BANKA ANALİZLERİ
T. İŞ BANKASI, GARANTİ BBVA, YKB, AKBANK üçüncü çeyrekte ne yaptı
Erol TAŞDELEN, BDDK Bankacılık sektör verileri ve dört büyük bankanın 2020 üçüncü çeyrek Mali verileri ile Faaliyet Raporlarını inceleyerek, 2020 bankalar özelinde, sektörün durum analizini yaptı.
Yayınlanma:
6 yıl önce|
Yazan:
Erol Taşdelen
BDDK verilerine göre baktığımızda, 2020 üçüncü çeyrek Bankacılık sektörünün Toplam Varlıkları 6 Trilyon TL, Bankacılık sektör Aktif büyüklüğünün % 33’ünü 4 büyük banka ( T. İŞ BANKASI, GARANTİ BBVA, YKB, AKBANK ) oluşturuyor. Katılım ve Kamu Bankaları arındırılınca bu dört büyük banka 2 Trilyon TL Toplam Varlıkları ile sektörün % 60‘lık büyüklüğünü temsil ediyor. Dolayısı ile bu dört bankanın uyguladığı strateji aynı zamanda o dönem ve yılı sektörün de nasıl geçireceği ile yakından ilgili. Dört banka Sektördeki Nakdi Kredilerin 1,2 Trilyon TL ile % 34,4’lük paya sahipken; Mevduatın 1,2 Trilyon TL ile % 35,6 ve Gayri Nakdi Kredilerin 340 milyar TL ile % 35’lik kısmını oluşturuyor. Özetle, sektörün üçte birini bu dört banka temsil ediyor, ayrıcalıkları ve önemleri de buradan geliyor.

Öncelikle, sektör olarak 2020 üçüncü çeyrekte neler yaptığını daha rahat görülebilmesi izin özet tabloyu ile başlayalım. Tabloda da görüldüğü gibi 2020 üçüncü çeyrekte Sektör Aktif Büyüklüğünü (Varlıklarını) % 33,7 büyüttü; Krediler % 33,9; Mevduat % 34,2 büyüdü. ( Sektör yılık ilk yarısında Aktif Büyüklüğünü % 19,2; Kredilerini % 22,6 Mevduatını % 19,2 artırabildiği dikkate alındığında yılın üçüncü çeyreğinde büyüme hızının arttığı görülmekte ). Hiç kuşkusuz bu bilanço büyümesinde BDDK’nın bankalara sunduğu Aktif Rasyosu (AR) kuralının zorlayıcı / itici etkisi oldu. Sektör bu büyümelerin de etkisi ile son dönemlerin rekor kar artışına imza attı ve Net Karlılık 2019 üçüncü çeyreğine göre %28,7 arttı.
Kısa özetten sonra bu değerlendirdiğimiz dört bankanın ( T. İŞ BANKASI, GARANTİ BBVA, YKB, AKBANK ) kendi iç sunumlarında da yaptıkları gibi karşılaştırmalarına geçelim, dönemi nasıl geçirmişler yakından bakalım.
Aktif Büyüklükte İŞ BANKASI her zamanki gibi zirvede ve rakipsiz kaldı
Yıllardır Aktif büyüklükte zirveyi bırakmayan İŞ BANKASI takipçileri ile arayı açarak büyümeye devam ediyor. 2020 üçüncü çeyreğinde 129 milyar TL hacimsel büyüme ve % 27,6’lık büyüme oranı ile ilk sırada yer aldı. 2020’de İŞ BANKASI aynı zamanda yılın ilk yarısında Yerli Özel ve Yabancı bankalar arasında 500 milyar TL Aktif büyüklüğünü aşan ilk banka olmuştu Aktif büyüklükte Garanti BBVA 479 milyar TL büyüklük ile 2. Sırada yer alırken, 468 milyar TL büyüklük ile YKB 3. Sırada yer aldı. AKBANK ise Aktif büyüklükte 453 milyar TL ile son sırada yer aldı. AKBANK’ın geçmiş yıllarda yer aldığı üst sıralardaki yerini tekrar alabilmek için stratejiler hazırlarken % 25,8’lik büyümeye rağmen bu çabasının üst sıralara çıkmak için yeterli gelmediği görüldü.

Nakdi kredilerde İŞ BANKASI Piyasada olmanın rahatlığı içinde yine zirvede
İŞ BANKASI Nakdi Kredilerde zirvedeki yerini korumaya devam etti. Piyasaya verdiği destek ile 2019 sonundaki 289 milyar TL’Lık kredi hacmini 75 milyar TL artırarak 364 milyar TL’ye taşırken büyüme oranı da % 25,9 ile en fazla oranda artıran banka da oldu. GARANTİ BBVA Kredilerini 63 milyar TL hacimsel, % 25,2 büyüterek 314 milyar TL Kredi hacmi ile 2. Sıradaki yerini de korudu. YKB 53,5 milyar TL hacimsel, % 22,2 büyüme ile 3. Sırada yer alırken; AKBANK 18 milyar TL Kredilerini büyütmesi ile son sırada yer almaktan kurtulamadı gibi rekabetten oldukça uzak kaldı.

Mevduatın tercihi İŞBANK oldu
İŞBANK yılın üçüncü çeyreğinde Mevduatta izlediği büyüme Stratejisi ile artış Hacminde de, artış oranında da en yüksek artış ile ilk sıradaki yerini koruduğu gibi sıralamada arayı da açık ara açmış oldu. İŞBANK yılın ilk yarısında Mevduatını 76 milyar TL artırarak 372 milyar TL düzeyine taşırken % 25,9’lük bir büyüme gösterdi. Garanti BBBVA % 24,1’lik artış ile Mevduatını 309 milyar TL’ye yükseltirken; AKBANK 269 milyar TL düzeyine ulaşırken, YKB 264 milyar TL Mevduat hacmine ulaştı.

Gayri Nakdi Kredilerde İŞBANK farkı açtı
Nakdi Kredilerde olduğu gibi Gayri Nakdi Kredilerde de İŞ BANKASI Hacimsel olarak açık ara ilk sırada yerini koruduğu gibi rekabette ciddi bir fark attı. Yıllardır Dış Ticaret firmalarına öncelik ve ayrıcalıklı hizmet veren İŞ BANKASI durgunluğa rağmen Akreditif Kredilerde ( %27,8 ) ve toplam Gayri Nakdi Kredilerinde ( % 29,2 ) ciddi artışlar yaptı. Bunu yaparken bankanın Rekabetten yeni müşteriler kazandığını tahmin temek zor değil. 2019 sonunda 92,9 milyar TL olan Gayri Nakdi Kredilerini % 29,2 artırarak 120 milyar TL düzeyine çıkardı. Gayri Nakdi Kredilerde İŞBANK arkasında 102 milyar TL kredi hacmi ile YKB yer alırken Garanti BBVA 71 milyar TL ile hacimsel yerlerini korurken AKBANK 48 milyar TL Gayri Nakdi kredi ile son sırada yer aldı. Yılın ilk yarısında dört banka arasında Gayri Nakdi Kredileri düşen tek banka olan AKBANK, üçüncü çeyrekteki atağı ile kayıplarının bir kısmını yerine koymayı başardığı görülüyor.

İŞBANK Net Faiz gelirlerinde ilk sırada yer aldı
İŞ BANKASI Net Faiz Gelirini % 32,1 yükselterek en fazla artış oranını yakaladı. Aynı zamanda 18,7 milyar TL ile en yüksek Net Faiz geliri de yakaladı. Garanti BBVA 17,2 milyar TL ile ikinci sırada yer alırken, AKBANK % 29’luk artışa rağmen 14,9 milyar TL düzeyinde kaldı, YKB’nin geliri ise 11,9 milyar TL oldu.

GARANTİ BBVA Net Ücret ve Komisyon Gelirinde ilk sırada yer aldı
BDDK’ya en fazla şikayet de bu konuda yapılıyordu. BBDK ve TCMB’nin Banka Ücret ve Komisyonlar ile ilgili 01.02.2020 tarihinde 31035 sayılı Resmi Gazetede yayınlanması ile 01 Mart 2020 ( bazı maddelerin 01 Nisan 2020 )’de yürürlüğü gerilmesi ile 2400 adetlerde olan ücret ve komisyon adetini disipline edilerek bir tarifeye bağlanması ve 51 adete indirilmesi müşterileri / firmaları rahatlattığı gibi hiç kuşkusuz bankaların ücret ve komisyon kayıplarına neden olacaktı. Zira içlerinde benim de bulunduğum olaya dışardan bakan bağımsız yazarlar bankaların almış olduğu haksız ücret ve komisyonların haksızlığını ve piyasadan gelen tepkiler sık sık yazmıştık. TCMB’nin ve BDDK’nın bu yöndeki düzenlemelerinde geç kalmakla birlikte önemli bir düzenleme olduğunu da yazmış, karar alıcılara, “40 defa hacca gitseniz bu kadar sevap işleyemezdiniz” cümlesini kurmuştum. Firmaların bu düzenleme ile ne kadar kazandıklarını ( daha doğrusu bankalarca haksız yere alınırken ceplerinde kaldığını ) da önümüzdeki dönemde rakamlar ile ortaya koyacağım. Bu kısa açıklamadan sonra konumuza dönelim.
Ücret ve Komisyon Gelirlerinde sektör yılın üçüncü çeyreğinde yukarıdaki açıkladığım nedenlerin de etkisi ile 5 milyar TL kayıp yaşadı. Bu kaybın önümüzdeki dönemlerde de devam edeceğini yazmak kahinlik olmayacaktır. 2019 üçüncü çeyreğinde 80 milyar TL Faiz Dışı Gelir sağlayan bankaların bu geliri 2020 aynı dönemde 75 milyar TL düzeyine düşmüş durumda. Sektörün kaybı % 5,9 düşüş ile 5 milyar TL oldu. Şimdilik, 5 milyar TL Vatandaşın, Esnafın, Sanayicinin cebinde kalmış oldu. Yılın ilk çeyreğinde sektör ücret ve komisyonunu son Altın Vuruş ile % 4,3 artış ile kapandığı düşünüldüğünde Ücret Komisyon kaybı daha fazla olduğu anlaşılıyor. GARANTİ BBVA yılın ilk yarısında Net Ücret ve Komisyon gelirini 2019 aynı dönemine göre 2,8 milyar TL’de 2,9 milyar TL’ye yükselttiği görüldü. GARANTİ BBVA 4,5 milyar TL ile aynı zamanda bankalar arasında en yüksek Ücret ve Komisyon geliri sağlayan banka konumunu sürdürdü. İŞ BANKASI 4 milyar TL Gelir sağlarken; YKB 3,9 milyar TL gelir sağladı. AKBANK 2020 üçüncü çeyreğinde 2019’un aynı döneminde göre Ücret ve Komisyon Gelirini düşüren tek banka oldu. Kayıp %-12. Bilançoyu büyütmesine rağmen Ücret ve Komisyon gelirin artıramaması veya düşmesi uzmanlar tarafından “önceki dönemlerde haksız ücret ve komisyon almış olma ihtimalini yüksek olduğundan kaynaklandığı” yorumlarına neden oldu.

Zor dönemde, “Büyüme stratejisi” meyvesini verdi, İŞBANK Net Karlılığı en fazla artıran banka oldu
Yılın ilk çeyreğinde dört banka da Brüt karlılık artışını Net Karlılığa taşıyamayarak kar düşmesi yaşamıştı. Yılın 2. Çeyreğindeki bilanço büyümesi sayesinde Garanti BBVA hariç diğer üç banka Net karlılıkta 2019 ilk yarısına göre artış yaşadı. Yılın üçüncü çeyreğinde dört banka da Net Karlılığını artırmış durumda. 2020 üçüncü çeyreğinde Net Karlılığını en fazla artıran banka İŞBANK oldu. İŞBANK aynı zamanda bu dönemde uzun yıllar karlılıkta birinci olan Garanti Bankasından ilk sıradaki bayrağı da alarak 5,2 milyar TL Net Kar ile zirveye oturmuş durumda. Garanti Bankası 5,1 milyar TL Net Kar ile ikinci sırada yer alırken 4,4 milyar TL Net Kar ile AKBANK ve 4,3 milyar TL Net Kar ile YKB sıralamadaki yerlerini aldı. YKB % 29’lık büyüme oranı ile artış oranında ikinci sırada yer aldı. 2020 ikinci çeyreğe göre “çeyrek bazda” Net Karlılığı düşen tek banka ise % -4 ile AKBANK oldu. AKBANK’ın yılın son çeyreğinde karlılığı artırmak için ne gibi Aksiyon Planları uygulayacağı ve sonuçları ise yıl sonu mali verilerinde ortaya çıkacak.

Üst Yönetim ödemelerinde AKBANK ilk sıraya yükseldi
Bankavitrini.com takipçileri “banka üst yönetime yapılan ödemelere” özel bir ilgi duyduğumuzu bilir. Bu ilgi ilk başta bazı bankalarda ödemelerin banka karlılıkları ve bilanço başarıları ile doğru orantılı halde olmamasından kaynaklanmaktadır. Zira bu bankalar borsada işlem yapmakta ve küçük yatırımcıları da yakından ilgilendiriyor. BDDK’nın banka üst yöneticilerine ( bazı bankalar “kilit yönetici” diyor ) yönelik henüz bir düzenlemesi yok. Olmalı mı kesinlikle olmalı! Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 2019’daki bir “Ekonomi Paketinde” bu yönde düzenleme yapılacağı yer almasına rağmen henüz netleşmiş bir düzenleme yok. Bu konuda asıl sorun Kamu ve bu dört bankada değil, yabancı ortaklı ( özellikle Arap sermayeli bankalarda ) olduğunu defalarca yazdık. Bazı bankalarda üst yöneticilere ödeme Net Kardan daha fazla. Bazılarında ise tek başına nerede ise bu dört bankanın ödediği kadar ödeme yapması. Bankalar arasında bir standart yok yani. Keyfi bir uygulama olduğu kesin. Konumuz olan dört büyük bankanın bu alandaki ilginç değişimlerine bakalım.
Daha önce alt ve orta sıralarda yer alan AKBANK bu çeyrekte olduğu gibi artışa devam ederek Üst Yönetime 53,3 milyon TL ödeme yaparak ilk sıraya, zirveye çıkmış durumda. Ödeme artış oranı % 32,3 oldu; ( evde çalıştırmaya başladığı personelin yemek parasını, mesaisini, kasa tazminatını kestiğine yönelik sık şikayetler gelen ve bu konuda dahi tasarruf yapan banka üst yönetimi kendilerine kesenin ağzının açtığı görülüyordu. Banka üst yönetimi bu yönde gelen şikayetlere kayıtsız kalamadı ve 1 Kasım 2020’den itibaren evden çalışanlara yemek parası ve brüt 75.-TL’ye kadar internet ve elektrik destek ödeme yapma kararı aldı, geç de olsa tebrik ederiz örnek davranış ). Banka Üst Yönetim giderleri % 32,3 artırılmasına rağmen, aynı dönemde bankanın Personel Gideri % 10,2 arttığı görülüyor. Banka Üst Yönetim personel göre üç katından fazla kendilerine pozitif ayrımcılık yapmış belli ki.

YKB 2019 yılında Üst Yönetim ödemelerini ciddi şekilde tırpanlayınca GARANTİ BBVA’da yılın 2. yarısında buna uydu ve üst yönetim ödemelerinde ciddi kesintiler yaptı. GARANTİ BBVA % 38’lik tasarrufa rağmen 51,8 milyon TL ödeme ile 2. sırada yer aldı. İŞ BANKASI 30,3 milyon TL ödeme yaparken; 2020 yılına kadar üst yöneticilerine uçuk rakamlar ödeyen YKB % 50 tasarruf yaparak ödemeyi 29,9 milyon TL’ye indirerek dört banka arasında en az ödeme yapan banka oldu. Önümüzdeki dönemlerde bu stratejiye diğer bankaların da dönmesi beklenmekte. Zira 2000 ve 2008 Krizlerinde AB ülkelerinde ve ABD’de Banka Üst Yönetime verilen primleri Kamu otoritesi düzenlemeler ile engellemiş hatta bazı CEO’lara yüksek primler nedeni ile davalar açılmıştı.
2020 Bankalar için Nasıl geçiyor
Aslında 2020 özellikle ilk iki ay bankalar için müthiş başlamıştı. Bilançoda ( özellikle kredilerde ) büyüme söz konusu idi. Piyasalar 2018-19 şokunu atlatmış faiz oranları tahminlerin ötesinde hızla düşmüş, piyasa güven endeksi artmış, sanayiciler yatırım yapabilecek düzeye gelmiş, Leasingciler tekrar ortaya çıkmıştı. Hatta çoğu sanayici yeni yatırım sözleşmelerini yapmış, yatırım kredileri için limitler hazır hale gelmişti. Ta ki 2020 Mart ilk haftasında büyü bozulana kadar. Covid-19 ile tanışan Türkiye için tam bir kaos başladı. Yurt dışından da iyi haberler gelmemesi; hava yolu taşımacılığının durması, seyahat serbestliğinin kaldırılması; ihracat – ithalat kanallarının tıkanmaya başlaması gerçekten bizim için de yeni bir deneyimdi. Bu süreci Kredilerdeki sert fren BDDK tarafından Aktif Rasyosu ( AR ) çözümü ile tekrar zorlayıcı / itici etkisi oldu. Rasyoyu tutturmak ve ceza yememek için bankalar özellikle TL kredilerde piyasaya döndü, bu süreçte YP Mevduatlara Kamu dışındaki bankalar faizi sert düşürerek veya vadeli hesap açmayarak YP Mevduatın Kamu bankalarına gittiği görüldü. Kredi vermektense YP mevduatı kovmak daha kestirme ve pratikti. Her banka süreci farklı “Strateji ve öncelikler” ile yönetirken yılın 2. Yarısının da Genişleyici Para Politikasının terk edilip Sıkı Para Politikası etkisi ile bankalar açısından ilginç ve zorlu bir süreç geçeceğe benziyor. 2020 sonunda Aktif Rasyonun kaldırılması ve “Normalleşme” adı ile atılan adımlar sonucu bankaların kredi musluklarını kısması sürpriz olmayacaktır. Önümüzdeki dönemlerde yükselen faiz, enflasyona karşı, uygulanacak döviz kuru politikaları, 2021’in de nasıl geçeceğini şekillendirecek.
“Sorunlu Krediler” ana ve öncelikli sorun olarak bankaların kucağında
Kredi Takip sürelerinin 90 günden 180 güne çıkarılması nedeni ile bekletilen dosyalar şu an için bankaların korku kabusu olurken, burada yüzdürülen alacak kalitesi düşmüş kredi hacmi de banka bilançolarını tehdit eden ana unsur haline gelmiş durumda. Zira 2020 üçüncü çeyreğinde Takip tutarları 150 milyar TL‘lerde sabitlenmiş gibi görülmesine rağmen; Yakın İzlemedeki Kredi dosya tutarları 360 milyar TL‘ye çıkmış Toplan Sorunlu Kredilerin 510 milyar TL düzeyine çıktığı TCMB’nin Kasım Ayı “Finansal İstikrar Raporunda” da yer almıştı. Bankaların Toplam Kredi tutarı 3,5 Trilyon TL olduğu düşünüldüğünde Toplam Kredinin % 14,30’luk kısmı bilançolarında akıbetinin ne olacağı bilinmeden bekliyor durumda. “Zombi Şirketlerin” adeti bile bilinmiyor. Bu fotoğraf önümüzdeki dönemlerde bankaların birinci öncelikli konusu olmaya aday. Şahsi görüşüm 2000’li yıllarda olduğu gibi yeni bir İSTANBUL YAKLAŞIMI programı yapılması ve bu tür kredilerin zamana yayılarak tahsilatların yapılma yollarının aranması. Tabi uzun vadede bankaların fon yaratabilme kabiliyetlerini de görmüş olacağız.
Erol TAŞDELEN Ekonomist – Siyaset Bilimci, www.bankavitrini.com yazarı
İlginizi Çekebilir
BANKA ANALİZLERİ
Erol TAŞDELEN yazdı: AKBANK, GARANTİ BBVA, İŞBANK, YAPI KREDİ 2026 İLK YARI PERFORMANSLARI
Yayınlanma:
3 hafta önce|
20/08/2026Yazan:
Erol Taşdelen
Bankacılık sektörü 2026 yıl ilk yarı mali verileri incelendiğinde ilk dikkat çeken veri, Sektör 2025 aynı dönemine göre bilançoyu sadece %12 büyütürken; Net Karlılık ortalamada %25 büyüdü.

SEKTÖRDE BİLANÇO BÜYÜMEYE GÖRE GELİR TABLOSU BAŞARILI
2025 sonunu 46,9 trilyon TL bilanço büyüklüğü ile kapatan Bankacılık Sektörü 2026 ilk yarısındaki büyüme %12’de kalarak 52,7 trilyon TL hacme ulaştı. Banka Bilançolarındaki büyümenin sınırlı kalmasında, Makro İhtiyati Tedbirler stratejisi kapsamında TCMB’nin kredi büyümeye getirdiği aylık sınırlama yaptırımının etkisi büyük oldu. Kredilerdeki büyüme %16’da kaldı; buna karşılık bankaların Takipteki Alacakları %30 büyüyerek 773 milyar TL’ye yükseldi; Beklenen Zarar Karşılıkları %23 büyüyerek 993 milyar TL’ye ulaştı.
Takipteki Kredilerin içinde yıl içinde Takip Tahsilat ve Varlık Yönetim Şirketlerine devir yapılan dosya olmadığını hatırlatmak isterim. Bankaların çoğu Ticari İşlemlerden Zarar ederken, özellikle Türev ve Kambiyo İşlemler buradaki zararı artırdı; bu alanda dört büyüklerden karlılık yakalayan banka yok…
2025 sonunu 27,2 trilyon TL Mevduat hacmi ile kapatan sektör, 2026 ilk yarısında %11 büyüme ile 30,1 trilyon TL Mevduat hacmine ulaştı. Toplam Mevduatın %36’sının Vadesiz Mevduat olduğu ise dikkat çekici.
DÖRT BÜYÜKLER NE YAPTI?
Kısa sektörel özetten sonra, değerlendirdiğimiz sektörün kamu bankaları dışında amiral gemileri konumdaki dört özel bankanın ( AKBANK, GARANTİ BBVA, İŞBANK, YAPI KREDİ ) 2026 yılı ilk çeyrek için açıkladıkları ve KAP’a bildikleri faaliyet raporları; mali veriler ve bilanço dipnotlarına göre karşılaştırmalı verilerine yakından bakalım. Dört büyük bankanın 16,8 trilyon TL bilanço büyüklüğü ile sektörün aynı zamanda üçte bir hacmine sahip olması ile sektöre yön verme kapasitesine sahip; önemleri de buradan geliyor.
Dört büyük banka 9,4 trilyon TL nakdi kredi hacmi ile %35’lik ve 10,8 trilyon TL’lik mevduat hacmi ile sektörün %35’lik kısmını oluştururken; 159,1 milyar TL’lik Net Kar ile de sektör Net Karlılığının %33’unu oluşturuyor. Ana kalemlerden yola çıkarak özel dört büyüklerin 2026 yılı ilk yarı fotoğrafını çekip performansına daha yakından bakalım:
AKTİF Büyüklükte İŞBANK büyüme hızı düşmesine rağmen açarak liderliğe devam ediyor
2026 ilk yarısında sektör ortalamada %12 büyüdü. Aktif büyüklükte dört büyükler de ortalama %12 büyürken; GARANTİ BBVA 591 milyar TL ve %15 büyüme kaydeden banka oldu. YAPI KREDİ %13 ile sektör ve dört büyükler ortalamasının üzerinde büyürken; AKBANK %12 büyüme ile ortalama büyümede kalırken; İŞBANK %10 büyüme ile ortalama Aktif büyümenin altında kalan tek banka oldu.
Dört büyükler arasında geçmiş yıllarda olduğu gibi İŞBANK Aktif Büyüklükte açık ara liderliği devam ediyor ve 5 trilyon TL büyüklüğü de aşan ilk banka oldu.

Toplam NAKDİ Kredilerde İŞBANK liderliğe devam etti, GARANTİ BBVA farkı kapatıyor
İŞBANK 2,7 trilyon TL’yi aşan brüt nakdi kredi hacmi ile ilk sıradaki yerini korudu. 2026 yarısında GARANTİ BBVA 2,6 trilyon TL; YAPI KREDİ ve AKBANK 2 trilyon TL Kredi hacmine ulaştı. GARANTİ BBVA son çeyrek atağı ile 343 milyar TL kredi artışı ile kredi hacmini en fazla artıran banka oldu. YAPI KREDİ Brüt Kredi hacminde dördüncü sıraya düşmüş durumda. Kredilerde Ortalamanın üzerinde artış yapan tek banka %16 ile AKBANK oldu. Diğer üç banka da sektör ortalaması olan %16 büyümenin altında kaldı.

GAYRİ NAKDİ Kredilerde İŞBANK liderliği sürdürüyor
Gayri Nakdi Kredilerde dört büyükler ortalama %16 büyürken, %24 büyüme ile AKBANK en fazla büyüme kaydeden banka oldu. YAPI KREDİ %16, İŞBANK %15, GARANTİ BBVA %12 artışa rağmen ortalama büyümenin altında yer alan bankalar oldu. İŞBANK 1 trilyon TL Gayri Nakdi kredi hacmi ile rekabetteki liderliğini sürdürüyor.

Gayri Nakdi Kredilerde ilk üç sırada yer alan bankalar arasında fark hızla kapanırken, AKBANK yüksek büyüme oranına rağmen Rekabetin oldukça gerisinde kalmış durumda.
İŞBANK ve GARANTİ BBVA 3 trilyon lira mevduatı aştı
Mevduatta dört büyükler ortalama %13 büyürken; 456 milyar TL ve %18 büyüme ile GARANTİ BBVA en fazla büyüme sağlayan banka oldu. İŞBANK 299 milyar TL mevduat artışı ile toplamda 3 trilyon 397 milyar TL mevduat hacmine ulaştı. YAPI KREDİ %11, İŞBANK %10 büyüme ile ortalamanın altında yer alan aldılar.

Net Faiz Gelirinde GARANTİ BBVA liderliğini korudu
Yılın ilk çeyreğinde %43-45’lere kadar düşen Ticari Kredi faiz oranları %50’leri tekrar aşmış durumda. Mevduat faizleri de paralelinde artması bankalara ek yük getirdi. Bu durum ister istemez bilanço hacimlerine göre Net Faiz Gelirlerinde bankalar arası fark oluşturmaya başladı. GARANTİ BBVA 55 milyar TL ile en fazla artış performansı sergilerken; AKBANK 2025 aynı dönemine göre %128 artış ile en fazla artışı gösteren banka oldu. İŞBANK ise Net Faiz Gelirinde dördüncü sıraya düşmüş durumda. Dört bankanın ortalama artışı %77 olurken İŞBANK %26 büyüme ile ortalamanın altında kalan tek banka oldu.

Net Ücret ve Komisyon Gelirlerinde GARANTİ BBVA liderliğini korudu
2026 ilk yarısında GARANTİ BBVA 88,3 milyar TL Net Ücret Komisyon Geliri sağladı. İŞBANK 83,3 milyar TL Net getiri elde ederken; AKBANK 64,4 milyar TL; YAPI KREDİ 61,5 milyar TL net getiri sağladı. YAPI KREDİ dördüncü sıraya düşerken; İŞBANK %39 artış ile gelirini en fazla artıran banka oldu.

Net Karlılıkta da GARANTİ BBVA fark atarak açık ara önde
2026 ilk yarısında Net Karlılıkta Bankacılık sektörü %25 büyüdü. Dört büyüklerin ortalaması da sektör ortalamasının altında %21’de kaldı. Net Karlılığını 363,7 milyar TL’ye taşıyan GARANTİ BBVA dört büyükler arasında son yıllarda olduğu gibi açık ara önde yer aldı. AKBNAK 34,3 milyar TL Net Karlılık ise ikinci sıraya yükselirken; YAPI KREDİ 31 milyar TL karlılık yakaladı. İŞBANK 30 milyar TL net Karlılık hacmi ile dördüncü sıraya gerilemiş durumda. İŞBANK’ın %1 karlılık artışı şaşkınlık yaratırken; ilk yarı bilanço döneminden sonra banka CEO’su Hakan ARAN’ın de görevden ayrıldığını not edelim.

Üst Yöneticilere Yapılan ödemeler
2026 ilk çeyreğinde banka Üst Yöneticilere 751 milyon TL ödeme ile AKBANK en fazla ödeme yapan banka oldu. Banka bu durumu “bizde brüt ödeme, diğer bankalarda Net Ödeme o nedenle biz yüksek gözüküyor” şeklinde ikna edici olmayan şekilde açıklamaya çalışsa da banka Raporlarında böyle bir açıklaya yer almadığı için teyit edemedik. Bu nedenden dolayı rakiplere göre iki kattan fazla ödenmesi de zaten matematiksel bir açıklama olmamakta. Zira, BDDK Raporlama standartları net, bankaya göre farklılık göstermemekte! Bu konuda belirsizlik var ise BDDK’nın bu konuda Raporlara standart getirmesi faydalı olacaktır.

İŞBANK 320 milyon TL ile ikinci sırada yer alırken; GARANTİ BBVA 329 milyon TL ödeme yaptı. YAPI KREDİ ise 233 milyon TL ile %85 artışa rağmen Üst Yönetime en az ödeme yapan banka oldu. Bankaların hacim ve gelişme performansları ile Üst Yönetim ödemelerinin orantılı olmadığı dikkat çekti.
Borsada işlem gören bankaların Üst Yönetici ödemelerini SPK ve BDDK’nın daha yakından incelemesinde fayda var. Zira, dört büyükler dışındaki bankalarda da bu alanda ciddi sapmalar var.
Banka genel performansları
2026 yılı Bankalar açısından önceden de deneyleyemedikleri Kriz Yönetimine dönüşmüş durumda. Yurt dışında ABD Kaynaklı Trump’un günlük haber akışı ile karışan piyasalar; İsrail ve ABD’nin İran saldırı ve İran’dan beklenmeye direnç ile savaşın uzaması beklentileri terse çevirdi. İç piyasadaki Siyası Krizler de üzerine eklenince uzayan kriz süreçleri sektörü kritik ve unutulmaz yıllardan biri haline getirdi.
Makro İhtiyati Tedbirlerin Hukuk başta olmak üzeri Mali Politikalar ile de desteklenmemesi programın etkisini azaltırken; TCMB ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın aşırı müdahalesi bankaların hareket alanını da kısıtlamış durumda.
KKM Hesapların sonlandırılması; İç Piyasada Ticari Dövizli ödemelerin tekrar serbest bırakılması; İhracat Bedellerine Destek Kurunun %2’den %3’e çıkarılması; TCMB Reeskont Kredilerindeki “döviz almama yasağının” kalkması Reel Sektörü olumlu etkilerken; TCMB’nin TL ve Döviz Kredilerdeki kısıtlamanın devam ettirdiği gibi daha da kısılarak nerede ise durma noktasına getirmesi; Yüksek Kredi faiz oranının devam etmesi; Kredilerde takip hacimlerinin artması; Siyasi gerilim ortamının devam etmesi Bankacılık Sektörü ve Reel Piyasanın belirsiz ve öngörülemez 2026’yı kaygıların arttığı bir yıl olarak hatırlanmasına şimdiden aday oldu.
İlk çeyrek için yaptığımız yorum ilk yarı için de geçerlidir: Konkordato sayısının artması; Talebi Baskılama üzerine kurulan Enflasyonu Düşürme Stratejisi esnaf ve sanayici üzerinde baskıyı artırdı. Reel piyasadaki durgunluk, üzerine durma noktasına gelen Ticari Krediler, firmaların nakit akışının bozmuş durumda. Kredilerdeki NPL (Non-Performing Loans – Takipteki Krediler Oranı) rasyosundaki yükselme eğilimi bankaların stres katsayısını da artırırken geleceğe yönelik beklentileri de olumsuz etkilemekte. Bankaların Takipteki Alacaklarını Varlık Yönetim Şirketlerine devrederek sıcak para yaratma yoluna gittiği görüldü. Uygulanan Ekonomi Programın rasyonelliği ve geçen süreye rağmen etkilerin beklenen düzeyde olmaması da bankacılık sektörü üst yöneticiler tarafından eleştiri almaya başladı. İç Siyasetteki gerilim ve Körfezdeki belirsizlikler sektörü de olumsuz etkilemekte.
Dört büyük bankanın 2026 ilk yarı hacimsel büyüklükleri, gelişme performansları, piyasaya verdikleri destek, profesyonel yönetim yapısı, personel memnuniyeti, müşteri hizmet kalitesi, Dijitalleşme, gelen şikayetlere çözüm odaklı hızlı geri dönüşleri dikkate alındığında dört banka arasında bir sıralama yapılır ise en başarılı banka GARANTİ BBVA olarak kendini göstermekte; AKBANK ve YAPI KREDİ ciddi büyüme stratejisi ile atağa geçerken; özelikle İŞBANK‘ın büyük hacmine rağmen karlılık artışındaki %1 büyüme banka ve sektörde şaşkınlık yarattı. AKBANK Üst Yönetime en fazla ödeme yapan banka olarak dikkati çekerken rakiplere göre iki kat ödeme yapması bu ödemelerdeki kriterlerin net olmadığını da tartışılır hale getirdi.
Erol TAŞDELEN – Ekonomist www.bankavitrini.com
*******************
MERAKLISINA EKLER:


BANKA ANALİZLERİ
Enflasyon ile mücadelede yanlış teşhis, boşa tedavi
Enflasyon ile mücadelede Hatalar Zinciri neydi? Kur Korumalı Çözüm mü, Risk mi?. Talep Kısarak Ekonomi Durdurulur, Enflasyon Değil. Politika Faizi Düşerken Enflasyon Nasıl Yükseldi? Para Politikalarında niçin ısrar ediliyor? Faiz Enflasyonun Sebebi mi, Aracı mı?
Geçmişin hatalarıyla geleceği yönlendiremeyiz!
Çözüm: Enflasyonu Düşürmek için Üretmek Gerekir!
Yayınlanma:
5 ay önce|
02/04/2026Yazan:
Erol Taşdelen
Türkiye ekonomisi son yıllarda tarihinin en yüksek enflasyon oranlarını yaşadı, enflasyon sarmalı kaygıları da artmaya başladı. Enflasyonla mücadele adına pek çok düzenleme yapıldı; ancak bu düzenlemelerin büyük kısmı sonuç vermedi, hatta bazıları enflasyonu daha da tetikledi. Peki, bu süreçte hangi adımlar atıldı, hangileri yanlış yönlendirildi ve neden istenen başarı sağlanamadı?
1. Faiz Düşürme Politikası: Nedeni Değil, Sonucu Etkiledi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2021 yılından itibaren faizleri düşürerek enflasyonu kontrol altına alabileceği yönünde politikalar benimsedi. Bu yaklaşım “faiz sebep, enflasyon sonuçtur” söylemiyle meşrulaştırıldı. Faiz %19’dan %8,5’e kadar düşürüldü (2023 başı itibarıyla). Ancak düşük faiz ortamı dövize talebi artırdı, kur şoklarını tetikledi ve enflasyon oranları tarihi zirvelere ulaştı. Enflasyon tek haneden %85 seviyelerine çıktı (Ekim 2022). Politika değişmeden başarı sağlanamadı.
Sonuç: Enflasyon düştü mü? Hayır. Kur yükseldi, ithalat pahalandı, enflasyon hızlandı.
2. Kur Korumalı Mevduat: Çözüm mü, Geciktirilmiş Risk mi?
2021 sonunda devreye alınan KKM sistemi, TL’nin cazibesini artırma hedefiyle tasarlandı. Ancak dövize olan güveni azaltmak yerine dövize endeksli yeni bir sistem doğurdu. Kamuya yüklenen kur farkı ödemeleri, bütçeye ciddi zarar verdi. KKM, kamuya büyük yük bindirdi (2022’de sadece Hazine tarafı 92 milyar TL üzeri maliyet yıllar itibarıyla artarak devam etti).
Fatura ödemeyi yapan Hazine ve TCMB üzerinden halka çıktı. Vergilerden elde edilen gelir KMH ödemeleri için de kullanıldı. Bütçede yeri olmadığı için ek bütçe içinde geçirildi. Maliyet artıp eleştiriler yükselince tüm yük TCMB’ye yüklendi. TL yerine dolara endeksli bir sisteme dönüştü, dövize bağımlılık azalmadı. Kısa vadeli kur stabilizasyonu sağlandı ama yapısal çözüm olmadı.
Sonuç: Kur geçici olarak sabitlendi ama yapısal riskler büyüdü.
3. Vergi Artışları: Enflasyonu Azaltmak Yerine Artırdı
2023’te yapılan KDV ve gelir vergisi artışları, kamu gelirlerini yükseltse de tüketici fiyatlarına doğrudan yansıdı. Özellikle gıda ve temel tüketim ürünlerinde vergi artışlarının zincirleme fiyat etkisi oldu. KDV oranları %18’den %20’ye, indirimli oran %8’den %10’a çıkarıldı (2023). Gelir ve kurumlar vergisinde üst dilimler artırıldı.
Sonuç: Tüketici enflasyonu baskılanmak istenirken maliyet enflasyonu körüklendi.
4. Market Denetimleri ve Fiyat Baskısı: Geçici Psikoloji
Fiyat artışlarının “fahiş kâr” üzerinden açıklanması, market zincirlerine ceza uygulamaları, sorunun kaynağını göz ardı etti. Enflasyonun temel nedenleri olan üretim maliyeti ve para arzı yerine, sonuçlara odaklanıldı. Ceza, vergi, asgari ücret artışı, elektirik gibi ek maliyet Tüketici fiyatlarına doğrudan yansıdı. Enflasyonun temel nedeni maliyet ve para arzı iken, sonuçla mücadele edildi. Serbest piyasa işleyişine müdahale edildi, yapısal değil geçici çözümler üretildi.
Sonuç: Kısa süreli psikolojik etkiler, uzun vadede faydasız müdahaleler.
5. Kredi Kısıtlamaları ve Zorunlu Karşılıklar: Üretimi Boğdu
Kredi hacmini kısmaya yönelik makroihtiyati tedbirler, enflasyonu dizginlemek için kullanıldı. Ancak bu yaklaşım, özellikle reel sektörü finansal olarak daralttı ve üretimi düşürdü. Kredilere ulaşım zorlaştı, özellikle KOBİ’ler olumsuz etkilendi. Üretim yerine finansman daraltılarak talep kısılmaya çalışıldı.
Sonuç: Talep kısmaya odaklı tedbirler, Ekonomiyi yavaşlattı, arzı daralttı, enflasyonu düşürmedi.
6. Rezerv Satışlarıyla Döviz Müdahaleleri: Tükenmiş Güven
TCMB, döviz kurunu sabit tutmak için net rezervlerini harcadı. Rezervlerin tükenmesi ise piyasa güvenini zedeledi. Kur üzerindeki baskılar geçici oldu, temel sorunlar ise yerinde kaldı. Ekonomi daha kırılgan hale geldi. Yurtdışından Doğrudan yatıırm çekilemedi, gelen sıcak para kısa sürede çıkabilecek yapıya büründü. CDS düşmesine rağmen Rating Firmaları ülke notunu “yatırım yapılabilir ülke” seviyesine çekmedi.
Sonuç: Güven kaybı, döviz bağımlılığı ve kırılganlık arttı, kur istikrarı sürdürülemedi.
Kalıcı Sonuçlar Alınamamasının Nedenleri:
| Neden | Açıklama |
|---|---|
| Para politikası gecikti | Faiz-enflasyon ilişkisi göz ardı edildi, geç kalındı. |
| Yapısal reform eksikliği | Tarım, enerji ve sanayide arz artırıcı politikalar uygulanmadı. |
| Güven kaybı | Kurumlara olan güven zedelendi, beklentiler yönetilemedi. |
| Dışa bağımlılık | Enerji, ara mal ithalatı maliyetleri enflasyonu tetikledi. |
Enflasyonla mücadelede yapılan hataların ortak noktası, nedenlerle değil, sonuçlarla mücadele edilmesiydi. Talep kısılarak enflasyon kontrol altına alınamaz. Kalıcı başarı, ancak üretimin artırılması, para politikasında istikrar ve öngörülebilirlik ve kurumlara duyulan güvenin yeniden tesisi ile mümkündür.
Şu ana kadar yapılan birçok düzenleme gecikmeli, yanlış hedefli ya da geçici etkili olduğundan, kalıcı başarı sağlanamamıştır.
Son Söz:
Ekonomi; popülist söylemlerle değil, bilimsel temellere dayanan, akılcı politikalarla yönetilebilir. Enflasyonun düşmesi için atılan her adım, sadece rakamları değil, vatandaşın mutfağını da iyileştirmeli.
Erol TAŞDELEN – Ekonomist www.bankavitrini.com
BANKA ANALİZLERİ
Erol TAŞDELEN yazdı: AKBANK, GARANTİ BBVA, İŞBANK, YAPI KREDİ 2025 PERFORMANSLARI
Yayınlanma:
7 ay önce|
08/02/2026Yazan:
Erol Taşdelen
2025 YILINDA BANKACILIK SEKTÖRÜ NE YAPTI?
Bankacılık sektörü 2025 yıl sonu mali verileri incelendiğinde ilk dikkat çeken veri, Sektör 2024 yılına göre bilançoyu %44 büyütürken; Net Karlılık ortalamada %38 büyüdü. Yerli Özel Bankaların toplam karlılığı % 43 yükselirken; Yabancı Ortaklı Bankalar %27, Kamu Bankaları %57 büyüttüğü görüldü. Buna rağmen Enflasyona göre realize edildiğinde gerçekte sektörün karlılığını koruyabildiğini söylemek yanlış olmayacak.

SEKTÖRDE BİLANÇO BÜYÜMEYE DEVAM ETTİ
2024 sonunu 32,6 trilyon TL bilanço büyüklüğü ile kapatan Bankacılık Sektörü 2024 yılında %44 büyüme ile 46,9 trilyon TL hacme ulaştı. Kredilerdeki büyümenin sınırlı kalmasında, Makro İhtiyati Tedbirler stratejisi kapsamında TCMB’nin kredi büyümeye getirdiği aylık sınırlama yaptırımının etkisi büyük oldu. Buna rağmen 2024 yılını 16 trilyon TL Kredi hacmi ise %44 büyüyerek 23 trilyon TL seviyesini aştı. Buna karşılık 293 milyar TL’lik Takipteki Alacaklar %103 büyüme ile 594 milyar TL hacmine ulaşmış durumda. Bu tutar içinde yıl içinde Takip Tahsilat ve Varlık Yönetim Şirketlerine devir yapılan 15 milyar TL seviyesinde alacaklar düşünüldüğünde sektörün gerçek takip tutarı açıklananın üzerinde oldu. 2025’de özelikle Tüketici ve Kredi Kartlarındaki takiplerin artışı bankaları zorladı. Sektör 2024 yılında Beklenen Zarar Karşılılarına 541 milyar TL ayırırken, 2025 yılında %50 artışla 810 milyar TL hacmini aşmış durumda. Bankaların çoğu Ticari İşlemlerden Zarar ederken, özellikle Türev ve Kambiyo İşlemler buradaki zararı artırdı; bu alanda karlılığını artıran banka yok gibi… Sektör 89 milyar TL’si Kambiyo Net Zararı olmak üzere Faiz Dışı İşlemlerde Nette 124 milyar TL zarar yazdı.
2024 sonunu 18,9 milyar TL Mevduat hacmi ile kapatan sektör, 2025 yılında %44 büyüme ile 27,2 trilyon TL Mevduat hacmine ulaştı. Toplam Mevduatın %37,4’üne denk gelen 10,2 trilyon TL’lik kısmı ise vadesiz mevduattan oluştu. 2024 sonunda 2,9 trilyon TL olan Özkaynaklar da %43 artış ile 4,1 trilyon TL seviyesine yaklaşmış durumda.
DÖRT BÜYÜKLER NE YAPTI?
Kısa sektörel özetten sonra, değerlendirdiğimiz sektörün kamu bankaları dışında amiral gemileri konumdaki dört özel bankanın ( AKBANK, GARANTİ BBVA, İŞBANK, YAPI KREDİ ) 2025 yıl sonu için açıkladıkları ve KAP’a bildikleri faaliyet raporları; mali veriler ve bilanço dipnotlarına göre karşılaştırmalı verilerine yakından bakalım. Dört büyük bankanın 14,9 trilyon TL bilanço büyüklüğü ile sektörün aynı zamanda üçte bir hacmine sahip olması ile sektöre yön verme kapasitesine sahip; önemleri de buradan geliyor.
Değerlendirmeye alınan dört büyük banka 10,8 trilyon TL Aktif Büyüklüğü ile sektörün %32’sini; 8,2 trilyon TL nakdi kredi hacmi ile %36’lık ve 6,8 trilyon TL’lik mevduat hacmi ile sektörün %35’lik kısmını oluştururken; 282 milyar TL’lik Net Kar ile de sektör Net Karlılığının %31’ini oluşturuyor. Hadi ana kalemlerden yola çıkarak dört büyüklerin 2025 yılı fotoğrafını çekip dört büyük banka performansına daha yakından bakalım:
AKTİF Büyüklükte İŞBANK farkı açarak liderliğe devam ediyor
Aktif büyüklükte dört büyükler ortalama %38 büyürken GARANTİ BBVA ikinci yarıdaki atağı ile Aktif büyüklünü (%47) en fazla artıran banka oldu. AKBANK ve YAPI KREDİ %33 büyüme ile ortalama büyümenin altında kaldı. Aktif büyüklüğünü en fazla artıran banka ise 1,3 trilyon TL ile İŞBANK oldu.

Dört büyükler arasında geçmiş yıllarda olduğu gibi İŞBANK Aktif Büyüklükte açık ara liderliği devam ediyor ve 4,6 trilyon TL büyüklüğü ulaşmış durumda. İŞBANK aynı zamanda dört büyüklerden 4 trilyon TL Aktif büyüklüğünü aşan ilk banka oldu.
Toplam NAKDİ Kredilerde İŞBANK liderliğe devam etti
İŞBANK 2,3 trilyon TL’yi aşan brüt nakdi kredi hacmi ile ilk sıradaki yerini korudu. 2025 yıl sonunu GARANTİ BBVA 2,2 trilyon TL; YAPI KREDİ ve AKBANK 1,8 trilyon TL Kredi hacmine ulaştı. İŞBANK son çeyrek atağı ile 724 milyar TL kredi artışı ile kredi hacmini en fazla artıran banka oldu.

GAYRİ NAKDİ Kredilerde İŞBANK tekrar lider
Gayri Nakdi Kredilerde dört büyükler ortalama %50 büyürken, %56 büyüme ile AKBANK önde yer aldı. GARANTİ BBVA %48, İŞBANK %43 artışa rağmen ortalama büyümenin altında yer alan bankalar oldu.

Gayri Nakdi Kredilerde ilk üç sırada yer alan bankalar arasında fark hızla kapanırken, AKBANK yüksek büyüme artışına rağmen Rekabetin oldukça gerisinde kalmış durumda. İŞBANK 896 milyar TL hacim ile liderlik koltuğuna tekrar oturdu. GARANTİ BBVA 811 milyar TL; YAPI KREDİ 776 milyar TL hacme ulaşırken; AKBANK 545 milyar TL hacim ile dört büyükler arasında acık ara rekabette gerilere düşmüş durumda.
İŞBANK 3 trilyon lira mevduatı aşan ilk özel banka oldu
Mevduatta dört büyükler ortalama %40 büyürken %46 büyüme ile İŞBANK en fazla büyüme sağlayan banka oldu. İŞBANK aynı zamanda 971 milyar TL mevduat artışı ile toplamda 3 trilyon 99 milyar TL mevduat hacmine ulaştı. AKBANK %33 ile ortalama büyümenin altında yer alan tek banka oldu.

Net Faiz Gelirinde GARANTİ BBVA liderliğini korudu
2025 yılın ilk aylarında Mevduat ve Kredi faizlerinde düşme beklentisi artarken İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının ve onlarca belediye çalışanının tutuklanması ile tüm beklentiler tersine döndüğü gibi faiz oranlarında da sert yükselme yaşandı. Örneğin %45’lere kadar düşen Ticari Kredi faiz oranları %60’lara kadar çıktı. Bu durum ister istemez Net Faiz Gelirlerinde bankalar arası fark oluşturmaya başladı. GARANTİ BBVA 165 milyar TL ve %65 artış ile en fazla artış performansı sergilerken; 2024’e göre %181 artış ile İŞBANK Net Faiz Gelirini en fazla artıran banka oldu.

Net Ücret ve Komisyon Gelirlerinde GARANTİ BBVA liderliğini korudu
2025 yılında GARANTİ BBVA 143 milyar TL Net Ücret Komisyon Geliri sağladı. İŞBANK 134 milyar TL Net getiri elde ederken; AKBANK 114milyar TL; YAPI KREDİ 110 milyar TL net getiri sağladı.

Net Karlılıkta da GARANTİ BBVA açık ara önde
2025 yılında Net Karlılıkta Bankacılık sektörü %38 büyüdü. Dört büyüklerin ortalaması da sektör ortalamasına yakın seyrederek %35 oldu. Net Karlılığını 100,6 milyar TL’ye taşıyan GARANTİ BBVA dört büyükler arasında açık ara önde yer aldı. İŞBANK 67,4 milyar TL Net Karlılık ise ikinci sırada yer alırken; AKBANK 57,2 milyar TL, YAPI KREDİ 47 milyar TL karlılık yakaladı.

Üst Yöneticilere Yapılan ödemeler
2025 yılında banka Üst Yöneticilere %47 artış ve 837 milyon TL ödeme ile AKBANK en fazla ödeme yapan banka oldu. Banka bu durumu “bizde brüt ödeme, diğer bankalarda Net Ödeme o nedenle biz yüksek gözüküyor” şeklinde açıklamaya çalışsa da banka Raporlarında böyle bir açıklaya yer almadığı için teyit edemedik. Bu konuda belirsizlik var ise BDDK’nın bu konuda Raporlara standart getirmesi faydalı olacaktır.

YAPI KREDİ 786 milyon TL ile ikinci sırada yer alırken; GARANTİ BBVA 728 milyon TL ödeme yaptı. İŞBANK ise 380 milyon TL ile Üst Yönetime en az ödeme yapan banka oldu. Bankaların performansları ile Üst Yönetim ödemelerinin orantılı olmadığı dikkat çekti.
Banka genel performansları
Liralaşma Stratejisi kapsamında, TCMB ve BDDK’ın eleştirilere neden olan sektörel düzenlemeler teker teker iptal edilip Rasyonel Zemine oturtulmaya başlanırken, geçmiş dönemdeki düzenlemelerin olumsuz etkisi 2025 yılında sektörde kendini hissettirdi.
KKM Hesapların sonlandırılması; Ticari Dövizli ödemelerin tekrar serbest bırakılması; İhracat Bedellerine Destek Kurunun %2’den %3’e çıkarılması; TCMB Reeskont Kredilerindeki “döviz almama yasağının” kalkması Reel Sektörü olumlu etkilerken; TCMB’nin TL ve Döviz Kredilerdeki kısıtlamanın devam ettirdiği gibi daha da kısılarak nerede ise durma noktasına getirmesi; Yüksek Kredi faiz oranının devam etmesi; Kredilerde takip hacimlerinin artması; Siyasi gerilim ortamının devam etmesi Bankacılık Sektörü ve Reel Piyasanın belirsiz ve kaygıları 2026’ya miras olarak taşımız durumda.
Dört büyük bankanın 2025 yılında hacimsel büyüklükleri, gelişme performansları, piyasaya verdikleri destek, profesyonel yönetim yapısı, personel memnuniyeti, müşteri hizmet kalitesi, Dijitalleşme, gelen şikayetlere çözüm odaklı hızlı geri dönüşleri dikkate alındığında dört banka arasında bir sıralama yapılır ise en başarılı Bankalar İŞBANK ve GARANTİ BBVA olarak kendini göstermekte.
Erol TAŞDELEN – Ekonomist www.bankavitrini.com
*******************
MERAKLISINA EKLER:

FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
KATEGORİLER
- ALTIN – DÖVİZ – KRIPTO PARA (1.053)
- BANKA ANALİZLERİ (152)
- BANKA HABERLERİ (3.625)
- BASINDA BİZ (67)
- BORSA (597)
- CEO PERFORMANSLARI (39)
- EKONOMİ (2.981)
- GÜNCEL (4.584)
- GÜNDEM (3.567)
- RÖPORTAJLAR (47)
- SİGORTA (147)
- ŞİRKETLER (2.737)
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK (582)
- VİDEO Vitrini (19)
- YAZARLAR (1.486)
- AI-BankaVitrini (28)
- Ali Coşkun (56)
- Arif Öztan (7)
- Ayşe Muzaffer Sunguroğlu (7)
- Cengiz KILIÇ (11)
- Dr. Abbas Karakaya (73)
- Erden Armağan Er (46)
- Erol Taşdelen (831)
- Gizem Taşdelen (5)
- Gülbeyaz Gergün (119)
- Kemal Emirhan Mendi (1)
- Murat Şenol (26)
- Mustafa Akpınar (53)
- Onur ÇELİK (61)
- Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz (94)
- Serhat Can (11)
- Süleyman Çembertaş (19)
- Tungay Dere (19)
- Uğur Durak (33)
- Zuhal KARABULUT (5)
YAZARLAR
ALTIN – DÖVİZ
KRİPTO PARA PİYASASI
X
- OpenAI'da yaprak dökümü sürüyor: Bir yönetici daha ayrıldı 25/08/2026
- İran'dan kritik iki temas 25/08/2026
- Halkbank'a 1,1 milyar dolarlık ilave kaynak 25/08/2026
- IMF Başkanı Georgieva: Küresel ekonomi enerji şokuna direniyor 25/08/2026
- İran'dan ekonomik savaş çıkışı 25/08/2026
- SpaceX'te yeni üs yatırımı planı 25/08/2026
- Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan kabine toplantısı sonrası açıklamalar 25/08/2026
- Anthropic'ten yatırımcılara devasa 'pazar' sunumu 25/08/2026
- "Hürmüz'deki mayınlar temizlendi" 25/08/2026
- Sektörel güven endeksleri geriledi 25/08/2026
SON YAZILAR
- Kontrolmatik’te ödeme krizi büyüyor 05/09/2026
- İhracatçıya ucuz kredi hamlesi: Reeskont kredilerde yeni dönem 05/09/2026
- Fonlarda vergi ayarı: Yüzde 10 stopaj resmen başladı 05/09/2026
- Enflasyon düşüyor ama hayat pahalılığı bitmiyor 03/09/2026
- Piyasalar soluklandı: Zayıf istihdam Fed korkusunu törpüledi. Gözler TÜİK’te 03/09/2026
- Perakende devlerinde kârlılık alarmı: BİM pozitif ayrıştı 01/09/2026
- SPK’dan patron satışlarına fren 01/09/2026
- Yeni SPK düzenlemesinde hangi hisseler öne çıkabilir? 31/08/2026
- Kara paranın görünmez kalkanı: Nakit karşılıklı krediler 30/08/2026
- Takas İstanbul risk yönetiminde kuralları değiştiriyor 29/08/2026
ARAMA
Popüler
-
GÜNCEL3 yıl önceZara Ve Mango’ya Üretim Yapın Tekstil Devi Konkordato Talep Etti
-
BANKA HABERLERİ3 yıl önceTCMB Başkanı için ismi geçen GAYE ERKAN First Republic Bank’tan ayrılma süreci
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceAKBANK çöktü : Dijital Bankacılık sorumlusu GMY CİVELEK ortada yok!
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceHSBC terbiyesizliği : “Sabancı alana “AKBANK bedava”
-
BANKA ANALİZLERİ4 yıl önceYILIN İLK YARISINDA İŞBANK RAKİPSİZ LİDER AKBANK SONUNCU SIRADAN KURTULAMIYOR
-
VİDEO Vitrini5 yıl önceGelişmekte olan ülkeler neden gelişmiş ülkelerden daha az borçlu
