Connect with us

GÜNCEL

Noel baba evine döndü. Bir tık kâr satışına hazır mıyız?

Yayınlanma:

|

Yeni bir yılın hatta 366 sayfalık koca bir kitabın henüz ilk sayfasındayız. Rejime giren, spora başlayan, sigarayı bırakan, yeni bir âşk için kalbi çarpan ya da var bir umudumuz diyen herkese başarılar dileyerek biz de 2024 yılının ilk bültenini kaleme aldık. Hep birlikte daha iyi bir ‘yazar’ olmamız temennisi ile…

Küresel mali piyasalar hâlen daha tatil modunda olsa da, yeni yıla sakin bir seyirle başlangıç yapıldığını söyleyebiliriz. İşlem hacimleri henüz sığ olsa da, geride bıraktığımız senenin son iki aylık zaman diliminde ciddi bir iyimserlik kaydeden piyasaların yılın ilk virajında bir tık da olsa kâr satışına maruz kalabileceğini düşünüyoruz. Henüz konuşmak için çok erken olsa da, bunun ‘kötü’ bir durum olmadığının altını peşinen çizmem gerekiyor.

Şöyle bir adım geriye yaslanarak açıyı genişletelim. Dünyada hava iyiyken terk edilen güvenli liman dolar; hava bozuk olduğunda ise sığınılacak yegâne liman olarak görülüyor. 2022 yılında bu eda ile %7,6 değer kazanan dolar (daha basit bir yaklaşımla 6 para birimine göre doların değerini gösteren sepet kur yani DXY) 2023 yılının büyük bölümünde liderliği elinde tutsa da, havanın bir tık da olsun düzelmesi ile yerine değer kaybına bırakarak seneyi %2 civarında düşüşle tamamladı. Bir başka tespit ise hisse senetleri için. Dünya genelindeki MSCI hisse senedi endekslerinin ağırlıklı ortalamasını yansıtan tüm dünya hisse senedi endeksi, işlerin iyi gitmediği 2022 yılında %20’ye yakın düşerken, geçen sene ise havanın yine bir tık toparlanması ile kayıplarını telafi etti.

Çok da uzatmadan, senenin son dönemlerinde, ABD’den gelen ve enflasyonunun kontrol altına alındığı algısını pekiştiren pek çok sayıda makro veriye ilaveten FED’in de artık faiz indirimlerini konuşarak coşkuya eşlik etmeye başlaması ile pek çok enstrümanda kaydedilen olumlu havanın yılın ilk çeyreğinde yerini bir tık da olsa değer kaybına terk edeceğini düşünüyoruz. Madem ki oyun dolara karşı oynanıyor, 2023 sonunda kaydedilen dolar sat ne alırsan al rallisinin yerini ilk etapta bir miktar düzeltmeye terk edeceğini -yani doların değer kazanacağını- sonra ise 2024 genelinde olumlu bir eğilimin ya da temkinli iyimserliğin hüküm süreceğini düşünüyoruz.

Bu bağlamda, yılın ilk günlerinde 1,10 seviyesinin üzerini test eden ve son 6 ayın zirvesine yükselen EURUSD paritesi bu sabah 1,0950 seviyesine kadar geriledi. 1,0870 seviyesine kadar geri çekilme bizleri şaşırtmayacaktır. Akabinde ise 1,1270 seviyesini konuşmaya başlayacağız. Geçen yılı %5 artışla 2017’den bu yana en güçlü yıllık performansını sergileyerek kapatan kraliyet aslanı Sterlin (GBPUSD), yılın ilk döneminde düzeltme hareketini tamamladıktan sonra 1,31 seviyelerini ilk etapta takip edeceğiz.

Kripto dünyasının ise yıla adeta bir patlama ile başladığının altını kalınca çizelim. Bitcoin, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun yakında borsada işlem gören spot bitcoin fonlarını onaylayacağına dair artan beklentilerin de yardımı ile 45,500 dolar seviyesine temas ederek neredeyse son 21 ayın zirvesine ulaştı. Bitcoin için tonumuz pozitif; ilk etapta uzun bir süredir ön plana çıkardığımı 48,500 seviyesinin test edilmesini bekliyoruz.

Türk mali piyasalarında ise USDTRY kuru yılı 29,50 seviyesinden ve dolar karşısında %37 değer kaybı ile tahminlerimize paralel tamamladıktan sonra yeni yıla biraz daha hızlı bir başlangıç yaparak 29,70 seviyesini aştı. 2024 sonu bilanço çalışma kurumuz ve beklentimiz psikolojik 40 seviyesinde (GBPTRY için ise 52). Lâkin şunu açık bir şekilde ifade etmeliyim ki, TL’nin reel anlamda değer kaybetmesini beklemiyoruz; TL faizin gerekli korumayı sağlayacağını düşünüyoruz. TCMB’nin rezervlerinin de hızla toparlanmaya devam ettiğini ve bu iyileşmenin 2024 yılında da süreceği düşünülürse (TCMB’nin swap ve hazine dövizleri hariç net döviz pozisyonu eksi 78 milyar dolar seviyesi ile dip yapması ardından son verilere göre eksi 45 milyar dolara kadar iyileşti) tıpkı geçen yıl olduğu üzere döviz piyasasında ana belirleyici oyuncunun yine TCMB (kamu) olabileceğini ve bunun da kur cephesinde ‘kontrollü’ bir yükselişe zemin hazırlayacağını düşünüyoruz. Ezcümle, döviz piyasasında ‘kontrolsüz’ bir hareket beklemediğimiz gibi, öngörünün daha yüksek seyredeceği bir yıl olmasını bekliyoruz.

2024 yılını endeks bazında %35,6 yükselişle tamamlayan hisse senetleri için 2024 beklentimiz biraz limoni. Yılın ikinci yarısında, enflasyonun boynunu aşağıya çevirene kadar faiz oranlarının yüksek seyretmeye devam edeceğini, bunun da hisse senetleri için pek de iyimser bir haber teşkil etmeyeceğini düşünüyoruz. Faiz düşükken getiri için sığınılan hisse senetleri, faiz yüksekken ilk tercih olmayabilir.

Hatırlamak gerekirse, Mayıs ayında (seçim dönemine) 700 seviyesinin hemen üzerini test eden yabancı indinde Türkiye’nin kasko sigortasını temsil eden 5 yıl vadeli CDS risk primi, yılı 280 baz puan seviyelerinde ve pandemi sonrası döneminin en düşüğünde tamamladı (olumlu). CDS risk priminde süregelen iyileşmenin 2024 yılında sınırlı da olsa devam etmesini bekliyoruz. Tahvil faizlerinde ise tahvil tesis etme yükümlülüğü nedeniyle uzun süre tek hanelerde seyreden faiz oranları, sonrasında (2 yıl vadede) %40 seviyesinin üzerine kadar yükselmişti. 2024 yılının ilk çeyreğinde ciddi tutarlara sahne olacak tahvil ihraçları nedeniyle faizler üzerinde yukarı yönlü baskı oluşabileceğini; bunun da alım fırsatı doğuracağını düşünüyoruz.

Noel Baba rallisinin yani seneyi iyi bitirme isteğinin geride kalması ardından ciddi şekilde hırpalanan doların kısa bir süreliğine de olsa değer kazanacağını, lâkin yılın geriye kalan kısmında ise temkinli iyimser havanın ağır basacağını bir kez daha not düşelim. Doların değer kazandığı, hisse senetleri ve tahvillerin kâr satışları ile boynunu büktüğü dönemlerin yatırımcılara alım için fırsatı sunacağını düşünüyoruz.

Hazır yeri gelmişken, daha önce de belirttiğimiz üzere, 2024 yılında gözler politik gelişmelerde ve ayrıca jeopolitika da olacak. Planlanan 50’den fazla büyük seçim arasında ABD (Kasım), Tayvan, Hindistan, Meksika, Rusya ve muhtemelen Birleşik Krallık da bulunuyor. Bu da dünya piyasa değerinin %80’i, küresel gayri safi yurtiçi hasılanın %60’ı veya dünya nüfusunun yaklaşık %40’ı bu yıl sandık başına gidecek demek. Jeopolitik cephede ise devam eden Ukrayna – Rusya savaşı, Gazze’de yaşananlar ve dünya ticaretinin tansiyonunu elinde tutan Kızıldeniz’de yaşananları yakından takip etmeye devam edeceğiz.

Dün küresel bazda açıklanan imalat sanayi PMI verilerini takip ettik. Türkiye cephesinde açıklanan PMI verileri peş peşe 6. ayda da büyüme ile daralma arasında eşik değer olan 50’nin altında kaldı. Artan girdi maliyetleri, iç ve dış siparişlerde azalma, finansmana erişimde zorluklar ön plana çıksa da, genel tablo ile uyumlu bir veri görüyoruz. Öte yandan BloombergHT’nin hazırladığı tüketici güven endeksi Aralık ayında önceki aya göre ufak oranda artış kaydetti. Döviz kurunun daha öngörülebilir bir patikada seyretmesi ile tüketici güveni arasında kuvvetli bir korelasyon olduğunu biliyoruz.

Amerikan 10 yıllık tahvil getirisinin de yaklaşık 10 baz puan yükselerek %4 seviyesine dayanması ile ABD borsaları dün geceyi düşüşle tamamlarken, risk iştahı denince akla gelen Nasdaq endeksi %1,7 geriledi. Apple, Barclays’in talep endişeleri üzerine hisselerinin notunu düşürmesinin ardından neredeyse %3 düşerek yedi haftanın en düşük seviyesine geriledi. Tesla hisseleri, dördüncü çeyrekte rekor sayıda elektrikli araç teslim ettikten sonra yatay seyretti ancak şirket, bir numaralı elektrikli araç üreticisi olma konumunu Çin’in BYD’sine kaptırdı!

Yeni gün başlangıcında Asya piyasalarında da kırmızı rengin hâkim olduğunu görüyoruz. Gösterge endeks Tokyo borsasında kayıplar sınırlı kalsa da, Tayvan, Hong Kong ve Güney Kore borsalarında %1,5-2,0 civarında düşüşler görüyoruz. Gözler bugün TSİ10:00’da TÜİK tarafından açıklanacak Aralık ayı enflasyon rakamlarına çevrilecektir. Reuters anketine göre aylık TÜFE artışının %3,1 olmasını ve 2023 yılı gerçekleşmesinin ise %65,1 seviyesine gelmesini öngörüyor. 2024 sonu enflasyon beklentisi ise %42,85 seviyesinde. Yurtdışı cephede ise bugün ABD’de açıklanacak JOLTS (açık iş ilanları) ve her ayın ilk cuması olduğu üzere AND ekonomisinin sağlığını gösteren en etkili veri olan istihdam raporu yakından takip edilecektir. Ayrıca, geç saatlerde açıklanacak ve FED’in bir önceki toplantısına ilşikin tutanakların da gecemizi renklendireceğini düşünüyoruz.

İktisatbank

Okumaya devam et

BORSA

SASA yatırımcısı neden öfkeli? PDT dönüşümü ve İbrahim M. Turhan tartışması

Yayınlanma:

|

Yazan:

Borç sermayeye dönüştü, tartışma büyüdü

SASA Polyester’in 3 Haziran 2026 tarihinde açıkladığı Paya Dönüştürülebilir Tahvil (PDT) dönüşüm kararı, sermaye piyasalarında son dönemin en çok tartışılan işlemlerinden biri haline geldi. Şirket açısından bilançoyu güçlendiren bu adım, hisse yatırımcıları açısından ise “pay sulanması”, “değer kaybı” ve “güven erozyonu” tartışmalarını beraberinde getirdi.

Özellikle SASA Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim M. Turhan’ın geçmiş dönemde yaptığı açıklamalar nedeniyle yatırımcı tepkilerinin önemli bölümü şahsında toplandı.

Peki SASA ne yaptı, kim kazandı, kim kaybetti?

SASA ne yaptı?

Şirketin açıklamasına göre;

  • Yurt dışında ihraç edilen PDT sahipleri dönüşüm haklarını kullandı.
  • 37,3 milyon Euro nominal değerli tahvil hisseye dönüştürüldü.
  • Bunun karşılığında yeni paylar ihraç edildi.
  • Mevcut ortakların rüçhan hakları tamamen kısıtlandı.
  • Şirket sermayesi yaklaşık 785 milyon TL artırıldı.

Teknik olarak bakıldığında şirketin borcu azaldı ve özkaynakları güçlendi. Finansal açıdan değerlendirildiğinde bu işlem, borcun sermayeye dönüştürülmesi nedeniyle şirket bilançosunu rahatlatan bir yapı oluşturdu.

Şirket açısından olumlu sonuçlar

PDT dönüşümü sonrasında SASA’nın elde ettiği avantajlar şöyle sıralanabilir:

1. Döviz borcu azaldı

Tahvil yükümlülüğünün bir bölümü ortadan kalktı.

2. Finansal kaldıraç düştü

Borç/özkaynak dengesi iyileşti.

3. Faiz yükü azaldı

Gelecekteki finansman maliyetleri üzerinde olumlu etki oluştu.

4. Nakit çıkışı önlendi

Şirket tahvil geri ödemesi yapmak yerine hisse vererek yükümlülüğünü kapattı.

Yönetim perspektifinden bakıldığında bu işlem rasyonel ve bilanço güçlendirici bir finansman yöntemi olarak görülebilir.

Peki yatırımcı neden rahatsız oldu?

Sorunun cevabı “seyrelme etkisi” olarak adlandırılan süreçte yatıyor. Yeni hisseler üretildiğinde mevcut ortakların şirket içindeki pay oranı küçülür.

Buna sermaye piyasalarında “dilution” yani sulanma denilir.

Yatırımcıların itiraz ettiği temel nokta şu: Şirket borcunu azaltırken bunun maliyetinin önemli bir kısmı mevcut hissedarlara yansıtıldı.

Özellikle küçük yatırımcı açısından ortaya çıkan etkiler:

  • Hisse başına düşen şirket değeri geriledi.
  • Arz edilen pay miktarı arttı.
  • Satış baskısı oluştu.
  • Hisse fiyatı üzerinde aşağı yönlü baskı meydana geldi.
  • Portföy değerleri eridi.

Büyük tartışma: Tahvil yatırımcısı avantajlı mı oldu?

Piyasadaki eleştirilerin önemli bölümü bu noktada yoğunlaşıyor.

Tahvil yatırımcısı:

  • Önceden belirlenmiş şartlarla dönüşüm hakkı elde etti.
  • Belirli fiyat avantajına sahip oldu.
  • Hisseye dönüşüm sırasında daha korunaklı bir pozisyonda bulundu.

Borsa yatırımcısı ise:

  • Açık piyasadan hisse aldı.
  • Fiyat düşüşünün tüm riskini taşıdı.
  • Seyrelme etkisini doğrudan yaşadı.

Bu nedenle sosyal medyada sıkça dile getirilen görüşlerden biri şu oldu: “Şirket kurtarıldı ama küçük yatırımcı korunamadı.”

İbrahim M. Turhan neden hedef haline geldi?

Aslında kararın sahibi tek başına İbrahim M. Turhan değil. PDT ihracı ve dönüşüm süreçleri yönetim kurulu kararıyla ve SPK mevzuatı çerçevesinde yürütülüyor.

Ancak yatırımcı tepkilerinin önemli kısmı Turhan’a yöneldi. Çünkü İbrahim M. TUrhan aynı zamanda SASA Yönetim Kurulu Üyesi olması açıklamaları da yatırımcı o hassasiyet ile algıladı. Açıklamalar ile fiili duurm örtüşmeyip hisse değeri daha düşünce küçük yatırımcı dah afazla zarar etti; tartışmalar da bu noktada alevlendi.

Bunun birkaç nedeni bulunuyor.

1. Sürecin kamuoyundaki yüzü oldu

PDT mekanizmasını en fazla anlatan isimlerden biri İbrahim M. Turhan’dı.

2. Beklentiler ile sonuçlar uyuşmadı

Yatırımcılar açıklamalar sonrasında hisse üzerinde bu kadar güçlü bir baskı beklemiyordu.

3. Satış baskısı öngörülemedi

Piyasada oluşan fiyat hareketleri yatırımcıların hesaplarının ötesine geçti.

4. Güven sorunu oluştu

Hisse fiyatındaki sert düşüşler sonrasında yatırımcılar açıklamaların yeterince risk içermediğini düşünmeye başladı.

Yatırımcılar yanıltıldı mı?

Bu soru bugün en çok tartışılan konu.

Ancak hukuki açıdan bakıldığında;

“Yanıltma”, “manipülasyon”, “yanlış yönlendirme” gibi kavramların oluşabilmesi için SPK tarafından yapılacak inceleme ve hukuki süreçlerin sonuçlanması gerekir.

Bugün itibarıyla kamuoyuna açıklanmış herhangi bir SPK kararı veya yargı hükmü bulunmamaktadır.

Bu nedenle; “Yatırımcılar kesin olarak yanıltıldı” demek de, “Hiçbir sorun yaşanmadı” demek de mümkün değildir.

Ancak yatırımcı algısında ciddi bir güven kaybı oluştuğu açıktır.

Asıl sorun ne?

Bu olay aslında Türkiye sermaye piyasalarının kronik sorunlarından birini yeniden gündeme getirdi: Finansal mühendislik ile yatırımcı iletişimi arasındaki kopukluk.

Şirket yönetimleri bilanço açısından doğru kararlar alabilir.

Ancak bu kararların;

  • Küçük yatırımcıya etkileri,
  • Riskleri,
  • Olası fiyat baskıları,
  • Seyrelme sonuçları,

yeterince açık anlatılmadığında piyasalarda güven sorunu ortaya çıkıyor.

Sonuç

SASA’nın PDT dönüşümü şirket açısından bakıldığında borcu azaltan ve özkaynakları güçlendiren başarılı bir bilanço operasyonu olarak görülebilir.

Ancak borsa yatırımcısı açısından tablo çok daha farklıdır.

Payların seyrelmesi, hisse fiyatındaki sert düşüşler ve oluşan güven kaybı nedeniyle küçük yatırımcı önemli ölçüde zarar gördüğünü düşünüyor.

Bugün yaşanan tartışmanın merkezinde yalnızca bir sermaye artırımı değil; şeffaflık, yatırımcı iletişimi ve kurumsal güven meselesi bulunuyor.

Sermaye piyasalarında para kaybı telafi edilebilir.

Ancak yatırımcı güveni kaybedildiğinde onu geri kazanmak çok daha zor oluyor.

Bankavitrini.com Analiz

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.