CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, ekonomideki kötü gidişatın; Ziraat, Vakıf ve Halk bankalarının alacaklarına karşılılık el koyduğu gayrimenkul sayısına yansıdığını söyledi. Üç devlet bankasının el koyup Basın İlan Kurumu aracılığıyla ilan vererek satışa çıkardığı taşınmazların sayısının 3 bin 780’e ulaştığını söyleyen Sertel, “Görünen o ki halk fakirleşiyor, bankalar zenginleşiyor” dedi.
CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, devlet bankalarının icra yoluyla satışa çıkardığı taşınır ve taşınmaz malların büyük artış gösterdiğini söyledi. Kredilerde artış olduğunu ancak ekonomik durgunluktan dolayı ödemelerde aksaklıklar yaşandığını belirten Sertel, şöyle konuştu:
“Vatandaş kredi çekmiş ödeyememiş. Bankalar da ipoteklerini devreye alarak vatandaşın malına el koymuş. Ziraat Bankası’nda satılık bin 761, Halk Bankası’nda bin 459, Vakıfbank’ta da 560 olmak üzere devlet bankalarının satışa çıkardığı taşınmaz sayısı 3 bin 780’e ulaşmış. Ekonomimiz iyi diyenlerin önce icra dosyası sayısına sonra da icra yoluyla satılık taşınır, taşınmaz sayısına bakmasını tavsiye ediyorum. Görünen o ki halk fakirleşiyor, bankalar zenginleşiyor.”
ZİRAAT’TEN SATILIK TARLALAR
Çiftçiyi desteklemek için kurulan Ziraat Bankası’nda kurumsal kredilerin birinci sırada, bireysel kredilerin ikinci, tarımsal kredilerin ise üçüncü sırada yer aldığını söyleyen Sertel yazılı açıklamasında şunları kaydetti:
“Ziraat Bankası çiftçinin bankası olmaktan çıkarak tüpçünün, zenginin bankası konumuna düşmüş. Çiftçiye kredi verirken bin dereden su getiren Ziraat Bankası, tarlasına, traktörüne el koyarken affetmiyor. Ziraat Bankası’nın satılık ilanlarına baktığımızda 854 adet tarla olduğunu görüyoruz. Çiftçinin dostu olması gereken banka, çiftçinin ekip biçeceği tarlaya el koyuyor, çiftçiye üretimden el çektiriyor. Tarlasını, traktörünü alarak onu ekemez, biçemez hale getiriyor. Bu mudur çiftçiyi desteklemek? Elinde en fazla taşınmaz olan banka Ziraat Bankası. 10 apartman, 402 konut, 375 işyeri ve ticari işletme, 107 muhtelif arsa ve 854 tarla olmak üzere toplamda bin 761 taşınmazı satılığa çıkarmış.”
MARDİN İLK SIRADA
Ziraat Bankası’nın satışa çıkardığı taşınmazların il bazında 180 adet ile Mardin’in birinci sırayı aldığını açıklayan Sertel, 179 adetle Konya’nın ikinci, 107 adetle Şanlıurfa’nın üçüncü, 59 adetle Mersin’in dördüncü, 42 adetle Kilis’in beşinci, 41 adetle de Kahramanmaraş’ın altıncı sırada yer aldığını söyledi.
HALK BANKASI’NDAN BAĞLAR, BAHÇELER
Halk Bankası’nın ilan yoluyla satışa çıkardığı taşınmaz sayısının bin 459 adet olduğunu belirten Sertel, şu bilgileri verdi:
“Halk Bankası bugün itibarıyla 630 konut, 561 işyeri, 124 arsa, 140 tarla, bağ, bahçe, 3 besi çiftliği ve ahır, 1 adet de turistik tesis olmak üzere bin 459 taşınmaz satıyor. Adet bazında en çok satış yapılan il Trabzon. Trabzon’u Mardin, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Hatay takip ediyor. Tıpkı Ziraat Bankası gibi tarlalara el koyan Halk Bankası, bağ, bahçe yanında Mersin, Samsun ve Ankara’da besi çiftlikleri de satıyor. Çiftçinin elinden tarlasını, üreticinin elinden hayvanını alarak onları iyiden iyiye üretmez hale getiriyor.”
VAKIFBANK’TAN 50 ODALI OTEL
Devlet bankaları arasında 570 satılık ilanıyla Vakıfbank’ın son sırada yer aldığını anlatan CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, 419 konut, 113 işyeri, 38 adet de arsa olmak üzere Vakıfbank’ın toplam 570 adet taşınmaz sattığını açıkladı.
Sertel, “Vakıfbank’ın satılık ilanlarında da doğu illerinin ilk sıralarda yer alması dikkati çekiyor. Büyükşehirlerin yanı sıra Mardin’de 31 adet, Diyarbakır’da 34 adet, Batman’da ise 22 adet taşınmaz Vakıfbank tarafından satılıyor. Yine Vakıfbank Van’da 50 odalı bir otel, Adana’da besi çiftliği de satıyor” dedi.
ABD’nin yaptırım kararının ardından BDDK’dan kritik adım… Golden Global Yatırım Bankası’nın yüzde 99,98’lik payına ilişkin temettü dışındaki ortaklık hakları TMSF tarafından kullanılacak. TMSF, bankanın yönetim kuruluna da atama yaptı.
Türkiye bankacılık sektöründe dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Golden Global Yatırım Bankası A.Ş.’nin yüzde 99,98 oranındaki payına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verildi.
Karar, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) 16 Eylül 2026 tarihli ve 11569 sayılı kararıyla alındı. BDDK, işlemin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 18. maddesinin 5. fıkrası kapsamında gerçekleştirildiğini açıkladı.
Üç ortağın yüzde 99,98’lik payı TMSF kontrolünde
BDDK kararında TMSF tarafından kullanılacak ortaklık hakları üç ana hissedarı kapsıyor.
Ortak
Pay
Emir Kaya
%53,98
Salih Berberoğlu
%32,00
Recep Kaba
%14,00
Toplam
%99,98
Dolayısıyla karar, bankanın neredeyse tamamını temsil eden ortaklık paylarının temettü dışındaki ortaklık haklarının TMSF tarafından kullanılmasını öngörüyor.
Burada hukuki açıdan önemli bir ayrıntı bulunuyor: Kamuoyunda “TMSF bankaya el koydu” şeklinde ifade edilse de BDDK’nın resmi kararındaki teknik ifade, hisselerin temettü dışındaki ortaklık haklarının TMSF tarafından kullanılmasına karar verilmesi şeklinde.
TMSF yönetim kuruluna da atama yaptı
BDDK kararının ardından süreç bir adım daha ilerledi. TMSF, 17 Eylül 2026 tarihli Fon Kurulu kararıyla Golden Global Yatırım Bankası’nın yönetim kuruluna atamalar gerçekleştirdi. Böylece TMSF’nin sadece ortaklık haklarını kullanması değil, bu hakların kullanılması doğrultusunda bankanın yönetim yapısında da fiili bir değişiklik yapılmış oldu.
Bu gelişme, Golden Global açısından yönetim ve ortaklık yapısında önemli bir dönüm noktası niteliğinde.
Sürecin arkasında ABD yaptırımı var
Golden Global’deki gelişmenin hemen öncesinde ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı OFAC, 4 Eylül 2026 tarihinde Golden Global Yatırım Bankası ile iki bağlı kuruluşunu yaptırım listesine almıştı.
Yaptırım kapsamına;
Golden Global Yatırım Bankası,
Golden Global Portföy Yönetimi,
Golden Global Varlık Kiralama alındı.
ABD makamları, kuruluşların İran bağlantılı finansal işlemleri kolaylaştırdığını ve Çin-İran arasındaki bazı finansal akışlarda rol oynadığını ileri sürdü.
Reuters’ın aktardığına göre ABD Hazine Bakanlığı, bankanın İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü ile bağlantılı finansal işlemlerin kolaylaştırılmasında rol oynadığını iddia etti. Golden Global ise suçlamaları reddederek yaptırım kararına konu edilen kişi ve kuruluşların müşterileri olmadığını ve söz konusu taraflarla doğrudan veya dolaylı işlem ilişkisi bulunmadığını açıkladı.
Golden Global ne demişti?
Banka, 4 Eylül’deki gelişmenin ardından kamuoyuna yaptığı açıklamada OFAC’ın iddialarını kabul etmediğini belirtti. Banka ayrıca yaptırım kararında adı geçen kişi ve kuruluşlarla müşteri ilişkisi bulunmadığını ve bu taraflarla herhangi bir işlem gerçekleştirmediğini açıkladı.
Dolayısıyla ABD’nin iddiaları ile bankanın savunması birbirinden ayrı değerlendirilmesi gereken hususlar olarak ortaya çıkıyor.
Neden önemli?
Golden Global dosyasını önemli hale getiren temel unsur, ABD’nin finansal yaptırımı ile Türkiye’deki bankacılık otoritesinin aldığı kararın kısa bir zaman aralığında gerçekleşmesi.
Ortaya çıkan kronoloji şöyle:
4 Eylül 2026
ABD Hazine Bakanlığı/OFAC, Golden Global ve iki bağlı kuruluşunu yaptırım listesine aldı.
16 Eylül 2026
BDDK, bankanın üç büyük ortağına ait toplam %99,98 oranındaki paylara ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının TMSF tarafından kullanılmasına karar verdi.
17 Eylül 2026
TMSF, bankanın yönetim kuruluna atamalar yaptı.
Bu nedenle Golden Global dosyası yalnızca bir banka ortaklık değişikliği olarak değil, uluslararası yaptırım riski ile ulusal bankacılık denetiminin kesiştiği bir vaka olarak da dikkat çekiyor.
Türkiye İş Bankası, takipteki krediler portföyünde yer alan 3 milyar 801 milyon 142 bin 529 TL tutarındaki alacağını, 627 milyon 850 bin TL bedelle 8 varlık yönetim şirketine devretti. Satışta bankanın tahsilat beklentisi ile alacağın nominal değeri arasındaki fark dikkat çekti.
Türkiye İş Bankası, tahsili gecikmiş alacak portföyündeki bir başka büyük satışı daha gerçekleştirdi. Bankanın Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamaya göre, yapılan ihaleler sonucunda 3 milyar 801 milyon 142 bin 529 TL tutarındaki takipteki alacak portföyü, 627 milyon 850 bin TL satış bedeli karşılığında varlık yönetim şirketlerine devredildi. Satış bedelinin nakden tahsil edildiği bildirildi.
8 varlık yönetim şirketi aldı
Satış kapsamında söz konusu alacaklar;
Dünya Varlık Yönetim A.Ş.
Novatra Varlık Yönetim A.Ş.
Gelecek Varlık Yönetim A.Ş.
Emir Varlık Yönetim A.Ş.
Birikim Varlık Yönetim A.Ş.
Ortak Varlık Yönetim A.Ş.
Sümer Varlık Yönetim A.Ş.
Birleşim Varlık Yönetim A.Ş.
olmak üzere toplam 8 varlık yönetim şirketine devredildi.
3,8 milyar TL’lik alacak 627,8 milyon TL’ye satıldı
Satışın en dikkat çekici tarafı, alacağın nominal tutarı ile satış bedeli arasındaki yüksek fark oldu.
3,801 milyar TL nominal alacak → 627,85 milyon TL satış bedeli
Buna göre varlık yönetim şirketlerinin ödediği bedel, nominal alacağın yaklaşık %16,5’i seviyesinde bulunuyor. Başka bir ifadeyle portföy, nominal değer üzerinden yaklaşık %83,5 iskonto ile devredilmiş oldu.
Ancak burada önemli bir ayrıntı bulunuyor: Bu oran, bankanın alacağı için daha önce bilançoda ayırdığı karşılıklar ve söz konusu portföyün gerçek tahsilat potansiyeli dikkate alınmadan doğrudan “bankanın zararı” şeklinde yorumlanmamalı.
Çünkü takipteki alacak satışlarında nominal alacak tutarı ile bankanın bilançosundaki net taşıma değeri aynı şey değildir.
İş Bankası 2026’da takipteki alacak satışlarını artırıyor
Bu satış, İş Bankası’nın 2026 yılı içerisindeki tahsili gecikmiş alacak satışları açısından da dikkat çekici.
Banka mart ayında 3 milyar 776,2 milyon TL tutarındaki takipteki alacağını 671 milyon TL bedelle beş varlık yönetim şirketine devretmişti.
Haziran ayında ise 3 milyar 936 milyon TL tutarındaki başka bir portföy 727,1 milyon TL bedelle dokuz varlık yönetim şirketine satılmıştı.
Eylül ayındaki son satış da eklendiğinde, yalnızca bu üç işlemde İş Bankası’nın satışa konu ettiği takipteki alacakların nominal büyüklüğü yaklaşık 11,51 milyar TL, toplam satış bedeli ise yaklaşık 2,03 milyar TL seviyesine ulaşıyor.
Bu üç işlemin ortalama satış oranı yaklaşık %17,6 seviyesinde bulunuyor.
Garanti Bankası, toplam 3 milyar 14,2 milyon TL tutarındaki takipteki kredi alacağını, 449 milyon TL bedelle dört varlık yönetim şirketine devretti. Satış, bankanın tahsili gecikmiş alacak portföylerini bilanço dışına çıkararak tahsilat sürecini uzman varlık yönetim şirketlerine devretme stratejisinin dikkat çekici örneklerinden biri oldu.
Garanti Bankası tarafından yapılan bildirimde, 17-24 Ağustos 2026 tarihleri arasında altı ayrı portföy halinde toplam 3.014.176.843,77 TL anapara ve akdi faiz bakiyesine sahip takipteki alacakların toplam 449 milyon TL bedelle satıldığı belirtildi.
Dört şirket, altı ayrı portföy
Satışta dört farklı varlık yönetim şirketi yer aldı:
Tarih
Varlık Yönetim Şirketi
Takipteki alacak bakiyesi
Satış bedeli
17 Ağustos
Gelecek Varlık Yönetim A.Ş.
314,36 milyon TL
66 milyon TL
18 Ağustos
Novatra Varlık Yönetim A.Ş.
344,51 milyon TL
70 milyon TL
19 Ağustos
Novatra Varlık Yönetim A.Ş.
748,22 milyon TL
74 milyon TL
20 Ağustos
Gelecek Varlık Yönetim A.Ş.
406,60 milyon TL
78 milyon TL
21 Ağustos
Birikim Varlık Yönetim A.Ş.
684,40 milyon TL
93 milyon TL
24 Ağustos
İstanbul Varlık Yönetim A.Ş.
516,08 milyon TL
68 milyon TL
Toplam
4 şirket
3.014,18 milyon TL
449 milyon TL
Kaynak bildirimde, portföylerde kredi, kredi kartı, destek kredisi, çek hesabı, taksitli kredi, kredili mevduat hesabı ve bunlara bağlı diğer alacakların yanı sıra tahsili gecikmiş alacak faizlerinin de bulunduğu ifade ediliyor.
3 milyar TL’lik alacağın sadece %14,9’u ödendi
Satış rakamının en dikkat çekici tarafı, 449 milyon TL’lik satış bedelinin 3,014 milyar TL’lik brüt alacak bakiyesine oranı.
449 milyon / 3.014,18 milyon = %14,9
Başka bir ifadeyle Garanti Bankası’nın takipteki alacak portföyünün nominal/anapara+akdi faiz bakiyesi üzerinden yaklaşık %85,1’lik kısmı satış bedeline yansımamış durumda.
Ancak burada önemli bir ayrım var: Bu oran, bankanın alacağının %85 zarar yazdığı anlamına gelmez.
Çünkü satış bedeli ile alacağın muhasebe değerinin karşılaştırılabilmesi için bankanın söz konusu krediler için daha önce ayırdığı özel karşılıkların bilinmesi gerekiyor. Takipteki alacak satışlarında bankalar genellikle geçmiş dönemlerde önemli karşılıklar ayırmış olduğundan, satışın gerçek bilanço kâr/zarar etkisi yalnızca 3,014 milyar TL ile 449 milyon TL arasındaki farktan hesaplanamaz.
En büyük portföy Novatra’ya
Satışın en büyük bölümünü Novatra Varlık Yönetim A.Ş. aldı.
Novatra’ya iki ayrı portföy halinde:
344,5 milyon TL
748,2 milyon TL
olmak üzere toplam 1,0927 milyar TL takipteki alacak devredildi.
Bunun karşılığında toplam 144 milyon TL ödeme yapıldı.
Böylece Novatra’nın aldığı iki portföyün satış bedeli, brüt alacak bakiyesinin yaklaşık %13,2’sine denk geliyor.
Gelecek Varlık ise iki portföyde toplam yaklaşık 721 milyon TL alacağı 144 milyon TL bedelle aldı.
Birikim Varlık’ın aldığı portföy 684,4 milyon TL, satış bedeli 93 milyon TL; İstanbul Varlık’ın aldığı portföy ise 516,1 milyon TL, satış bedeli 68 milyon TL oldu.