Connect with us

BANKA HABERLERİ

Dijital dönüşüm ve Bankacılıkta Siber Güvenlik?

Türkiye kötücül yazılım kaynaklı Siber Güvenlik tehditlerine maruz kalma açısından dünyada en üst sıralarında yer almaktadır. Ayrıca botnet ( zombi ağı ) ağlarında yine üst sıralarda yer bulunmakta. Ayrıca çalışan bilinci ve farkındalık konularında henüz istenen seviyede değiliz. Bu yüzden dijital dönüşümde bu kirli networkte güvenli bir biçimde var olabilmek için eskisine göre çok daha detaycı yaklaşımlar ve aksiyonlar gerekmekte

Yayınlanma:

|

Bankalar, Siber Güvenlik ile ilgili tedbirlerinin yeterli olduğunu iddia ediyor ama, çoğu dolandırıcılıkların merkezinde hala Bankalar var. Kredi Kart, POS, ATM/BTM dolandırıcılığı, Hesapların boşaltılması, Kişisel Verilerin sızdırılması, para karşılığı banka içi Müşteri Bilgi sızdırılması her tedbir sonrası dolandırıcıların bir hamlesi geliyor. İşin içinden çıkılmaz bir hal alıyor ta ki Bilgi Güvenlik Mühendislerin işin içine girene kadar. Dolandırıcıların korkulu rüyası bu grup. Sibel Saldırıları ilk fark edip ilk harekete geçen, karşı hamle planlayan grup yine bunlar. Peki Bankacılık sektörü ne kadar güvenli?

Telefon dolandırıcılığı, POS dolandırıcılığı, Kredi Kartı dolandırıcılığı, hesapların boşaltılması, ATM dolandırıcılığı, kişisel bilgi hırsızlığı dikkat edin çoğunda bankalar boş rol oyuncusu.
Dijital dönüşüm her sene daha da hızlanarak devam ediyor. 2010’dan sonra internetin yaygınlaşması, akıllı telefon kullanım oranının katlanarak artması bunun sonucunda da mobil uygulamaların neredeyse tüm ihtiyaçları karşılamaya yönelik yaklaşımları artık dünyada tüm alışkanlıkları değiştirmiş durumda.
 Son 10 yıla baktığımızda değişimin ne kadar büyük olduğunu görmek pek de zor değil. İletişimden, pazarlamaya, finanstan, reklama tüm sektorlerde tanımlar, tekrardan oluşturulmuş durumda. Artık devasa sosyal networklere dahiliz. Bir tarafta aile ve arkadaş havuzumuz var diğer tarafta fotoğraf havuzumuz var. Diğer bir uygulamada gittiğimiz yerleri işaretleyebiliyoruz.
Bütün hizmet alabileceğimiz noktalardan daha ürünü almadan bütün yorumları okuyabiliyoruz. Yemeğimizi bile 2 tuşla eve söyleyip restaurant hakkında yorum yapabiliyoruz.
Ne kadar yol gidip ne kadar tutacağını ya da nerden alırsan ürünü daha indirimli olduğunu anında görebiliyoruz. Market alışverişi, özel araç, bankacılık işlemleri artık telefonumuzun içinde. Devlet kurumlarına yapacağınız işlemlerden tutun, havale, eft, fatura ödeme işlemlerini bile telefonla hallettiğimiz bir dönemdeyiz. Dolayısıyla böyle devasa bir ağın içinde devasa tehditler barınıyor.
Dibi görünmeyen çukur: İnternet
Biraz da bu devasa ağı şöyle verilerle biraz daha şekillendirelim. 1 dakikada  180 milyon mailin gönderildiği, 400 saatlik youtube videosunun ve 300 bin instagram fotoğrafının yüklendiği, 38 milyon whatsapp mesajının gönderildiği bir ağdan bahsediyoruz. Bunların yanısıra milyar dolarlık parayı yöneten bankalar da bu networkte hizmet veriyorlar.

Saldırıların amacı ne ?
Bir saldırganın amacı, sistemlere girip buradan elde ettiği bilgilerle ya da kullanabileceği yöntemlerle kazanç elde etmeye çalışmaktır. Bu girişimler basit sosyal mühendislik çalışmalarıyla olabileceği gibi, uygulama açıklarını kollayan ve kod analizi yapan sistematik saldırılar da olabilir.
Türkiye’de durum ne?
Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de en çok hedeflenen kuruluşların başında bankacılık ve finans kuruluşları geliyor. Bankalar, yüksek düzeyde güvenlik önlemleriyle kendilerini ve müşterilerini her zaman güvende tutmayı hedefliyor. Ancak yine de bankacılık sisteminin büyük oranda dijitalleşmesi, siber saldırganların iştahını kabartıyor. Paraya ulaşmak için yeni yollar, yöntemler denemekten çekinmiyorlar. Bankalarda diğer firmalara göre risk, kayıp, itibar zedelenmesi çok fazla olacağı için yıllardır bu alanda biraz daha tetikte olmak  durumundalar. Özellikle son 5 yılda global ölçekte bankacılık sektöründe siber güvenliğe ciddi yatırımlar yapıldı. Aynı zamanda 2014-2015’den sonra özellikle dijital bankacılık sektöründe yasal uyumluluk, denetim çalışmaları daha da sıkılaştırıldı. Danışmanlık şirketi EY firmasının her sene üst düzey risk yönetimi uzmanlarının katılımıyla hazırladığı Global Bankacılık Risk Yönetimi Araştırmasına* göre  bankaların risk yönetimi birimleri için en büyük endişe kaynağını siber güvenlik ve veri ilişkili riskler oluşturuyor. Araştırmaya katılan risk yönetimi liderleri, artan siber güvenlik tehditleri ve dijital dönüşümün etkisiyle risk birimlerinin ve standartlara uygunluğu denetleyen departmanların önceliklerini yeniden belirlediklerini dile getiriyor.
Öte yandan araştırma sonuçları, risk yönetimi ve güvenlik birimlerinin yeni teknolojileri kullanarak bankayı farklı alanlarda destekleyebileceğine işaret ediyor. Katılımcıların yüzde 72’si yeni teknolojilerin usulsüzlük denetiminde, yüzde 68’i mali suçların tespitinde, yüzde 57’si ise kredi analizi ve bankaların müşterilerini tanıma amaçlı faaliyetlerinde kullanılabileceğini belirtiyor. Özellikle makine öğrenmesi ve kimlik yönetimindeki gelişmeler, güvenlik olay yönetiminin kullanılması biraz daha görünürlüğü arttırıcı önlemler olarak göze çarpıyor.

Neler yapılmalı?
2019 yılında siber saldırıların  dünya genelinde şirketlere toplam zararı 2 trilyon USD’den fazla olacağı öngörülüyor. Peki teknolojinin yıldan yıla bu kadar gelişmesine ragmen, saldırıların yarattığı zararların katlanarak artması neden kaynaklanıyor? 
Bankacılık özelinde şöyle cevaplayabiliriz.
1-İnsan hatası %95’lik oranla hala en büyük güvenlik sorunu kaynağı olarak gösterilmektedir.
Bankalarda denetim ve kontrol birimleri diğer firmalardan daha fazla olmasına rağmen yine insandan kaynaklı yaşanan hatalar en üst sırada yeralmaktadır. Sızma ve veri kayıplarının yaşanmasının en büyük nedeninin şirket çalışanlarının güvenlik ihlalleri olduğu gözlenmektedir. Bununla ilgili risk prosedürlerinin oluşturulması, departmanların ve çalışanların bilgilendirilmesi ve artı önlem olarak da özelleştirilmiş veri sızıntısı önleme (DLP) ve analiz uygulamaları kullanılması gerekmektedir. Kişisel verilerin korunmasına yönelik kanunların ve çalışmaların oturmaya başladığı bir dönemde mutlaka dikkat edilmesi gereken noktalardan biridir. Banka ve müşteri bilgilerinin bir banka çalışanı tarafından dışarıya çıkarılma ihtimali de göz önünde bulundurulması gereken bir durumdur. (*Bkz: ING Bank) Sadece banka özelinde değil her firmada olabilecek bir durum olduğu için mutlaka denetleyici bir mekanizma kullanılması gereklidir.

2- Bankacılıkta kullanılan sistemlerin, servislerin zamanında güncellenmemesi yine önemli bir güvenlik sorunu. Bir işletim sisteminde ya da uygulamada çıkan bir açık genelde saldırganların başlangıç noktası olabiliyor. Buradan faydalanarak sistemlere daha kısa sürede erişebiliyorlar. Kullanılan tüm altyapı için öncelikle güvenlik güncellemeleri bekletilmeden yapılmalıdır. Türkiye’deki bazı banklardaki POS kaynaklı dolandırıcılıklar bu nedenle olmaktadır.
3-Mevcut sistemlerin ve servislerin konfigürasyonunun düzgün yapılmaması. Bunlar da yine saldırganların sevdiği konuların başında geliyor. Default olarak açık bırakılan portlar, kullanıcılar, tanımlar . vs
4-En çok dikkat edilmesi gereken noktalardan biri de Kod. Kullanılan iç yazılımlar ya da hazır yazılımlar yine önemli güvenlik sorunlarına yol açabilecek zafiyetler barındırabilir. Kodlama kısmında da artık güvenlik esaslarının dikkate alınması bir standart haline gelmesi gerekiyor. Bankacılık sektöründe eskisine göre birçok gözle testler, taramalar yapıldığı için bu zafiyetler azalmış olsa da, “Çalışan sisteme dokunulmaz” diye bırakılan eski yazılımların elden geçirilmesi gerekiyor. “Dijitalleşiyoruz, Robotlaşıyoruz” diye bilgisizce açıklama yapan Banka CEO’larının yumuşak karnı burası.
5-Yetersiz bilgi ve bundan dolayı güvenlik cihazlarının yeterince efektif bir şekilde kullanılamamasını yine sorunlardan biri olarak söyleyebiliriz. Mevcut altyapı ve tüm trafiğin uçtan uca analiz ve takip edilmesi gerekiyor ki herhangi bir anomalide aksiyon alınabilsin. Burada yine güvenlik çalışanlarının sürekli güncellenmeleri ve sürekli eğitimle daha yetkin hale getirilmelidir.
6-Yılda bir kere sistemlerin o anki fotoğrafını çekebilmek için içerden ve dışardan sızma testlerinin yapılması gerekmektedir. Bu raporlar sonucunda mevcut güvenlik puanınızı görebileceğiniz gibi yapılması gereken ve karanlıkta kalmış, zafiyet barındırabilecek noktalarında görünmesini sağlayacaktır.
7-Bankacılık sektörünün özellikle bu dijital dönüşümde daha titiz davranarak olabilecek tüm saldırıları göz önünde bulundurarak doğru ve yerinde güvenlik yatırımları yapmaları gerekiyor.
8-Banka çalışanlarının ve müşterilerinin karşılaşabileceği sorunlara karşı farkındalık çalışmaları yapılması gerekmektedir. Özellikle çalışanlara periyodik olarak farkındalık eğitimi düzenleyerek, güvenlik bilincini daha da arttırmak gerekmektedir.
9-Bu maddeler ışığında bir risk yönetimi ve güvenlik standardının oluşturulması ve beklenmedik senaryolara göre alınabilecek aksiyonların belirlenmesi gerekmektedir.
Türkiye kötücül yazılım kaynaklı siber güvenlik tehditlerine maruz kalma açısından dünyada en üst sıralarında yer almaktadır. Ayrıca botnet (zombi ağı) ağlarında yine üst sıralarda yer bulunmakta. Ayrıca çalışan bilinci ve farkındalık konularında henüz istenen seviyede değiliz. Bu yüzden dijital dönüşümde bu kirli networkte güvenli bir biçimde var olabilmek için eskisine göre çok daha detaycı yaklaşımlar ve aksiyonlar gerekmektedir.

Not : Kıymetli bilgilerini paylaşarak yazının oluşumuna destek veren, bu konuda Türkiye’de yetişmiş önemli insanlardan biri olan  Bilgi Güvenliği Mühendisi SEZGİN K.’a teşekkür ederim.
Erol TAŞDELEN
[email protected]

*: https://www.ey.com/tr/tr/newsroom/news-releases/2018-bankalar-risk-yonetimi-birimlerini-yeniden-yapilandiriyor
*:  https://www.kvkk.gov.tr/Icerik/5375/Kamuoyu-Duyurusu-Veri-Ihlali-Bildirimi-ING-Bank-A-S-

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Artı beş yüz milyon dolar :)

Yayınlanma:

|

Yazan:

  • Bugün bültenimize sevindirici bir haber ile başlayalım. Her ne kadar bültenimizi takip eden kıymetli okurlarımız bu gelişmeleri her gün düzenli bir şekilde takip etse de, TCMB’nin 7 Haziran ile biten haftaya ait açıkladığı verilerine göre brüt döviz ve altın rezervleri 146,2 milyar dolar seviyesine ulaşarak rekor kırdı. Yaklaşık 4,5 yıl aradan sonra, TCMB’nin swap ve kamu dövizleri hâriç net rezervleri ise 0,5 milyar dolar ile artıya geçerek eksi rezerv konusunu da rafa kaldırdı. Eğer vücudun altını kas ise, merkez bankasının da en önemli kasının altın ve dolar rezervleri olduğu ve bunun da yabancı yatırımcı için ne kadar önemli bir parametre olduğunu unutmamak gerekiyor.
  • TCMB’nin swap hâriç net döviz pozisyonu, yerel seçimler dönemini baz alırsak, ya da son 48 iş gününde 74,5 milyar dolar artış gösterdi. TCMB rekor süratte rezerv biriktirmeye devam ederken, yurtiçi yerleşiklerin parite ve kur etkisinden arındırılmamış seriye göre DTH’ları (döviz mevduatları) 1,8 milyar dolar daha gerileyerek 165,5 milyar dolar seviyesine indi. Böylelikle Mart sonu baz alınırsa, 11 haftada DTH cephesinde çözülme 20 milyar doları aştı. BDDK verisine göre, yine 7 Haziran ile biten haftada bir nevi yabancı para enstrümanı olan KKM 26,5 milyar TL daha azalırken, stok rakamın dolar karşılığı 65,2 milyar seviyesine geriledi. Mart sonuna göre KKM cephesinde de azalma 5,4 milyar oldu. Böylelikle YP mevduatın toplam mevduata oranı (KKM dâhil) %51 seviyesine gerileyerek son dört yılın dibine indi!

Resim

  • Yabancı yatırımcının ise hisse senedi portföyü 542 milyar dolar daha azaldı. Son dört haftada yabancı yatırımcının hisse senetlerinden çıkışı 1,3 milyar dolar olurken, borsanın da limoni havasını özetledi. Öte yandan yine 7 Haziran ile biten haftada, yabancının benzer miktarda DİBS de aldığını görüyoruz. Mart sonuna göre bakılırsa yabancının DİBS portföyü 8,1 milyar dolar artış kaydetti!
  • TL ve TL cinsi yatırım araçlarına ilgi artarken, dolarizasyon eğilimi azalırken, TCMB rezerv biriktirmeye devam ederken, USDTRY kuru ise 32,30 seviyesinin hemen altında dün de sakin bir eğilim kaydetti. TL referans faiz dünü %49,40 seviyesinde tamamlayarak son üç haftanın dibine geriledi. TL’nin piyasada yeniden bollaştığını not edelim. Türkiye’nin yabancı indinde risklerini yansıtan 5 yıl vadeli CDS risk primi 260 baz puan etrafında dar ve sakin bir seyir izlemeye devam ederken, “borsada karar günü” başlıklı hafta içi yazımızda da belirttiğimiz üzere, 10bin endeks seviyesinden zıplayan BIST100 endeksi dünkü günü %2,2 yükselişle 10,391 puan seviyesinden tamamladı. 10bin endeks seviyesinin altında olası bir kapanış durumunda zarar kes uygulayarak hisse senetlerinde özellikle de endeksi sürükleyen bankacılık hisselerinde pozisyon artırılabileceğini düşünüyoruz. Dünkü yükelişte ayrıca uzun bayram tatilinin getirdiği takas avantajı ve dün akşam saatlerinde Sn. Bakan Şimşek’in hisse senetlerine yönelik işlem vergisi konusunun ertelendiği yönünde açıklamasının da yer tuttuğunu düşünüyoruz.
  • MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin son günlerde sosyal medya paylaşımları ve açıklamalarıyla ülke siyasetine hareketlilik getirdiğini not etmemiz gerekiyor.
  • Bahçeli, 31 Mart seçimlerinden sonra gündeme gelen normalleşme tartışmalarına değinerek Sinan Ateş davasından bahsetti ve bu davanın Milliyetçi-Ülkücü Hareket’e yönelik bir itibar suikastına dönüştüğünü belirtti. Davanın 1 Temmuz 2024’teki duruşmasında MHP’nin hazır bulunacağını ve Türk yargısı önünde hesaplaşacaklarını söyledi.
  • Bahçeli, açıklamalarının devamında “Cumhur İttifakı dağılıyor mu” sorularını gündeme getirdi. MHP’nin, ülkenin ve milletin çıkarları için her türlü fedakarlığı göze alacağını belirterek, Ak Parti ile CHP arasında geniş tabanlı bir ittifakın oluşmasının MHP’nin dileği olduğunu ifade etti. Cumhur İttifakı’ndaki sorumluluklarını yerine getireceklerini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a destek vereceklerini de ekledi. Ak Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Bahçeli’nin açıklamalarına cevap vererek “Cumhur İttifakı kararlılıkla yoluna devam etmektedir” dedi.
  • Yurtdışı piyasalarda ise Çarşamba günü ABD’de açıklanan ve olumlu anlamda sürpriz yapan TÜFE enflasyonu ardından dün de ÜFE enflasyonunu sürpriz yaptı. Yıllık bazda çekirdek ÜFE artışı %2,3 artış kaydederken (beklenti %2,5) manşet ÜFE artışı da %2,5 beklentinin gerisinde kalarak %2,2 oldu. FED ne kadar laf kalabalığı yapsa da, piyasaların FED’den bu yıl 2 adet faiz indirimi talep etmelerini artık normal karşılıyoruz! ABD’de enflasyon verilerinin piyasaların arzuladığı şekilde açıklanması ve 10 yıllık gösterge ABD tahvil getirisinin %4,25 ile 2,5 ayın en düşük seviyesine gerilemesine rağmen, faiz getirisi olmayan kıymetli madenler arzuladığımız performansı bir türlü kaydedemedi. Gümüşün ons fiyatı 29 dolar seviyesine kadar gerileyerek bizleri büyük ölçüde şaşırttı. Uzun bir süredir uzun pozisyon taşıdığımız gümüşte haftalık kapanışın peş peşe ikinci haftada da 30 doların altında olmasını zayıflık göstergesi olarak kabul ederek dün pozisyonlarımızdan kârla çıkma kararı aldık. Altın ise hâlen daha 2,300 dolar seviyesindeki desteğinde tutunmaya devam ettiğini not edelim.
  • ABD borsaları geceyi önemli sayılacak bir değişim kaydetmeden tamamlaması ardından bu sabah pasifiği diğer ucunda kararsız bir seyir görüyoruz. Japonya Merkez Bankası’nın bu sabah sonuçlanan olağan faiz toplantısında ultra düşük faiz oranlarını sabit tutmaya devam ettiğini lâkin devasa parasal teşvikten yavaş ama istikrarlı bir şekilde geri çekilerek büyük tahvil alımlarını azaltmaya başlamaya karar verdiğini görüyoruz. Yaralı aslan JPY, dolar başına 158 seviyesine yükselerek son altı haftanın en değersiz seviyesini test etti. Değersiz YEN’den destek alan gösterge endeks Tokyo borsası %0,7 yükselirken, diğer bölge borsalarında hafif de olsa kırmızılar gözümüze çarpıyor.
  • Piyasaların gündemi bugün çok da karışık görünmüyor. Küresel bazda çok sayıda merkez bankacının konuşması takip edilecek. Türkiye cephesinde TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi ön plana çıkıyor. Gözler ısınan siyasete çevrilirken, genel hatları ile piyasaların olumlu seyrini korumasını bekliyoruz. Herkese iyi bayramları dilerim.

*Menkul Kıymet İstatistikleri

Yabancının devlet tahvili âşkı devam ederken, hisse senetlerine yönelik küskünlüğü de son dört haftadır devam ediyor.

1718341011fab020b702c75482a08c6a305997ca1a_1_1200.jpg

*KKM

Dolarizasyonun önemli bir göstergesi olan KKM ve DTH’ın toplam mevduata oranı %51’e gerileyerek 4 yılın en düşük seviyesini gördü.

171834101249c6aac93ea30e733ebb9e4cbf31f876_2_1200.jpg

*DTH

TL’ye yönelik iştah devam ederken, DTH cephesinde çözülme devam ediyor: son 11 haftada 20 milyar doları aştı.

171834101244b5131c2b16fa7bdb1cde40ba6c0117_3_1200.jpg

*TCMB Brüt Döviz ve Altın Rezervleri

Tüm zamanların zirvesinde!

17183410131d76620998558e599c67018bd0ce2d6b_4_1200.jpg

*TCMB Net Döviz Rezervleri

Swap ve kamu dövizleri hâriç, TCMB’nin net rezervleri 4,5 yıl aradan sonra 0,5 milyar dolar seviyesine yükselerek artıya geçti.

1718341014f47259b54cbd6cf3c622dee13e507d8f_5_1200.jpg

*Yurtiçi bankalar ile yapılan swap işlemleri

TCMB rezerv biriktirdikçe, yurtiçi bankalar ile yapmış olduğu swap işlemlerini de azaltmaya devam ediyor.

1718341014e8c4e80624961dfd911f65ccdcee210d_6_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Banka hesaplarında köstebek kuşkusu

Son dönemde banka dolandırıcılığı giderek artmaya başladı. Öyle ki artık banka hesaplarınıza girip transfer dahi yapabiliyorlar. Peki, gizli hesaplara nasıl ulaşılıyor? Akıllara banka hesaplarında köstebek mi var sorusu geliyor. Detayları CNN TÜRK ekibinden Ceren Meriç, Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Murat Kırık’a sordu.

Yayınlanma:

|

Yazan:

Mağdurlar o kadar arttı ki artık akıllara bankalarda köstebek mi var sorusu geliyor, dolandırıcılar sizi bankanın müşteri hizmetleri görevlisi gibi arayıp sizden onay istiyor.

Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Murat Kırık konuyla ilgili, “Birçok bankanın mağduru söz konusu ‘acaba içeride köstebekler mi var, dolandırıcılarla ortak mı çalışıyor?’ sorusunu beraberinde getirmeye başladı. Özellikle vatandaşları ‘sigorta geri ödemeniz var bunu gerçekleştirmek için birkaç işleme onay vermeniz gerekir’ diyorlar” ifadelerini kullandı.

İşte o onayı verdiğinizde iş işten geçmiş oluyor. Tüm banka hesap bilgileriniz ele geçiriliyor. “Aslında o onayı verdiğinizde sizin vadeli hesabınızdan vadesiz hesabınıza para transferi gerçekleşmiş oluyor bu durum ciddi mağduriyetlerle karşılaşmamıza neden oluyor. Birçok bankanın mağduru söz konusu, ister istemez akıllara acaba içeride köstebekler mi var sorusunu getirmeye başladı.”

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

GARANTİ BBVA 2,3 MİLYAR LİRALIK TAKİP DOSYALARINI SATTI

Yayınlanma:

|

Yazan:

Türkiye Garanti Bankası, tahsili geçikmiş alacak portföylerini sattığını açıkladı.

Bankadan Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamada, bankanın takipteki krediler portföyünde yer alan toplam 2 milyar 298 milyon liralık tahsili geçikmiş alacak portföyünü dört ayrı varlık yönetim şirketine 897,6 liraya sattığını belirtti.

Açıklamada;

“- 15.04.2024 tarihi itibarı ile toplam anapara ve akdi faiz bakiyesi 304.633.852,97 -TL olan; kredi kartı, destek kredisi, çek hesabı, taksitli kredi, kredili mevduat hesabı alacakları ile bunlara bağlı masraf hesabı ve diğer alacak türündeki tahsili gecikmiş alacakları faizleri ile birlikte, 116.100.000,00 -TL.ye Ortak Varlık Yönetim AŞ.ye,

– 24.04.2024 tarihi itibarı ile toplam anapara ve akdi faiz bakiyesi 261.655.365,01-TL. olan kredi kartı, destek kredisi, çek hesabı, taksitli kredi, kredili mevduat hesabı alacakları ile bunlara bağlı masraf hesabı ve diğer alacak türündeki tahsili gecikmiş alacakları faizleri ile birlikte, 110.600.000,00-TL.ye Ortak Varlık Yönetim AŞ.ye,

– 16.04.2024 tarihi itibarı ile toplam anapara ve akdi faiz bakiyesi 301.884.005,91-TL. olan kredi kartı, destek kredisi, çek hesabı, taksitli kredi, kredili mevduat hesabı alacakları ile bunlara bağlı masraf hesabı ve diğer alacak türündeki tahsili gecikmiş alacakları faizleri ile birlikte, 110.600.000,00-TL.ye Emir Varlık Yönetim AŞ.ye,

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

Altın Fiyatları

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.