GÜNCEL
MİLLİ İTTİFAK: Ortak Politikalar Mutabakat Metnini açıkladı
Millet İttifakı, Ortak Politikalar Mutabakat Metni’ni bugün açıklanıyor. Açıklamanın ardından altı lider “Ortak Politikalar Mutabakat Metni”ni törenle imzalayacak.
Yayınlanma:
4 yıl önce|
Yazan:
BankaVitrini
Millet İttifakı’nı oluşturan liderler CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu bugün Ortak Politikalar Mutabakat Metni’ni kamuoyuyla paylaşmak üzere Ankara’da bir araya geldi.
Ortak Politikalar Mutabakat Metni, hukuk, adalet yargı, kamu yönetimi, yolsuzlukla mücadele, şeffaflık ve denetim, ekonomi, finans ve istihdam, bilim, Ar-Ge, yenilikçilik, girişimcilik ve dijital dönüşüm, sektörel politikalar, eğitim ve öğretim, sosyal politikalar ve dış politika, savunma, güvenlik ve göç olmak üzere 9 ana başlık altındaki 75 alt başlıkta 2300’den fazla somut hedef, politika ve projeleri ortaya koyuyor.

İşte mutabakat metni
CHP Parti Sözcüsü ve Ekonomi Politikaları Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak şunları sıraladı:
Hukuk, adalet ve yargı
• Etkin ve katılımcı bir yasama, istikrarlı, şeffaf ve hesap verebilir bir yürütme, bağımsız ve tarafsız bir yargı ile kuvvetler ayrılığının tesis edildiği güçlü, özgürlükçü, demokratik, adil bir sistem için Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme geçeceğiz.
• Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni doğrultusunda yapılması gereken anayasal ve yasal değişiklikleri ivedilikle hayata geçireceğiz.
• Devlet sırrı ve ticari sır kavramlarını, Meclis’in bilgi edinme ve denetim yetkilerini engellemeyecek şekilde yeniden tanımlayacağız.
• Milletlerarası sözleşmelerden geri çekilme yetkisinin Meclis’e ait olduğunu anayasal güvence altına alacağız.
• Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde başkanı ana muhalefet milletvekilleri arasından seçilen Kesin Hesap Komisyonu kuracağız.
• Kanunlar üzerinde tanınan veto yetkisini kaldırarak Cumhurbaşkanına sadece “geri gönderme yetkisi” tanıyacağız.
• Cumhurbaşkanının 7 yıl süreyle bir dönem seçilebilmesine, seçildikten sonra partisi ile ilişiğinin kesilmesine ve görev sonrasında aktif siyasete dönememesine ilişkin düzenleme yapacağız.
• Başbakan veya Bakanlar Kurulu’nun tamamı aleyhine verilecek güvensizlik önergelerinde yeni Başbakanın isminin yer almasını ve önergenin TBMM üye tamsayısının salt çoğunluğu tarafından imzalanmasını güvence altına alacağız.
• Olağanüstü hal kararnamelerine son verecek, OHAL süresini altı aydan iki aya düşüreceğiz.
• Çoklu baro sistemine son vereceğiz.
• Sayıştay’ı Anayasa’da bir yüksek mahkeme olarak düzenleyecek, Sayıştay denetiminin kapsamını, tüm kamu kurum ve kuruluşlarını içerecek şekilde genişleteceğiz.
• Tutuklamanın istisna olması ilkesinin titizlikle uygulanması için gerekli tedbirleri alacağız.
• Düşünce, kanaat ve ifade hürriyetlerini güçlendireceğiz.
• Basın özgürlüğünü güçlendirecek, TRT ve Anadolu Ajansı’nı bağımsızlık ve tarafsızlık esaslarına göre yeniden yapılandıracağız.
• Sivil toplum kuruluşlarının kamu yararı statüsü ve vergi muafiyeti gibi desteklerden yararlanmasında eşit, adil ve şeffaf bir yöntem uygulanmasını sağlayacağız.
• Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamelerinden kaynaklanan mağduriyetlere son vereceğiz.
• Seçim barajını %3’e düşüreceğiz.
• Yurt dışındaki vatandaşlarımızın en fazla 15 milletvekili ile doğrudan Meclis’te temsili için yurt dışı seçim çevresi oluşturacağız.
• En son yapılan milletvekili genel seçiminde en az %1 oy alan siyasi partilerin hazine yardımından faydalanmasını sağlayacağız.
• Siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin davaların açılmasında TBMM’nin iznini zorunlu hale getireceğiz.
• Siyasi partilere ve adaylara yapılan belirli miktarın üzerindeki bağışların ve seçim dönemlerinde yapılan tüm harcamaların kamuoyuna açıklanmasını zorunlu tutacağız.

Kamu yönetimi
• Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki kurulları ve ofisleri lağvederek görev ve yetkilerini ilgili bakanlık ve kurumlara devredeceğiz.
• Türkiye Varlık Fonu’nu kapatacağız.
• Bakanlıkları yeşil ve dijital dönüşüm ve kapsayıcılık hedefimiz doğrultusunda yeniden yapılandıracağız.
• Strateji ve Planlama Teşkilatı Kuracağız.
• Bakan yardımcılıklarını kaldırıp, müsteşarlık sistemini kuracağız.
• Yerel yönetimlerde seçme ve seçilme hakkını yok sayan kayyum uygulamalarına son vereceğiz.
• Belediyelerin genel bütçe vergi gelirlerinden aldığı payları artıracak, payların belirlenmesinde illerin üretim ve ihracata olan katkısını ve yaz-kış ile gece-gündüz nüfus farkı ile düzensiz göçü dikkate alacağız.
• Muhtarlık Temel Kanunu’nu çıkaracağız.
• Büyükşehir Yasası’yla mahalleye dönüştürülen köylere tüzel kişiliklerini iade edeceğiz.
• Devlet Personel Başkanlığı kuracağız.
• Mülakat uygulamalarına son verecek, yazılı sınavda en yüksek puan alandan başlamak üzere personel alımı yapılmasını sağlayacağız.
• KPSS sınavlarının sayısını artıracak ve sınavlardan ücret almayacağız.
• Kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin vekil ya da taşeronlar eliyle yürütülmesine izin vermeyeceğiz.
Yolsuzlukla mücadele, şeffaflık ve denetim
• TBMM’de “Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu” kuracağız.
• Yolsuzluktan elde edilen ve yurtdışına kaçırılan gelirleri ülkemize geri getirecek, bu çerçevede “Malvarlıklarının Geri Alınması Ofisi”ni kuracağız.
• Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı’nın mali kaynakları ile personel ve bilişim alt yapısını güçlendirecek, çalışmalarında idari özerkliğe sahip olmasını sağlayacağız.
• Mali Eylem Görev Gücü (FATF) standartlarına tam uyum sağlayacak ve ülkemizi “gri liste”den çıkaracağız.
• Vergi cennetleri listesini ve kara paranın aklanması bakımından riskli ülkeler listesini acilen yayımlayacağız.
• Vergi affı ve varlık barışlarının kara para aklanması aracı olarak kullanılmasını engelleyeceğiz.
• 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu’nu Avrupa Birliği normlarına uygun olarak yeniden düzenleyeceğiz.
• Bilgi edinme hakkını ihlal eden kamu görevlilerinin disiplin, ceza ve tazminat sorumluluğunu artıracağız.
• Kamu Özel İşbirliği projelerinden kaynaklanan garanti ve diğer koşullu yükümlülükleri şeffaf bir biçimde yayınlayacağız.
• TÜİK istatistiklerinin akademisyen ve uzmanlardan oluşan komisyonlar tarafından düzenli biçimde kalite ve güvenilirlik kontrolüne tabi tutulmasını zorunlu hale getireceğiz.
• Siyasi Etik Kanunu’nu çıkaracak, Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde Siyasi Etik Komisyonu kuracak, grubu bulunan siyasi partiler bünyesinde siyasi etik kurulları oluşturulmasını düzenleyeceğiz.
DEVA Partisi Ekonomi Ve Finans Politikaları Başkanı İbrahim Çanakçı şu maddeleri sıraladı:
Ekonomi, finans ve istihdam
• Enflasyonu iki yıl içinde düşük tek haneye kalıcı bir biçimde indireceğiz.
• Türk lirasına yeniden itibar ve istikrar kazandıracağız.
• Ortalama büyüme hızının yüzde 5’in üzerinde gerçekleşmesini sağlayacağız.
• Beş yılın sonunda dolar cinsinden kişi başına milli gelirimizi en az iki katına çıkaracağız.
• Beş yılda en az 5 milyon ilave, nitelikli ve insan onuruna yaraşır gelir sağlayan iş imkanı oluşturacak, işsizliği tek haneye indireceğiz.
• 2018 sonrasında yeniden gündeme gelen aşırı yoksulluğu sıfırlayacağız.
• Haksız gelir ve servet transferi ile rant devşirmeye dayalı politikalara son verecek, gelirin bireyler, haneler ve bölgeler arasında adil ve dengeli dağılımını sağlayacağız.
• Beş yılın sonunda yıllık ihracatı 600 milyar dolar seviyesine, ihracatın kilogram değerini 2 doların üzerine, yüksek teknoloji ürünleri ihracatının payını ise iki katına çıkartacağız.
• Verimlilik, yüksek katma değer ve rekabetçiliğe dayalı sektörel politikalarımızla üretim yapısını ithalata bağımlı olmaktan kurtaracak ve ekonomimizi sürdürülebilir bir dış denge yapısına kavuşturacağız.
• Merkez Bankası’na fiyat ve finansal istikrarı sağlama dışında sorumluluklar yüklemeyeceğiz.
• Merkez Bankası kanununda temel görevleri, araç bağımsızlığını ve üst düzey atamaları ilgilendiren değişikliklerin TBMM’de nitelikli çoğunlukla yapılabilmesini sağlayacak mevzuat düzenlemesini gerçekleştireceğiz.
• Merkez Bankası bağımsızlığına müdahaleye ve yetki-sorumluluk çatışmasına yol açan, hiçbir işlevselliği bulunmayan Fiyat İstikrarı Komitesi’ni kaldıracağız.
• TCMB’nin İstanbul’daki birimlerinin tekrar Ankara’ya taşınma sürecini mümkün olan en kısa sürede sağlayacağız.
• Merkez Bankası rezervlerinin şeffaf olmayan bir biçimde ve dolambaçlı yollarla satışına ilişkin işlemleri idari ve hukuki denetime tabi tutacak, tespit edilen hata, usulsüzlük, yolsuzluk ve kamu zararının sonuna kadar takipçisi olacağız.
• İktidara gelir gelmez yeni Kur Korumalı Mevduat hesabı açılmasını durduracak, mevcut hesapları vade sonlarında kapatacağız.
• İtibar gerekçesine sığınılarak gerçekleştirilen tüm gereksiz harcamalara son vereceğiz.
• Cumhurbaşkanlığı’nı Çankaya Köşkü’ne taşıyacağız. Cumhurbaşkanlığı kullanımındaki saray, köşk ve yalıları halkın kullanımına açacağız.
• Mali disiplin anlayışını kalıcı hale getirmek ve öngörülebilirliği arttırmak amacıyla “Mali Kural” uygulamasını hayata geçireceğiz.
• Kaynakları “Kanal İstanbul” gibi rant projeleri için değil Güney Doğu Anadolu Projesi (GAP), Doğu Anadolu Projesi (DAP), Konya Ovası Projesi (KOP) ve Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) kapsamındakiler başta olmak üzere tarımsal sulama projelerinde kullanacağız.
• Kamunun zorunlu haller dışında döviz cinsinden sözleşme yapmamasını sağlayacağız.
• Beyana tabi gelir unsurlarının kapsamını genişletecek, böylece dolaylı vergilerin ağırlığını azaltan bir vergi yapısı tesis edeceğiz.
• Çalışanlar üzerindeki vergi ve sigorta prim yükünü indireceğiz.
• Vergi Harcamaları Raporu’nu, Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifiyle birlikte TBMM’ye sunacağız.
• İşyeri kira ödemelerinde stopaj oranını sıfırlayacağız.
• İlk kez konut alımında tapu harcı almayacağız.
• Her türlü eğitim ve öğretim hizmetinden alınan KDV’yi indireceğiz.
• Şoför esnafının 10 yaşın üzerindeki araçlarının yenilenmesinde ÖTV almayacağız.
• Değer artış payı ve imar rantlarına ilişkin diğer düzenlemeleri gözden geçirecek, kentsel rantları kapsamlı ve etkili bir biçimde vergilendireceğiz.
• Vergi denetimini iş dünyası üzerinde siyasi baskı kurmanın bir aracı olmaktan çıkaracağız.
• Ekonomik ve teknik gerekçeleri olmayan vergi ile özellikle matrah artırımı ve varlık barışı uygulamalarına son vereceğiz.
• Vergi Cennetlerine yapılan ödemelerden stopaj alınması dâhil gerekli önlemleri alacağız.
• Kayıt dışılıkla etkin bir şekilde mücadele edecek, kayıt dışılığı OECD ortalamasının altına indirecek, bu mücadeleden elde edilecek kaynakları toplumun en kırılgan kesimlerini desteklemek için kullanacağız. • Usulsüzlük ve yolsuzluk tespit edilen Kamu-Özel İşbirliği projeleri için ulusal ve uluslararası tüm hukuki yolları kullanacak, gerekirse tahkim süreçlerini işletecek, varsa kamuyu zarara uğratan yüklenici şirketler, bunların ortakları ve sorumlu şahıslarla ilgili yasal işlemleri başlatacak ve oluşan zararların ilgililerinden tahsilini sağlayacağız.
• Sermayenin tabana yayılmasını sağlayacak, uzun vadeli kaynakları özellikle sürdürülebilir kalkınma amaçlarının gerçekleştirilmesine dönük şirketlere yönlendireceğiz.
• Borsa’da manipülasyon ve yolsuzluk iddialarına ilişkin ilgili kurumları da kapsayacak şekilde bir inceleme ve denetim başlatacak ve tespit edilen usulsüzlük ve yolsuzlukların takipçisi olacağız.
• Spekülatif ve saadet zinciri türü finans uygulamalarının yarattığı riskleri önleyici düzenlemeleri hayata geçireceğiz.
• İnşaat merkezli bakış açısına son vererek İstanbul’u gerçek anlamda bir Finans Merkezi yapacağız.
• İstihdamla ilgili düzenlemeleri gözden geçirecek kayıtlı istihdamın önündeki mali ve mali olmayan yükleri azaltacağız.
• Çok sayıda ve karmaşık olan istihdama yönelik vergi ve sosyal güvenlik prim teşviklerini sadeleştirerek uygulanmasını kolaylaştıracağız.
• Gençlerin istihdamına yönelik kısa eğitim programları, stajlar, sertifikalar, uzaktan eğitimler, dijital eğitim mecraları ve ücretsiz dijital geliştirme atölyeleri gibi programlar geliştirecek ve destekleyeceğiz.
• Kadınların iş gücüne daha aktif katılımını sağlamak amacıyla okul sonrası eğitmenli aktivite merkezleri ile kreşlerin sayısını yerel yönetimlerle işbirliği içinde mahalle düzeyinde artıracak, bu amaçla, yaşlı bakımına erişimi de iyileştireceğiz.
• Engellilerin rekabetçi işgücü piyasası içinde yer almasını sağlayacak mesleki profilleme, iş bulma, meslek yönlendirmesi ve meslek edindirme kursları gibi hizmetleri vereceğiz.
• İşsizlik Sigortası Fonu’nun amacı dışında kullanılmasını önleyecek ve faaliyetlerinin daha şeffaf bir çerçevede yürütülmesini sağlayacağız.
• İşsizlik Sigortası Fonu’na %2’lik işveren katkısının yarısını “Yarına Hazırlık Fonu’na” aktaracak, bu fon aracılığıyla işsiz kalma riski yüksek çalışanlara yönelik beceri kazandırma yatırımlarına finansman sağlayacağız.
• Mesleki eğitim müfredatını geleceğin meslekleri doğrultusunda güncelleyecek, öğrencilere farklı alanlarda da kullanabilecekleri taşınabilir yeni beceriler kazandıracağız.
• OSB’ler bünyesinde ilgili paydaşların yönetiminde bulunduğu Teknoloji Liseleri kuracağız.

Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Şahinalp şunları sıraladı:
Bilim, AR-GE, yenilikçilik, girişimcilik ve dijital dönüşüm
• Bilim politikamızı, insan, özgürlük, demokratik eğitim, bilimsel düşünme, girişimcilik ve teknoloji üretimi odaklı bir anlayışla yürüteceğiz.
• Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulunu tekrar çalışır hale getireceğiz.
• Yüksek Yetenek İnşası Acil Eylem Planını uygulamaya koyacağız.
• Türkiye’yi giderek dışlandığı uluslararası araştırma ve yenilik ağlarına dahil edeceğiz.
• Çok boyutlu bir Beyin Göçüyle Mücadele Eylem Planı hazırlayacak ve uygulayacağız.
• Yetişmiş insan gücümüz için uygun ekonomik ve sosyal koşulları yaratacak, akademisyenlerin özlük haklarında ve gelirlerinde iyileştirmeler yapacağız.
• Yurtdışındaki yetenekli yapay zekâ araştırmacılarını ülkeye çekmek ve ülkede kalmalarını sağlamak için burs ve araştırma imkanları sağlayacağız.
• TÜBİTAK’ı sadece Araştırma Enstitüleri ile kritik alanlarda ileri araştırmalar yapan bir kurum haline getireceğiz.
• İlgili bakanlık ve kurumların eşgüdümü ile Ulusal İnovasyon Sistemini inşa edeceğiz.
• Teknopark teşviklerini fiziksel mekândan bağımsız hale getirerek tüm Türkiye’yi teknopark yapacağız.
• Kendine yeterliliğimizin merkezine yenilikçi, yeşil ve dijital dönüşümü benimsemiş girişimcilerimizi yerleştireceğiz.
• Yeni Girişim Şirketleri (Start-Up) Kanunu’nu çıkartarak girişimciliğe ilişkin hukuki tanımları, statüleri, mali yükümlülükler ve teşvikleri net bir çerçeveye kavuşturacağız.
• Silikon Vadisi gibi küresel ölçekte başarılı girişimcilik ekosistemlerinin bulunduğu yerlere Özel Temsilci/Büyükelçi atayacağız.
• Girişimcilerimizin tüm ihtiyaçlarını tek duraktan karşılamak amacıyla Girişimcilik Merkezi kuracağız
• “Çalışan Hisse Opsiyonları” için gerekli hukuki ve muhasebe alt yapısını oluşturacak ve güçlendireceğiz.
• Bilişim ve Yenilikçilik Bakanlığı kuracağız.
• Fiber/Optik uzunluğunu en kısa sürede 2 milyon kilometreye ulaştıracağız.
• Telekomünikasyon sektöründe halen devam eden tüm imtiyaz sözleşmelerini, geçmiş süreçleri ve devir mevzuatlarını inceleyecek, gelişmiş ülke standartlarına uygun yeni bir yetkilendirme rejimi uygulamaya koyacağız.
• Varlık Fonuna aktarılan Türk Telekom ve Turkcell hisselerini Hazineye devredecek ve çağdaş yönetişim ilkelerine göre bağımsız bir şekilde yönetilmelerini sağlayacağız.
• İnternete erişimi temel bir insan hakkı olarak tanımlayacak, vatandaşlarımızın her yerde, güvenli, hızlı, ucuz ve sansürsüz internete erişimini sağlayacağız
• İnternet erişiminin üzerindeki vergileri, Dijital Hizmet Vergisi’ni ve BTK kesintilerini indireceğiz.
• İnternet üzerinden yayınlara ilişkin yasayı ifade özgürlüğünü ve kişisel mahremiyeti koruyacak şekilde, evrensel, çoğulcu ve demokratik ilkeler çerçevesinde ve geniş bir istişareyle yeniden düzenleyeceğiz.
• Kamu gözetim gücünün siyasi rakiplere karşı silah olarak kullanılmasının önüne geçeceğiz.
Eğitim ve öğretim
• Eğitim kurum ve süreçlerini cinsiyet, etnik köken, din, dil, yerleşim yeri, sağlık durumu, sosyo-ekonomik koşulları ayırt etmeden, fırsat eşitliği ve adaletini ve herkesin nitelikli eğitim hakkını garanti altına alan kapsayıcı bir anlayışla düzenleyeceğiz.
• Devlet okullarındaki öğrencilere ücretsiz süt, su ve öğle yemeği vereceğiz.
• Okulöncesi, ilköğretim ve orta öğretimdeki tüm öğrencilere yardımcı kitaba ihtiyaç duymayacak şekilde ders kitaplarını yerel esnafa ve ekonomiye katkıda bulunacak şekilde ücretsiz temin edeceğiz.
• “Eğitim Destek Kartı” ile anaokulundan üniversiteye kadar devlet okullarındaki ihtiyaç sahibi öğrencilerin kırtasiye, çanta, kıyafet ihtiyaçlarını ve internete erişimlerini ücretsiz karşılayacağız.
• Sınav güvenliğini kamu vicdanında hiçbir tereddüt oluşturmayacak şekilde sağlayacağız.
• Ortaöğretime geçişlerde sınav odaklı değil süreç odaklı bir sistem geliştireceğiz.
• Liselere Giriş Sınavlarında yıldan yıla değişen uygulamalara son verecek, LGS sınavını süreç içinde kaldıracağız.
• Üniversiteye girişte yılda bir defa yapılan sınav yerine çoklu sınav imkânı sunacağız.
• Zorunlu eğitimi 1 yılı okul öncesi eğitim, 5 yılı ilkokul, 4 yılı ortaokul, 3 yılı ise lise olmak üzere 1+5+4+3 şeklinde uygulayacağız.
• Altyapıları oluşturarak okul öncesi eğitimi 1 yıl zorunlu tutarak ücretsiz sağlayacak ve isteğe bağlı olarak 3 yaş ve üzerine erken çocukluk eğitimi imkânı sunacağız.
• Çocuklarımıza üç yaşından itibaren; dil, zeka ve beceri gelişimlerini, doğayı tanımalarını, değerler eğitimini, kişisel, fiziksel ve eğitsel gelişmelerini bütüncül bir yaklaşım ile sağlayacağız.
• 5 yıllık ilkokulun 5. sınıfını bir üst öğrenime akademik hazırlık programı şeklinde, 4 yıllık ortaokulun ilk yılını ise yabancı dil ve kodlama hazırlık sınıfı şeklinde düzenleyeceğiz.
• İlköğretimde evrensel etik, insan hakları, adalet, sağlık, çevre ve hayvan hakları, kültür, sanat, bilim, spor konusunda farkındalığın artırılmasını sağlayacak, müfredatı teknoloji ve inovasyona dönük farkındalığı artıracak şekilde güncelleyecek, oyunlaştırma gibi tekniklerle öğrencilerimize programlama ve girişimcilik felsefesi kazandıracağız.
• Dijital içerik ve ortamlar kullanılarak öğrencilerin en az bir yabancı dil öğrenmesini ve yazılım ile kodlama becerisi kazanmasını sağlayacağız.
• Lise eğitiminde salt bilgi veren ve sınav odaklı yaklaşımdan sosyal-duygusal ve bilimsel düşünme, mesleki eğilim, sosyal farkındalık, kimlik kazanımı gibi konularda rehberlik odaklı sisteme geçeceğiz.
• YÖK’ü kaldıracak, yüksek öğretim kurumlarının akademik, idari ve mali özerkliğine müdahale etmeksizin yüksek öğretimin planlanması ve yükseköğretim kurumları arasında koordinasyonun sağlanması şeklinde sınırlı görevleri bulunan bir kurul kuracağız.
• Yükseköğretim kurumlarının yönetim ve denetiminin kendi öğretim üyeleri arasından seçimle oluşturdukları organlar eliyle gerçekleştirilmesini sağlayacağız.
• Öğretmen başına öğrenci sayısında OECD ortalamasına ulaşmayı hedefleyeceğiz.
• Öğretmenlik Meslek Yasasını değiştirecek, öğretmenlerin özlük haklarını iyileştirecek, öğretmenleri öğretmen, uzman öğretmen ve başöğretmen şeklinde gruplayan uygulamaya son vereceğiz.
• Öğretmen atamalarında mülakatı kaldıracak, ataması yapılmayan öğretmen havuzunu eriteceğiz.
• Özel eğitime ihtiyacı olan dezavantajlı çocukların eğitime erişiminin önündeki tüm engelleri kaldıracağız.
• Üstün zekâlı ve yetenekli öğrencilerimizi, objektif ölçütlerle tespit ederek, bu öğrencilerimiz için özel okullar açacak, özel destek programları hazırlayacak ve okul dışı eğitim olanakları ile burs sağlayacağız.
METNİN TAMAMI:
İlginizi Çekebilir
BANKA HABERLERİ
Fitch’ten Türk bankalarına kârlılık uyarısı: Takipteki krediler artıyor
Yayınlanma:
6 saat önce|
21/10/2026Yazan:
BankaVitrini
Yüksek fonlama maliyetleri ve enflasyon bankaların kâr marjlarını daraltırken, takipteki kredi oranı 2026’nın ikinci çeyreğinde yüzde 3,5’e yükseldi. Fitch, kârlılık üzerindeki baskının yıl boyunca sürmesini bekliyor.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, üç aylık Türk Bankaları İzleme Raporu’nda, Türk bankacılık sektörünün 2026 yılının ikinci çeyreğinde kârlılık kaybı yaşadığını ve sorunlu kredilerdeki artışın sürdüğünü bildirdi. Bloomberg HT haberine göre, yüksek fonlama maliyetleri, artan swap giderleri ve enflasyon kaynaklı faaliyet giderleri, bankaların finansal performansını olumsuz etkiledi.
Faaliyet kârlılığında belirgin gerileme
Fitch’in izlediği bankalarda ortalama faaliyet kârının risk ağırlıklı varlıklara oranı, 2026’nın ilk çeyreğindeki yüzde 3,9 seviyesinden ikinci çeyrekte yüzde 2,6’ya geriledi. Sektör genelinde ise aynı oran yüzde 4,6’dan yüzde 3,3’e düştü.
Rapora göre, yüksek Türk lirası faizlerinin fonlama maliyetlerini artırması, net faiz marjlarını daraltan başlıca unsurlar arasında yer aldı. Swap maliyetlerindeki yükseliş ve enflasyonun faaliyet giderleri üzerindeki etkisi de kârlılığı baskıladı.
Takipteki krediler yüzde 3,5’e çıktı
Bankacılık sektöründe aktif kalitesine ilişkin göstergeler de olumsuz seyrini sürdürdü. Fitch’in izlediği bankaların ortalama takipteki kredi (NPL) oranı, ilk çeyrekteki yüzde 3,3 seviyesinden ikinci çeyrek sonunda yüzde 3,5’e yükseldi. Yeni takipteki kredi oluşum oranı da yüzde 2,1’den yüzde 2,2’ye çıktı.
Bankaların ortalama çekirdek sermaye yeterlilik oranı ise yüzde 11,5 seviyesinde kaldı. Bu görünüm, kredi riskleri ve kârlılık baskıları yakından izlenirken sermaye göstergesinin söz konusu dönemde yatay seyrettiğine işaret etti.
Bankacılık sektörünü ne bekliyor?
Fitch, yüksek TL faizleri ve enflasyonist baskıların bankaların kârlılığı üzerindeki etkisinin 2026 boyunca devam edebileceğini öngörüyor. Kuruluş, yılın sonlarına doğru faiz indirimlerinin yeniden başlaması durumunda bu baskının 2027’de hafifleyebileceğini değerlendiriyor.
Bankacılık sektörü açısından temel risk, fonlama maliyetleri yüksek seyrederken kredi geri ödemelerinde yaşanabilecek bozulmanın karşılık giderlerini artırması ve kâr marjlarını daha da daraltması. Bu süreç, bankaların kredi verme iştahı ve reel sektörün finansmana erişimi üzerinde de baskı oluşturabilir.
Kaynak: Fitch Ratings’in Türk Bankaları İzleme Raporu; 21 Ekim 2026 tarihli haberler.
BANKA HABERLERİ
AKBANK VE DENİZBANK: FON SORUŞTURMASINDAKİ İSİMLER BANKAMIZ ÇALIŞANI DEĞİL
FON SORUŞTURMASINDA AKBANK VE DENİZBANK’TAN AÇIKLAMA: “İSİMLER BANKALARIMIZIN ÇALIŞANI DEĞİL”
Yayınlanma:
6 saat önce|
21/10/2026Yazan:
BankaVitrini
Fon soruşturmasında gözaltı listesinde yer alan isimler üzerinden gündeme gelen Akbank ve DenizBank, haberlerdeki çalışma ilişkilerine ilişkin açıklama yaptı. Akbank, “adı geçen kişilerin uzun süre önce bankadan ayrıldığını” belirtirken DenizBank, “adı geçen Yasemin Y.’nin banka çalışanı olmadığını” bildirdi.
Bankavitrini.com | Gündem
Sermaye piyasalarındaki işlemlere yönelik yürütülen fon soruşturmasında gözaltı listesinde yer alan isimler ve bu kişilerin bankalarla bağlantıları gündeme geldi. Konuya ilişkin Akbank ve DenizBank’tan açıklamalar geldi. Her iki banka da haberlerde yer alan çalışma ilişkilerine yönelik düzeltme talebinde bulundu.
Akbank: İsimler uzun süre önce bankadan ayrıldı
Akbank, fon soruşturması kapsamında gözaltı kararı verilen kişilerle ilgili haberlerde banka adının kullanılmasına ilişkin açıklama yaptı.
Banka, haberlere konu olan kişilerin uzun süre önce Akbank’tan ayrıldığını ve başka kurumlarda çalıştıklarını belirtti. Açıklamada, bu kişilerin hâlen Akbank bünyesinde görev yapıyormuş gibi gösterilmesinin gerçeğe aykırı bir izlenim oluşturabileceğine dikkat çekildi.
Akbank, güncel çalışma ilişkilerinin doğru aktarılması gerektiğini vurgulayarak kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini istedi.
DenizBank: Yasemin Yılmaz bankamızın çalışanı değil
DenizBank da fon soruşturması kapsamında gözaltına alınan isimlerin yer aldığı listeye ilişkin yayımlanan haberdeki bir bilgiyi düzeltti.
DenizBank A.Ş. tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Fon soruşturması kapsamında gözaltına alınan isim listesine ilişkin yayımladığınız haberde, Yasemin Y. isimli kişinin DenizBank Finans Yöneticisi olduğu yönünde hatalı bilgiye yer verilmiştir.
Haberde adı geçen Yasemin Y., Bankamız çalışanı değildir. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla söz konusu yanlış bilginin düzeltilmesini rica ederiz.”
DenizBank, açıklamasıyla Yasemin Y.’ın banka çalışanı olduğu yönündeki bilgiyi açıkça reddetti ve haberlerin düzeltilmesini talep etti.
Soruşturmada banka isimleri neden gündeme geldi?
Soruşturma kapsamında yayımlanan gözaltı listelerinde yer alan kişilerin mesleki unvanları ve çalıştıkları kurumlara ilişkin bilgiler, bankaların isimlerinin de haberlerde geçmesine neden oldu.
Ancak bir kişinin adının soruşturma kapsamında anılması, tek başına ilgili bankanın soruşturmanın şüphelisi olduğu veya kurumsal olarak herhangi bir suça iştirak ettiği anlamına gelmiyor. Aynı şekilde, bir kişinin geçmişte bir bankada çalışmış olması da güncel çalışma ilişkisini göstermiyor.
Akbank’ın geçmiş çalışma ilişkilerine yönelik açıklaması ile DenizBank’ın Yasemin Y. hakkında yaptığı düzeltme, haberlerde kişi ve kurum bağlantılarının güncel ve teyit edilmiş bilgiler üzerinden kurulmasının önemini ortaya koydu.
Bankacılık sektöründe doğru bilgi ve itibar vurgusu
Sermaye piyasalarına yönelik soruşturmalarda kişi isimleriyle birlikte kurum adlarının anılması, kamuoyunda ilgili bankalara yönelik algıyı etkileyebiliyor. Bu nedenle gözaltı listelerindeki bilgilerin, kişilerin güncel iş durumlarıyla karşılaştırılarak yayımlanması önem taşıyor.
Akbank ve DenizBank’ın açıklamaları, soruşturma haberlerinde yalnızca isimlerin değil, bu isimlerle bankalar arasında kurulan bağlantıların da titizlikle doğrulanması gerektiğini gösteriyor.
Bankavitrini.com olarak not: Bu haber, Akbank ve DenizBank’ın çalışma ilişkilerine yönelik açıklamalarını bir araya getirmektedir. Soruşturmada adı geçen kişiler hakkındaki iddialar ile bankaların kurumsal sorumluluğu birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.
Gülbeyaz Gergün
Vestel’de Borç Alarmı: Gözler Yatırımcıda
VESTEL’DEN EUROBOND YATIRIMCISINA İKİ SEÇENEK: YA YÜZDE 45 ANAPARA KESİNTİSİ YA 6 YIL VADE UZATIMI
Yayınlanma:
1 gün önce|
20/10/2026Yazan:
Gülbeyaz Gergün
500 milyon dolarlık borç için yeniden yapılandırma süreci başladı. Vestel, anaparasını korumak isteyen yatırımcıya 2035 vadeli ve yüzde 4 faizli tahvil; anapara kesintisini kabul eden yatırımcıya ise 2032 vadeli ve yüzde 6 faizli yeni tahvil öneriyor. Bankalarla 2041 vadeli yeniden yapılandırma görüşmeleri de sürüyor.
Bankavitrini.com – Ekonomi Haberleri
Vestel Elektronik, bilançosunu sürdürülebilir hale getirmek amacıyla yurt dışı borçlarının yeniden yapılandırılması için önemli bir adım attı. Şirket, toplam nominal tutarı 500 milyon dolar olan, yıllık yüzde 9,75 faizli ve 2029 vadeli Eurobond’ları için tahvil sahiplerine iki alternatif içeren takas teklifi ve muvafakat talebi sürecini başlattı.
20 Ekim 2026 tarihinde kamuoyuna yansıyan açıklamaya göre yatırımcılar, mevcut anaparalarını koruyarak borcun vadesini uzatabilecek veya anaparanın yüzde 45’inden vazgeçerek daha erken vadeli yeni tahvillere geçebilecek.
Teklif, şirketin yalnızca tahvil borçlarını değil, bankalara olan finansal yükümlülüklerini de kapsayan daha geniş kapsamlı yeniden yapılandırma çalışmalarının bir parçası olarak öne çıkıyor. https://www.kap.org.tr/tr/Bildirim/1684657
İki seçenek yatırımcıya ne getiriyor?
Vestel’in teklifinde yatırımcıların önündeki iki alternatif, anapara kaybı ile vade ve faiz koşulları arasında bir tercih yapılmasını gerektiriyor.
1. seçenek: Anapara korunacak, vade 2035’e uzatılacak
İlk seçenekte mevcut Eurobond’ların 15 Mayıs 2029 olan vadesinin 15 Mayıs 2035’e uzatılması öngörülüyor.
Bu seçeneğin temel koşulları şöyle:
- Anapara kesintisi: Yok.
- Yeni yıllık faiz oranı: Yüzde 4.
- Yeni vade: 15 Mayıs 2035.
- Anapara geri ödemesi: Yıllık taksitler halinde.
Mevcut tahvilin yüzde 9,75 olan yıllık faiz oranı bu seçenekte yüzde 4’e düşüyor. Böylece yatırımcı anapara tutarını korurken faiz gelirinin önemli bir bölümünden vazgeçmiş oluyor.
Bu seçenek, tahvilin nominal değerini korumayı önceliklendiren ancak parasını daha uzun süre şirkette tutmayı kabul eden yatırımcılar açısından öne çıkıyor.
2. seçenek: Yüzde 45 anapara kesintisiyle 2032 vadeli yeni tahvil
İkinci seçenekte yatırımcılar, mevcut tahvillerinin nominal değerinin yüzde 55’i karşılığında yeni Eurobond alacak. Başka bir ifadeyle, anaparanın yüzde 45’i silinecek.
Bu seçeneğin koşulları ise şöyle:
- Anapara kesintisi: Yüzde 45.
- Yeni tahvilin nominal değeri: Mevcut anaparanın yüzde 55’i.
- Yeni yıllık faiz oranı: Yüzde 6.
- Yeni vade: 15 Mayıs 2032.
- Anapara geri ödemesi: Yıllık taksitler halinde.
Bu seçenekte yatırımcı daha yüksek faiz oranı elde edebilecek ve borcun vadesi 2035 yerine 2032 olacak. Bunun karşılığında mevcut alacağının yüzde 45’ini kaybetmeyi kabul edecek.
İkinci seçenek kapsamında yeni Eurobond ihracı için Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) başvuru yapılması öngörülüyor. https://www.bloomberght.com/vestel-den-eurobond-sahiplerine-iki-secenekli-yapilandirma-teklifi-3792011
100 bin dolarlık yatırımda tablo nasıl değişiyor?
Yatırımcıların karşı karşıya olduğu tercih, örnek bir 100 bin dolarlık nominal tahvil üzerinden daha net görülebiliyor.
| Karşılaştırma | 1. seçenek | 2. seçenek |
|---|---|---|
| Mevcut nominal anapara | 100.000 $ | 100.000 $ |
| Anapara kesintisi | Yok | 45.000 $ |
| Yeni tahvil nominali | 100.000 $ | 55.000 $ |
| Yıllık faiz oranı | %4 | %6 |
| İlk yıl için basit nominal faiz hesabı | 4.000 $ | 3.300 $ |
| Vade | 2035 | 2032 |
Not: Faiz tutarları, ilgili yılın başındaki nominal anaparanın değişmediği varsayımıyla örnek olarak hesaplanmıştır. Anapara yıllık taksitlerle geri ödeneceğinden sonraki yılların faiz tutarları ödeme planına göre değişecektir. Bu tablo, tahvillerin piyasa değerini veya yatırımcının toplam getirisini göstermemektedir.
İlk seçenekte yatırımcı anaparasını nominal olarak korurken daha düşük faizle daha uzun süre bekleyecek. İkinci seçenekte ise yeni tahvilin faiz oranı daha yüksek olsa da faiz, kesinti sonrasında kalan anapara üzerinden hesaplanacak.
Dolayısıyla yüzde 6 faiz oranı tek başına ikinci seçeneği daha avantajlı hale getirmiyor. Yatırımcıların kararında tahvillerin geri ödeme takvimi, şirketin ödeme kapasitesi ve yeni tahvillerin piyasa değeri de belirleyici olacak.
Vestel neden borçlarını yeniden yapılandırmak istiyor?
Yeniden yapılandırma adımı, Vestel’in borç ödeme takvimini faaliyetlerinden yaratabileceği nakit akışıyla uyumlu hale getirme ve bilançosunu sürdürülebilir bir yapıya kavuşturma hedefiyle bağlantılı.
Mevcut Eurobond’ların yıllık yüzde 9,75 faiz taşıması, 500 milyon dolarlık nominal borç üzerinden ilk yıl için yaklaşık 48,75 milyon dolar faiz yüküne karşılık geliyor. Bu hesap, anaparanın yıl boyunca değişmediği varsayımına dayanıyor.
Yeni koşullarda faiz oranının yüzde 4’e düşmesi veya anaparanın yüzde 55’e indirilerek yüzde 6 faiz uygulanması, şirketin gelecekteki finansman yükünü azaltmayı amaçlıyor.
Bununla birlikte, yeniden yapılandırmanın şirketin faaliyet kârlılığına, nakit yaratma kapasitesine ve borç ödeme gücüne kalıcı katkı sağlayıp sağlamayacağı, yalnızca faiz oranlarına değil operasyonel performansa da bağlı olacak.
Bankalarla görüşmelerde hedef 2041 vadeli yapılandırma
Vestel’in yeniden yapılandırma çalışmaları Eurobond’larla sınırlı değil.
Şirketin 26 Haziran 2026 tarihli açıklaması kapsamında, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun geçici 32. maddesi ve ilgili mevzuat uyarınca finansal yeniden yapılandırma görüşmeleri yürütülüyor.
Bankalara sunulan teklifte mevcut borçların iki yıl anapara ve faiz ödemesiz olacak şekilde 2041 vadeli olarak yeniden yapılandırılması öngörülüyor. Şirketin açıklamasına göre bankalarla müzakereler devam ediyor.
Bu teklifin kabul edilmesi halinde borçların geri ödeme takvimi önemli ölçüde değişecek. Ancak bankalarla görüşmelerin henüz sonuçlanmamış olması nedeniyle teklifin kesinleşmiş bir anlaşma olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. https://www.yenisafak.com/ekonomi/kap-haberleri/kap-vestel-elektronik-sanayi-ve-ticaret-as-vestl-ozel-durum-aciklamasi-genel-5139013
Kredi notundaki bozulma da yakından izleniyor
Vestel’in borçlarını yeniden yapılandırma girişimi, şirketin kredi riskinin arttığı bir dönemde gündeme geldi.
Vestel International’ın yatırımcı ilişkileri duyurularında yer alan bilgilere göre Fitch Ratings, 1 Temmuz 2026 tarihinde şirketin uzun vadeli yerel ve yabancı para cinsinden kredi notlarını CCC+ seviyesinden CCC- seviyesine indirmiş; 500 milyon dolarlık 2029 vadeli teminatsız tahvilin notunu da CC seviyesine çekmişti.
Bu notlar, şirketin finansal yükümlülüklerini yerine getirme kapasitesine ilişkin risklerin yüksek olduğuna işaret ediyor. Yeniden yapılandırma teklifinin yatırımcılar tarafından nasıl karşılanacağı, şirketin finansmana erişimi ve borç ödeme kapasitesi açısından önem taşıyor. https://vestelinternational.com/investor-relations/news/kap-notices?p=2
Sürecin tamamlanması için hangi koşullar gerekiyor?
Vestel’in teklifinin yürürlüğe girmesi otomatik değil. Sürecin tamamlanması için tahvil sahipleri toplantısında gerekli kararların alınması, işlem belgelerinde belirtilen diğer koşulların karşılanması ve ikinci seçenek kapsamında öngörülen yeni tahvil ihracı için SPK onayının sağlanması gerekiyor.
Bu nedenle açıklanan iki alternatif, tamamlanmış bir borç yapılandırmasından ziyade yatırımcıların onayına sunulan bir teklif olarak değerlendirilmeli.
Sonuç: Borç takviminin uzaması tek başına yeterli mi?
Vestel’in Eurobond hamlesi, şirketin finansman yükünü hafifletme ve borç ödeme takvimini yeniden düzenleme arayışının önemli bir göstergesi. Bir tarafta anaparayı koruyarak faiz gelirini azaltan ve vadeyi altı yıl uzatan seçenek, diğer tarafta anaparada yüzde 45 kesinti karşılığında daha yüksek faiz ve daha erken vade sunan seçenek bulunuyor.
Ancak yatırımcılar açısından asıl mesele, hangi seçeneğin nominal olarak daha cazip göründüğünden çok, şirketin yeni ödeme planını karşılayabilecek nakit akışını yaratıp yaratamayacağı.
Vestel açısından ise borçların yeniden yapılandırılması finansal baskıyı azaltabilir; kalıcı iyileşmenin sağlanması için faaliyetlerden elde edilen nakdin güçlenmesi, kârlılığın sürdürülebilir hale gelmesi ve finansman maliyetlerinin yönetilebilir düzeye inmesi gerekecek.
Bankavitrini.com değerlendirmesi: Eurobond sahiplerinin vereceği karar kadar, bankalarla yürütülen yeniden yapılandırma görüşmelerinin sonucu da Vestel’in finansal geleceği açısından belirleyici olacak.
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
KATEGORİLER
- ALTIN – DÖVİZ – KRIPTO PARA (1.054)
- BANKA ANALİZLERİ (152)
- BANKA HABERLERİ (3.644)
- BASINDA BİZ (67)
- BORSA (603)
- CEO PERFORMANSLARI (39)
- EKONOMİ (2.987)
- GÜNCEL (4.636)
- GÜNDEM (3.590)
- RÖPORTAJLAR (47)
- SİGORTA (147)
- ŞİRKETLER (2.747)
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK (582)
- VİDEO Vitrini (19)
- YAZARLAR (1.500)
- AI-BankaVitrini (28)
- Ali Coşkun (56)
- Arif Öztan (7)
- Ayşe Muzaffer Sunguroğlu (7)
- Cengiz KILIÇ (11)
- Dr. Abbas Karakaya (73)
- Erden Armağan Er (46)
- Erol Taşdelen (841)
- Gizem Taşdelen (5)
- Gülbeyaz Gergün (120)
- Kemal Emirhan Mendi (1)
- Murat Şenol (26)
- Mustafa Akpınar (53)
- Onur ÇELİK (62)
- Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz (95)
- Serhat Can (11)
- Süleyman Çembertaş (20)
- Tungay Dere (19)
- Uğur Durak (33)
- Zuhal KARABULUT (5)
YAZARLAR
ALTIN – DÖVİZ
KRİPTO PARA PİYASASI
X
- Meta'nın üçüncü çeyrek net kârı yıllık bazda yüzde 264 arttı 21/10/2026
- "İran'la savaşa girmek yaptığımız en iyi işlerden biri" 21/10/2026
- Tesla'nın üçüncü çeyrek net kârı yüzde 43 azaldı 21/10/2026
- Resmi Gazete'de bugün (22.10.2026) 21/10/2026
- Türkiye'de PHP güvenlik açığına karşı harekete geçildi 21/10/2026
- Trump: Rusya-Ukrayna savaşında çözüme hiç olmadığı kadar yakınız 21/10/2026
- Tasfiye edilecek fonlarda bekleyen talimatlara ilişkin önerge kabul edildi 21/10/2026
- Meta'ya kullanıcı gizliliği ihlali nedeniyle 25 milyar dolar ceza 21/10/2026
- JP Morgan: Aracı kurum lisans iptali Türkiye'den çekilme anlamına gelmiyor 21/10/2026
- ABD'den İran'ın gölge filosuna yönelik yeni yaptırımlar 21/10/2026
SON YAZILAR
- Fitch’ten Türk bankalarına kârlılık uyarısı: Takipteki krediler artıyor 21/10/2026
- AKBANK VE DENİZBANK: FON SORUŞTURMASINDAKİ İSİMLER BANKAMIZ ÇALIŞANI DEĞİL 21/10/2026
- Vestel’de Borç Alarmı: Gözler Yatırımcıda 20/10/2026
- FİTCH’TEN TÜRKİYE’DE LEASİNG VE FAKTORİNG SEKTÖRÜNE ÇİFTE RİSK UYARISI 19/10/2026
- AVRUPA SOKAKLARINDA EKONOMİK İSYAN: BÜYÜME VAR, REFAH NEREDE? 19/10/2026
- Trump’ın Rusya açılımı dengeleri değiştirdi, risk iştahı toparlanıyor 19/10/2026
- AKBANK 1,7 MİLYAR TL CEZAYI NİÇİN YEDİ? 16/10/2026
- MSCI’DEN TÜRKİYE BORSASINA FREN! 16/10/2026
- KREDİ KARTINDA 12 AY SINIRI KALKTI MI? TAKSİTLİ ALIŞVERİŞTE YENİ DÖNEM! 16/10/2026
- VERGİLERİN HER 100 LİRASININ 21,6 LİRASI FAİZE GİDİYOR! 16/10/2026
ARAMA
Popüler
-
GÜNCEL3 yıl önceZara Ve Mango’ya Üretim Yapın Tekstil Devi Konkordato Talep Etti
-
BANKA HABERLERİ3 yıl önceTCMB Başkanı için ismi geçen GAYE ERKAN First Republic Bank’tan ayrılma süreci
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceAKBANK çöktü : Dijital Bankacılık sorumlusu GMY CİVELEK ortada yok!
-
BANKA HABERLERİ6 yıl önceHSBC terbiyesizliği : “Sabancı alana “AKBANK bedava”
-
BANKA ANALİZLERİ4 yıl önceYILIN İLK YARISINDA İŞBANK RAKİPSİZ LİDER AKBANK SONUNCU SIRADAN KURTULAMIYOR
-
VİDEO Vitrini5 yıl önceGelişmekte olan ülkeler neden gelişmiş ülkelerden daha az borçlu
