Connect with us

BANKA HABERLERİ

Faizsiz konut ve araba sisteminin 30 yıldır yasal dayanağı yokmuş!

Yayınlanma:

|

Türkiye’de 30 yıldır “Faizsiz konut ve arabada sistemi” adı ile faaliyet gösteren firmaların yasal dayanağı olmadığı ortaya çıkması ile birlikte yasal düzenlemeler 2021’de yapılarak yürürlüğe girdi.
TBMM Genel Kurulu’nda, tasarruf finansman şirketlerinin denetim altına alınmasını da içeren düzenleme kabul edilerek yasalaştı.

Yasaya göre, tasarruf finansman şirketlerinin asgari sermaye tutarı 100 milyon lira olacak. Müşteri, tasarruf finansman sözleşmesi imzalanmasını takip eden 14 gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin cayma hakkına sahip olacak.

Bu kapsamda katılım bedeli dahil tüm tasarruf geri ödenecek. Müşteri, tasarruf finansman sözleşmesinin tasarruf dönemi bitimine kadar sözleşmede fesih hakkına sahip olacak. Bu çerçevede ise katılım bedeli şirkette kalacak, müşterinin diğer tasarrufları geri ödenecek.

Ağır yaptırım

Milliyet’ten Bahar Atakan’ın haberine göre gerekli izinleri olmadan tasarruf finansman faaliyetlerinde bulunanlar 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası alacak.

Zimmetine para geçiren tasarruf finansman şirketi yönetim kurulu başkan ve üyelerine de 6 yıldan 12 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası verilebilecek.

Cayma hakkını kullanan müşteriye, organizasyon ücreti dahil, aldığı tutarın tamamını 14 gün içinde iade etmeyen, fesih hakkını kullanan müşteriye, belirlenen süre içinde toplam birikim tutarını vermeyen şirketlerin sorumluları, altı aydan iki yıla kadar hapis ve 500 güne kadar adli para cezasına çarptırılacak.

Tasarruf finansman şirketleri yalnızca yurt içindeki konut, çatılı iş yeri veya taşıt ediniminden doğan borçları finanse edebilecek.

Bu şirketler tasfiyeleri halinde tasarruf sahiplerine ödenmek üzere, tahsil ettikleri organizasyon ücretlerinin binde beşini gelir hesaplarından ayırmak zorunda olacak. Şirketin fon havuzundaki paralar amacı dışında kullanılamayacak ve haczedilemeyecek.

Devlet garantisi yok

Yasanın TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmelerinde, CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen’in, devlet söz konusu firmalara kefil olup olmayacağına ilişkin soruyu yanıtlayan TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Elitaş, “Tasarruf finansman şirketlerinin yaptıkları faaliyetlerden dolayı devlet garantisi söz konusu değil” dedi.

Halen sistemdeki müşteri sayısının 373 bin 615 olduğunu belirten Elitaş, bu kişiler ayrılmak istedikleri takdirde BDDK vasıtasıyla onların hak ve menfaatlerinin en iyi şekilde korunacağını ifade etti.

Hürriyet’ten Bülent Sarıoğlu’nun haberine göre firmaların Türkiye genelinde 760 şubesi bulunuyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre bu sistemde şu ana kadar 100 bin 454 vatandaşa toplam 4 milyar 500 milyon lira değerinde taşınmaz veya araç teslimatı yapıldı.

Tasfiye güvencesi

Şirketler, faizsiz esaslara göre faaliyet gösterecekler ve tasfiyeleri halinde tasarruf sahiplerine ödenmek üzere organizasyon ücretlerinin binde 5’ini ayıracaklar. BDDK, bu oranı firma bazında üç katına çıkarabilecek.

Cayma ve sözleşme fesih hakkına aykırı işlem yapılması halinde, 62 bin 500 liradan az olmamak üzere işlem tutarının 5 katına kadar, sözleşmeye aykırı işlem yapılması halinde ise 25 bin liradan 50 bin liraya kadar para cezası uygulanacak.

Erişim engeli
BDDK’nın talebiyle dava açılması halinde mahkemece iş yerlerinin faaliyetleri ve reklamları durdurulacak, ilanları toplatılacak. BDDK, internetten içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararı verilebilecek. BDDK, izinsiz faaliyette bulunan firmaları tasfiye edecek.

18 yıla kadar hapis
Şirketin uğradığı zarar da tazmin edilecek. Suçun, zimmeti perdeleyen hileli davranışlarla işlenmesi halinde cezalar 12 yıldan 18 yıla kadar hapis ve 20 bin güne kadar adli para cezasına yükselecek. İzni iptal edilen şirket ortaklarının fonu menfaatlerine kullanmaları zimmet kabul edilecek.

Bu durumda 10 yıldan 20 yıla kadar hapis, para ve tazmin cezası uygulanacak. Şirketler, yasa yürürlüğe girdikten sonra 6 ay içinde ödenmiş sermaye tutarını 50 milyon liraya çıkaracaklar. Sermayelerini arttırmayan firmaların faaliyet izinleri iptal edilecek.

‘Saadet zinciri olmasın diye’
TBMM Sanayi Komisyonu Başkanı Mustafa Elitaş, yaklaşık 40 yıldır devam eden sistemin son 3 yılda cazip hale gelmesi üzerine yasal düzenlemenin gerekli olduğunu vurguladı. Elitaş şunları söyledi: “2019 ve 2020 yılında kurulmuş 25 firmanın bir saadet zincirini beraberinde getirmemesi, bu sektörün disipline edilebilmesi için kanun teklifini ortaya koyduk. 1991 ve 2017 arasında bu kadar olağanüstü şikayet yok.

Şikayetlerin bir kısmı teslimatın geciktirildiği, organizasyon ücretlerinin iade edilmediğiyle ilgili. Yani buradaki şikayetler sözleşmeden kaynaklanan durumdan ortaya çıkıyor. Sistemde bulunan 373 bin vatandaşımızın kalpleri müsterih olarak herhangi bir sıkıntıyla karşılaşmayacaklarını, ayrılmak istedikleri takdirde BDDK vasıtasıyla hak ve menfaatlerinin en iyi şekilde korunacağını ifade etmek istiyorum.

Sisteme girmek ihtiyari, sistemden çıkmanın da kişinin kendi talebi doğrultusunda olabilmesi hala devam ediyor. Sisteme gelen kişi 3 ay sonra, 6 ay sonra, 1 yıl sonra hatta 3 yıl sonra da çıkma ihtiyacı hasıl olduğu takdirde sistemden çıkabiliyor.”

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Almanya’nın en büyük finansal skandalı olan Wirecard davası başladı

Almanya tarihinin en büyük finansal skandalı olarak bilinen Wirecard şirketinin iflasına ilişkin, eski yöneticilerinin yargılanması Münih Eyalet Mahkemesi’nde başladı.

Yayınlanma:

|

Yazan:

Stadelheim Cezaevi’nin yakınında bulunan salonda yüksek güvenlik önlemleri altında başlayan duruşmada, Wirecard AG‘nin eski üst yöneticisi (CEO) Markus Braun ile şirketin eski iki yöneticisi yargılanıyor.

Savcılık, davanın ilk duruşmasında okunan iddianamede sanıkları, bir suç çetesi kurmak, şirket bilançosunda sahtekarlık yapmak ve şirkete kredi verenleri 3 milyar eurodan fazla dolandırmakla suçladı.

Tutuklu yargılanan Braun, hakkındaki iddiaları reddetti. Yine tutuklu sanıklardan Wirecard’ın Dubai’de kurduğu şirketin eski yöneticisi Oliver Bellenhaus‘un ise suçlamalarla ilgili savcılıkla işbirliği yapacağı belirtildi.

Davada 100 duruşmanın planlandığı aktarılırken, kararın 2024’ten önce verilmesi beklenmiyor.

ALMANYA’DA 1945’TEN BU YANA EN BÜYÜK FİNANSAL SKANDAL

Alman savcılar, ülkenin siyasi ve finansal kurumlarında şok dalgaları oluşturan Wirecard şirketinin iflasının ardından özel bir polis ekibi ile 450’den fazla kişiyi sorguladı, 40’tan fazla mülkte arama yaptı ve 42 terabayt veriyi taradı.

2020’de, birkaç yıl öncesine kadar “Alman finansal teknolojisinin geleceği” olarak addedilen Wirecard, şirketin bilançosunda 1,9 milyar eurodan fazla paranın kaybolduğunun ortaya çıkmasının ardından ülkenin 1945’ten bu yana en büyük finansal skandalının adresi olmuştu.

Şirket, 3,2 milyar euro borcunun ortaya çıkmasından sonra iflas başvurusunda bulunmuştu.

Skandal sonrasında Alman Federal Bankacılık Düzenleme Kurumu (BaFin), finansal teknoloji şirketini denetleme konusunda başarısız olduğu iddialarıyla karşı karşıya kalmış, kurum başkanı istifa etmişti.

2020’de dönemin başbakanı Angela Merkel ve o zamanki Maliye Bakanı, şimdiki Başbakan Olaf Scholz, şirketin gözetiminde yetersiz kalındığı için eleştirilmişti.

1999’da kurulan Wirecard’in hissedarları arasında The Goldman Sachs Group, Morgan Stanley, Societe Generale S.A, Bank of America Corporation ve Citigroup da bulunuyordu.

Skandal, Wirecard’in denetimini yapan EY’nin, şirketin 2019 hesaplarında 1,9 milyar eurodan fazla paranın kayıp olduğu gerekçesiyle bir önceki yılın finansal sonuçlarını onaylamamasından sonra ortaya çıkmıştı.

Wirecard AG’nin hisseleri, iflastan önce Almanya’nın en büyük şirketlerinin bulunduğu Dax 30 Endeksi’nde işlem görüyordu.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Banka yöneticilerini işten çıkarılma korkusu sardı

Yayınlanma:

|

Yazan:

ABD’de dün açıklamalarda bulunan finans devlerinin üst yöneticileri maaş kesintileri ve işten çıkarmalara gideceklerini belirterek 2023 yılında resesyon beklediklerini dile getirdi.

Yöneticilerin açıklamalarıyla piyasalarda risk algısı yükseldi. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) sıkı politikalara devam edeceği endişeleriyle ABD hisse senedi piyasaları değer kaybetti.

WALL STREET DEVLERİ KARAMSAR

Goldman Sachs CEO’su David Solomon, maaş kesintileri ve işten çıkarılmalar beklediğini belirtirken  zor zamanların ileride olduğu açıklamasını yaptı.

Bank of America CEO’su Brian Moynihan ise ekonomik sıkılaşma karşısında istihdamı azaltacaklarını duyurdu.

JP Morgan CEO’su Jamie Dimon da 2023 yılında orta-sert bir resesyon beklenebileceğini söyledi.

3 Wall Street devinin CEO’sunun istihdam ve durgunluğa dair uyarılarda bulunması piyasalardaki tansiyonu artırdı. CEO’ların değerlendirmeleri ise özetle şöyle oldu:

GOLDMAN SACHS

Goldman Sachs CEO’su Solomon, ekonomik görünüm hakkında karamsar konuştu. Solomon, maaş kesintilerinin ve potansiyel işten çıkarmaların sürpriz olmayacağını belirtti.

Dün Bloomberg televizyonuna konuşan Solomon, “Önümüzde inişli çıkışlı zamanlar olduğunu varsaymalısınız. Finansal kaynaklarınız konusunda biraz daha dikkatli olmalısınız” dedi.

JP MORGAN

JP Morgan CEO’su Dimon ise “Enflasyon her şeyi aşındırıyor ve teşviklerle elde edilen tasarruflar gelecek yılın ortalarında tükenecek” dedi.

Dimon, “Geleceğe baktığınızda, bu tür şeyler ekonomiyi pekala raydan çıkarabilir ve insanların endişe duyduğu hafif veya sert bir durgunluğa neden olabilir” diye konuştu.

BANK OF AMERICA

Bank of America CEO’su Moynihan ise harcamaların yavaşlamaya başlamasıyla birlikte tüketim tarafında cansızlık belirtilerini gördüğünü söyledi. ABD’deki durgunluk ve enflasyon hakkında konuşan Moynihan, işten çıkarmaların olası olduğunu belirtti.

Açıklamalar sonrası S&P500 endeksi yüzde 1,44 değer kaybıyla 3 bin 941 dolardan günü tamamladı. Dow Jones endeksi yüzde 1,03 değer kaybıyla günü 33 bin 596 puandan tamamlarken Nasdaq endeksi de yüzde 2 değer kaybıyla günü 11 bin 14 puandan bitirdi.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankacı akrabalarıyla birlikte 300 milyon TL vurgun yaptılar

Yayınlanma:

|

Yazan:

Samsun ve Konya’da faaliyet gösteren 2 erkek kardeş, birçok kişiyi yurt dışında borsada yazılım yaptıkları ve kar payı verdikleri vaadiyle ağlarına düşürdü. Samsun Barosu’na kayıtlı Avukat Berivan Yaralı, ilk etapta 25 mağdurun şikayet dilekçelerini Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletti. Konu hakkında savcı tarafından 2022/41594 nolu birleştirilmiş soruşturma başlatıldı.

300 MİLYONLUK VURGUN YAPILDIĞI İDDİA EDİLDİ

Mağdurların çoğunun kamu görevlisi olduğu ve saadet zinciri sisteminin içerisinde zanlılar E.P. ve E.P. kardeşlerin kamu bankasında çalışan anne ve eşinin de yer aldığı iddia edilen saadet zincirinde 300 milyonluk vurgun yapıldığı ileri sürüldü. Avukat Berivan Yaralı, söz konusu şüphelilerin yakalanması ve cezalandırılması için ellerinden geleni yapacaklarını ifade etti.

“BANA ULAŞAN 25 KİŞİYLE BİRLİKTE ŞİKAYET BAŞVURUSUNDA BULUNDUK”

Zanlıların sistem içine aldıkları mağdurlara daha fazla kişiye ulaşmak için ilk aylarda düzenli ödeme yaptığını ifade eden Av. Berivan Yaralı, “Olay 1,5 sene önce Konya kaynaklı 2 kardeşin başlatmış olduğu bir proje. Konya ve Samsun’da birçok mağdur söz konusu. Samsun’da yaşayan kardeşle burada güven ilişkisine dayalı etrafındaki birçok kişiyi sisteme dahil ediyor. Yurt dışı kaynaklı borsa oynadıklarını, kardeşinin Konya’da yazılımcı olduğunu, Amerika’da bir borsa şirketine yazılım tasarlayıp, kiraya verdiklerini, bu sebeple çok para kazandıklarını ifade ediyorlar. Ortalama aylık yüzde 8-10 civarında yatırdıkları para kadar vatandaşlara ödeme yapacaklarını vadederek, 1,5 sene sistemi yürütüyorlar. İlk etapta sisteme dahil ettikleri vatandaşlara bu paraları ödüyorlar. Daha sonrasında, ‘tekrar para yatırın, daha çok kazanın’ vaadiyle çok fazla kişiyi mağdur ediyorlar. Bize şu anda 25 kişi yazılı başvuru yaptı. Sayının çok daha fazla olduğu ifade ediliyor. Mağdur vatandaşlar en son ekim ayı içerisinde son büyük vurgunu yaparak Samsun’dan uzaklaşıyorlar. Kişilerin, birileri tarafından saklandığı söyleniyor. Bana ulaşan 25 kişi ile birlikte Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayet başvurusunda bulunduk. Konu hakkında soruşturma başlatıldı. En kısa zamanda faillerin bulunmasını umuyoruz” dedi.

Bunlar da Tosuncuk kardeşler! Kurdukları saadet zinciriyle 300 milyon TL'lik vurgun yaptılar

“ZANLILARIN İSTANBUL’DA OLDUKLARINI DUYUYORUZ”

300 milyon TL’lik bir vurgundan söz edildiğinin altını çizen Berivan Yaralı, “Vurgunun büyüklüğü bize söylenen 300 milyon TL civarında. Sistem, daha önce de gündeme gelen saadet zincirlerine benziyor. Zanlılar, yurt dışındaki şirketlere dolar yatıracakları, daha sonra bu parayı TL’ye çevirip vatandaşlara ödeme yapacakları vaadiyle nitelikli dolandırıcılığa başvuruyorlar. İlk etapta 25 kişilik bir suç duyurusunda bulunduk. Yeni başvurular da gelmeye başlıyor. Kaçan zanlılara ulaşamadıkça, suç duyurusunda bulunan insanlar artıyor. Zanlıların İstanbul’da olduklarını duyuyoruz” diye konuştu.

“OLAYIN BAŞROLÜNDE 2 ERKEK KARDEŞ BULUNUYOR”

Mağdurlardan birçoğunun sisteme zanlıların eşi ve annesi tarafından kamu bankasından aldıkları kredi ile girdiğini de belirten Yaralı, şunları söyledi; “Faillerden E.P.’nin eşi A.P., bir devlet bankasında çalışıyor. Bu olayı banka personelleri dahil, bankanın büyük yatırımcı olan müşterilerine, ‘Sizlere yüksek kredi çıkartabilirim, garantili bir iş, risk yok’ diye birçok insana kredi vererek saadet zincirine girmelerine neden oluyorlar. Söz konusu zanlı 2 kardeşe yardım ve yataklık yapan herkesten şikayetçi olundu. Olayın başrolünde 2 erkek kardeş, anne babaları ve eşleri ile bir de eski iş arkadaşları bulunuyor. 2 erkek kardeşin annesinin de Konya’da bir devlet bankasında yetkili bir memur olduğunu ve sisteme birçok kişiyi dahil ettiğini biliyoruz. Şahısların babasının bu paralardan elde ettiği gelirle aldığı lüks arabalarla sosyal medyada fotoğraflar bizlere ulaştı. Akrabalar ve birkaç galerici de söz konusu çete dahilinde. Tüm bu söz konusu kişileri şikayet dilekçemizde belirttik.”

Okumaya devam et

KATEGORİLER

SON YAZILAR

ALTIN – DÖVİZ

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www paravitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 - Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.