Connect with us

GÜNCEL

İş Yerinde Herkesin Yaptığı 4 Hata

Yayınlanma:

|

İş yerinde hata yapmak utanç verici ve rahatsız edici olabilir, özellikle de işe yeni başladığınızda veya ekipteki yeni kişi olduğunuzda. Ancak gerçek şu ki, herkes hata yapar ve bunlar sürekli gelişim için gereklidir. Bir hata yaptığımızda, bunu saklamak veya göz ardı etmek yerine, öğrenmek ve becerilerimizi geliştirmek için bir fırsat olarak kullanabiliriz.

Elbette tüm hatalar aynı değildir. İş yerinde yapabileceğiniz birkaç farklı hata türü vardır. Bu hatalardan ders çıkarma yaklaşımınız, gelişim çizginizi belirleyecektir.

İşte iş yerinde karşılaşabileceğiniz dört hata türü ve her birinden nasıl ders çıkaracağınız.

1) Sonradan fark edilen hatalar

Bazen bir şeyi amaçladığımız gibi yapsak da daha sonra bir noktada hata yaptığımızı fark ederiz. Örneğin, önemli bir müşterinize bir soru sorduktan sonra patronunuzun cevabı zaten bildiğini ve bu soruyu ona sormanızı tercih edeceğini öğrenebilirsiniz.

Sonradan fark edilen hatalardan ders çıkarmak

Sonradan fark edilen hatalar, genellikle siz elinizden gelenin en iyisini yaparak çalışırken meydana gelir. İnsanlar bir hata yaptıklarını fark ettiklerinde genellikle ilk tepkileri utanmak, hatayı görmezden gelmek veya sorumluluğu reddetmeye çalışmak olur.

Duygularınızın sizi yönlendirmesine izin vermek yerine, durun, nefes alın ve durumu nasıl ele almak istediğinizi gerçekten düşünün. Neler öğrenebileceğinizi ve neleri değiştirebileceğinizi düşünmek ve belirlemek için biraz zaman ayırın. Böylelikle gelişme olasılığınızı artıracak, aynı hatayı tekrar yapma olasılığınızı ise azaltacaksınız.

Kendinize şu soruları sorabilir veya başkalarıyla tartışabilirsiniz:

  • Bu hataya ne yol açtı?
  • Çıkarabileceğim dersler neler?
  • Bu hatayı tekrarlamamak için ileride neleri değiştirebilirim?
  • Bir sıkıntıya veya zarara neden olduysam, bunu onarmamın veya hafifletmemin bir yolu var mı?

Hatanız üzerine düşünmek, gelecekte neleri değiştirmeniz ve farklı yapmanız gerektiğini belirlemenize yardımcı olur. Ayrıca yeni teknikler araştırabilir, zorlandığınız alanda uzmanlığı olan yetenekli kişileri gözlemleyebilir, planlı pratikler yapabilir, koçlardan veya mentorlardan rehberlik isteyebilirsiniz.

Uzman tavsiyesi: Farkında olmayabileceğiniz hataları ortaya çıkarmak için geribildirim isteyin.

Hataları önceden öngörebilmeniz mümkün olmasa da yöneticinizden ve ekip arkadaşlarınızdan düzenli olarak geribildirim isteyerek farkında olmayabileceğiniz hatalarınızı öğrenebilirsiniz. Bu kişilerin sunacağı rehberlik ve bakış açısı, güçlü yönleriniz ve zorlandığınız alanlar hakkında yeni içgörüler edinmenize yardımcı olacak ve daha hızlı öğrenmenizi sağlayacaktır. Geribildirim istemek aynı zamanda size ve diğer kişilere sürekli öğrenmek ve gelişmek istediğinizi hatırlatacaktır.

Ekibinize şu gibi sorular sorabilirsiniz:

  • Çalışma yaklaşımımda neleri geliştirebilirim?
  • Toplantıda nasıl daha iyi katılım gösterebileceğimi öğrenmem için beni gözlemler misiniz?
  • Ekiple iletişimimde neleri iyileştirebilirim?

2) Dikkatsizlik hataları

Bazen iyi bildiğimiz ve önceden hata yapıp ders çıkardığımız bir görevde dahi dikkatsiz davranıp aynı hataya düşebiliriz. Örneğin, finans ekibinden son müşteri teklifinizdeki fiyatlandırmayı onaylamasını istemeyi yine unuttunuz diyelim. Şimdi teklifi iptal etmeniz ve müşteriyi kaybetme riskini almanız gerekecek.

Dikkatsizlik hatalarından ders çıkarmak

Dikkatsizlik hataları tükenmişlik, aynı anda birden fazla görevle uğraşmak veya acele etmek gibi çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir. Yaptığınız hataları hızlı bir şekilde düzeltmek önemli olsa da hatanın tekrarlanmasını önlemek için gerekli ayarlamaları yapabilmeniz için kök nedenini, yani hataya yol açan sistemi veya alışkanlığı belirlemek de hayati önem taşır.

Hatanızın temel nedenini belirlemek için kendinize şu gibi sorular sorun:

  • Sürece bir adım eklemeli veya süreçteki bir adımı değiştirmeli miyim?
  • Hatamdan öğrendiklerim ışığında şablon belgeyi geliştirebilir miyim?
  • İstediğim davranış biçimi alışkanlık haline gelene kadar her sabah veya belirli toplantılardan önce düzenli bir hatırlatma ayarlamalı mıyım?

Örneğin, teklifinizde yaptığınız hata üzerine düşündüğünüzde, bilgisayar ekranınızda birkaç pencerenin açık olduğunu ve aynı anda birden fazla görevi tamamlamaya çalıştığınızı fark edebilirsiniz. Sonuç olarak, dikkatiniz dağıldı ve çalışmanızı onaylamaları için finans ekibine e-posta göndermeyi unuttunuz. Bundan sonrası için sadece tek bir görevle uğraşmak ve daha iyi konsantre olmak için bir hatırlatıcı ayarlayabilirsiniz. Daha da iyisi, teklif sunmadan önce geçmeniz gereken onay sürecini özetleyen bir kontrol listesi hazırlayabilirsiniz.

Neyi değiştirmeniz gerektiğini belirlemek amacıyla bir hata üzerine düşünmek, hatanızı sürekli kafanızda döndürüp durmaktan farklıdır ki bu genellikle faydasızdır. Neyi farklı yapacağınızı belirledikten sonra buna göre plan yapıp yolunuza devam edebilirsiniz.

Uzman tavsiyesi: Dikkatsizlik hatalarınızı paylaşın.

Hatalı bir sistem veya süreç nedeniyle dikkatsizlik hatası yaptıysanız, ekibinizdeki diğer kişilerin de aynı hataya düşme ihtimali vardır. Dolayısıyla, hata yaptığınız için biraz utanıyor olsanız dahi edindiğiniz değerli içgörüleri paylaşmanız önemlidir.

Elbette kendiniz de bir çözüm üretebilirsiniz. Ancak, ekip arkadaşlarınızla birlikte daha etkili olabilirsiniz. Örneğin, LinkedIn’deki üst düzey liderlerin haftalık toplantılarında bir önceki hafta öğrenilen derslerin paylaşıldığı bir bölüm vardır.

3) Acemilik hataları

Acemilik hataları, kendimizi mevcut yeteneklerimizin ötesine taşırken yaptığımız hatalardır. Gelişmek için bildiklerimizin sınırlarını aşmamız gerekir ve bu da hatalar yapmamıza neden olabilir. Yeni zorlukların üstesinden gelirken veya yeni yaklaşımlar denerken, bazı şeyleri yanlış yapmamız kaçınılmazdır. Başka türlüsü mümkün değildir.

Örneğin, bir proje güncellemesi sunacağınız bir müşteri toplantısına hazırlandığınızı varsayalım. Geçmişte müşterilerinizden slaytlarınızın çok metin ağırlıklı ve takip etmesi zor olduğuna dair geribildirimler aldınız. Bu nedenle alternatif yaklaşımlar denemek istiyorsunuz. Bazı slaytlarda sadece büyük bir görsel kullanmaya karar veriyorsunuz, bazılarında ise daha büyük bir yazı tipi ve daha az sözcük kullanmayı deniyorsunuz. Başka bir bölüm için projektörü kapatmayı ve görseller olmadan bir hikâye anlatmayı deniyorsunuz. Toplantıdan sonra, denediğiniz bazı yöntemlerin etkili olmasına rağmen sunumun diğer bölümlerinin başarısız olduğuna dair geribildirim alabilirsiniz.

Acemilik hatalarından ders çıkarmak

Acemice hatalar yaptığınızda kendinizi rahatsız hissedebilirsiniz. Ancak bunları hiç yapmamanız genellikle daha kötüdür. Konfor alanınızın dışına hiç çıkmazsanız ilerlememe veya geride kalma riskiyle karşı karşıya kalabilirsiniz.

Diğer hatalarda olduğu gibi, bir acemilik hatası yapmış olmanız gelişmeniz için yeterli değildir. Hatanın üzerine düşünmeniz, neleri değiştirmeniz gerektiğini belirlemeniz ve buna göre ayarlamalar yaparak tekrar denemeniz gerekir.

Acemilik hatalarından ders çıkarmak için kendinize şu gibi sorular sorabilirsiniz:

  • Hangi becerimi geliştirmeye çalışıyorum?
  • Nasıl bir strateji deneyebilirim? Bunun beni geliştirip geliştirmeyeceğini nasıl test edebilirim?
  • Fikir ve geribildirim kaynağı ne ya da kim olabilir?
  • Sürecim ne kadar iyi işliyor? Denemek istediğim farklı bir öğrenme süreci var mı?

Yeni bir alanda uzmanlık kazanırken, yakın gelişim alanınızda kalmayı hedefleyin. Bu, halihazırda ustalaştığınızdan biraz daha ileri bir zorluk seviyesidir, ancak iyileştirme girişimlerinizin etkisiz kalacağı veya önemli zarara neden olabileceği kadar ileri değildir. Sürekli deneyip başarısız oluyorsanız, zorluk seviyesini azaltabilir veya görevi daha küçük parçalara ayırabilirsiniz.

Uzman tavsiyesi: Düşük riskli ortamlarda acemilik hataları yapın.

Acemilik hataları değerli öğrenme fırsatları sunsa da kendinizi yüksek riskli durumlara sokmaktan kaçının. Potansiyel zararın minimum olduğu durumlarda deneme yapmak en iyisidir.

Beyoncé, Sara Blakely, Tom Brady, Steph Curry ve Lady Gaga gibi elit sanatçılar, halihazırda ustalaşmış oldukları becerilerin ötesine geçmek çalışırlar. Ancak bu kişilerin halka açık bir performans veya yarışma sırasında önlenebilir hatalar yaptıklarını görme olasılığınız çok azdır. Konuşmacılar, performans sanatçıları ve sporcular perdenin arkasındayken yeni yaklaşımlar deneyebilirler, ancak milyonlarca insanın önünde olduklarında en iyi sonucu veren şeyi yaparlar.

Gelişme sürecinizi de aynı şekilde düşünün. Yukarıdaki sunum örneğini ele alalım. Yeni slaytlarınızı gerçek sunum sırasında test etmek yerine, geribildirimlerini almak için slaytları önceden bir iş arkadaşınıza gösterin. Yeni yaklaşımlarınızdan hangilerinin işe yarayıp hangilerinin yaramadığı konusunda görüşlerini alabilirsiniz. Böylece önemli bir müşterinin önünde hata yapmaktan kaçınabilirsiniz.

4) Ağır sonuçları olan hatalar

Bir şirketin kritik bir projeyi kaybetmesine neden olan bir teslim tarihini kaçırmak veya dergi kapağınızda göze batan bir yazım hatası yapmak oldukça görünür olan ve ağır sonuçları olan hatalardır. Dolayısıyla bu tür hatalardan kaçınmamız gerekir.

Ağır sonuçları olan hatalardan ders çıkarmak

Bazen, yeni bir şey deneyip gelişmeye çalışırken ağır sonuçları olan hatalar yapılabilir. Ancak çoğu zaman, sadece karmaşık ve hızla değişen bir dünyada yaşayan insanlar olduğumuz için meydana gelirler.

Peki, ağır sonuçları olan bir hata yaptığınızda ne yapmalısınız? Herkesin hata yapabileceği anlayışına sahip sağlıklı bir kültürde çalışıyorsanız, hatanızı ekibinize veya patronunuza söylemelisiniz, özellikle de bunu keşfeden ilk kişi sizseniz. Sorumluluğu üstlenmek özgüven işaretidir ve ayrıca öğrenme ve ilerleme isteğini gösterir.

Patronunuz veya ekip arkadaşlarınız sonraki adımları düşünmenize yardımcı olabilir veya gerekirse sürece dahil olabilir. Tanım gereği, hatanızın sonuçları önemlidir. Bu nedenle çıkarılan dersleri ve ileride nelerin değiştirileceğini belirlemek adına yardım istemeniz önemlidir. Birlikte şunları keşfedebilirsiniz:

  • Ne yanlış gitti? Bu hataya ne yol açtı?
  • Verilen zarar nedir? Zararı nasıl onarabilir veya azaltabiliriz?
  • Gelecekte aynı hatalardan kaçınmak için sistemlerimizi ve süreçlerimizi nasıl değiştirebiliriz?
  • Çıkardığımız dersleri şirketteki diğer kişilerin de faydalanması için paylaşmalı mıyız?

Hatanızı söylemekten çekinerek gizlemeyi tercih etmeniz sonradan çok daha kötü sonuçlara yol açabilir. En iyi ihtimalle, bu bilgiyi saklamak stres yaratacak ve zehirli bir kültürü devam ettirecektir. Şeffaflığı teşvik etme çabalarınız başarısız olursa, çalışanlarını başarısızlıktan ders çıkarmaya teşvik eden başka bir kuruluşta iş aramayı düşünün.

Uzman tavsiyesi: Bütün hataları ağır sonuçları olan hatalarla denk tutmayın.

Ne zaman gelişmeye odaklanacağınızı ve ne zaman temkinli davranıp uygulamaya odaklanacağınızı belirlemeniz önemlidir. Böylelikle ağır sonuçları olan hatalardan kaçınabilir, acemilik hatalarından ders çıkararak gelişebilirsiniz.

Ancak burada önemli olan, her türden hatanın ağır sonuçları olduğunu düşünmekten kaçınmaktır. Yeni ve zorlu görevler üstlenebileceğimiz zamanları ve alanları belirlemek yerine iş arkadaşlarımızın mümkün olduğunca tüm hatalardan kaçınmamızı istediklerine inanırsak fazla muhafazakâr davranabiliriz.

İş arkadaşlarınızla ne zaman güvenli davranacağınızı ve ne zaman yeni meydan okumalar üzerine çalışacağınızı açıkça tartışabilirsiniz. Bunu yapmanız kafanızın daha net olmasını, iş arkadaşlarınızla daha uyumlu çalışmanızı ve ilerlemenizi sağlarken kaygınızı da azaltır. Patronunuza bir sonraki ekip toplantınızda aşağıdaki soruları tartışmaya açık olup olmadıklarını sorabilirsiniz:

  • Ne zaman risklerden kaçınmak, ne zaman iyi bildiğimiz yöntemleri takip etmek istiyoruz?
  • Ne zaman gelişmeye çalışmak ve risk almak istiyoruz?
  • Bunları yapmak için birbirimize nasıl yardım edebiliriz?

. . .

Hata yapmak yalnız hissetmenize neden olabilir. Geri çekilme ve içinize kapanma dürtüsü hissedebilirsiniz. Ancak hatalar çoğu zaman sosyal bir sistem içinde meydana gelir. Düşünmek ve öğrenmek de kolektif bir süreç olmalıdır. Birden fazla beyin tek bir beyinden daha iyi öğrenir ve performans gösterir. Farklı insanlar olayları farklı algılayabilir ve daha çeşitli bilgi, beceri ve düşünme biçimleriyle katkıda bulunabilir. İşte bu nedenle, hatalarınıza farklı bir bakış açısı getirebilecek kişilerle işbirliği yapmak çok önemlidir.

Öğrenmek ve gelişmek adına hatalardan ders çıkarma niyetinizi iş arkadaşlarınızla paylaşın. Sadece çalışmak için değil, aynı zamanda birbirinizin gelişimini desteklemek için işbirliği yapmayı teklif edin. Bu işbirliğinin ve hatalara yaklaşımınızın nasıl olacağı konusunda ortak bir anlayışa ulaşmaya çalışın.

HBR

Okumaya devam et

GÜNCEL

Kredi tahsisinde asıl risk: Üreten firmayı yalnız bırakmak

Yayınlanma:

|

Yazan:

Borsada işlem gören firmaların dahi finansmana erişimde zorlandığı bir dönemde, şirketlerin kredi taleplerinde alışılmışın dışında sorularla karşılaşması; destek yerine köstek olunması kime ne kazandıracak?

İyi günlerde peşinden koşulan firmaların, zor zamanlarında da yanında olmak gerekir. Çünkü bankacılığın asli görevi yalnızca “riski reddetmek” değil; doğru analizle, doğru teminatla ve doğru nakit akışı kurgusuyla firmaların üretmeye devam etmesini sağlamaktır.

Bugün bazı bankalarda, klimalı odalarda oturup “red”, “olmaz”, “uygun değil” diyerek parayı batırmadığını düşünen bir anlayışın öne çıktığını görüyoruz. Oysa firmayı tanımadan, hikâyesini bilmeden, talep edilen finansman sonrası oluşacak nakit akışını analiz etmeden; beş ay önceki mali verilerle bugünün şirketini değerlendirmek sağlıklı bir tahsis politikası olamaz.

Limit açmadığınız bir firma, müşteri çeklerini factoring yoluyla nakde çevirdi diye “factoring riski var” denilerek uzak duruluyorsa, şu soru sorulmalıdır: O halde neden o firmaya çek karşılığı banka limiti açılmadı?

Daha da çelişkili olanı, kendi factoring şirketi bulunan bankaların bile “factoring riski var” gerekçesiyle kredi taleplerine mesafeli durmasıdır. Madem factoring bazılarına göre bu kadar sakıncalı görülüyor, o zaman bankaların neden factoring şirketleri var?

Unutulmamalıdır ki müşteri olmadan bankacılık sistemi bir hiçtir. Bankaların ihtiyacı; batan, iflas eden, üretimden kopan müşteriler değil; çalışan, üreten, istihdam sağlayan ve ayakta kalan müşterilerdir.

Buradan tüm bankaların kredi tahsis yöneticilerine sevgi ve saygılarımı sunuyor; bu dönemde bakış açısının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Çünkü bugün firmaya kapatılan her kredi kapısı, yarın ekonomide kapanan bir üretim kapısına dönüşebilir.

Bayram KOÇSOY – Emekli Banka Müdürü

Okumaya devam et

BORSA

SASA yatırımcısı neden öfkeli? PDT dönüşümü ve İbrahim M. Turhan tartışması

Yayınlanma:

|

Yazan:

Borç sermayeye dönüştü, tartışma büyüdü

SASA Polyester’in 3 Haziran 2026 tarihinde açıkladığı Paya Dönüştürülebilir Tahvil (PDT) dönüşüm kararı, sermaye piyasalarında son dönemin en çok tartışılan işlemlerinden biri haline geldi. Şirket açısından bilançoyu güçlendiren bu adım, hisse yatırımcıları açısından ise “pay sulanması”, “değer kaybı” ve “güven erozyonu” tartışmalarını beraberinde getirdi.

Özellikle SASA Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim M. Turhan’ın geçmiş dönemde yaptığı açıklamalar nedeniyle yatırımcı tepkilerinin önemli bölümü şahsında toplandı.

Peki SASA ne yaptı, kim kazandı, kim kaybetti?

SASA ne yaptı?

Şirketin açıklamasına göre;

  • Yurt dışında ihraç edilen PDT sahipleri dönüşüm haklarını kullandı.
  • 37,3 milyon Euro nominal değerli tahvil hisseye dönüştürüldü.
  • Bunun karşılığında yeni paylar ihraç edildi.
  • Mevcut ortakların rüçhan hakları tamamen kısıtlandı.
  • Şirket sermayesi yaklaşık 785 milyon TL artırıldı.

Teknik olarak bakıldığında şirketin borcu azaldı ve özkaynakları güçlendi. Finansal açıdan değerlendirildiğinde bu işlem, borcun sermayeye dönüştürülmesi nedeniyle şirket bilançosunu rahatlatan bir yapı oluşturdu.

Şirket açısından olumlu sonuçlar

PDT dönüşümü sonrasında SASA’nın elde ettiği avantajlar şöyle sıralanabilir:

1. Döviz borcu azaldı

Tahvil yükümlülüğünün bir bölümü ortadan kalktı.

2. Finansal kaldıraç düştü

Borç/özkaynak dengesi iyileşti.

3. Faiz yükü azaldı

Gelecekteki finansman maliyetleri üzerinde olumlu etki oluştu.

4. Nakit çıkışı önlendi

Şirket tahvil geri ödemesi yapmak yerine hisse vererek yükümlülüğünü kapattı.

Yönetim perspektifinden bakıldığında bu işlem rasyonel ve bilanço güçlendirici bir finansman yöntemi olarak görülebilir.

Peki yatırımcı neden rahatsız oldu?

Sorunun cevabı “seyrelme etkisi” olarak adlandırılan süreçte yatıyor. Yeni hisseler üretildiğinde mevcut ortakların şirket içindeki pay oranı küçülür.

Buna sermaye piyasalarında “dilution” yani sulanma denilir.

Yatırımcıların itiraz ettiği temel nokta şu: Şirket borcunu azaltırken bunun maliyetinin önemli bir kısmı mevcut hissedarlara yansıtıldı.

Özellikle küçük yatırımcı açısından ortaya çıkan etkiler:

  • Hisse başına düşen şirket değeri geriledi.
  • Arz edilen pay miktarı arttı.
  • Satış baskısı oluştu.
  • Hisse fiyatı üzerinde aşağı yönlü baskı meydana geldi.
  • Portföy değerleri eridi.

Büyük tartışma: Tahvil yatırımcısı avantajlı mı oldu?

Piyasadaki eleştirilerin önemli bölümü bu noktada yoğunlaşıyor.

Tahvil yatırımcısı:

  • Önceden belirlenmiş şartlarla dönüşüm hakkı elde etti.
  • Belirli fiyat avantajına sahip oldu.
  • Hisseye dönüşüm sırasında daha korunaklı bir pozisyonda bulundu.

Borsa yatırımcısı ise:

  • Açık piyasadan hisse aldı.
  • Fiyat düşüşünün tüm riskini taşıdı.
  • Seyrelme etkisini doğrudan yaşadı.

Bu nedenle sosyal medyada sıkça dile getirilen görüşlerden biri şu oldu: “Şirket kurtarıldı ama küçük yatırımcı korunamadı.”

İbrahim M. Turhan neden hedef haline geldi?

Aslında kararın sahibi tek başına İbrahim M. Turhan değil. PDT ihracı ve dönüşüm süreçleri yönetim kurulu kararıyla ve SPK mevzuatı çerçevesinde yürütülüyor.

Ancak yatırımcı tepkilerinin önemli kısmı Turhan’a yöneldi. Çünkü İbrahim M. TUrhan aynı zamanda SASA Yönetim Kurulu Üyesi olması açıklamaları da yatırımcı o hassasiyet ile algıladı. Açıklamalar ile fiili duurm örtüşmeyip hisse değeri daha düşünce küçük yatırımcı dah afazla zarar etti; tartışmalar da bu noktada alevlendi.

Bunun birkaç nedeni bulunuyor.

1. Sürecin kamuoyundaki yüzü oldu

PDT mekanizmasını en fazla anlatan isimlerden biri İbrahim M. Turhan’dı.

2. Beklentiler ile sonuçlar uyuşmadı

Yatırımcılar açıklamalar sonrasında hisse üzerinde bu kadar güçlü bir baskı beklemiyordu.

3. Satış baskısı öngörülemedi

Piyasada oluşan fiyat hareketleri yatırımcıların hesaplarının ötesine geçti.

4. Güven sorunu oluştu

Hisse fiyatındaki sert düşüşler sonrasında yatırımcılar açıklamaların yeterince risk içermediğini düşünmeye başladı.

Yatırımcılar yanıltıldı mı?

Bu soru bugün en çok tartışılan konu.

Ancak hukuki açıdan bakıldığında;

“Yanıltma”, “manipülasyon”, “yanlış yönlendirme” gibi kavramların oluşabilmesi için SPK tarafından yapılacak inceleme ve hukuki süreçlerin sonuçlanması gerekir.

Bugün itibarıyla kamuoyuna açıklanmış herhangi bir SPK kararı veya yargı hükmü bulunmamaktadır.

Bu nedenle; “Yatırımcılar kesin olarak yanıltıldı” demek de, “Hiçbir sorun yaşanmadı” demek de mümkün değildir.

Ancak yatırımcı algısında ciddi bir güven kaybı oluştuğu açıktır.

Asıl sorun ne?

Bu olay aslında Türkiye sermaye piyasalarının kronik sorunlarından birini yeniden gündeme getirdi: Finansal mühendislik ile yatırımcı iletişimi arasındaki kopukluk.

Şirket yönetimleri bilanço açısından doğru kararlar alabilir.

Ancak bu kararların;

  • Küçük yatırımcıya etkileri,
  • Riskleri,
  • Olası fiyat baskıları,
  • Seyrelme sonuçları,

yeterince açık anlatılmadığında piyasalarda güven sorunu ortaya çıkıyor.

Sonuç

SASA’nın PDT dönüşümü şirket açısından bakıldığında borcu azaltan ve özkaynakları güçlendiren başarılı bir bilanço operasyonu olarak görülebilir.

Ancak borsa yatırımcısı açısından tablo çok daha farklıdır.

Payların seyrelmesi, hisse fiyatındaki sert düşüşler ve oluşan güven kaybı nedeniyle küçük yatırımcı önemli ölçüde zarar gördüğünü düşünüyor.

Bugün yaşanan tartışmanın merkezinde yalnızca bir sermaye artırımı değil; şeffaflık, yatırımcı iletişimi ve kurumsal güven meselesi bulunuyor.

Sermaye piyasalarında para kaybı telafi edilebilir.

Ancak yatırımcı güveni kaybedildiğinde onu geri kazanmak çok daha zor oluyor.

Bankavitrini.com Analiz

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.