Connect with us

GÜNCEL

Kariyer Pişmanlığı Nedir ve Nasıl Üstesinden Gelinir?

Yayınlanma:

|

Hiç kendinizi işinizle ya da kariyerinizle ilgili “Ya şöyle yapsaydım ne olurdu?” diye sorgularken yakaladınız mı? Belki de yakın bir arkadaşınızla sohbet ederken konu buraya geldi ve empati kurdunuz ya da arkadaşınızla sohbet ederken bir an kendinizi akıl verirken buldunuz ancak araştırmalar gösteriyor ki geçmişe yönelik kurgular düşünmek birçok kişinin geliştirdiği bir tür geçmişe dönüş.

Kariyer pişmanlığı, iş yaşamındaki birçok kişinin geçmiş kariyer seçimlerine baktığında yaşadığı yaygın bir duygusal tepkidir. “Farklı bir iş, sektör veya karar verilmiş olsaydı hayatımda ne olurdu?” sorusunu da beraberinde getiren bir tepki. Bu düşünce biçimi, kişinin mevcut rolünden memnun olmamasına, hayal kırıklığına veya hatta başarısızlık hissine yol açabiliyor. Ancak kariyer pişmanlığı, çıkmaz bir yol gibi görünse de kişisel ve profesyonel büyüme için bir alan da yaratabilir.

Kariyer Pişmanlığını Anlamak

Kariyer pişmanlığı, özünde, kariyer yolunda kaçırılan fırsatlar ya da yanlış kararlar olarak algılanan durumlara karşı oluşur. Bu pişmanlık farklı şekillerde kendini gösterebilir. Yanlış bir alan seçmekten kaynaklanabilir: Bazı kişiler, yıllarca emek verdikleri sektöre karşı tutkulu olmadıklarını fark ederler. Yetersiz ilerleme algısından kaynaklanabilir: Bazı kişiler, sınırlı büyüme fırsatları sunan rollerin içinde fazla uzun süre kaldıkları için pişmanlık duyarlar. Kimisi ise risk almaktan korkar: Korku ya da dış baskılar sebebiyle yurt dışına taşınmak, kendi işini kurmak veya farklı bir sektöre geçiş yapmak gibi cesur adımlar atmamaktan pişman olabilir.

LinkedIn’in 2020 yılında yaptığı bir araştırmaya göre, profesyonellerin yüzde 37’si kariyer pişmanlığı yaşıyor ve en yaygın pişmanlık, bir tutkunun peşinden gitmemek ile sevmedikleri bir işte fazla uzun süre kalmak olarak saptanmış durumda.

Kariyer Pişmanlığının Psikolojisi

Kariyer olgusunda pişmanlık, “komşunun çimi daha yeşil” zihniyetinden kaynaklanır; burada sahip olunmayanları ya da gidilmeyen yolları idealleştiririz. Zihnimiz, alternatif bir rotadan doğabilecek olası olumlu sonuçlara odaklanma eğilimindedir ve olası zorlukları veya olumsuz sonuçları görmezden gelir.

Psikolojik olarak, kariyer pişmanlığı kaygıya, strese ve işte motivasyon eksikliğine yol açabilir. Araştırmalar, pişmanlıklara takılı kalan bireylerin, hem kişisel hem de profesyonel yaşamlarında daha yüksek düzeyde memnuniyetsizlik yaşadıklarını gösteriyor. Ancak pişmanlığın başarısızlık anlamına gelmediğini bilmemiz gerekli, her duyguda olduğu gibi pişmanlık hissiyatı da herkesin bir ölçüde karşılaştığı yaşamın doğal bir parçası olarak görülmelidir.

Kariyer Pişmanlığını Aşma

Peki daha tatmin edici bir kariyer için neler yapabiliriz? Bunu derinlemesine incelemeden önce , kariyer pişmanlığının evrensel bir deneyim olduğunu kabul etmek önemlidir. Kariyerinizin başında ya da deneyimli bir profesyonel olsanız da, şüphe anları veya kararlarınızı sorguladığınız durumlar ortaya çıkabilir. Anahtar nokta, pişmanlıktan tamamen kaçınmak değil, onu fark etmek, ondan ders almak ve onu büyüme için bir sebep olarak kullanabilmektir.

Geliştirebileceğimiz bazı stratejilerle elimizi güçlendirmeye hazırsak, pişmanlığı aşmanıza ve hem tatmin hem de amaç getiren bir kariyer oluşturmanıza yardımcı olacak adımlara bakabiliriz.

Pişmanlığınızı Yeniden Çerçeveleyin

Kariyer pişmanlığını aşmanın ilk adımı, zihniyeti “Ne olabilirdi?” sorusundan “Şimdi ne yapabilirim?” sorusuna kaydırmaktır. Kaçırılan fırsatlara takılı kalmak sizi hareketsizlik döngüsüne hapsedebilir. Bunun yerine, pişmanlığı bir öğrenme fırsatı olarak yeniden kurgulayın. Hiçbir kariyer yolunun düz ve sorunsuz olmadığını unutmayın. Herkes, o dönemde sahip olduğu bilgilere dayanarak kararlar alır ve alınan kararlar o dönem için en iyi kararlardır.

Harvard Business School profesörü Laura Huang, kariyerinizin “çirkin” kısımlarını kabullenmenin, daha sonraki başarılar için güçlü bir araç olabileceğini söylüyor. Pişmanlık anları, yapıcı bir şekilde kullanıldığında gelecekteki yenilikler ve kariyer büyümesi için bize yakıt sağlayabilir.

Kendini Gözlem ve Kariyer Haritalaması

Mevcut kariyer durumunuzu değerlendirin. Tutku eksikliği, sınırlı büyüme ya da başka bir sebepten mi memnuniyetsizsiniz? Sorunun asıl nedenini belirledikten sonra değişim için bir yol haritası oluşturmaya başlayabilirsiniz. Kısa vadeli ve uzun vadeli hedefler belirleyin ve bu hedeflerin temel değerlerinizle ve ilgi alanlarınızla uyumlu olduğundan emin olun. Kariyer haritalama gibi araçlar, nerede olduğunuzu ve nereye gitmek istediğinizi görselleştirmede faydalı olabilir. Kariyer haritalama yöntemini, yetkinlikleriniz, gidebileceğiniz yollar, kişilik yapınız ve gelişim alanlarınızın irdelendiği bir yöntem gibi düşünebilirsiniz.

Cornell Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada, kariyer yollarını net hedeflerle haritalayan katılımcılar, bunu yapmayanlara göre yüzde 30 daha yüksek kariyer memnuniyeti göstermiştir.

Sürekli Öğrenmeyi Benimseyin

İş dünyasının sürekli değişen doğası, yeni fırsatların sürekli ortaya çıktığı anlamına gelir. Kariyer pişmanlığının üstesinden gelmenin en iyi yollarından biri, yeni beceriler edinmek veya mevcut becerilerinizi geliştirmektir. Erken yaşta öğrenmediğiniz bir beceriden pişmanlık duyuyor ya da durağan bir sektörde sıkışmış hissediyorsanız, sürekli öğrenme kariyerinizi kontrol altına almanıza yardımcı olabilir. Coursera, Udemy ve LinkedIn Learning gibi platformlar, profesyonellerin güncel kalmasına yardımcı olacak geniş bir kurs yelpazesi sunar.

Küçük de Olsa Adımlar Atın

Kariyer pişmanlığını aşmak, hemen büyük bir değişiklik gerektirmez. Küçük, kademeli adımlar zamanla daha büyük değişimlere yol açabilir. LinkedIn profilinizi güncellemek, farklı bir alandaki profesyonellerle ağ kurmak veya yarı zamanlı bir kurs almak gibi küçük adımlar bile güven yaratır. Buradaki anahtar hareket etmektir, mükemmellik değil.

Pişmanlıkta Fırsat Bulabilir Miyiz?

Pişmanlık bunaltıcı hissettirse de hayatın her alanında olduğu gibi her kariyerin hem başarılar hem de hatalar içerdiğini anlamak gerekir. Pişmanlık bir başarısızlık işareti değil; anlamlı değişiklikler yapma zamanının hâlâ olduğunu hatırlatan bir işarettir.

Kariyer pişmanlığını bir büyüme aracı olarak benimseyerek, yeni fırsatların kilidini açabilir, yolları yeniden şekillendirebilir ve yalnızca tatmin edici değil, aynı zamanda gerçek tutkulara uygun kariyerler oluşturabiliriz. Ne olabilirdi diye felç olmak yerine, ne olabilir yaratma gücüne sahip olabilirsiniz.

Kariyer pişmanlığı, çoğu profesyonelin yolculuğunda bir noktada karşılaştığı bir kavramdır. Ancak kilit nokta, bunun nasıl ele alındığında yatar. Pişmanlığın asıl nedenini anlamak, bunu bir büyüme fırsatı olarak yeniden çerçevelemek ve ileriye doğru proaktif adımlar atmak, profesyonellerin bu duyguları güçlendirmeye dönüştürmesine yardımcı olabilir.

Unutmayın ki geleceğinizi yeniden şekillendirmek için asla geç değil. Bugün kariyerinizin neresinde olursanız olun, önünüzdeki fırsatlar sonsuzdur. Bundan sonra vereceğiniz kararlar, tutkularınıza daha uygun, potansiyel dolu ve daha tatmin edici yeni yollara götürebilir.

Alınmayan yollardan korkmak yerine, şu anki yolculuğunuza sarılın. Kariyer başarısının en önemli kısmı, hataların ya da pişmanlıkların olmaması değil, öğrenme cesareti, uyum sağlama ve sürekli büyümeye devam etmektir. Geleceğinizi yeniden tanımlama gücü sizin elinizde ve en güzel kısmı ne?

Hikayeniz henüz bitmedi.

HBR-Aykut ERDEM

Okumaya devam et

BORSA

SASA yatırımcısı neden öfkeli? PDT dönüşümü ve İbrahim M. Turhan tartışması

Yayınlanma:

|

Yazan:

Borç sermayeye dönüştü, tartışma büyüdü

SASA Polyester’in 3 Haziran 2026 tarihinde açıkladığı Paya Dönüştürülebilir Tahvil (PDT) dönüşüm kararı, sermaye piyasalarında son dönemin en çok tartışılan işlemlerinden biri haline geldi. Şirket açısından bilançoyu güçlendiren bu adım, hisse yatırımcıları açısından ise “pay sulanması”, “değer kaybı” ve “güven erozyonu” tartışmalarını beraberinde getirdi.

Özellikle SASA Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim M. Turhan’ın geçmiş dönemde yaptığı açıklamalar nedeniyle yatırımcı tepkilerinin önemli bölümü şahsında toplandı.

Peki SASA ne yaptı, kim kazandı, kim kaybetti?

SASA ne yaptı?

Şirketin açıklamasına göre;

  • Yurt dışında ihraç edilen PDT sahipleri dönüşüm haklarını kullandı.
  • 37,3 milyon Euro nominal değerli tahvil hisseye dönüştürüldü.
  • Bunun karşılığında yeni paylar ihraç edildi.
  • Mevcut ortakların rüçhan hakları tamamen kısıtlandı.
  • Şirket sermayesi yaklaşık 785 milyon TL artırıldı.

Teknik olarak bakıldığında şirketin borcu azaldı ve özkaynakları güçlendi. Finansal açıdan değerlendirildiğinde bu işlem, borcun sermayeye dönüştürülmesi nedeniyle şirket bilançosunu rahatlatan bir yapı oluşturdu.

Şirket açısından olumlu sonuçlar

PDT dönüşümü sonrasında SASA’nın elde ettiği avantajlar şöyle sıralanabilir:

1. Döviz borcu azaldı

Tahvil yükümlülüğünün bir bölümü ortadan kalktı.

2. Finansal kaldıraç düştü

Borç/özkaynak dengesi iyileşti.

3. Faiz yükü azaldı

Gelecekteki finansman maliyetleri üzerinde olumlu etki oluştu.

4. Nakit çıkışı önlendi

Şirket tahvil geri ödemesi yapmak yerine hisse vererek yükümlülüğünü kapattı.

Yönetim perspektifinden bakıldığında bu işlem rasyonel ve bilanço güçlendirici bir finansman yöntemi olarak görülebilir.

Peki yatırımcı neden rahatsız oldu?

Sorunun cevabı “seyrelme etkisi” olarak adlandırılan süreçte yatıyor. Yeni hisseler üretildiğinde mevcut ortakların şirket içindeki pay oranı küçülür.

Buna sermaye piyasalarında “dilution” yani sulanma denilir.

Yatırımcıların itiraz ettiği temel nokta şu: Şirket borcunu azaltırken bunun maliyetinin önemli bir kısmı mevcut hissedarlara yansıtıldı.

Özellikle küçük yatırımcı açısından ortaya çıkan etkiler:

  • Hisse başına düşen şirket değeri geriledi.
  • Arz edilen pay miktarı arttı.
  • Satış baskısı oluştu.
  • Hisse fiyatı üzerinde aşağı yönlü baskı meydana geldi.
  • Portföy değerleri eridi.

Büyük tartışma: Tahvil yatırımcısı avantajlı mı oldu?

Piyasadaki eleştirilerin önemli bölümü bu noktada yoğunlaşıyor.

Tahvil yatırımcısı:

  • Önceden belirlenmiş şartlarla dönüşüm hakkı elde etti.
  • Belirli fiyat avantajına sahip oldu.
  • Hisseye dönüşüm sırasında daha korunaklı bir pozisyonda bulundu.

Borsa yatırımcısı ise:

  • Açık piyasadan hisse aldı.
  • Fiyat düşüşünün tüm riskini taşıdı.
  • Seyrelme etkisini doğrudan yaşadı.

Bu nedenle sosyal medyada sıkça dile getirilen görüşlerden biri şu oldu: “Şirket kurtarıldı ama küçük yatırımcı korunamadı.”

İbrahim M. Turhan neden hedef haline geldi?

Aslında kararın sahibi tek başına İbrahim M. Turhan değil. PDT ihracı ve dönüşüm süreçleri yönetim kurulu kararıyla ve SPK mevzuatı çerçevesinde yürütülüyor.

Ancak yatırımcı tepkilerinin önemli kısmı Turhan’a yöneldi. Çünkü İbrahim M. TUrhan aynı zamanda SASA Yönetim Kurulu Üyesi olması açıklamaları da yatırımcı o hassasiyet ile algıladı. Açıklamalar ile fiili duurm örtüşmeyip hisse değeri daha düşünce küçük yatırımcı dah afazla zarar etti; tartışmalar da bu noktada alevlendi.

Bunun birkaç nedeni bulunuyor.

1. Sürecin kamuoyundaki yüzü oldu

PDT mekanizmasını en fazla anlatan isimlerden biri İbrahim M. Turhan’dı.

2. Beklentiler ile sonuçlar uyuşmadı

Yatırımcılar açıklamalar sonrasında hisse üzerinde bu kadar güçlü bir baskı beklemiyordu.

3. Satış baskısı öngörülemedi

Piyasada oluşan fiyat hareketleri yatırımcıların hesaplarının ötesine geçti.

4. Güven sorunu oluştu

Hisse fiyatındaki sert düşüşler sonrasında yatırımcılar açıklamaların yeterince risk içermediğini düşünmeye başladı.

Yatırımcılar yanıltıldı mı?

Bu soru bugün en çok tartışılan konu.

Ancak hukuki açıdan bakıldığında;

“Yanıltma”, “manipülasyon”, “yanlış yönlendirme” gibi kavramların oluşabilmesi için SPK tarafından yapılacak inceleme ve hukuki süreçlerin sonuçlanması gerekir.

Bugün itibarıyla kamuoyuna açıklanmış herhangi bir SPK kararı veya yargı hükmü bulunmamaktadır.

Bu nedenle; “Yatırımcılar kesin olarak yanıltıldı” demek de, “Hiçbir sorun yaşanmadı” demek de mümkün değildir.

Ancak yatırımcı algısında ciddi bir güven kaybı oluştuğu açıktır.

Asıl sorun ne?

Bu olay aslında Türkiye sermaye piyasalarının kronik sorunlarından birini yeniden gündeme getirdi: Finansal mühendislik ile yatırımcı iletişimi arasındaki kopukluk.

Şirket yönetimleri bilanço açısından doğru kararlar alabilir.

Ancak bu kararların;

  • Küçük yatırımcıya etkileri,
  • Riskleri,
  • Olası fiyat baskıları,
  • Seyrelme sonuçları,

yeterince açık anlatılmadığında piyasalarda güven sorunu ortaya çıkıyor.

Sonuç

SASA’nın PDT dönüşümü şirket açısından bakıldığında borcu azaltan ve özkaynakları güçlendiren başarılı bir bilanço operasyonu olarak görülebilir.

Ancak borsa yatırımcısı açısından tablo çok daha farklıdır.

Payların seyrelmesi, hisse fiyatındaki sert düşüşler ve oluşan güven kaybı nedeniyle küçük yatırımcı önemli ölçüde zarar gördüğünü düşünüyor.

Bugün yaşanan tartışmanın merkezinde yalnızca bir sermaye artırımı değil; şeffaflık, yatırımcı iletişimi ve kurumsal güven meselesi bulunuyor.

Sermaye piyasalarında para kaybı telafi edilebilir.

Ancak yatırımcı güveni kaybedildiğinde onu geri kazanmak çok daha zor oluyor.

Bankavitrini.com Analiz

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.