BANKA HABERLERİ
BANKA HİSSELERİ NİÇİN DEĞER KAZANDI NASIL ÇÖKTÜ
Yayınlanma:
4 yıl önce|
Yazan:
BankaVitrini
Vikipedi’de Borsa’nın tanımı şu şekilde yapılmıştır. Borsa veya sermaye piyasasının değişimi, alınıp satılabilir menkul kıymetler, emtialar, döviz, vadeli işlemler, ve opsiyon sözleşmelerinin halka açık satıldığı veya satın alındığı organize bir piyasadır. Sermaye piyasası, üretken faaliyetleri destekleyen bir yatırım mekanizması oluşturur ve borsa ise, bu amaca ulaşmak için kullanılan bir pazardır. Borsa, yatırımcıların faaliyetleri için güvenli bir ortam yaratmasının yanı sıra düzenli işlem mekanızmasına, güncel fiyatlara, ve gerçek zamanlı alışveriş yapmaya sahip olmasından dolayı popülerdir.
Özellikle ticari mal takası ve vadeli işlem sözleşmelerinin o dönemin koşulları altında ifade edebileceğimiz borsa’lar üzerinden işlem görmesi yüzyıllar öncesine kadar geriye gitmekte olduğunu söyleyerek yazıma başalmış olayım. Tarih boyunca çok net bir şekilde görülmüştür ki borsalarda en önemli kriter “Şeffaflık” ve “Güven” unsurlarının her zaman piyasada bulunması gerekliliğidir. Diğer tüm hususlar bu iki ilkenin üzerine inşa edilmiştir.
Ülkemizde yaklaşık 2 aya yakın zaman diliminde BİST Bankacılık hisseleri ile VİOP Banka hisseleri üzerinde oluşan fiyat/hacim anomalileri yukarıda bahsettiğim bu 2 unsurun maalesef küçük yatırımcılar nezdinde yitirilmesine neden olmuştur.
Gelin isterseniz banka hisselerinde 18 Temmuz 2022’de başlayan ancak esas +%10’luk günlük tavan yükseliş hareketlerinin başladığı 17 Ağustos tarihinden bugüne kadar borsa’da yaşananların bir otopsisini yapmaya çalışayım.
XBANK Bankacılık Endeksi (Temmuz-Eylül, günlük)

BİST bünyesinde yer alan Bankacılık Endeksi (XBANK) 5 Temmuz tarihinde en düşük 1890 seviyesinden 13 Eylül günü en yüksek 5102 seviyesine kadar 2 ay içerisinde +%170 düzeyinde olağanüstü bir yükseliş gerçekleştirmiştir.
Aynı dönem içerisinde BİST-30 içerisinde yer alan Halkbank (HALKB) hissesi en düşük 4.54 TL (6 Temmuz) en yüksek 16.64 TL’ye (13 Eylül) +%266 düzeyinde 3 misline yaklaşan düzeyde aşırı yükseliş gerçekleştirmiştir.
HALKBANK Spot Hisse Fiyatı (Temmuz-Eylül, günlük)

BİST.50 endeksi içerisinde yer alan bir diğer kamu bankası olan Vakıfbank (VAKBN) hissesinin fiyat hareketleri de aynı tarih aralığında doğal olarak benzerdir. 6 Temmuz’da en düşük 3.42 TL seviyesinden işlem gören Vakıfbank hissesi, 13 Eylül’de 15.66 TL seviyesine kadar +%358 düzeyindeki bir yükseliş ile gerçekleştirilmesi oldukça zor olan bir rekora imza atmış oldu!
VAKIFBANK Spot Hisse Fiyatı (Temmuz-Eylül, günlük)

Buraya kadar incelediğimiz görseller eşliğinde 2 ay gibi kısa zaman dilimi içerisinde yaşanan 2.5-3.5 kat getiriler karşısında dudaklarınız muhtemelen buruşurken sıkı durun çok daha sağlam getiriler daha gerçekleşti.
Mesela BİST.100 endeksi içerisinde yer alan Şekerbank (SKBNK) hissesinde yaşanan fiyat anomalisi takdire şayan bir başka durum olmuştur. 6 Temmuz tarihinde 1.03 TL en düşük değerden işlem gören hisse, 13 Eylül tarihinde en yüksek 5.37 TL’ye +%421 düzeyinde müthiş bir yükselişe imza atmış bulunmaktadır. Şekerbank hissesinin büyüklüğü, işlem hacmi,..vs gibi kriterler yanında kendisinin diğer 2 büyük kamu bankası kadar olmaması sebebi ile burada doğal olarak fiyat anomalilerinin yaşanması çok daha makul görülebilir.
ŞEKERBANK Spot Hisse Fiyatı (Temmuz-Eylül, günlük)

Peki kamu bankaları özelinde borsada yaşanmış olan aşırı fiyat anomalilerinden borsadaki diğer özel banka hisselerine nasıl yansıdı? 6 Temmuz’da en düşük 13.57 TL’den işlem gören Garanti Bankası hissesi (GARAN), 13 Eylül’de 31.64 TL’ye kadar +%133 düzeyinde bankacılık endeksinden (XBANK) daha düşük bir getiri sağlamıştır.
Garanti Bankası Spot Hisse Fiyatı (Temmuz-Eylül, günlük)

6 Temmuz’da en düşük 4.39 TL’den işlem gören İş Bankası hissesi (ISCTR), 13 Eylül’de 13.49 TL’ye kadar +%207 düzeyinde bankacılık endeksinden (XBANK) çok daha yüksek bir getiri sağlamıştır.
İş Bankası Spot Hisse Fiyatı (Temmuz-Eylül, günlük)

6 Temmuz’da en düşük 7.74 TL’den işlem gören Akbank hissesi (AKBNK), 13 Eylül’de 19.14 TL’ye kadar +%147 düzeyinde bankacılık endeksine (XBANK) yaklaşan miktarda yüksek bir getiri sağlamıştır.
Akbank Spot Hisse Fiyatı (Temmuz-Eylül, günlük)

Yazımın buraya kadar olan bölümünde sizlere sadece bankacılık hisse fiyatları üzerinde yaşanan aşırı fiyat hareketlerini içeren dönemin tek tek banka bazında bir fotoğrafını vermeye çalıştım.
Bundan sonrasında makinemizin zoom seviyesini biraz daha arttırarak olayı incelemeye devam edelim.
6 Temmuz – 16 Eylül tarihlerini içeren dönem arasında gerçek zamanlı borsadaki banka hisselerindeki takas değişimlerine bir göz atalım. Halkbank hissesinde en çok alım yapan ilk 5 kurum Citibank, Yatırım Fonları, HSBC Bank, Info Yatırım ve Deutschebank şeklinde sıralanmaktadır. Citibank ve Deutschebank kurumlarından yapılan net Halkbank hissesi alımı +49 Milyon Lot civarındadır.
Halkbank Hisse Takas Analizi (Temmuz-Eylül)

Doğal olarak benzer bir durum Vakıfbank hissesinde de yaşanmıştır. Vakıfbank hissesinde en çok alım yapan ilk 5 kurum Citibank, Yatırım Fonları, Ahlatçı Yatırım, HCBC Banka ve Deutschebank şeklinde sıralanmaktadır. Citibank ve Deutschebank kurumlarından yapılan net Halkbank hissesi alımı +105 Milyon Lot civarındadır.
Vakıfbank Hisse Takas Analizi (Temmuz-Eylül)

İşbankası ve Garanti Bankasının hisse takaslarına aynı dönem içerisinde baktığımızda yabancı kurum alımları öncelikli olmak üzere yerli ve yabancı aracı kurumlarının yüklü alımlar yaptıklarını görüyoruz. Tabii yabancı kurumlar üzerinden gerçekleşen tüm alımların %100 Bıyıklı Yabancı mı? yoksa Bıyıksız Yabancı mı? olduğuna dair kesin bir bilgimiz olamaz! (son dönemde borsadaki yabancı girişinin yaklaşık $800 Milyon olduğunu biliyoruz. Bu miktar endeks üzerindeki %60’a yaklaşan yükselişi açıklamaya yeterli değildir)
Hisse takas analizimize ilk 5 Net Alıcı ve Net Satıcı Kurumlar şeklinde ilgili dönem için bir göz attığımızda resimde çok fazla bir değişiklik ortaya çıkmıyor. Kamu bankaları takasının %90’a yakın miktarı Halk Yatırım ve Vakıf Yatırım şeklinde doğal olarak kendi aracı kurumlarının elinde bulunmaktadır. Dolayısıyla kamu banka hisselerindeki mutlak kontrol yetkisinin ilgili aracı kurumlar elinde olduğunu zaten biliyoruz.
Halkbank Hızlı Takas Analizi (Temmuz-Eylül)

Bu arada banka hisselerinin Borsa endeksindeki ağırlıklarını da sizlerle paylaşayım.;
AKBNK %5.74 (BİST.30)
GARAN %2.34 (BİST.30)
HALKB %1 (BİST.30)
ISCTR %4.72 (BİST.30)
SKBNK %0.51 (BİST.100)
VAKBN %1.03 (BİST.50)
Banka hisselerin 2 aylık zaman dilimi içerisinde %250-%450 arasında değişen düzeylerde yükselişler kaydetmiş olması doğal olarak banka hisselerinin BİST endeksleri içerisindeki ağırlıkları nispetinde endeks yükselişine katkıda bulunmuş olduğunu da biliyoruz. Bu bilgi ise, en çok nerede işimize yaramaktadır? Tabiiki de kaldıraçlı işlemlerin yapılmakta olduğu Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasasında olacaktır. (BİST-VİOP) Vadeli BİST.30 endeksi (F_XU030YakınVade) kontratlarının yaklaşık 13 Kat kaldıraç imkanına sahip olduğunu göz önüne aldığınızda, Temmuz-Eylül dönemi içerisinde spot piyasadaki bankacılık hisselerinde yaşanan yükselişlerin Vadeli BİST.30 endeksine önemli derecede pozitif katkısı olmuştur. Ancak gerek spekülatif, gerekse korunma amacı (hedging) ile vadeli endeks ve vadeli hisse senetleri üzerinden satış (kısa) pozisyon açmış olan yatırımcıların teminat tamamlama çağrıları günlük bazda 1 MilyarTL zaman zaman aşmıştır. (birileri fena çarpıldı)
Vadeli BİST.30 Yakın Vadeli Kontratı (F_XU030YVADE)

14 Temmuz tarihinde en düşük 2580.75 değerini gören vadeli BİST.30 endeks kontratı 13 Eylül tarihinde 4424.50 seviyesine kadar +%71.4 düzeyinde pozitif endeks değişimi yaşamıştır. Vadeli piyasalarda bu dönem içerisinde özellikle Ağustos ayının ikinci yarısından itibaren 2 şey daha yaşanmıştır. Birincisini geçtiğimiz günlerde Sevgili Ömer Gencal twitter sayfasında çok güzel bir şekilde özetlediği için kendisinin izni ile burada bir alıntı yapmak istiyorum.
https://twitter.com/omgencal/status/1569679480909594629
BİST Spot – VİOP Vadeli Arbitraj Stratejisi

Kaynak: Ömer Gencal
Öncelikle BİST.Repo piyasasından 2 haftalık vadede %13.75 faiz ile TL borçlanılır. Daha sonra BİST Spot hisse senetleri piyasasından bir banka hissesini satın alınır ve eş zamanlı bir şekilde en yakın vadeyde aynı vadeli banka hissesinde satış yapılır. Yıllık bazda geçtiğimiz gün spot-vadeli arbitraj stratejisi getirisinin %82.51 seviyesine kadar yükseldiğine şahit olduk. TL borçlanma maliyetini düştüğümüzde Net %68.76 düzeyinde bir arbitraj getirisi sağlanmış olundu.
Spot hisse senedi piyasasında bankalardan başlayan eksi %10 taban hareketinin fitilini de vadeli banka hisse kontratlarından başlayarak başlangıç teminatlarının 14 Eylül tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 3 ila 8.5 kata varan düzeylerde arttırılmış olması yatmaktadır. Örneğin AKBNK Vadeli Kontratının Başlangıç teminatı 160 TL’den 350 TL’ye, GARAN Vadeli Kontratının Başlangıç teminatı 290 TL’den 575 TL’ye, HALKB Vadeli Kontratının Başlangıç teminatı 90 TL’den 300 TL’ye, SKBNK Vadeli Kontratının Başlangıç teminatı 30 TL’den 250 TL’ye ve son olarak da VAKBN Vadeli Kontratının Başlangıç teminatı 70 TL’den 285 TL’ye yükseltildi. Temmuz ayından başlayarak Ağustos ayı yarısından itibaren özellikle son 1 ay içerisinde BİST Spot Banka Hisseleri ile VİOP Vadeli Banka Kontratları üzerinden yürütülmekte olan hareketler haliyle vadeli fiyatların da yükselmesi nedeniyle bankalarda 20 mislini aşan kaldıraç düzeyleri ile karşı karşıya kalınmasına sebep oldu.
Vadeli Piyasa (VİOP) Başlangıç Teminat Değişikliği

Başlangıç teminatlarında aracı kurumların kendilerini ve yatırımcılarını korumak adına alınan bu teminat değişikliği kararının geç gelmesine karşılık yerinde bir karar olduğunu ifade etmek isterim. Kararın ilan edilmesi ile birlikte de 13 Eylül tarihinde banka hisselerinden başlayan çözülme hareketinin fitili ateşlenmiş oldu.
Son olarak şunu söylemek isterim ki son haftalarda piyasalarda yaşanan hareketlerin saçmalığını rasyonel bir şekilde açıklamaya hiç çalışmayacağım. Bunu piyasalarda çalışan yüzlerce yatırım danışmanı, analist, stratejist,..vs. zaten bir şekilde sürekli yapıyor. Sadece şunu söylemek isterim ki çeşitli analizler ile göstermeye çalıştığım bu hareketler hiç normal değil, Dünya Borsaları da bu şekilde işlemiyor.
Son Söz: Hayatta kendisini çok akıllı zanneden Dünya’nın en aptal insanıdır.
Doç. Dr. Evren BOLGÜN – paraanaliz.com
İlginizi Çekebilir
BANKA HABERLERİ
İhracatçıya ucuz kredi hamlesi: Reeskont kredilerde yeni dönem
İhracatçıya reeskont kredisi desteğinde yeni dönem: BSMV istisnası genişletildi
Yayınlanma:
1 gün önce|
05/09/2026Yazan:
Erol Taşdelen
Kısa ve uzun vadeli reeskont kredilerinin tamamı BSMV istisnası kapsamına alındı. Finansman maliyeti yüzde 23,95 olan reeskont kredilerinde vergi yükünün kaldırılması, ihracatçıların kredi maliyetini aşağı çekecek. Günlük kredi limiti de 5 milyar TL’ye yükseltilmiş durumda.
İhracatçıların uzun süredir beklediği finansman maliyetini azaltacak önemli bir düzenleme yürürlüğe girdi. 5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile ticari bankalar tarafından kullandırılan TCMB kaynaklı reeskont kredilerinde uygulanan Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) istisnasının kapsamı genişletildi.
Düzenlemeyle daha önce kısa vadeli reeskont kredileri açısından uygulanan istisna, uzun vadeli reeskont kredilerini de kapsayacak şekilde genişletildi. Böylece TCMB kaynaklı reeskont kredilerinin tamamında ihracatçı açısından önemli bir maliyet kalemi ortadan kaldırılmış oldu.
Ticaret Bakanlığı da düzenlemenin amacını, ihracatçıların finansmana erişimini kolaylaştırmak ve finansman maliyetlerini düşürmek olarak açıkladı.
Reeskont kredisinde maliyet yüzde 23,95
Düzenlemenin önemini anlamak için reeskont kredilerindeki son değişikliklere bakmak gerekiyor.
TCMB ile Ticaret Bakanlığı’nın ihracat finansmanına yönelik çalışmaları kapsamında reeskont kredilerinde son dönemde önemli iyileştirmeler yapıldı. Reeskont kredilerinin finansman maliyeti yüzde 23,95’e indirildi.
Bunun yanında;
- Daha önce 300 milyon TL olan günlük reeskont kredi limiti 5 milyar TL’ye çıkarıldı.
- Firma başına günlük kredi limiti 45 milyon TL’den 60 milyon TL’ye yükseltildi.
- Yabancı para cinsi reeskont kredi limiti 5 milyon dolara çıkarıldı.
- Toplam reeskont kredi programı bütçesi 1 milyar dolar olarak oluşturuldu.
- Reeskont kredilerinde ilave döviz alma zorunluluğu kaldırıldı.
- Net ihracatçı uygulaması yerine “ihracatçı skoru” uygulamasına geçildi.
TCMB’nin önceki düzenlemeleri de reeskont kredilerinde firmaların finansmana erişimini kolaylaştırmaya yönelik olmuştu. Örneğin 2025 sonunda TL reeskont kredilerinin günlük limiti artırılmış, firma başına günlük limit 60 milyon TL’ye yükseltilmiş ve YP reeskont kredilerinde firma limiti 5 milyon dolara çıkarılmıştı.
Asıl kritik değişiklik: Uzun vadeli kredi de istisna kapsamında
Yeni düzenlemenin ihracatçı açısından en önemli tarafı ise vade ayrımının ortadan kaldırılması.
Ticari bankalar tarafından kullandırılan TCMB kaynaklı reeskont kredilerinde artık yalnızca kısa vadeli krediler değil, uzun vadeli reeskont kredileri de BSMV istisnasından yararlanabilecek.
Bu, özellikle işletme sermayesi ihtiyacı yüksek, üretim ve ihracat döngüsü uzun olan firmalar açısından önemli.
Çünkü ihracatçı açısından kredi faizinin yanında kredi üzerindeki vergi yükü de toplam finansman maliyetini artırıyor. BSMV’nin kaldırılmasıyla birlikte kredi maliyetinde doğrudan bir düşüş meydana geliyor.
Örneğin:
Finansman maliyetinin yüzde 23,95 olduğu varsayıldığında ve BSMV’nin yüzde 5 olduğu standart yapı dikkate alındığında, yalnızca faiz üzerinden oluşan BSMV yükü teorik olarak maliyeti yüzde 25,15 seviyesine taşıyabilecek bir etki yaratıyor.
Dolayısıyla istisna, özellikle yüksek tutarlı ve uzun vadeli kredilerde ihracatçı açısından milyonlarca liralık maliyet avantajına dönüşebilir.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta ise BSMV’nin kaldırılmasının faiz oranını değiştirmediği, faiz üzerinden doğabilecek vergi yükünü ortadan kaldırdığıdır.
5 milyar TL günlük limit önemli
Düzenlemenin BSMV boyutu kadar önemli diğer tarafı ise reeskont kredi programının kapasitesinin ciddi şekilde artırılmış olması.
300 milyon TL’den 5 milyar TL’ye çıkarılan günlük limit, yaklaşık 16,7 katlık bir artış anlamına geliyor.
Bu durum reeskont kredisinin artık yalnızca sınırlı sayıdaki ihracatçı için kullanılan bir finansman aracı olmaktan çıkarılıp daha geniş bir ihracatçı kitlesine ulaştırılmasının hedeflendiğini gösteriyor.
TCMB’nin reeskont kredileri, vadeli ihracat ve döviz kazandırıcı hizmetlerden doğan alacakların bankalar aracılığıyla Merkez Bankası reeskontuna götürülmesi yoluyla ihracatçıya finansman sağlanmasına dayanıyor.
İhracatçı açısından ne değişiyor?
Yeni düzenlemeyi yalnızca “vergi istisnası” olarak görmek eksik olur.
Aslında üç ayrı kanal aynı anda çalışıyor:
1. Kredi maliyeti düşüyor.
BSMV istisnasının genişletilmesi özellikle uzun vadeli kredilerde finansman yükünü azaltıyor.
2. Krediye erişim kapasitesi artıyor.
Günlük limitin 5 milyar TL’ye çıkarılması, programın toplam kullandırım kapasitesini ciddi biçimde büyütüyor.
3. İhracatçının bilançosu rahatlıyor.
Finansman maliyetinin düşmesi, ihracatçı şirketlerin faiz giderlerini azaltarak faaliyet kârlılığı ve nakit akışı üzerinde olumlu etki yaratabilir.
Bu nedenle düzenleme sadece bankacılık sektörü açısından değil, sanayi şirketlerinin maliyet yapısı ve ihracat rekabetçiliği açısından da önemli.
“Ucuz kredi” tek başına yeterli mi?
Burada önemli bir ayrıntı bulunuyor.
Reeskont kredilerinin maliyetinin düşürülmesi ihracatçı için önemli bir avantaj olsa da, krediye erişimin fiilen ne kadar kolaylaşacağı bankaların tahsis politikalarına ve ihracatçıların kredi değerliliğine de bağlı.
Dolayısıyla 5 milyar TL’lik günlük limitin artırılması tek başına yeterli değil. Bu kaynağın özellikle finansmana erişimde zorlanan KOBİ’lere, emek yoğun sektörlere ve ihracat potansiyeli yüksek firmalara ne ölçüde ulaşacağı kritik olacak.
TCMB’nin reeskont uygulamalarında son dönemde KOBİ’lerin erişimini ve ihracat performansını dikkate alan mekanizmalar da öne çıkıyor.
Bankalar açısından da önemli
Düzenlemenin bir başka boyutu ticari bankalar.
Reeskont kredileri bankalar üzerinden kullandırıldığı için BSMV istisnasının kapsamının genişletilmesi, bankaların ihracatçı müşterilerine sunduğu reeskont finansmanının maliyet yapısını etkiliyor.
Bu nedenle yeni düzenleme “ihracatçıya vergi indirimi”nden ziyade, TCMB kaynaklı sübvansiyon niteliğindeki uygun maliyetli finansmanın vergi ayağının da güçlendirilmesi olarak okunabilir.
Ticaret Bakanlığı’nın açıklamasında da reeskont kredilerinin ihracat finansmanındaki temel politika araçlarından biri olduğu ve ihracatçıların finansmana erişiminin artırılmasının yatırım, üretim, istihdam ve ihracat hedefleri açısından önem taşıdığı vurgulanıyor.
Büyük resim: Türkiye ihracat finansmanını ucuzlatmaya çalışıyor
Son düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde Türkiye’nin ihracat finansmanı politikasında belirgin bir yön görülüyor:
Daha yüksek kredi limiti + daha düşük finansman maliyeti + daha az döviz kısıtı + vergi avantajı.
Bu politika özellikle küresel ticarette rekabetin arttığı bir dönemde ihracatçıların maliyet avantajını koruması açısından önem taşıyor.
Nitekim Ticaret Bakanlığı’nın son açıklamalarında yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatının 405,3 milyar dolara yükseldiği belirtilirken, reeskont kredilerinde finansman koşullarının iyileştirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğü ifade edildi.
Bankavitrini yorumu
Yeni BSMV istisnası tek başına büyük bir devrim değil; ancak son dönemde reeskont kredilerinde yapılan düzenlemelerle birlikte değerlendirildiğinde önemli bir finansman paketi ortaya çıkıyor.
Buradaki kritik soru artık “ihracatçıya ucuz kredi verilecek mi?” değil, “bu ucuz kaynağa hangi ihracatçı ne kadar ve ne hızla ulaşabilecek?”
Çünkü yüksek faiz ortamında yüzde 23,95 maliyetle sağlanan ve BSMV avantajı da bulunan reeskont finansmanı, piyasa koşullarına kıyasla oldukça önemli bir avantaj yaratıyor. Ancak avantajın ihracatçı şirketlerin gerçek finansman maliyetine yansıması için bankaların kredi tahsis süreçlerinin de bu mekanizmayla uyumlu çalışması gerekiyor.
Sonuç olarak 5 Eylül düzenlemesi, ihracatçıların finansman maliyetini aşağı çeken; özellikle uzun vadeli finansmanda etkisi daha fazla hissedilecek yeni bir destek mekanizması niteliğinde.
BANKA HABERLERİ
Kara paranın görünmez kalkanı: Nakit karşılıklı krediler
Bankaların yumuşak karnı: Nakit karşılıklı krediler gerçekten yeterince denetlendi mi? Para bankada, kredi yine bankadan… Peki paranın gerçek kaynağını kim araştırıyor?
Yayınlanma:
1 hafta önce|
30/08/2026Yazan:
Erol Taşdelen
25 yıl Bankacılık deneyimi, 7 yıllık Mahkemelere Bankacı Bilirkişisi olarak yüzlerce ağırlıklı Dolandırıcılık Raporları hazırlamış biri olarak Kara Para aklama yöntemlerinden biri olan Bankalardaki “Nakit Karşılıklı Kredileri” mercek altınması gerektiğini yıllardır yazdım. Bu konuyu biraz daha derinlemesine ele alalım:
Bankacılık sisteminde en risksiz kredilerden biri gibi görünen bir kredi türü vardır: nakit karşılıklı, mevduat rehni karşılığı veya nakit teminatlı krediler.
Müşterinin bankada parası vardır. Bu para mevduat, döviz hesabı, vadeli hesap veya başka bir likit finansal varlık olarak bankaya rehnedilir. Banka da bu varlığın belli bir oranına kadar müşteriye kredi açar. Klasik kredi riski açısından bakıldığında banka için son derece güvenli bir işlemdir.
Çünkü müşteri krediyi ödemezse banka elindeki nakit teminatı kullanabilir.
Tam da burada çok önemli bir soru ortaya çıkıyor: Banka kredi riskini çok iyi kontrol ederken, teminat olarak aldığı nakdin nereden geldiğini aynı derinlikte kontrol ediyor mu?
Daha önemlisi: BDDK denetimleri, banka teftiş kurulları, iç kontrol birimleri ve MASAK uyum mekanizmaları nakit karşılıklı kredileri yalnızca “kredi riski düşük işlemler” olarak mı görüyor, yoksa fonun gerçek kaynağına kadar gidiyor mu?
Çünkü uluslararası kara para aklama literatürü bize çok önemli bir şey söylüyor: Bir kredi gerçek bir banka tarafından kullandırılmış olabilir; ama kredinin arkasındaki teminatın kaynağı suç geliri ise kredi işlemi paranın geçmişini temizleyen bir perdeye dönüşebilir.
MASAK’ın kendi yayımladığı aklama yöntemleri arasında da “oto-finans borç yöntemi – loan-back” açık biçimde bulunuyor. MASAK, offshore yapılara taşınan suç gelirinin daha sonra kredi görüntüsü altında sahibine geri döndürülmesini bilinen aklama yöntemlerinden biri olarak tanımlıyor.
OECD ve FATF kaynaklarında bunun bir başka versiyonu “back-to-back loan”, yani karşılıklı/arka arkaya kredi yapıları olarak karşımıza çıkıyor. OECD’ye göre mevcut bir banka mevduatının veya başka bir nakit varlığın teminat gösterilmesiyle üçüncü taraf finans kuruluşundan alınan kredi, teminatın suç gelirinden oluşması halinde aklama mekanizmasının parçası haline gelebiliyor.
Dolayısıyla sorun kredi değil.
Sorun, krediye kaynak teşkil eden teminatın ekonomik kökenidir.
Nakit karşılıklı kredi nasıl bir “kaynak maskeleme aracına” dönüşebilir?
Basit bir örnek düşünelim:
Bir şirketin veya kişinin banka hesabında 10 milyon dolar bulunuyor. Paranın ekonomik kaynağı konusunda soru işaretleri olduğunu varsayalım. Bu kişi 10 milyon doları doğrudan başka bir ülkeye gönderdiğinde karşı taraftaki banka şu soruyu sorabilir:
“Bu 10 milyon dolar nereden geldi?”
Ticaret mi? Mal satışı mı? Şirket sermayesi mi? Gayrimenkul satışı mı? Temettü mü? Miras mı? Borç mu? Başka bir ekonomik faaliyet mi?
Ancak aynı para bir Türk bankasında teminat haline getirilip bunun karşılığında kredi kullandırıldığında müşterinin bilançosunda ve banka hareketlerinde yeni bir katman ortaya çıkar: BANKA KREDİSİ.
Yurt dışına giden fonun işlem açıklamasında veya şirket kayıtlarında artık “kredi” bulunabilir.
Karşı ülkedeki banka açısından bakıldığında da görünürde düzenli bir finansal kaynak vardır: Türkiye’de lisanslı bir banka tarafından kullandırılmış kredi.
Fakat kritik AML sorusu hâlâ cevaplanmamıştır: Kredinin kaynağı banka olabilir; peki bankanın krediyi verirken aldığı nakit teminatın kaynağı nedir? İşte finansal suçlarla mücadelede source of funds ile source of wealth ayrımı burada önem kazanıyor. Paranın son çıktığı hesap yalnızca ilk katmandır.
Gerçek bir AML incelemesi paranın ekonomik kökenine kadar gitmek zorundadır.
MASAK’ın şüpheli işlem göstergeleri aslında tehlikeyi yıllardır tarif ediyor
MASAK’ın yayımladığı şüpheli işlem göstergelerinde bu dosya açısından son derece dikkat çekici başlıklar bulunuyor.
Örneğin; yüksek meblağlı kredi veya borcun makul açıklama olmadan kısa sürede kapatılması, kredinin nerede kullanılacağı konusunda ikna edici bilgi sunulamaması, işletmenin faaliyetiyle orantısız hesap hareketleri, olağan dışı sınır ötesi para transferleri, birbirine yakın tutarlardaki paraların kısa aralıklarla ülkeye girip çıkması, yurt dışındaki hesapların kredi ilişkilerinde teminat olarak kullanılması şüpheli işlemler arasında sayılıyor.
Bu göstergeler yan yana konulduğunda aslında şu prensip ortaya çıkıyor: Bankanın “müşterim kredi kullandı” demesi AML incelemesini bitirmemeli; tam tersine bazı durumlarda incelemenin başlangıcı olmalıdır.
ABD bankacılık sisteminin AML denetim rehberlerinde de nakit teminatlı krediler özel risk göstergeleri arasında.
FFIEC rehberinde; üçüncü kişiye ait mevduatla teminatlandırılan krediler, kaynağı bilinmeyen fonla oluşturulan mevduata karşı kredi verilmesi, ekonomik amacı olmayan ve bankaya hemen hemen hiç kredi riski yaratmadan yüksek komisyon kazandıran krediler şüpheli işlem göstergeleri arasında sıralanıyor.
Asıl denetlenmesi gereken şey kredi dosyası değil, paranın yolculuğu
Klasik banka teftiş mantığında kredi dosyasına bakılır: Müşteri kim? Limit ne? Teminat yeterli mi? Rehin düzgün kurulmuş mu? Kredi sınıflandırması doğru mu? Karşılık ayrılması gerekiyor mu? Yetki limitlerine uyulmuş mu?
Bunlar elbette önemlidir.
Fakat nakit karşılıklı kredilerde denetimin bundan çok daha ileri gitmesi gerekir. Çünkü kredi riski neredeyse sıfırken AML riski yüksek olabilir.
Denetçinin sorması gereken asıl sorular şunlardır: Teminat olan para bankaya nereden geldi?
Kaç gün önce geldi? Yurt dışından mı geldi? Başka bankadan mı aktarıldı? Başka bir krediden mi oluştu? Şirketin ticari faaliyetleri bu büyüklükte para yaratabilecek durumda mı? Para geldikten ne kadar sonra rehnedildi? Rehin karşılığında kredi hangi hesaba geçti? Kredi aynı gün başka bankaya aktarıldı mı? Orada tekrar mevduat veya teminat oldu mu? Kredi başka bir finansal ürüne yatırıldı mı? Aynı nihai faydalanıcı farklı şirketlerle zinciri tekrarladı mı?
İşte gerçek denetim burada başlıyor.
Son söz
Nakit karşılıklı kredi bankanın bilançosu açısından belki de en güvenli kredi türlerinden biridir.
Fakat kara para aklama ve finansal kaldıraç açısından en fazla dikkat edilmesi gereken kredi türlerinden biri de olabilir.
Çünkü bankanın açısından güvenli olan şu formül: “Param teminatta, dolayısıyla kredim güvende” kamu otoritesi açısından yeterli değildir.
Kamu otoritesinin sorması gereken soru şudur: “Teminattaki o para nereden geldi?”
Erol TAŞDELEN – Ekonomist www.bankavitrini.com
BANKA HABERLERİ
DenizBank’tan karbon yoğun sektörlere dönüşüm finansmanı
DenizBank, sürdürülebilir finansman kapsamını genişletmek ve emisyon yoğun sektörlerin dönüşümünü desteklemek üzere, ana hissedarı Emirates NBD ile birlikte Geçiş Finansmanı Çerçevesi’ni yayımladı.
Yayınlanma:
3 hafta önce|
19/08/2026Yazan:
BankaVitriniTürkiye’de ilk kez ayrı bir kılavuz doküman olarak yayımlanan Geçiş Finansmanı Çerçevesi; yüksek emisyonlu sektörlerin karbonsuzlaşmasına katkı sağlayan faaliyetlerin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve sınıflandırılması için sistematik bir metodoloji ortaya koyuyor.
DenizBank Genel Müdürü Recep Baştuğ, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Düşük karbonlu ekonomiye geçiş, bugün yalnızca iklim hedefi değil; ülkelerin büyüme modelleri ve rekabet gücü üzerinde belirleyici bir unsur. Ülkemizde de özellikle AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın mali yükümlülüklerinin başlamasıyla, ihracatçı sektörlerimiz açısından dönüşüm ihtiyacı daha kritik hale geldi. Bu noktadaki rolümüz ve amacımız, uzun soluklu bir finansman ortağı olarak dönüşüm sürecindeki şirketlerin yanında yer almak. Ana hissedarımız ile birlikte hayata geçirdiğimiz Geçiş Finansmanı Çerçevemizle, özellikle yeşil dönüşümü zor sektörlerdeki şirketlerin kendi somut dönüşüm hedeflerini finanse etmesine imkan tanıyan bir yaklaşım sunuyoruz. Önümüzdeki dönemde de düşük karbonlu ekonomiye adil ve kapsayıcı geçiş için reel sektörün uzun vadeli finansman ihtiyaçlarına çözüm üretmeyi sürdüreceğiz.”
Geçiş Finansmanı Çerçevesi Hakkında
Geçiş Finansmanı Çerçevesi, üretim, demir-çelik, çimento, madencilik, gayrimenkul, ulaştırma ve tarım başta olmak üzere karbon yoğun ve emisyon azaltımı zor sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin, Paris Anlaşması hedefleriyle uyumlu geçiş yolları doğrultusunda karbonsuzlaşmasını desteklemeyi amaçlıyor.
ICMA İklim Geçiş Finansmanı El Kitabı ve İklim Geçiş Tahvili Kılavuzu ile Kredi Piyasası Birliği (LMA), Asya Pasifik Kredi Piyasası Birliği (APLMA) ve Kredi Sendikasyonları ve Alım Satım Birliği (LSTA) tarafından yayımlanan uluslararası rehberler dikkate alınarak hazırlanan Çerçeve’nin uluslararası standartlarla uyumu, bağımsız dış değerlendirici DNV tarafından sağlanan İkinci Taraf Görüşü ile destekleniyor.
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
KATEGORİLER
- ALTIN – DÖVİZ – KRIPTO PARA (1.053)
- BANKA ANALİZLERİ (152)
- BANKA HABERLERİ (3.625)
- BASINDA BİZ (67)
- BORSA (597)
- CEO PERFORMANSLARI (39)
- EKONOMİ (2.981)
- GÜNCEL (4.584)
- GÜNDEM (3.567)
- RÖPORTAJLAR (47)
- SİGORTA (147)
- ŞİRKETLER (2.737)
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK (582)
- VİDEO Vitrini (19)
- YAZARLAR (1.486)
- AI-BankaVitrini (28)
- Ali Coşkun (56)
- Arif Öztan (7)
- Ayşe Muzaffer Sunguroğlu (7)
- Cengiz KILIÇ (11)
- Dr. Abbas Karakaya (73)
- Erden Armağan Er (46)
- Erol Taşdelen (831)
- Gizem Taşdelen (5)
- Gülbeyaz Gergün (119)
- Kemal Emirhan Mendi (1)
- Murat Şenol (26)
- Mustafa Akpınar (53)
- Onur ÇELİK (61)
- Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz (94)
- Serhat Can (11)
- Süleyman Çembertaş (19)
- Tungay Dere (19)
- Uğur Durak (33)
- Zuhal KARABULUT (5)
YAZARLAR
ALTIN – DÖVİZ
KRİPTO PARA PİYASASI
X
- OpenAI'da yaprak dökümü sürüyor: Bir yönetici daha ayrıldı 25/08/2026
- İran'dan kritik iki temas 25/08/2026
- Halkbank'a 1,1 milyar dolarlık ilave kaynak 25/08/2026
- IMF Başkanı Georgieva: Küresel ekonomi enerji şokuna direniyor 25/08/2026
- İran'dan ekonomik savaş çıkışı 25/08/2026
- SpaceX'te yeni üs yatırımı planı 25/08/2026
- Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan kabine toplantısı sonrası açıklamalar 25/08/2026
- Anthropic'ten yatırımcılara devasa 'pazar' sunumu 25/08/2026
- "Hürmüz'deki mayınlar temizlendi" 25/08/2026
- Sektörel güven endeksleri geriledi 25/08/2026
SON YAZILAR
- Kontrolmatik’te ödeme krizi büyüyor 05/09/2026
- İhracatçıya ucuz kredi hamlesi: Reeskont kredilerde yeni dönem 05/09/2026
- Fonlarda vergi ayarı: Yüzde 10 stopaj resmen başladı 05/09/2026
- Enflasyon düşüyor ama hayat pahalılığı bitmiyor 03/09/2026
- Piyasalar soluklandı: Zayıf istihdam Fed korkusunu törpüledi. Gözler TÜİK’te 03/09/2026
- Perakende devlerinde kârlılık alarmı: BİM pozitif ayrıştı 01/09/2026
- SPK’dan patron satışlarına fren 01/09/2026
- Yeni SPK düzenlemesinde hangi hisseler öne çıkabilir? 31/08/2026
- Kara paranın görünmez kalkanı: Nakit karşılıklı krediler 30/08/2026
- Takas İstanbul risk yönetiminde kuralları değiştiriyor 29/08/2026
ARAMA
Popüler
-
GÜNCEL3 yıl önceZara Ve Mango’ya Üretim Yapın Tekstil Devi Konkordato Talep Etti
-
BANKA HABERLERİ3 yıl önceTCMB Başkanı için ismi geçen GAYE ERKAN First Republic Bank’tan ayrılma süreci
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceAKBANK çöktü : Dijital Bankacılık sorumlusu GMY CİVELEK ortada yok!
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceHSBC terbiyesizliği : “Sabancı alana “AKBANK bedava”
-
BANKA ANALİZLERİ4 yıl önceYILIN İLK YARISINDA İŞBANK RAKİPSİZ LİDER AKBANK SONUNCU SIRADAN KURTULAMIYOR
-
VİDEO Vitrini5 yıl önceGelişmekte olan ülkeler neden gelişmiş ülkelerden daha az borçlu
