ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Sezen Aksu: Git… git… gitme, dur ne olursun #DXY
Yayınlanma:
4 ay önce|
Yazan:
BankaVitrini
Küresel jeopolitik risklerin yeniden öne çıktığı bir dönemde, güvenli liman arayışı kıymetli metalleri tarihî zirvelere taşımaya devam ettiğini gözlemliyoruz. Şöyle ki, gümüşün ons fiyatı, arz sıkıntıları, düşük fizikî likidite ve tarife endişelerinin etkisiyle ons başına ilk kez spot piyasada 100 dolar seviyesini aşarak bu sabah 110 dolar seviyesine dayandı. Gümüşte son dönemdeki parabolik yükseliş artık güçlü bir trend olmanın ötesine geçerek spekülatif bir ivme kazanmış durumda olabileceğinden endişe ediyoruz. Teknik mânâda uzun yılların grafiklerine dayanarak çok uzun bir süre önce gündeme getirdiğimiz 95-96 dolar seviyesinin gerçekleşmesiyle disiplin gereği uzun pozisyonlarımızda geçen hafta kâr al çalıştırmıştık.
Bireysel yatırımcıların gelen ‘ciddi’ mânâda talebin de etkisiyle momentum odaklı işlemlerle paralel patlayıcı yükseliş devam ederken, altın-gümüş rasyosunun da yılbaşında kaleme aldığımız “Cassandra’nın Çığlığı” manşetli yazımızda da belirttiğimiz üzere 31-32 seviyesine doğru ilerlemeye devam ettiğini görüyoruz. Rasyo, haftanın son iş gününü 48 seviyelerinde kapatması ardından bu sabah 47 seviyesinin aşağısına kadar geldi. Gümüşün belki de herkes tarafından alınabilecek tek kıymetli metal olmasına uzun bir süredir işaret ederek bugünlerin -hatta daha fazlasının da- yaşanabileceğini çok önceden gören biri olarak, gelinen seviyelerde bir miktar dikkatli olunması gerektiğini düşünüyoruz. Daha basit bir yaklaşımla, son yıllardır süren yapısal açık fiyatları yukarıda tutmaya devam edecek olsa da, bu denli hızlı yükseliş sonrası kâr realizasyonu ve sert düzeltme ihtiyacını göz ardı etmemek gerektiğini düşünüyoruz.
Altın ise güvenli liman edası ile gümüşe göre daha yavaş bir tempoda olsa da haftanın son iş günü 5bin dolar seviyesinin kıyısına kadar gelmesi ardından bu sabah 5,100 dolar seviyesine dayandı. Fed’in bağımsızlığına yönelik tartışmalar, ABD-NATO hattında artan gerilim, faiz indirim beklentileri, merkez bankalarının fiyattan bağımsız süregelen alımları ve dolardan kaçış eğiliminde sığınılacak tek ‘para’ olarak altının görülmesi, yükseliş isteğinin ivme kazanmasına neden oluyor. Öte yandan, ABD Başkanı Trump, Kanada’nın Çin ile yürüttüğü ticaret anlaşmasını hayata geçirmesi hâlinde Kanada menşeli tüm ürünlere %100 gümrük vergisi uygulanacağını açıklayarak tansiyonu daha da yükselttiğini not etmemiz gerekiyor. Trump, Çin’in Kanada’yı ABD tarifelerini aşmak için âdeta bir arka kapı olarak kullanabileceğini savunurken, Kanada Başbakanı Carney ise Çin’le yapılan temasların serbest ticaret anlaşması değil, mevcut tarife sorunlarının çözümüne yönelik olduğunu vurguladı.
Son dönemde Grönland ve küresel düzen tartışmalarıyla zaten gerilen ABD-Kanada ilişkileri gündemde yerini sıcak tutarken, İran’a yönelen askerî hareketlilik de jeopolitik tansiyonu beslemeye devam ediyor. Kanaatimce, İran’a yapılacak olası bir askerî harekâtin şimdilik rejimi devirmekte yetersiz olarak görülmesi, harekatı ertelerken, Fed Başkanı Powell’ın yerine BlackRock CIO Rick Rieder’ın isminin Kevin Warsh ve Kevin Hassett yerine süratle ön plana çıkması da kafaları karıştırıyor. Geçmişinde Fed tecrübesi olmayan bir ismi olan Rieder’in direksiyona geçme fikri bile piyasaları huzursuz etti. Trump riskini hafife aldığını anlayan piyasaların kıymetli metallere yönelik koşusunun devam etme ihtimali yüksek görüyoruz. Bizler, masanın diğer tarafında yer alan piyasa profesyonelleri olarak disiplin gereği ara ara kâr al çalıştırsak da, Mart 2024’ten bu yana altında, geçen senenin yaz aylarından bu yana ise gümüşte mütemadiyen uzun pozisyon taşıyoruz.
İçinden geçtiğimiz süper emtia döngüsünde, gümüş pozisyonlarımızı 95 doların kıyısından realize etmemiz ardından, gözümüz platin cephesine çevirdik. Geçen hafta başında kaleme aldığımız raporumuzda platin için ön plana çıkardığımız 2,480 dolar seviyesini aşmasıyla, haftanın son iş günü ölçülü miktarda uzun pozisyon açtık. Mevcut ekosistemde ya da tekrar olmayacaksa içinden bulunduğumuz süper emtia döngüsünde, periyodik tabloda yer alan her şeye alıcı gözüyle bakmak gerektiğini bir kez daha düşünürken, özellikle, altının portföylerde yer almasının yapısal bir zorunluluk hâline geldiğini düşünüyoruz. Hemen hemen her enstrümanın dolar ile fiyatlandığı dünyamızda, doların artık sağlıklı bir terazi görevi üstlenmediğini, paydanın bilinçli bir şekilde değer kaybedilmeye zorlandığı için payın da (örnek XAU/USD) yükselmek zorunda olduğunu düşünüyoruz. Zengin olmaktan ziyade, servetin değerini korumak adına büyük resimde yaşanan değişimi ıskalamamak gerektiğini düşünüyoruz. Özellikle, Davos’ta tarihî bir konuşma yapan Trump’ın, kanaatimce yeni dünya düzenini resmî mânâda ilan ettiğinin altını kalınca çizmemiz gerekiyor!
Haftanın son iş günü, gece geç saatlerde, kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Türkiye’nin kredi not görünümünü durağandan olumluya güncelledi. Açıkçası bu hamleyi bizler bekliyorduk. Biraz daha katı bir duruşu sergileyen Moody’s ise görünümü durağanda bırakırken, Fitch’in görünüm artırması, bir sonraki hamlenin not artırımı şeklinde olma ihtimalini artırdığını not edelim. Türk mali piyasalarında egemen olan iyimser havanın korunmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Geçen hafta perşembe günü sonuçlanan TCMB’nin yılın ilk olağan PPK toplantısında, politika faizi piyasa beklentisi olan 150 baz puan yerine 100 baz puan indirilerek %37 seviyesine çekildi. Bu adımın, kuvvetle muhtemel haftaya açıklanacak Ocak ayı enflasyonunun ‘biraz’ yüksek geleceği endişesini ile atıldığını düşünüyoruz.
2026 yılını enflasyonun belini bükmek içi belki de TCMB açısından son sene olarak görüyoruz. Akabinde seçim sathına gireceğimizi unutmamak gerekiyor. Petrol fiyatlarının destekleyici duruşu ve hikâyesi olan gelişmekte olan ülkelere yönelik yabancı ilgisi ile olumlu havanın genel ruhunun pek de bozulmayacağını düşünüyoruz. USDTRY kuru otoritenin kontrolünde 43,38 seviyelerine yükselirken, hisse senetlerine olan ilginin ise korunduğunu söylememiz gerekiyor. Borsa İstanbul ana endeksi haftanın son iş gününü %1,1 yükselişle tamamlarken, lokomotif bankacılık endeksi ise %2 yükseliş kaydetti. 2026 yılında ana endeks ve bankacılık endeksinin sırası ile %15,50 ve %9,50 yükseldiğini not edelim. Portföylerde bankacılık hisseleri yanına (biz Akbank’ı beğeniyoruz), Koç Holding, Turkcell ve THY’yi de yazıyoruz (bakınız grafikler). CDS risk primi ise 216 baz puan civarında yatay bir seyir izlerken, 2 yıl vadeli tahvilin bileşik faizinin ise %34,77 seviyesine geriledi. Her ne kadar ocak enflasyonunun yüksek geleceğini anlasak da, TCMB’nin bununla savaşmak isteyeceğine işaret eden kararlı duruşu ardından yılın en azından ilk yarısına yönelik TL varlıklara yönelik olumlu tonumuzu korumaya devam edeceğiz.
Her hafta perşembe günü açıklanan TCMB ve BDDK verilerinin yine oldukça önemli ipuçları sunduğunu söylememiz gerekiyor. Şöyle ki, 16 Ocak ile biten haftada, yurtiçi yerleşiklerin mevduat tercihinde ana hatları ile %60 TP (Türk Parası), %40 Yabancı Para (YP) kompozisyonu korunsa da, YP içerisinde dolardan kaçış eğiliminin majör bir şekilde hissedildiği ve kıymetli madenlere yönelik âşkın ise kuvvetlenmeye devam ettiğini görüyoruz. Gerçek kişilerin söz konusu haftada 1,1 milyar dolar döviz mevduatları azalırken, yerine 1,5 milyar dolar kıymetli metal mevduatta geçtiklerini görüyoruz. Ekteki grafiklerden de görüleceği üzere, yurtiçi yerleşik gerçek kişilerin kıymetli metallerde mevduatı, toplam döviz mevduatının %56,4’üne tekabül ederken, yurtiçi yerleşik tüzel kişileri de denkleme dâhil edersek, kıymetli metallerin toplam YP mevduat içinde payı %34,77 seviyesine yükseldi! Bu oldukça yüksek bir oran!
Kıymetli maden fiyatlarındaki yükselişin TCMB rezervlerine de olumlu bir şekilde yansıması ile TCMB’nin brüt döviz ve altın rezervleri tarihte ilk kez 200 milyar doların üzerine yükselrken, altın fiyatlarının da yardımı ile, TCMB’nin net YP pozisyonu da ilk kez 70 milyar doları aştı (bakınız grafik). Artan Türkiye ilgisine paralel yabancı yatırımcıların menkul kıymet pozisyonu da ilgili haftada net anlamda 4,2 milyar dolar ile (2,3 milyar dolar kısmı Hazine’nin Eurobond ihracı) rekor mânâda artış kaydetti. Elbette kompozisyonda bizi biraz daha ilgilendiren hisse senedi ve DİBS tarafında ise sırası ile 0,2 milyar dolar ve 1,1 milyar dolar artış olmuş. Hisse senedi cephesinde son yedi haftada 1,4 milyar dolar giriş yaşanırken (borsadaki yükselişi açıklıyor), tahvil tarafında ise bu rakam 2,5 milyar dolar! (bakınız grafik).
Belki de en önemli konuyu sona saklamış olduk! Dolardan koşar adım uzaklaş ya da “ABD’yi sat” temasına paralel doların önde gelen para birimlerine göre değerini gösteren dolar endeksi (DXY) cephesinde beklediğiniz aşağı yönlü kırılımın artık an meselesi olduğunu itiraf etmemiz gerekiyor. Bültenlerimizi yakından takip eden okurlarımızın DXY’nin son 15 yılın destek seviyesi olan 97 sınırında neredeyse son altı aydır beklediğini ve aşağı yönlü kırılımın an meselesi olduğunu belirttiğimizi hatırlayacaklardır. Destek bölgesi olan 97 seviyesinin altında aylık bir kapanış (teyit) durumunda, doların değer kaybının şiddetleneceğini düşünüyoruz (bakınız grafik). Zaten para birimleri liginde, EUR ve GBP sırası ile 1,1900 ve 1,3700 seviyesine dayanarak son dört ayın zirvesini test ederken, DXY ise son sekiz ayın en kötü haftasını geride bırakması ardından alarm zillerini çalmaya devam ettiğini görüyoruz. Sezen Aksu’ya geri dönelim: Git, git, gitme ne olursun…
Yeni haftaya ve günün ilk saatlerine girerken, bir süredir baskı altında kalan Japon Yeni’nin yeniden sahneye çıktığını görüyoruz. Son haftalarda genişlemeci maliye politikaları ve Japonya Merkez Bankası’nın temkinli faiz artış süreci nedeniyle tahvil getirilerinin yükseldiğini, Yen’nin ise zayıflayarak USDJPY paritesinde 160 seviyesine kadar yaklaştığını ve hâliyle alarm zillerinin de çaldığından söz etmiştik. Haftanın son işlem saatlerinde New York Fed’in büyük bankalarla gerçekleştirdiği fiyat kontrolleri (rate checks), ABD-Japonya koordineli bir döviz müdahâlesi ihtimalini yeniden gündeme taşıdı. Bu gelişmenin ardından Yen cephesinde oldukça sert bir toparlanma yaşanırken, Başbakan Takaichi spekülatif piyasa hareketlerine karşı gerekli adımların atılacağını vurguladı. Haftayı 155,71 seviyesinden kapatan USDJPY, yeni haftanın ilk işlem saatlerinde 154 seviyesinin de altına sarkarak Yen’deki güçlenmenin sürdüğüne işaret etti.
ABD borsaları haftanın son iş gününü göreceli olarak yatay tamamlarken, yeni gün başlangıcında, Asya cephesine büyük bir ayrışmanın hâkim olduğunu görüyoruz. Yen’in değer kazanmasının ihracat odaklı Japonya ekonomisine yaramayacağı beklentisiyle gösterge endeks Tokyo borsası %2 gerilerken, diğer Asya borsalarında ise küçük de olsa yeşil rengin hâkim olduğunu görüyoruz. Kripto cenahında ise amiral gemisi bitcoin için ‘keyifsiz’ seyrin korunduğunu da not etmemiz gerekiyor. Bitcoin’in 88-90bin dolar aralığından bir türlü kalıcı olarak uzaklaşamaması, öte yandan, yatırımcı tercihinin kıymetli madenlere kaydığı gerçeğinden de hareketle, daha aşağı seviyelerin görebileceğini düşünüyoruz (bakınız grafikler).
Piyasaların oldukça yoğun ve hareketli bir haftaya soyunduğunu not etmemiz gerekiyor. Kanada’ya yönelik %100 tarife tehdidi ve ABD’de hükûmetin yeniden kapanma ihtimali, yarın ABD’de açıklanacak tüketici güveni verisi, hafta ortası Fed’in faiz kararı ve Başkan Powell’ın basın toplantısı ana gündem maddeleri olurken, mikro cephede ise Microsoft, Meta, Tesla ve Apple bilançoları yakından takip edilecektir.
DXY
BTCUSD
Platin nasıl başladı?
Platin nasıl gidiyor?
Turkcell
Koç Holding
Türk Hava Yolları
TCMB Net Yabancı Para Pozisyonu
TCMB Brüt Döviz ve Altın Rezervleri
Yurtdışı Yerleşiklerin Hisse Senedi ve Devlet İç Borçlanma Senedi Portföyünde Haftalık Değişim
Gerçek Kişilerin Kıymetli Maden Depo Hesapları vs Dolar, Euro ve Diğer Yabancı Para Hesaplarında Değişim
Kıymetli Maden Depo Hesapları / Toplam Döviz Mevduatı
Gerçek Kişi Kıymetli Maden Depo Hesapları / Toplam Döviz Mevduatı
Emre Değirmencioğlu
İlginizi Çekebilir
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Barış masası sallanıyor, piyasalar hâlâ diplomasiye şans tanıyor
Yayınlanma:
2 gün önce|
02/06/2026Yazan:
BankaVitrini
Uzun bayram tatili dönüşü, hem içeride hem de dışarıda dün oldukça yoğun bir günü geride bıraktık. Gözlerin çevrili olduğu Orta Doğu’da barış anlaşması neredeyse imzalandı derken, dün sabah bültenimizde de ele aldığımız üzere, İsrail’in Lübnan’a saldırılarının artması iplerin âdeta gerilmesine neden oldu. İran, İsrail’in tutumunu ya da saldırganlığını neden göstererek müzakereleri askıya aldığını duyurdu.
Küresel mali piyasaların da ilk nazarda tepkisi kuşkusuz olumsuz oldu. Günün son işlem saatlerine doğru İran cephesinden gelen haber risk iştahının bozulmasına neden olurken, tansiyonun barometresi konumunda Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı neredeyse 5 dolar artış kaydederek 98 dolar seviyesine yükseldi. Son dönemlerde güvenli liman olarak ön plana çıkan dolar (DXY) değer kazanırken, piyasaların kılavuz kargası konumunda ABD 10 yıllık tahvil faizi yeniden %4,50 seviyesinin üzerine tırmandı. Faiz getirisi olmayan kıymetli metallerin ise bir kez daha satış baskısına maruz kaldığına tanıklık ettik.
Günün son işlem saatlerine satıcılı ve moral bozukluğuyla giren piyasalar, gece ilerleyen saatlerde ABD Başkanı Trump’ın İran ile görüşmelerin sürdüğünü açıklamasıyla kayıplarını kısmen de olsa telafi ettiğini gördük. İran basını, İsrail’in Lübnan’daki operasyonlarını genişletmesinin ardından dolaylı görüşmelerin durdurulduğunu öne sürerken, Trump kendilerine böyle bir bildirim yapılmadığını söyledi. Trump’ın gün içerisinde yaptığı açıklamalarda ise hem “görüşmeler devam ediyor” hem de “biterse umurumda değil” mesajını vermesi, sürecin ne kadar belirsiz bir zeminde ilerlediğini de çok net bir şekilde ortaya koydu.
Hatırlarsanız bizler en kötünün geride kaldığını iddia ederken, bundan sonraki sürecin ise uzun ve netameli geçeceğini belirtmiştik. Nitekim, piyasalar da bizimle aynı görüşte olacak ki, tarafların ne söylediğinden ziyade diplomatik kapının tamamen kapanmadığına kanaat getirerek gecenin son işlem diliminde nefeslenme şansı buldu. Brent petrolün varil fiyatı olumsuz haber akışıyla 98 dolara kadar tırmanması ardından geceyi 95 dolar seviyesinin altında tamamladı. Altının ons fiyatı dün sabah saatlerinde 4,545 dolar seviyesine tırmanarak yeni aya ılımlı bir başlangıç yapmasının ardından olumsuz haber akışının da yardımıyla 100 dolar gerileme kaydederek günü de 4,500 dolar sınırına yakın bir seviyede kapattı. Gümüşün ons fiyatının ise 75 dolar seviyelerinden uzaklaşamadığı dikkatimizi çekerken, bir diğer değer saklama aracı olan Bitcoin ise son sekiz haftanın en düşük seviyesi olan 70 bin dolar seviyelerine kadar geriledi.
Görüleceği üzere, cephede atılan her diplomatik adım piyasaları rahatlatırken, sahadan gelen her yeni çatışma haberi ise enerji fiyatları üzerinden küresel ekonomiyi yeniden baskı altına alıyor. Bu bağlamda, İran, Lübnan’daki saldırıların devam etmesi hâlinde ABD ile yürütülen görüşmelerden çekilebileceğinin sinyalini verirken, Hürmüz Boğazı’nın ardından Bab el-Mendeb Boğazı’na yönelik tehditlerini de artırdığını görüyoruz. Dünya petrol ticaretinin önemli bir kısmının geçtiği bu güzergâhlara ilişkin endişeler petrol fiyatlarını bir günde %4 yukarı taşıdı. Bu gelişmeler cereyan ederken, bu sabah haber akışında Lübnan, İsrail ile Hizbullah arasında kısmi bir ateşkes sağlandığını duyurdu. Anlaşma, İsrail’in Beyrut ve çevresindeki Hizbullah kontrolündeki bölgelere yönelik saldırılarını durdurmasını, Hizbullah’ın ise İsrail’e yönelik saldırılarını askıya almasını öngörüyor. Ancak bu gelişmenin savaşın sona erdiği anlamına gelmediğini de not etmek gerekiyor. Lübnan’ın güneyinde çatışmalar sürerken, İsrail ordusu Lübnan’dan atılan roketleri önlediğini açıkladı.
ABD borsaları dün geceyi ılımlı yükselişlerle tamamlamasının ardından yeni gün başlangıcında piyasalarda kısmen de olsa huzursuzluğun devam ettiğini görüyoruz. ABD borsalarının vadeli işlemleri %0,5 civarında gerilerken, Pasifik’in diğer ucunda da bu sabah karmaşık bir seyrin hâkim olduğunu görüyoruz. Orta Doğu’dan gelen karışık mesajları yorumlamakta zorlanan Asya piyasalarında dün görülen rekor seviyelerin ardından bugün özellikle teknoloji ve yapay zekâ bağlantılı hisselerde kâr satışları etkili oldu. Gösterge endeks Tokyo borsası %1,6 değer kaybederken, son dönemlerin flaş ismi Güney Kore borsası ise %2’den fazla geriledi.
Son haftalarda yapay zekâ temalı hisselerin öncülüğünde çok hızlı yükselen piyasanın teknik olarak aşırı alım bölgesine ulaşması satışları hızlandırırken, gözler Orta Doğu’dan gelecek haberlere çevrilmiş durumda. Lübnan’da İsrail ile Hizbullah arasında sınırlı bir ateşkes açıklansa da çatışmaların tamamen sona ermemesi ve İran ile ABD arasındaki görüşmelere ilişkin belirsizlikler temkinli seyrin korunmasına neden oluyor. Güvenli liman özelliğiyle ön plana çıkan dolar, savaşın ilk döneminde güç kazanmasının ardından son günlerde kararsız bir seyir izlerken, her ayın ilk cuması olduğu üzere ABD istihdam verileri piyasaların yön tayini açısından kritik önemde olacağını tekrar hatırlatmak isteriz. Enerji fiyatlarının tetiklediği enflasyon kaygısı birkaç ay önce hâkim olan faiz indirimi beklentilerini topyekûn rafa kaldırırken, Fed’in bir sonraki adımının faiz artırımı yönünde olacağına da %50 ihtimal tanınıyor. Japon yeni ise dolar karşısında 160 seviyesine yaklaşarak müdahâle riskini yeniden gündeme taşıdığını not edelim.
Yurt dışında hem savaş haberleri hem de merkez bankalarının bir sonraki adımına ışık tutacak ekonomik veriler aynı anda takip edilirken, Türkiye cephesinde ilaveten siyasi gelişmeler de izleniyor. CHP tarafında butlan kararının ardından karmaşık ve çok başlı bir yapının hâkim olduğunu not etmemiz gerekiyor. Grup Başkanı Özel bugün grup toplantısı çağrısı yaparken, Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun ise Özel’in grup başkanlığına itiraz ettiği yönünde haberler görüyoruz. CHP’de 111 milletvekilinin imzasıyla olağanüstü kurultay çağrısı yapıldığını da okuyoruz.
Makro cephede ise bayram sonrasında dün pek çok verinin açıklandığını gördük. Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre %2,5; bir önceki çeyreğe göre ise %0,1 oranında büyüme kaydetti. İlk çeyrek sonuçlarının bayat bir veri olduğunu düşünürsek, büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi PMI endeksi Mayıs ayında yukarı yönlü hareket ederek 49,8 seviyesine gelmek suretiyle son iki yılın zirvesine yükseldi. PMI verisinde 50 seviyesinin altı daralma olarak yorumlansa da, verideki canlanmaya dikkat çekmek isteriz. Öte yandan, İTO’nun İstanbul için açıkladığı Mayıs ayı enflasyon verisi gıda ve alkolsüz içecekler kaleminde ılımlı yükselişle %1,53 artış kaydetti. Bu sonuçla yıllık enflasyon, %36,83 seviyesinden %36,77 seviyesine geriledi. Bayram tatili nedeniyle resmî enflasyon verisinin TÜİK tarafından Cuma günü açıklanacağını, beklentinin de %1,5 civarında olduğunu not edelim.
Türkiye PMI
Emre Değirmencioğlu
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Bitcoin ATM Devinin Çöküşü
Yayınlanma:
2 hafta önce|
19/05/2026Yazan:
BankaVitrini
Bitcoin Depot İflas Korumasına Başvurdu, 9 Binden Fazla Kripto ATM Kapandı
ABD merkezli kripto para ATM devi Bitcoin Depot, artan yasal baskılar, yükselen uyum maliyetleri ve sert düşen gelirleri nedeniyle Chapter 11 kapsamında gönüllü iflas koruma başvurusunda bulundu. Şirket, dünya genelindeki 9 binden fazla kripto para ATM’sini devre dışı bıraktığını açıkladı.
Bir dönem Kuzey Amerika’nın en büyük Bitcoin ATM operatörü olarak gösterilen şirketin çöküşü, kripto sektöründeki “fiziksel erişim” modelinin sürdürülebilirliği konusunda ciddi soru işaretleri yarattı.
Düzenleyici Baskılar İş Modelini Çökertti
Şirket CEO’su Alex Holmes yaptığı açıklamada, özellikle ABD eyaletlerinin son dönemde kripto ATM işletmecilerine yönelik çok daha sert düzenlemeler getirdiğini belirtti.
Yeni düzenlemeler kapsamında:
- İşlem limitleri düşürüldü,
- Kimlik doğrulama (KYC) zorunlulukları ağırlaştırıldı,
- Kara para aklama önleme (AML) yükümlülükleri artırıldı,
- Bazı eyaletlerde kripto ATM faaliyetleri tamamen yasaklandı,
- Dolandırıcılık mağdurlarına yönelik operatör sorumlulukları genişletildi.
Şirket yönetimi, mevcut düzenleyici ortam altında iş modelinin artık sürdürülebilir olmadığını açıkladı.
Gelirler Sert Düştü
Bitcoin Depot’un 2026 yılı ilk çeyrek finansalları da alarm vermişti:
- Gelirler yıllık bazda %49,2 düştü,
- Şirket yaklaşık 9,5 milyon dolar net zarar açıkladı,
- Daha önce yaşanan 3,7 milyon dolarlık kripto cüzdan saldırısı mali yapıyı daha da bozdu.
Şirket hisseleri Nasdaq’ta sert düşüş yaşarken bazı işlemlerde günlük kayıp %70’in üzerine çıktı.
Kripto ATM Modeli Neden Çöküyor?
Uzmanlara göre Bitcoin ATM sistemi ilk yıllarda “nakitten kriptoya hızlı geçiş” avantajıyla büyüdü. Ancak zamanla sektör şu sorunlarla karşı karşıya kaldı:
1. Dolandırıcılık Vakaları
Kripto ATM’leri özellikle yaşlı kullanıcıları hedef alan dolandırıcılık şebekelerinde sık kullanılmaya başladı.
2. AML ve MASAK Benzeri Baskılar
ABD’de FinCEN ve eyalet düzenleyicileri, yüksek risk nedeniyle sektöre çok daha ağır yükümlülükler getirdi.
3. Yüksek Operasyon Maliyeti
ATM lojistiği, nakit yönetimi, mağaza komisyonları ve güvenlik maliyetleri ciddi şekilde arttı.
4. Kripto Kullanım Alışkanlığının Değişmesi
Kullanıcılar artık mobil uygulamalar ve merkezi borsalar üzerinden çok daha düşük maliyetle işlem yapabiliyor.
“Bu Sadece Başlangıç Olabilir”
Sektör uzmanları, Bitcoin Depot’un iflasının sadece tekil bir şirket problemi olmadığını düşünüyor. Özellikle ABD’de faaliyet gösteren diğer kripto ATM operatörlerinin de benzer baskılar altında olduğu belirtiliyor.
Kripto sektöründe uzun süre “ana akım benimsenmenin vitrini” olarak gösterilen ATM ağlarının, artık yüksek regülasyon ve düşük kârlılık nedeniyle hızla küçülme sürecine girebileceği konuşuluyor.
Türkiye Açısından Ne Anlama Geliyor?
Türkiye’de doğrudan yaygın bir kripto ATM ağı bulunmasa da gelişme önemli mesajlar içeriyor:
- Kripto sektöründe regülasyon baskısı küresel ölçekte sertleşiyor,
- AML/KYC yükümlülükleri artık tüm fintech ve kripto şirketlerinin merkezinde,
- “Denetimsiz büyüme” modeli sürdürülemez hale geliyor,
- Fiziksel kripto erişim kanalları yüksek risk kategorisine giriyor.
Özellikle MASAK düzenlemeleri sonrası Türkiye’de de kripto platformları için daha sıkı denetim süreçlerinin gündeme gelmesi beklenebilir.
Sonuç
Bitcoin Depot’un çöküşü, kripto sektörünün artık “vahşi batı” döneminden çıktığını ve yüksek regülasyon dönemine girdiğini gösteriyor.
Bir dönem finansal özgürlüğün sembolü olarak görülen Bitcoin ATM’leri bugün; dolandırıcılık, uyum maliyetleri, yasal riskler ve düşük kârlılık nedeniyle sektörün en kırılgan alanlarından biri haline dönüşmüş durumda.
Bu iflas aynı zamanda şu soruyu yeniden gündeme taşıyor: “Kripto sektöründe ayakta kalacak olanlar teknoloji şirketleri mi olacak, yoksa regülasyona tam uyum sağlayabilen finansal kurumlar mı?”
bankavitrini.com
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Enflasyon korkusu: DXY kükredi, faizler sıçradı, piyasa Warsh’ı teste hazırlanıyor
Yayınlanma:
2 hafta önce|
18/05/2026Yazan:
BankaVitrini
Orta Doğu’da devam eden enerji gerilimi ve yükselen enflasyon endişeleri, küresel piyasalarda haftanın son iş günü büyük çaplı satışları beraberinde getirdi. Brent cinsi ham petrolün varil fiyatının 109 doların üzerine çıkarak haftayı tamamlaması, normalleşme beklentilerinin ertelenmesine neden olurken, ABD tahvil faizlerinin son bir yılın zirvesine çıkması da âdeta tuz biber oldu. ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,60, 30 yıllık tahvil faizi ise %5,13 seviyesine yükselirken, piyasalar Fed’in bu yıl yeniden faiz artırabileceğini fiyatlamaya başladı. Vadeli kontratlara göre, Aralık ayında 25 baz puanlık faiz artışı ihtimali bir hafta önce %14 seviyesindeyken, şimdi yaklaşık %50 seviyesine yükselirken, daha da önemlisi, Ocak 2027 toplantısına yönelik artırım ihtimali de ilk kez %58 seviyesine yükseldi. Daha basit bir anlatımla, piyasa artık 2027 başında Fed’in yeniden faiz artırabileceğini baz senaryo olarak fiyatlamaya başladı.
Yükselen faiz baskısı hâliyle risk iştahını baskılarken, hisse senedi ve emtia piyasalarında sert satışları beraberinde getirdi. Risk iştahı denince akla gelen Nasdaq ve S&P 500 haftanın son iş gününü %1,5 civarında düşüşle tamamlarken, yapay zekâ rallisi ile yükselen teknoloji hisselerinde çözülme dikkat çekti. Özellikle, ABD yönetimi, Çinli şirketlerin Nvidia’nın en güçlü H200 yapay zeka çiplerini satın almasına onay vermesine rağmen, Pekin yönetimi yerli teknolojiyi desteklemek ve dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla bu alımları durdurması Nvidia’nın haftanın son iş günü %4,4 gerilemesine neden olurken, benzer kulvarda koşan AMD ise %6’ya yakın geriledi. Çarşamba günü açıklanacak Nvidia bilançosuyla birlikte yapay zekâ rallisinin sürdürülebilirliği hakkında ciddi ipuçları alacağız.
ABD’de geçen hafta hem üretici hem de tüketici enflasyonun yüksek gelirken, sanayi üretimi verilerinin de güçlü gelmesi, ekonominin hâlâ sıcak kaldığını göstererek faiz baskısını daha da artırdı. Güçlü ABD ekonomik verileri ve artan enerji maliyetleri, yüksek büyüme ve yüksek enflasyon kombinasyonunu yeniden fiyatlamasına neden olurken, faiz getirisi olmayan kıymetli madenler, beklenti setinde yaşanan değişim ardından sert bir şekilde satıldı. Döviz piyasasında dolar (DXY) üst üste beşinci günü de yükselişle tamamlarken, son iki ayın en güçlü haftalık performansına da imza attı. Güçlenen dolar ve yükselen tahvil faizleri altının ons fiyatını 4,540 dolar seviyesine iterken, haftalık bazda da kayıp %4 oldu. Benzer bir şekilde, yükselişi de düşüşü kadar sert olan gümüş tüm kazanımlarını geri vererek 76 dolar seviyesinden haftayı tamamladı. Altı günden 72 dolardan 89 dolar seviyesine yükselen gümüş, iki günde %14 düştü. Altın uzun pozisyonumuzu hafta ortası hafifletirken, gümüş uzun pozisyonlarımızı daha da güçlendirmiştir. Havanın bozulmasına paralel Cuma günü tüm pozisyonları kapatarak “square” pozisyona geçtik.
Açık söylemek gerekirse, bu kadar hızlı bir bozulma beklemiyorduk. Ancak piyasaların en önemli gerçeğinin de değişmediğini unutmayalım: trade never ends – yani işlem fırsatı hiçbir zaman tükenmez. Bu nedenle geriye dönüp takılmak yerine önümüze bakmaya devam edeceğiz. Yeter ki disipline, kâr almayı, iz süren stop kullanmayı ve gerektiğinde zarar kesmeyi tavizsiz şekilde uygulamayı sürdürelim. İşin belki de en zor kısmının, kaybedilen bir maçın ardından yeniden sahaya çıkabilmek olduğunu biz de çok iyi biliyoruz. Ancak çelik gibi sinirlere ve sarsılmaz bir disipline sahipseniz, piyasa ne kadar sert olursa olsun ‘yarın yine buradayım’ deme gücünü kendinizde bulabilirsiniz.
Bu bağlamda, çiçeği burnunda Fed Başkanı Warsh’ın ne yapacağını hep birlikte takip ederek biraz soluklanmaya çalışacağız. Doların ‘kükremesiyle’ kraliyet aslanı Sterlin günlerdir süren düşüş serisini devam ettirerek haftayı 1,33 seviyesinin diplerinde ve son beş haftanın en düşüğünde tamamladı. İngiltere’de zor günler geçiren Başbakan Starmer ve İşçi Partisi içinde başlayan liderlik tartışmaları sterlin üzerinde baskıyı artırıyor. İngiltere’de 30 yıllık tahvil faizi %5,85 seviyesine yükselerek 1988’den bu yana en yüksek seviyeye gelirken, ortak para birimi EUR’nun da dolar karşısında 1,1620 seviyesine kadar gerilediğini görüyoruz. Daha da aşağıda 1,16 seviyesine dikkat çekeceğiz.
Powell’ın Fed Başkanlığı’ndaki son günü, küresel mali piyasalar açısından pek de sevimli geçmedi Piyasalar, Trump’ın desteklediği yeni başkan Warsh’ın yeni dönemde enflasyona karşı ne kadar sert duracağını test etmeye hazırlanıyor. Cuma günü yaşananlar bir tesadüf mü tam olarak bilemesek de, faiz indirim umutlarıyla gelen Warsh’ı pek de kolay günlerin beklemediğini görüyoruz. Özellikle, Fed Komite Üyelerini ikna etmekte oldukça zorlanacağını düşünüyoruz. Warsh’ın piyasaya daha az müdahâle eden ve bilanço küçültmeyi savunan yaklaşımı, tahvil faizlerindeki yükselişle birlikte yatırımcıların odağına yerleşmiş durumda olduğunu göz ardı etmeyelim.
Türkiye cephesinin de hâliyle küresel satış baskısından uzak kalamadığını gördük. Bir şirketin tahvil itfasını gerçekleştiremeyerek temerrüde düşmesi de yatırım fonlarına yönelik soru işaretlerinin yeniden artmasına neden oldu. BİST100 endeksi haftanın son iş gününü %2’ye yakın düşüşle tamamlarken, CDS risk primi haftanın ilk işlem gününde 243 baz puana yükseldi. Enflasyon kaygılarına paralel iki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi haftayı %42,4 seviyesinden tamamladı. TCMB Mayıs ayı Piyasa Katılımcıları Anketi’nin sonuçlarını açıkladı. Bu bağlamda, Enflasyon Raporu’nda TCMB yıl sonu enflasyon tahmini %26 olarak belirlerken, piyasa aktörlerinin tahmini %28,94 seviyesinde yer aldı. 12 ay sonrasına ilişkin TÜFE enflasyonu tahmini %23,8, 24 ay sonrasına ilişkin tahmin ise %18,4 seviyesine yükseldiğini gördük. Piyasalar ilk faiz indirimini 100 baz puanla Eylül ayında beklerken, sene sonu politika faiz beklentisi ise %34 seviyesinde yer aldı. Sene sonu USDTRY kuru beklentisi ise hafif de olsa artarak 51,57 olmuş. Bizim tahminimizin de 52 seviyesinde olduğunu not edelim.
Yeni gün başlangıcında, Orta Doğu’da gerilim yeniden yükselirken, Brent petrolün varil fiyatı 112 dolar seviyesini test ettiğini görüyoruz. Reuters haberlerinde, Capital Economics yıl sonuna kadar sürecek bir kapanma senaryosunda Brent petrolün 130-140 dolar bandına, 2027 yılında ise 150 dolara kadar çıkabileceği uyarısında bulundu. Böyle bir senaryonun İngiltere ve Euro Bölgesi’nde enflasyonu yeniden %10’a itebileceğinin de hesaplandığını okuyoruz. Tahvil piyasaları ise enflasyon kaygılarını sert bir şekilde fiyatlamaya devam ediyor. ABD’de 10 yıllık gösterge tahvil faizi bu sabah %4,63 seviyesine yükselerek son 15 ayın zirvesine çıkarken, 30 yıllık tahvil faizi ise %5,15 seviyesini test ederek son 2,5 yılın zirvesine yükseldi.
Yukarıda da değindiğimiz üzere, Fed’in bu yıl faiz artırma ihtimali neredeyse %50 seviyesinde fiyatlanırken, havanın da hâliyle bozulduğunu görüyoruz. Risk iştahındaki azalmaya paralel gösterge endeks Tokyo borsası geçen haftaki rekor seviyelerin ardından bu sabah %1 gerilerken, Hong Kong borsası %1,5, Tayvan borsası ise %1,2 geriledi. Çin tarafında açıklanan tüketici harcamalarının zayıf gelmesi ve perakende satışların da beklentiyi karşılayamaması, dünyanın en büyük ikinci ekonomisinde yükselen enerji fiyatlarının ekonomik aktiviteyi yavaşlattığı yönünde yorumladık. Güney Kore borsası Cuma günü kaydettiği sert satışlar ardından bu sabah %1 yükselirken, dolar güvenli liman talebiyle güçlü kalmaya devam ederek peş peşe altıncı güne de yükselerek başladığını not edelim.
Altın ve gümüşün geçen haftanın son iki iş günü başlayan sert satış baskısına bu sabah da boyun eğerek sabah erken saatlerde sırasıyla 4,479 ve 73,80 dolar seviyesine kadar sarktığını akabinde ise hafif de olsa toplanarak 4,540 ve 75,20 dolar seviyelerine geldiğini görüyoruz. Teknik mânâda altında 4,530 dolar, gümüşte ise 73,50 dolar seviyelerinin altında olası bir kapanış, yukarı yönlü isteğin sorgulanmasına neden olacaktır (bakınız grafikler). Altı haftalık kesintisiz yükseliş serisi ardından geçen haftayı düşüşle tamamlayan kripto cenahının amiral gemisi Bitcoin, bu sabah da olumsuz havaya ayak uydurarak, doların da güçlendiği bir günde 77 bin dolar seviyesinin altına sarktı.
Orta Doğu’da bir süredir korunan sessizlik bir nebze de olsun bozulurken, Bahreyn’de nükleer santralde drone saldırısı sonrası yangın çıkması ve Suudi Arabistan’ın ise üç drone etkisiz hâle getirdiğini açıklaması bir miktar da olsa endişe yarattı. Trump’ın İran’a yönelik hızlı hareket edin yönünde tehdidi dikkatlerden kaçmazken, gözler şimdi hem Paris’te başlayacak G7 toplantısına hem de Çarşamba günü açıklanacak Fed’in bir önceki toplantısının tutanaklarına çevrildi. Fed’in faiz indirimi söyleminden uzaklaşıp daha nötr hatta daha şahin bir çizgiye kayıp kaymadığını anlamaya çalışacağız.
Mali piyasaların gündeminde bugün Türkiye’de tüketici güven endeksi takip edilebilir. Volatilitenin genel anlamıyla yüksek seyretmesini bekliyoruz!
Altın
Gümüş
Son 10 gün, değişim
Emre Değirmencioğlu
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
KATEGORİLER
- ALTIN – DÖVİZ – KRIPTO PARA (1.022)
- BANKA ANALİZLERİ (151)
- BANKA HABERLERİ (3.576)
- BASINDA BİZ (67)
- BORSA (559)
- CEO PERFORMANSLARI (39)
- EKONOMİ (2.973)
- GÜNCEL (4.403)
- GÜNDEM (3.549)
- RÖPORTAJLAR (47)
- SİGORTA (146)
- ŞİRKETLER (2.669)
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK (575)
- VİDEO Vitrini (19)
- YAZARLAR (1.415)
- AI-BankaVitrini (28)
- Ali Coşkun (55)
- Arif Öztan (7)
- Ayşe Muzaffer Sunguroğlu (7)
- Cengiz KILIÇ (9)
- Dr. Abbas Karakaya (73)
- Erden Armağan Er (46)
- Erol Taşdelen (795)
- Gizem Taşdelen (5)
- Gülbeyaz Gergün (106)
- Kemal Emirhan Mendi (1)
- Murat Şenol (26)
- Mustafa Akpınar (51)
- Onur ÇELİK (49)
- Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz (90)
- Serhat Can (11)
- Süleyman Çembertaş (18)
- Tungay Dere (19)
- Uğur Durak (33)
- Zuhal KARABULUT (5)
YAZARLAR
ALTIN – DÖVİZ
KRİPTO PARA PİYASASI
X
- Resmi Gazete'de bugün (04.06.2026) 03/06/2026
- İran: Müzakerelerde somut bir ilerleme sağlanamadı 03/06/2026
- Fed'in Bej Kitap raporunda yüksek enflasyon vurgusu 03/06/2026
- Morgan Stanley ve UniCredit'ten ‘Warsh’ uyarısı 03/06/2026
- Bessent: Enflasyondaki yükseliş kısa vadeli olacak 03/06/2026
- Otokar, Automecanica'nın yüzde 96,77'sini devraldı 03/06/2026
- Trump Ankara'daki NATO zirvesine katılacak 03/06/2026
- ABD fabrika siparişlerinde 11 ayın en büyük artışı 03/06/2026
- ABD'de hizmet faaliyetleri toparlandı 03/06/2026
- ABD-İran geçici anlaşma görüşmelerindeki temel anlaşmazlık konuları 03/06/2026
SON YAZILAR
- SASA yatırımcısı neden öfkeli? PDT dönüşümü ve İbrahim M. Turhan tartışması 03/06/2026
- Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi 03/06/2026
- Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı 03/06/2026
- Bankalar çiftçiyi nasıl finanse ediyor? 02/06/2026
- Barış masası sallanıyor, piyasalar hâlâ diplomasiye şans tanıyor 02/06/2026
- Geleceğin Bankalarını Don Kişotlar mı Kuracak? 01/06/2026
- Matematiğin Prensi Gauss: Bankacılıktan Yapay Zekâya Uzanan Miras 31/05/2026
- Sanayide eleman krizi vasıfsız işçiye de sıçradı 30/05/2026
- Haziran–Ağustos’ta 2 trilyon TL borç servisi: Hazine büyük sınava giriyor 30/05/2026
- TURİZMDE ALARM ZİLLERİ: 1.500 OTEL SATIŞTA 29/05/2026
ARAMA
Popüler
-
GÜNCEL3 yıl önceZara Ve Mango’ya Üretim Yapın Tekstil Devi Konkordato Talep Etti
-
BANKA HABERLERİ3 yıl önceTCMB Başkanı için ismi geçen GAYE ERKAN First Republic Bank’tan ayrılma süreci
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceAKBANK çöktü : Dijital Bankacılık sorumlusu GMY CİVELEK ortada yok!
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceHSBC terbiyesizliği : “Sabancı alana “AKBANK bedava”
-
BANKA ANALİZLERİ4 yıl önceYILIN İLK YARISINDA İŞBANK RAKİPSİZ LİDER AKBANK SONUNCU SIRADAN KURTULAMIYOR
-
VİDEO Vitrini4 yıl önceGelişmekte olan ülkeler neden gelişmiş ülkelerden daha az borçlu

















