Connect with us

GÜNCEL

Finansal Danışmanlığın Geleceği: Teknoloji İnovasyonu Dengeyi Nasıl Değiştiriyor?

Yayınlanma:

|

Takip ettiğiniz üzere, bir süredir Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) finansal danışmanlık trendlerine dair raporunu baz alan bir yazı serisi paylaşıyorum. Serinin beşincisi olan bu yazıda, teknolojinin bu alandaki dengeleri nasıl değiştirdiğini hem rapordan verilerle hem de kendi yorumlarımla ele almak istedim.

Teknoloji ile Finansal Danışmanların Rolü Yeniden Tanımlanıyor

Finansal danışmanlık, bir zamanlar sadece yüz yüze görüşmelere ve manuel analizlere dayanıyordu. Ancak artık yapay zeka (AI), otomasyon ve dijitalleşme danışmanlık süreçlerini kökten değiştiriyor. WEF raporuna göre, üretken yapay zeka, danışmanları tamamen değiştirmek yerine onların işlerini daha verimli hale getirecek bir araç olarak konumlanıyor. Bu dönüşüm, danışmanların daha fazla müşteriyle daha kaliteli ilişkiler kurmasını sağlarken, müşteri deneyimini de kişiselleştiriyor. Bu kişiselleştirme meselesi üzerinde önemle durmamız gerek. Çünkü birçok farklı alanda olduğu gibi, işi daha değerli hale getiren ve özgün bir müşteri deneyimi yaratan sürecin yolu kişiselleştirmeden geçiyor.

Peki öne çıkan değişimler nedir?

Zaman yönetimi: Yapay zeka, danışmanların rutin iş yükünü hafifleterek stratejik rehberlik ve müşteri ilişkilerine daha fazla odaklanmalarına olanak tanıyor. İnsanlık tarihi boyunca işlerimizi daha hızlı ve kolay yapmanın yollarını aradık. Müzelerdeki tarihi eserlerden, gökyüzüne yerleştirilen uydulara kadar her şey bu çabanın bir sonucu olarak ortaya çıktı. Kimilerine göre yeni bir sanayi devrimi olan yapay zeka gelişmeleri, bize insanlarla daha yakın temas kurma fırsatı da sunuyor.

Hızlı veri analizi: Büyük miktarda piyasa verisini analiz ederek özetleyen yapay zeka, yatırımcılara daha bilinçli kararlar alma imkanı tanıyor. Devasa veri yığınları her geçen dakika artarken, teknolojinin gücünden faydalanmak artık kaçınılmaz hale geliyor.

Kişiselleştirilmiş öneriler: Yapay zeka destekli sistemler, yatırımcıların geçmiş verilerini analiz ederek onlara özel finansal tavsiyeler sunabiliyor.

Yapay zeka, finansal karar süreçlerinde her geçen gün daha etkin bir rol üstleniyor. Bugün pek çok yatırımcı, bu teknolojinin sağladığı öngörülerle hareket ediyor, ancak insan uzmanlığının da sürecin bir parçası olmasını tercih ediyor. Bu, yapay zekanın insan sezgisi ve deneyimiyle birleştiğinde çok daha güçlü ve güven veren sonuçlar üretebildiğini gösteriyor. Ancak bu, sadece bugünün yaklaşımı. Yapay zekanın karar alma süreçlerindeki potansiyeli henüz tam anlamıyla ortaya çıkmış değil. Algoritmalar geliştikçe, kullanıcıların güveni de artıyor. Yakın gelecekte, bu teknolojilerin çok daha bağımsız ve proaktif roller üstlenmesi kaçınılmaz görünüyor. Bu bağlamda, şu anda bu alana karşı kısmen şüpheci olan görüşlerin de zamanla değişmesi bekleniyor.

Yeni Danışmanlık Modelleri: Abonelik Tabanlı ve Dijital Çözümler

Teknolojik inovasyon sayesinde, finansal danışmanlık artık daha erişilebilir hale geliyor. Özellikle düşük gelirli bireyler için daha uygun maliyetli ve ölçeklenebilir modeller ortaya çıkıyor. Bu konuya önceki yazılarımda da değinmiştim.

Abonelik tabanlı danışmanlık: Danışmanlık ücretleri aylık bazda daha düşük tutarlara yayılıyor, böylece hizmet daha geniş kitlelere ulaşıyor.

Hibrit modeller: İnsan danışmanlar ile AI destekli robo-danışmanların bir arada çalıştığı sistemler yaygınlaşıyor ve bu durum, müşterilere daha hızlı, kişiselleştirilmiş ve etkili çözümler sunma imkânı da tanıyor.

Odeabank olarak biz de, fijital bir banka olma vizyonumuzla fiziksel ve dijital bankacılık deneyimlerini bir araya getiriyor; müşterilerimize her kanaldan eksiksiz bir hizmet sunmayı hedefliyoruz. Müşterilerimize kendi finansal kararlarını daha bilinçli ve güvenli şekilde verebilmeleri için yatırım konusunda bilgilendirici destekler sunuyoruz. Bu kapsamda, her Odeabank müşterisi, yatırım süreçlerinde yanında yer alan özel portföy yöneticilerimizden kişisel destek alabiliyor. Uzman bankacılardan oluşan bu ekip, müşterilerimizin yatırım seçeneklerini daha iyi anlayarak kendi stratejilerini oluşturabilmelerine yardımcı oluyor.

Ayrıca, yatırım dünyasına dair sıkça merak edilen konuları ele aldığımız makaleler, podcastler ve Odea Radyo’daki içeriklerimizle, müşterilerimizin sorularına farklı mecralar üzerinden yanıt sunuyor, bilgiye kolayca ulaşmalarını sağlıyoruz. Tüm bunlara ek olarak, Odea uygulamamızda yer alan yapay zeka destekli akıllı çözümümüz Rob’O, hız ve analitik çözüm arayan kullanıcılar için fonlara dair öneri araçları ve içerikler sunarak yatırım sürecinde yol gösterici bir kaynak oluşturuyor.

Dijital-first hizmetler: Z kuşağı ve Milenyum nesli, 7/24 erişim sağlayan dijital platformları tercih ediyor.

Özellikle genç yatırımcılar için esnek ve düşük maliyetli hizmetler büyük önem taşıyor. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var: nasıl modellendiği bilinmeyen bir AI aracının sunduğu öneriler bazen algoritmik önyargılar içerebilir. Örneğin, geçmiş verilere dayanan sistemler, bazı yatırımcı gruplarına karşı önyargılı olabilir. Bu yüzden regülasyonların bu süreçleri yakından takip etmesi gerekiyor. Yakın zamanda farklı AI araçlarının, çeşitli konulara üreticilerinin belirlediği bakış açılarıyla yaklaştığına dair sosyal medya paylaşımlarına denk geldim. Bu gibi etik konular, yakın gelecekte daha belirgin bir şekilde tartışılmaya devam edecek.

Makale içeriği

Sosyal Medyanın Gücü: Yatırımcı Davranışlarını Şekillendiriyor

Sosyal medya, finansal bilgiye erişimi artırırken, aynı zamanda yanlış yönlendirme riskini de beraberinde getiriyor. WEF raporuna göre, 18-31 yaş arası bireylerin %80’i yatırım bilgilerini sosyal medya üzerinden alıyor. Bu durum, yeni bir gerçeklik yaratıyor.

Öne çıkan riskler ve fırsatlar:

Güvenilir içerik ihtiyacı: Uzmanların sosyal medya üzerinden kaliteli ve güvenilir bilgiler sunması giderek daha kritik hale geliyor. Odeabank olarak biz de bu sorumluluğu üstleniyor, finansal okuryazarlığı artırmaya yönelik içerikler üretiyoruz. Odea Radyo, sosyal medya hesaplarımız ve Odea uygulamamızda yer alan Akademi’O bölümünde, yatırım dünyasında yeni olanlar ve belirli bilgi seviyelerine sahip kişilere yönelik uzmanlarla hazırladığımız içerikler yer alıyor.

Regülasyon eksikliği: Yanlış bilgi ve manipülatif içerikler yatırımcılar için büyük risk taşıyor. Bu nedenle raporda, sosyal medya platformlarının daha sıkı denetlenmesi gerektiği belirtiliyor.

Özellikle genç nesiller, geleneksel danışmanlığa ek olarak sosyal medyadaki finansal içeriklere de güveniyor. Ancak bu durum, doğru bilginin nasıl ayırt edileceği konusunda yeni zorluklar ortaya çıkarıyor.

“Tam da bu noktada, son günlerde yaşadığım bir tecrübeden yola çıkarak önemli bir uyarı yapmak istiyorum: Sosyal medya ve mesajlaşma platformlarında (WhatsApp, Telegram vb.) sahte hesaplar/profiller üzerinden yatırım tavsiyeleri verildiğini gözlemliyoruz. Unutmayın, hiçbir finansal kuruluş ya da profesyonel finans kuruluşu çalışanı mesajlaşma platformları üzerinden bireysel yatırım tavsiyesi vermez. Böyle durumlarda şüphe duymak, yalnızca resmi iletişim kanallarını kullanarak bilgi almak ve tanımadığınız kişilerden gelen yatırım önerilerine ya da para transferi taleplerine itibar etmemek çok önemlidir.”

Teknoloji ve İnsan Faktörü: Geleceği Şekillendiren Güçler

WEF’in The Future of Financial Advice 2024 raporuna göre, finansal danışmanlık sektörü AI destekli otomasyon ve yeni iş modelleriyle dönüşüyor. Ancak bu değişim, insan faktörünün tamamen devre dışı bırakılması anlamına gelmiyor. Sonuç olarak, teknolojiyi en iyi şekilde kullanan ve insan odaklı hizmetleri koruyabilen finansal hizmet sağlayıcıları gelecekte rekabet avantajı elde edecek.  Çünkü finansal kararlar, yalnızca algoritmalar ve verilerle değil, bireylerin hayatlarını etkileyen büyük kararlarla ve duygularla da ilgilidir.

Mert ÖNCÜ-Odeabank CEO

Okumaya devam et

BORSA

SASA yatırımcısı neden öfkeli? PDT dönüşümü ve İbrahim M. Turhan tartışması

Yayınlanma:

|

Yazan:

Borç sermayeye dönüştü, tartışma büyüdü

SASA Polyester’in 3 Haziran 2026 tarihinde açıkladığı Paya Dönüştürülebilir Tahvil (PDT) dönüşüm kararı, sermaye piyasalarında son dönemin en çok tartışılan işlemlerinden biri haline geldi. Şirket açısından bilançoyu güçlendiren bu adım, hisse yatırımcıları açısından ise “pay sulanması”, “değer kaybı” ve “güven erozyonu” tartışmalarını beraberinde getirdi.

Özellikle SASA Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim M. Turhan’ın geçmiş dönemde yaptığı açıklamalar nedeniyle yatırımcı tepkilerinin önemli bölümü şahsında toplandı.

Peki SASA ne yaptı, kim kazandı, kim kaybetti?

SASA ne yaptı?

Şirketin açıklamasına göre;

  • Yurt dışında ihraç edilen PDT sahipleri dönüşüm haklarını kullandı.
  • 37,3 milyon Euro nominal değerli tahvil hisseye dönüştürüldü.
  • Bunun karşılığında yeni paylar ihraç edildi.
  • Mevcut ortakların rüçhan hakları tamamen kısıtlandı.
  • Şirket sermayesi yaklaşık 785 milyon TL artırıldı.

Teknik olarak bakıldığında şirketin borcu azaldı ve özkaynakları güçlendi. Finansal açıdan değerlendirildiğinde bu işlem, borcun sermayeye dönüştürülmesi nedeniyle şirket bilançosunu rahatlatan bir yapı oluşturdu.

Şirket açısından olumlu sonuçlar

PDT dönüşümü sonrasında SASA’nın elde ettiği avantajlar şöyle sıralanabilir:

1. Döviz borcu azaldı

Tahvil yükümlülüğünün bir bölümü ortadan kalktı.

2. Finansal kaldıraç düştü

Borç/özkaynak dengesi iyileşti.

3. Faiz yükü azaldı

Gelecekteki finansman maliyetleri üzerinde olumlu etki oluştu.

4. Nakit çıkışı önlendi

Şirket tahvil geri ödemesi yapmak yerine hisse vererek yükümlülüğünü kapattı.

Yönetim perspektifinden bakıldığında bu işlem rasyonel ve bilanço güçlendirici bir finansman yöntemi olarak görülebilir.

Peki yatırımcı neden rahatsız oldu?

Sorunun cevabı “seyrelme etkisi” olarak adlandırılan süreçte yatıyor. Yeni hisseler üretildiğinde mevcut ortakların şirket içindeki pay oranı küçülür.

Buna sermaye piyasalarında “dilution” yani sulanma denilir.

Yatırımcıların itiraz ettiği temel nokta şu: Şirket borcunu azaltırken bunun maliyetinin önemli bir kısmı mevcut hissedarlara yansıtıldı.

Özellikle küçük yatırımcı açısından ortaya çıkan etkiler:

  • Hisse başına düşen şirket değeri geriledi.
  • Arz edilen pay miktarı arttı.
  • Satış baskısı oluştu.
  • Hisse fiyatı üzerinde aşağı yönlü baskı meydana geldi.
  • Portföy değerleri eridi.

Büyük tartışma: Tahvil yatırımcısı avantajlı mı oldu?

Piyasadaki eleştirilerin önemli bölümü bu noktada yoğunlaşıyor.

Tahvil yatırımcısı:

  • Önceden belirlenmiş şartlarla dönüşüm hakkı elde etti.
  • Belirli fiyat avantajına sahip oldu.
  • Hisseye dönüşüm sırasında daha korunaklı bir pozisyonda bulundu.

Borsa yatırımcısı ise:

  • Açık piyasadan hisse aldı.
  • Fiyat düşüşünün tüm riskini taşıdı.
  • Seyrelme etkisini doğrudan yaşadı.

Bu nedenle sosyal medyada sıkça dile getirilen görüşlerden biri şu oldu: “Şirket kurtarıldı ama küçük yatırımcı korunamadı.”

İbrahim M. Turhan neden hedef haline geldi?

Aslında kararın sahibi tek başına İbrahim M. Turhan değil. PDT ihracı ve dönüşüm süreçleri yönetim kurulu kararıyla ve SPK mevzuatı çerçevesinde yürütülüyor.

Ancak yatırımcı tepkilerinin önemli kısmı Turhan’a yöneldi. Çünkü İbrahim M. TUrhan aynı zamanda SASA Yönetim Kurulu Üyesi olması açıklamaları da yatırımcı o hassasiyet ile algıladı. Açıklamalar ile fiili duurm örtüşmeyip hisse değeri daha düşünce küçük yatırımcı dah afazla zarar etti; tartışmalar da bu noktada alevlendi.

Bunun birkaç nedeni bulunuyor.

1. Sürecin kamuoyundaki yüzü oldu

PDT mekanizmasını en fazla anlatan isimlerden biri İbrahim M. Turhan’dı.

2. Beklentiler ile sonuçlar uyuşmadı

Yatırımcılar açıklamalar sonrasında hisse üzerinde bu kadar güçlü bir baskı beklemiyordu.

3. Satış baskısı öngörülemedi

Piyasada oluşan fiyat hareketleri yatırımcıların hesaplarının ötesine geçti.

4. Güven sorunu oluştu

Hisse fiyatındaki sert düşüşler sonrasında yatırımcılar açıklamaların yeterince risk içermediğini düşünmeye başladı.

Yatırımcılar yanıltıldı mı?

Bu soru bugün en çok tartışılan konu.

Ancak hukuki açıdan bakıldığında;

“Yanıltma”, “manipülasyon”, “yanlış yönlendirme” gibi kavramların oluşabilmesi için SPK tarafından yapılacak inceleme ve hukuki süreçlerin sonuçlanması gerekir.

Bugün itibarıyla kamuoyuna açıklanmış herhangi bir SPK kararı veya yargı hükmü bulunmamaktadır.

Bu nedenle; “Yatırımcılar kesin olarak yanıltıldı” demek de, “Hiçbir sorun yaşanmadı” demek de mümkün değildir.

Ancak yatırımcı algısında ciddi bir güven kaybı oluştuğu açıktır.

Asıl sorun ne?

Bu olay aslında Türkiye sermaye piyasalarının kronik sorunlarından birini yeniden gündeme getirdi: Finansal mühendislik ile yatırımcı iletişimi arasındaki kopukluk.

Şirket yönetimleri bilanço açısından doğru kararlar alabilir.

Ancak bu kararların;

  • Küçük yatırımcıya etkileri,
  • Riskleri,
  • Olası fiyat baskıları,
  • Seyrelme sonuçları,

yeterince açık anlatılmadığında piyasalarda güven sorunu ortaya çıkıyor.

Sonuç

SASA’nın PDT dönüşümü şirket açısından bakıldığında borcu azaltan ve özkaynakları güçlendiren başarılı bir bilanço operasyonu olarak görülebilir.

Ancak borsa yatırımcısı açısından tablo çok daha farklıdır.

Payların seyrelmesi, hisse fiyatındaki sert düşüşler ve oluşan güven kaybı nedeniyle küçük yatırımcı önemli ölçüde zarar gördüğünü düşünüyor.

Bugün yaşanan tartışmanın merkezinde yalnızca bir sermaye artırımı değil; şeffaflık, yatırımcı iletişimi ve kurumsal güven meselesi bulunuyor.

Sermaye piyasalarında para kaybı telafi edilebilir.

Ancak yatırımcı güveni kaybedildiğinde onu geri kazanmak çok daha zor oluyor.

Bankavitrini.com Analiz

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.