Connect with us

BANKA HABERLERİ

Vatandaş da finansmana erişemiyor!

Kredi kısıtlamaları ve reel gelir kayıplarının yarattığı geri ödeme güçlükleri, bireysel kredilerin toplam krediler içindeki payını rekor dip seviyeye geriletti.

Yayınlanma:

|

İş dünyasının yanı sıra tüketiciler de rekor negatif faize rağmen finansmana erişim zorlukları yaşıyor. Olağan dönemlerde yüzde 30-35 arasında bulunan bireysel krediler ve kredi kartlarının toplam krediler içindeki payı, BDKK verilerine göre uzun yılların ardından ilk kez yüzde 20’nin altına indi. Bir yandan kredi kullanımı yavaşlarken, diğer yandan da borcunu ödeyemeyelerin sayısı artıyor. Ağustos itibariyle, ağırlığı kredi borcu olmak üzere son bir yılda ödeme yükümlülüğünü vadesinde yerine getiremeyen bireysel kredi ve kredi kartı borçlularına 516 bin kişi daha eklendi ve sayı 4 milyon 160 bine ulaştı.

Vatandaşın finansmana erişim sorunu daha da büyük

Kredi mekanizması bozuldu… Faiz oranlarının rekor negatif seviyelere gelmesine rağmen, sanayici, ihracatçı ve KOBİ’lerin özellikle son bir yıldan bu yana giderek daha yüksek sesle dile getirdiği finansmana erişim sorunu, sadece ticari krediler tarafında yaşanmıyor. Tüketici tarafında da aynı sorun var; hem de daha şiddetli biçimde. BDDK verilerine göre, bireysel krediler ve kredi kartı bakiyesinin bankacılık sektörünün toplam kredileri içindeki payı son yıllarda dramatik bir düşüş gösteriyor. Olağan dönemlerde yüzde 30-35 bandı içinde seyreden bireysel krediler ve kredi kartlarının toplam kredilere oranı, 2022 yılında yüzde 20’nin altına geriledi. Kredi gelişmelerinde ortaya çıkan tablo ve nedensonuç ilişkisi ana hatlarıyla şöyle:

■ Reel ücretler geriledi: Yüksek enfl asyonla birlikte yaşanan pahalılık, tüketici kredilerinin ana kalemlerini oluşturan konut, otomobil ve ihtiyaç maddelerinde fiyatları birçok kişi için ödeme kapasitesinin üzerine taşıdı. Yüksek enfl asyon karşısında reel olarak gerileyen alım gücü, satın alma eğilimini ve buna yönelik kredi talebini de aşağı çekiyor.

■ Krediler baskılanıyor: Tüketici kredileri ve kredi kartıyla yapılan satın almalara taksit sınırlaması uygulanıyor. Bir yandan taksit sayısı azaltılırken, bir yandan da bankalara, kullandıracakları bireysel kredilere yüksek oranda düşük faiz getirili devlet tahvili tutma zorunluluğu getirilmesi, bankaların bireysel kredi kullandırma iştahını azaltıyor.

■ Bankalar seçici davranıyor: Yaşanan ödeme güçlüğü, bankaların bireysel kredilerde daha seçici davranmasına yol açıyor. Düşük gelirli ve kredi notu zayıf tüketicilerin kredi talepleri kabul edilmiyor ya da sınırlı miktarda kredi veriliyor.

■ Kompozisyon değişti: Yüksek enfl asyon ve reel ücretlerdeki erozyon, bireysel kredilerin kompozisyonunu da önemli ölçüde değiştirdi. Toplam bireysel krediler içinde konut kredilerinin payı yüzde 40’lardan yüzde 28’e gerilerken, ağırlığını kısa vadeli nakit borçlanmanın oluşturduğu ihtiyaç kredilerinin payının 5 puanlık artışla yüzde 44’ün üzerine çıktığı gözleniyor. Kredi kartı bakiyesinin payındaki artış ise çok daha yüksek; son bir yılda 6,5 puan artışla yüzde 26,5’e ulaşarak tarihi zirvesini görmüş durumda. Tüketici tarafındaki tablo, vatandaşın diğer kredi türlerine göre daha pahalı olmasına rağmen zor da olsa erişebildiği ihtiyaç kredilerine yöneldiğini ve kredi kartı limitlerini zorladığına işaret ediyor.



Bireysel kredi ve kredi kart borcunda olumsuzluk artıyor

Bireysel tüketicinin yüksek enflasyon ve TL’nin değer kaybı karşısında eriyen alım gücü borçlarına da yansıyor. Türkiye Bankalar Birliği verilerine göre Ağustos 2022’de borcundan takibe düşen sayısı 181.2 bin kişiye çıkarken borcu devam edenlerin sayısı ise tarihi en yüksek seviyeye geldi.

Yüksek enfl asyon ve hızla değer kaybeden Türk Lirası eşliğinde alım gücü çok ciddi şekilde gerileyen bireylerin kredi ve kredi kartı borçlarını ödeyememe sorunu artıyor. Türkiye Bankalar Birliği verilerine göre ağustos itibariyle bireysel kredi ve kredi borcunu ödeyemediği için takibe düşen gerçek kişi sayısı 181 bin 299 oldu. Bu kişilerin 120 bin 453’ü kredi borcunu, 87 bin 264’ü ise kredi kartı borcunu ödeyemediği için zorda. Bireysel kredi ve kredi kartı borcu devam edenlerin sayısı ise ağustos itibariyle 4 milyon 158 bin 602 gerçek kişiye ulaştı. Geçen yıl ağustosa göre yüzde 14,2’lik bir artış yaşanırken gerçek kişi sayısında yükseliş ise 516 bin 695 oldu.

Takibe düşende sıçrama Ekim 2021’de yaşandı

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) 2020’da pandemi döneminde bankalara yönelik devreye aldığı alacakların takibe atma süresindeki esneklik uygulaması Eylül 2021’den itibaren kademeli olarak kaldırılmaya başlandı. Ocak 2022 itibariyle ise tüm esnekliklere son verildi. Esnekliklerin kademeli olarak kaldırılmaya başlanması Merkez Bankası’nın faiz indirim döngüsünü başlattığı ve yeni Türkiye Ekonomi Modeli’nin devreye alındığı Eylül 2021 ile de aynı döneme denk geldi.

Hem esnekliklerin kaldırılması hem de politika faizindeki indirimlerle TL’nin değer kaybındaki hızlanma kredi ve kredi kartı borcunu ödeyemediği için takibe düşenlerin sayısında önemli bir sıçramaya neden oldu. Eylül 2021’de Merkez Bankası ilk 100 baz puanlık faiz indirimi yaptığında bireysel kredi ve kredi kartı borcundan dolayı takibe düşen gerçek kişi sayısı 150 bin kişi seviyelerindeyken 200 baz puan indirimin geldiği ekim ile birlikte bu rakam önce 300 bine dayandı ve ardından 382 bin kişiyi aştı. 2022 ile birlikte yeniden 200 binli seviyelere düşen kredi ve kredi kartı borcundan yasal takibe düşen kişi sayısı haziranda 153 bine inse de ağustosla birlikte yeniden 181.3 bin kişiye çıkarak yükseliş trendine geri döndü. Ağustosta Merkez Bankası Aralık 2021’den sonra ilk kez politika faizinde 100 baz puan indirim yapmıştı. Eylül toplantısında da 100 baz puanlık indirim devam etti.

Ayrıntılara bakıldığında ise bireysel kredi borcunu ödeyememiş ve yasal takibe düşen kişi sayısı geçen yıl sonundaki 200 binli seviyelerinden haziranda 95 bine gerilese de ağustosta 120.5 bine yükseldi. Bireysel kredi kartı borcunu ödememiş gerçek kişi sayısı da 155 bini Kasım 2021’de aşmışken bu yıl nisanda 73.1 bin seviyelerine kadar inmişti. Ağustos 2022’de ise yeniden 87.3 bine yükseldi.

Geçen yılın yüzde 65’ine 8. aydan ulaşıldı

Yıllara göre bakıldığında bu yıl ağustos itibariyle bireysel kredi ve kredi kartı borcunu ödememiş gerçek kişi sayısı 1 milyon 91 milyona ulaştı. Bu rakam 2021’in tamamında 1 milyon 704 bin kişi idi. Yani bu yılın 8 ayında geçen yıl borcundan dolayı takibe düşenlerin yüzde 65’ine ulaşılmış oldu. 2020 yılında pandemi nedeniyle Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun devreye aldığı önlemlerle borçların takibe atılması zorlaştırılmıştı. Bu rakamlara da yansıdı ve 2020’nin tamamında bireysel borcundan dolayı takibe düşen sayısı 690 bin kişide kaldı. 2019 yılında 1 milyon 404 bin kişi, 2018 yılında ise 1 milyon 389 bin kişi bireysel kredi ve kredi kart borcundan dolayı takibe düştü. Küresel krizin etkilerinin hissedildiği 2009 yılında ise bu rakam 1.5 milyon seviyelerindeydi.

Borcu devam edenlerin sayısı tarihi zirvede

Aylık ve yıllık olarak takibe düşenlerin yanı sıra Türkiye Bankalar Birliği borcunu ödeyememe durumunun devam ettiği kişi sayılarını da yayımlıyor. Bu yıl ağustos itibariyle bireysel kredi borcunu ödememiş gerçek kişilerden borcu devam etmekte olan kişi sayısı 3 milyon 48 bin 104 kişi oldu. Bireysel kredi kartı borcunu ödememiş gerçek kişilerden borcu devam etmekte olan kişi sayısı da 2 milyon 725 bin 288 olarak hesaplandı. Böylece bireysel kredi ve kredi kartı borcunu ödememiş gerçek kişilerden borcu devam etmekte olan toplam kişi sayısı ise 4 milyon 158 bin 602 kişiye ulaştı.

Yine geçen yıl faiz indirimlerinin ilk başladığı eylülde 3 milyon 641 bin 907 kişi seviyesinde olan borcunu ödeyememişler içinde borcu devam etmekte olanların sayısı ekimde 158.8 bin, kasımda 166.8 bin, aralıkta 103.2 bin kişi birden attı. 2022 ile birlikte aylık artış tek hanelere düşerken nisan ve haziranda ise önceki aya göre düşüş gözlendi. Ağustosla birlikte ise borcunu ödememiş ve borcu devam edenlerin sayısı tarihi en yüksek seviyesine ulaşmış oldu.

Bireysel kredilerde tasfiye olunacak alacak oranı %2,5

TBB verilerine göre Ağustos 2022 itibariyle tasfiye olunacak alacaklar ise 203 milyar lira oldu. Tasfiye olunacak alacakların 192 milyar TL’si bankalara; 7.6 milyar TL’si finansal kiralama şirketlerine, 2.1 milyar TL’si faktoring şirketlerine ve 1.3 milyar TL’si de finansman şirketlerine ait bulunuyor. Tasfiye olunacak alacakların toplam kredilere oranı Ağustos 2022 itibarıyla, bir önceki yıla göre 1.3 puan azalarak yüzde 2,8’e geriledi. Öte yandan bankalar ve banka dışı finansal kuruluşlar tarafından kullandırılan bireysel krediler yüzde 40 artarak 1 trilyon 346 milyar TL’ye yükseldi. Bireysel kredilerin yüzde 43’ünü ihtiyaç kredileri, yüzde 27’ini konut kredileri, yüzde 24’sini kredi kartları ve yüzde 6’sını taşıt kredileri oluşturdu. Bireysel kredilerde tasfiye olunacak alacak oranı bir önceki yıla göre 0.1 puan artarak yüzde 2,5 seviyesinde gerçekleşti. Bireysel kredi kullanan kişi sayısı (takipteki krediler hariç) son bir yılda yaklaşık 2 milyon kişi artarak 36,5 milyon kişi olurken, ortalama kredi bakiyesi ise 37 bin TL düzeyinde gerçekleşti. Ağustos ayında 264 bin kişi ilk defa kredi kartı, 107 bin kişi tüketici kredisi kullanırken, konut kredisi kullanan kişi sayısı 16 bin oldu. 168 bin kişi ise ilk defa kredili mevduat hesabı kullandı.

Talip AKTAŞ – Şebnem TURHAN – DÜNYA

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankalar çiftçiyi nasıl finanse ediyor?

Yayınlanma:

|

bankavitrini.com haber analiz raporu

Türkiye’de tarım bankacılığı: kredi büyüyor, pazar kamu bankalarında yoğunlaşıyor

Türkiye’de tarım bankacılığı 2025/2026 döneminde yeniden stratejik bir başlık haline geldi. BDDK’nın yayımladığı aylık bankacılık verileri ve FinTürk il bazlı sektör verileri, tarım kredilerinin hem hacim hem de bölgesel dağılım açısından izlenebilir ana kalemlerden biri olduğunu gösteriyor. BDDK, 2026 Mart FinTürk verilerini ve aylık bankacılık sektör verilerini yayımlamış durumda.

Paylaşılan tabloda 2025/1 döneminde 531,5 milyar TL olan tarım kredileri hacminin 2026/1 döneminde 586,2 milyar TL’ye çıktığı görülüyor. Bu, yaklaşık 54,7 milyar TL artış ve %10,3 büyüme anlamına geliyor. Ancak büyüme, enflasyon ve tarımsal girdi maliyetleri dikkate alındığında reel olarak daha sınırlı bir finansman genişlemesine işaret ediyor.

Pazarın lideri yine Ziraat Bankası

Tabloya göre Türkiye Ziraat Bankası 2026/1 döneminde 225,6 milyar TL tarım kredisi hacmiyle pazarın açık ara lideri. Pazar payı %37,9 seviyesinde. Ziraat Bankası’nın tarım bankacılığındaki ağırlığı, yalnızca ticari tercih değil; Hazine faiz destekli tarımsal kredi mekanizmasındaki merkezi rolünden de kaynaklanıyor. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden kullandırılan Hazine faiz destekli tarım kredilerinin usul ve esasları 2024-2026 dönemini kapsayacak şekilde düzenlenmişti.

İkinci sırada Tarım Kredi Kooperatifleri Merkezi Birliği bulunuyor. 2026/1 döneminde hacim 77,9 milyar TL’ye, pazar payı ise %13,1’e yükselmiş görünüyor. Bu tablo, tarım finansmanında kamu destekli/yarı kamusal kanalın hâlâ belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

Özel bankalarda sınırlı büyüme, bazı bankalarda daralma

DenizBank, QNB Finansbank, Akbank, Garanti BBVA, İş Bankası, TEB ve Şekerbank gibi bankalar tarım bankacılığında ürün sunmaya devam ediyor. DenizBank tarım, tarla ve çiftçi kredilerini ayrı bir iş kolu olarak sunarken; VakıfBank da işletme, yatırım, proje ve KGF destekli tarım kredileri gibi başlıklarda ürünler açıklıyor.

Ancak tabloda özel bankalar arasında ayrışma dikkat çekiyor. Akbank’ta %6,2, TEB’de %4,7, İş Bankası’nda ise %0,6 daralma görülüyor. Bu durum, tarım kredilerinde risk iştahının bankadan bankaya değiştiğini gösteriyor.

En hızlı büyüyen bankalar

Tabloya göre tarım kredilerinde en hızlı büyüyen ilk bankalar şöyle:

Banka 2026/1 büyüme
Ziraat Katılım Bankası %17,5
Tarım Kredi Kooperatifleri %15,7
Ziraat Portföy / Tarım Finansman %14,6
Türkiye Ziraat Bankası %12,5
VakıfBank %12,2

Bu görünüm, tarım finansmanında büyümenin ağırlıklı olarak kamu bankaları, katılım bankacılığı ve kamu destekli kanallar üzerinden geldiğini gösteriyor.

Tarım kredilerinde ana mesele: hacim artıyor ama maliyet baskısı sürüyor

Tarım kredilerinin büyümesi olumlu görünse de çiftçinin finansmana erişiminde üç temel sorun devam ediyor:

Birincisi, kredi hacmindeki artış tarımsal girdi maliyetleriyle aynı hızda ilerlemeyebilir. Mazot, gübre, yem, ilaç, tohum, enerji ve sulama maliyetleri arttıkça çiftçinin kredi ihtiyacı da büyüyor.

İkincisi, kredi büyümesi her zaman üretim artışı anlamına gelmiyor. Kredi, yatırım için değil borç çevirme ve işletme sermayesi açığını kapatma amacıyla kullanılıyorsa tarım işletmeleri finansal kırılganlıktan çıkamıyor.

Üçüncüsü, destekli kredi mekanizması kamu bankaları üzerinden yoğunlaştığı için özel bankaların tarım finansmanındaki payı sınırlı kalıyor. Bu da rekabeti ve ürün çeşitliliğini azaltabiliyor.

2026’da destekli kredi tarafında yeni hassasiyetler

2026’da Hazine destekli tarım ve esnaf kredilerinde bazı düzenlemeler yapıldı. Bloomberg HT’nin aktardığı düzenlemeye göre, temel hayvansal ve bitkisel üretim konularında 400 bin TL’ye kadar olan ayni finansman ve kredilerde 31 Aralık 2026’ya kadar bazı borç şartlarının aranmayacağı açıklandı.

Bu düzenleme kısa vadede küçük üreticiye nefes aldırabilir. Ancak yapısal çözüm için yalnızca krediye erişim değil; üretim planlaması, alım garantisi, sigorta, kooperatifleşme, lisanslı depoculuk ve vadeli fiyat mekanizmalarının birlikte çalışması gerekir.

Bankacılık açısından riskler

Tarım bankacılığında risk klasik ticari kredilerden farklıdır. Çünkü geri ödeme kapasitesi yalnızca bilanço gücüne değil; iklim, kuraklık, don, sel, hastalık, ürün fiyatı ve destekleme politikalarına da bağlıdır.

Bankalar açısından başlıca riskler şunlardır:

Risk alanı Etki
Kuraklık ve iklim riski Ürün kaybı, tahsilat gecikmesi
Girdi maliyeti artışı İşletme sermayesi ihtiyacı büyür
Ürün fiyat oynaklığı Gelir tahmini zorlaşır
Destek ödemesi gecikmesi Nakit akışı bozulur
Borç çevirme kredileri Zombi tarım işletmesi riski yaratır

Tarım kredisi artık sadece banka ürünü değil, gıda güvenliği meselesidir

Türkiye’de tarım bankacılığı 2026’ya büyüyerek girmiştir. Ancak bu büyümenin niteliği hacimden daha önemlidir. Tarım kredileri üretimi artırıyor, verimliliği yükseltiyor ve çiftçinin teknolojik dönüşümünü destekliyorsa ekonomiye katkı sağlar. Fakat kredi borç çevirme aracına dönüşürse çiftçiyi rahatlatmak yerine daha kırılgan hale getirir.

Bu nedenle tarım bankacılığı yalnızca “kredi kullandırma” faaliyeti olarak değil; gıda arz güvenliği, kırsal kalkınma, iklim riski yönetimi ve üretim sürdürülebilirliği başlığı altında yeniden ele alınmalıdır.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist     www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.