Yıl 2030. Yirmili yaşlarında iki genç, sahilde oturmuş kahvelerini yudumluyorlar ve sohbet ediyorlarmış.
– Eskiden insanlar 9-6 çalışıyorlarmış ve senede sadece 15 gün tatil yapıyorlarmış. Ne kötü insanın tüm hayatının önemli bir bölümünü işe gidip gelirken ve ofis ortamında geçirmesi.
Diğeri yanıtlamış:
– Aslına bakarsan çok da eski bir zaman değil, yapay zekayla birlikte her şey çok hızlı değişti. Pandemiyle esnek çalışma modeline geçilmiş ama sonra bazı firmalar ofis modelinde devam etmişler. Sanırım o dönemde de insanlar anlam arayışına girerek birçoğu işten ayrılmış ve girişimci olmuş. GİG ekonomisini hızla kavrayan ve kendilerini hazırlayanlar da bizim gibi çalışmaya başlamışlar.
– Ben kalkıyorum, yoga dersim var. Sonra da eve geçeceğim, gece bitirmem gereken işler var. Muhtemelen sabahlarım. Haberleşiriz.
– Tamamdır. Ben de bir yüzüp çıkayım, bugün kendime off day yaptım.
Bu satırları okurken siz de içinizden ne hoş bir hayal dediniz mi? Yoksa size gerçekçi gelmedi mi?
Eğer yakın gelecek için biraz ütopik bulduysanız yanılıyorsunuz. Size yeni yıla girmeden aklınızı çelecek bir konudan bahsedeceğim: GİG EKONOMİSİ.
Cambridge sözlüğünde konu şöyle tanımlanıyor:
Bir işveren için çalışmak yerine, kişilerin geçici işlerde çalıştırılmasına veya her biri ayrı ücret ödenen ayrı işler yapmasına dayanan bir çalışma şekli.
Gig ekonomisi, geçici, serbest veya bağımsız çalışanların, genellikle belirli projelerde veya görevlerde çalıştığı bir ekonomi modelini ifade ediyor. Gig Ekonomisi’nde işveren bir nevi müşteriye ve çalışan da tedarikçiye dönüşüyor. Aslına bakarsanız sabah dokuz akşam altı iş modeli yerini kendi işini yapan minik minik girişimcilere eviriyor da dileyebiliriz.
Yaratıcı endüstri alanları olarak nitelendirilen bilgi teknolojileri, yazılım, bilgisayar hizmetleri, TV, film, video, fotoğraf ve dijital içerik üretim faaliyetleri, tasarım faaliyetleri (endüstriyel tasarım, moda, grafik tasarım), reklam ve pazarlama faaliyetleri alanlarındaki yaratıcı bireyler bu yeni ekonomi alanının “gig işçileri” (gig workers) olarak değerlendiriliyor. Ancak sadece bu alanda çalışanlar için değil, herhangi bir konuda uzmanlığınız varsa ve bu alanda isim yapacak kadar nitelikliyseniz siz de bu ekonominin bir işçisi haline gelebilirsiniz. Gig ekonomisi içinde başarılı olan birçok isim bulunuyor.
jQuery kütüphanesini yaratmasıyla tanınan John Resig, serbest yazılımcı olarak başarıyla çalışıyor ve açık kaynak projelerde de etkin bir şekilde yer alıyor. Jessica Hische, tipografi ve grafik tasarım alanında ünlü bir isim. Freelance çalışmalarının yanı sıra kitap kapakları, marka tasarımları gibi büyük projelerde de yer aldı. Neil Patel, dijital pazarlama konusundaki uzmanlığıyla biliniyor. Kendi dijital pazarlama ajansını kurdu ve birçok büyük markaya danışmanlık yaptı. Carol Tice, serbest yazarlık ve editörlük konusunda uzmanlaşmış bir isimdir. Freelance yazma konusunda danışmanlık yapıyor ve kendi yazarlık kurslarını yönetiyor. Marie Forleo, kendi işini kurmuş bir eğitmen, koç ve yazar olarak bilinir. İnternet üzerinden pazarlama ve iş konularında birçok kaynak sunuyor.
Hatta tıp doktoru Ali Abdaal, aynı zamanda bir You Tubber ve Online eğitim konusunda içerikler üreterek kendi kurslarını oluşturuyor.
Bu isimler, kendi alanlarında uzmanlaşarak gig ekonomisinde başarı elde etmiş ve kendi markalarını oluşturmuş profesyoneller. Ancak, her sektörde birçok başarılı freelancer bulunuyor ve başarıyı belirleyen faktörler genellikle kişinin uzmanlık alanına, çabalarına ve pazar ihtiyaçlarına uygunluğuna dayanıyor.
Birçok firma gig ekonomisi modeline uymaya çalışıyor ve bu modele uygun iş modelleri geliştiriyor.
Örneğin;
Uber ve Lyft: Sürücülerle yolcuları eşleştiren ve sürücülere bağımsız olarak çalışma olanağı tanıyan bir mobil uygulama tabanlı platform sağlıyor.
Airbnb:
Airbnb, ev sahipleri ile konaklamak isteyen misafirleri bir araya getiren bir platform sunuyor. Ev sahipleri, kendi evlerini kiraya vererek gelir elde edebiliyorlar.
Upwork ve Fiverr:
Bu çevrimiçi platformlar, serbest çalışanları (freelancer) ve işverenleri bir araya getiriyor. Upwork özellikle geniş bir yetenek yelpazesi sunarken, Fiverr genellikle belirli beceri setlerine odaklanıyor.
TaskRabbit:
TaskRabbit, kullanıcıların belirli görevleri tamamlamak için yerel bağımsız işçileri işe almasına olanak tanıyan bir platform.
Deliveroo ve DoorDash:
Bu platformlar, bağımsız kuryeleri restoranlarla ve müşterilerle eşleştirerek yiyecek teslimatı hizmeti sunuyor.
Freelancer ve Guru:
Bu çevrimiçi platformlar, serbest çalışanları işverenlerle buluşturuyor ve genellikle yazılım geliştirme, tasarım, yazı işleri gibi çeşitli alanlarda projeler sunuyor.
Son yirmi yılda hayatımıza giren Youtuber’lık, bloggerlık, trendsetter , sosyal medya uzmanlığı gibi yeni meslekler de aslında GİG ekonomisinin yarattığı serbest çalışma biçimi. Şimdilik göze çarpanlar teknolojiyle bağlantılı meslekler gibi dursa da aslında birçok profesyonel kendi uzmanlığı bazında bu ekonominin bir parçası olacak gibi. Şu anda bu ekonomi 455 milyar Amerikan Doları civarında bir hacme sahip. Edison Research araştırmasına göre, Amerika’da 18–34 yaş aralığında serbest çalışan bireylerin %53’ü, Gig ekonomisini ana gelir kaynağı olarak kullanıyor. McKinsey raporuna göre ise, standart ekonomik koşullarda istihdam sağlayan her 6 kişiden 1’i, bağımsız çalışarak maddi kazanç sağlamak istiyor. BCG Henderson’ın yaptığı bir araştırmaya göre; dünya genelindeki yöneticilerin yaklaşık %40’ı, önümüzdeki beş yıl içinde şirketlerindeki serbest çalışan sayısının artacağını ifade ediyor.
Bu ekonomiye dahil olmak için gerekli uzmanlıklar
Gig ekonomisi içinde başarılı olabilmek için belirli uzmanlık alanlarına odaklanmak önemli.Ancak, hangi uzmanlık alanlarının geliştirilmesi gerektiği, bireyin yetenekleri, ilgi alanları ve pazar taleplerine bağlı olarak değişebilir. İşte gig ekonomisinde başarılı olmak için geliştirilebilecek bazı ana uzmanlık alanları:
Dijital Beceriler:
Programlama, web geliştirme, veri analizi, dijital pazarlama gibi dijital becerilere sahip olmak, çeşitli projelerde çalışmak için gerekli.
Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım:
Grafik tasarım, illüstrasyon, fotoğrafçılık gibi yaratıcı sanat ve tasarım becerileri, freelance çalışanlar için çeşitli projelerde talep görebilir.
Yazılı İletişim:
İyi bir yazılı iletişim becerisi, içerik üretimi, kopya yazımı, blog yazımı gibi alanlarda freelance çalışmak için avantaj sağlar.
Dil Yetenekleri:
Birden fazla dil bilmek, çeviri, metin yazarlığı veya dil öğretimi gibi alanlarda gig çalışmaları için fırsatlar yaratabilir.
Program Yönetimi ve Proje Yönetimi:
Projeleri etkili bir şekilde yönetme becerileri, özellikle koordinasyon ve iş takibi gerektiren alanlarda gig çalışmalarında tercih ediliyor.
İnsan Kaynakları ve Koçluk:
İnsan kaynakları, işe alım, eğitim ve koçluk konularındaki uzmanlık, şirketlere danışmanlık hizmetleri sunma potansiyeli taşıyor.
Eğitim ve Eğitmenlik:
Eğitim uzmanları, online eğitim programları oluşturma, uzaktan eğitim sağlama veya kurumsal eğitimler verme gibi gig çalışmalarında yer alabilir.
Teknoloji ve Yazılım Eğitimi:
Teknoloji ve yazılım konularında uzmanlık, eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunmak için fırsatlar yaratabilir.
Sağlık ve Refah:
Sağlık, beslenme, yoga gibi sağlık ve refah alanlarında uzmanlık, online koçluk veya danışmanlık yapma fırsatları sunabilir.
Sosyal Medya Yönetimi:
Sosyal medya hesapları yönetimi, içerik stratejileri oluşturma ve dijital pazarlama alanında uzmanlık, işletmeler için önemli hale geldiğini zaten biliyoruz.
İnsan kaynakları departmanı bu yeni iş modeline nasıl hazırlanabilir?
İş gücü modelinin değişimiyle beraber insan kaynakları alanında yetenek bulma ve yönetme daha kritik bir konu haline geliyor. Kurum içi insan kaynakları departmanlarının da üzerine düşen kritik görevler olacak.
Gig İş Gücünü Tanıma:
IK departmanı, organizasyon içinde gig ekonomisi ile çalışabilecek departmanların ve hangi işlerin bu modelle yapılabileceğinin farkında olmalı. Bu kişilerin kim olduğunu ve hangi projelerde yer aldıklarını belirlemelidir. Bu, departmanın işgücünü daha iyi anlamasına yardımcı olur.
İhtiyaç Analizi Yapma:
Hangi beceri setlerine ihtiyaç duyulduğunu ve bu becerilere sahip gig çalışanlarının nasıl bulunacağını belirlemek için düzenli ihtiyaç analizleri yapılmalı.
Gig Çalışanları ile İletişim Kurma:
IK departmanı, gig çalışanları ile etkili bir iletişim kurmalı. Beklentilerin netleştirilmesi, iş tekliflerinin açıklığa kavuşturulması ve geribildirim süreçlerini yeniden tasarlanması vb.
Performans Yönetimi ve Değerlendirme:
Gig ekonomisiyle çalışanların performanslarını değerlendirmek ve geribildirimde bulunmak, iş ilişkilerini sürdürülebilir kılmak adına önemli. Bu süreçler düzenli olarak uygulanmalı.
Sosyal ve Hukuki Konuları Ele Alma:
Güvencesiz çalışma ilişkilerinden kaynaklanan sosyal ve hukuki konuları ele almak, adalet ve şeffaflık sağlamak da kritik hale geleceğinden IK departmanı, bu konulara yönelik politika ve prosedürleri güncellemelidir.
Eğitim ve Gelişim Olanakları Sağlama:
Gig çalışanlarına yönelik eğitim ve gelişim olanakları sunmak, hem onların yeteneklerini geliştirmelerine yardımcı olur hem de organizasyonun ihtiyaçlarına daha iyi uyum sağlar.
Gig Çalışanları ile İlişkileri Yönetme:
IK departmanı, gig çalışanlarını sadece birer kaynak olarak değil, aynı zamanda uzun vadeli bir iş ilişkisi potansiyeli taşıyan bireyler olarak görmelidir. Bu amaçla iş memnuniyeti ve bağlılık için çeşitli destek mekanizmaları oluşturabilir.
Teknolojik Altyapı ve Platformları İnceleme:
Çevrimiçi platformlar ve diğer teknolojik araçlar üzerinden iş bulma ve yönetme süreçlerini incelemek, etkili bir şekilde entegre etmek için teknolojik altyapıyı gözden geçirmek önemlidir.
IK departmanının bu adımları takip etmesi, gig ekonomisiyle çalışanları daha iyi yönetmesine ve organizasyonun hedeflerine daha etkili bir şekilde katkıda bulunmalarına olanak tanıyabilir.
Elbette bu dönüşümün bazı sancıları ve riskleri var. Her şeyden önce belli bir uzmanlık alanı olmayan çalışanlar için iş güvencesi ve sigorta, maaş ve yan haklar ortadan kalkacak ve birçok kişi için belirsiz bir gelire sahip olmak sorun teşkil edecektir. İşverenler için ise sadakat, kurum kültürü ve kalite gibi konularda problemler yaşanabilecektir.
Yüksek enflasyon, azalan kaynaklar, iklim krizi ve su savaşlarının gelecek çeyrekte gündemde olacağını göz önüne alırsak bu dönüşüm kaçınılmaz gibi gözüküyor. Konu ilgimi çekiyor ve daha çok bilgi sahibi olmak istiyorum diyenlere de birkaç iyi kaynağın ismini buraya bırakıyorum. Bu kitaplar, gig ekonomisi, serbest çalışma ve girişimcilikle ilgili konularda kapsamlı bilgi sunan kaynaklardan sadece birkaçı. İlgilendiğiniz konulara odaklanan ve sizi ileriye taşıyacak kitapları seçmek, kendi yolculuğunuzda size rehberlik edebilir.
Bu vesileyle yeni yıla girerken hepimiz için barış, sevgi ve hoş görü bir gelecek diliyorum.
- “The Gig Economy: A Modern Guide to Freelancing, Consulting, and Side Hustling” – Diane Mulcahy
- “The $100 Startup: Reinvent the Way You Make a Living, Do What You Love, and Create a New Future” – Chris Guillebeau
- “Company of One: Why Staying Small Is the Next Big Thing for Business” – Paul Jarvis
- “The Lean Startup: How Today’s Entrepreneurs Use Continuous Innovation to Create Radically Successful Businesses” – Eric Ries
- “Freelance to Freedom: The Roadmap for Creating a Side Business to Achieve Financial, Time and Life Freedom” – Vincent Pugliese
- “The 4-Hour Workweek: Escape 9-5, Live Anywhere, and Join the New Rich” – Timothy Ferriss
Başak TECER-HBR