Connect with us

ŞİRKETLER

Arçelik 365,4 milyon TL ceza aldı

Rekabet Kurumu, Arçelik Pazarlama A.Ş.’ye 365,4 milyon TL’lik ceza kesti.

Yayınlanma:

|

Arçelik Pazarlama AŞ’nin yeniden satış fiyatı tespitinde bulunmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği iddiasına yönelik olarak yürütülen soruşturma tamamlandı.

Rekabet Kurulunca 3 Ağustos tarihinde dosyanın müzakeresi sonucunda; Arçelik Pazarlama AŞ’nin yeniden satış fiyatı tespitinde bulunmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine, dolayısıyla adı geçen teşebbüse idari para cezası verilmesine karar verildi.

GÜNCEL

Finansman giderleri/faaliyet karı oranı 2025’te de çok yüksek

Yayınlanma:

|

Yazan:

İSO 500 Verileri Alarm Veriyor: Finansman Yükü Hafiflese de Sanayicinin Omuzundaki Baskı Sürüyor

İSO 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025 verileri, Türkiye sanayisinin yüksek faiz ve sıkı para politikasının etkilerini hissetmeye devam ettiğini açık şekilde ortaya koyuyor. Finansman maliyetlerinde 2024 yılına kıyasla sınırlı bir iyileşme görülse de, şirket bilançoları üzerindeki baskı hâlâ tarihsel ortalamaların oldukça üzerinde seyrediyor.

Hatırlanacağı üzere, 2024 yılında İSO 500 şirketlerinin finansman giderleri yalnızca %16 artmasına rağmen, faaliyet kârı %31,6 gerilemiş, bunun sonucunda finansman giderlerinin faaliyet kârına oranı %56,9’dan %96,6’ya yükselerek tarihi zirvelerden birine ulaşmıştı. Başka bir ifadeyle, sanayi şirketleri faaliyetlerinden elde ettikleri kârın neredeyse tamamını finansman giderlerine ayırmak zorunda kalmıştı.

2025 yılı verileri ise bu baskının kısmen hafiflediğini ancak sorunun henüz çözülemediğini gösteriyor.

Net satışlar 2025 yılında %27 artış gösterirken, finansman giderleri %38,1 gibi daha yüksek bir oranla artarak 854,7 milyar TL’ye ulaştı. Böylece finansman giderlerinin net satışlar içindeki payı %6’dan %6,6’ya yükseldi. Bu tablo, satış gelirleri artsa bile finansman maliyetlerinin daha hızlı büyüdüğünü ve şirketlerin önemli bir bölümünün büyüme performansını kredi maliyetleri nedeniyle bilançolarına yansıtamadığını ortaya koyuyor.

Olumlu tarafta ise faaliyet kârındaki toparlanma dikkat çekiyor. Faaliyet kârı 2025 yılında %57,1 artışla yaklaşık 1 trilyon TL’ye ulaşırken, finansman giderlerinin faaliyet kârına oranı %96,6’dan %84,9’a geriledi. Bu gelişme ilk bakışta önemli bir iyileşme gibi görünse de, tarihsel perspektiften bakıldığında tablo hâlâ endişe verici.

Çünkü 2015-2024 döneminde finansman giderlerinin faaliyet kârına oranı ortalama %64,5 seviyesinde gerçekleşmişti. Buna göre 2025 yılında kaydedilen %84,9’luk oran, uzun dönem ortalamasının yaklaşık 20 puan üzerinde bulunuyor. Bu da sanayi şirketlerinin yüksek faiz ortamının yarattığı finansman baskısını hâlâ yoğun şekilde yaşamaya devam ettiğini gösteriyor.

Verilerin Verdiği Mesaj

İSO 500 sonuçları, para politikasındaki sıkılığın reel sektör üzerindeki etkisinin henüz sona ermediğine işaret ediyor. Faaliyet kârlılığındaki toparlanma olumlu olmakla birlikte, şirketlerin ürettiği katma değerin çok önemli bir kısmı finansman maliyetleri tarafından tüketilmeye devam ediyor.

Bu nedenle firmalar açısından önümüzdeki dönemde;

  • işletme sermayesi yönetiminin güçlendirilmesi,
  • nakit dönüş süresinin kısaltılması,
  • borç vadesi ve faiz riskinin yeniden yapılandırılması,
  • özkaynak finansmanının artırılması,
  • verimlilik ve kârlılık odaklı üretim modellerine geçilmesi,

her zamankinden daha kritik hale geliyor.

Sonuç olarak, 2025 verileri finansman baskısının zirveden geri dönmeye başladığını gösterse de, sanayi sektörünün hâlâ tarihsel ortalamaların oldukça üzerinde bir faiz yükü taşıdığını ortaya koyuyor. Bu görünüm, para politikasındaki normalleşmenin hızına bağlı olarak 2026 yılında finansman maliyetlerinin seyri açısından belirleyici olmaya devam edecek.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

KGF Akbank Mobil’de

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Son yıllarda attığımız adımlarla da Akbank Mobil’i KOBİ’lerimizin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdik ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdik” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kredi Garanti Fonu (KGF) ve Akbank, KGF kefaletli kredi başvurusunu dijital kanala taşıyan yeni işbirliğini imza töreniyle duyurdu.

İstanbul’da düzenlenen imza törenine, Akbank Genel Müdürü Kaan Gür ile KGF Genel Müdürü Hasan Basri Kurt katıldı.

Törende duyurulan işbirliğiyle KGF kefaletli kredi, uçtan uca dijital kanala taşındı. Akbank’ın Dijital KGF Kredisi sayesinde KOBİ’ler, daha önce yalnızca şubeden yürütülebilen KGF kefaletli kredi süreçlerini artık Akbank Mobil’den tamamlayabilecek.

Yeni uygulama, özellikle teminat desteğine ihtiyaç duyan KOBİ’lerin krediye hızlı ve uçtan uca dijital bir süreçle erişmesini sağlayarak önemli bir kolaylık sunuyor. Şahıs firmaları 2,2 milyon liraya, tüzel firmalarsa 5 milyon liraya kadar sunulan kredilerden 36 aya varan vade imkanıyla Akbank Mobil üzerinden yararlanabiliyor.

KGF kefaletli kredide dijital dönüşüm

Etkinlikte konuşan Akbank Genel Müdürü Gür, teknolojiyi, işletmelerinin hayatını kolaylaştırmak için kullandıklarını söyledi.

Gür, son yıllarda attıkları adımlarla Akbank Mobil’i KOBİ’lerin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdiklerini ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdiklerini dile getirdi.

İşbirliğiyle müşterilerinin Dijital KGF kredisine Akbank Mobil üzerinden dakikalar içinde ulaşabildiğine dikkati çeken Gür, böylece KGF kefaletli kredinin Türkiye’de ilk kez tamamen dijital bir süreçle sunulduğunu anlattı.

Gür, KGF’nin bu yenilikçi uygulamayı hayata geçirirken ilk işbirliğini Akbank ile gerçekleştirmesinden dolayı büyük bir mutluluk duyduklarının altını çizdi. ​​​​​​​

KGF Genel Müdürü Hasan Kurt da temel ödevlerinin KOBİ’lerin finansmana etkin erişimini sağlamak olduğunu söyledi.

Türkiye’nin istihdam ve büyümede bel kemiğini oluşturan işletmelerin hem yatırım hem de işletme sermaye ihtiyaçlarını karşılamak üzere bankalarla yoğun bir çalışma yürüttüklerini vurgulayan Kurt, uçtan uca dijital bir kefalet sürecini Akbank ve KGF işbirliği ile hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını kaydetti.

Kurt, yoğun ve titiz bir çalışma sürecini birlikte yürüttüklerini ve bu sonucun ortaya çıktığını dile getirerek, karşılıklı güven ve profesyonel sorumluluk içinde yürüyen süreçte Akbank Genel Müdürü Gür’ün konunun her adımının takipçisi olduğunu sözlerine ekledi.

Okumaya devam et

GÜNCEL

Şirkete Değil, Kariyerinize Sadık Kalın

Yayınlanma:

|

Yazan:

Çalıştığınız Şirkete Vefa Borcunuz Yok; Kariyerinizi Profesyonelce Yönetmek Zorundasınız

“Hiç kimse vazgeçilmez değildir.”

Bu cümleyi işverenler yıllardır çalışanlara söyler.

Ancak aynı cümlenin diğer tarafı da vardır: Hiçbir şirket de çalışanı için vazgeçilmez değildir.

İş hayatında en sık yapılan hatalardan biri, çalışılan şirketi bir aile, patronu ise hayat boyu yanında olunması gereken bir kişi olarak görmektir. Elbette güçlü kurum kültürü, aidiyet duygusu ve uzun yıllar aynı kurumda çalışmak değerlidir. Ancak bunların tamamı karşılıklı olduğu sürece anlam taşır.

Günümüz iş dünyasında kariyer yönetimi, duygularla değil; yetkinlik, performans ve fırsatlar üzerinden yapılmaktadır.

Dolayısıyla çalışanların da aynı profesyonellikle hareket etmeleri gerekir.

İş Sözleşmesi Duygusal Değil, Profesyonel Bir İlişkidir

İşveren size maaş öder.

Siz de bilgi, zaman, emek ve tecrübenizi sunarsınız.

Aslında yapılan şey son derece basittir.

Bir taraf ücret öder.

Diğer taraf hizmet üretir.

Bu nedenle iş ilişkisini romantikleştirmek çoğu zaman çalışanların zararına sonuçlanır.

Şirketler;

  • Karlılık düştüğünde,
  • Ekonomik kriz başladığında,
  • Teknoloji değiştiğinde,
  • Satışlar azaldığında,
  • Yeni yönetim geldiğinde,

binlerce çalışanıyla yollarını ayırabiliyor.

Çünkü şirketler kararlarını duygularla değil, finansal gerçeklerle alıyor.

O halde çalışanların da kariyer kararlarını aynı profesyonellikle vermeleri gerekir.

Sadakat Tek Taraflı Olduğunda Sömürüye Dönüşebilir

Türkiye’de birçok çalışan yıllarca aynı şirkette kalmayı “vefa” olarak görüyor.

Ancak aynı süre içerisinde;

  • maaşı piyasanın altında kalıyor,
  • terfi alamıyor,
  • eğitim yatırımı yapılmıyor,
  • yeni sorumluluklar yükleniyor,
  • iş yükü artıyor,
  • satın alma gücü düşüyor.

Buna rağmen sadece “vefa” duygusuyla iş değiştirmeyen çok sayıda çalışan bulunuyor.

Ne yazık ki işverenlerin önemli bir kısmı bunu sadakat olarak değil, alternatifsizlik olarak değerlendirebiliyor.

Profesyonel iş hayatında sadakat ödüllendirildiği sürece değerlidir.

Aksi halde kariyer gelişiminin önündeki en büyük engellerden biri haline gelir.

En Büyük Sermayeniz Çalıştığınız Şirket Değil, Kendinizsiniz

Bir şirket kapanabilir. Satılabilir. Birleşebilir. Patron değişebilir. CEO değişebilir.

Yönetim anlayışı tamamen farklılaşabilir.

Ancak sizin bilgi birikiminiz, tecrübeniz ve yetkinlikleriniz sizinle birlikte kalır.

Bu nedenle kariyer boyunca yapılacak en doğru yatırım;

  • yabancı dil öğrenmek,
  • dijital yetkinlik kazanmak,
  • finans okuryazarlığını geliştirmek,
  • liderlik becerilerini artırmak,
  • iletişim kabiliyetini güçlendirmek,
  • sürekli eğitim almaktır.

Şirketler gelir geçer.

Yetkinlik ise ömür boyu sizinle kalır.

Kariyerinizin CEO’su Sizsiniz

Birçok çalışan kariyerini şirketine bırakıyor.

Oysa hiç kimse sizin kariyerinizi sizden daha fazla düşünmez.

İşveren; şirketin geleceğini planlar. Siz ise kendi geleceğinizi planlamak zorundasınız.

Her yıl kendinize şu soruları sormalısınız:

  • Bugün işten ayrılsam piyasada aynı maaşı alabilir miyim?
  • Yerime kaç kişi bulunabilir?
  • Ben kaç şirkette çalışabilecek bilgiye sahibim?
  • Son bir yılda hangi yeni yeteneği kazandım?
  • CV’m geçen yıla göre daha mı güçlü?

Bu soruların cevapları kariyerinizin gerçek performans göstergeleridir.

İş Değiştirmek İhanet Değildir

Bazı çalışanlar iş değiştirirken suçluluk hissediyor.

Oysa daha iyi;

  • maaş,
  • çalışma ortamı,
  • kariyer fırsatı,
  • yan hak,
  • yönetici,
  • kurum kültürü

sunulan bir şirkete geçmek son derece doğal bir kariyer kararıdır.

Nasıl ki şirketler daha iyi yönetici bulduklarında transfer edebiliyorsa, çalışanların da kendileri için en doğru fırsatı değerlendirmesi profesyonel hayatın doğal sonucudur.

Sürekli İş Değiştirmek de Doğru Değildir

Elbette bunun da bir dengesi vardır.

Her altı ayda bir şirket değiştirmek;

  • güven problemi,
  • adaptasyon sorunu,
  • istikrarsızlık,
  • düşük bağlılık algısı

oluşturabilir.

Önemli olan sık iş değiştirmek değil, doğru zamanda doğru değişimi yapabilmektir.

İyi Şirketler Çalışanı Tutmaya Çalışır

Başarılı kurumlar bilir ki; en pahalı yatırım makine değildir. En değerli sermaye insandır.

Bu nedenle güçlü şirketler;

  • rekabetçi ücret sunar,
  • eğitim yatırımı yapar,
  • kariyer planı oluşturur,
  • performansı ödüllendirir,
  • çalışanını dinler,
  • kurumsal kültürü güçlendirir.

Çalışanını elde tutabilen şirketler uzun vadede rakiplerine göre çok daha sürdürülebilir büyüme sağlar.

Sonuç

İş hayatında ne körü körüne sadakat ne de fırsatçılık doğru yaklaşımdır. Doğru olan; karşılıklı güvene, adil ücretlendirmeye, gelişim fırsatlarına ve profesyonelliğe dayalı bir çalışma ilişkisidir. Çalıştığınız kuruma elbette emeğinizin karşılığı olarak en iyi katkıyı sunun.

Ancak kariyerinizi tek bir şirkete emanet etmeyin. Çünkü bir gün şirketiniz değişebilir. Yönetiminiz değişebilir. Sektörünüz değişebilir. Hatta mesleğiniz bile değişebilir.

Değişmemesi gereken tek şey ise kendinize yaptığınız yatırımdır.

Unutmayın: En güvenli kariyer, tek bir şirkete bağlı olan değil; her koşulda değer üretebilen insanın kariyeridir.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.