Connect with us

BANKA HABERLERİ

İzmir İş Dünyasından Nebati’ye Ekonomi Eleştirileri

Yayınlanma:

|

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), İzmir Ticaret Odası (İZTO), Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) ve İzmir Ticaret Borsası (İTB) evsahipliğinde düzenlenen İzmir İş Dünyası Buluşması’na katıldı. Bakan Nebati’ye talep ve sorunlarını anlatan iş dünyası temsilcileri ekonomiye sert eleştirilerde de bulundu.

Toplantının açılış konuşmasını yapan EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, son dönemde ihracata dayalı büyüme için gerekli adımların atılamadığını söyleyerek, “Hayatım ihracatla geçti. Bugünkü gibi zorlu süreçleri çok az gördüm. Türkiye’de, 1980’li yılların başından beri iktidara gelen her hükümet ihracata dayalı büyüme modelini benimsediğini güçlü bir şekilde kamuoyu ile paylaşıyor. Ancak son zamanlarda ihracata dayalı büyüme için gerekli adımları attığımızı söyleyemediğim için ülkem adına çok üzgünüm” ifadelerini kullandı.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati

2022 yılının üçüncü çeyreğinde ihracatta artış hızının düşmeye başladığını kaydeden Eskinazi, “Biz ihracat rekorları kırdığımız o dönemlerde de işlerin iyi gitmediğini, ihracat rakamlarındaki artış hızının 2022 yılının ikinci yarısında düşeceğini, ihracatta daha da düşüşler yaşanacağını dillendirdik. Biz bu şekilde konuşurken başta karar vericiler ve gazeteci dostlarımız bize inanmadılar, ama kibarlıklarından inanmış gibi göründüler. 2022 yılının son çeyreğinde de daha önceden öngördüğümüz gibi ihracatta eksiye düştük” dedi.

Eskinazi’den yeni “24 Ocak kararları” talebi

İhracattaki düşüşün nedenlerini, finansmana erişimde yaşanan zorluklar, yüksek enflasyon ve düşük döviz kuruna bağlayan Eskinazi, “Pek çok iktisatçımız, döviz kurunu baskılayarak enflasyonu düşürmenin mümkün olmadığını dillendiriyorlar. Biz ihracatçılar da bu döviz kuruyla rekabetçi olamayacağımızı her fırsatta dile getirmeye devam ediyoruz. Anlayacağınız mevcut döviz kuru enflasyonla mücadelede size bir başarı kazandırmazken, bizlerin de rekabetçiliğinin önünde büyük bir set oluşturuyor. Özetle, hepimiz kaybediyoruz” diye konuştu.

EİB Başkanı, Türk Lirası’na yüzde 32,7 oranında devalüasyon yapılan 24 Ocak (1980) kararlarını hatırlatarak, “Günümüzde 18,80 TL civarında olan dolar kuru yüzde 32,7 arttığı takdirde 25 TL seviyesine gelecek. Bu da Türk ihracatçımızın rekabetçiliğine olumlu katkı sağlayacaktır. Türk ekonomisinin önünü açacak yeni 24 Ocak kararlarının hayata geçirilmesi gerektiğine inanıyoruz” dedi.

“Tarımdaki sorunlar çözülmeden ekonomideki sorunlar çözülemez”

İTB Başkanı Işınsu Kestelli
İTB Başkanı Işınsu Kestelli

Bunun ardından söz alan İTB Başkanı Işınsu Kestelli, konuşmasında tarımda yaşanan sorunlara dikkat çekti. Kestelli, “Eğer ikinci asrımız gerçekten dünyada Türkiye Yüzyılı olsun istiyorsak, tüm sorun alanlarımızda sürdürülebilirliği sağlayacak bir irade ortaya koymamız şart. 2002 yılında tarımın Gayrisafi Yurtiçi Hasıla’da yüzde 12’ye yakın olan payının 2021 sonunda yüzde 5,7’ye gerilediğini görüyoruz. Tarım ve hayvancılığın milli gelirdeki payının tüm dünyada azalmasının önemli bir sorun olduğuna inanıyoruz. Türkiye pek çok ülkenin düştüğü bu hataya düşmemeli. Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’da tarım ve hayvancılığın payını yeniden yüzde 10’un üzerine çıkartacak her türlü adımı kararlılıkla atmamız gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu. Kestelli, “Tarımdaki sorunlarımızı çözemediğimiz sürece ekonomideki sorunları da çözmemizin mümkün olmadığına inanıyoruz” dedi.

“ÜFE-TÜFE farkından dolayı pazarda fiyatlar düşmüyor”

EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ise enflasyona kalıcı çözüm getirilene kadar şirketlerin mali tablolarının enflasyonist etkilerden arındırılarak gerçek karlılığın ve faaliyet sonuçlarının raporlanmasını ve bu rakamlar üzerinden vergileme yapılmasını sağlayan bir işlem olan enflasyon muhasebesinin hayata geçirilmesini istedi. Yorgancılar, “Üretici fiyatları (ÜFE) ile tüketici fiyatları (TÜFE) farkından dolayı, pazarda fiyatlar düşmemekte, enflasyona neden olmakta, öngörülebilir fiyatlama yapılamamaktadır. Vatandaş açısından da refah kaybına yol açmaktadır” şeklinde konuştu.

“Krediye ulaşımdaki zorluklar çarkların dönmesini güçleştirmektedir”

Hükümetin esnaf ve KOBİ’lere 250 milyarlık kredi paketi ve işverene EYT desteği için teşekkürlerini ileten Yorgancılar, “Uzun bir zamandır kredilerde karşımıza üç konu çıkmaktadır. Birincisi istediğimiz miktarda kredi temin edilememektedir. İkincisi alınan kredi faizi, politika faizinin çok üstünde ve maliyetli olmaktadır. Üçüncüsü de kredinin vadesidir. Öz sermayesi yetersiz, teşvik kapsamında yatırımı olmayan ve ihracat yapamayan firmaların krediye ulaşmasındaki zorluklar, çarkların dönmesini güçleştirmektedir” dedi.

Yorgancılar, “Merkez Bankası tarafından sürekli olarak yapılan değişiklikler, özellikle maliyet açısından bankaları zorlarken, bankalar da ticari kredi vermekte isteksiz davranıyor” eleştirisinde de bulundu. EBSO Başkanı’nın dile getirdiği diğer talepler arasında, doğrudan üretimde kullanılan elektrik, doğalgaz ve motorin üzerindeki vergilerin makul düzeylere çekilmesi, kamuya iş yapan firmaların kamu alacaklarında ödeme sürelerinin giderek uzaması nedeniyle birikmiş alacakların ödenmesi de yer aldı.

“Enflasyonla mücadeleyi sadece baz etkisine bağlamanın doğru olmadığı kanaatindeyiz”

Toplantıda söz alan İZTO Başkanı Mahmut Özgener ise ekonominin en büyük sorununun enflasyon olduğunu belirtti. Özgener, “Bu yılın ilk çeyreğinden sonraki kritik dönemde enflasyonun yeniden yükselme eğilimine girme riskini göz ardı edemeyiz. Enflasyonla mücadeleyi sadece baz etkisine bağlamanın doğru olmadığı kanaatindeyiz. Yanı sıra enerji fiyatları, kredi politikası, EYT düzenlemesi ve asgari ücrette yapılan güncelleme ve bunun diğer maaşlara yansımasının baz etkisini azaltacağını ve fiyatlar genel seviyesine ivme kazandırabileceğini de unutmamamız gerekiyor. Enflasyondaki düşüşün nasıl sağlanacağıyla ilgili soru işaretlerinin giderilmesine ve piyasalarda güvenin yeniden tesis edilmesine ihtiyaç var. Bunun için de uluslararası alandan gelebilecek negatif şoklara karşı, Türkiye ekonomisinin dayanıklılığını arttırmak üzere enflasyon-cari açık-büyüme üçgeninde alternatif bir senaryo üzerinde çalışılması, enflasyonla mücadelede para ve sermaye piyasası enstrümanlarının kullanıldığı, tüketim, tasarruf, kur ve faiz dengelerinin sağlandığı, etkin ve akılcı yönetildiği politikaları içeren bir paketin mutlaka uygulanması gerektiğine inanıyoruz” dedi.

Makro ihtiyati tedbirlerin şu ana kadar hedeflenen faydayı sağlamadığı eleştirisinde de bulunan Özgener, cari açığın büyümesine de dikkat çekti, para politikasının normalleşmesini beklediklerini kaydetti. Özgener, Merkez Bankası ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından getirilen bazı tedbirlerin, sermaye kontrolu algısı yarattığını da vurgulayarak, ekonomi politikalarında tutarlılık çağrısında bulundu.

Bakan Nebati: “Türkiye son yüzyılın en zor yıllarından biri olan 2022’deki krizleri fırsata çevirmeyi başarmıştır”

İş dünyası temsilcilerinin ardından kürsüye gelen Bakan Nureddin Nebati, hükümetin uyguladığı Türkiye Ekonomi Modeli ile başarılı olduklarını savunarak, “Türkiye son yüzyılın en zor yıllarından biri olan 2022 yılındaki krizleri fırsata çevirmeyi başarmıştır. Tüketici güven endeksi gibi öncü göstergeler de 2023 yılında ekonomimiz hakkında olumlu işaretler vermektedir. Bu başarıların temelinde 20 yıldan bu yana elde ettiğimiz kazanımlar olduğu gibi, yatırım, istihdam, üretim ve ihracata odaklanan Türkiye Ekonomi Modelimiz de önemli bir paya sahiptir. Nitekim 2022 yılının ilk üç çeyreğinde G20 ülkeleri içerisinde en hızlı büyüyen ülkelerden biri Türkiye olmuştur. Ekonomik aktivitedeki güçlü toparlanma ve etkili politikalarımız sayesinde, 2021 başından 2022 Kasım ayına kadar 4,5 milyon vatandaşımıza ilave istihdam oluşturduk. Toplam ihracatımızı, sizlerin de yüksek orandaki katkısıyla, 254,2 milyar dolara çıkartarak Cumhuriyet tarihimizin rekorunu beraberce kırdık. Rusya-Ukrayna Savaşı başladığında kimi çevreler tarafından turizme yönelik felaket senaryoları çizilmiş olsa da uyguladığımız politikalarla 2022 yılında turizmde de rekorlar kırdık” dedi.

2022’de Türkiye’nin bütçe performansının son 20 yılın en iyilerinden biri olduğunu kaydeden Nebati, “2023 yılında da bütçe disiplininin bozulması gibi bir durum kesinlikle sözkonusu olmayacaktır. Nitekim çeşitli destekler, EYT ve ücret artışları gibi kararlarımızı alırken, vatandaşlarımızı her daim gözetmemizin yanı sıra bütçemize etkilerini de titizlikle hesaplıyoruz” şeklinde konuştu.

Enflasyonda düşüşün süreceğini söyleyen Nebati bunun baz etkisine bağlanamayacağını da belirtti: “Bahsettiğim küresel gelişmelerin ve 2021 sonunda yaşadığımız ani kur artışlarının etkisiyle 2022 yılını yüksek enflasyonla geçirdik. Ancak enflasyonda da son iki aydır düşüş eğilimine girmiş bulunuyoruz. Bu artık baz etkisini de aşarak enflasyonun düştüğünü göstermesi açısından çok önemli.”

Yapılandırma paketiyle ilgili detaylar

Ekonomide verilen “müjde”leri sıralayan Nebati, “Müjdelerden en büyüğü, Dün Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı, bugüne kadar yapılmış en kapsamlı Yapılandırma Kanunu konusundaki müjdesidir” dedi.

Süresinde ödenememiş borçların cezalarını kaldıracaklarını ve ödeme sırasında vadenin öncekilerin aksine 36 ay değil, 48 ay olacağını duyuran Nebati, “Yapılandırılan borçlar peşin ödenirse zaten küçük oranlar uygulayarak hesapladığımız yurt içi ÜFE tutarının yüzde 90’ından da vazgeçiyoruz. Eğer yapılandırılan borç idari para cezası ise asıl alacaktan da yüzde 25 oranında indirim sağlıyoruz. 2 bin lirayı aşmayan icralık borcu olan vatandaşlarımızın bu borçlarını tasfiye edecek ortamı zaten daha önce hazırlamıştık. Şimdi de vergi, ceza, faiz gibi hangi türden olursa olsun borcu bulunan vatandaşlarımızın 2 bin lirayı aşmayan borçlarını siliyoruz” dedi.

Bakan Nebati’nin konuşmasının ardından soru-cevap bölümünde gazeteciler toplantının yapıldığı salondan çıkarıldı.

“İş dünyası net ve somut yanıtlar duymak istiyor”

Toplantıyı izleyen ekonomist Coşkun Küçüközmen VOA Türkçe’ye yaptığı değerlendirmede, “İş dünyası Bakan’a birçok sorununu iletti. Ama ben, bugün konuşulanların kısa vadeli, seçime kadar bir plan mı yoksa iktidarda kalmayı öngörerek daha uzun vadeli şekilde geleceği kapsayan planlar mı olduğunu duymak isterdim. Seçimler sonrasında gelecek olan iktidarı çok ciddi bir iç ve dış borç yükü ve devasa bir enflasyon sorunu bekliyor. İş dünyası net ve somut yanıtlar duymak istiyor. Bugünkü konuşmada hep brüt, net olmayan ifadeler vardı” dedi.

İş dünyasının taleplerinin çok acil olduğunu vurgulayan Küçüközmen, “Bugün iş dünyası ayakta kalma ve yaşamını sürdürme mücadelesi veriyor. Bugün birçok firma enflasyon ve maliyetler karşısında üretimden kopuyor” diye konuştu.

VOA

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

BDDK’dan Bank Mellat için faaliyet izni kaldırıldı

Yayınlanma:

|

Yazan:

İran merkezli Bank Mellat’ın İstanbul Türkiye Merkez Şubesi’nin faaliyet izni, BDDK kararıyla kaldırıldı. Karar, 19 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK), İran merkezli Bank Mellat Merkezi Tahran İstanbul Türkiye Merkez Şubesi hakkında önemli bir karar aldı. BDDK’nın 18 Eylül 2026 tarihli ve 11572 sayılı Kurul Kararı ile bankanın Türkiye’deki faaliyet izni kaldırıldı.

Karar, 19 Eylül 2026 tarihli ve 33375 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak kamuoyuna duyuruldu.

Dayanak: 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 71/b maddesi

Resmî Gazete’deki kararda, faaliyet izninin kaldırılmasının 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 71. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında gerçekleştirildiği belirtildi.

Söz konusu hüküm, bir bankanın faaliyetine devam etmesinin mevduat ve katılım fonu sahiplerinin hakları ile mali sistemin güven ve istikrarı açısından tehlike oluşturduğunun ortaya çıkması halinde BDDK’ya faaliyet iznini kaldırma yetkisi veriyor.

Ancak burada önemli bir ayrıntı var:

BDDK’nın yayımladığı Bank Mellat kararında, faaliyet izninin kaldırılmasına yol açan somut tespitler ayrıca açıklanmadı. Kararda yalnızca 18 Eylül tarihli yazı ve eklerinin incelenmesi sonucunda faaliyet izninin kaldırılmasına karar verildiği belirtiliyor.

Bank Mellat Türkiye’de uzun süredir faaliyet gösteriyordu

Bank Mellat’ın Türkiye yapılanması, BDDK’nın banka kuruluşları listesinde “Bank Mellat Merkezi Tahran İstanbul Türkiye Merkez Şubesi” olarak yer alıyordu. Bankanın İstanbul merkezinin yanı sıra Ankara ve İzmir şubeleri de bulunuyordu.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

ABD’nin yaptırım uyguladığı banka TMSF’ye geçti

Golden Global Yatırım Bankası’nda TMSF dönemi: Yüzde 99,98’lik ortaklık hakkı Fon’a geçti

Yayınlanma:

|

Yazan:

ABD’nin yaptırım kararının ardından BDDK’dan kritik adım… Golden Global Yatırım Bankası’nın yüzde 99,98’lik payına ilişkin temettü dışındaki ortaklık hakları TMSF tarafından kullanılacak. TMSF, bankanın yönetim kuruluna da atama yaptı.

Türkiye bankacılık sektöründe dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Golden Global Yatırım Bankası A.Ş.’nin yüzde 99,98 oranındaki payına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verildi.

Karar, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) 16 Eylül 2026 tarihli ve 11569 sayılı kararıyla alındı. BDDK, işlemin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 18. maddesinin 5. fıkrası kapsamında gerçekleştirildiğini açıkladı.

Üç ortağın yüzde 99,98’lik payı TMSF kontrolünde

BDDK kararında TMSF tarafından kullanılacak ortaklık hakları üç ana hissedarı kapsıyor.

Ortak Pay
Emir Kaya %53,98
Salih Berberoğlu %32,00
Recep Kaba %14,00
Toplam %99,98

Dolayısıyla karar, bankanın neredeyse tamamını temsil eden ortaklık paylarının temettü dışındaki ortaklık haklarının TMSF tarafından kullanılmasını öngörüyor.

Burada hukuki açıdan önemli bir ayrıntı bulunuyor: Kamuoyunda “TMSF bankaya el koydu” şeklinde ifade edilse de BDDK’nın resmi kararındaki teknik ifade, hisselerin temettü dışındaki ortaklık haklarının TMSF tarafından kullanılmasına karar verilmesi şeklinde.

TMSF yönetim kuruluna da atama yaptı

BDDK kararının ardından süreç bir adım daha ilerledi. TMSF, 17 Eylül 2026 tarihli Fon Kurulu kararıyla Golden Global Yatırım Bankası’nın yönetim kuruluna atamalar gerçekleştirdi. Böylece TMSF’nin sadece ortaklık haklarını kullanması değil, bu hakların kullanılması doğrultusunda bankanın yönetim yapısında da fiili bir değişiklik yapılmış oldu.

Bu gelişme, Golden Global açısından yönetim ve ortaklık yapısında önemli bir dönüm noktası niteliğinde.

Sürecin arkasında ABD yaptırımı var

Golden Global’deki gelişmenin hemen öncesinde ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı OFAC, 4 Eylül 2026 tarihinde Golden Global Yatırım Bankası ile iki bağlı kuruluşunu yaptırım listesine almıştı.

Yaptırım kapsamına;

  • Golden Global Yatırım Bankası,
  • Golden Global Portföy Yönetimi,
  • Golden Global Varlık Kiralama alındı.

ABD makamları, kuruluşların İran bağlantılı finansal işlemleri kolaylaştırdığını ve Çin-İran arasındaki bazı finansal akışlarda rol oynadığını ileri sürdü.

Reuters’ın aktardığına göre ABD Hazine Bakanlığı, bankanın İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü ile bağlantılı finansal işlemlerin kolaylaştırılmasında rol oynadığını iddia etti. Golden Global ise suçlamaları reddederek yaptırım kararına konu edilen kişi ve kuruluşların müşterileri olmadığını ve söz konusu taraflarla doğrudan veya dolaylı işlem ilişkisi bulunmadığını açıkladı.

Golden Global ne demişti?

Banka, 4 Eylül’deki gelişmenin ardından kamuoyuna yaptığı açıklamada OFAC’ın iddialarını kabul etmediğini belirtti. Banka ayrıca yaptırım kararında adı geçen kişi ve kuruluşlarla müşteri ilişkisi bulunmadığını ve bu taraflarla herhangi bir işlem gerçekleştirmediğini açıkladı.

Dolayısıyla ABD’nin iddiaları ile bankanın savunması birbirinden ayrı değerlendirilmesi gereken hususlar olarak ortaya çıkıyor.

Neden önemli?

Golden Global dosyasını önemli hale getiren temel unsur, ABD’nin finansal yaptırımı ile Türkiye’deki bankacılık otoritesinin aldığı kararın kısa bir zaman aralığında gerçekleşmesi.

Ortaya çıkan kronoloji şöyle:

4 Eylül 2026
ABD Hazine Bakanlığı/OFAC, Golden Global ve iki bağlı kuruluşunu yaptırım listesine aldı.

16 Eylül 2026
BDDK, bankanın üç büyük ortağına ait toplam %99,98 oranındaki paylara ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının TMSF tarafından kullanılmasına karar verdi.

17 Eylül 2026
TMSF, bankanın yönetim kuruluna atamalar yaptı.

Bu nedenle Golden Global dosyası yalnızca bir banka ortaklık değişikliği olarak değil, uluslararası yaptırım riski ile ulusal bankacılık denetiminin kesiştiği bir vaka olarak da dikkat çekiyor.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

İş Bankası 3,8 milyar TL’lik takipteki alacağını 627,8 milyon TL’ye sattı

Yayınlanma:

|

Yazan:

Türkiye İş Bankası, takipteki krediler portföyünde yer alan 3 milyar 801 milyon 142 bin 529 TL tutarındaki alacağını, 627 milyon 850 bin TL bedelle 8 varlık yönetim şirketine devretti. Satışta bankanın tahsilat beklentisi ile alacağın nominal değeri arasındaki fark dikkat çekti.

Türkiye İş Bankası, tahsili gecikmiş alacak portföyündeki bir başka büyük satışı daha gerçekleştirdi. Bankanın Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamaya göre, yapılan ihaleler sonucunda 3 milyar 801 milyon 142 bin 529 TL tutarındaki takipteki alacak portföyü, 627 milyon 850 bin TL satış bedeli karşılığında varlık yönetim şirketlerine devredildi. Satış bedelinin nakden tahsil edildiği bildirildi.

8 varlık yönetim şirketi aldı

Satış kapsamında söz konusu alacaklar;

  • Dünya Varlık Yönetim A.Ş.
  • Novatra Varlık Yönetim A.Ş.
  • Gelecek Varlık Yönetim A.Ş.
  • Emir Varlık Yönetim A.Ş.
  • Birikim Varlık Yönetim A.Ş.
  • Ortak Varlık Yönetim A.Ş.
  • Sümer Varlık Yönetim A.Ş.
  • Birleşim Varlık Yönetim A.Ş.

olmak üzere toplam 8 varlık yönetim şirketine devredildi.

3,8 milyar TL’lik alacak 627,8 milyon TL’ye satıldı

Satışın en dikkat çekici tarafı, alacağın nominal tutarı ile satış bedeli arasındaki yüksek fark oldu.

3,801 milyar TL nominal alacak → 627,85 milyon TL satış bedeli

Buna göre varlık yönetim şirketlerinin ödediği bedel, nominal alacağın yaklaşık %16,5’i seviyesinde bulunuyor. Başka bir ifadeyle portföy, nominal değer üzerinden yaklaşık %83,5 iskonto ile devredilmiş oldu.

Ancak burada önemli bir ayrıntı bulunuyor: Bu oran, bankanın alacağı için daha önce bilançoda ayırdığı karşılıklar ve söz konusu portföyün gerçek tahsilat potansiyeli dikkate alınmadan doğrudan “bankanın zararı” şeklinde yorumlanmamalı.

Çünkü takipteki alacak satışlarında nominal alacak tutarı ile bankanın bilançosundaki net taşıma değeri aynı şey değildir.

İş Bankası 2026’da takipteki alacak satışlarını artırıyor

Bu satış, İş Bankası’nın 2026 yılı içerisindeki tahsili gecikmiş alacak satışları açısından da dikkat çekici.

Banka mart ayında 3 milyar 776,2 milyon TL tutarındaki takipteki alacağını 671 milyon TL bedelle beş varlık yönetim şirketine devretmişti.

Haziran ayında ise 3 milyar 936 milyon TL tutarındaki başka bir portföy 727,1 milyon TL bedelle dokuz varlık yönetim şirketine satılmıştı.

Eylül ayındaki son satış da eklendiğinde, yalnızca bu üç işlemde İş Bankası’nın satışa konu ettiği takipteki alacakların nominal büyüklüğü yaklaşık 11,51 milyar TL, toplam satış bedeli ise yaklaşık 2,03 milyar TL seviyesine ulaşıyor.

Bu üç işlemin ortalama satış oranı yaklaşık %17,6 seviyesinde bulunuyor.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.