GÜNDEM
Teknolojik ürünlere iade kısıtlaması geldi
Resmi Gazete’de yayınlanan “Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile birlikte artık akıllı saat, telefon, tablet ve bilgisayar gibi teknolojik ürünler iade edilemeyecek.
Yayınlanma:
4 yıl önce|
Yazan:
BankaVitrini
Yönetmelikte yapılan değişiklik ile birlikte tüketicilere tanınan haklarda bazı değişiklikler yapıldı. Bununla birlikte artık teknolojik ürünler keyfi olarak iade edilemeyecek. Örneğin akıllı saat, telefon, tablet, bilgisayar veya drone alan bir tüketici bu cihazı iade edemeyecek.
Üstelik yalnızca ikinci el olduğu için değil, teslim alınan ürün sıfır olsa ve ambalajı dahi açılmamış olsa bile iade edilemeyecek. Zira tüketicinin keyfi olarak cayma hakkını kullandığı durumlardan sayılacak. Fakat burada bir istisna bulunuyor.
Eğer satın aldığınız ürün ayıplı mal ise iade edilebileceği belirtiliyor. Fakat bu durumda da satın alan kişinin iade sürecindeki kargo ücretini karşılaması gerekecek. Ayrıca iade ve değişim sürecinde tüketicinin ürünü kargoya verme süresi 14 güne çıkartıldı.
Bunun yanı sıra, kredi kartı ile alışveriş yapan kişiler eğer taksit seçeneğini kullanarak bir ürün aldıysa, iade etmesi durumunda artık tüm meblağ banka tarafından tek seferde yatırılacak. Yani her ay ilgili taksit tutarının kart bakiyesinden eksilip tekrar yatırıldığını görmeyeceğiz.
Düzenlemede yer alan bankalara ilişkin bölümün 1 Ocak 2023 tarihinden itibaren geçerli olacağı belirtiliyor. Fakat tüketicilerin cayma hakkı, yani ürünü iade etmesine dair bölüm 1 Ekim 2022’den itibaren yürürlükte olacak.
Resmi Gazete’de Ticaret Bakanlığı tarafından yayınlanan düzenlemenin tamamı ise şu şekilde:
“MADDE 1- 27/11/2014 tarihli ve 29188 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğinin 2 nci maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.
- “j) Kısa mesaj aracılığıyla kurulan ve eş zamanlı olarak tamamen ifa edilen abonelik içermeyen katma değerli elektronik haberleşme hizmetleri ile 23/6/1983 tarihli ve 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu kapsamındaki bağışlar ve kamu kurumlarınca sunulan katma değerli elektronik haberleşme hizmetleri,”
MADDE 2- Aynı Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde yer alan “sağlayıcı” ibaresinden sonra gelmek üzere “, aracı hizmet sağlayıcı” ibaresi ve aynı fıkraya aşağıdaki bentler eklenmiştir.
- “i) Aracı hizmet sağlayıcı: Oluşturduğu sistem ile uzaktan iletişim araçlarını kullanmak veya kullandırmak suretiyle satıcı veya sağlayıcı adına mesafeli sözleşme kurulmasına aracılık eden gerçek veya tüzel kişiyi,
- j) Platform: Kamu hizmetlerinin tek noktadan sunulduğu ortak kamu elektronik platformu hariç olmak üzere, aracı hizmet sağlayıcının mesafeli sözleşme kurulmasına aracılık etmek üzere oluşturduğu sistemi,”
MADDE 3- Aynı Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b), (c), (ç), (f) ve (g) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş; aynı maddenin altıncı fıkrasında yer alan “sağlayıcıya” ibaresi “sağlayıcı ile aracı hizmet sağlayıcıya” şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
- “b) Satıcı veya sağlayıcı ile aracı hizmet sağlayıcının adı veya unvanı, MERSİS numarası veya vergi kimlik numarası,
- c) Tüketicinin satıcı veya sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcı ile hızlı bir şekilde irtibat kurmasına imkan veren açık adres, telefon numarası ve benzeri iletişim bilgileri ile varsa satıcı veya sağlayıcının adına ya da hesabına hareket edenin kimliği ve adresi,
- ç) Satıcı veya sağlayıcı ile aracı hizmet sağlayıcının tüketicinin şikayetlerini iletmesi için (c) bendinde belirtilenden farklı iletişim bilgileri var ise, bunlara ilişkin bilgi,”
- “f) Ödeme, ticari reklam ve tanıtımlarında taahhüt edilen süre ile uyumlu teslim veya ifa süresi, teslimat ve ifaya ilişkin diğer bilgiler ile varsa bunlara ilişkin taahhütler ve satıcı veya sağlayıcı ile aracı hizmet sağlayıcının şikayetlere ilişkin çözüm yöntemleri,
- g) Cayma hakkının olduğu durumlarda, bu hakkın kullanılma şartları, süresi, usulü, satıcının iade için öngördüğü taşıyıcıya ilişkin bilgi ile malın bu taşıyıcıyla iadesi halinde teslim masrafını geçmemek üzere iade masraf tutarına ve hangi tarafça karşılanacağına, öngörülenin dışında bir taşıyıcıyla iadesi halinde ise iade masrafını tüketicinin karşılayacağına ilişkin bilgiler,”
- “(7) Mesafeli sözleşmenin platform üzerinden kurulması halinde aracı hizmet sağlayıcı ön bilgilendirmenin yapılmasından satıcı veya sağlayıcı ile birlikte müteselsilen sorumludur. Veri girişinin aracı hizmet sağlayıcı tarafından yapıldığı durumlarda, birinci fıkrada belirlenen zorunlu hususlardaki eksikliklerden ve verilerin doğruluğundan aracı hizmet sağlayıcı sorumludur.”
MADDE 4- Aynı Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında yer alan “yazılı olarak” ibarelerinden sonra gelmek üzere “veya kalıcı veri saklayıcısı ile” ibareleri ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
- “(6) Mesafeli sözleşmenin platform üzerinden kurulması halinde aracı hizmet sağlayıcı bu maddede düzenlenen yükümlülüklerin yerine getirilmesinden satıcı veya sağlayıcı ile birlikte müteselsilen sorumludur. Veri girişinin satıcı veya sağlayıcı tarafından yapıldığı durumlar hariç olmak üzere, bu maddede belirtilen bilgilendirmelerde bulunulması zorunlu hususlardaki eksikliklerden ise aracı hizmet sağlayıcı sorumludur.”
MADDE 5- Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “sağlayıcı” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile aracı hizmet sağlayıcı” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 6- Aynı Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “sağlayıcı” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile aracı hizmet sağlayıcı” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 7- Aynı Yönetmeliğin 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “sağlayıcı” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile aracı hizmet sağlayıcı” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 8- Aynı Yönetmeliğin 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “satıcı veya sağlayıcıya” ibaresi “satıcı, sağlayıcı veya aracı hizmet sağlayıcıya” şeklinde değiştirilmiş, aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
- “(5) Platform üzerinden kurulan mesafeli sözleşmelerde aracı hizmet sağlayıcı tüketicinin EK’te yer alan formu doldurabilmesi veya cayma beyanını gönderebilmesi için platform üzerinde gerekli sistemi kurmak ve tüketicilerin iletmiş olduğu cayma beyanlarının kendisine ve satıcı veya sağlayıcıya ulaştığına ilişkin teyit bilgisini tüketiciye derhal iletmek zorundadır.”
MADDE 9- Aynı Yönetmeliğin 12 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
- “MADDE 12- (1) Satıcı, cayma hakkına konu malın, iade için ön bilgilendirmede belirtilen taşıyıcıya teslim edildiği tarihten itibaren on dört gün içinde, varsa malın tüketiciye teslim masrafları da dahil olmak üzere tahsil edilen tüm ödemeleri iade etmekle yükümlüdür. Ancak tüketicinin malı, iade için öngörülenin haricinde bir taşıyıcı ile iade etmesi durumunda söz konusu yükümlülük malın satıcıya ulaştığı tarihten itibaren başlar. Platform üzerinden kurulan ve bedelin tahsiline aracılık edilen mesafeli sözleşmelerde aracı hizmet sağlayıcı, teslim sonrası bedelin satıcıya aktarıldığı durum hariç olmak üzere bu fıkrada belirtilen ödemelerin tüketiciye iade edilmesinden satıcı ile birlikte müteselsilen sorumludur.
- (2) Malın tesliminden önce cayma hakkının kullanılması durumunda satıcı ile platform üzerinden kurulan ve bedelin tahsiline aracılık edilen mesafeli sözleşmelerde aracı hizmet sağlayıcı, cayma hakkının kullanıldığına ilişkin bildirimin kendisine ulaştığı tarihten itibaren on dört gün içinde, varsa malın tüketiciye teslim masrafları da dahil olmak üzere tahsil edilen tüm ödemeleri iade etmekle yükümlüdür.
- (3) Hizmet ifasına ilişkin sözleşmelerde cayma hakkının kullanılması durumunda sağlayıcı ile platform üzerinden kurulan ve bedelin tahsiline aracılık edilen mesafeli sözleşmelerde aracı hizmet sağlayıcı, cayma hakkının kullanıldığına ilişkin bildirimin kendisine ulaştığı tarihten itibaren on dört gün içinde tahsil edilen tüm ödemeleri iade etmekle yükümlüdür.
- (4) Satıcı veya sağlayıcı, birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarda belirtilen tüm geri ödemeleri, 13 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü saklı kalmak üzere tüketicinin satın alırken kullandığı ödeme aracına uygun bir şekilde ve tüketiciye herhangi bir masraf veya yükümlülük getirmeden tek seferde yapmak zorundadır. Platform üzerinden kurulan mesafeli sözleşmelerde satıcı veya sağlayıcı adına bedel tahsil etmesi halinde, mal veya hizmetin tüketiciye teslim veya ifası sonrası bedelin satıcıya veya sağlayıcıya aktarıldığı durumlar hariç olmak üzere, aracı hizmet sağlayıcı bu yükümlülüğün yerine getirilmesinden satıcı veya sağlayıcı ile birlikte müteselsilen sorumludur. Ödemenin kredi kartı ile yapılmış olması durumunda, 23/2/2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu kapsamındaki kart çıkaran kuruluşlar; satıcı, sağlayıcı veya aracı hizmet sağlayıcı tarafından aktarılan tutarı, kendilerine ulaşmasını takiben kart hamilinin kullanılabilir limitine tek seferde ilave etmekle yükümlüdür.
- (5) Cayma hakkının kullanımında, satıcının iade için öngördüğü taşıyıcıya ilişkin bilgi ile bu taşıyıcıyla malın iadesi halinde teslim masrafını geçmemek üzere belirlenen iade masraf tutarına ve hangi tarafça karşılanacağına, öngörülenin dışında bir taşıyıcı ile malın iadesi halinde iade masrafını tüketicinin karşılayacağına ilişkin bilgilere 5 inci maddenin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında ön bilgilendirmede yer verilmemesi durumunda, söz konusu masraf satıcı veya sağlayıcı tarafından karşılanır. İade için ön bilgilendirmede belirtilen taşıyıcının, tüketicinin bulunduğu yerde şubesinin olmaması durumunda satıcı, ilave hiçbir masraf talep etmeksizin iade edilmek istenen malın tüketiciden alınmasını sağlamakla yükümlüdür. Platform üzerinden kurulan mesafeli sözleşmelerde ise bu bilgilere 5 inci maddenin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında ön bilgilendirmede yer verilmemesi ya da belirtilen taşıyıcının tüketicinin bulunduğu yerde şubesinin olmaması aracı hizmet sağlayıcıdan kaynaklanıyorsa söz konusu masraf ve yükümlülükler aracı hizmet sağlayıcı tarafından karşılanmak zorundadır.
- (6) Platform üzerinden kurulan mesafeli sözleşmelerde, satıcı veya sağlayıcı, tüketicinin cayma hakkını kullandığına ilişkin kendisine ulaşan bildirimi aracı hizmet sağlayıcıya derhal ulaştırmakla yükümlüdür.”
MADDE 10- Aynı Yönetmeliğe 12 nci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
“Aracı hizmet sağlayıcının yükümlülükleri
- MADDE 12/A- (1) Aracı hizmet sağlayıcı, platform üzerinden kurulan mesafeli sözleşmelerden doğan hak ve yükümlülüklerin kullanım süresi boyunca tüketicilerin aşağıda belirtilen hususlara ilişkin talep ve bildirimlerini iletebilmelerine ve takip edebilmelerine elverişli bir sistemi kurmak, kesintisiz olarak açık tutmak zorundadır:
- a) Cayma hakkının kullanıldığına dair bildirim.
- b) Sözleşmenin feshine dair bildirim.
- c) Bedel iadesi talebi.
- ç) Tüketicilerin satıcı veya sağlayıcı ile yaptıkları işlemlere ilişkin kayıtların talebi.
- d) Teslimat veya ifaya ilişkin talep ve şikayetler.
- (2) Aracı hizmet sağlayıcı, birinci fıkrada belirtilen talep ve bildirimleri, satıcı veya sağlayıcıya derhal iletmek zorundadır.
- (3) Aracı hizmet sağlayıcı, ön bilgilendirmenin yapılması, teyidi ve ön bilgilendirmenin yapıldığının ispatından satıcı veya sağlayıcı ile birlikte müteselsilen sorumludur.
- (4) Veri girişinin aracı hizmet sağlayıcı tarafından yapıldığı durumlarda, 5 inci maddede belirlenen ön bilgilendirmede bulunulması zorunlu hususlardaki eksikliklerden aracı hizmet sağlayıcı sorumludur.
- (5) Aracı hizmet sağlayıcı, bu Yönetmelikte yer alan hususlardan dolayı tüketicinin satıcı veya sağlayıcılar ile yaptıkları işlemlere ilişkin kayıtların üç yıl boyunca tutulmasından ve istenilmesi halinde bu bilgilerin ilgili kurum ve kuruluşlar ile tüketicilere verilmesinden sorumludur.
- (6) Aracı hizmet sağlayıcı, satıcı veya sağlayıcı ile yaptığı aracılık hizmetine ilişkin sözleşmeye aykırı uygulamaları nedeniyle satıcı ve sağlayıcının Kanunun 48 inci maddesine ve bu Yönetmelik hükümlerine aykırı davranmasına sebep olduğu her bir tüketici işleminden sorumludur.
- (7) Satıcı veya sağlayıcı adına bedel tahsil etmesi halinde aracı hizmet sağlayıcı;
- a) Malın teslimi veya hizmetin ifasından önce tüketicinin cayma hakkını kullanması durumunda cayma hakkının kullanıldığına ilişkin bildirimin kendisine ulaştığı tarihten itibaren,
- b) Malın tesliminden sonra tüketicinin cayma hakkını kullanması durumunda, cayma bildiriminin kendisine ulaştığı tarih itibarıyla bedel satıcıya aktarılmamışsa cayma hakkına konu malın, iade için öngörülen taşıyıcıya teslim edildiği tarihten veya iade için öngörülenin haricinde bir taşıyıcı ile iade edilmesi durumunda da satıcıya ulaştığı tarihten itibaren,
- c) Tüketicinin 16 ncı maddede belirtilen sözleşmeyi fesih hakkını kullanması durumunda fesih bildiriminin kendisine ulaştığı tarihten itibaren, on dört gün içinde, tahsil ettiği mal veya hizmet bedeli ile teslimat masraflarının tüketiciye iadesinden, satıcı veya sağlayıcı ile birlikte müteselsilen sorumludur.
- (8) Aracı hizmet sağlayıcı, satıcı veya sağlayıcının onayı olmaksızın düzenlediği kampanyalı, promosyonlu veya indirimli satışlara ilişkin olarak aracılık ettiği mesafeli sözleşmelerde kampanya ve benzeri taahhütlerin karşılanmamasının neden olduğu sözleşmenin hiç ya da gereği gibi ifa edilmemesi hallerinden sorumludur.
- (9) Satışa sunulan mal veya hizmete ilişkin platform üzerinden yapılan reklam ve tanıtımlarda taahhüt edilen bilgiler ile ön bilgilendirmede bulunması zorunlu hususların uyumlu olmasından ve ispatından aracı hizmet sağlayıcı sorumludur.”
MADDE 11- Aynı Yönetmeliğin 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on” ibaresinden sonra gelmek üzere “dört” ibaresi ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
- “(3) Tüketici, ön bilgilendirmede kararlaştırılması ve satıcının öngördüğü taşıyıcı ile iadesinde tutarına yer verilmesi halinde teslim masraflarını geçmemek üzere iade masrafını karşılamakla yükümlüdür. Ancak, tüketiciye teslim edilen malın Kanunun 8 inci maddesi kapsamında ayıplı olması durumunda tüketici iadeye ilişkin masraflardan sorumlu tutulamaz. Tüketicinin talep etmesi halinde iade masrafı, kendisine iade edilecek mal veya hizmet bedeli ile teslimat masraflarından mahsup edilebilir.”
MADDE 12- Aynı Yönetmeliğin 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.
- “Platform üzerinden kurulan mesafeli sözleşmelerde yan sözleşmeye aracılık edilmesi halinde bu bildirimin yapılmasından aracı hizmet sağlayıcı da sorumludur.”
MADDE 13- Aynı Yönetmeliğin 15 inci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmiştir.
- ı) 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre tescili zorunlu olan taşınırlar ile kayıt veya tescil zorunluluğu bulunan insansız hava araçlarına ilişkin sözleşmeler.
- i) Tüketiciye teslimi yapılmış olan cep telefonu, akıllı saat, tablet ve bilgisayarlara ilişkin sözleşmeler.
- j) Canlı müzayede şeklinde açık artırma yoluyla akdedilen sözleşmeler.
- k) Tanıtma ve kullanma kılavuzunda satıcı veya yetkili servis tarafından kurulum veya montajının yapılacağı belirtilen mallardan kurulum ya da montajı yapılanlara ilişkin sözleşmeler.”
MADDE 14- Aynı Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
- (1) “Satıcı veya sağlayıcı, tüketicinin siparişinin kendisine ulaştığı tarihten itibaren taahhüt ettiği süre içinde edimini yerine getirmek zorundadır. Tüketicinin isteği veya kişisel ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan mallara ilişkin sözleşmeler haricinde mal satışlarında bu süre her halükarda otuz günü geçemez.”
- (4) “Sipariş konusu mal ya da hizmet ediminin yerine getirilmesinin imkansızlaştığı hallerde satıcı veya sağlayıcının ve satıcı veya sağlayıcı adına bedel tahsil etmesi halinde aracı hizmet sağlayıcının bu durumu öğrendiği tarihten itibaren üç gün içinde tüketiciye yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile bildirmesi ve varsa teslimat masrafları da dâhil olmak üzere tahsil edilen tüm ödemeleri bildirim tarihinden itibaren en geç on dört gün içinde iade etmesi zorunludur. Malın stokta bulunmaması durumu, mal ediminin yerine getirilmesinin imkânsızlaşması olarak kabul edilmez.”
MADDE 15- Aynı Yönetmeliğin 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “sağlayıcı” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile platform üzerinden kurulan mesafeli sözleşmelerde satıcı veya sağlayıcı adına bedel tahsil etmesi halinde aracı hizmet sağlayıcı” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 16- Aynı Yönetmeliğin 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Aracı hizmet sağlayıcı, bu Yönetmelikte yer alan hususlardan dolayı satıcı veya sağlayıcı ile yapılan işlemlere ilişkin kayıtları üç yıl boyunca tutmak ve istenilmesi halinde bu bilgileri ilgili kurum, kuruluş ve tüketicilere vermekle yükümlüdür.”
MADDE 17- Aynı Yönetmeliğin 23 üncü maddesinde yer alan “Gümrük ve Ticaret Bakanı” ibaresi “Ticaret Bakanı” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 18- Bu Yönetmeliğin;
- a) 9 uncu maddesi ile değiştirilen 12 nci maddenin dördüncü fıkrasının son cümlesi 1/1/2023 tarihinde,
- b) Diğer hükümleri ise 1/10/2022 tarihinde, yürürlüğe girer.
MADDE 19- Bu Yönetmelik hükümlerini Ticaret Bakanı yürütür.
İlginizi Çekebilir
GÜNCEL
Çipten Uçağa, Yazılımdan Finansa: Çin Küresel Sistemi Yeniden Kuruyor
Yayınlanma:
1 hafta önce|
27/05/2026Yazan:
BankaVitrini
Çin son 15–20 yılda özellikle teknoloji, savunma, finansal altyapı ve stratejik sanayilerde “Batı’ya bağımlılığı azaltma” stratejisi izliyor.
Madde madde anlatalım:
ÇİN GERÇEKTEN NEYİ TERK EDİYOR?
1. GPS yerine BeiDou
Bu büyük ölçüde doğru.
BeiDou Navigation Satellite System bugün küresel kapsama sahip ve özellikle:
- Çin ordusu
- lojistik şirketleri
- akıllı telefon üreticileri
- Kuşak & Yol ülkeleri tarafından yoğun kullanılıyor.
Ama:
- Dünya hâlâ ağırlıklı olarak GPS kullanıyor.
- Apple, Samsung, Huawei cihazları çoğunlukla çoklu sistem kullanıyor:
- GPS
- GLONASS
- Galileo
- BeiDou birlikte çalışıyor.
Yani “GPS öldü” doğru değil. Ancak Çin artık Amerikan GPS’ine bağımlı değil.
2. Boeing yerine COMAC C919
Burada da gerçek eğilim var.
COMAC tarafından geliştirilen COMAC C919 gerçekten ciddi sipariş aldı.
Ama kritik detay:
- Motorlar büyük ölçüde Batı teknolojisine dayanıyor.
- Aviyoniklerde hâlâ dış bağımlılık var.
- Boeing ve Airbus’ın küresel servis ağıyla rekabet etmek çok zor.
Dolayısıyla:
- Çin iç pazarında Boeing’i zorlayabilir.
- Ama küresel liderliği kısa vadede devralamaz.
3. Amerikan çiplerini terk etti
Bu kısmen doğru, kısmen propaganda.
Huawei ve Yangtze Memory Technologies büyük ilerleme kaydetti.
Ancak:
- Çin hâlâ ileri seviye EUV litografi makinelerinde Batı’ya bağımlı.
- ASML olmadan en ileri çipleri üretmek çok zor.
- Nvidia ve TSMC seviyesine tam erişim henüz yok.
Fakat ABD yaptırımları Çin’i:
- “ithal et” modelinden
- “yerli üret” modeline zorladı.
Bu da uzun vadede Amerika için stratejik geri tepebilir.
4. Windows yerine UOS
UnionTech UOS gerçekten devlet kurumlarında yaygınlaşıyor.
Ama:
- Çin tamamen Windows’u bırakmış değil.
- Kurumsal yazılım ekosistemi hâlâ Microsoft bağımlı alanlar içeriyor.
Bu daha çok: “stratejik alanlarda yerli alternatif yaratma” politikasıdır.
5. Siemens yerine Çin tıbbi cihazları
Bu alan Çin’in gerçekten hızlı yükseldiği sektörlerden biri.
United Imaging Healthcare MR, CT ve PET cihazlarında küresel oyuncu hâline geldi.
Ama:
- Siemens
- GE Healthcare
- Philips
hâlâ üst segmentte çok güçlü.
Yine de fiyat avantajı nedeniyle Çin ciddi pazar payı alıyor.
6. Elektrikli araçlar ve batarya devrimi
Bu konuda Çin gerçekten dünyanın merkezine oturdu.
BYD bugün:
- batarya
- EV üretimi
- tedarik zinciri
- nadir toprak elementleri
alanlarında dev güç.
Tesla’nın piyasa değerindeki dalgalanmanın tek nedeni Çin değil:
- faizler
- rekabet
- marj düşüşü
- satış yavaşlaması da etkili.
Ama şu gerçek: Çin artık otomotivde “takip eden” değil, “oyunu belirleyen” ülke.
7. Oracle yerine OceanBase
Ant Group tarafından geliştirilen OceanBase özellikle yüksek işlem hacimli finansal sistemlerde başarılı.
Bu alan kritik çünkü:
- veri egemenliği
- yaptırım riski
- SWIFT benzeri bağımlılıklar ülkeleri yerli çözümlere yöneltiyor.
8. CAD ve endüstriyel yazılım
Burada Çin’in ilerlemesi gerçek.
Ancak:
- Siemens NX
- CATIA
- SolidWorks gibi Batı yazılımları hâlâ dünya standardı.
Çin’in hedefi: “yaptırım gelirse üretim durmasın.”
Yani mesele sadece maliyet değil: jeopolitik dayanıklılık.
9. Dolar yerine RMB
Bu en kritik maddelerden biri.
Chinese yuan kullanımının arttığı doğru.
Özellikle:
- Rusya
- İran
- Körfez
- BRICS hattı
dolar bağımlılığını azaltmaya çalışıyor.
Ama gerçek tablo:
- Küresel rezervlerin çoğu hâlâ dolar.
- SWIFT sistemi hâlâ dominant.
- ABD tahvil piyasası hâlâ merkezde.
Yani: “Dolar çöktü” yanlış, ama “alternatif arayışı başladı” doğru.
10. GMO tohumları terk etti
Çin gıda güvenliğini stratejik konu olarak görüyor.
Yuan Longping hibrit pirinç çalışmalarıyla Çin için çok önemli bir figür.
Ama:
- Çin hâlâ büyük tarım ithalatçısı.
- Özellikle soya bağımlılığı sürüyor.
Tam bağımsızlık henüz yok.
11. Amerikan sosyal medyasını terk etti
Bu ifade yanıltıcı.
Çin zaten:
- X
- YouTube
gibi platformları uzun süredir engelliyor.
Onun yerine:
- Douyin
- Xiaohongshu
gibi kendi ekosistemini kurdu.
Bu dijital egemenlik modeli: “internetin parçalanması” trendinin önemli örneği.
12. Batı askeri teknolojisini terk etti
Çin savunma sanayisinde muazzam ilerledi.
Özellikle:
- hipersonik füze
- drone
- deniz gücü
- elektronik harp alanlarında.
Ancak ABD:
- uçak motorları
- denizaltılar
- küresel üs ağı
- savaş tecrübesi gibi alanlarda hâlâ büyük üstünlüğe sahip.
ASIL MESELE NE?
Bu metnin özeti aslında şu: Çin artık “dünyanın ucuz fabrikası” olmak istemiyor.
Hedef:
- teknoloji sahibi olmak
- finansal altyapıyı kontrol etmek
- enerji zincirini yönetmek
- dolar bağımlılığını azaltmak
- yaptırımlara dayanıklı sistem kurmak.
Bu nedenle Çin’in modeli artık: “Made in China” değil, “Controlled by China” aşamasına geçiyor.
BATI HEGEMONYASI ÇÖKÜYOR MU?
Bu kadar hızlı değil.
Ama dünya:
- tek kutuplu Amerikan sisteminden
- çok kutuplu teknoloji/finans rekabetine gidiyor.
Yeni mücadele:
- çip
- veri
- ödeme sistemi
- yapay zekâ
- enerji
- tedarik zinciri
- rezerv para üzerinden yaşanıyor.
Yani artık savaş sadece tankla değil:
- işletim sistemiyle,
- veri merkeziyle,
- batarya teknolojisiyle,
- ödeme altyapısıyla yapılıyor.
TÜRKİYE AÇISINDAN EN KRİTİK SORU
Türkiye hangi ekosisteme entegre olacak?
- ABD/NATO finans-teknoloji sistemi mi?
- Çin merkezli alternatif blok mu?
- Yoksa ikisi arasında denge mi?
Önümüzdeki 10 yılda:
- bankacılık,
- ödeme sistemleri,
- enerji,
- savunma,
- otomotiv,
- çip yatırımları bu tercihten doğrudan etkilenecek.
Gülbeyaz Gergün
ABD’nin Yeni Ortadoğu Planı: İsrail Merkezli Güvenlik ve Ticaret Koridoru
Yayınlanma:
1 hafta önce|
27/05/2026Yazan:
Gülbeyaz Gergün
ABD’nin bölge ülkelerine yaymaya çalıştığı ve kamuoyunda “İbrahim Anlaşmaları / Abraham Accords” olarak bilinen süreç, sadece İsrail ile diplomatik normalleşme anlaşması değildir. Aslında bu proje; Ortadoğu’nun güvenlik, enerji, ticaret, teknoloji ve askeri mimarisini yeniden kurma planıdır. Özünde ise İsrail’in bölgesel meşruiyetini kalıcı hale getirmek ve İran eksenli dengeyi kırmak vardır.
Abraham (İbrahim) Anlaşmaları Nedir?
2020’de ABD arabuluculuğunda başlayan süreçte;
- Birleşik Arap Emirliği
- Bahreyn
- Fas
- Sudan
İsrail ile diplomatik ilişki kurdu veya normalleşme anlaşması yaptı. Daha sonra süreç; Saudi Arabia, Qatar, Türkiye, Pakistan gibi ülkelere doğru genişletilmeye çalışıldı.
ABD açısından hedef yalnızca “barış” değildir.
Asıl hedefler:
- İsrail’in bölgesel izolasyonunu bitirmek
- İran’a karşı ortak blok oluşturmak
- Çin’in Kuşak-Yol etkisini sınırlamak
- Rusya’nın Ortadoğu etkisini azaltmak
- Enerji ve ticaret koridorlarını İsrail merkezli yeniden şekillendirmek
- Körfez sermayesini İsrail teknolojisi ile entegre etmek
- Ortadoğu’da ABD maliyetini düşürüp “yerel ortaklı güvenlik sistemi” kurmak olarak görülüyor.
Bu anlaşmalar gerçekte neleri kapsıyor?
1. Diplomatik Normalleşme
- Büyükelçilik açılması
- Resmi ilişkiler
- Vize ve uçuş anlaşmaları
- Turizm ve ticaret
2. Güvenlik ve İstihbarat İşbirliği
Asıl kritik bölüm burasıdır.
- Ortak hava savunma sistemi
- İran füze/dron tehdidine karşı entegrasyon
- İsrail teknolojilerinin Körfez’e satılması
- Siber güvenlik paylaşımı
- İstihbarat koordinasyonu
Birçok uzman bu yapıyı “Ortadoğu NATO’su” olarak tanımlıyor.
3. Enerji ve Ticaret Koridorları
Projelerin temelinde şu düşünce var:
Körfez petrolü + İsrail teknolojisi + Hindistan üretimi + ABD güvenlik şemsiyesi
Bu nedenle:
- Hindistan-Ortadoğu-Avrupa koridorları,
- liman projeleri,
- demiryolu hatları,
- enerji boru hatları,
- veri merkezleri,
- finans merkezleri
bu planın parçası olarak görülüyor.
İsrail’in Doğu Akdeniz enerji merkezi yapılması hedefleniyor.
4. Filistin Meselesinin İkinci Plana İtilmesi
En tartışmalı boyut budur.
Eskiden Arap dünyasının temel yaklaşımı: “Önce Filistin sorunu çözülsün, sonra İsrail tanınsın.”
Abraham süreci ise bunu tersine çevirdi: “Önce İsrail ile normalleşelim, Filistin sonra konuşulur.”
Bu nedenle çok ciddi toplumsal tepki oluşuyor. Özellikle Gazze savaşları sonrası kamuoyu baskısı arttı.
ABD niçin şimdi hızlandırmak istiyor?
2025-2026 İran-İsrail gerilimi ve savaş riski sonrası Washington şu sonucu gördü:
- ABD artık bölgeyi tek başına yönetemiyor
- İran tamamen çökmedi
- Körfez ülkeleri ABD korumasına eskisi kadar güvenmiyor
- Çin ekonomik olarak çok güçlendi
- Rusya bölgesel nüfuzunu sürdürüyor
Bu nedenle ABD:
- İsrail’i merkeze koyan,
- Arap sermayesini entegre eden,
- İran’ı çevreleyen,
- Çin’i sınırlayan
yeni bölgesel mimari kurmaya çalışıyor.
Kazanan Ülkeler Kimler Olabilir?
1. İsrail
En büyük stratejik kazanan.
Kazanımları:
- Bölgesel meşruiyet
- Yeni pazarlar
- Körfez sermayesi
- Güvenlik işbirliği
- İran’a karşı geniş cephe
- Enerji ve lojistik merkez olma şansı
İsrail için bu süreç, 1948 sonrası en büyük diplomatik dönüşümlerden biri olarak görülüyor.
2. Birleşik Arap Emirliği
Büyük ekonomik kazanç hedefliyor.
Özellikle:
- teknoloji,
- yapay zekâ,
- savunma sanayi,
- finans,
- siber güvenlik,
- turizm
alanlarında İsrail ile entegrasyon kuruyor.
Dubai’nin bölgesel finans merkezi rolünü güçlendirme hedefi var.
3. Suudi Arabistan
Henüz tam katılmadı ancak süreçte kilit ülke.
Sudi Arabistan:
- ABD’den güvenlik garantisi,
- gelişmiş silah sistemleri,
- nükleer teknoloji,
- yatırım avantajları
karşılığında normalleşmeye yaklaşabilir.
Ancak Filistin konusu nedeniyle içeride büyük toplumsal risk taşıyor.
4. Hindistan
Sessiz kazananlardan biri olabilir.
Çünkü:
- Körfez bağlantısı güçlenir
- Avrupa ticaret koridoru açılır
- Çin’e alternatif lojistik rota oluşur
Kaybedebilecek Ülkeler ve Yapılar
1. İran
En büyük jeopolitik baskı altında kalabilecek ülke.
Çünkü:
- çevrelenme riski artıyor
- Körfez’de yalnızlaşma ihtimali oluşuyor
- İsrail-Arap güvenlik ağı genişliyor
Bu nedenle İran bu süreci “anti-İran bloklaşması” olarak görüyor.
2. Filistin Yönetimi ve Hamas
En büyük siyasi kaybedenlerden biri olabilir.
Çünkü:
- Arap ülkelerinin önceliği değişiyor
- Filistin meselesi ikinci plana düşüyor
- ekonomik ve diplomatik baskı artıyor
Bu durum Gazze savaşları sonrası ciddi toplumsal kırılma yarattı.
3. Türkiye
Türkiye açısından tablo karmaşık.
Olası avantajlar:
- Bölgesel ticaret entegrasyonu
- Enerji projeleri
- Körfez sermayesi ile yeni işbirliği
- ABD ile ilişkileri yumuşatma fırsatı
Riskler:
- İsrail merkezli yeni enerji haritasında dışlanma
- Doğu Akdeniz’de denge kaybı
- Filistin konusunda iç kamuoyu baskısı
- İran ile denge siyasetinin zorlaşması
Türkiye’nin bu süreçte tamamen karşıt değil ama “temkinli denge” politikası izlediği görülüyor.
Bu plan başarılı olur mu?
En büyük sorun:
- halkların önemli bölümünün İsrail’e tepkili olması
- Gazze savaşlarının yarattığı öfke
- İran faktörü
- mezhep ve jeopolitik rekabetler
Devlet elitleri ile halk arasında ciddi görüş farkı bulunuyor.
Bu nedenle anlaşmalar:
- ekonomik olarak ilerleyebilir,
- güvenlik alanında derinleşebilir,
- fakat toplumsal meşruiyet sorunu yaşayabilir.
Özetle
Abraham / İbrahim Anlaşmaları:
- sadece “barış anlaşması” değil,
- Ortadoğu’nun yeni ekonomik ve askeri düzen projesidir.
Merkezinde:
- İsrail’in korunması,
- İran’ın dengelenmesi,
- Çin-Rusya etkisinin sınırlandırılması,
- enerji ve ticaret koridorlarının yeniden kurulması vardır.
Kazananlar:
- İsrail
- Körfez finans merkezleri
- ABD savunma-sanayi sistemi
- Hindistan merkezli yeni ticaret koridorları
Risk yaşayanlar:
- İran
- Filistin hareketleri
- bölgesel denge siyaseti yürüten ülkeler
- halk baskısı yüksek Arap yönetimleri olabilir.
GÜNCEL
Medeni Kanundan Siyasete: “Mutlak Butlan” CHP’ye Nasıl Uygulandı?
CHP’de “Mutlak Butlan” Depremi: 3 Yıl Sonra Yönetim Nasıl Düştü? Türkiye Siyasetinde Bir İlk: Mahkeme Kararıyla Parti Yönetimi Değişti… Kurultay İptali Krizi: CHP’de Hukuk mu, Siyaset mi Kazandı? CHP Kararında Son Sözü Kim Söyleyecek? Yargıtay, AYM ve AİHM Süreci…
Yayınlanma:
1 hafta önce|
26/05/2026Yazan:
BankaVitrini
CHP’de yaşanan “mutlak butlan” krizi, Türkiye siyasi tarihinin en sıra dışı hukuk-siyaset krizlerinden biri haline geldi. Çünkü ilk kez büyük bir siyasi partinin kurultayı, Medeni Hukuk’taki “kesin hükümsüzlük” kavramı üzerinden tartışmaya açıldı.
“Mutlak Butlan” Ne Demek?
“Mutlak butlan”, bir hukuki işlemin daha doğduğu anda ağır hukuka aykırılık taşıdığı için baştan itibaren geçersiz sayılması anlamına gelir. Yani hukuk açısından “hiç doğmamış” kabul edilir. Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Hukuku’nda sık kullanılan bu kavram; irade fesadı, emredici hukuk kurallarına aykırılık, kamu düzeninin ihlali gibi durumlarda uygulanır.
Normalde bu kavram daha çok:
- evlilik işlemleri,
- şirket genel kurulları,
- dernek-vakıf kararları,
- ticari işlemler
için kullanılırdı.
CHP davasıyla birlikte ilk kez bu kadar güçlü biçimde bir siyasi parti kurultayına uygulanması tartışması ortaya çıktı. Çünkü siyasi partiler özel hukuk tüzel kişisi sayılsa da aynı zamanda anayasal kurum niteliği taşıyor. Bu nedenle “Medeni Kanun mantığı siyasi partilere uygulanabilir mi?” sorusu hukukun merkezine oturdu.
Süreç Nasıl Başladı? Kronolojik Özet
1. 4-5 Kasım 2023 Kurultayı
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı yapıldı.
Kurultayda:
- Özgür Özel genel başkan seçildi.
- Kemal Kılıçdaroğlu seçimleri kaybetti.
Ancak kurultayın hemen ardından:
- bazı delegelerin yönlendirildiği,
- oy karşılığı menfaat sağlandığı,
- para dağıtıldığı,
- siyasi vaatlerde bulunulduğu
iddiaları ortaya atıldı.
2. İl Kongreleri de Tartışmaya Açıldı
Dava sadece genel kurultayla sınırlı kalmadı.
Özellikle:
- İstanbul İl Kongresi,
- bazı delegasyon seçimleri,
- liste süreçleri
mahkemeye taşındı.
Davacılar şunu savundu: “Delege iradesi sakatlanmıştır.”
Yani delegelerin özgür iradesiyle oy kullanmadığı iddia edildi.
3. Asliye Hukuk Süreci
İlk derece mahkemesinde dava görüldü.
İlk aşamada:
- bazı talepler reddedildi,
- bazıları usul yönünden değerlendirildi.
Ancak dosya daha sonra istinafa taşındı.
4. 2025-2026 Döneminde “Mutlak Butlan” Tartışması Büyüdü
2025 boyunca:
- hukukçular,
- siyasetçiler,
- eski yargı mensupları
şu soruyu tartıştı: “Bir siyasi partinin kurultayı mutlak butlanla iptal edilebilir mi?”
Bir görüş: “Siyasi Partiler Kanunu buna izin vermez” dedi.
Diğer görüş: “Siyasi partiler de hukuk tüzel kişisidir; ağır usulsüzlük varsa butlan uygulanabilir” görüşünü savundu.
Mahkeme Neye Karar Verdi?
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, 2026 Mayıs ayında kritik karar verdi.
Kararda:
- 38. Olağan Kurultay’ın mutlak butlanla sakat olduğu,
- yani baştan itibaren geçersiz sayıldığı,
- sonrasında yapılan olağan ve olağanüstü kurultayların da iptal edildiği belirtildi.
Mahkeme ayrıca:
- mevcut yönetimin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına,
- kurultay öncesi yönetimin göreve dönmesine hükmetti.
Peki “3 Yıl Sonra Nasıl Görevden Alındılar?”
Asıl kritik nokta bu.
Çünkü mahkeme: “Kurultay en başından itibaren yok hükmündedir” yorumu yaptı.
Bu nedenle hukuk tekniğinde şöyle bir sonuç doğdu:
Eğer işlem “mutlak butlan” ise:
- süre işlemez,
- işlem sonradan meşrulaşmaz,
- aradan zaman geçmesi geçersizliği ortadan kaldırmaz.
Yani mahkeme: “Bu yönetim aslında hukuken hiç doğmamıştı” mantığıyla hareket etti.
İtirazlar Neden Yapılıyor?
Karara yönelik çok ciddi hukuki itirazlar var.
1. “Siyasi Partiler Kanunu’nda Butlan Yok” İtirazı
Muhalif hukukçular diyor ki:
- Siyasi partiler özel statülüdür.
- Parti kurultayları Medeni Kanun’daki şirket genel kurulu gibi değerlendirilemez.
- Siyasi Partiler Kanunu’nda “mutlak butlan” açıkça düzenlenmemiştir.
Bu yüzden kararın “kanuni dayanağının zayıf olduğu” savunuluyor.
2. “İstinaf Mahkemesi Bu Kararı Veremezdi” İtirazı
En büyük tartışmalardan biri de bu.
Eleştirilere göre:
- istinaf mahkemesi,
- ilk derece mahkemesi gibi davranarak,
- yönetim değişikliği doğuran tedbir kararı verdi.
Bazı hukukçular bunun:
- usule aykırı,
- yetki aşımı,
- içtihat çelişkisi olduğunu söylüyor.
3. “Demokrasiye Yargı Müdahalesi” Eleştirisi
Karşı çıkanlar ayrıca:
- milyonlarca seçmenin iradesinin,
- mahkeme yoluyla şekillendirildiğini,
- bunun siyasal alanı daralttığını savunuyor.
Kararı Savunanlar Ne Diyor?
Kararı savunan hukuk çevreleri ise:
- delegelerin iradesinin fesada uğratıldığını,
- seçim sürecinin demokratik olmadığını,
- kamu düzeninin ihlal edildiğini iddia ediyor.
Onlara göre: “Demokrasi sadece sandık değildir; temiz seçim süreci gerekir.”
Mahkeme de kararında:
- emredici hukuk kurallarına aykırılık,
- delege iradesinin sakatlanması,
- usulsüzlük iddiaları üzerinde durdu.
Son Kararı Kim Verecek?
Şu an hukuki süreç tam anlamıyla bitmiş değil.
Muhtemel aşamalar:
- Bölge Adliye Mahkemesi süreci
- Yargıtay incelemesi
- Gerekirse Anayasa Mahkemesi başvurusu
- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi süreci
özellikle:
- siyasi örgütlenme hakkı,
- seçme-seçilme hakkı,
- parti içi demokrasi başlıklarında yeni tartışmalar doğurabilir.
Nihai anlamda iç hukukta son sözü büyük ölçüde Yargıtay söyleyecek gibi görünüyor.
Ancak konu anayasal hak boyutuna taşınırsa: Anayasa Mahkemesi ve ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi sürece dahil olabilir.
Bu Karar Neden Tarihi?
Çünkü Türkiye’de ilk kez:
- bir ana muhalefet partisinin kurultayı,
- “mutlak butlan” kavramıyla,
- geriye etkili biçimde yok sayıldı.
Bu nedenle karar:
- sadece CHP meselesi değil,
- Türkiye’de siyasi partilerin hukuk statüsü,
- yargının siyasal alana müdahalesi,
- parti içi demokrasi,
- seçim meşruiyeti açısından da emsal niteliği taşıyan tarihi bir kırılma olarak değerlendiriliyor.
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
KATEGORİLER
- ALTIN – DÖVİZ – KRIPTO PARA (1.022)
- BANKA ANALİZLERİ (151)
- BANKA HABERLERİ (3.576)
- BASINDA BİZ (67)
- BORSA (559)
- CEO PERFORMANSLARI (39)
- EKONOMİ (2.973)
- GÜNCEL (4.403)
- GÜNDEM (3.549)
- RÖPORTAJLAR (47)
- SİGORTA (146)
- ŞİRKETLER (2.669)
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK (575)
- VİDEO Vitrini (19)
- YAZARLAR (1.415)
- AI-BankaVitrini (28)
- Ali Coşkun (55)
- Arif Öztan (7)
- Ayşe Muzaffer Sunguroğlu (7)
- Cengiz KILIÇ (9)
- Dr. Abbas Karakaya (73)
- Erden Armağan Er (46)
- Erol Taşdelen (795)
- Gizem Taşdelen (5)
- Gülbeyaz Gergün (106)
- Kemal Emirhan Mendi (1)
- Murat Şenol (26)
- Mustafa Akpınar (51)
- Onur ÇELİK (49)
- Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz (90)
- Serhat Can (11)
- Süleyman Çembertaş (18)
- Tungay Dere (19)
- Uğur Durak (33)
- Zuhal KARABULUT (5)
YAZARLAR
ALTIN – DÖVİZ
KRİPTO PARA PİYASASI
X
- Resmi Gazete'de bugün (04.06.2026) 03/06/2026
- İran: Müzakerelerde somut bir ilerleme sağlanamadı 03/06/2026
- Fed'in Bej Kitap raporunda yüksek enflasyon vurgusu 03/06/2026
- Morgan Stanley ve UniCredit'ten ‘Warsh’ uyarısı 03/06/2026
- Bessent: Enflasyondaki yükseliş kısa vadeli olacak 03/06/2026
- Otokar, Automecanica'nın yüzde 96,77'sini devraldı 03/06/2026
- Trump Ankara'daki NATO zirvesine katılacak 03/06/2026
- ABD fabrika siparişlerinde 11 ayın en büyük artışı 03/06/2026
- ABD'de hizmet faaliyetleri toparlandı 03/06/2026
- ABD-İran geçici anlaşma görüşmelerindeki temel anlaşmazlık konuları 03/06/2026
SON YAZILAR
- SASA yatırımcısı neden öfkeli? PDT dönüşümü ve İbrahim M. Turhan tartışması 03/06/2026
- Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi 03/06/2026
- Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı 03/06/2026
- Bankalar çiftçiyi nasıl finanse ediyor? 02/06/2026
- Barış masası sallanıyor, piyasalar hâlâ diplomasiye şans tanıyor 02/06/2026
- Geleceğin Bankalarını Don Kişotlar mı Kuracak? 01/06/2026
- Matematiğin Prensi Gauss: Bankacılıktan Yapay Zekâya Uzanan Miras 31/05/2026
- Sanayide eleman krizi vasıfsız işçiye de sıçradı 30/05/2026
- Haziran–Ağustos’ta 2 trilyon TL borç servisi: Hazine büyük sınava giriyor 30/05/2026
- TURİZMDE ALARM ZİLLERİ: 1.500 OTEL SATIŞTA 29/05/2026
ARAMA
Popüler
-
GÜNCEL3 yıl önceZara Ve Mango’ya Üretim Yapın Tekstil Devi Konkordato Talep Etti
-
BANKA HABERLERİ3 yıl önceTCMB Başkanı için ismi geçen GAYE ERKAN First Republic Bank’tan ayrılma süreci
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceAKBANK çöktü : Dijital Bankacılık sorumlusu GMY CİVELEK ortada yok!
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceHSBC terbiyesizliği : “Sabancı alana “AKBANK bedava”
-
BANKA ANALİZLERİ4 yıl önceYILIN İLK YARISINDA İŞBANK RAKİPSİZ LİDER AKBANK SONUNCU SIRADAN KURTULAMIYOR
-
VİDEO Vitrini4 yıl önceGelişmekte olan ülkeler neden gelişmiş ülkelerden daha az borçlu
