi ve katkı payları ile varsa bu alacaklara ilişkin feri alacakları silinecek ve taşıtlar üzerindeki vergi dairelerince konulmuş hacizler kaldırılacak.
-Depremde ölenlerin mirasçılarına veraset yoluyla intikal eden mallar ile bunların eşine, çocuklarına, anne ve babasına işverenlerce yapılan yardımlar, veraset ve intikal vergisinden istisna tutulacak. Bu şekilde gerçekleşen intikaller nedeniyle veraset ve intikal vergisi beyannamesi verilmeyecek, ilişik kesme belgesi aranmayacak
-Depremden etkilenen vatandaşlara, sahibi oldukları konutları ikamet amacıyla bedelsiz olarak tahsis eden konut sahipleri için emsal kira bedeli uygulanmayacak.
-Depremde vefat edenlerin mirasçılarına, sigorta ve emeklilik şirketlerince ve Bireysel Emeklilik Sistemi’nden (BES) yapılan ödemelerden gelir vergisi tevkifatı yapılmayacak.
Akla gelen ilk kaynağın yatırım teşvikleri olması üzüntü verici
İSO Başkanı Erdal Bahçıvan depremle ilgili getirilen yeni vergisel tedbirlere ilişkin açıklamasında Kahramanmaraş depremlerinin yarattığı derin üzüntünün yanı sıra, ülkemiz ekonomisine de ağır bir yük getireceğini vurguladı. Bu yükün üstesinden ancak toplumun tüm kesimlerinin ortak paylaşacağı bir fedakarlıkla kalkılabileceğini belirten Bahçıvan, şu örüşleri paylaştı: “Depremin yaralarını sarmak amacıyla kurumlar vergisi mükelleflerine yönelik verilen teşviklere getirilen düzenlemeyi bu çerçevede bir fedakarlık olarak değerlendirmek mümkün. Ancak içinde bulunduğumuz olağan üstü şartların hassasiyetini kabul etmekle birlikte; depremin ağır yükü için akla gelen ilk kaynağın, geriye dönük ve de özellikle nitelik arttırıcı yatırım fikir ve projelerin desteklenmesi amacıyla söz verilmiş, taahhüt edilmiş yatırım teşviklerinin gelmesi üzüntü vericidir. Bu tür geçmiş taahhütlere dönük uygulamalar, sadece bugün değil gelecekte de farklı projeleri hayata geçirme planları yapan nitelikli yatırımcıların yatırım iştahını olumsuz etkileyecektir. Buna ek olarak yeni düzenleme, EYT ödemeleri ile birlikte kaynak oluşturmakta zorlanan şirketlere öngörülemeyen yeni zorluklar getirecektir.”
UZMAN GÖRÜŞÜ
Emre Kartaloğlu: Yeni yatırım planlarını etkiler, yatırımlar ülke dışına çıkabilir
TÜRMOB Genel Başkanı Emre Kartaloğlu, bu zorlu süreçte herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini belirtirken, geçmişe dönük vergi getirme yerine, modern vergileme ilkelerine uygun olarak cari yıl ve dönemler için vergi getirilmesinin daha uygun olacağını söyledi. Kartaloğlu, düzenlemeyle özellikle yatırım yapmaları teşvik edilen girişimcilere kazançlarının vergiden istisna olacağı belirtilmesine rağmen, verilen bu imkanların ek vergi adı altında geri alınması anlamına geldiğinin altını çizdi. Düzenlemenin bu kısmının önümüzdeki dönemdeki yatırım kararlarına da olumsuz etki yapabileceği uyarısında bulunan Emre Kartaloğlu, “Hatta var olan bazı yatırımcılarımızın bir kısım yatırımlarını ülke dışına dahi çıkartabilmesi riskini barındırdığını düşünüyoruz” diye konuştu. Gelir vergisi mükellefl erinin kapsama alınmadığını dile getiren Kartaloğlu, “Oysaki bireysel geliri önemli tutarları bulan bazı gelir vergisi mükellefl eri için (Örneğin: önemli bir tutarın üzerinde faiz geliri elde edenler) de ince bir çalışmayla kapsama alınabilir ve toplumun tüm kesiminin sürece dahil olması sağlanabilirdi” önerisinde bulundu. Bu durum şirketleşme ve kurumsallaşma seviyesini de olumsuz etkileyeceğinin altını çizen Kartaloğlu, bazı kazançların ek vergiye tabi tutulurken, bazılarının tutulmamasının önemli tartışmalara yol açabileceğini ifade etti Kartaloğlu, KKM kazançları vergiye tabi tutulmazken, yatırım teşviklerine getirilen ek verginin izahında zorlanıldığını, “Oyun başladıktan sonra oyunun kurallarının değiştirilmemesi genel kabul edilen bir prensiptir” dedi.
Nazmi Karyağdı: KKM gelirlerine ek vergi uygulanmayacak
Deprem nedeniyle 2023 yılı bütçesinin ek kaynak gereksiniminin olağanüstü arttığını söyleyen Gelir İdaresi E. Strateji Geliştirme Daire Başkanı ve Yeni Ekonomi Danışmanlık AŞ kurucu ortağı Nazmi Karyağdı, Maliye’nin önünde kamu harcamalarında tasarruf, ek vergi gelirleri yaratma ve borçlanma seçenekleri olduğunu bildirdi. Karyağdı, son yıllarda Türkiye’deki Kurumlar Vergisioranlarının yüzde 23-25 arasında değişmekle birlikte, indirim ve istisnalarla gerçekte ödenen efektif Kurumlar Vergisioranının yüzde 16,6 ile yüzde 18 arasında değiştiğini kaydetti. Düzenlemeyle indirimli Kurumlar Vergisiuygulamasından yararlanarak diğer mükellefl ere nazaran daha az Kurumlar Vergisiödeyen mükellefl erden vergi alınmasının amaçlandığını dile getiren Nazmi Karyağdı, tüm mükellefl erden ek vergi talep edilmediğine dikkat çekti. Nazmi Karyağdı, istisna ve indirimler üzerinden alınacak ek vergiye yönelik de bazı istisnalar olduğunu, aralarında KKM kazançları olmak üzere 14 kalemde bu ek verginin ödenmeyeceğini aktardı.
Abdullah Tolu: Matrah artırımı beklenirken, ek vergi geldi
Abdullah Tolu, matrah artırımı bekleyen şirketlerin önerge ile adeta şok olduğunu belirterek, istisna ve indirimli kurumlar vergisinden yararlanmayanların bu vergiyi ödemeyeceğini bildirdi. Tolu, AK Parti Grup Başkanvekili Elitaş’ın 22 bin olarak aç ıkladığı ek vergiye tabi şirket sayısının ise 100 bine ulaşacağını öngördü. Ek verginin, gider ve indirim olarak dikkate alınamayacağını, hiçbir vergiden mahsup edilemeyeceğini aktaran Tolu, geçmişe dönük ek verginin vergide öngörülebilirlik ilkesine aykırı olduğuna yönelik eleştiriler bulunduğunu belirterek, ek vergi hesabına ilişkin şu örneği verdi: “Şirketin 2022 beyannamesine göre karının 20 Milyon TL olduğunu, bunun 10 Milyon TL’sinin taşınmaz s atış kazancı istisnasından oluştuğunu varsayalım. Geçici vergi ve stopajları ihmal edilirse, şirketin 2022 yılında ödeyeceği kurumlar vergisi 2 Milyon 300 bin (10 Milyon x %23=) TL olacak. Ödemesi gereken ek vergi ise, 1 Milyon TL (10 Milyon TL x % 10) olarak hesaplanacak. Buna göre, ek vergi öncesi Şirketin vergi yükü yüzde 23 (2 milyon 300 bin TL/10 Milyon TL) iken, ek vergi sonrasında yüzde 33’e yükselmiş olacak” Tolu reel sektörün söz konusu düzenlemeye “geçmişe dönük vergi ve benzeri mali yükümlülük getirilemeyeceği, teşvik belgesi kapsamında yatırım yapan yatırımcıların bir nevi cezalandırıldığı, düzenlemeye karşı dava açıldığı takdirde iptal edileceği, geçmişte çeşitli gerekçelerle geçmişe yürütülen birçok düzenlemenin iptal edildiği” gibi eleştiriler getirdiğine dikkat çekti.
Canan SAKARYA- ekonomim
İlginizi Çekebilir
GÜNCEL
İstanbul Finans Merkezi için tarihi teşvik paketi yayımlandı
Yayınlanma:
2 saat önce|
04/06/2026Yazan:
BankaVitrini
4 Haziran 2026 tarihli yeni vergi ve yatırım düzenlemeleri ne getiriyor?
Resmî Gazete’de yayımlanan 7582 sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”, vergi, yatırım, üretim, yurt dışı gelirler ve kamu alacaklarının tahsili alanlarında önemli değişiklikler içeriyor. Özellikle üretici firmalar, yabancı yatırımcılar, yurt dışından Türkiye’ye dönen yüksek gelir grupları ve vergi mükellefleri açısından dikkat çekici düzenlemeler bulunuyor.
1. Kamu borçlarında taksit süresi iki katına çıktı
6183 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikle kamu borçlarının tecil süresi 36 aydan 72 aya çıkarıldı. Ayrıca bazı işlemlerdeki limit 50 bin TL’den 1 milyon TL’ye yükseltildi.
Vatandaş ve firmaya etkisi
- Vergi ve SGK borcu olan şirketlerin ödeme yükü hafifleyecek.
- Nakit akışı bozulan KOBİ’ler daha uzun vadede borçlarını yapılandırabilecek.
- Tahsilat baskısı kısa vadede azalırken devletin tahsilat süresi uzayacak.
2. Yurt dışından Türkiye’ye dönenlere 20 yıl vergi avantajı
Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen yeni düzenleme ile son 3 yılda Türkiye’de vergi mükellefi olmayan kişilerin yurt dışından elde ettikleri gelirler 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna tutulabilecek.
Kimleri ilgilendiriyor?
- Yurt dışında çalışan profesyoneller
- Yazılımcılar
- Fon yöneticileri
- Girişimciler
- Uluslararası danışmanlar
Etkisi
Türkiye, yüksek gelirli ve nitelikli insanları çekmek için vergi rekabetine giriyor. Özellikle Dubai, Londra ve Singapur’da yaşayan Türklerin dönüşünü teşvik etmeyi amaçlıyor.
3. “Nitelikli Hizmet Merkezi” dönemi başlıyor
Kanunla ilk kez “Nitelikli Hizmet Merkezi” tanımı getirildi. Çok uluslu şirketlerin finans, muhasebe, veri analizi, risk yönetimi, insan kaynakları ve teknoloji operasyonlarını Türkiye’den yönetmelerine yönelik yeni teşvik sistemi kuruldu.
Şirketlere sağlanan avantajlar
- Personel ücretlerinde gelir vergisi avantajı
- Kurumlar vergisinde büyük indirimler
- İstanbul Finans Merkezi ve belirli endüstri bölgelerinde daha güçlü teşvikler
Beklenen sonuç
Türkiye’nin;
- bölgesel finans merkezi,
- bölgesel muhasebe merkezi,
- teknoloji ve veri merkezi
olma hedefi güçleniyor. Özellikle İstanbul Finans Merkezi’nin uluslararası şirket çekme kapasitesi artırılıyor.
4. Üretici şirketlere %12,5 kurumlar vergisi
Kanunun en dikkat çekici maddelerinden biri üretim ve tarım şirketlerine yönelik.
Sanayi sicil belgesine sahip ve fiilen üretim yapan şirketlerin üretim kazançları için kurumlar vergisi oranı %12,5 olarak uygulanacak.
Kim kazanıyor?
- İmalat sanayi
- Organize sanayi bölgelerindeki üreticiler
- Tarımsal üretim şirketleri
Etkisi
Bu düzenleme özellikle krediye erişimde zorlanan reel sektör için önemli bir vergi desteği niteliğinde.
Bankavitrini açısından bakıldığında bu düzenleme:
- üretim yatırımlarını artırabilir,
- kayıtlı üretimi teşvik edebilir,
- sanayi şirketlerinin özkaynak birikimini güçlendirebilir.
Ancak finansman maliyetleri yüksek kaldığı sürece tek başına yeterli olmayabilir.
5. Yurt dışı ticarete dev vergi avantajı
Yurt dışından alınan malın Türkiye’ye gelmeden başka ülkeye satılmasından elde edilen kazançların %95’i kurumlar vergisi matrahından indirilebilecek. Bazı bölgelerde bu oran %100’e kadar çıkabilecek.
Sonuç
Türkiye’nin:
- ticaret merkezi,
- tedarik zinciri merkezi,
- bölgesel lojistik üs
olma hedefi destekleniyor.
6. Yeni “Varlık Barışı” geliyor
31 Temmuz 2027’ye kadar yurt dışındaki para, altın, döviz ve menkul kıymetlerin Türkiye’ye getirilmesine imkan tanıyan yeni bir varlık barışı düzenlemesi getiriliyor.
Dikkat çeken nokta
Normal vergi oranı %5.
Ancak;
- 5 yıl tutulursa %0
- 4 yıl tutulursa %1
- 3 yıl tutulursa %2
- 2 yıl tutulursa %3
- 1 yıl tutulursa %4
olarak uygulanabilecek.
Ekonomiye etkisi
Hazine’nin amacı:
- Döviz girişini artırmak,
- Finansal sisteme kaynak çekmek,
- Yastık altı ve yurt dışındaki varlıkları kayıt altına almak.
Bankavitrini yorumu
Bu kanun, ilk bakışta bir “vergi kanunu” gibi görünse de aslında üç stratejik hedef taşıyor:
1. Üretimi teşvik etmek
%12,5 kurumlar vergisi bunun en somut göstergesi.
2. Yabancı sermayeyi çekmek
Nitelikli hizmet merkezleri ve İstanbul Finans Merkezi teşvikleri bu amaçla getirildi.
3. Döviz girişini artırmak
Varlık barışı ve yurt dışı gelir istisnaları bu hedefe hizmet ediyor.
Ancak düzenlemenin başarısı sadece vergi avantajlarına değil;
- hukuk güvenliğine,
- finansmana erişime,
- kur istikrarına,
- yatırım ortamına
bağlı olacak.
Aksi halde vergi teşvikleri tek başına beklenen yatırım ve üretim artışını sağlayamayabilir. Buna karşın özellikle üretici firmalar, ihracatçılar ve uluslararası hizmet şirketleri açısından son yılların en önemli teşvik paketlerinden biri olduğu söylenebilir.
Önerilen başlıklar:
- Vergide yeni dönem: Kim kazanacak, kim kaybedecek?
- Üreticiye %12,5 vergi müjdesi: Sanayi için yeni fırsat
- Türkiye vergi rekabetine giriyor: Yurt dışındaki Türkler geri döner mi?
- Varlık barışı geri döndü: Döviz girişinde yeni hamle
- İstanbul Finans Merkezi için tarihi teşvik paketi yayımlandı
Kaynak: 4 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7582 sayılı Kanun.
EKONOMİ
2026’nın ilk sinyali; büyüyemeyen ekonomi
“Büyümeden ödün vermeden enflasyonu düşürme” hedefinin, programın iki temel dinamiği değiştirilmeden gerçekleşemeyeceği artık verilerle sabittir. O nedenle ilk çeyrek büyüme verisi, önemli bir uyarı işaretidir
Yayınlanma:
4 saat önce|
04/06/2026Yazan:
Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz
TÜİK verilerine göre Türkiye ekonomisi bu yılın birinci çeyreğinde (Ocak-Şubat-Mart) geçen yılın aynı çeyreğine göre, yıllık bazda yüzde 2,5 büyüdü. Ancak bu oran piyasa beklentisi olan yüzde 2,7’nin altında kaldı.
Daha da önemlisi çeyreklik bazda büyüme fiilen “sıfır” (yüzde 0,1); bir önceki çeyreğe göre aslında büyümedik. Çeyreklik bazda yüzde 0,1’lik bu oran, ekonomik aktivite düzeyinin bir önceki çeyreğe oranla yatay bir seyir izlediğini gösteriyor.
Sanayi yıllık bazda yüzde 0,8 küçülürken, özellikle imalat sektörü kaynaklı küçülme çeyreklik verilere de yansıdı. Sanayi üretimi, yüksek faiz ortamı ve artan maliyetlerin etkisiyle ivme kaybederek büyümeyi aşağı çeken ana unsur oldu.
Tarım sektörü 2025 yılının derin küçülme oranlarından sonra nihayet yıllık bazda yüzde 4,6, çeyreklik bazda ise yüzde 5,9 büyüdü.
İnşaat sektörü ise 2025 yılında yüzde 10’un üzerinde seyreden rekor büyüme oranlarının ardından ilk çeyrekte yıllık bazda sadece yüzde 3,2 büyüdü, üstelik çeyreklik bazda yüzde 1,7 daraldı.
Sektörlerdeki zayıf görünümün yanında bilgi-iletişimdeki yüzde 9,5’luk oran çarpıcı görünse de bu durum büyük ölçüde 5G teknoloji altyapı yatırımlarına dayalı olduğu için kalıcı bir ivmelenme olmayabilir.
Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde büyümenin itici güçlerinden biri de yatırımlar yani gayrisafi sabit sermaye oluşumu (makine-teçhizat ve inşaat yatırımları). Bu kalem yıllık bazda yüzde 3 artış kaydedip büyümeye 0,8 puanlık katkı verse de çeyreklik bazda yüzde 2,2 küçüldü.
Stoklar ise büyümeye 0,5 puanlık pozitif katkı verdi. Çeyreklik bazda talep yavaşlarken üretilen malların bir kısmının satılamayıp rafa kalktığı anlaşılıyor olsa da bunun da teknik olarak büyüme rakamını yukarıda tuttuğu görülüyor.
Harcama yöntemiyle milli gelire bakalım;
Hanehalkı tüketimi yıllık yüzde 4,8 arttı ancak çeyreklik artış yüzde 0,1’de kaldı. Talebin sıkılaşma adımlarıyla hız kestiği hissediliyor. Ama kimin talebi ve tüketimi? Zaten “program” dar ve sabit gelirliler üzerinde çalışıyor yıllardır. Yine de yüksek gelirlilerin ve servet transferinin etkisiyle doğan talebin baskılanması zor.
Devlet de harcamacı tarafta yerini aldı; yıllık bazda devletin nihai harcamaları yüzde 2,1 artarken, çeyreklik artış yüzde 3,3 oldu. “Kamuda tasarruf olmalı” derken, devletin harcamalarının artması büyük ikilemi ortaya koyuyor.
Asıl kırılganlık ihracatta. İhracat yıllık yüzde 12,7, çeyreklik yüzde 7,5 daralarak en zayıf halka oldu. Bu dengesizlik sebebiyle net dış ticaret, büyümeyi 2,5 puan aşağı çekti.
İhracattaki sorunlar yapısal nitelik taşıyor. Yüksek faiz, girdi maliyetlerindeki artış, kur baskısı, atıl kapasite ve dış talepteki durgunluk, hepsi bir arada etkisini gösterdi.
Nisan sonunda imalatçı ihracatçılar için kurumlar vergisi oranının yüzde 9’a, ihracatçılar için yüzde 14’e indirilmesi olumlu bir adım; ancak yapısal sorunlar gündemdeyken bu düzenlemenin etkisi sınırlı kalacak. Sanayinin dış rekabet gücü zayıfladıkça ihracat üzerindeki baskı artmaya devam edecek. Bu sürecin işsizliği yukarı taşıması kaçınılmaz görünüyor.
Program hedefiyle gerçek arasındaki makas açıklanamaz hale geldi. Talebin baskılanması ve kur kontrolüne dayanan mevcut program, enflasyonla mücadelede somut bir ilerleme sağlayamıyor. Öte yandan iç ve dış talebi belirgin şekilde soğuttuğu anlaşılıyor. “Büyümeden ödün vermeden enflasyonu düşürme” hedefinin, programın iki temel dinamiği değiştirilmeden gerçekleşemeyeceği artık verilerle sabittir. O nedenle ilk çeyrek büyüme verisi, önemli bir uyarı işaretidir.
Prof. Dr. Binhan Elif YILMAZ – T24
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Petrol ve dolar yükselirken Fed kaygıları risk iştahını bastırıyor
Yayınlanma:
4 saat önce|
04/06/2026Yazan:
BankaVitrini
Küresel mali piyasaların odağında Orta Doğu kaynaklı jeopolitik riskler bulunmaya devam ederken, İsrail’in tutumunun barış sürecini zorlaştırdığı görüşünün giderek daha geniş kabul gördüğünü izliyoruz. Bu sabah İsrail ile Lübnan arasında ateşkesin uygulanmasına yönelik varılan anlaşma olumlu bir gelişme olarak öne çıksa da, bölgeden gelen çelişkili açıklamalar ve zaman zaman yeniden yükselen gerilim piyasaların temkinli duruşunu korumasına neden oluyor. Daha basit bir ifadeyle, piyasalar artık ‘anlaşma yakın’ yönündeki açıklamalardan çok, çatışmaların gerçekten durduğunu ve diplomatik sürecin somut sonuçlar ürettiğini görmek istiyor.
Bu minvalde yapay zekâ temalı hisselerde görülen kâr satışları ve Orta Doğu’da yeniden yükselen jeopolitik risklerin risk iştahını belirgin bir şekilde azaltmasıyla ABD borsalarının geceyi %1 civarında düşüşle tamamladığını görüyoruz. Dolar endeksi (DXY), Orta Doğu’da yeniden yükselen jeopolitik gerilimlerin etkisiyle güvenli liman talebinden destek alarak son iki ayın en güçlü seviyelerinde salınırken, İran’ın Kuveyt’e yönelik saldırıları ve Hürmüz Boğazı çevresindeki çatışmalar petrol fiyatlarının yüksek seviyesini korumasına neden oluyor. DXY’nin güç kazanması, ABD tahvil faizlerinin de yükselmesine neden olurken, Fed’in enflasyon baskıları nedeniyle faiz indirimlerini uzun süre erteleyebileceği beklentisi de piyasalar üzerinde ilave baskı kurmaya devam ediyor.
Tansiyonun barometresi konumunda olan Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı, üç günlük kesintisiz yükseliş isteği ardından dün 99 dolar seviyesini test ederken, ABD ham petrol stoklarının beklentilerin iki katı kadar azalması da küresel petrol talebinin güçlü seyrettiğine işaret etti. Haber akışı sizin de takdir edeceğiniz üzere pek de olumlu düzlemde ilerlemezken, mevcut stresin üzerine 16-17 Haziran tarihinde düzenlenecek olağan Fed toplantısının da eklenmeye başladığını düşünüyoruz. Fed’in yeni başkanı Warsh, göreve yapay zekâ yatırımlarının ekonomiyi desteklediği ancak İran savaşı kaynaklı enerji maliyetlerinin enflasyonu yeniden hızlandırdığı zorlu bir dönemde başlıyor. Nitekim, Fed’in yayımladığı Beige Book raporu, birçok bölgede enerji fiyatlarındaki artışın nakliye, gıda ve gübre maliyetlerine yayıldığını, tüketicilerin ise daha fazla kredi kartı kullanıp harcamalarını temel ihtiyaçlara yönlendirdiğini gösterdi. Bu durum, ekonomik büyümenin yavaşladığı ancak enflasyonun yüksek kaldığı stagflasyon riskini yeniden gündeme taşıdığını belirtelim.
Orta Doğu kaynaklı jeopolitik riskler, Hürmüz Boğazı’nın âdeta dünyanın boğazını sıktığı, enflasyon beklentilerinin yükseldiği ve tedarik zincirlerinin kırıldığı bir ortamda, faiz indirimi beklentilerinin yerini faiz artırımı ihtimaline bıraktığını görüyoruz. Bu sabah Fed vadeli işlemleri, yıl sonuna kadar faiz artışı olasılığını yaklaşık %51 olarak fiyatlıyor. Bu değişimin altını özellikle çizmek gerekiyor. Fed cephesinde büyüme ile enflasyonla mücadele tercihi arasında yaşanacak görüş ayrılıklarını merakla takip edeceğiz. Güvenli liman edasıyla son dönemlerde ön plana çıkan doların bir süre daha bu belirsizlik ortamında güçlü kalmasını, bunun da faizlerin yüksek seyretmesine zemin hazırlayabileceğini düşünüyoruz.
ABD borsalarının dün geceyi düşüşle tamamlaması ardından, yapay zekâ temalı hisselerin önemli oyuncularından Broadcom’un beklentilerin altında kalan gelir tahmini sonrası teknoloji ve yarı iletken hisselerinde satışlar hızlandı. Broadcom’un açıkladığı sonuçlar, yatırımcıların yüksek beklentilerini karşılayamayınca hisseler mesai sonrası işlemlerde %13’ten fazla değer kaybetti. Şirketin ikinci çeyrek gelirleri piyasa tahminlerinin hafif altında kalırken, üçüncü çeyrek için açıkladığı yapay zekâ çipi gelir beklentisi de beklentilerin gerisinde kaldı. Daha da önemlisi, yönetimin 2027 yılına ilişkin 100 milyar dolarlık yapay zekâ gelir hedefini yukarı yönlü revize etmemesi, piyasada büyüme ivmesinin yavaşlayabileceği endişelerini artırdı.
Havanın genel hatlarıyla olumsuz olması ve Broadcom’un açıkladığı sonuçlar ardından yeni gün başlangıcında Pasifik’in diğer ucunda hâkim rengin kırmızı olduğunu görüyoruz. Japonya’nın gösterge endeksi Nikkei, bir gün önce ulaştığı tarihi zirveden geri çekilmek suretiyle %2 gerilerken, ABD borsalarının vadeli işlemlerinde de %0,5 civarında düşüşler görüyoruz. Japon Yeni dolar karşısında kritik 160 seviyesini tekrar test ederken, bu seviye, Japon yetkililerin geçmişte döviz piyasasına müdahale ettiği bölge olması nedeniyle yakından izleniyor. Her ne kadar Japonya Merkez Bankası’ndan bu ay faiz artırımı gelebileceğine yönelik beklentiler güçlense de, doların küresel belirsizliklerden aldığı destek YEN üzerindeki baskıyı sürdürüyor. Doların güçlü seyrine paralel EURUSD paritesi 1,16, GBPUSD paritesi ise 1,34 seviyelerinin diplerine kadar geriledi.
Risk iştahındaki bozulma kripto para piyasalarına da yansırken, Bitcoin ve Ethereum son dört ayın en düşük seviyelerini test etti. Dört hafta önce 83 bin dolar seviyesine dayanan Bitcoin bu sabah 61 bin dolar seviyelerine kadar gerilerken, küresel piyasalarda güvenli liman arayışının yeniden ön plana çıktığını not etmemiz gerekiyor. Güvenli limanın da bu günlerde dolar olması, faiz getirisi olmayan kıymetli metallerin tatsız bir seyir izlemesine neden oluyor. Altının ons fiyatı dün 4,425 dolar seviyesini test ederken, gümüş ise 72,50 dolar seviyesine kadar geriledi. Her ikisi de bu sabah tepki alımları ile sırasıyla 4,465 dolar 73,50 dolar seviyelerine yükselse de, teknik görünüm pek de iç açıcı olmadığını söylememiz gerekiyor. Haftalık kapanışı görerek daha sağlıklı yorum yapmaya gayret edeceğiz. Bir süre daha gelişmeleri takip etmek adına kenarda beklemeye devam ediyoruz.
Genel hatlarıyla Hürmüz düğümünün çözülemiyor olması, Fed’in de Warsh başkanlığında yaklaşan ilk olağan toplantısı küresel piyasaları gererken, Türkiye cephesinde ise bir önceki gün özellikle de bankacılık endeksi önderliğinde (BlackRock dedikodusu) yaşanan yükselişin ardından dün siyasi beklentilerin ağır basmasıyla kazanımların bir bölümünün geri verildiğine şahit olduk. BİST100 ana endeksi %1,7 gerilerken, bankacılık hisseleri ise %2’ye yakın geriledi. USDTRY kuru 46 seviyelerine doğru bebek adımlarıyla yükselişini sürdürürken, CDS risk priminin ise hafif de olsa yükselerek 242 baz puana geldiğini not edelim. Her ne kadar içeride siyasi gelişmeler ve dışarıda jeopolitik gelişmeler baskı unsuru yaratsa da, dün de belirttiğimiz üzere, ABD ile ilişkilerde yapıcı zeminin korunması, önümüzdeki ay Türkiye’de düzenlenecek NATO Zirvesi’ne ABD Başkanı Trump’ın da katılacağının açıklanması, Türkiye’nin giderek güçlenen jeo-ekonomik konumu büyük resimde dikkat çekmeye devam edeceğini düşünüyoruz.
Yurt içi yerleşiklerin Türk Lirası’na olan ilgisi devam ederken, mevduat tercihinde uzun süredir yaklaşık olarak %60 Türk Lirası, %40 yabancı para kompozisyonu da korunmaya devam ediyor. TCMB’nin kur oynaklığını yönetebilecek araç seti ile hareket alanını koruması nedeniyle, mevcut görünüm altında USDTRY kuru açısından da önemli bir risk görmediğimizin altını çizmek isteriz. Dün bu bağlamda, TCMB’nin haftalık bültenini yine yakından inceledik. TCMB’nin butlan kararı ardından 13 milyar dolar eriyen net yabancı para pozisyonu, 2 Haziran valörlü işlemlerde 4,2 milyar dolar toparlanma kaydettiğini görüyoruz. Manşet rakamın ise 20,8 milyar dolar seviyesine toparlandığını not edelim (bakınız grafik).
TCMB Net Yabancı Para Pozisyonu
TCMB Net Yabancı Para Pozisyonundan yaşanan günlük değişim
Emre Değirmencioğlu
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
KATEGORİLER
- ALTIN – DÖVİZ – KRIPTO PARA (1.023)
- BANKA ANALİZLERİ (151)
- BANKA HABERLERİ (3.576)
- BASINDA BİZ (67)
- BORSA (560)
- CEO PERFORMANSLARI (39)
- EKONOMİ (2.974)
- GÜNCEL (4.407)
- GÜNDEM (3.550)
- RÖPORTAJLAR (47)
- SİGORTA (146)
- ŞİRKETLER (2.671)
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK (575)
- VİDEO Vitrini (19)
- YAZARLAR (1.416)
- AI-BankaVitrini (28)
- Ali Coşkun (55)
- Arif Öztan (7)
- Ayşe Muzaffer Sunguroğlu (7)
- Cengiz KILIÇ (9)
- Dr. Abbas Karakaya (73)
- Erden Armağan Er (46)
- Erol Taşdelen (795)
- Gizem Taşdelen (5)
- Gülbeyaz Gergün (106)
- Kemal Emirhan Mendi (1)
- Murat Şenol (26)
- Mustafa Akpınar (51)
- Onur ÇELİK (49)
- Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz (91)
- Serhat Can (11)
- Süleyman Çembertaş (18)
- Tungay Dere (19)
- Uğur Durak (33)
- Zuhal KARABULUT (5)
YAZARLAR
ALTIN – DÖVİZ
KRİPTO PARA PİYASASI
X
- Resmi Gazete'de bugün (04.06.2026) 03/06/2026
- İran: Müzakerelerde somut bir ilerleme sağlanamadı 03/06/2026
- Fed'in Bej Kitap raporunda yüksek enflasyon vurgusu 03/06/2026
- Morgan Stanley ve UniCredit'ten ‘Warsh’ uyarısı 03/06/2026
- Bessent: Enflasyondaki yükseliş kısa vadeli olacak 03/06/2026
- Otokar, Automecanica'nın yüzde 96,77'sini devraldı 03/06/2026
- Trump Ankara'daki NATO zirvesine katılacak 03/06/2026
- ABD fabrika siparişlerinde 11 ayın en büyük artışı 03/06/2026
- ABD'de hizmet faaliyetleri toparlandı 03/06/2026
- ABD-İran geçici anlaşma görüşmelerindeki temel anlaşmazlık konuları 03/06/2026
SON YAZILAR
- İstanbul Finans Merkezi için tarihi teşvik paketi yayımlandı 04/06/2026
- 2026’nın ilk sinyali; büyüyemeyen ekonomi 04/06/2026
- Petrol ve dolar yükselirken Fed kaygıları risk iştahını bastırıyor 04/06/2026
- Kredi tahsisinde asıl risk: Üreten firmayı yalnız bırakmak 04/06/2026
- SASA yatırımcısı neden öfkeli? PDT dönüşümü ve İbrahim M. Turhan tartışması 03/06/2026
- Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi 03/06/2026
- Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı 03/06/2026
- Bankalar çiftçiyi nasıl finanse ediyor? 02/06/2026
- Barış masası sallanıyor, piyasalar hâlâ diplomasiye şans tanıyor 02/06/2026
- Geleceğin Bankalarını Don Kişotlar mı Kuracak? 01/06/2026
ARAMA
Popüler
-
GÜNCEL3 yıl önceZara Ve Mango’ya Üretim Yapın Tekstil Devi Konkordato Talep Etti
-
BANKA HABERLERİ3 yıl önceTCMB Başkanı için ismi geçen GAYE ERKAN First Republic Bank’tan ayrılma süreci
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceAKBANK çöktü : Dijital Bankacılık sorumlusu GMY CİVELEK ortada yok!
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceHSBC terbiyesizliği : “Sabancı alana “AKBANK bedava”
-
BANKA ANALİZLERİ4 yıl önceYILIN İLK YARISINDA İŞBANK RAKİPSİZ LİDER AKBANK SONUNCU SIRADAN KURTULAMIYOR
-
VİDEO Vitrini4 yıl önceGelişmekte olan ülkeler neden gelişmiş ülkelerden daha az borçlu


