Connect with us

BANKA HABERLERİ

Coşkulu piyasaya FED’den ince ayar: Mart faiz indirim beklentisi ‘prematüre’

Yayınlanma:

|

Küresel mali piyasalar geride bıraktığımız haftanın özellikle de ikinci yarısını büyük bir coşku ile tamamladı. FED’in yılın son toplantısı ardından ‘güvercin’ bir görünüme geçmesi ile 6 para birimine göre değeri ölçülen dolar endeksi (DXY), %1,3 oranında değer kaybetti. Her ne kadar sadece FED’den faiz indirimi beklenmese de, oyunun dolara karşı oynandığının altını çizmek gerekiyor. Piyasanın faiz beklentilerine ışık tutan vadeli faiz kontratları, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) gelecek yıl yaklaşık 150 baz puan, İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) ise 113 baz puanlık bir indirime gideceğine işaret ederken, FED’den ise %70 şans tanınan faiz indirimlerinin mart ayında başlayarak sene boyunca 140 baz puana ulaşması bekleniyor.

Elbette, havanın FED toplantısı ardından iyimser anlamda süratle değişmesi, herkesin faiz indirimi konuşması olumlu olsa da, FED cephesinden iki yetkilinin toz pembe havayı bir nebze de olsun dağıtmak isteyerek haftanın son iş günü piyasalara ince ayar verdiğini not edelim. New York FED Başkanı Williams, politikanın enflasyonu %2’ye geri döndürecek kadar kısıtlayıcı olup olmadığını düşündükleri bir ortamda borçlanma maliyetlerini düşürmeyi düşünmeye başlamak için henüz çok erken olduğunu söylerken, gelecek yıl para politikasını oylayacak olan Atlanta FED Başkanı Bostic, ilk faiz indirimi için üçüncü çeyreğe işaret etti.

FED’in olağan toplantıda verdiği güvercin mesajlara rağmen iki bölge başkanından gelen şahin açıklamalar, bir nebze de olsun iyimserliği kırdı. ABD’de 10 yıllık gösterge devlet tahvilinin getirisi geçen hafta 2020’nin başından bu yana en büyük haftalık düşüşünü yaşayarak neredeyse 35 baz puanlık düşüşle %3,88 seviyesine kadar gerilemesi ardından yeni haftaya %3,92 seviyesinden başladı. Bu görünüm, Cuma günü 1,10 seviyesine kadar yükselen EURUSD paritesini de 1,09 seviyesine kadar geri itti.

Faiz getirisi olmayan altının ons fiyatı, kısa bir süre önce her ne kadar 2,135 dolar seviyesine varan bir patlama kaydettikten sonra kazandığı mevzileri savunamayarak psikolojik 2bin seviyesinin altına kadar gerilemişti. Akabinde, FED toplantısı ardından ralliye ayak uydurarak 2,050 dolar seviyesine dayanması ardından FED yetkililerinin gelen ince ayar sonrası haftayı 2,020 dolar seviyesinden tamamladı. Nasıl bir volatilite değil mi? Petrol cephesinde ise, tüm OPEC+ üreticilerinin üretim sınırlamalarına sadık kalacağına dair şüpheler arasında geçen hafta beş ayın en düşük seviyesini gördükten ve 72 dolar olan beklentimizi test ettikten sonra, önemli teknik seviyeden gelen alımlarla 77 dolar seviyesine toparlandı.

YEN’in dolar karşısında geçen ay tüm zamanların en değersiz seviyesi olarak görülen 152 seviyesini test etmesi ardından 142 seviyesinin diplerine kadar toparladığını not edelim. Teknik mânâda 140,70 seviyesi altında olsa bir haftalık kapanış durumunda, JPY’nin dolar karşısında ivme kazanarak değerleneceğini düşünüyoruz. Her ne kadar bu ihtimali düşük olarak görsek de, negatif faiz oranlarından nasıl ve ne zaman uzaklaşılacağının tartışıldığı bir ortamda, yarın başlayacak BoJ toplantısı büyük bir merakla takip edilecektir. Reuters anketine katılan analistlerin hiçbiri bu toplantıda kesin bir hamle beklemese de, politika yapıcılarının nihai bir değişim için zemin hazırlamaya başlayabileceğini de not edelim. Ultra gevşek para politikasını yeni yılın bir noktasında terk etmesini beklediğimiz BOJ’u dünyada gerçekten sıkılaştırma yapan birkaç merkez bankasından biri hâline gelebileceğini düşünüyoruz.

Japon Yeni’nin değer kazanması sonrasında, Asya hisse senetleri, BoJ’un aşırı gevşek politikalarından uzaklaşabileceği bir haftaya zayıf bir başlangıç yaparak başladı. Göstere endeks Tokyo borsası %0,7 düşerken, Hong Kong borsası ise %1 düşüşle başı çekiyor. Haftanın son iş günü, ABD enflasyonuna ilişkin önemli bir okumanın (çekirdek PCE) piyasanın faiz indirimlerine yönelik fiyatlandırmasını da desteklemesi bekleniyor.

Dönelim Türk mali piyasalarına… Cuma gece yarısına kadar Uluslararası Kredi Derecelendirme Kuruluşu Moody’s’in Türkiye’nin notunu güncelleyerek bir basamak yukarıya taşımasını bekledik. Açıkçası bu beklentimizde de yalnız değildik. Seçim sonrası ekonominin yeni takımının atmış olduğu yerinde adımlar ve neredeyse 900 baz puana varan Türkiye’nin risk priminin cuma günü 292 puan ile son 2,5 yılın en düşük seviyesine gelmesi de görüşümüzü kuvvetlendirmişti. Lâkin, genel  beklentilerin aksine, Moody’s Türkiye’nin kredi notunu güncellemedi! Not ile CDS seviyesi arasında uyumsuzluk olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Daha basit bir anlatımla, ya CDS risk primi olması gereken yerde değil, ya da notlama!

TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi’nin Aralık ayı sonuçları uzun bir ardından sonra iyileşme gösterdi: 12 ay sonrasına ilişkin TÜFE enflasyon beklentisi %43,9’dan %41,2’ye gerilerken, 24 ay sonrasına ilişkin TÜFE enflasyon beklentisi de %25,1’den %24,8’e gevşedi. TÜİK verilerine göre, Kasım ayında konut satışı geçen yılın aynı ayına göre %21’e yakın gerileyerek 93,5bin oldu. Kredi faizlerinin geldiği seviye ve bankaların kredi kullandıramıyor olmaları geçen yıla göre tabloyu bir nebze de olsa anlatsa da, yılın ilk 11 ayının ortalamasının da yaklaşık 99 bin olduğunun altını çizmekte fayda görüyoruz.

Artık yılı bitirmek için geri sayımdayız. Piyasa katılımı her geçen gün daha da düşerken, bizler açısından da bülten yazmanın zor olduğu bir zaman dilimindeyiz. Bu haftanın en önemli gündem maddesini TCMB’nin olağan PPK toplantısı teşkil ediyor. Perşembe günü sonuçlanacak toplantıdan piyasanın medyan bazda beklentisi 250 baz puan faiz artırımı yönünde. Ancak, TCMB’nin 500 baz puan daha faiz artırımı yapma ihtimalini de göz ardı etmiyoruz.

USDTRY kuru psikolojik 29 seviyesin etrafında salınmaya tahvil faizleri ise gerilemesi devam devam ederken, hisse senedi piyasası ise yoyo tarzında savrulmaya devam ediyor. Geride bıraktığımız hafta BIST100 ana endeksi 7,500 seviyesindeki desteğinden zıplayarak yeniden 8,000 direncine ulaştı.  Ziraat Bankası, Deutsche Bank ile vadesi 5 yıla kadar uzatılabilecek şekilde 1,75 milyar avroluk dış finansman imkânı sağlayan kredi ve fonlama anlaşması imzalaması da piyasalara moral oldu.

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankalar çiftçiyi nasıl finanse ediyor?

Yayınlanma:

|

bankavitrini.com haber analiz raporu

Türkiye’de tarım bankacılığı: kredi büyüyor, pazar kamu bankalarında yoğunlaşıyor

Türkiye’de tarım bankacılığı 2025/2026 döneminde yeniden stratejik bir başlık haline geldi. BDDK’nın yayımladığı aylık bankacılık verileri ve FinTürk il bazlı sektör verileri, tarım kredilerinin hem hacim hem de bölgesel dağılım açısından izlenebilir ana kalemlerden biri olduğunu gösteriyor. BDDK, 2026 Mart FinTürk verilerini ve aylık bankacılık sektör verilerini yayımlamış durumda.

Paylaşılan tabloda 2025/1 döneminde 531,5 milyar TL olan tarım kredileri hacminin 2026/1 döneminde 586,2 milyar TL’ye çıktığı görülüyor. Bu, yaklaşık 54,7 milyar TL artış ve %10,3 büyüme anlamına geliyor. Ancak büyüme, enflasyon ve tarımsal girdi maliyetleri dikkate alındığında reel olarak daha sınırlı bir finansman genişlemesine işaret ediyor.

Pazarın lideri yine Ziraat Bankası

Tabloya göre Türkiye Ziraat Bankası 2026/1 döneminde 225,6 milyar TL tarım kredisi hacmiyle pazarın açık ara lideri. Pazar payı %37,9 seviyesinde. Ziraat Bankası’nın tarım bankacılığındaki ağırlığı, yalnızca ticari tercih değil; Hazine faiz destekli tarımsal kredi mekanizmasındaki merkezi rolünden de kaynaklanıyor. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden kullandırılan Hazine faiz destekli tarım kredilerinin usul ve esasları 2024-2026 dönemini kapsayacak şekilde düzenlenmişti.

İkinci sırada Tarım Kredi Kooperatifleri Merkezi Birliği bulunuyor. 2026/1 döneminde hacim 77,9 milyar TL’ye, pazar payı ise %13,1’e yükselmiş görünüyor. Bu tablo, tarım finansmanında kamu destekli/yarı kamusal kanalın hâlâ belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

Özel bankalarda sınırlı büyüme, bazı bankalarda daralma

DenizBank, QNB Finansbank, Akbank, Garanti BBVA, İş Bankası, TEB ve Şekerbank gibi bankalar tarım bankacılığında ürün sunmaya devam ediyor. DenizBank tarım, tarla ve çiftçi kredilerini ayrı bir iş kolu olarak sunarken; VakıfBank da işletme, yatırım, proje ve KGF destekli tarım kredileri gibi başlıklarda ürünler açıklıyor.

Ancak tabloda özel bankalar arasında ayrışma dikkat çekiyor. Akbank’ta %6,2, TEB’de %4,7, İş Bankası’nda ise %0,6 daralma görülüyor. Bu durum, tarım kredilerinde risk iştahının bankadan bankaya değiştiğini gösteriyor.

En hızlı büyüyen bankalar

Tabloya göre tarım kredilerinde en hızlı büyüyen ilk bankalar şöyle:

Banka 2026/1 büyüme
Ziraat Katılım Bankası %17,5
Tarım Kredi Kooperatifleri %15,7
Ziraat Portföy / Tarım Finansman %14,6
Türkiye Ziraat Bankası %12,5
VakıfBank %12,2

Bu görünüm, tarım finansmanında büyümenin ağırlıklı olarak kamu bankaları, katılım bankacılığı ve kamu destekli kanallar üzerinden geldiğini gösteriyor.

Tarım kredilerinde ana mesele: hacim artıyor ama maliyet baskısı sürüyor

Tarım kredilerinin büyümesi olumlu görünse de çiftçinin finansmana erişiminde üç temel sorun devam ediyor:

Birincisi, kredi hacmindeki artış tarımsal girdi maliyetleriyle aynı hızda ilerlemeyebilir. Mazot, gübre, yem, ilaç, tohum, enerji ve sulama maliyetleri arttıkça çiftçinin kredi ihtiyacı da büyüyor.

İkincisi, kredi büyümesi her zaman üretim artışı anlamına gelmiyor. Kredi, yatırım için değil borç çevirme ve işletme sermayesi açığını kapatma amacıyla kullanılıyorsa tarım işletmeleri finansal kırılganlıktan çıkamıyor.

Üçüncüsü, destekli kredi mekanizması kamu bankaları üzerinden yoğunlaştığı için özel bankaların tarım finansmanındaki payı sınırlı kalıyor. Bu da rekabeti ve ürün çeşitliliğini azaltabiliyor.

2026’da destekli kredi tarafında yeni hassasiyetler

2026’da Hazine destekli tarım ve esnaf kredilerinde bazı düzenlemeler yapıldı. Bloomberg HT’nin aktardığı düzenlemeye göre, temel hayvansal ve bitkisel üretim konularında 400 bin TL’ye kadar olan ayni finansman ve kredilerde 31 Aralık 2026’ya kadar bazı borç şartlarının aranmayacağı açıklandı.

Bu düzenleme kısa vadede küçük üreticiye nefes aldırabilir. Ancak yapısal çözüm için yalnızca krediye erişim değil; üretim planlaması, alım garantisi, sigorta, kooperatifleşme, lisanslı depoculuk ve vadeli fiyat mekanizmalarının birlikte çalışması gerekir.

Bankacılık açısından riskler

Tarım bankacılığında risk klasik ticari kredilerden farklıdır. Çünkü geri ödeme kapasitesi yalnızca bilanço gücüne değil; iklim, kuraklık, don, sel, hastalık, ürün fiyatı ve destekleme politikalarına da bağlıdır.

Bankalar açısından başlıca riskler şunlardır:

Risk alanı Etki
Kuraklık ve iklim riski Ürün kaybı, tahsilat gecikmesi
Girdi maliyeti artışı İşletme sermayesi ihtiyacı büyür
Ürün fiyat oynaklığı Gelir tahmini zorlaşır
Destek ödemesi gecikmesi Nakit akışı bozulur
Borç çevirme kredileri Zombi tarım işletmesi riski yaratır

Tarım kredisi artık sadece banka ürünü değil, gıda güvenliği meselesidir

Türkiye’de tarım bankacılığı 2026’ya büyüyerek girmiştir. Ancak bu büyümenin niteliği hacimden daha önemlidir. Tarım kredileri üretimi artırıyor, verimliliği yükseltiyor ve çiftçinin teknolojik dönüşümünü destekliyorsa ekonomiye katkı sağlar. Fakat kredi borç çevirme aracına dönüşürse çiftçiyi rahatlatmak yerine daha kırılgan hale getirir.

Bu nedenle tarım bankacılığı yalnızca “kredi kullandırma” faaliyeti olarak değil; gıda arz güvenliği, kırsal kalkınma, iklim riski yönetimi ve üretim sürdürülebilirliği başlığı altında yeniden ele alınmalıdır.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist     www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.