Connect with us

BANKA HABERLERİ

KOÇ HOLDİNG, TAT GIDA’yı sattı

Yayınlanma:

|

KOÇ HOLDİNG bünyesinde bulunan Süt ve Süt ürünleri firması TAT GIDA‘yı 240 milyon TL‘ye ÇALLI GIDA Grubuna sattı. İki yıl boyunca sektöre girmeme garantisi verdi. TAT GIDA ürünleri arasında SEK SÜT markası mevcut.

Satış ile ilgili yapılan açıklama şu şekilde oldu :

Süt ve süt ürünleri iş kolumuzda stratejik alternatiflerin değerlendirilmesi amacıyla yürütülen çalışmalar sonucunda, Yönetim Kurulumuz tarafından tüm üyelerin oybirliği ile Şirketimizin uzun vadeli iş planları çerçevesinde, ana faaliyet konumuz olan ve toplam karlılığımız içinde daha yüksek paya sahip olan salça ve konserve ürünleri iş koluna odaklanılmasına, süt ve süt ürünleri iş kolundaki tüm varlıkların satışına karar verilmiştir.

Bu kapsamda, Şirketimiz ilişkili tarafları arasında yer almayan CLA Süt ve Süt Ürünleri Gıda Sanayi Ticaret A.Ş. (“Alıcı“), Çallı Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. (“Garantör“) ile Şirketimiz arasında, Şirketimizin süt ve süt ürünleri iş kolundaki varlıklarının devredilmesine ilişkin bir varlık satış sözleşmesi imzalanmıştır. İşlem kapsamında Bursa’daki Mustafakemalpaşa Üretim Tesisi ve Aydın’daki Söke Üretim Tesisi ile bu tesislerin üzerinde bulunduğu gayrimenkuller, söz konusu tesislerde bulunan makine ve ekipmanlar, süt ve süt ürünleri iş koluyla ilgili Sek markası dahil tüm fikri haklar, alan adları ve sosyal medya hesapları, stoklar, ilgili iş kolu çalışanları, ilgili teşvik belgeleri ve iş koluyla bağlantılı bazı tedarik ve alt yüklenici sözleşmeleri Alıcı’ya devredilecektir. Bu çerçevede süt ve süt ürünleri iş kolundaki faaliyetlerimiz satış işlemlerinin tamamlanmasını takiben sonlandırılacaktır.

Sözleşme uyarıca pazarlık usulü ile belirlenen toplam satış bedeli KDV hariç 240.000.000 TL olup, bu tutarın 105.000.000 TL’si Gayrimenkullerin Bedeli, 51.756.727 TL’si Kapanışta devre konu olabilecek tüm stoklar için 30 Eylül 2020 verileri dikkate alınarak öngörülen Tahmini Stoklar Değeri ve bakiye 83.243.273 TL ise diğer devre konu varlıkların satış bedeli olarak belirlenmiştir. Söz konusu Tahmini Stok Değeri’nin yaklaşık 20 milyon TL’lık kısmını oluşturan mamul niteliğindeki stokların Alıcı’ya veya doğrudan üçüncü şahıslara devri konusu Kapanış aşamasında kesinleşecek olup; satış bedeli, Alıcı’ya devredilecek tüm stokların Kapanış tarihindeki fiili değeri ile yukarıda belirtilen Tahmini Stok Değeri arasındaki farka göre düzeltmeye tabi olacaktır. Ayrıca, Kapanışta Alıcı tarafından devralınacak çalışanların, o tarihe kadar hak edilmiş kıdem tazminatı vb. yükümlülükleri toplam satış bedelinden düşülecektir.

Devir nedeniyle Alıcı’dan 30.000.000 TL tutarında kesin teminat mektubu alınmıştır. Satış Bedeli’nden çalışanlarla ve stoklarla ilgili düzeltmeler yapıldıktan sonra kalan kısım ve hesaplanacak KDV tutarı, kapanış 45 gün içinde gerçekleşmezse taraflarca mutabık kalınan oranda faiz eklenmek suretiyle, Kapanış Tarihi’nde tahsil edilecektir.

Devir, sözleşmedeki Rekabet Kurumu onayının alınması dahil kapanış ön koşullarının gerçekleşmesine bağlı olup, ön koşulların sözleşme imza tarihinden itibaren altı ay içerisinde tamamlanamaması halinde sözleşme kendiliğinden feshedilmiş sayılacak ve teminat mektubu Alıcı’ya iade edilecektir. Ön şartların haklı sebep olmaksızın Alıcı tarafından yerine getirilmemesi veya Alıcı’nın haklı sebep olmaksızın Kapanışı gerçekleştirmemesi halinde ise teminat mektubu cezai şart olarak nakde çevrilecektir.

Devir kapsamında Şirketimiz tarafından Alıcı’ya kapanıştan itibaren 2 yıl boyunca rekabet etmeme, Alıcı dışında herhangi bir nedenle potansiyel başka bir Alıcı ile görüşmeme ve belirli hal ve koşullara tabi olarak devir öncesi işlemlerle bağlantılı oluşabilecek zararların tazmin edileceği yönünde taahhüt verilmiştir.

Şirketimizin 30.09.2020 tarihli kamuya açıklanan finansal tablolarında satışı gerçekleşecek olan tüm varlıklara ilişkin net defter değeri yaklaşık 155 milyon TL olarak hesaplanmaktadır. Satış bedeli belirli düzeltmelere tabi olduğundan ve mamul stoklarının devredilip devredilmeyeceği Kapanış’ta kesinleşeceğinden, devir nedeniyle oluşacak kar tutarı bu aşamada sağlıklı bir şekilde hesaplanamamaktadır.

Söz konusu malvarlığı devri için Önemli Nitelikteki İşlemler ve Ayrılma Hakkı Tebliği uyarınca önemlilik ölçütü açısından yapılan değerlendirmede, esas alınan oranlardan en yükseğinin %48 olduğu, Tebliğ’deki %75 oranındaki önemlilik ölçütlerine ulaşılmadığı ve şirketin ana faaliyet konusu değişmediği görülmüş olup, devir işlemi önemli nitelikte işlem niteliği taşımamaktadır.

Süt ve süt ürünleri iş kolumuzda stratejik alternatiflerin değerlendirilmesi amacıyla finansal danışmanlık hizmeti alınması için 3 Aralık 2019 tarihinde Ünlü Menkul Değerler A.Ş. yetkilendirilmesinin kamuya açıklanması, Şirketimizin rekabet ve pazarlık gücünü olumsuz yönde etkileyebileceğinden Özel Durumlar Tebliği’nin 6’ncı maddesi kapsamında ertelenmiştir. Daha sonra konuyla ilgili olarak medyaya yansıyan haberler üzerine 11 Haziran 2020 tarihli açıklamamızla basına yansıyan hususlarla sınırlı olarak konu hakkında açıklama yapılmış olup, Alıcı ile sözleşmenin imzalanması sonucunda işbu açıklama ile konuya ilişkin önemli bilgiler yatırımcılarımızla paylaşılmaktadır.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankalar mevduat ve kredi kıskacında

Yayınlanma:

|

Yazan:

Son dönemde bankaların sıkıntısı artmaya başladı. Bankalar neyi nasıl yapacağını bilmekte zorlanıyor.

Normal koşullarda bankaların fonlama kaynakları; kendi öz kaynakları, ağırlıklı olarak yurt dışından kullandıkları sendikasyon, seküritizasyon, proje kredileri ile topladıkları Türk Parası ve döviz cinsi mevduatlardır. Bunların içerisinde en büyük payı da bireysel ve kurumsal müşterilerden toplanan vadeli ve vadesiz Türk Lirası ve döviz mevduatlarıdır.

Söz konusu kaynaklar; bireysel ihtiyaç sahiplerine konut, taşıt, ihtiyaç kredileri, şirketlere BCH dediğimiz krediler, uzun vadeli proje kredileri, ihtisas kredileri olarak kullandırılır.

Bankaların bu işteki kazancı, basit anlatımla, topladıkları mevduatlara ödedikleri faizler ile verdikleri krediler için tahsil ettikleri faizler arasındaki farktır. Yani ödedikleri mevduat faizleri topladıkları kredi faizlerinden daha düşük ise kar etmiş olurlar.

Son dönemde bankaların yüksek karlar ettiği biliniyor. Fakat son dönemde bankaların karları azalmaya ve hatta negatife dönüşmeye başlıyor.

Şöyle ki; Merkez Bankası’nın ve BDDK’nın “makro ihtiyati tedbirler” manzumesindeki düzenlemeleri bu sonucu doğuruyor. Özellikle geçtiğimiz ayın ortalarından bugüne geçen sürede bankalar yüksek faizden mevduat alıyorlar ve düşük faizle kredi veriyorlar.

Aşağıdaki özet bunu açık bir şekilde sergiliyor.

Tablodan da görüldüğü üzere 2021 yılının sonunda kredi faizi mevduat faizinin yüzde 5.5 üzerinde iken, yani bankalar kârlı pozisyonda iken; içinde bulunduğumuz Kasım ayının ortasında bu tablo tersine dönmüş. Yani Kredi faizi mevduat faizinin yüzde 5.81 altında kalmış ve böylece bankalar zararlı konuma düşmüş.

Bu kararda Merkez Bankası’nın 18 Ekim 2022 tarih ve 41 sayılı basın duyurusunun etkili olduğu anlaşılıyor. Yeni düzenlemeye göre Merkez Bankası’nca belirlenen usul ve esaslara göre bankalarca gerçek ve tüzel kişiler için mevduat tutarına göre ilave menkul kıymet tesis edilecek.

Bilindiği üzere bankaların yabancı para mevduatının yüzde 5’ine kadar tahvil tutması gerekiyor. Bu oran yeni yıldan itibaren Türk Lirası mevduat lehine değiştirilmiş. Yeni düzenleme ile 2023 yılı başından itibaren Türk Lirası mevduat oranı yüzde 50 ve yüzde altmışın altında kalırsa ilave 2 ve 7 puan tahvil yükümlülüğü getirilmiş.

Ancak; KOBİ, esnaf, mali kesim, KİT, tarım, ihracat ve yatırım kredileri, kurumsal kredi kartları hariç, kullandırılan ticari kredilerin yüzde 30’u oranında tahvil tutma şartı korunmuş. Aynı şekilde yılsonuna kadar kredi stoku artışı yüzde 10’u aşarsa, aşan utar kadar tahvil tutulması gerekiyor. Bunun yanı sıra kullandırılan ticari kredi faizi referans oranının 1.4 katını aşarda yüzde 20 ve 1.8 katını aşarsa yüzde 90 tahvil tutma şartı bulunuyor.

Makro ihtiyati tedbirler adı altındaki bankacılık sektörüne yönelik düzenlemeler adeta ezber bozmuş durumda. Bankalar kredi ve mevduat açmazı ile kamu kağıdı niteliğindeki menkul kıymet bulundurma çıkmazı arasında.

Yani “kırk katır mı, kırk satır mı?”. Bankaların kafası karışık. 5 yıl vadeli ve yüzde 10’un altındaki faizi ile kamu kağıdı tutmak ile daha düşük kredi faizinin maliyetine katlanmak arasında bankalar git gel yaşıyor.

Oysa bankaların para ve faiz politikaları ve sağlıklı döviz kurlarına yönelik istikrarlı düzenlemelerle yönetilmesi gerekiyor. Açıkçası “arabayı atların önüne koşmak yerine, atları arabanın önüne koşmak” şart.

Nevzat SAYGILIOĞLU

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

HSBC Kanadadan çekiliyor

Yayınlanma:

|

Yazan:

İngiliz bankası HSBC, Kanadadaki operasyonunu 10 milyar dolar nakit karşılığında, Kanadanın en büyük bankası olan Royal Bank of Canada’ya devretmek için anlaşma yapıldığını açıkladı.

İşlemlerin 2023ün sonunda tamamlanarak HSBCye vergi öncesinde 5,7 milyar dolar kazanç sağlaması bekleniyor.

Anlaşma sayesinde, Royal Bank of Canada 780 bin kişisel ve kurumsal müşteri kazanarak, kendi ülkesindeki pazar payını artıracak.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

KKM’den çıkan para nereye gider?

Yayınlanma:

|

Yazan:

✔ Dolar iki aydır 10 kuruş bandında oynuyor, faiz yüzde 12’ye indirildi. KKM’de başlayan çözülmenin hızlanması kaçınılmaz. KKM’den çıkacak para nereye gider?

✔ Faiz getirisi için DTH olarak belki yine bankaya ya da cüzdana konmak üzere nakit dövize…

✔ KKM faizinin yaklaşık bir kat üstünde olan faizle mevduata…

✔ İktidarın en çok istediği alan olan borsaya…

✔ Altın ya da gayrimenkule…

Kur korumalı mevduat hesabındaki tutar, uygulamanın başladığı geçen yılın aralık ayının son haftasından bu yana ilk kez 11-18 Kasım haftasında 9.5 milyar lira geriledi. KKM’de zaten bir süredir yavaşlama gözleniyordu; 4-11 Kasım haftasındaki artış 1 milyar lirayı bile bulmamıştı ve nihayet 11-18 Kasım haftasında bu düşüş yaşandı.

KKM’deki gerilemenin çok da şaşılacak bir yönü yok.

Tasarruf sahibi bu enstrümanı niye tercih etmişse, o tercihi sağlayan etkenler ortadan kalkınca bu sefer de KKM’yi bırakmaya başladı.

KKM’nin tercih edilmesindeki en büyük etken tabii ki TL tasarruf edenlere kur artışı kadar getiri sağlanmasıydı. Hele hele TL tasarruflara enflasyonun çok altında faiz verilirken görünürde TL’de durup dövizdeki artış kadar kazanç elde etmeyi kim istemezdi ki…

Ama son dönemde KKM yatırımcısı açısından “tatsız” gelişmeler olmaya başladı.

Bir kere KKM’ye girmenin ve bu hesapta durmanın temel motive kaynağı olan kur artışı sona erdi. Ağustos ayının son haftasında 18 liranın üstüne çıkan dolar kuru üç aydır neredeyse sabit sayılır. Dolar kuru hele hele son iki aydır 18.50-18.60 arasına sıkışmış gibi.

Kur artmayınca geriye getiri olarak faiz kalıyor. Ağustosun son haftasında Merkez Bankası politika faizi artık yüzde 13’tü ve buna göre KKM’de tavan faiz yüzde 16 olarak uygulanıyordu. Tavan faiz, politika faizine bağlı olarak geçen hafta daha da düştü ve yüzde 12’ye indi.

Döviz getirisi yok, faiz getirisi en fazla yüzde 12; tasarruf sahibi de “Ben gidiyorum” demeye başladı. Üstelik tasarruf sahibinin KKM hesabını kapatmaya başladığı 11-18 Kasım haftasında faiz hala yüzde 13.5’ti ama 12’ye inileceği biliniyordu.

Peki nereye?

KKM’deki artış durdu ve gerileme başladı. Önceki hafta yaşanan gerilemenin geçici olacağını kimse beklemiyor, bu devam edecek.

Artık merak edilen şu:

“KKM’ye gitmeyecek ve daha da önemlisi buradan çıkacak para nereye yönelecek?”

Seçeneklere bakalım…

KKM’DEN ÇIKIP DÖVİZ ALINIR MI?

Herhalde hiç kimse bankada döviz artışına endeksli olarak KKM’de duran parasını “Döviz artmıyor” diye çekip bu parayla döviz almaz. Bu yapılırsa da iki nedenle yapılır:

■ KKM’de vade en kısa üç ay. Oysa parasını üç aylığına bağlamaktan vazgeçenler KKM’den çıkıp doğrudan döviz alabilir.

■ KKM’de dövizin herhangi bir faiz getirisi yok, yalnızca kur artışının kazancı söz konusu. Oysa şimdi bankalar döviz hesaplarına geçmişe göre yüksek sayılabilecek oranda faiz veriyor. İşte bu yüzden alacağı döviz DTH olarak bankada tutmak isteyenler tabii ki KKM’den çıkabilir. Bir dönem bankalar DTH için neredeyse hiç faiz vermiyordu. Oysa şimdi Merkez Bankası verilerine göre, tüm bankalar ortalamasında altı aya kadar vadeli dolar cinsi hesaplara yüzde 5.63 faiz uygulanıyor. Euroda ise altı aya kadar vadeli hesapların faizi yüzde 2.40 düzeyinde. Ancak bu faizi tüm bankaların vermediğini, ayrıca faiz oranının sık sık değiştiğini dikkate almak gerek. Ama sonuçta döviz mevduatına iyi kötü bir faiz var. KKM’de ise dövize faiz yok.

MEVDUAT FAİZİ KKM FAİZİNİN ÇOK ÜSTÜNDE

KKM’de şu an ya kur artışı kadar getiri olanağı var ya da yıllık en fazla yüzde 12 faiz getirisi… KKM’yi tercih edenler için faiz baştan beri zaten ikinci plandaydı da, şimdi “Kur artışı yoksa faizi var” denilecek durum da ortadan kalktı.

KKM’de duran bir tasarruf sahibi en fazla yüzde 12 faiz alabilecek. Oysa bankalarda mevduat faizi ortalama yüzde 20-21 dolayında. TL mevduata çok daha yüksek faiz veren bankalar da var.

Hele hele toplam mevduatında döviz cinsi olanların payı yüzde 50’yi aşan bankalara zorunlu olarak düşük faizli kamu kağıdı alma zorunluluğu getirilmesi bankaları TL mevduat toplamak için faizi daha da artırmaya yöneltebilir.

Dolayısıyla KKM’den çıkacak tasarruf sahibi için artık mevduat da bu enflasyona göre kötünün iyisi bir seçenek olarak görünmektedir.

BORSADA KAZANÇ DA BÜYÜK, RİSK DE…

İktidar döviz kurunu ne pahasına olursa olsun baskılayıp bu düzeyde tutmak isteyecek. Bu durum ne kadar uzun soluklu olursa, o kadar olmasına çalışılacak.

Peki KKM’den çözülme olmasın diye kur biraz gevşetilir mi? Pek sanmıyorum. Böyle bir durumda enflasyonla ilgili tüm hesaplar şaşar.

KKM’den çıkan paranın dövize gitmesini önleyebilmek adına cazip alanlar yaratılmaya uğraşılacak ve vatandaş yavaş yavaş bu alana yönlendirilecek. Yani borsaya… Hem bu uzunca bir süredir yapılıyor zaten…

Kaldı ki herhangi bir yönlendirme olmasa bile borsayı tercih eden tasarruf sahipleri de çıkacak.

Borsada çok büyük kazanç olanakları bulunduğu tartışılmaz. Ancak aynı şekilde borsada büyük zarar riski olduğu da tartışılmaz. Yanlış bir tercih, yanlış şirket seçimi, küçük bir gerilemede panik halde zararına satış… Küçük yatırımcı bu tür hatalara çok sık düşer.

Dolayısıyla borsada yatırım için çok ince eleyip sık dokumak gerekir. Ama şu da bir gerçek, borsayla ilk kez tanışacak küçük yatırımcı istediği kadar detaylı inceleme yapsın, doğruyu bulamayabilir.

İşte bu durumlar için başvurulacak adres yatırım fonlarıdır. İlla hisse senedi mi almak istiyorsunuz, portföyü hisse senedinden oluşan onlarca fon var. Belki bir tek hisse senedinden elde edilen ölçüde getiri sağlanamaz; ama o bir tek hisse senedinin duruma göre anaparanızı önemli ölçüde eksiltmesi riskiyle de karşı karşıya kalmazsınız.

ALTIN DA BİR SEÇENEK

Türk halkının geleneksel tasarruf araçlarından olan altın da tabi ki şu dönemde yoğun ilgi görebilir. Hem takı, hem tasarruf aracı…

Zaten altın alanlar da öyle kısa dönemde al-sat yapma eğiliminde değildir. Altın uzun vadede hep kazandıran bir tasarruf aracı olarak görülmüş ve böyle düşünen vatandaş da pek haksız çıkmamıştır.

GAYRİMENKULE YÖNELME PEK OLMAZ

Bir adres de kuşkusuz gayrimenkul.

Ama gayrimenkulde hareket alanının çok daha sınırlı olduğunu kabul etmek gerekir. Gayrimenkulde finansal araçlar gibi bir hareket kolaylığı yok.

Üstelik fiyatların çok yüksek seyrediyor olmasından dolayı bu alana yönelmek hiç de kolay değil.

KKM’deki yatırımcı profilini bilmiyoruz ama zaten küçük tutarlı birikimlerle hesap açtırmış olanların sistemden çıksalar bile bir gayrimenkule güçlerinin yetmeyeceği de çok açık.

Dolayısıyla KKM’den en düşük payı gayrimenkul piyasasının alacağını söylemek yanlış olmaz.

Alaattin AKTAŞ– ekonomim

Okumaya devam et

KATEGORİLER

SON YAZILAR

ALTIN – DÖVİZ

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www paravitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 - Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.