GÜNDEM
Ukrayna : Hangi kentte neler oluyor?
Yayınlanma:
4 yıl önce|
Yazan:
BankaVitrini
Ukrayna’nın Kiev ve Harkov kentinde sıcak çatışmalar yaşanırken Donbass bölgesinde de saldırılar şiddetlendi. Karadeniz kıyılarından Odessa’ya girmeye çalışan Rus askerlerinin gemileri hedef alınıyor.
Gazete Duvar’ın haberine göre; Ukrayna’nın dört bir yanında çatışmalar sürüyor. Çatışmalarda petrol ve doğalgaz tesisleri de hedef alınıyor. Ülkenin doğusunda ayrılıkçı gruplarla Ukrayna askerleri arasında çatışmalar şiddetlenirken güney kentlerinde ise Rus askerleri adım adım kontrolü ele geçiriyor.
Ülkenin batı ve kuzey kentlerinde de çatışmalar yaşanırken aynı zamanda bu bölgelerde yoğun bir göç akışı yaşanıyor. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy de “Vasilkiv, Kiev, Çernigiv, Sumi, Harkov ve diğer birçok bölge, ikinci dünya savaşı sırasında topraklarımızda en son yaşanan koşullarda yaşıyor” açıklaması yaptı.
Kentlerde son durum şöyle:
KİEV:
Rus askerleri Kiev’in kent merkezini kuşattı. Bölgesel hükümet başkanı Oleh Sinehubov, Rus askerlerinin kent merkezine girdiğini Facebook’ta saat 07:35’te yaptığı bir yayınla duyurdu. Sinehubov, “Ukraynalılar Ruslarla sokak savaşları yürütüyor, siviller acilen evlerinden güvenli bölgelere geçmeli” diye konuştu. Ayrıca kentte bir petrol deposunun vurulması nedeniyle zehirli duman uyarısı yapıldı, halktan sığınaklara ve metro istasyonlarına sığınması istendi.
Kiev Belediye Başkanı Vitali Kliçko, kent merkezinde Rus askerlerinin bulunmadığını ve savunmayı sürdürdüklerini söyledi. Kliçko, Rusya’nın operasyonunun başladığı 24 Şubat’tan beri Kiev’de biri çocuk olmak üzere dokuz sivilin kaybedildiğini veya öldürüldüğünü iddia etti.
‘Petrol deposu vuruldu, radyoaktif atık sahasına ateş açıldı’
Kiev’in 30 kilometre güneybatısındaki Vasylkiv kasabasında bu sabah bir petrol deposunun vurulması sonrasında yangın çıktı. Kasabanın belediye başkanı Natalia Balasinovich, Rus füzelerinin bölgedeki bir hava üssünün ana pistinin güneybatısındaki petrol deposunu hedef aldığını belirterek, “Düşman her şeyi yok etmek istiyor” dedi. Deponun KLO şirketine ait olduğu ve çalışanların tesisi çoktan terk ettiği belirtilirken can kaybı olup olmadığı açıklanmadı.
CNN International kanalı da Kiev’in güneybatısında iki büyük patlama yaşandığını ve patlama bölgesinin kent merkezinden yaklaşık 20 kilometre uzakta olduğunu aktardı. Kiev Independent gazetesi ise kent merkezinden Vasylkiv’deki dumanları görebildiklerini yazdı. Novoye Vremya gazetesi ise Ukrayna ordusunun Rus birliklerini yavaşlatmak için Bucha ve Irpin kasabaları arasındaki köprüyü havaya uçurduğunu aktardı.
‘Kiev’e yaklaşan Çeçen birlikler vuruldu, üst düzey askerler öldürüldü’
Kiev Şehir Devlet İdaresi’nden yapılan açıklamalara göre ise Rus kuvvetleri, Kiev’deki radyoaktif atık sahasına da ateş açtı. Kiev’in dış mahallelerinden Troeshchina’da ise 16 katlı bir bina bir patlamayla patladı. Ukrayna’nın üst düzey askeri komutanı Valerii Zaluzhnyi ise Belarus’tan Kiev’e ateşlenen bir seyir füzesini düşürdüklerini açıkladı. Ayrıca Ukrayna askerlerinin bu sabah Kiev’e yaklaşan Çeçen özel kuvvetlerine ait bir tank birliğine saldırı düzenlediği ve bazı üst düzey askerleri öldürdüğü iddia edildi.
HARKOV:
Ülkenin ikinci büyük kenti Harkov’a Rus askerleri bu sabah girdi, çatışmalar sürüyor. Ukrayna İçişleri Bakanlığı danışmanı Anton Geraşchenko, ülkenin kuzeydoğusundaki Harkov’un kent merkezinde ve Hydropark bölgesinde çatışmalar yaşandığını açıkladı. Harkov bölge yönetiminden Oleg Sinegubov da kentte yaşayanlara sığınakta kalma çağrısı yaptı.
‘Doğalgaz boru hattı vuruldu, petrol alanında yangın çıktı’
Ukraynalı yetkililer, Harkov’da da bir doğalgaz boru hattının vurulduğunu açıkladı. Harkov Valisi Oleg Sinegubov, Telegram kanalından yaptığı açıklamada, “Harkov’da Rus düşmanının bir atılımı oldu. Kentin orta kısımları da dahil. Dikkat! Sığınma yerlerinden ayrılmayın! Ukrayna Silahlı Kuvvetleri düşmanı tasfiye ediyor. Sivil nüfustan rica ediyoruz. şehrin sokaklarına çıkın” ifadelerini kullandı. Sinegubov, daha sonra tekrar yaptığı açıklamada “Harkov’un kontrolü tamamen bizde” dedi. Sinegubov, “Silahlı kuvvetler, polis ve savunma güçleri çalışıyor ve kent düşmandan tamamen temizleniyor” açıklaması yaptı.
‘Harkov’da 471 Ukrayna askeri alıkonuldu’
Harkov’da bir petrol terminalinde de yangın çıktı. Harkov Belediye Başkanı Natalia Balasinovich, Rus füzelerininin bir petrol depolama alanını hedef aldığını söyledi. Harkov’da bir doğalgaz borusunun da bombalandığı aktarıldı.
Rusya Savunma Bakanlığı’ndan ise Harkov kentinde 471 Ukraynalı askerin alıkonulduğu yönünde açıklama yapıldı.
SUMİ:
Harkov’a yakın kuzey kenti Sumi’ye giren Rus askerleriyle de çatışmalar sürerken karşılıklı yoğun topçu atışları yapıldığı aktarıldı. Ukrayna askerlerinin kente giren bazı Rus askerlerini esir alarak bir yakıt konvoyunu imha ettiği de belirtildi. Daily Beast gazetesi, kentin Okhtyrka kasabasında iki Danimarkalı gazetecinin vurulduğunu ancak hayati tehditleri olmadığını aktardı.
KIRIM:
Rusya’nın kontrolünde bulunan Kırım’ın merkezi kentleri ise henüz çatışmalardan uzak ancak Ukrayna askerlerinin Kırım’a tatlı su tedariki sağlayan barajı yıktıkları duyuruldu. Kırım Valisi Sergey Aksyonov yaptığı açıklamada, “Dinyeper Nehri’nden gelen tatlı suyu Herson’dan Kırım’a tedarik eden kanal barajı yıkıldı” ifadelerini kullandı.
YILAN ADASI:
Kırım’ın yaklaşık 300 kilometre batısında yer alan ve Ukrayna’ya ait yaklaşık 16 hektarlık kayalık bir ada olan Zmiinyi (Yılan) Adası ise Rus askerlerinin kontrolünde. Ukrayna Devlet Sınır Muhafızları, Yılan Adası’nda konuşlandırılan 13 Ukrayna askerinden hala haber alamadıklarını ancak hayatta olabileceklerini belirterek “Ukrayna Silahlı Kuvvetleri ile birlikte askerlerimizin kimliklerinin belirlenmesi için çalışma yürütüyoruz” denildi.
ODESSA:
Güneydeki liman kenti Odessa’da ise Ukrayna askerlerinin kıyıya yaklaşan Rus gemilerini füzelerle hedef aldığı açıklandı. Henüz bir çatışmanın yaşandığı kente giriş ve çıkışların yasaklandığı duyuruldu. Azerbaycan’ın Odessa Büyükelçiliği ise dün gece kentten ayrılmaya çalışan Azerbaycanlı vatandaşların bulunduğu bir araç konvoyuna ateş açıldığını, saldırıda 4 Azerbaycan vatandaşının hayatını kaybettiğini açıkladı. Saldırıyı kimin gerçekleştirdiği belirtilmedi.
DONBASS:
Ülkenin doğusundaki ayrılıkçı bölgelerde de şiddetli çatışmalar yaşanıyor. Rus askerleri ve Donetsk-Lugansk milislerinin bulunduğu Donbass bölgesine Ukrayna askerlerinin taarruzu sürüyor.
‘Lugansk’ta milisler ilerliyor, askerler geri çekilirken mayın döşüyor’
Lugansk yönetimi lideri Leonid Paseçnik, Ukrayna birliklerinin Lugansk’taki yerleşim yerlerinden geri çekilirken mayın döşediğini ve konut binalarına ateş açtığını söyledi. Paseçnik, “Ukraynalı faşistlerin silahlı oluşumları, direnişlerinin çaresizliğini fark ederek, geri çekilirken güçsüz bir nefretle yollarına çıkan her şeyi yok ediyor, konutlara ateş açıyor, bölgede mayın döşüyor ve sivil altyapı tesislerini patlatıyor” ifadelerini kullandı.
Lugansk’ta milislerin bazı yerleşimleri ise Ukrayna askerlerinden geri aldığı belirtildi. Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü İgor Konaşenkov, “Lugansk Halk Cumhuriyeti’ne bağlı bir grup asker, Rus askerlerinin ateş desteğiyle Novoahtırka, Smolyaninovo, Staniçnoe-Luganskoe yerleşimlerini kontrol altına aldı” açıklaması yaptı.
‘Bölgedeki bir kasabada 200 tonluk yakıt olan petrol deposu vuruldu’
Lugansk’taki ayrılıkçılar, Rovenky kasabasında bir petrol deposunun Ukrayna ordusu tarafından hedef alındığını da duyurdu. Lugansk yönetiminden yapılan açıklamada, “Patlamaya Ukrayna’nın düzenlediği füze saldırısı neden oldu. Petrol deposunda 200 tonluk yakıt alev aldı” denildi. İlk patlamanın ardından ikinci bir patlamanın daha meydana geldiği belirtilen açıklamada, “Kiev güçlerinin Lugansk’taki iki köye yönelik bombardımanı sonucunda boru hatları hasar gördü, yaklaşık 170 ev yakıtsız kaldı” ifadeleri yer aldı.
‘Donetsk’te milisler mevcut sınırdan 12 kilometre ilerledi’
Donetsk yönetimine bağlı milislerin sözcüsü Eduard Basurin, Ukrayna ordusunun Kramatorsk yerleşimine merkezine beş adet S-300 sistemi konuşlandırdığını açıkladı. Basurin, ayrıca Dmitrovka, Svobodnoye, Donskoye ve Anadol yerleşimlerini ele geçirdiklerini ve çatışmaların Kamenka ve Volnovaha yerleşimlerinde devam ettiğini aktardı. Rusya Savunma Bakanlığı ise Donetsk’te milislerin mevcut sınırlardan 12 kilometre içeri girdiğini, Pavlopol, Pişçevik yerleşimlerini ele geçirdiğini ve Petrovskoe bölgesinde çatışmaların sürdüğünü duyurdu.
MARİUPOL:
Donetsk’in güneyinde yer alan Azak Denizi kıyısı kenti Mariupol’da da çatışmalar şiddetlendi. Mariupol Belediye başkanı Vadym Boychenko, Rus kuvvetlerinin Mariupol’a tanklarla saldırdığını söyledi. Boychenko’ya göre, Azak Müfrezesi tarafından desteklenen Ukraynalı bir saldırı tugayı ve deniz piyadeleri Rus askerlerinin kent merkezine girişini engelledi.
Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü İgor Konaşenkov ise “Azov Taburu’ndan Ukraynalı milliyetçiler, Grad çok namlulu roketatar sistemleri ile Mariupol yakınlarındaki Sartana yerleşiminin konut bölgelerini ve Mariupol’daki 8 Numaralı Okul’u vurdu. Saldırı sonucu konut binaları yıkıldı ve siviller arasında can kayıpları var” açıklaması yaptı.
MELİTOPOL:
Azak Denizi kıyısındaki Melitopol kentinin kontrolü ise Rus askerlerine geçti. Rusya Savunma Bakanlığı kente herhangi bir direnişle karşılaşmadan girdiklerini belirtirken kentte bir hastanenin hedef alındığı görüntüler sosyal medyada paylaşılıyor. Bir hastanede yangın çıktığı görülen videoda, Rus askerlerinin hastaneye ateş açtığı iddia ediliyor.
HERSON:
Ukrayna’nın güney kenti Herson’da ise Rusya askerlerinin kontrolü ele geçirdiği, kentteki Geniçesk ve kente yakın Çernobayevka havalimanlarında kontrolü sağladığı açıklandı. Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı’ndan üst düzey bir askeri yetkili Valerii Zaluzhnyi, Herson’da Bayraktar SİHA’larıyla Rus askerlerine ait bir askeri konvoyun vurulduğunu belirterek saldırı görüntülerini bir videoyla sosyal medya hesabından paylaştı.
LVİV:
Ülkenin batısında da çatışmalar mevcut. Polonya sınırındaki Lviv kent merkezinde çatışma yaşanmazken kentin yakınlarında çatışmalar sürüyor. Lviv Belediye Başkanı Andriy Sadovyi, kent merkezine yakın Brody kasabasına helikopterlerle inen Rus askerleriyle Ukrayna askerleri arasında çatışma yaşandığını aktardı.
‘Sınırda bekleyen göçmenler Polonya’ya geçmeye çalışıyor’
Kentin Polonya sınırında ise binlerce göçmen sınırı geçmeyi bekliyor. Polonya’ya gitmeye çalışan Ukraynalı siviller, ülkenin Ukrayna sınırındaki Medyka sınır kapısında görüntülendi. Polonya Özel Hizmetler Bakanı Sözcüsü Stanisław Żaryn, sınırdaki göçmenler için özel bir tren seferi başlatıldığını, sınıra 100 kilometre uzaklıktaki Przemysl kasabasına ulaşmalarını sağlamaya çalıştıklarını açıkladı.
Ukrayna ordusu, batıdaki Rivne ve kuzeybatıdaki Lutsk kentlerindeki halka hava saldırısı uyarısı yaparak sığınaklara inme çağrısında bulundu.
ÇERNİGİV:
Belarus sınırına yakın Çernigiv’de ise Rus tankları ilerliyor. Bölgedeki Koryukivka kentinde silahsız bir kalabalığın Rus tanklarının önüne çıkarak tankları durduğu yönünde sosyal medyada video paylaşıldı.
ÇERNOBİL BÖLGESİ:
Ülkenin kuzeyindeki Çernobil bölgesi ise Rus askerlerinin kontrolünde bulunmaya devam ediyor. Ukrayna askerleri nükleer tesisi ele geçiren Rus askerlerine karşı kent çevresinde bekleyişini sürdürürken çatışmaların belirli aralıklarla gerçekleştiği aktarılıyor. Çernobil nükleer patlama geçmişi nedeniyle halen radyoaktif seviyelerin yüksek olduğu bir bölge olması bakımından da kritik görülüyor.
‘Radyasyon seviyesi henüz tehdit edecek düzeyde değil’
Ukrayna Devlet Nükleer Düzenleme Müfettişliği (SNRIU) Çernobil bölgesinde Rus askeri araçların yüksek radyasyon seviyesi olan topraklı bölgeden geçmesinin radyasyon seviyesini yükselttiğini ancak henüz tehdit oluşturacak düzeyde olmadığını açıkladı. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) yaptığı açıklamada, Ukrayna’daki nükleer santrallerin güvenliğini tehdit edebilecek herhangi bir eylemden kaçınmaya çağırdı.

BİLANÇO AĞIR: CAN KAYIPLARI ARTIYOR, YÜZLERCE TEÇHİZAT İMHA EDİLDİ
Öte yandan, taraflar çatışmaların bilançosuna ilişkin bilgiler paylaştı. Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü İgor Konaşenkov, Rus ordusunun Ukrayna’nın askeri altyapısında yer alan 975 tesisi imha ettiğini açıkladı. Rus yetkili, “Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin 23 komuta ve iletişim merkezi, üç radar noktası, 31 S-300, Buk M-1 ve Osa uçaksavar füze sistemi, 48 radar istasyonu hedef alındı. Sekiz savaş uçağı ve yedi helikopter, 11 insansız hava aracı (İHA), iki adet Toçka-U taktik füzesi düşürüldü. 223 tank, 39 çok namlulu roketatar sistemi, 86 havan topu, 143 adet özel askeri araç imha edildi” bilgisi paylaştı. Ukrayna Savunma Bakanlığı ise şu açıklamayı yaptı: “706 Rus APC, 146 tank, 27 uçak, 26 helikopter, 2 gemi imha edildi.”
‘UKRAYNA’DAN GÖÇ EDENLERİN SAYISI 150 BİNİ AŞTI’
Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi ise “En az 64 sivil hayatını kaybetti, 240 sivil kayıp” bilgisi paylaştı. BM Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi de “150 binden fazla Ukraynalı mülteci, yarısı Polonya’ya, çoğu Macaristan, Moldova, Romanya ve ötesine olmak üzere komşu ülkelere geçti. Ukrayna’da yerinden edilme de büyüyor, ancak askeri durum sayıları tahmin etmeyi ve yardım sağlamayı zorlaştırıyor” açıklaması yaptı.
İlginizi Çekebilir
GÜNCEL
Çipten Uçağa, Yazılımdan Finansa: Çin Küresel Sistemi Yeniden Kuruyor
Yayınlanma:
1 hafta önce|
27/05/2026Yazan:
BankaVitrini
Çin son 15–20 yılda özellikle teknoloji, savunma, finansal altyapı ve stratejik sanayilerde “Batı’ya bağımlılığı azaltma” stratejisi izliyor.
Madde madde anlatalım:
ÇİN GERÇEKTEN NEYİ TERK EDİYOR?
1. GPS yerine BeiDou
Bu büyük ölçüde doğru.
BeiDou Navigation Satellite System bugün küresel kapsama sahip ve özellikle:
- Çin ordusu
- lojistik şirketleri
- akıllı telefon üreticileri
- Kuşak & Yol ülkeleri tarafından yoğun kullanılıyor.
Ama:
- Dünya hâlâ ağırlıklı olarak GPS kullanıyor.
- Apple, Samsung, Huawei cihazları çoğunlukla çoklu sistem kullanıyor:
- GPS
- GLONASS
- Galileo
- BeiDou birlikte çalışıyor.
Yani “GPS öldü” doğru değil. Ancak Çin artık Amerikan GPS’ine bağımlı değil.
2. Boeing yerine COMAC C919
Burada da gerçek eğilim var.
COMAC tarafından geliştirilen COMAC C919 gerçekten ciddi sipariş aldı.
Ama kritik detay:
- Motorlar büyük ölçüde Batı teknolojisine dayanıyor.
- Aviyoniklerde hâlâ dış bağımlılık var.
- Boeing ve Airbus’ın küresel servis ağıyla rekabet etmek çok zor.
Dolayısıyla:
- Çin iç pazarında Boeing’i zorlayabilir.
- Ama küresel liderliği kısa vadede devralamaz.
3. Amerikan çiplerini terk etti
Bu kısmen doğru, kısmen propaganda.
Huawei ve Yangtze Memory Technologies büyük ilerleme kaydetti.
Ancak:
- Çin hâlâ ileri seviye EUV litografi makinelerinde Batı’ya bağımlı.
- ASML olmadan en ileri çipleri üretmek çok zor.
- Nvidia ve TSMC seviyesine tam erişim henüz yok.
Fakat ABD yaptırımları Çin’i:
- “ithal et” modelinden
- “yerli üret” modeline zorladı.
Bu da uzun vadede Amerika için stratejik geri tepebilir.
4. Windows yerine UOS
UnionTech UOS gerçekten devlet kurumlarında yaygınlaşıyor.
Ama:
- Çin tamamen Windows’u bırakmış değil.
- Kurumsal yazılım ekosistemi hâlâ Microsoft bağımlı alanlar içeriyor.
Bu daha çok: “stratejik alanlarda yerli alternatif yaratma” politikasıdır.
5. Siemens yerine Çin tıbbi cihazları
Bu alan Çin’in gerçekten hızlı yükseldiği sektörlerden biri.
United Imaging Healthcare MR, CT ve PET cihazlarında küresel oyuncu hâline geldi.
Ama:
- Siemens
- GE Healthcare
- Philips
hâlâ üst segmentte çok güçlü.
Yine de fiyat avantajı nedeniyle Çin ciddi pazar payı alıyor.
6. Elektrikli araçlar ve batarya devrimi
Bu konuda Çin gerçekten dünyanın merkezine oturdu.
BYD bugün:
- batarya
- EV üretimi
- tedarik zinciri
- nadir toprak elementleri
alanlarında dev güç.
Tesla’nın piyasa değerindeki dalgalanmanın tek nedeni Çin değil:
- faizler
- rekabet
- marj düşüşü
- satış yavaşlaması da etkili.
Ama şu gerçek: Çin artık otomotivde “takip eden” değil, “oyunu belirleyen” ülke.
7. Oracle yerine OceanBase
Ant Group tarafından geliştirilen OceanBase özellikle yüksek işlem hacimli finansal sistemlerde başarılı.
Bu alan kritik çünkü:
- veri egemenliği
- yaptırım riski
- SWIFT benzeri bağımlılıklar ülkeleri yerli çözümlere yöneltiyor.
8. CAD ve endüstriyel yazılım
Burada Çin’in ilerlemesi gerçek.
Ancak:
- Siemens NX
- CATIA
- SolidWorks gibi Batı yazılımları hâlâ dünya standardı.
Çin’in hedefi: “yaptırım gelirse üretim durmasın.”
Yani mesele sadece maliyet değil: jeopolitik dayanıklılık.
9. Dolar yerine RMB
Bu en kritik maddelerden biri.
Chinese yuan kullanımının arttığı doğru.
Özellikle:
- Rusya
- İran
- Körfez
- BRICS hattı
dolar bağımlılığını azaltmaya çalışıyor.
Ama gerçek tablo:
- Küresel rezervlerin çoğu hâlâ dolar.
- SWIFT sistemi hâlâ dominant.
- ABD tahvil piyasası hâlâ merkezde.
Yani: “Dolar çöktü” yanlış, ama “alternatif arayışı başladı” doğru.
10. GMO tohumları terk etti
Çin gıda güvenliğini stratejik konu olarak görüyor.
Yuan Longping hibrit pirinç çalışmalarıyla Çin için çok önemli bir figür.
Ama:
- Çin hâlâ büyük tarım ithalatçısı.
- Özellikle soya bağımlılığı sürüyor.
Tam bağımsızlık henüz yok.
11. Amerikan sosyal medyasını terk etti
Bu ifade yanıltıcı.
Çin zaten:
- X
- YouTube
gibi platformları uzun süredir engelliyor.
Onun yerine:
- Douyin
- Xiaohongshu
gibi kendi ekosistemini kurdu.
Bu dijital egemenlik modeli: “internetin parçalanması” trendinin önemli örneği.
12. Batı askeri teknolojisini terk etti
Çin savunma sanayisinde muazzam ilerledi.
Özellikle:
- hipersonik füze
- drone
- deniz gücü
- elektronik harp alanlarında.
Ancak ABD:
- uçak motorları
- denizaltılar
- küresel üs ağı
- savaş tecrübesi gibi alanlarda hâlâ büyük üstünlüğe sahip.
ASIL MESELE NE?
Bu metnin özeti aslında şu: Çin artık “dünyanın ucuz fabrikası” olmak istemiyor.
Hedef:
- teknoloji sahibi olmak
- finansal altyapıyı kontrol etmek
- enerji zincirini yönetmek
- dolar bağımlılığını azaltmak
- yaptırımlara dayanıklı sistem kurmak.
Bu nedenle Çin’in modeli artık: “Made in China” değil, “Controlled by China” aşamasına geçiyor.
BATI HEGEMONYASI ÇÖKÜYOR MU?
Bu kadar hızlı değil.
Ama dünya:
- tek kutuplu Amerikan sisteminden
- çok kutuplu teknoloji/finans rekabetine gidiyor.
Yeni mücadele:
- çip
- veri
- ödeme sistemi
- yapay zekâ
- enerji
- tedarik zinciri
- rezerv para üzerinden yaşanıyor.
Yani artık savaş sadece tankla değil:
- işletim sistemiyle,
- veri merkeziyle,
- batarya teknolojisiyle,
- ödeme altyapısıyla yapılıyor.
TÜRKİYE AÇISINDAN EN KRİTİK SORU
Türkiye hangi ekosisteme entegre olacak?
- ABD/NATO finans-teknoloji sistemi mi?
- Çin merkezli alternatif blok mu?
- Yoksa ikisi arasında denge mi?
Önümüzdeki 10 yılda:
- bankacılık,
- ödeme sistemleri,
- enerji,
- savunma,
- otomotiv,
- çip yatırımları bu tercihten doğrudan etkilenecek.
Gülbeyaz Gergün
ABD’nin Yeni Ortadoğu Planı: İsrail Merkezli Güvenlik ve Ticaret Koridoru
Yayınlanma:
1 hafta önce|
27/05/2026Yazan:
Gülbeyaz Gergün
ABD’nin bölge ülkelerine yaymaya çalıştığı ve kamuoyunda “İbrahim Anlaşmaları / Abraham Accords” olarak bilinen süreç, sadece İsrail ile diplomatik normalleşme anlaşması değildir. Aslında bu proje; Ortadoğu’nun güvenlik, enerji, ticaret, teknoloji ve askeri mimarisini yeniden kurma planıdır. Özünde ise İsrail’in bölgesel meşruiyetini kalıcı hale getirmek ve İran eksenli dengeyi kırmak vardır.
Abraham (İbrahim) Anlaşmaları Nedir?
2020’de ABD arabuluculuğunda başlayan süreçte;
- Birleşik Arap Emirliği
- Bahreyn
- Fas
- Sudan
İsrail ile diplomatik ilişki kurdu veya normalleşme anlaşması yaptı. Daha sonra süreç; Saudi Arabia, Qatar, Türkiye, Pakistan gibi ülkelere doğru genişletilmeye çalışıldı.
ABD açısından hedef yalnızca “barış” değildir.
Asıl hedefler:
- İsrail’in bölgesel izolasyonunu bitirmek
- İran’a karşı ortak blok oluşturmak
- Çin’in Kuşak-Yol etkisini sınırlamak
- Rusya’nın Ortadoğu etkisini azaltmak
- Enerji ve ticaret koridorlarını İsrail merkezli yeniden şekillendirmek
- Körfez sermayesini İsrail teknolojisi ile entegre etmek
- Ortadoğu’da ABD maliyetini düşürüp “yerel ortaklı güvenlik sistemi” kurmak olarak görülüyor.
Bu anlaşmalar gerçekte neleri kapsıyor?
1. Diplomatik Normalleşme
- Büyükelçilik açılması
- Resmi ilişkiler
- Vize ve uçuş anlaşmaları
- Turizm ve ticaret
2. Güvenlik ve İstihbarat İşbirliği
Asıl kritik bölüm burasıdır.
- Ortak hava savunma sistemi
- İran füze/dron tehdidine karşı entegrasyon
- İsrail teknolojilerinin Körfez’e satılması
- Siber güvenlik paylaşımı
- İstihbarat koordinasyonu
Birçok uzman bu yapıyı “Ortadoğu NATO’su” olarak tanımlıyor.
3. Enerji ve Ticaret Koridorları
Projelerin temelinde şu düşünce var:
Körfez petrolü + İsrail teknolojisi + Hindistan üretimi + ABD güvenlik şemsiyesi
Bu nedenle:
- Hindistan-Ortadoğu-Avrupa koridorları,
- liman projeleri,
- demiryolu hatları,
- enerji boru hatları,
- veri merkezleri,
- finans merkezleri
bu planın parçası olarak görülüyor.
İsrail’in Doğu Akdeniz enerji merkezi yapılması hedefleniyor.
4. Filistin Meselesinin İkinci Plana İtilmesi
En tartışmalı boyut budur.
Eskiden Arap dünyasının temel yaklaşımı: “Önce Filistin sorunu çözülsün, sonra İsrail tanınsın.”
Abraham süreci ise bunu tersine çevirdi: “Önce İsrail ile normalleşelim, Filistin sonra konuşulur.”
Bu nedenle çok ciddi toplumsal tepki oluşuyor. Özellikle Gazze savaşları sonrası kamuoyu baskısı arttı.
ABD niçin şimdi hızlandırmak istiyor?
2025-2026 İran-İsrail gerilimi ve savaş riski sonrası Washington şu sonucu gördü:
- ABD artık bölgeyi tek başına yönetemiyor
- İran tamamen çökmedi
- Körfez ülkeleri ABD korumasına eskisi kadar güvenmiyor
- Çin ekonomik olarak çok güçlendi
- Rusya bölgesel nüfuzunu sürdürüyor
Bu nedenle ABD:
- İsrail’i merkeze koyan,
- Arap sermayesini entegre eden,
- İran’ı çevreleyen,
- Çin’i sınırlayan
yeni bölgesel mimari kurmaya çalışıyor.
Kazanan Ülkeler Kimler Olabilir?
1. İsrail
En büyük stratejik kazanan.
Kazanımları:
- Bölgesel meşruiyet
- Yeni pazarlar
- Körfez sermayesi
- Güvenlik işbirliği
- İran’a karşı geniş cephe
- Enerji ve lojistik merkez olma şansı
İsrail için bu süreç, 1948 sonrası en büyük diplomatik dönüşümlerden biri olarak görülüyor.
2. Birleşik Arap Emirliği
Büyük ekonomik kazanç hedefliyor.
Özellikle:
- teknoloji,
- yapay zekâ,
- savunma sanayi,
- finans,
- siber güvenlik,
- turizm
alanlarında İsrail ile entegrasyon kuruyor.
Dubai’nin bölgesel finans merkezi rolünü güçlendirme hedefi var.
3. Suudi Arabistan
Henüz tam katılmadı ancak süreçte kilit ülke.
Sudi Arabistan:
- ABD’den güvenlik garantisi,
- gelişmiş silah sistemleri,
- nükleer teknoloji,
- yatırım avantajları
karşılığında normalleşmeye yaklaşabilir.
Ancak Filistin konusu nedeniyle içeride büyük toplumsal risk taşıyor.
4. Hindistan
Sessiz kazananlardan biri olabilir.
Çünkü:
- Körfez bağlantısı güçlenir
- Avrupa ticaret koridoru açılır
- Çin’e alternatif lojistik rota oluşur
Kaybedebilecek Ülkeler ve Yapılar
1. İran
En büyük jeopolitik baskı altında kalabilecek ülke.
Çünkü:
- çevrelenme riski artıyor
- Körfez’de yalnızlaşma ihtimali oluşuyor
- İsrail-Arap güvenlik ağı genişliyor
Bu nedenle İran bu süreci “anti-İran bloklaşması” olarak görüyor.
2. Filistin Yönetimi ve Hamas
En büyük siyasi kaybedenlerden biri olabilir.
Çünkü:
- Arap ülkelerinin önceliği değişiyor
- Filistin meselesi ikinci plana düşüyor
- ekonomik ve diplomatik baskı artıyor
Bu durum Gazze savaşları sonrası ciddi toplumsal kırılma yarattı.
3. Türkiye
Türkiye açısından tablo karmaşık.
Olası avantajlar:
- Bölgesel ticaret entegrasyonu
- Enerji projeleri
- Körfez sermayesi ile yeni işbirliği
- ABD ile ilişkileri yumuşatma fırsatı
Riskler:
- İsrail merkezli yeni enerji haritasında dışlanma
- Doğu Akdeniz’de denge kaybı
- Filistin konusunda iç kamuoyu baskısı
- İran ile denge siyasetinin zorlaşması
Türkiye’nin bu süreçte tamamen karşıt değil ama “temkinli denge” politikası izlediği görülüyor.
Bu plan başarılı olur mu?
En büyük sorun:
- halkların önemli bölümünün İsrail’e tepkili olması
- Gazze savaşlarının yarattığı öfke
- İran faktörü
- mezhep ve jeopolitik rekabetler
Devlet elitleri ile halk arasında ciddi görüş farkı bulunuyor.
Bu nedenle anlaşmalar:
- ekonomik olarak ilerleyebilir,
- güvenlik alanında derinleşebilir,
- fakat toplumsal meşruiyet sorunu yaşayabilir.
Özetle
Abraham / İbrahim Anlaşmaları:
- sadece “barış anlaşması” değil,
- Ortadoğu’nun yeni ekonomik ve askeri düzen projesidir.
Merkezinde:
- İsrail’in korunması,
- İran’ın dengelenmesi,
- Çin-Rusya etkisinin sınırlandırılması,
- enerji ve ticaret koridorlarının yeniden kurulması vardır.
Kazananlar:
- İsrail
- Körfez finans merkezleri
- ABD savunma-sanayi sistemi
- Hindistan merkezli yeni ticaret koridorları
Risk yaşayanlar:
- İran
- Filistin hareketleri
- bölgesel denge siyaseti yürüten ülkeler
- halk baskısı yüksek Arap yönetimleri olabilir.
GÜNCEL
Medeni Kanundan Siyasete: “Mutlak Butlan” CHP’ye Nasıl Uygulandı?
CHP’de “Mutlak Butlan” Depremi: 3 Yıl Sonra Yönetim Nasıl Düştü? Türkiye Siyasetinde Bir İlk: Mahkeme Kararıyla Parti Yönetimi Değişti… Kurultay İptali Krizi: CHP’de Hukuk mu, Siyaset mi Kazandı? CHP Kararında Son Sözü Kim Söyleyecek? Yargıtay, AYM ve AİHM Süreci…
Yayınlanma:
1 hafta önce|
26/05/2026Yazan:
BankaVitrini
CHP’de yaşanan “mutlak butlan” krizi, Türkiye siyasi tarihinin en sıra dışı hukuk-siyaset krizlerinden biri haline geldi. Çünkü ilk kez büyük bir siyasi partinin kurultayı, Medeni Hukuk’taki “kesin hükümsüzlük” kavramı üzerinden tartışmaya açıldı.
“Mutlak Butlan” Ne Demek?
“Mutlak butlan”, bir hukuki işlemin daha doğduğu anda ağır hukuka aykırılık taşıdığı için baştan itibaren geçersiz sayılması anlamına gelir. Yani hukuk açısından “hiç doğmamış” kabul edilir. Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Hukuku’nda sık kullanılan bu kavram; irade fesadı, emredici hukuk kurallarına aykırılık, kamu düzeninin ihlali gibi durumlarda uygulanır.
Normalde bu kavram daha çok:
- evlilik işlemleri,
- şirket genel kurulları,
- dernek-vakıf kararları,
- ticari işlemler
için kullanılırdı.
CHP davasıyla birlikte ilk kez bu kadar güçlü biçimde bir siyasi parti kurultayına uygulanması tartışması ortaya çıktı. Çünkü siyasi partiler özel hukuk tüzel kişisi sayılsa da aynı zamanda anayasal kurum niteliği taşıyor. Bu nedenle “Medeni Kanun mantığı siyasi partilere uygulanabilir mi?” sorusu hukukun merkezine oturdu.
Süreç Nasıl Başladı? Kronolojik Özet
1. 4-5 Kasım 2023 Kurultayı
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı yapıldı.
Kurultayda:
- Özgür Özel genel başkan seçildi.
- Kemal Kılıçdaroğlu seçimleri kaybetti.
Ancak kurultayın hemen ardından:
- bazı delegelerin yönlendirildiği,
- oy karşılığı menfaat sağlandığı,
- para dağıtıldığı,
- siyasi vaatlerde bulunulduğu
iddiaları ortaya atıldı.
2. İl Kongreleri de Tartışmaya Açıldı
Dava sadece genel kurultayla sınırlı kalmadı.
Özellikle:
- İstanbul İl Kongresi,
- bazı delegasyon seçimleri,
- liste süreçleri
mahkemeye taşındı.
Davacılar şunu savundu: “Delege iradesi sakatlanmıştır.”
Yani delegelerin özgür iradesiyle oy kullanmadığı iddia edildi.
3. Asliye Hukuk Süreci
İlk derece mahkemesinde dava görüldü.
İlk aşamada:
- bazı talepler reddedildi,
- bazıları usul yönünden değerlendirildi.
Ancak dosya daha sonra istinafa taşındı.
4. 2025-2026 Döneminde “Mutlak Butlan” Tartışması Büyüdü
2025 boyunca:
- hukukçular,
- siyasetçiler,
- eski yargı mensupları
şu soruyu tartıştı: “Bir siyasi partinin kurultayı mutlak butlanla iptal edilebilir mi?”
Bir görüş: “Siyasi Partiler Kanunu buna izin vermez” dedi.
Diğer görüş: “Siyasi partiler de hukuk tüzel kişisidir; ağır usulsüzlük varsa butlan uygulanabilir” görüşünü savundu.
Mahkeme Neye Karar Verdi?
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, 2026 Mayıs ayında kritik karar verdi.
Kararda:
- 38. Olağan Kurultay’ın mutlak butlanla sakat olduğu,
- yani baştan itibaren geçersiz sayıldığı,
- sonrasında yapılan olağan ve olağanüstü kurultayların da iptal edildiği belirtildi.
Mahkeme ayrıca:
- mevcut yönetimin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına,
- kurultay öncesi yönetimin göreve dönmesine hükmetti.
Peki “3 Yıl Sonra Nasıl Görevden Alındılar?”
Asıl kritik nokta bu.
Çünkü mahkeme: “Kurultay en başından itibaren yok hükmündedir” yorumu yaptı.
Bu nedenle hukuk tekniğinde şöyle bir sonuç doğdu:
Eğer işlem “mutlak butlan” ise:
- süre işlemez,
- işlem sonradan meşrulaşmaz,
- aradan zaman geçmesi geçersizliği ortadan kaldırmaz.
Yani mahkeme: “Bu yönetim aslında hukuken hiç doğmamıştı” mantığıyla hareket etti.
İtirazlar Neden Yapılıyor?
Karara yönelik çok ciddi hukuki itirazlar var.
1. “Siyasi Partiler Kanunu’nda Butlan Yok” İtirazı
Muhalif hukukçular diyor ki:
- Siyasi partiler özel statülüdür.
- Parti kurultayları Medeni Kanun’daki şirket genel kurulu gibi değerlendirilemez.
- Siyasi Partiler Kanunu’nda “mutlak butlan” açıkça düzenlenmemiştir.
Bu yüzden kararın “kanuni dayanağının zayıf olduğu” savunuluyor.
2. “İstinaf Mahkemesi Bu Kararı Veremezdi” İtirazı
En büyük tartışmalardan biri de bu.
Eleştirilere göre:
- istinaf mahkemesi,
- ilk derece mahkemesi gibi davranarak,
- yönetim değişikliği doğuran tedbir kararı verdi.
Bazı hukukçular bunun:
- usule aykırı,
- yetki aşımı,
- içtihat çelişkisi olduğunu söylüyor.
3. “Demokrasiye Yargı Müdahalesi” Eleştirisi
Karşı çıkanlar ayrıca:
- milyonlarca seçmenin iradesinin,
- mahkeme yoluyla şekillendirildiğini,
- bunun siyasal alanı daralttığını savunuyor.
Kararı Savunanlar Ne Diyor?
Kararı savunan hukuk çevreleri ise:
- delegelerin iradesinin fesada uğratıldığını,
- seçim sürecinin demokratik olmadığını,
- kamu düzeninin ihlal edildiğini iddia ediyor.
Onlara göre: “Demokrasi sadece sandık değildir; temiz seçim süreci gerekir.”
Mahkeme de kararında:
- emredici hukuk kurallarına aykırılık,
- delege iradesinin sakatlanması,
- usulsüzlük iddiaları üzerinde durdu.
Son Kararı Kim Verecek?
Şu an hukuki süreç tam anlamıyla bitmiş değil.
Muhtemel aşamalar:
- Bölge Adliye Mahkemesi süreci
- Yargıtay incelemesi
- Gerekirse Anayasa Mahkemesi başvurusu
- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi süreci
özellikle:
- siyasi örgütlenme hakkı,
- seçme-seçilme hakkı,
- parti içi demokrasi başlıklarında yeni tartışmalar doğurabilir.
Nihai anlamda iç hukukta son sözü büyük ölçüde Yargıtay söyleyecek gibi görünüyor.
Ancak konu anayasal hak boyutuna taşınırsa: Anayasa Mahkemesi ve ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi sürece dahil olabilir.
Bu Karar Neden Tarihi?
Çünkü Türkiye’de ilk kez:
- bir ana muhalefet partisinin kurultayı,
- “mutlak butlan” kavramıyla,
- geriye etkili biçimde yok sayıldı.
Bu nedenle karar:
- sadece CHP meselesi değil,
- Türkiye’de siyasi partilerin hukuk statüsü,
- yargının siyasal alana müdahalesi,
- parti içi demokrasi,
- seçim meşruiyeti açısından da emsal niteliği taşıyan tarihi bir kırılma olarak değerlendiriliyor.
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
KATEGORİLER
- ALTIN – DÖVİZ – KRIPTO PARA (1.022)
- BANKA ANALİZLERİ (151)
- BANKA HABERLERİ (3.576)
- BASINDA BİZ (67)
- BORSA (559)
- CEO PERFORMANSLARI (39)
- EKONOMİ (2.973)
- GÜNCEL (4.403)
- GÜNDEM (3.549)
- RÖPORTAJLAR (47)
- SİGORTA (146)
- ŞİRKETLER (2.669)
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK (575)
- VİDEO Vitrini (19)
- YAZARLAR (1.415)
- AI-BankaVitrini (28)
- Ali Coşkun (55)
- Arif Öztan (7)
- Ayşe Muzaffer Sunguroğlu (7)
- Cengiz KILIÇ (9)
- Dr. Abbas Karakaya (73)
- Erden Armağan Er (46)
- Erol Taşdelen (795)
- Gizem Taşdelen (5)
- Gülbeyaz Gergün (106)
- Kemal Emirhan Mendi (1)
- Murat Şenol (26)
- Mustafa Akpınar (51)
- Onur ÇELİK (49)
- Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz (90)
- Serhat Can (11)
- Süleyman Çembertaş (18)
- Tungay Dere (19)
- Uğur Durak (33)
- Zuhal KARABULUT (5)
YAZARLAR
ALTIN – DÖVİZ
KRİPTO PARA PİYASASI
X
- Resmi Gazete'de bugün (04.06.2026) 03/06/2026
- İran: Müzakerelerde somut bir ilerleme sağlanamadı 03/06/2026
- Fed'in Bej Kitap raporunda yüksek enflasyon vurgusu 03/06/2026
- Morgan Stanley ve UniCredit'ten ‘Warsh’ uyarısı 03/06/2026
- Bessent: Enflasyondaki yükseliş kısa vadeli olacak 03/06/2026
- Otokar, Automecanica'nın yüzde 96,77'sini devraldı 03/06/2026
- Trump Ankara'daki NATO zirvesine katılacak 03/06/2026
- ABD fabrika siparişlerinde 11 ayın en büyük artışı 03/06/2026
- ABD'de hizmet faaliyetleri toparlandı 03/06/2026
- ABD-İran geçici anlaşma görüşmelerindeki temel anlaşmazlık konuları 03/06/2026
SON YAZILAR
- SASA yatırımcısı neden öfkeli? PDT dönüşümü ve İbrahim M. Turhan tartışması 03/06/2026
- Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi 03/06/2026
- Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı 03/06/2026
- Bankalar çiftçiyi nasıl finanse ediyor? 02/06/2026
- Barış masası sallanıyor, piyasalar hâlâ diplomasiye şans tanıyor 02/06/2026
- Geleceğin Bankalarını Don Kişotlar mı Kuracak? 01/06/2026
- Matematiğin Prensi Gauss: Bankacılıktan Yapay Zekâya Uzanan Miras 31/05/2026
- Sanayide eleman krizi vasıfsız işçiye de sıçradı 30/05/2026
- Haziran–Ağustos’ta 2 trilyon TL borç servisi: Hazine büyük sınava giriyor 30/05/2026
- TURİZMDE ALARM ZİLLERİ: 1.500 OTEL SATIŞTA 29/05/2026
ARAMA
Popüler
-
GÜNCEL3 yıl önceZara Ve Mango’ya Üretim Yapın Tekstil Devi Konkordato Talep Etti
-
BANKA HABERLERİ3 yıl önceTCMB Başkanı için ismi geçen GAYE ERKAN First Republic Bank’tan ayrılma süreci
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceAKBANK çöktü : Dijital Bankacılık sorumlusu GMY CİVELEK ortada yok!
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceHSBC terbiyesizliği : “Sabancı alana “AKBANK bedava”
-
BANKA ANALİZLERİ4 yıl önceYILIN İLK YARISINDA İŞBANK RAKİPSİZ LİDER AKBANK SONUNCU SIRADAN KURTULAMIYOR
-
VİDEO Vitrini4 yıl önceGelişmekte olan ülkeler neden gelişmiş ülkelerden daha az borçlu
