Connect with us

GÜNCEL

İHRACATTA DOĞRU HEDEF PAZAR SEÇİMİ İÇİN YOL HARİTASI

HİT Global Kurucusu İbrahim Çevikoğlu, şirketlerin yeni ihracat pazarları bulmak ve bu pazarlardaki faaliyetlerini sürdürülebilir kılmak için neler yapması gerektiğine ilişkin bilgilendirmede bulundu.

Yayınlanma:

|

Yeni nesil dış ticaret uygulamalarına odaklanmış bir eğitim ve danışmanlık markası olan HİT Global’in Kurucusu İbrahim Çevikoğlu, şirketlerin yeni ihracat pazarları bulmak ve bu pazarlardaki faaliyetlerini sürdürülebilir kılmak için neler yapması gerektiğine ilişkin görüşlerini paylaştı.

Ülkemizdeki firmaların yeni pazarlara açılma metotuna değinen Çevikoğlu, firmaların genellikle yerli rakibinin satış yaptığı ülkelere odaklanmak suretiyle veya farklı ülkelerdeki akrabalık ve tanıdıklık ilişkilerinden yararlanarak pazar seçmek gibi daha çok geleneksel yöntemlerle ilerlediğini ifade etti.

İHRACATTA DOĞRU HEDEF PAZAR NASIL SEÇİLMELİ?

Geleneksel pazar seçim metotlarının Türkiye’nin ihracatının bugüne kadar ki gelişim sürecinde önemli rolü olduğunu ancak ihracata daha iyi seviyeler kazandırabilmek için yeni nesil sürdürülebilir metotlara ihtiyaç duyulduğunu aktaran Çevikoğlu, şu şekilde konuştu:

“Sürdürülebilir bir ihracat yapısı için, öncelikle pazar ve müşteri araştırmalarında veriye dayalı bir yaklaşım benimsenmesinin gerekli olduğunu ifade etmek lazım. Veriye dayalı bir hedef pazar çalışması, uzun vadeli bir ihracat rotasının dümeni konumunda. Doğru pazarı seçtiğinizde, müşteriyi bulmak zor değildir. Bu noktada doğru hedef pazarı seçerken temel prensip, ilgili üründe talep artışı olan ülkeleri tespit ederek pazarlama planı çıkartmak olmalı. Normal bir ürün ve pazarı ele alacak olursak; son tüketicilerin ürün satın aldığı perakende mağazalar, ürünü toptan faaliyet gösteren firmalardan; toptan satış yapan firmalar ise ya ithalatçı firmalardan ya da direk ithalat yoluyla tedarik sağlamaktadır. İlgili üründe talep artışının olduğu hedef pazarlarda temas edilen, bahsi geçen tedarik zincirinde bulunan bir toptancı ürün satın almaya istekli olacaktır, zira son tüketicideki talebi karşılamak için daha çok adetle tedarik yolunu seçecektir. Daha da ilerisini konuşmak gerekirse talep artışının tespit edildiği ülkelerde, hedef sektörde faaliyet göstermeyen firmalar dahi talebin olduğu hedef sektörde faaliyet göstermeye eğilimli olacaktır. Yani bu tarz ithalat büyümesi olan ülkelerde mevcut toptancı ve ithalatçıların yanı sıra yeni ithalatçı firmalar da üremektedir. Dolayısıyla temas ettiğimizde işlerimizin şiir gibi gitmesini istediğimiz pazarları bulabilmek için, satışı yapılmak istenilen üründe son yıllarda düzenli olarak ithalat artışı olan ülkeler öncelikli hedef olarak pazar seçilmelidir.”

HEDEFLENEN PAZARDA TÜRK ÜRÜNLERİ TERCİH EDİLİYOR OLMALI

Diğer taraftan, seçilecek pazarlarda Türk ürünlerinin son dönemlerde iyi bir oranda tercih ediliyor olmasının önemli bir nokta olduğuna değinen Çevikoğlu, şöyle konuştu:

“Zira hedef pazarda ilgili ürünün Türkiye’de üretildiğine dair bir bilgi yayılmamış, Türk Pazar payı henüz oluşmamışsa, Türkiye’nin ilgili üründe oyuncu olduğuna dair ayrıca bir pazarlama çalışması yapılması gereklidir. Söylemek istediğim şu değil; uzun zamandır Türk ürünlerinin tercih edildiği pazarları kastetmiyorum, bu tarz ülkelerde de Türk firmalar arasındaki rekabet oldukça yoğun olmaktadır. Dolayısıyla ne çok uzun zamandır Türk firmaların satış yaptığı ne de ilgili üründe Türkiye’nin adının hiç duyulmadığı ülkeleri hedef seçmek lazım. Özetle, pazara gidildiğinde işimizin adeta şiir gibi gideceği, vakitten, nakitten ve ekipten tasarruf sağlayacak şekilde pazar seçmenin altın formülü; ilgili üründe hem dünyadan ithalatı artan hem de Türkiye’nin ihracatının özellikle son yıllarda artış gösterdiği ülkelerin seçilmesi gerekli. Elbette hizmet sektöründe faaliyet gösteriyorsak veya proje bazlı çalışıyorsak pazar seçme dinamikleri çok daha farklı olacaktır. Doğru hedef pazar seçiminin yapılması için ticari istihbarat verileri ile hareket ederek analizlerin yapılması işin kilit noktası olarak karşımıza çıkıyor. ” dedi.

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Bir milyar liralık forex vurgunu

Yayınlanma:

|

Yazan:

Adana merkezli 20 ilde sahte yatırım uygulamaları üzerinden 1 milyar TL haksız kazanç elde eden 146 şüpheli yakalandı.

Adana merkezli 20 ilde nitelikli dolandırıcılık, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suçtan elde ddilen mal varlığı değerlerini aklama suçlarına yönelik eş zamanlı olarak gerçekleştirilen Sibergöz-23 operasyonlarında 146 şüpheli yakalandı.

300 milyon liralık malvarlığına el konuldu

Adana merkezli İstanbul, İzmir, Ankara, Mersin, Antalya, Bitlis, Çanakkale, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, Kırıkkale, Kocaeli, Kütahya, Ordu, Sivas ve Şırnak’taki operasyonlarda şüphelilerin; Meta Trader-4, Meta Trader-5 ve Vakıf Capital Yatırım isimli mobil uygulamalar ve sabit telefon numaraları üzerinden, vatandaşlarla “Forex Yatırım Vaadiyle Yüksek Kazanç” sağlamak teması üzerinden iletişime geçtikleri,sahte yatırım uygulamaları üzerinden gerçek olmayan kazançları gösterip, vatandaşlardan para talep ederek yaklaşık 1 milyar TL hesap hareketliliği bulunduğu ve haksız kazanç sağladıkları tespit edildi.

Operasyonlar sonucunda 2 adet ruhsatsız tabanca, 2 adet pompalı av tüfeği, 35 adet Kripto varlık madenciliği cihazı, iki milyon 596 bin TL ve çok miktarda altın, döviz ile çok sayıda dijital materyale el konuldu.

T24

Okumaya devam et

GÜNCEL

Y kuşağı: Tarihteki en zengin kuşak olacak

Bir araştırmaya göre Y kuşağı, önümüzdeki 20 yıl içinde 90 milyon dolar miras alacak. Ve bu servet transferi Y kuşağını gelmiş geçmiş en zengin nesil yapacak.

Yayınlanma:

|

Yazan:

Dünyada son yıllarda Y kuşağı (1981-1996 arası doğalanr) ve Z kuşağı (1997-2012 arası doğanlar) da enflasyonla, sürekli artan konut ve araç maliyetleriyle karşı karşıya. Özellikle konut alma gibi önemli satın almalar konusunda genç kuşak daha endişeli… Araştırmalar genel olarak Y kuşağının da yaşam koşulları ve kendi evlerini satın almak için önceki kuşaklardan çok daha fazla mücadele ettiğini söylüyor. Ancak araştırmalara yansıyan farklı sonuçlar da var. Bazı çalışmalar özellikle erken pandemi dönemi etkisiyle genç nesillerin net varlıklarında bir artış gördüklerini söylüyor. Bir de Y kuşağına yönelik büyük servet aktarımı sözkonusu.

BÜYÜK SERVET TRANSFERİ OLACAK

Küresel emlak danışmanlık şirketi Knight Frank’in yeni raporuna göre, önümüzdeki 20 yıl içinde 90 trilyon dolarlık servetin eski nesillerden Y kuşağına geçmesi bekleniyor.

Y KUŞAĞI EN ZENGİN KUŞAK OLACAK

Rapora göre, servet transferi “Y kuşağını tarihteki en zengin kuşak” haline getirecek.

Z KUŞAĞI DAHA FAZLA YOLA SAHİP

Cazenove Capital direktörlerinden Mike Pickett raporda, Y kuşağının servet edinmek için en büyük şansının miras almak olabileceğini vurguluyor. Bununla beraber rapor, Z kuşağının kendi servetini yaratmak için daha fazla yola sahip bir konumda olduğunu söylüyor. Pickett, “Bu, mevcut servetin basit bir değişiminin ötesine geçiyor. Bence servet yaratma fırsatlarının çeşitliliği de arttı. Örneğin, on milyonlar değerinde YouTuber’lar var. Birinci nesil servet oluşturmaya yönelik girişimcilik yolları da artıyor” diyor.

Rapor, finans sektörünü servet yönetimi sunarak bu zengin Y kuşağı üyelerine hazır olmaya çağırıyor.

SÜPER ZENGİNLERİN SAYISI ARTIYOR

Rapor ayrıca süper zenginlerin sayısının da arttığını ortaya koydu. Knight Frank’in 30 milyon dolardan fazla serveti olan kişiler olarak tanımladığı ultra yüksek net değerli bireylerin sayısı son beş yılda %44 arttı. Knight Frank, önümüzdeki beş yıl içinde bu kişilerin sayısının, çoğunluğu Hindistan ve Çin anakarasında olmak üzere %28 artmasını bekliyor.

Okumaya devam et

GÜNCEL

Lezita işçileri Greve hazırlanıyor

Greve hazırlanan Lezita işçileri anlattı: Patron fabrika fabrika işçi arıyor, promosyonla tehdit ediyor

Yayınlanma:

|

Yazan:

İzmir Kemalpaşa’daki fabrikada onlarca işçiyi işten çıkarıp Hindistan’dan işçi getiren Abalıoğlu Lezita patronu daha önce dikenli tel çektiği direniş alanına bu kez çok sayıda TIR dorsesi park etti. Patron öncesinde fabrikaya barikat da yığmıştı.

sol.org.tr’a konuşan sendika yetkilileri, “Akıllarınca grev günü bize ve araçlarımıza yer bırakmamaya çalışıyorlar ama nafile. İşçilerle birlikte orada olacağız! Kamuoyunun Lezita grevini görmesine engel olamayacaklar” ifadelerini kullandı.

‘Hasta olunca rapor kullandırmayanlar ne ara fazla mesaimizi düşünür oldu?’

Grev kırıcılık için yurt dışından getirilen işçilerin açığa çıkmasının Abalıoğlu Lezita yönetiminde paniğe neden olduğu belirtiliyor.

Şirketten işçilere gönderilen toplu mesajda göçmen işçi çalıştırıldığı kabul edildi ama “fazla mesaiyi engellemek” adına bu uygulamaya gidildiği savunuldu. sol.org.tr’ye konuşan Lezita işçisileri, işverenin açıklamasının inandırıcı olmadığını belirterek “Yıllarca fazla mesailerden bıktık dedik, bu işi çözün dedik hatta mesaiye kalmayıp eylem yaptık. İzin vermediler eleman yok diye. Hasta olduk rapor aldırmadılar. Ne oldu da şimdi akıllarına geldi işçinin fazla mesaini düşünür oldular? Grev kırmak için yapıyorlar. Grevden çok korkuyorlar. Müdür bölüm bölüm gezip işçilere yalvarıyor, tir tir titriyor karşımızda” dedi.

İşveren gönderdiği mesajda işçilerin greve katılmayacağını iddia etti. Patronun açıklamalarıyla uygulamalarının birbiriyle çeliştiğini söyleyen başka bir çalışan, “Her gün İŞKUR önünde onlarca insan işe girmek umuduyla bekliyor. Ne demek yerel kaynaklar yetmiyormuş. Bizi yıllarca garibanız diye ezdiler. Sendika geldi uyandık, bilinçlendik. Şimdi Hindistan’dan garibanları getirip ezecekler akıllarınca. Bizim bildiğimiz grev sürecinde işçi almak yasak, bu grev kırıcılık olur. Greve kimse katılmayacak diyorlar, bu da yalan. Madem burada işçiler greve katılmayacak niye getirdiler Hindistan’dan işçiyi” sorusunu yöneltti.

sol.org.tr

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

Altın Fiyatları

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www bankavitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.