Connect with us

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Haftalık Gündem : Nisanın son haftasına nasıl girdik

Yayınlanma:

|

Genel Gündem

Hafta içinde yurt içinde veri yoğunluğu zayıf seyrederken jeopolitik gelişmeler ile yurt içi varlıklarda satış baskısı hakim olarak küresel risk iştahında stabil bir görünüm izlendi. Değerli metaller tarafında kazançlar görülürken dolar endeksinin gerilediği haftada gelişen ekonomi para birimleri karışık bir seyir izledi. Yurt içinde tüketici güven endeksi Nisan ayında 86.7 seviyesinden 80.2 seviyesine gerileyerek Aralık ayındaki seviyesine döndü.

Küresel tarafta haftanın en önemli hadisesi olarak Avrupa Merkez Bankası toplantısı takip edilirken ekonomik aktivite tarafında da bir dizi veri yayınlandı. İngiltere’de Mart ayı işsizlik maaşı başvuruları 10 bin seviyesinde gerçekleşerek pandemi öncesi seviyeleri işaret etti. Yine İngiltere’de Mart ayında tüketici fiyatları bir önceki yıla göre %0.7 seviyesinde artış göstererek beklentilerin 0.1 puan altında kaldı. Avrupa Merkez Bankası faiz oranları ve varlık alım programı kapsamında politika değişikliğine gitmemesinin ardından küresel risk iştahının da arttığı görüldü. Fakat artan jeopolitik riskler ve küresel enflasyon beklentilerindeki yükseliş gelişen ekonomi merkez bankalarına sıkı para politikası bağlamında baskı oluşturuyor. Bu durumun bir örneği de hafta içindeki Rusya Merkez Bankası kararında izlendi. Analistler politika faizinin %4.75 seviyesinde sabit kalmasını beklerken toplantıdan 25 baz puan faiz artırım kararı çıktı. Küresel tarafta PMI verilerine bakıldığında ise Nisan ayında da kuvvetli seyir gözleniyor. İmalat sanayi PMI verileri Fransa, Almanya ve İngiltere’de bir önceki aya göre arttı ve üçünde de güçlü büyümeyi işaret ediyor. Yine 3 ülkenin de hizmet PMI verileri 50 barajının üzerinde gerçekleşerek büyüme görünümünü destekliyor. ABD tarafında ise hem imalat sanayi hem de hizmet PMI verileri 60 seviyesinin üzerinde gerçekleşerek güçlü büyümeye işaret ediyor.
Aktif Bank
Döviz Kurları:

Geçtiğimiz hafta gelişen ekonomi para birimleri karışık bir seyir izlerken Türk Lirası negatif ayrıştı. Güney Afrika tarafındaki para birimleri ile TL’nin beklenen volatilitesi yüksek seyretmeye devam ediyor. TL gelişen ekonomi para birimleri içinde son dönemlerde görülen satışta negatif ayrışırken Güney Afrika randına göre tarihin en düşük seviyelerine geriledi.

Dolar endeksinin hafif gerilediği hafta içinde Sterlin diğer G10 para birimlerine göre negatif ayrışırken, diğer para birimlerinde genel olarak stabil bir seyir hakim oldu. Nisan başından bu yana dolar endeksinde görülen zayıflama devam ederken yeniden hareketli ortalamalarının arasında en aşağıdaki (100 günlük) ortalama test ediliyor. EUR/GBP paritesinde de Nisan ayı itibariyle görülen dip seviyelerden dönüş eğilimi devam ederken Euro güçlü görünüm sergilemeye devam ediyor.
Aktif Bank
Faiz Enstrümanları:

Yurt içinde gösterge faizler kısa vadede bir miktar gevşerken 2 yıllık tahvil getiri %18’in altına geriledi. Buna karşın 10 yıllık tahvil getirisi %18.49 ile enflasyon beklentilerinde bozulmaya işaret ediyor. OIS eğrisindeki fiyatlamalar ise faizlerde bir miktar düşüşe işaret ederken baz puan olarak gerilemeler kısa vadelerde daha fazla oldu.

Küresel tarafta tahvil getirilerinde oldukça durağan bir görünüm hakim olurken ABD getiri eğrisi tüm tenorlarda geçtiğimiz haftaya göre hemen hemen aynı kaldı. Avrupa tarafında tahvil getirilerinde oynaklık çok yüksek seyretmese de özellikle 10 yıllıklar tarafında genel olarak yükseliş eğilimi gözlendi.
Aktif Bank
Hisse Senetleri:

Hafta içinde TL varlıklar üzerinde görülen satış baskısı BİST100 üzerinde kendini hissettirdi ve endeks %4.47 seviyesinde düşüş ile haftayı kapattı. Böylece hafta içinde 200 günlük hareketli ortalama test edilmiş olsa da üzerinde bir kapanış gerçekleşmiş oldu. Galatawind halka arzdan sonra ilk işlem gününde gerileyen ilk hisse olurken son dönem halka arz edilmiş ve önemli yükselişler kaydetmiş hisselerde de satış baskısı olduğunu görüyoruz. Bankacılık endeksi ise ana endekse benzer bir performans kaydetti.

Küresel tarafta hafta içinde hisse senedi endeksleri üzerinde satış baskısı hakim olurken Avrupa tarafında hafta başında görülen satış ECB sonrası bir miktar alım ile kısıtlı kaldı. Benzer bir seyir S&P 500 endeksinde de takip edilirken Perşembe günü gelen satışlar endeksin satıcılı bölgede kalmasına sebep oldu.
Aktif Bank
Emtia:

Değerli metaller tarafında pozitif seyir devam ederken altın ve gümüş değer kazanmaya devam etti. Altın 50 günlük hareketli ortalamasının üzerine çıkarak 1800 dolar seviyesini test ederken gümüş 50,100 ve 200 günlük hareketli ortalamalarının üzerinde pozitif bir sinyal veriyor. Brent petrol 65 dolar seviyesinin üzerinde kalsa da haftayı hafif satıcılı geçirdi. Bu noktada ikinci çeyrek ekonomik aktivitesine dair veriler fiyatlamaları etkileyecektir.
Aktif Bank
Takip Edilecek Veriler

Bu hafta yurt içinde reel sektör güven endeksi ve kapasite kullanım oranı verileri takip edilecek. Bununla beraber Mart ayındaki yabancı turistlerin yıllık değişimi cari denge için de sinyal verecektir.

Küresel tarafta haftanın en önemli takip edilecek verisi FED toplantısı olacak. Bununla beraber Avrupa ve ABD’de ilk çeyrek öncü büyüme verileri takip edilecek.
Aktif Bank
Aktif Bank Araştırma Birimi

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

En büyük döviz rezervine sahip ülkeleri

Yayınlanma:

|

Yazan:

Çin, şaşırtıcı bir şekilde 3.193 trilyon dolarlık varlığa sahip uluslararası rezervler açısından daimi liderliğini korudu. İkinci sırayı 1.238 trilyon dolarla Japonya alırken, üçüncü sırayı 892 milyar dolar varlıkla İsviçre aldı.

Ukrayna’yla ilgili yaptırımlar nedeniyle Batı tarafından dondurulanlar da dahil olmak üzere Rusya‘nın varlıkları 540 milyar dolara yükseldi. Bu, Rusya’nın geçen yazdan beri dördüncü sırada yer alan Hindistan’ı yerinden etmesine izin verdi. Eylül sonu itibarıyla Hindistan‘ın varlıkları 532 milyar doları buldu. İki ülke 2015’ten beri bu göstergede birbiriyle yarışıyor.

Rapora göre, ilk 10’un alt yarısında, gelişmekte olan ekonomilerin gelişmiş piyasa emsallerini geride bıraktığı ilginç bir eğilim görüldü. Hong Kong altıncı en büyük rezerv sahibi olarak Suudi Arabistan tarafından yerinden edildi, Güney Kore yedi numaraya geriledi. Brezilya dokuzuncu sıraya yükseldi ve Singapur da onuncu sıraya geriledi.

Almanya ve ABD geçen yıl sırasıyla 11. ve 12. sıralarını korurken, Fransa 13. sıraya yükseldi ve onu 14. olarak İtalya izledi. Meksika üç sıra yükselerek 15. sıraya yükseldi. Tayland, İngiltere, İsrail, Polonya ve Çek Cumhuriyeti sırasıyla ilk 20’yi tamamladı.

Çalışma, RIA Novosti tarafından 2021 yılı itibariyle dünyanın en büyük 90 ekonomisinin merkez bankalarından alınan verilere dayanılarak yapıldı. Nihai örneklem, Eylül ayı verilerini Kasım ayı ortasında açıklayan en büyük rezervlere sahip 50 ekonomiyi içeriyordu.

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Bankaya dolar borcunu ödettirmediler

Yayınlanma:

|

Yazan:

Piyasalarda, bir bankanın sendikasyon kredisini erken kapatmak istediği ancak BDDK’nın izin vermediği konuşuluyor. Bu yaklaşımın, döviz kıtlığı nedeniyle TCMB ve BDDK’nın bankalara son zamanlarda uyguladığı baskının parçası olduğu belirtiliyor. Dr. Murat Kubilay da, kaynağı belirli sermaye akışının olmaması ve cari açığın artması nedeniyle Türkiye’yi 6 ayda yine zor günlerin beklediğini söyledi.

‘Ödemeler dengesi riski kısmen dindirildi’

Ekonomist Dr. Murat Kubilay, haziran ayında BDDK ve TCMB’nin reel sektör ve bankalara uyguladığı sermaye kısıtlamaları gerçekleşmeseydi Türkiye’nin dış ödemeler dengesi krizine girme, yani dış borçlarını ve ithalat ödemelerini tam vaktinde yapabilme zorluğuna düşme durumunun artmış olacağına dikkat çekerek, “Ancak ihtimal hâlâ sürüyor” uyarısı yaptı. Rahatlamadaki bir diğer önemli etkili faktörün net hata ve noksan kalemi altında toplanan ve düzenli olan döviz girişine işaret eden sermaye akımının olduğunu belirten Kubilay, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tabii sermaye girişlerinin kara paranın aklanması veya temiz yolla elde edilmiş paranın finansal sisteme kayıt dışı sokulması ya da Rusya’ya uygulanan yaptırımların delinmesi gibi yarattığı şüphe ve haliyle riskler var. Fakat bunları bir kenara bırakırsak, Türkiye ekonomisi yüksek enflasyon ve düşük faiz ortamında, küresel piyasalarda işlerin gelişmekte olan ülkeler lehine gitmediği bir dönemde, bu yöntemlerle dış ödemeler dengesi riskini kısmen dindirmeyi başardı. Böylece Sri Lanka’nın durumuna düşmedi ve Mısır, Pakistan ile Tunus gibi karşılaştırılan diğer ülkeler gibi IMF kaynaklı döviz kaynaklarına başvurmadı. Diğer taraftan bu önlemlerin kısa vadede ekonomik aktiviteyi bozucu, yani büyümeyi düşüren olumsuz etkisi oldu. Ayrıca kara para merkezi haline gelindiğine dair yurt içinde ve dışında kötü bir zan altında kaldı.”

Kaynağı belirli sermaye akışının olmaması ve cari açığın kış aylarında doğal olarak artması neticesinde önümüzdeki 6 ayda da Türkiye’yi yine zor günlerin beklediğine dikkat çeken Kubilay, sözlerini şöyle sürdürdü:

“TCMB’nin elindeki satılabilir rezerv kısıtlı. Bu nedenle Rusya ile yapılan doğalgazın ruble ödenmesi ve Suudi Arabistan’dan sağlanacak döviz mevduat önemli olacak. Bir taraftan Türkiye yurt dışından pahalı da olsa hâlâ borçlanabiliyor, diğer taraftan borçlanma miktarı düşük olduğu için net döviz çıkışı sürüyor. Hatta bu noktada TCMB’nin bankalara sürekli baskı yaptığı konuşuluyor. Bu esnada seçimlere doğru önümüzdeki 6 aya ilişkin en kritik faktörler; kredi politikasının ne derecede genişletileceği ve ekonomi yönetiminin benzer döviz kaynaklarına alışılmadık yöntemlerle ne derece erişmeyi başarabileceği. Çünkü mevcut rezervler finansal istikrarı korumaya bir süre daha yeterli olsa bile bu haliyle oldukça genişleyici kamu harcamalarının ve kredi musluklarının açılmasının yan sonucu olan dövize talebi dengeleyecek durumda henüz değil. Bir taraftan iktidar bir şekilde ve başarılı olarak endişe ettiğimiz senaryoları öteliyor, diğer taraftan eldeki imkanlarını gittikçe tüketiyor. Bu durum yıkıcı süreci 2023’e ötelerken, seçimlere kadar istikrarın korunmasını daha da zorlaştırıyor.”

Bu ortamda politika faizinin, bankalara TCMB tarafından aktarılan kaynağın maliyetinin belirlenmesinde ve ticari kredilerde tavan sınır olan referans faizin belirlenmesi haricinde bir önemi kalmadığını da vurgulayan Kubilay, şöyle konuştu:

“Bireylerin dövize olan talebi ancak kur korumalı mevduatla, o da getiri düşüklüğünden ötürü kırılgan bir şekilde gerçekleşiyor. Bu nedenle politika faiz oranından öte, ne derece kredilerin kullanıldığı, kamu harcamalarının artırıldığı, memur, emekli ve asgari ücretli maaş zamlarının ne olacağı; bu esnada sermaye kısıtlamalarının ne derece sertleştirildiği ve kayıt dışı para kaynaklarının ne kadar sürdüğüne odaklanmak gerekiyor. Tabii ekonomi politikası seçim odaklı yürütüleceği için, anketlerdeki durum ve iktidarın kaybetme ihtimali arttıkça daha çok ekonomide gaza basacağı da dikkate alınmalı. Son olarak küresel piyasalar ve dünya ekonomilerindeki çalkantı ve yavaşlama da önümüzdeki 6 ayda Türkiye ekonomisinin geleceğini tayin edecek.”

Akbank öncülüğünde başlayan sendikasyonlarda yenileme oranları gerilerken, Türkiye’nin yüksek CDS’i nedeniyle maliyetler de sürekli artıyor. Yılın ilk sendikasyonları nisan-mayıs tarihlerinde gerçekleşirken, ikinci dönemdeki sendikasyon maliyetlerinde artışlar oldu. Nisan sendikasyonunda dolar dilimi için SOFR+ yüzde 2,75 euro dilimi için Euribor+ yüzde 2,10 iken, bu maliyet ekim-kasım döneminde SOFR artı yüzde 4,25 ve Euribor artı yüzde 4’e yükseldi.

Şu ana kadar 7 banka sendikasyon kredilerini yenilerken, Garanti Bankası’nın da yakın vadede anlaşmayı açıklaması bekleniyor:

Hangi banka, ne kadar sendikasyon aldı?

Akbank: 225 milyon dolar ve 177,5 milyon euro olmak üzere iki dilimli sendikasyon kredisi sağladı. Sendikasyonda çevirme rasyosu yaklaşık yüzde 60 seviyelerinde kaldı.

Denizbank: 329,5 milyon euro ve 276,5 milyon dolar olmak üzere iki dilimden oluşan 367 gün vadeli sendikasyon kredisi aldı. Sendikasyonda çevirme oranı yüzde 72 oldu.

İş Bankası: 330,5 milyon euro ve 191 milyon dolar tutarında 367 gün vadeli sendikasyon kredisi anlaşması imzaladı. Sendikasyon kredisi yüzde 69 oranında yenilendi.

TEB: 200 milyon euro ve 63,5 milyon dolar olmak üzere iki dilimden oluşan sendikasyon kredisi sağladı. Sendikasyonu çevirme oranı yüzde 77 oldu.

Vakıfbank: 222,5 milyon dolar ve 328 milyon euro olmak üzere toplam 560,3 milyon dolar tutarında sendikasyon kredisi aldı. Sendikasyon çevirme oranı yüzde 90 olurken, 2022 yılındaki 1,5 milyar dolarlık kredileri toplamının yüzde 97’sini yeniledi.

Yapı Kredi: 210 milyon dolar ve 249 milyon euro tutarında iki ayrı dilimden oluşan yaklaşık toplam 458 milyon dolar sürdürülebilirlik bağlantılı sendikasyon kredisi anlaşması yaptı. Bankanın sendikasyon çevrim oranı yüzde 61 seviyesinde kaydedildi.

Ziraat Bankası: İkinci dönem sendikasyonlara girmedi. Nisanda 352,5 milyon dolar ve 814 milyon euro olmak üzere toplamda 1,24 milyar dolarlık sendikasyon kredisi temin etmişti.

QNB Finansbank: 184,5 milyon dolar ve 253 milyon euro olmak üzere iki dilimden oluşan sürdürülebilirlik bağlantılı sendikasyon kredisi temin etmek üzere anlaşma imzaladı.

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

JAPONYA BANKASI NOMURA: KUR KRİZİ UYARISI YAPTI

Yayınlanma:

|

Yazan:

Japonya bankası Nomura, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu yedi gelişmekte olan ekonomide kur krizi yaşanması riskinin yüksek olduğunu açıkladı.

Nomura, Türkiye, Mısır, Romanya, Sri Lanka, Çek Cumhuriyeti, Pakistan ve Macaristan‘da kur krizi yaşanma riski olduğunu belirtti.

Nomura, “Damocles” isimli risk uyarı sistemindeki 32 ülkeden 22’sinin maruz kaldığı risklerin mayıs ayından beri arttığını, en çok artışın ise Çek Cumhuriyeti ve Brezilya’da görüldüğünü bildirdi.

Risk hesaplama modelindeki 32 ülkenin toplam risk puanı, mayıs ayındaki 1,744 seviyesinden 2,234’e yükseldi.

Okumaya devam et

KATEGORİLER

SON YAZILAR

ALTIN – DÖVİZ

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www paravitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 - Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.