ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Hayal kırıklığı = Beklentiler / Gerçekler
Yayınlanma:
3 yıl önce|
Yazan:
BankaVitrini
Bülten yazmak kadar bültene başlık belirlemek de zor. Hele bir de neredeyse 2 sene sonra ilk defa faiz artıracak TCMB Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına denk geldiyseniz vay hâlinize… İlk önce başlık olarak aklıma “Yapılana kadar imkânsız görünür: Devir kendini #TCMB” yazmak geldi. Kendimi yeni ekonomi takımının ateşli bir taraftarı gibi gördüm. Sonra aklıma siyasi iradenin faiz hassasiyeti geldi, sonra da faiz artacak tamam da ya o kadar da artırmazsa ne olacak diye düşününce farklı bir başlık buldum. Şimdi gelin bu önemli güne bir kez daha TCMB diyerek başlayalım.
TCMB’nin faizi hangi seviyeye yükseltebileceği ile ilgili son günlerde pek çok soru alsak da, aslında bu sorunun cevabını şimdi bilmediğimiz gibi yıllardır da bulamadığımızı itiraf etmeliyim. Rezerv paraya sahip ekonomik olarak göreceli ‘büyük’ ülkelerde, ekonomiye yön gösterecek olan faizin ne olacağının sinyali önceden kamuoyunun bilgisine verildiği, diğer bir deyişle piyasaların buna hazırlandığı, gerçekleşmenin ise sürpriz yaratmadığını pek âlâ biliyoruz. Türkiye cephesinde ise faiz konusu malûmuz olduğu üzere başka ve derin bir mevzuu!
TCMB’nin faiz setinde 4 değişik faiz oranı bulunuyor. Bunların arasında manşet olarak ön plana çıkan faiz, politika faizi, yani 1 hafta vadeli repo ihale faizi. Onun da oranı %8,5. Politika faizi 2021 yılının Ağustos ayında %19 seviyesinde idi. Sonrasında olanlar malûm. Bunun dışında politika faizinin 150 baz puan altında faiz koridorunun alt bandı yani borç alma faiz oranı (%7), politika faizinin 150 baz puan üzerinde ise faiz koridorunun üst bandı yani borç verme faizi oranı (%10) bulunuyor. Bunların da en tepesinde, tüm haşmetiyle Geç Likidite Penceresi (GLP) (hesabını kitabını iyi yapamayan ve son dakika TCMB’den borçlanmak durumunda kalan bankalar uygulanan) namî diğer ceza faizi var ki onun da oranı %13.
Her ne kadar TCMB’nin nasıl bir karar alacağını bilemesek de, şu an %8,5 olan politika faizinin ‘kademeli’ bir şekilde %20 seviyesine yükseltileceği, esas ‘sıkılaştırmanın’ (bakın burası önemli) ise koridorun üst bandı üzerinden yapılacağını düşünüyoruz. Bu minvalde, faiz koridorunun üst bandı ve GLP faiz oranlarının politika faizinin çok üzerinde belirlemesini bekliyoruz. Cümlenin ilk kısmı tamamen varsayım olsa da, ikinci kısmı için sezilerim oldukça kuvvetli. Keza bu yönde bir politika tercihi, 2011 – 2014 yılları arasından da kullanmıştı. Son verilere göre, TCMB’nin bankalara verdiği paranın ağırlıklı ortalama maliyeti (AOFM) %8,50 seviyelerinde. TCMB’nin ekonomiyi soğutmak adına bu oranı da (AOFM) sert bir şekilde yukarı itmesi, beraberinde kredi kartı faiz oranından tutun, kredili mevduat faizlerine kadar pek çok krediye mahsus faizinin de yukarı gelmesine neden olacaktır. Piyasanın reaksiyonunu, politika faizi kadar diğer faiz oranlarının da ne olacağına paralel olacaktır!
Piyasa fiyatlaması da bize bu noktada önemli ipuçları sunuyor. Kabaca 1 ay önce %8’li seviyelere kadar gerileyen 10 yıllık gösterge Türkiye devlet tahvilinin bileşik faizi neredeyse iki kat artarak %16-17 seviyelerine geldi. Öte yandan, piyasada ‘iş gören’ faizilerin de yine son veriler ile %40 seviyesinde olduğunu düşünürsek (3 aya kadar mevduat faizi %39,42 ; kredi faizi ise 40,02 seviyesinde), TCMB’nin de faizi %40 seviyesine yükseltmesi gerektiğini düşünebiliriz. Böyle bir durum, TL’nin ‘kükremesine’ neden olarak hızla cazibesini de artıracaktır. Lâkin, her ilacın şifa etkisi kadar yan etkisinin de ortaya çıkacağını unutmamak gerekiyor. Şifa etkisi, yerli yatırımcının DTH miktarının hızla azalmasına, TL tasarrufların hızla artmasına (dolarizasyon eğilimi azalacak), yabancı yatırımcı ülkeye sıca sıcak para sokmasına, talebin keskin bir şekilde düşmesine (kredi faizleri daha da yukarıya gelecek) böylelikle enflasyonist dönemde ucuz para ile fiziki taşınmazlara olan ilgili (ev, araba, arsa) dönemi bitecek, yabancı indinde Türkiye’nin risk primi de (CDS primi) hızla düşecektir.
Güzel güzel sıralıyoruz da, TL’nin bu kadar hızlı değer kazanmasını isteyen var mı, hiç düşündünüz mü? İhracatçının uzun bir süredir baskı altında olan kur nedeniye rekabet gücünü kaybettiği, ülkenin adeta ara mal çöplüğüne döndüğü, üretmek yerine dışarıdan almanın çok daha mantıklı olduğunu, yılın ilk 5 ayında 56,1 milyar dış ticaret açığı vererek Türkiye’nin açık rekoru kırdığını, güçlü TL’nin daha büyük bir açık demek olduğunu bunun da karşılığının döviz talebi olduğunu bir kez daha düşünün. TCMB’nin de döviz rezervlerinin ne kadar kırılgan olduğu düşünülürse, TL’ye talep olması durumunda, bozulacak olan dövizi de hızla TCMB tarafından satın alınacağını düşünüyoruz. Daha da basit bir yaklaşımla, TL’nin değer kazanmasını (USDTRY kurunun gerilemesini) saman alevine benzetiyoruz ve mevcut denklemde kurun aşağıya geleceğine pek de imkân tanımıyoruz! Yeni dönemin ekonomik paradigması: daha yüksek kur, daha yüksek faiz, soğuyan ekonomi!
Bunları alt alta üst üste koyunca, TCMB’nin bugün çok da fazla kükremesine gerek olmadığını düşünüyoruz. Ölçülü miktarda faiz artırımı (mesela %15-17 seviyesi) beraberinde güçlü bir ‘politika metni’ ve enflasyon devam ettikçe ‘gereken yapılacaktır’ tarzında ortodox politikalara geri dönüş sinyali, şeffaflık, öngörülebilirlik ve en son tahlilde olmazsa olmaz yapısal reformlara da hükümetin eğilmeye başlanması, kanımca en optimal sonuç olacaktır. TCMB’nin bankacılık sektörüne uyguladığı sıkı kural ve kısıtlamaları gevşetip gevşetmeyeceği de en az faiz kararı kadar merakla bekleniyor keza regülasyonlar sektörün verimli bir şekilde çalışmasını da engelliyor. Son bir dipnot daha düşelim, Mart 2024’de yapılacak ara seçimler ufukta görünürken, sıcak olan ekonominin bir an önce buz kesmeden soğuması bir tercihten ziyade gereklilik olarak duruyor. Unutmamak gerekiyor ki sadece faiz artışı ile tüm sorunlar çözülebilseydi, durmaksızın faiz artıran Arjantin şimdiye kadar enflasyonun “belini bükerdi.”
TCMB’nin faiz adımı öncesinde, dün gözler FED Başkanı Powell’ın iki günlük Meclis hitabına ya da savunması çevrildi. Her ne kadar bu ay sonuçlanan olağan FOMC toplantısında faiz oranını neredeyse 1,5 yıl ardından sabit bırak FED bundan sonrası için 2 kez daha 25 baz puan faiz artışı öngörerek piyasalara sürpriz bir sinyal verse de, dün Powell’ın konuşması da farklı bir ton içermedi. Yılda iki kez düzenlenen ve para politikasının geleceğine ilişkin ipuçları sunan Meclis konuşmasında, Powell yine şahin bir üslup kullanarak enflasyonla mücadele etmek adına faizlerin yüksek düzeyde tutulması gerektiğini hatta gerekirse daha da artırılması noktasında komite içerisinde görüş birliği sağlandığını vurguladı.
Powell’ın yeni bir şey söylememesine paralel, piyasa yansıması da olumsuz olmadı. Daha da doğrusu artık piyasa FED’in faiz ile işinin tamamen bittiğine, sadece FED’in tonu yüksek tutmaya çalıştığın anladı ki piyasa fiyatlaması da bunu açık bir şekilde gösteriyor. Açıklama ardından doların piyasa kuru olan DXY 102 seviyesine geriledi. Daha da aşağıda 100,8 seviyesine teknik mânâda dikkat etmekte fayda görüyoruz. Bu bağlamda, EURUSD paritesi de 1,10 seviyesine gelerek son 6 haftanın zirvesine yükseldi. ABD tahvil faizleri hafif de olsa kafayı yukarıya kaldırınca, faiz getirisi olmayan altının ons fiyatı bundan olumsuz etkilenerek 1,930 dolar seviyesine geriledi. Bitcoin son günlerde olumlu rüzgârları da arkasına alarak 30bin dolar seviyesini geçti. Geçen hafta dünyanın en büyük varlık yönetim firması BlackRock spot Bitcoin ETF ürünü ihracı için SEC’e başvuruda bulunması da direnişin parası ateşledi. Teknik mânâda aylık kapanışın 30bin dolar seviyesi üzerinde olması yukarı yönlü isteğin devam etmesine neden olacaktır.
Amerikan hisse senetleri, FED Başkanı Powell’ın Kongre’deki ifadesi, merkez bankasının enflasyonu kontrol altına alma hedefini güçlendirdiği ve muhtemel faiz artışlarının olasılığına işaret ettiği için geceyi düşüşle kapandı. Yükselişte başı çeken teknoloji hisselerinin işlem gördüğü Nasdaq endeksi düşüşte de önde koştu ve %1,2 geriledi. Yeni gün başlangıcında, Asya piyasalarında da Powell’ın açıklamaları sonrasında hafif de olsa satıcılı bir havanın hâkim olduğunu görüyoruz. Gösterge endeks Tokyo borsası yatay bir seyir izlerken, Hong Kong borsası Hang Seng %2 geriledi.
Bizim cenahta ise TCMB’nin faiz kararı öncesinde dün BİST100 endeksi günü %1,2 oranında kayıpla tamamlarken, USDTRY kuru 23,55-23,60 banında kontrollü bir şekilde işlem görüyor. Yaz sezonu nedeniyle turizm dövizleri diğer taraftan ise kısmen de olsa kâr satışlarına yönelen yurtiçi yerleşiklerin de yardımı ile Çarşı’da da kuru gevşiyor.
Bugün İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) da olağan faiz toplantısı büyük bir merakla takip ediliyor. BoE’nin faizi 25 baz puan artırmasına %51 ; 50 baz puan artırmasına ise %49 ihtimal tanınıyor. Enflasyon, BoE hedefinin dört katının üzerinde seyretmeye devam ederken, BoE’nin bugün faiz oranlarını 15 yılın en yüksek seviyesine çıkarması (%4,75) beklentisinin yanı sıra ilerleyen toplantılara da en 100 baz puan daha faiz artırımı sığdırarak politika faizini %5,75 – 6,00 seviyesine taşıyacağına dair beklentiler artmış durumda. GBPUSD paritesi 1,28 seviyesinin altında hazır beklerken, faizin yönünü yukarıya çevirmiş olmasına paralel iki yıllık İngiliz devlet tahvili getirileri de %5,1 ile son 15 yılın zirvesinde salınıyor.
Merkez Bankaları kararları yanı sıra, her hafta Perşembe günü olduğu üzere içeride TCMB ve BDDK’nın haftalık bültenleri, ABD’de ise haftalık işsizlik maaşı başvurularını takip edeceğiz.
TCMB faiz oranları
İKTİSATBANK
İlginizi Çekebilir
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Petrol ve dolar yükselirken Fed kaygıları risk iştahını bastırıyor
Yayınlanma:
2 saat önce|
04/06/2026Yazan:
BankaVitrini
Küresel mali piyasaların odağında Orta Doğu kaynaklı jeopolitik riskler bulunmaya devam ederken, İsrail’in tutumunun barış sürecini zorlaştırdığı görüşünün giderek daha geniş kabul gördüğünü izliyoruz. Bu sabah İsrail ile Lübnan arasında ateşkesin uygulanmasına yönelik varılan anlaşma olumlu bir gelişme olarak öne çıksa da, bölgeden gelen çelişkili açıklamalar ve zaman zaman yeniden yükselen gerilim piyasaların temkinli duruşunu korumasına neden oluyor. Daha basit bir ifadeyle, piyasalar artık ‘anlaşma yakın’ yönündeki açıklamalardan çok, çatışmaların gerçekten durduğunu ve diplomatik sürecin somut sonuçlar ürettiğini görmek istiyor.
Bu minvalde yapay zekâ temalı hisselerde görülen kâr satışları ve Orta Doğu’da yeniden yükselen jeopolitik risklerin risk iştahını belirgin bir şekilde azaltmasıyla ABD borsalarının geceyi %1 civarında düşüşle tamamladığını görüyoruz. Dolar endeksi (DXY), Orta Doğu’da yeniden yükselen jeopolitik gerilimlerin etkisiyle güvenli liman talebinden destek alarak son iki ayın en güçlü seviyelerinde salınırken, İran’ın Kuveyt’e yönelik saldırıları ve Hürmüz Boğazı çevresindeki çatışmalar petrol fiyatlarının yüksek seviyesini korumasına neden oluyor. DXY’nin güç kazanması, ABD tahvil faizlerinin de yükselmesine neden olurken, Fed’in enflasyon baskıları nedeniyle faiz indirimlerini uzun süre erteleyebileceği beklentisi de piyasalar üzerinde ilave baskı kurmaya devam ediyor.
Tansiyonun barometresi konumunda olan Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı, üç günlük kesintisiz yükseliş isteği ardından dün 99 dolar seviyesini test ederken, ABD ham petrol stoklarının beklentilerin iki katı kadar azalması da küresel petrol talebinin güçlü seyrettiğine işaret etti. Haber akışı sizin de takdir edeceğiniz üzere pek de olumlu düzlemde ilerlemezken, mevcut stresin üzerine 16-17 Haziran tarihinde düzenlenecek olağan Fed toplantısının da eklenmeye başladığını düşünüyoruz. Fed’in yeni başkanı Warsh, göreve yapay zekâ yatırımlarının ekonomiyi desteklediği ancak İran savaşı kaynaklı enerji maliyetlerinin enflasyonu yeniden hızlandırdığı zorlu bir dönemde başlıyor. Nitekim, Fed’in yayımladığı Beige Book raporu, birçok bölgede enerji fiyatlarındaki artışın nakliye, gıda ve gübre maliyetlerine yayıldığını, tüketicilerin ise daha fazla kredi kartı kullanıp harcamalarını temel ihtiyaçlara yönlendirdiğini gösterdi. Bu durum, ekonomik büyümenin yavaşladığı ancak enflasyonun yüksek kaldığı stagflasyon riskini yeniden gündeme taşıdığını belirtelim.
Orta Doğu kaynaklı jeopolitik riskler, Hürmüz Boğazı’nın âdeta dünyanın boğazını sıktığı, enflasyon beklentilerinin yükseldiği ve tedarik zincirlerinin kırıldığı bir ortamda, faiz indirimi beklentilerinin yerini faiz artırımı ihtimaline bıraktığını görüyoruz. Bu sabah Fed vadeli işlemleri, yıl sonuna kadar faiz artışı olasılığını yaklaşık %51 olarak fiyatlıyor. Bu değişimin altını özellikle çizmek gerekiyor. Fed cephesinde büyüme ile enflasyonla mücadele tercihi arasında yaşanacak görüş ayrılıklarını merakla takip edeceğiz. Güvenli liman edasıyla son dönemlerde ön plana çıkan doların bir süre daha bu belirsizlik ortamında güçlü kalmasını, bunun da faizlerin yüksek seyretmesine zemin hazırlayabileceğini düşünüyoruz.
ABD borsalarının dün geceyi düşüşle tamamlaması ardından, yapay zekâ temalı hisselerin önemli oyuncularından Broadcom’un beklentilerin altında kalan gelir tahmini sonrası teknoloji ve yarı iletken hisselerinde satışlar hızlandı. Broadcom’un açıkladığı sonuçlar, yatırımcıların yüksek beklentilerini karşılayamayınca hisseler mesai sonrası işlemlerde %13’ten fazla değer kaybetti. Şirketin ikinci çeyrek gelirleri piyasa tahminlerinin hafif altında kalırken, üçüncü çeyrek için açıkladığı yapay zekâ çipi gelir beklentisi de beklentilerin gerisinde kaldı. Daha da önemlisi, yönetimin 2027 yılına ilişkin 100 milyar dolarlık yapay zekâ gelir hedefini yukarı yönlü revize etmemesi, piyasada büyüme ivmesinin yavaşlayabileceği endişelerini artırdı.
Havanın genel hatlarıyla olumsuz olması ve Broadcom’un açıkladığı sonuçlar ardından yeni gün başlangıcında Pasifik’in diğer ucunda hâkim rengin kırmızı olduğunu görüyoruz. Japonya’nın gösterge endeksi Nikkei, bir gün önce ulaştığı tarihi zirveden geri çekilmek suretiyle %2 gerilerken, ABD borsalarının vadeli işlemlerinde de %0,5 civarında düşüşler görüyoruz. Japon Yeni dolar karşısında kritik 160 seviyesini tekrar test ederken, bu seviye, Japon yetkililerin geçmişte döviz piyasasına müdahale ettiği bölge olması nedeniyle yakından izleniyor. Her ne kadar Japonya Merkez Bankası’ndan bu ay faiz artırımı gelebileceğine yönelik beklentiler güçlense de, doların küresel belirsizliklerden aldığı destek YEN üzerindeki baskıyı sürdürüyor. Doların güçlü seyrine paralel EURUSD paritesi 1,16, GBPUSD paritesi ise 1,34 seviyelerinin diplerine kadar geriledi.
Risk iştahındaki bozulma kripto para piyasalarına da yansırken, Bitcoin ve Ethereum son dört ayın en düşük seviyelerini test etti. Dört hafta önce 83 bin dolar seviyesine dayanan Bitcoin bu sabah 61 bin dolar seviyelerine kadar gerilerken, küresel piyasalarda güvenli liman arayışının yeniden ön plana çıktığını not etmemiz gerekiyor. Güvenli limanın da bu günlerde dolar olması, faiz getirisi olmayan kıymetli metallerin tatsız bir seyir izlemesine neden oluyor. Altının ons fiyatı dün 4,425 dolar seviyesini test ederken, gümüş ise 72,50 dolar seviyesine kadar geriledi. Her ikisi de bu sabah tepki alımları ile sırasıyla 4,465 dolar 73,50 dolar seviyelerine yükselse de, teknik görünüm pek de iç açıcı olmadığını söylememiz gerekiyor. Haftalık kapanışı görerek daha sağlıklı yorum yapmaya gayret edeceğiz. Bir süre daha gelişmeleri takip etmek adına kenarda beklemeye devam ediyoruz.
Genel hatlarıyla Hürmüz düğümünün çözülemiyor olması, Fed’in de Warsh başkanlığında yaklaşan ilk olağan toplantısı küresel piyasaları gererken, Türkiye cephesinde ise bir önceki gün özellikle de bankacılık endeksi önderliğinde (BlackRock dedikodusu) yaşanan yükselişin ardından dün siyasi beklentilerin ağır basmasıyla kazanımların bir bölümünün geri verildiğine şahit olduk. BİST100 ana endeksi %1,7 gerilerken, bankacılık hisseleri ise %2’ye yakın geriledi. USDTRY kuru 46 seviyelerine doğru bebek adımlarıyla yükselişini sürdürürken, CDS risk priminin ise hafif de olsa yükselerek 242 baz puana geldiğini not edelim. Her ne kadar içeride siyasi gelişmeler ve dışarıda jeopolitik gelişmeler baskı unsuru yaratsa da, dün de belirttiğimiz üzere, ABD ile ilişkilerde yapıcı zeminin korunması, önümüzdeki ay Türkiye’de düzenlenecek NATO Zirvesi’ne ABD Başkanı Trump’ın da katılacağının açıklanması, Türkiye’nin giderek güçlenen jeo-ekonomik konumu büyük resimde dikkat çekmeye devam edeceğini düşünüyoruz.
Yurt içi yerleşiklerin Türk Lirası’na olan ilgisi devam ederken, mevduat tercihinde uzun süredir yaklaşık olarak %60 Türk Lirası, %40 yabancı para kompozisyonu da korunmaya devam ediyor. TCMB’nin kur oynaklığını yönetebilecek araç seti ile hareket alanını koruması nedeniyle, mevcut görünüm altında USDTRY kuru açısından da önemli bir risk görmediğimizin altını çizmek isteriz. Dün bu bağlamda, TCMB’nin haftalık bültenini yine yakından inceledik. TCMB’nin butlan kararı ardından 13 milyar dolar eriyen net yabancı para pozisyonu, 2 Haziran valörlü işlemlerde 4,2 milyar dolar toparlanma kaydettiğini görüyoruz. Manşet rakamın ise 20,8 milyar dolar seviyesine toparlandığını not edelim (bakınız grafik).
TCMB Net Yabancı Para Pozisyonu
TCMB Net Yabancı Para Pozisyonundan yaşanan günlük değişim
Emre Değirmencioğlu
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Barış masası sallanıyor, piyasalar hâlâ diplomasiye şans tanıyor
Yayınlanma:
2 gün önce|
02/06/2026Yazan:
BankaVitrini
Uzun bayram tatili dönüşü, hem içeride hem de dışarıda dün oldukça yoğun bir günü geride bıraktık. Gözlerin çevrili olduğu Orta Doğu’da barış anlaşması neredeyse imzalandı derken, dün sabah bültenimizde de ele aldığımız üzere, İsrail’in Lübnan’a saldırılarının artması iplerin âdeta gerilmesine neden oldu. İran, İsrail’in tutumunu ya da saldırganlığını neden göstererek müzakereleri askıya aldığını duyurdu.
Küresel mali piyasaların da ilk nazarda tepkisi kuşkusuz olumsuz oldu. Günün son işlem saatlerine doğru İran cephesinden gelen haber risk iştahının bozulmasına neden olurken, tansiyonun barometresi konumunda Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı neredeyse 5 dolar artış kaydederek 98 dolar seviyesine yükseldi. Son dönemlerde güvenli liman olarak ön plana çıkan dolar (DXY) değer kazanırken, piyasaların kılavuz kargası konumunda ABD 10 yıllık tahvil faizi yeniden %4,50 seviyesinin üzerine tırmandı. Faiz getirisi olmayan kıymetli metallerin ise bir kez daha satış baskısına maruz kaldığına tanıklık ettik.
Günün son işlem saatlerine satıcılı ve moral bozukluğuyla giren piyasalar, gece ilerleyen saatlerde ABD Başkanı Trump’ın İran ile görüşmelerin sürdüğünü açıklamasıyla kayıplarını kısmen de olsa telafi ettiğini gördük. İran basını, İsrail’in Lübnan’daki operasyonlarını genişletmesinin ardından dolaylı görüşmelerin durdurulduğunu öne sürerken, Trump kendilerine böyle bir bildirim yapılmadığını söyledi. Trump’ın gün içerisinde yaptığı açıklamalarda ise hem “görüşmeler devam ediyor” hem de “biterse umurumda değil” mesajını vermesi, sürecin ne kadar belirsiz bir zeminde ilerlediğini de çok net bir şekilde ortaya koydu.
Hatırlarsanız bizler en kötünün geride kaldığını iddia ederken, bundan sonraki sürecin ise uzun ve netameli geçeceğini belirtmiştik. Nitekim, piyasalar da bizimle aynı görüşte olacak ki, tarafların ne söylediğinden ziyade diplomatik kapının tamamen kapanmadığına kanaat getirerek gecenin son işlem diliminde nefeslenme şansı buldu. Brent petrolün varil fiyatı olumsuz haber akışıyla 98 dolara kadar tırmanması ardından geceyi 95 dolar seviyesinin altında tamamladı. Altının ons fiyatı dün sabah saatlerinde 4,545 dolar seviyesine tırmanarak yeni aya ılımlı bir başlangıç yapmasının ardından olumsuz haber akışının da yardımıyla 100 dolar gerileme kaydederek günü de 4,500 dolar sınırına yakın bir seviyede kapattı. Gümüşün ons fiyatının ise 75 dolar seviyelerinden uzaklaşamadığı dikkatimizi çekerken, bir diğer değer saklama aracı olan Bitcoin ise son sekiz haftanın en düşük seviyesi olan 70 bin dolar seviyelerine kadar geriledi.
Görüleceği üzere, cephede atılan her diplomatik adım piyasaları rahatlatırken, sahadan gelen her yeni çatışma haberi ise enerji fiyatları üzerinden küresel ekonomiyi yeniden baskı altına alıyor. Bu bağlamda, İran, Lübnan’daki saldırıların devam etmesi hâlinde ABD ile yürütülen görüşmelerden çekilebileceğinin sinyalini verirken, Hürmüz Boğazı’nın ardından Bab el-Mendeb Boğazı’na yönelik tehditlerini de artırdığını görüyoruz. Dünya petrol ticaretinin önemli bir kısmının geçtiği bu güzergâhlara ilişkin endişeler petrol fiyatlarını bir günde %4 yukarı taşıdı. Bu gelişmeler cereyan ederken, bu sabah haber akışında Lübnan, İsrail ile Hizbullah arasında kısmi bir ateşkes sağlandığını duyurdu. Anlaşma, İsrail’in Beyrut ve çevresindeki Hizbullah kontrolündeki bölgelere yönelik saldırılarını durdurmasını, Hizbullah’ın ise İsrail’e yönelik saldırılarını askıya almasını öngörüyor. Ancak bu gelişmenin savaşın sona erdiği anlamına gelmediğini de not etmek gerekiyor. Lübnan’ın güneyinde çatışmalar sürerken, İsrail ordusu Lübnan’dan atılan roketleri önlediğini açıkladı.
ABD borsaları dün geceyi ılımlı yükselişlerle tamamlamasının ardından yeni gün başlangıcında piyasalarda kısmen de olsa huzursuzluğun devam ettiğini görüyoruz. ABD borsalarının vadeli işlemleri %0,5 civarında gerilerken, Pasifik’in diğer ucunda da bu sabah karmaşık bir seyrin hâkim olduğunu görüyoruz. Orta Doğu’dan gelen karışık mesajları yorumlamakta zorlanan Asya piyasalarında dün görülen rekor seviyelerin ardından bugün özellikle teknoloji ve yapay zekâ bağlantılı hisselerde kâr satışları etkili oldu. Gösterge endeks Tokyo borsası %1,6 değer kaybederken, son dönemlerin flaş ismi Güney Kore borsası ise %2’den fazla geriledi.
Son haftalarda yapay zekâ temalı hisselerin öncülüğünde çok hızlı yükselen piyasanın teknik olarak aşırı alım bölgesine ulaşması satışları hızlandırırken, gözler Orta Doğu’dan gelecek haberlere çevrilmiş durumda. Lübnan’da İsrail ile Hizbullah arasında sınırlı bir ateşkes açıklansa da çatışmaların tamamen sona ermemesi ve İran ile ABD arasındaki görüşmelere ilişkin belirsizlikler temkinli seyrin korunmasına neden oluyor. Güvenli liman özelliğiyle ön plana çıkan dolar, savaşın ilk döneminde güç kazanmasının ardından son günlerde kararsız bir seyir izlerken, her ayın ilk cuması olduğu üzere ABD istihdam verileri piyasaların yön tayini açısından kritik önemde olacağını tekrar hatırlatmak isteriz. Enerji fiyatlarının tetiklediği enflasyon kaygısı birkaç ay önce hâkim olan faiz indirimi beklentilerini topyekûn rafa kaldırırken, Fed’in bir sonraki adımının faiz artırımı yönünde olacağına da %50 ihtimal tanınıyor. Japon yeni ise dolar karşısında 160 seviyesine yaklaşarak müdahâle riskini yeniden gündeme taşıdığını not edelim.
Yurt dışında hem savaş haberleri hem de merkez bankalarının bir sonraki adımına ışık tutacak ekonomik veriler aynı anda takip edilirken, Türkiye cephesinde ilaveten siyasi gelişmeler de izleniyor. CHP tarafında butlan kararının ardından karmaşık ve çok başlı bir yapının hâkim olduğunu not etmemiz gerekiyor. Grup Başkanı Özel bugün grup toplantısı çağrısı yaparken, Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun ise Özel’in grup başkanlığına itiraz ettiği yönünde haberler görüyoruz. CHP’de 111 milletvekilinin imzasıyla olağanüstü kurultay çağrısı yapıldığını da okuyoruz.
Makro cephede ise bayram sonrasında dün pek çok verinin açıklandığını gördük. Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre %2,5; bir önceki çeyreğe göre ise %0,1 oranında büyüme kaydetti. İlk çeyrek sonuçlarının bayat bir veri olduğunu düşünürsek, büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi PMI endeksi Mayıs ayında yukarı yönlü hareket ederek 49,8 seviyesine gelmek suretiyle son iki yılın zirvesine yükseldi. PMI verisinde 50 seviyesinin altı daralma olarak yorumlansa da, verideki canlanmaya dikkat çekmek isteriz. Öte yandan, İTO’nun İstanbul için açıkladığı Mayıs ayı enflasyon verisi gıda ve alkolsüz içecekler kaleminde ılımlı yükselişle %1,53 artış kaydetti. Bu sonuçla yıllık enflasyon, %36,83 seviyesinden %36,77 seviyesine geriledi. Bayram tatili nedeniyle resmî enflasyon verisinin TÜİK tarafından Cuma günü açıklanacağını, beklentinin de %1,5 civarında olduğunu not edelim.
Türkiye PMI
Emre Değirmencioğlu
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Bitcoin ATM Devinin Çöküşü
Yayınlanma:
2 hafta önce|
19/05/2026Yazan:
BankaVitrini
Bitcoin Depot İflas Korumasına Başvurdu, 9 Binden Fazla Kripto ATM Kapandı
ABD merkezli kripto para ATM devi Bitcoin Depot, artan yasal baskılar, yükselen uyum maliyetleri ve sert düşen gelirleri nedeniyle Chapter 11 kapsamında gönüllü iflas koruma başvurusunda bulundu. Şirket, dünya genelindeki 9 binden fazla kripto para ATM’sini devre dışı bıraktığını açıkladı.
Bir dönem Kuzey Amerika’nın en büyük Bitcoin ATM operatörü olarak gösterilen şirketin çöküşü, kripto sektöründeki “fiziksel erişim” modelinin sürdürülebilirliği konusunda ciddi soru işaretleri yarattı.
Düzenleyici Baskılar İş Modelini Çökertti
Şirket CEO’su Alex Holmes yaptığı açıklamada, özellikle ABD eyaletlerinin son dönemde kripto ATM işletmecilerine yönelik çok daha sert düzenlemeler getirdiğini belirtti.
Yeni düzenlemeler kapsamında:
- İşlem limitleri düşürüldü,
- Kimlik doğrulama (KYC) zorunlulukları ağırlaştırıldı,
- Kara para aklama önleme (AML) yükümlülükleri artırıldı,
- Bazı eyaletlerde kripto ATM faaliyetleri tamamen yasaklandı,
- Dolandırıcılık mağdurlarına yönelik operatör sorumlulukları genişletildi.
Şirket yönetimi, mevcut düzenleyici ortam altında iş modelinin artık sürdürülebilir olmadığını açıkladı.
Gelirler Sert Düştü
Bitcoin Depot’un 2026 yılı ilk çeyrek finansalları da alarm vermişti:
- Gelirler yıllık bazda %49,2 düştü,
- Şirket yaklaşık 9,5 milyon dolar net zarar açıkladı,
- Daha önce yaşanan 3,7 milyon dolarlık kripto cüzdan saldırısı mali yapıyı daha da bozdu.
Şirket hisseleri Nasdaq’ta sert düşüş yaşarken bazı işlemlerde günlük kayıp %70’in üzerine çıktı.
Kripto ATM Modeli Neden Çöküyor?
Uzmanlara göre Bitcoin ATM sistemi ilk yıllarda “nakitten kriptoya hızlı geçiş” avantajıyla büyüdü. Ancak zamanla sektör şu sorunlarla karşı karşıya kaldı:
1. Dolandırıcılık Vakaları
Kripto ATM’leri özellikle yaşlı kullanıcıları hedef alan dolandırıcılık şebekelerinde sık kullanılmaya başladı.
2. AML ve MASAK Benzeri Baskılar
ABD’de FinCEN ve eyalet düzenleyicileri, yüksek risk nedeniyle sektöre çok daha ağır yükümlülükler getirdi.
3. Yüksek Operasyon Maliyeti
ATM lojistiği, nakit yönetimi, mağaza komisyonları ve güvenlik maliyetleri ciddi şekilde arttı.
4. Kripto Kullanım Alışkanlığının Değişmesi
Kullanıcılar artık mobil uygulamalar ve merkezi borsalar üzerinden çok daha düşük maliyetle işlem yapabiliyor.
“Bu Sadece Başlangıç Olabilir”
Sektör uzmanları, Bitcoin Depot’un iflasının sadece tekil bir şirket problemi olmadığını düşünüyor. Özellikle ABD’de faaliyet gösteren diğer kripto ATM operatörlerinin de benzer baskılar altında olduğu belirtiliyor.
Kripto sektöründe uzun süre “ana akım benimsenmenin vitrini” olarak gösterilen ATM ağlarının, artık yüksek regülasyon ve düşük kârlılık nedeniyle hızla küçülme sürecine girebileceği konuşuluyor.
Türkiye Açısından Ne Anlama Geliyor?
Türkiye’de doğrudan yaygın bir kripto ATM ağı bulunmasa da gelişme önemli mesajlar içeriyor:
- Kripto sektöründe regülasyon baskısı küresel ölçekte sertleşiyor,
- AML/KYC yükümlülükleri artık tüm fintech ve kripto şirketlerinin merkezinde,
- “Denetimsiz büyüme” modeli sürdürülemez hale geliyor,
- Fiziksel kripto erişim kanalları yüksek risk kategorisine giriyor.
Özellikle MASAK düzenlemeleri sonrası Türkiye’de de kripto platformları için daha sıkı denetim süreçlerinin gündeme gelmesi beklenebilir.
Sonuç
Bitcoin Depot’un çöküşü, kripto sektörünün artık “vahşi batı” döneminden çıktığını ve yüksek regülasyon dönemine girdiğini gösteriyor.
Bir dönem finansal özgürlüğün sembolü olarak görülen Bitcoin ATM’leri bugün; dolandırıcılık, uyum maliyetleri, yasal riskler ve düşük kârlılık nedeniyle sektörün en kırılgan alanlarından biri haline dönüşmüş durumda.
Bu iflas aynı zamanda şu soruyu yeniden gündeme taşıyor: “Kripto sektöründe ayakta kalacak olanlar teknoloji şirketleri mi olacak, yoksa regülasyona tam uyum sağlayabilen finansal kurumlar mı?”
bankavitrini.com
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
KATEGORİLER
- ALTIN – DÖVİZ – KRIPTO PARA (1.023)
- BANKA ANALİZLERİ (151)
- BANKA HABERLERİ (3.576)
- BASINDA BİZ (67)
- BORSA (560)
- CEO PERFORMANSLARI (39)
- EKONOMİ (2.974)
- GÜNCEL (4.407)
- GÜNDEM (3.550)
- RÖPORTAJLAR (47)
- SİGORTA (146)
- ŞİRKETLER (2.671)
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK (575)
- VİDEO Vitrini (19)
- YAZARLAR (1.416)
- AI-BankaVitrini (28)
- Ali Coşkun (55)
- Arif Öztan (7)
- Ayşe Muzaffer Sunguroğlu (7)
- Cengiz KILIÇ (9)
- Dr. Abbas Karakaya (73)
- Erden Armağan Er (46)
- Erol Taşdelen (795)
- Gizem Taşdelen (5)
- Gülbeyaz Gergün (106)
- Kemal Emirhan Mendi (1)
- Murat Şenol (26)
- Mustafa Akpınar (51)
- Onur ÇELİK (49)
- Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz (91)
- Serhat Can (11)
- Süleyman Çembertaş (18)
- Tungay Dere (19)
- Uğur Durak (33)
- Zuhal KARABULUT (5)
YAZARLAR
ALTIN – DÖVİZ
KRİPTO PARA PİYASASI
X
- Resmi Gazete'de bugün (04.06.2026) 03/06/2026
- İran: Müzakerelerde somut bir ilerleme sağlanamadı 03/06/2026
- Fed'in Bej Kitap raporunda yüksek enflasyon vurgusu 03/06/2026
- Morgan Stanley ve UniCredit'ten ‘Warsh’ uyarısı 03/06/2026
- Bessent: Enflasyondaki yükseliş kısa vadeli olacak 03/06/2026
- Otokar, Automecanica'nın yüzde 96,77'sini devraldı 03/06/2026
- Trump Ankara'daki NATO zirvesine katılacak 03/06/2026
- ABD fabrika siparişlerinde 11 ayın en büyük artışı 03/06/2026
- ABD'de hizmet faaliyetleri toparlandı 03/06/2026
- ABD-İran geçici anlaşma görüşmelerindeki temel anlaşmazlık konuları 03/06/2026
SON YAZILAR
- İstanbul Finans Merkezi için tarihi teşvik paketi yayımlandı 04/06/2026
- 2026’nın ilk sinyali; büyüyemeyen ekonomi 04/06/2026
- Petrol ve dolar yükselirken Fed kaygıları risk iştahını bastırıyor 04/06/2026
- Kredi tahsisinde asıl risk: Üreten firmayı yalnız bırakmak 04/06/2026
- SASA yatırımcısı neden öfkeli? PDT dönüşümü ve İbrahim M. Turhan tartışması 03/06/2026
- Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi 03/06/2026
- Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı 03/06/2026
- Bankalar çiftçiyi nasıl finanse ediyor? 02/06/2026
- Barış masası sallanıyor, piyasalar hâlâ diplomasiye şans tanıyor 02/06/2026
- Geleceğin Bankalarını Don Kişotlar mı Kuracak? 01/06/2026
ARAMA
Popüler
-
GÜNCEL3 yıl önceZara Ve Mango’ya Üretim Yapın Tekstil Devi Konkordato Talep Etti
-
BANKA HABERLERİ3 yıl önceTCMB Başkanı için ismi geçen GAYE ERKAN First Republic Bank’tan ayrılma süreci
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceAKBANK çöktü : Dijital Bankacılık sorumlusu GMY CİVELEK ortada yok!
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceHSBC terbiyesizliği : “Sabancı alana “AKBANK bedava”
-
BANKA ANALİZLERİ4 yıl önceYILIN İLK YARISINDA İŞBANK RAKİPSİZ LİDER AKBANK SONUNCU SIRADAN KURTULAMIYOR
-
VİDEO Vitrini4 yıl önceGelişmekte olan ülkeler neden gelişmiş ülkelerden daha az borçlu




