Connect with us

GÜNCEL

Piyasa pusuda bekliyor: FED sonrası rota Powell’ın mesajında

Yayınlanma:

|

ABD ve Çin arasında Stockholm’de gerçekleşen iki günlük ticaret görüşmeleri yapıcı olarak nitelendirilirken, taraflar 12 Ağustos’ta sona erecek 90 günlük gümrük tarifesi ateşkesinin uzatılmasını değerlendirme konusunda anlaştı. Trump, yıl sonuna kadar Çin Devlet Başkanı Xi ile görüşeceğini dile getirirken, görüşmelerde nadir toprak elementlerinin tedariki gibi konular da ele alındı. Bu noktada, Çin’in elindeki güçlü pazarlık gücüne göz ardı etmemek gerekiyor keza Pekin’in AB’ye kıyasla ABD ile güvenlik bağı bulunmuyor. Görüşmeler, Trump’ın AB ve Japonya ile imzaladığı ticaret anlaşmalarının ardından yakından takip edilmeye devam ediliyor.

Ticaret görüşmeleri devam ederken, IMF, Temmuz ayı Küresel Ekonomik Görünüm raporunu açıkladı. 2025 yılı büyüme tahmini %2,8’den %3,0’e, 2026 tahmini ise %3,0’den %3,1’e sınırlı da olsa iyileştirildi. İyileştirmenin arka planında, ticaret savaşlarında başlayan anlaşmaların etkisinin yattığını düşünüyoruz. IMF, Türkiye için büyüme hedefini ise sırasıyla %3,0 ve %3,3 olarak belirledi.

Başkan Trump’ın Rusya’ya Ukrayna’daki savaşı sona erdirmesi için tanıdığı sürenin 10-12 güne çekildiğini açıklaması, enerji piyasalarında arz endişelerini yeniden ön plana çıkardı. Özellikle ABD ile yoğun ticaret yapan Rus petrolü alıcılarının bu gelişmeden etkilenebileceği düşünüyoruz. Hindistan’ın yaptırımlara uyma sinyali verdiğini ve bunun günlük 2,3 milyon varillik Rus petrol ihracatını riske atabileceğini okuyoruz. ABD Hazine Bakanlığı’nın Çin’e yönelik uyarısı da dikkat çekerken, daha önce 50 gün olarak duyurulan sürenin kısaltılması, Rusya üzerindeki baskının arttığı şeklinde yorumluyoruz. Türkiye’nin de teknik olarak bu çerçevede değerlendirebileceğini düşünürken, mevcut Türk-Amerikan ilişkilerindeki ılımlı hava ve piyasa tepkilerinin sınırlı kalması, bu riskin şimdilik düşük algılandığını gösteriyor.

Hazır Türkiye’den söz etmişken, dün ekonomik aktivite açısından önemli bir gösterge olan ya da iç talebin düzeyi hakkında önemli bilgi veren beyaz eşya satışları dikkatimiz çekti.  Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) tarafından yapılan açıklamaya göre yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre iç satışlar adetsel olarak %8 gerilerken, ihracat da %5 düşüş kaydetti. Gerek içeride gerekse de dışarıda talebin daraldığını görüyoruz. Türkiye, 32 milyon adetlik üretim ve 22,5 milyon adetlik ihracat kapasitesiyle Avrupa’nın birinci, dünyanın ise en büyük ikinci beyaz eşya üreticisi konumunda bulunuyor. İç talepteki yavaşlama enflasyon tarafından konuya yaklaşıldığında olumlu bir sinyal olsa da, sanayide çarkların dönmekte zorlandığını görüyoruz. TÜRKBESD Başkanı Gökhan Sığın, ihracatta devam eden azalış trendine ek olarak iç satışlardaki düşüşün de belirginleştiğine dikkat çekerek, sektörün mevcut zorluklarla başa çıkabilmesi için rekabet gücünü geliştirecek politika ve uygulamalara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğunu belirtti.

TCMB’nin politika faizini %43 seviyesine indirmesi ardındanı Türk Lirası Referans faiz oranı %42,6450 seviyesine gerilerken, hisse senedi cephesinde ise limoni tablonun korunduğunu görüyoruz. BIST100 ana endeksi, 19 Mart tarihinde açılan kapı aralığını kapatması ardından faiz indirimi takiben üçüncü günde de düşüş kaydetti. Yukarıda da değindiğimiz üzere, Trump’ın Rusya’yı tehdit etmesi, Türkiye’ye de yaptırım riski getirebileceğinden endişe edildiğini düşünüyoruz. Bu ihtimali biz oldukça zayıf olarak görüyoruz. USDTRY kuru TCMB’nin konfor sahasında 40,55 seviyelerinde salınmaya devam ederken, CDS risk primi ise sınırlı da olsa 278 baz puan seviyesine gerileyerek son zamanların en düşüğünde yer aldığını not edelim.

Son günlerde ‘bu aşk fazla sana’ yaklaşımı ile EUR’nun gerileyebileceği yönünde bir ton takındığımızı okurlarımız pekâlâ biliyorlar. Nasıl ki ticaret savaşları endişesi ile dolar uzun bir süredir sert bir şekilde değer kaybederken, bu sefer de ticaret anlaşmalar ile dolar yavaş da olsa değer kazanmaya başladı. Ya da taraflar arasında varılan anlaşmanın Avrupa lehine olmayan dengesiz bir yapıya sahip olması da piyasalarda endişeye yol açtı. Ticaret anlaşmasının ardından EURUSD paritesinin son bir ayın en düşük seviyelerine gerilerken, ilk kez de aylık değer kaybına doğru ilerlediğin görüyoruz. Dün 1,1570 seviyesinden kısa pozisyon açtığımız EUR’da gün içinde en düşük 1,1515 seviyesi test edildi. Kısa pozisyonun zarar kes seviyesini 1,1630 olarak belirleyerek aşağı yöne ihtimal tanımaya devam edeceğiz. Dolar endeksi de hâliyle altı ay aradan sonra ilk kez aylık bazda yükselişe hazırlandığını not edelim.

Güvenli liman edası ile alımlara sahne olan ve uzunca bir süredir mütemadiyen rekorlar kıran altında teknik mânâda yorgunluk emareleri görmeye başladığımızı dile getirmiştik. Özellikle 3,500 dolar zirvesinden sonra test edilen ve üç kez 3,440 dolar seviyesinden kırmızı kart gören altın son üç haftadır aşağı yönlü bir seyir izleyerek dün 3,300 dolar seviyesini test etti. Teknik bir bakış açısı ile aşağı yönlü hareketin devam etme ihtimalini küçümsemiyoruz. Eğer düşüncemiz doğru ise, daha da aşağıda, dip ile tepe seviyelerinin %50 ve %61,8 geri çekilme seviyeleri olan 3,048 ve 2,941 dolar seviyelerini takip edeceğiz. Haftalık kapanışa bakarak daha sağlıklı yorum da yapmaya çalışacağız. Kripto cenahında ise, bitcoin 119bin dolar seviyesinin kıyısında son dört haftadır inatçı bekleyişini sürdürürken, ethereum ise dün 3,940 dolar seviyesine kadar yükselerek neredeyse bir kez daha 4bin dolar seviyesindeki zirvesini test etmiş oldu.

ABD borsaları dün geceyi kâr satışlarının gölgesinde hafif de olsa düşüşle tamamlarken, endekslerin zirve seviyelerinin hemen kıyısında olduklarını da göz ardı etmemek gerekiyor. Yeni gün başlangıcında, Asya borsaları sınırlı yükseliş kaydederken, ABD-Çin ticaret görüşmelerinden somut bir sonuç çıkmaması ve bu akşam sonuçlanacak FED toplantısı öncesi bekle ve gör tarzında işlemlerin hâkim olduğunu görüyoruz. Gösterge endeks Tokyo borsası yatay bir seyir izlerken, Tayvan ve Güney Kore borsaları ise %1 yükselişle ön plana çıktı. FED’in politika faizini en son indirdiği Aralık ayı seviyesi olan %4,25-4,50 bandında sabit tutması beklenirken, bazı üyelerin faiz indirimi yönünde görüş bildirmesi bekleniyor! Trump’ın uzun bir süredir düşük faiz talebi ve sert baskısına rağmen FED’in faizleri sabit tutmasına kesin gözüyle bakılsa da, yarın yeniden FED’e yönelik eleştiri bombardımanı görebileceğimizi düşünüyoruz. Bu minvalde, karar ardından mikrofon karşısına geçecek Başkan Powell’ın basın toplantısını ve piyasalara vereceği sinyalleri önemle takip edeceğiz.

Rusya’nın Uzak Doğusundaki Kamçatka Yarımadası açıklarında meydana gelen 8,8 büyüklüğündeki deprem, bölgede binalarda hasara yol açarken 4 metreye ulaşan tsunami dalgaları nedeniyle Pasifik genelinde alarma geçildi. Rusya, Japonya, Hawaii ve ABD’nin batı kıyılarında tahliyeler başlatıldı. Japonya’da tsunami sirenleri çalarken, Fukuşima nükleer santralinde önlem olarak personel tahliye edildi. Hawaii’de kıyı bölgeleri boşaltılırken, ABD Başkanı Trump vatandaşlara dikkatli olmaları çağrısı yaptı. Kamçatka’da bazı liman ve tesisler sular altında kalırken, yaralananlar oldu ancak şu ana kadar can kaybı yaşanmadı. Bölgenin 1952’den bu yana gördüğü en güçlü deprem olarak kayıtlara geçtiğini okuyoruz.

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

BORSA

SASA yatırımcısı neden öfkeli? PDT dönüşümü ve İbrahim M. Turhan tartışması

Yayınlanma:

|

Yazan:

Borç sermayeye dönüştü, tartışma büyüdü

SASA Polyester’in 3 Haziran 2026 tarihinde açıkladığı Paya Dönüştürülebilir Tahvil (PDT) dönüşüm kararı, sermaye piyasalarında son dönemin en çok tartışılan işlemlerinden biri haline geldi. Şirket açısından bilançoyu güçlendiren bu adım, hisse yatırımcıları açısından ise “pay sulanması”, “değer kaybı” ve “güven erozyonu” tartışmalarını beraberinde getirdi.

Özellikle SASA Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim M. Turhan’ın geçmiş dönemde yaptığı açıklamalar nedeniyle yatırımcı tepkilerinin önemli bölümü şahsında toplandı.

Peki SASA ne yaptı, kim kazandı, kim kaybetti?

SASA ne yaptı?

Şirketin açıklamasına göre;

  • Yurt dışında ihraç edilen PDT sahipleri dönüşüm haklarını kullandı.
  • 37,3 milyon Euro nominal değerli tahvil hisseye dönüştürüldü.
  • Bunun karşılığında yeni paylar ihraç edildi.
  • Mevcut ortakların rüçhan hakları tamamen kısıtlandı.
  • Şirket sermayesi yaklaşık 785 milyon TL artırıldı.

Teknik olarak bakıldığında şirketin borcu azaldı ve özkaynakları güçlendi. Finansal açıdan değerlendirildiğinde bu işlem, borcun sermayeye dönüştürülmesi nedeniyle şirket bilançosunu rahatlatan bir yapı oluşturdu.

Şirket açısından olumlu sonuçlar

PDT dönüşümü sonrasında SASA’nın elde ettiği avantajlar şöyle sıralanabilir:

1. Döviz borcu azaldı

Tahvil yükümlülüğünün bir bölümü ortadan kalktı.

2. Finansal kaldıraç düştü

Borç/özkaynak dengesi iyileşti.

3. Faiz yükü azaldı

Gelecekteki finansman maliyetleri üzerinde olumlu etki oluştu.

4. Nakit çıkışı önlendi

Şirket tahvil geri ödemesi yapmak yerine hisse vererek yükümlülüğünü kapattı.

Yönetim perspektifinden bakıldığında bu işlem rasyonel ve bilanço güçlendirici bir finansman yöntemi olarak görülebilir.

Peki yatırımcı neden rahatsız oldu?

Sorunun cevabı “seyrelme etkisi” olarak adlandırılan süreçte yatıyor. Yeni hisseler üretildiğinde mevcut ortakların şirket içindeki pay oranı küçülür.

Buna sermaye piyasalarında “dilution” yani sulanma denilir.

Yatırımcıların itiraz ettiği temel nokta şu: Şirket borcunu azaltırken bunun maliyetinin önemli bir kısmı mevcut hissedarlara yansıtıldı.

Özellikle küçük yatırımcı açısından ortaya çıkan etkiler:

  • Hisse başına düşen şirket değeri geriledi.
  • Arz edilen pay miktarı arttı.
  • Satış baskısı oluştu.
  • Hisse fiyatı üzerinde aşağı yönlü baskı meydana geldi.
  • Portföy değerleri eridi.

Büyük tartışma: Tahvil yatırımcısı avantajlı mı oldu?

Piyasadaki eleştirilerin önemli bölümü bu noktada yoğunlaşıyor.

Tahvil yatırımcısı:

  • Önceden belirlenmiş şartlarla dönüşüm hakkı elde etti.
  • Belirli fiyat avantajına sahip oldu.
  • Hisseye dönüşüm sırasında daha korunaklı bir pozisyonda bulundu.

Borsa yatırımcısı ise:

  • Açık piyasadan hisse aldı.
  • Fiyat düşüşünün tüm riskini taşıdı.
  • Seyrelme etkisini doğrudan yaşadı.

Bu nedenle sosyal medyada sıkça dile getirilen görüşlerden biri şu oldu: “Şirket kurtarıldı ama küçük yatırımcı korunamadı.”

İbrahim M. Turhan neden hedef haline geldi?

Aslında kararın sahibi tek başına İbrahim M. Turhan değil. PDT ihracı ve dönüşüm süreçleri yönetim kurulu kararıyla ve SPK mevzuatı çerçevesinde yürütülüyor.

Ancak yatırımcı tepkilerinin önemli kısmı Turhan’a yöneldi. Çünkü İbrahim M. TUrhan aynı zamanda SASA Yönetim Kurulu Üyesi olması açıklamaları da yatırımcı o hassasiyet ile algıladı. Açıklamalar ile fiili duurm örtüşmeyip hisse değeri daha düşünce küçük yatırımcı dah afazla zarar etti; tartışmalar da bu noktada alevlendi.

Bunun birkaç nedeni bulunuyor.

1. Sürecin kamuoyundaki yüzü oldu

PDT mekanizmasını en fazla anlatan isimlerden biri İbrahim M. Turhan’dı.

2. Beklentiler ile sonuçlar uyuşmadı

Yatırımcılar açıklamalar sonrasında hisse üzerinde bu kadar güçlü bir baskı beklemiyordu.

3. Satış baskısı öngörülemedi

Piyasada oluşan fiyat hareketleri yatırımcıların hesaplarının ötesine geçti.

4. Güven sorunu oluştu

Hisse fiyatındaki sert düşüşler sonrasında yatırımcılar açıklamaların yeterince risk içermediğini düşünmeye başladı.

Yatırımcılar yanıltıldı mı?

Bu soru bugün en çok tartışılan konu.

Ancak hukuki açıdan bakıldığında;

“Yanıltma”, “manipülasyon”, “yanlış yönlendirme” gibi kavramların oluşabilmesi için SPK tarafından yapılacak inceleme ve hukuki süreçlerin sonuçlanması gerekir.

Bugün itibarıyla kamuoyuna açıklanmış herhangi bir SPK kararı veya yargı hükmü bulunmamaktadır.

Bu nedenle; “Yatırımcılar kesin olarak yanıltıldı” demek de, “Hiçbir sorun yaşanmadı” demek de mümkün değildir.

Ancak yatırımcı algısında ciddi bir güven kaybı oluştuğu açıktır.

Asıl sorun ne?

Bu olay aslında Türkiye sermaye piyasalarının kronik sorunlarından birini yeniden gündeme getirdi: Finansal mühendislik ile yatırımcı iletişimi arasındaki kopukluk.

Şirket yönetimleri bilanço açısından doğru kararlar alabilir.

Ancak bu kararların;

  • Küçük yatırımcıya etkileri,
  • Riskleri,
  • Olası fiyat baskıları,
  • Seyrelme sonuçları,

yeterince açık anlatılmadığında piyasalarda güven sorunu ortaya çıkıyor.

Sonuç

SASA’nın PDT dönüşümü şirket açısından bakıldığında borcu azaltan ve özkaynakları güçlendiren başarılı bir bilanço operasyonu olarak görülebilir.

Ancak borsa yatırımcısı açısından tablo çok daha farklıdır.

Payların seyrelmesi, hisse fiyatındaki sert düşüşler ve oluşan güven kaybı nedeniyle küçük yatırımcı önemli ölçüde zarar gördüğünü düşünüyor.

Bugün yaşanan tartışmanın merkezinde yalnızca bir sermaye artırımı değil; şeffaflık, yatırımcı iletişimi ve kurumsal güven meselesi bulunuyor.

Sermaye piyasalarında para kaybı telafi edilebilir.

Ancak yatırımcı güveni kaybedildiğinde onu geri kazanmak çok daha zor oluyor.

Bankavitrini.com Analiz

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.