Connect with us

BANKA HABERLERİ

İzmir İş Dünyasından Nebati’ye Ekonomi Eleştirileri

Yayınlanma:

|

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), İzmir Ticaret Odası (İZTO), Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) ve İzmir Ticaret Borsası (İTB) evsahipliğinde düzenlenen İzmir İş Dünyası Buluşması’na katıldı. Bakan Nebati’ye talep ve sorunlarını anlatan iş dünyası temsilcileri ekonomiye sert eleştirilerde de bulundu.

Toplantının açılış konuşmasını yapan EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, son dönemde ihracata dayalı büyüme için gerekli adımların atılamadığını söyleyerek, “Hayatım ihracatla geçti. Bugünkü gibi zorlu süreçleri çok az gördüm. Türkiye’de, 1980’li yılların başından beri iktidara gelen her hükümet ihracata dayalı büyüme modelini benimsediğini güçlü bir şekilde kamuoyu ile paylaşıyor. Ancak son zamanlarda ihracata dayalı büyüme için gerekli adımları attığımızı söyleyemediğim için ülkem adına çok üzgünüm” ifadelerini kullandı.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati

2022 yılının üçüncü çeyreğinde ihracatta artış hızının düşmeye başladığını kaydeden Eskinazi, “Biz ihracat rekorları kırdığımız o dönemlerde de işlerin iyi gitmediğini, ihracat rakamlarındaki artış hızının 2022 yılının ikinci yarısında düşeceğini, ihracatta daha da düşüşler yaşanacağını dillendirdik. Biz bu şekilde konuşurken başta karar vericiler ve gazeteci dostlarımız bize inanmadılar, ama kibarlıklarından inanmış gibi göründüler. 2022 yılının son çeyreğinde de daha önceden öngördüğümüz gibi ihracatta eksiye düştük” dedi.

Eskinazi’den yeni “24 Ocak kararları” talebi

İhracattaki düşüşün nedenlerini, finansmana erişimde yaşanan zorluklar, yüksek enflasyon ve düşük döviz kuruna bağlayan Eskinazi, “Pek çok iktisatçımız, döviz kurunu baskılayarak enflasyonu düşürmenin mümkün olmadığını dillendiriyorlar. Biz ihracatçılar da bu döviz kuruyla rekabetçi olamayacağımızı her fırsatta dile getirmeye devam ediyoruz. Anlayacağınız mevcut döviz kuru enflasyonla mücadelede size bir başarı kazandırmazken, bizlerin de rekabetçiliğinin önünde büyük bir set oluşturuyor. Özetle, hepimiz kaybediyoruz” diye konuştu.

EİB Başkanı, Türk Lirası’na yüzde 32,7 oranında devalüasyon yapılan 24 Ocak (1980) kararlarını hatırlatarak, “Günümüzde 18,80 TL civarında olan dolar kuru yüzde 32,7 arttığı takdirde 25 TL seviyesine gelecek. Bu da Türk ihracatçımızın rekabetçiliğine olumlu katkı sağlayacaktır. Türk ekonomisinin önünü açacak yeni 24 Ocak kararlarının hayata geçirilmesi gerektiğine inanıyoruz” dedi.

“Tarımdaki sorunlar çözülmeden ekonomideki sorunlar çözülemez”

İTB Başkanı Işınsu Kestelli
İTB Başkanı Işınsu Kestelli

Bunun ardından söz alan İTB Başkanı Işınsu Kestelli, konuşmasında tarımda yaşanan sorunlara dikkat çekti. Kestelli, “Eğer ikinci asrımız gerçekten dünyada Türkiye Yüzyılı olsun istiyorsak, tüm sorun alanlarımızda sürdürülebilirliği sağlayacak bir irade ortaya koymamız şart. 2002 yılında tarımın Gayrisafi Yurtiçi Hasıla’da yüzde 12’ye yakın olan payının 2021 sonunda yüzde 5,7’ye gerilediğini görüyoruz. Tarım ve hayvancılığın milli gelirdeki payının tüm dünyada azalmasının önemli bir sorun olduğuna inanıyoruz. Türkiye pek çok ülkenin düştüğü bu hataya düşmemeli. Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’da tarım ve hayvancılığın payını yeniden yüzde 10’un üzerine çıkartacak her türlü adımı kararlılıkla atmamız gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu. Kestelli, “Tarımdaki sorunlarımızı çözemediğimiz sürece ekonomideki sorunları da çözmemizin mümkün olmadığına inanıyoruz” dedi.

“ÜFE-TÜFE farkından dolayı pazarda fiyatlar düşmüyor”

EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ise enflasyona kalıcı çözüm getirilene kadar şirketlerin mali tablolarının enflasyonist etkilerden arındırılarak gerçek karlılığın ve faaliyet sonuçlarının raporlanmasını ve bu rakamlar üzerinden vergileme yapılmasını sağlayan bir işlem olan enflasyon muhasebesinin hayata geçirilmesini istedi. Yorgancılar, “Üretici fiyatları (ÜFE) ile tüketici fiyatları (TÜFE) farkından dolayı, pazarda fiyatlar düşmemekte, enflasyona neden olmakta, öngörülebilir fiyatlama yapılamamaktadır. Vatandaş açısından da refah kaybına yol açmaktadır” şeklinde konuştu.

“Krediye ulaşımdaki zorluklar çarkların dönmesini güçleştirmektedir”

Hükümetin esnaf ve KOBİ’lere 250 milyarlık kredi paketi ve işverene EYT desteği için teşekkürlerini ileten Yorgancılar, “Uzun bir zamandır kredilerde karşımıza üç konu çıkmaktadır. Birincisi istediğimiz miktarda kredi temin edilememektedir. İkincisi alınan kredi faizi, politika faizinin çok üstünde ve maliyetli olmaktadır. Üçüncüsü de kredinin vadesidir. Öz sermayesi yetersiz, teşvik kapsamında yatırımı olmayan ve ihracat yapamayan firmaların krediye ulaşmasındaki zorluklar, çarkların dönmesini güçleştirmektedir” dedi.

Yorgancılar, “Merkez Bankası tarafından sürekli olarak yapılan değişiklikler, özellikle maliyet açısından bankaları zorlarken, bankalar da ticari kredi vermekte isteksiz davranıyor” eleştirisinde de bulundu. EBSO Başkanı’nın dile getirdiği diğer talepler arasında, doğrudan üretimde kullanılan elektrik, doğalgaz ve motorin üzerindeki vergilerin makul düzeylere çekilmesi, kamuya iş yapan firmaların kamu alacaklarında ödeme sürelerinin giderek uzaması nedeniyle birikmiş alacakların ödenmesi de yer aldı.

“Enflasyonla mücadeleyi sadece baz etkisine bağlamanın doğru olmadığı kanaatindeyiz”

Toplantıda söz alan İZTO Başkanı Mahmut Özgener ise ekonominin en büyük sorununun enflasyon olduğunu belirtti. Özgener, “Bu yılın ilk çeyreğinden sonraki kritik dönemde enflasyonun yeniden yükselme eğilimine girme riskini göz ardı edemeyiz. Enflasyonla mücadeleyi sadece baz etkisine bağlamanın doğru olmadığı kanaatindeyiz. Yanı sıra enerji fiyatları, kredi politikası, EYT düzenlemesi ve asgari ücrette yapılan güncelleme ve bunun diğer maaşlara yansımasının baz etkisini azaltacağını ve fiyatlar genel seviyesine ivme kazandırabileceğini de unutmamamız gerekiyor. Enflasyondaki düşüşün nasıl sağlanacağıyla ilgili soru işaretlerinin giderilmesine ve piyasalarda güvenin yeniden tesis edilmesine ihtiyaç var. Bunun için de uluslararası alandan gelebilecek negatif şoklara karşı, Türkiye ekonomisinin dayanıklılığını arttırmak üzere enflasyon-cari açık-büyüme üçgeninde alternatif bir senaryo üzerinde çalışılması, enflasyonla mücadelede para ve sermaye piyasası enstrümanlarının kullanıldığı, tüketim, tasarruf, kur ve faiz dengelerinin sağlandığı, etkin ve akılcı yönetildiği politikaları içeren bir paketin mutlaka uygulanması gerektiğine inanıyoruz” dedi.

Makro ihtiyati tedbirlerin şu ana kadar hedeflenen faydayı sağlamadığı eleştirisinde de bulunan Özgener, cari açığın büyümesine de dikkat çekti, para politikasının normalleşmesini beklediklerini kaydetti. Özgener, Merkez Bankası ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından getirilen bazı tedbirlerin, sermaye kontrolu algısı yarattığını da vurgulayarak, ekonomi politikalarında tutarlılık çağrısında bulundu.

Bakan Nebati: “Türkiye son yüzyılın en zor yıllarından biri olan 2022’deki krizleri fırsata çevirmeyi başarmıştır”

İş dünyası temsilcilerinin ardından kürsüye gelen Bakan Nureddin Nebati, hükümetin uyguladığı Türkiye Ekonomi Modeli ile başarılı olduklarını savunarak, “Türkiye son yüzyılın en zor yıllarından biri olan 2022 yılındaki krizleri fırsata çevirmeyi başarmıştır. Tüketici güven endeksi gibi öncü göstergeler de 2023 yılında ekonomimiz hakkında olumlu işaretler vermektedir. Bu başarıların temelinde 20 yıldan bu yana elde ettiğimiz kazanımlar olduğu gibi, yatırım, istihdam, üretim ve ihracata odaklanan Türkiye Ekonomi Modelimiz de önemli bir paya sahiptir. Nitekim 2022 yılının ilk üç çeyreğinde G20 ülkeleri içerisinde en hızlı büyüyen ülkelerden biri Türkiye olmuştur. Ekonomik aktivitedeki güçlü toparlanma ve etkili politikalarımız sayesinde, 2021 başından 2022 Kasım ayına kadar 4,5 milyon vatandaşımıza ilave istihdam oluşturduk. Toplam ihracatımızı, sizlerin de yüksek orandaki katkısıyla, 254,2 milyar dolara çıkartarak Cumhuriyet tarihimizin rekorunu beraberce kırdık. Rusya-Ukrayna Savaşı başladığında kimi çevreler tarafından turizme yönelik felaket senaryoları çizilmiş olsa da uyguladığımız politikalarla 2022 yılında turizmde de rekorlar kırdık” dedi.

2022’de Türkiye’nin bütçe performansının son 20 yılın en iyilerinden biri olduğunu kaydeden Nebati, “2023 yılında da bütçe disiplininin bozulması gibi bir durum kesinlikle sözkonusu olmayacaktır. Nitekim çeşitli destekler, EYT ve ücret artışları gibi kararlarımızı alırken, vatandaşlarımızı her daim gözetmemizin yanı sıra bütçemize etkilerini de titizlikle hesaplıyoruz” şeklinde konuştu.

Enflasyonda düşüşün süreceğini söyleyen Nebati bunun baz etkisine bağlanamayacağını da belirtti: “Bahsettiğim küresel gelişmelerin ve 2021 sonunda yaşadığımız ani kur artışlarının etkisiyle 2022 yılını yüksek enflasyonla geçirdik. Ancak enflasyonda da son iki aydır düşüş eğilimine girmiş bulunuyoruz. Bu artık baz etkisini de aşarak enflasyonun düştüğünü göstermesi açısından çok önemli.”

Yapılandırma paketiyle ilgili detaylar

Ekonomide verilen “müjde”leri sıralayan Nebati, “Müjdelerden en büyüğü, Dün Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı, bugüne kadar yapılmış en kapsamlı Yapılandırma Kanunu konusundaki müjdesidir” dedi.

Süresinde ödenememiş borçların cezalarını kaldıracaklarını ve ödeme sırasında vadenin öncekilerin aksine 36 ay değil, 48 ay olacağını duyuran Nebati, “Yapılandırılan borçlar peşin ödenirse zaten küçük oranlar uygulayarak hesapladığımız yurt içi ÜFE tutarının yüzde 90’ından da vazgeçiyoruz. Eğer yapılandırılan borç idari para cezası ise asıl alacaktan da yüzde 25 oranında indirim sağlıyoruz. 2 bin lirayı aşmayan icralık borcu olan vatandaşlarımızın bu borçlarını tasfiye edecek ortamı zaten daha önce hazırlamıştık. Şimdi de vergi, ceza, faiz gibi hangi türden olursa olsun borcu bulunan vatandaşlarımızın 2 bin lirayı aşmayan borçlarını siliyoruz” dedi.

Bakan Nebati’nin konuşmasının ardından soru-cevap bölümünde gazeteciler toplantının yapıldığı salondan çıkarıldı.

“İş dünyası net ve somut yanıtlar duymak istiyor”

Toplantıyı izleyen ekonomist Coşkun Küçüközmen VOA Türkçe’ye yaptığı değerlendirmede, “İş dünyası Bakan’a birçok sorununu iletti. Ama ben, bugün konuşulanların kısa vadeli, seçime kadar bir plan mı yoksa iktidarda kalmayı öngörerek daha uzun vadeli şekilde geleceği kapsayan planlar mı olduğunu duymak isterdim. Seçimler sonrasında gelecek olan iktidarı çok ciddi bir iç ve dış borç yükü ve devasa bir enflasyon sorunu bekliyor. İş dünyası net ve somut yanıtlar duymak istiyor. Bugünkü konuşmada hep brüt, net olmayan ifadeler vardı” dedi.

İş dünyasının taleplerinin çok acil olduğunu vurgulayan Küçüközmen, “Bugün iş dünyası ayakta kalma ve yaşamını sürdürme mücadelesi veriyor. Bugün birçok firma enflasyon ve maliyetler karşısında üretimden kopuyor” diye konuştu.

VOA

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Doç. Dr. Atilla Çifter: “Enflasyon mücadelesi sadece para politikasına yüklenmiş durumda”

Yayınlanma:

|

Yazan:

Faiz oranın sabit tutulması ile birlikte 31 Mart seçimleri sonrası ekonomik beklentiler merak konusu oldu. Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi, Ekonomist Doç. Dr. Atilla Çifter, yaptığı değerlendirmede mevcut tabloda %50’nin altında bir yıl sonu enflasyonun gözükmediğine değindi. Bunun en önemli nedenini enflasyon mücadelesinin sadece para politikasına yüklenmesine bağladı. Maliye politikası tarafında bir enflasyon mücadelesi olmadığını belirterek, “Mehmet Şimşek atandığı zaman lüks ve gereksiz harcamaların kısılması gerektiğini söyledi. Ama bu gerçekleşmedi. Ocak ayında da bütçe dengesi eksi 150 milyar TL bir açık verdi. Dolayısıyla piyasa %42’ler seviyesinde bir enflasyon beklemesine rağmen Merkez Bankası beklentiyi %36’da tutuyor.” dedi. Enflasyonun öncelikli kaynağının maliyet tarafında olduğuna işaret eden Doç. Dr. Atilla Çifter, “Şu anda baz etkisine güveniliyor. Mayıs’ta zirve yapıp ardından aşağı doğru gelmesinden bahsediyoruz. Yılın ortasından sonra kısa bir süre baz etkisiyle enflasyon düşecek. Ancak eksik makro ekonomi politikasıyla enflasyon hedefinin sağlanması zor görünüyor. %50’nin altında bir oranın, TÜİK’in açıkladığı TÜFE’de pek mümkün gözükmüyor.” değerlendirmesini yaptı.

“Piyasa, makro modelle karar almıyor”

Doç. Dr. Atilla Çifter, enflasyon beklentilerindeki bu ciddi sapmaların piyasanın tam olarak bir makro modelle karar almamasına bağlıyor. Çifter’e göre, piyasa ne beklenmesi istiyorsa onun kararını alıyor. Örneğin tüketiciye hissettiğiniz enflasyon nedir? Beklediğiniz enflasyon nedir? diye sorduğunuzda, tüketicinin beklediği enflasyonun gerçek enflasyona yakın bir oran çıkıyor. Bu piyasanın öngörüyse hiç tutmuyor. Dünyada ise makro modellerle öngörüler yapıldığını ve buna göre olması gerekenin ne olduğunu söylediğini kaydetti.

1 Nisan itibariyle ne olacak?

Seçimlerin ardından 1 Nisan itibariyle ertelenen kemer sıkma politikasının devreye alınacağına ilişkin bir beklenti olduğunu dile getiren Çifter, bunun Mehmet Şimşek’in açıklamaları üzerinde oluştuğunu ifade etti. Altınbaş Üniversitesinden Çifter, “Ekonomi yönetimi bütçe tutturmak yerine vergilendirme, kredi kartı ve diğer harcamalar üzerinden talebi kısmaya yönelik bir adım atabilir. Bu da enflasyonu baskılayan bir etki yaratır.” öngörüsünde bulundu. Ancak bu yöntemin yükü halka yüklediği izlenimi verdiğini söyleyerek, “Haziran ayında Hafize Gaye Erkan’ın atanması ile yaklaşık olarak 7-8 aylık sürede yapılan faiz artışının dışında döviz kurunun tekrar sıkılmaya devam etmesi de bir nevi kontrollü kur görüntü veriyor.” diye konuştu.

“Çözüm, doğru makro politikalara dönmek”

Türkiye’de 2002’ den itibaren döviz kurunun serbest piyasada belirlendiğini hatırlatan Çifter, 2018’den itibaren ise döviz kurunu tutarak enflasyonla mücadele etme anlayışı olduğunu söyledi. Bu dönemde uygulanan makro politikaların hatalı olduğuna dikkat çeken Çifter, “Makro denge ve döviz kurunun daha yüksek olması gerekiyor. Yani Türk lirasının normalde makro denge seviyesi şu anda 31’in çok çok üzerinde.” dedi. Çözümün ise doğru makro politikalara dönmek olduğunun söyleyen Çifter, önerilerini şöyle dile getirdi: “Hukukun üstünlüğü, basın özgürlüğü ve demokrasi anlayışının Avrupa Birliği’ne tam üyelik sürecindeki gibi işletilmesi. Yani dış kaynak çekecek adımların bir an önce atılması. Buna rağmen enflasyon mücadelesine, maliye politikası olmadan sadece döviz kurunu belli bir bantta tutarak devam edilirse, gerilme ve kurda şok artış yaşanabilir.” uyarısında bulundu.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Perakendecilerden kredi kartı taksit kısıtlamasına karşı

Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel, kredi kartları ile ilgili düzenleme gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Öncel, “Kartla harcamaya yeni sınırlama perakendeciyi ve vatandaşı zorlar. Dolayısıyla en azından belli bir limitin altındaki kartlı alışverişe ve tüketici kredisine yeni sınırlama getirilmemesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

Yayınlanma:

|

Yazan:

Enflasyonla mücadele kapsamında kredi kartı harcamalarına yeni sınırlama getirileceği yönündeki haberler perakende sektöründe yakından takip ediliyor. Kredi kartı ile harcamalara sınırlamanın perakendeciyi ve tüketiciyi zorlayacağı belirtiliyor.

Birleşmiş Markalar Derneği’nin (BMD) üyeleri arasında yaptığı Ocak ayı anketinin sonuçları kamuoyu ile paylaşıldı. Anketi değerlendiren BMD Başkanı Sinan Öncel, Ocak ayının hem adet satışı, hem de ciro anlamında Aralık ayına göre daha zayıf geçtiğini bildirdi. Ankete katılan üye markaların üçte ikisinin Aralık ayına göre Ocak’ta hem adet satışının, hem de cirosunun gerilediğini bildiren Öncel, şöyle devam etti:

“Önceki yıllardaki deneyimlerimizden de ocak ayının genel olarak aralık ayına göre daha zayıf geçtiğini biliyoruz. Dolayısıyla anketten çıkan sonucu normal karşılamak gerekiyor. Burada bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Organize perakende markaları 2023’te önemli yatırımlar yaptı. Kimi yeni mağaza açtı, kimi mevcutları yeniledi ya da e-ticaret kapasitesini büyüttü.

Diğer taraftan maliyetler çok fazla artıyor. Kira, genel giderler ve işçiliğin yanı sıra ham madde ve diğer operasyonel maliyetlerimizde yüksek oranlı artışlar var. Her marka maliyet artışını fiyatlarına yansıtamıyor. Firma yeterli ciroya ulaşamadığında krediyle çarkı çevirmesi gerekiyor. Yüzde 40-45 kredi faiziyle borcu döndürmek sürdürülebilir bir çözüm değil.”

“Taksitli alışveriş, tüketiciye bir nebze de olsa nefes aldırıyor.”

Öncel kredi kartı ile harcamalara sınırlamanın perakendeciyi ve tüketiciyi zorlayacağına dikkat çekerek şunları söyledi; “Vatandaş yüksek enflasyon ortamında ihtiyaç alışverişini imkânları ölçüsünde öne çekiyor. Sabit ve dar gelirli acil ihtiyaç duyduğu bir ürünü peşin almaya bütçesi yetmediğinde kredi kartından taksit seçeneğini kullanıyor. Yüksek enflasyon ortamında kredi kartıyla taksitli alışveriş, tüketiciye bir nebze de olsa nefes aldırıyor. Başka bir ifade ile kredi kartına taksit imkânı vatandaşa enflasyona karşı bir koruma kalkanı oluşturuyor. Kartlı alışveriş kayıtdışılıkla mücadelede de önemli bir enstrüman olarak karşımıza çıkıyor. Kartla harcamaya yeni sınırlama perakendeciyi ve vatandaşı zorlar. Dolayısıyla en azından belli bir limitin altındaki kartlı alışverişe ve tüketici kredisine yeni sınırlama getirilmemesi gerektiğini düşünüyoruz.”

 

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Yapımcı Mustafa USLU: Bankalar Sertaç Ortaç’ın kumar borcunu 7 kez yapılandırdı, bize yardımcı olmuyorlar

Türkiye’yi terk edeceğini açıklayan Yapımcı Mustafa Uslu: Serdar Ortaç’ın kumar borcunu 7 defa yapılandıran banka benim isteğimi kabul etmedi. “Üzgün ve boynu bükük gidiyoruz. Almanya’da yaşayacağız. Bundan sonraki hayallerimizi orada gerçekleştirmeye çalışacağız, hoşça kalın”

Yayınlanma:

|

Yazan:

Çekmek istediği Neşet Ertaş filmi için borçlanan ancak borcunu ödeyemediğini açıklayan yapımcı Mustafa Uslu, ailesiyle birlikte Türkiye’yi terk ederek Almanya’ya yerleşeceğini açıkladı.

Bir süredir sessiz olan Uslu, 2. Sayfa’da çekmek istediği film ve sonrasında yaşananlarla ilgili açıklamalarda bulundu. Çekmek istediği Neşet Ertaş filmi için bankadan kredi çektiğini ve borca girdiğini anlatan Uslu, şöyle konuştu:

“Türkiye’de film çekmek çok zor iş. Neşet Ertaş filmine 4.5 milyon dolar harcamıştık. Rahmetli Neşet Ertaş’ın mirasçıları kişilik haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle dava açtı. Maalesef davanın görüldüğü mahkeme tarafından filmimiz dahi izlenmeden, bilirkişi raporu dahi alınmadan vizyona girmesi engellendi. Bu sebeple bankadan film için çekmiş olduğumuz kredi borçlarımı ödeyemedim, icralık oldum.”

“Serdar Ortaç’ın kumar borcunu yapılandıran banka benim isteğimi kabul etmedi”

Çocuklarının okul taksitini ödemekte zorlandığını ve kiralık arabaya bindiğini ifade eden Uslu, sözlerini şu ifadelerle noktaladı:

“Serdar Ortaç’ın kumar borcunu 7 defa yapılandıran banka benim isteğimi maalesef kabul etmedi. Çok sevdiğim ülkemi ailemle beraber terk etmeye karar verdim. Üzgün ve boynu bükük gidiyoruz. Almanya’da yaşayacağız. Bundan sonraki hayallerimizi orada gerçekleştirmeye çalışacağız, hoşça kalın.”

T24

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

Altın Fiyatları

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www bankavitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.