Connect with us

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Jeopolitik riskler arttı: ABD ve İngiltere, Husilere hava saldırısı düzenledi

Yayınlanma:

|

Tahminlerin üzerinde açıklanan ABD TÜFE enflasyonu dün küresel mali piyasaları şekillendirdi. İlk önce veriye bakalım: yıllık bazda manşet TÜFE enflasyonu %3,4, çekirdek gösterge ise %3,9 oldu. Beklentinin ise sırasıyla %3,2 ve %3,8 olduğunu belirtelim. Veri sonrasında piyasa yansıması ilk nazarda hafif de olsa negatif oldu: Piyasaların kılavuz kargası konumunda 10 yıllık tahvil getirisi %4 seviyesinin hafif de olsa üzerine yükselirken hisse senetlerinde kırmızı renk hâkim oldu.

Lâkin, veri sonrası FED yetkililerinden gelen Aralık ayı verisinin enflasyona ilişkin görünümü değiştirmediği yönünde söylemelerin de kaypların kısmen de olsa telafi edilmesine yardımcı olduğunu gördük. Netice itibari ile, bardağın dolu kısmına bakılırsa, yıllık tüketici fiyat enflasyonu bir önceki aya göre %3,1’den Aralık ayında %3,4’e yükselirken, gıda ve enerji maliyetleri hariç tutulduğunda, fiyat artışlarının hızı %4,0’ten %3,9’a düştüğü görüldü. Bu da temel fiyat baskılarındaki ılımlılığının devam ettiğinin bir göstergesi olarak yorumlandı.

Enflasyonun merkez bankasının önümüzdeki aylarda faiz oranlarını düşürmesine izin verecek kadar gerileyeceği inancının korunması ile 10 yıllık tahvil faizi yeniden %3,97 seviyesine gerilerken, enflasyonun merkez bankasının %2 hedefine doğru ilerleyeceği yönünde inanışların yeniden pekişmesi ile hisse senetleri kayıplarını telafi ettiğini de gördük. Doların piyasa kuru sepet bazında DXY son iki gündür gerilerken, EUR ve GBP’nin ise haftayı teknik mânâda önemsediğimiz sırası ile 1,09 ve 1,2725 seviyelerinin üzerinde bitirmeye aday olduklarını görüyoruz. Her ikisinde de haftalık kapanışın belirttiğimiz seviyelerin üzerinde olması durumunda, yukarıda yine sırası ile 1,11 ve 1,29 seviyelerini konuşmaya başlayacağız.

Yurtdışı piyasalar ile devam edersek, bu sabah haber manşetlerinde jeopolitik riskleri artıran bir gelişmenin yaşandığını not edelim. ABD ve İngiltere kuvvetlerinin, Kızıldeniz‘de ticareti sekteye uğratan yük gemilerine karşı Aralık ayının sonlarına doğru başlayan ve 27 gemiye saldırı düzenleyen  Yemen’deki militan grup Husilere karşı hava saldırısı düzenledi. Takdir edileceği üzere, İran destekli bu gruba karşı düzenlenen askerî operasyon, jeopolitik riskleri artırırken, bu sabah petrol fiyatlarının da %2 yukarıda olduğunu görüyoruz.

Gazze‘deki İsrail-Hamas savaşının dramatik bir bölgesel genişlemesi olarak da konunun yakından takip edildiğini not edelim. Bu bağlamda, Başkan Biden, Perşembe gece geç saatlerde yaptığı açıklamada, gerekirse daha fazla adım atmaktan çekinmeyeceği konusunda uyarırken, tansiyonun da yükselmesini istemediklerini dile getirdi. Mesela dün gözümüze çarpan haberlerde, Tesla’nın Berlin fabrikasında üretimin Kızıldeniz tedarik sorunları nedeniyle durdurduğu haberi gözümüze çarpmıştı.

ABD enflasyon verisi sonrasında Türk mali piyasalarında anlamlı bir yansımanın olmadığını gördük. JP Morgan’ın yayınladığı Türkiye raporu ekonomi takımının ortodox para politikasına dönmesini ‘alkışlarken’ risklerin ise hâlâ yüksek olduğuna vurgu yaptık. Aynı raporda sene sonu kur tahmini de 34 seviyesinden 36’ya güncelledi. Bu gelişmelerin gölgesinde USDTRY kuru psikolojik 30 seviyesinin üzerine yükselirken, BİST100 endeksi sınırlı bir yükseliş (%0,3) kaydetti. CDS risk primi ise 300 baz puan seviyesinde yatay seyretti.

Her hafta Perşembe günü açıklanan TCMB ve BDDK verilerini büyük bir titizlikle incelediğimizi değerli okurlarımız biliyor. Bu minvalde, yılın ilk haftasına yönelik veriler, son dönemin aksine, yabancı yatırımcının hisse senedi ve tahvil portföyünde çıkışı yaşandığını gösterirken, TCMB rezervleri de olumsuz etkilenmiş. Sayıların dili ile konuşursak, son 9 haftada 3,5 milyar dolar hisse senedi ve tahvil alan yabancı yatırımcı geçen hafta 300 milyon dolar hisse, 46 milyon dolar da tahvil satmış.  Bu bağlamda, yılın son 2 ayında Türkiye ilgisinin artması ile TCMB’nin net yabancı para pozisyonu yaklaşık 20 milyar dolar artarken, Ocak ayının ilk haftasında 3,7 milyar dolar büyüklüğünde bir azalma görüyoruz. Bunun da nedenleri arasında yurtdışı piyasalarda var olan satıcılı seyir, içeride ise yargı krizi etkili olmuş olabilir.

Bu arada, TCMB Başkanı Erkan, dün New York’ta yapılan yatırımcı gününde merkez bankasının dezenflasyonu sağlamakta kararlı olduğu, parasal sıkılaştırma adımlarını en kısa zamanda tamamlamayı ön gördüğünü söyledi. Yaptığı konuşmada TCMB’nin uyguladığı programın çalıştığını, fiyat istikrarı sağlanana kadar da işinin bitmeyeceğini ifade eden Erkan, rezerv birikimi konusunda ilerleme kaydetmiş olduğunu ancak uluslararası rezervleri güçlendirmeye devam edeceğini belirtti.

ABD borsaları, enflasyon verisi ardından dalgalı geçen gecede kayıplarını telafi etmeyi başardı. Enflasyon verilerinin yatırımcıların ABD ve Avrupa’daki erken ve agresif faiz indirimlerine ilişkin görüşlerini olumsuz etkilememesi ile, haftanın son iş gününün sabahında Asya borsaları, Kızıldeniz bölgesinde artan çatışmaların petrol fiyatlarını artırması temkinli bir seyir izliyor. Son 34 yılın zirvesinde olan gösterge endeks Tokyo borsası bu sabah da olumlu momentumum yardımı %1 yukarıda işlem görüyor.

Son günlerde bültenimizde kaleme aldığımız üzere, ABD menkul kıymetler düzenleyicisi tarafından onaylanan Bitcoin ETF, ilk işlem gününde 4,6 milyar dolar değerinde hacim kaydetti. Artan jeopolitik risklere rağmen, altının ons fiyatı, haftanın son iş gününe 2,035 dolar seviyelerinden başlıyor. Teknik bir bakış açısıyla, haftanın 2,040 dolar seviyesi altında kapanmasını zayıflık sinyali olarak okuyacağız.

Bugünün menüsünde kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s Türkiye raporunu takip edeceğiz. Not artırımından ziyade görünüm güncellemesi olabileceğini düşünüyoruz. Mevcut not: B3, görünümün ise durağan. Mikro cephede ise dün de belirttiğimiz üzere, ABD’de 4Ç23 dönemi finansalları büyük bankalarla başlıyor. FED faiz indirim beklentisinin banka kârlarına etkisini gösterecek bilançolar arasında JPMorgan Chase, Bank of America, Citigroup ve Wells Fargo bulunuyor.

TCMB Brüt Rezervler

Yılın ilk haftasına yönelik verilere göre brüt döviz ve altın rezervleri 1,5 milyar dolar azaldı. Son 2 haftada azalış 5,8 milyar dolar. Stok rakamı: 139,6 milyar dolar.

1705037268eb5c50f8022853940363f51475a6f46b_1_1200.jpg

TCMB Net Rezervler

Kamu dövizleri ve swaplar hariç bakıldığında, TCMB net rezervleri eski 48 milyar seviyesine kötüleşti. Yılın ilk günü eksi 44 milyar dolar seviyesine kadar iyileşmişti.

1705037269e6eb02e9cd627b7620f6c31fb3905696_2_1200.jpg

KKM

KKM cephesinde son 7 haftanın en anlamlı gerilemesini gördük: İlgili haftada 50 milyar TL azalma ile stok rakamı 2,58 trilyon seviyesine geriledi ($ 86,6 milyar). KKM’nin azalması iyi bir gelişme.

17050372706b2740973238ee642491f9f1c5dd792b_3_1200.jpg

Menkul Kıymet İstatistikleri

Yabancı yatırımcının menkul kıymet alımında belirgin bir azalma görüyoruz. Hisse senetlerinde net 300 milyon dolar, tahvilde ise 46 milyon dolar azalış var. Halbûki, Kasım – Aralık döneminde yabancının Türkiye ilgisi artmış ve 3,5 milyar dolar giriş görmüştük.

1705037270c73daff1edda906cc2c557c9e7d04c06_4_1200.jpg

Fiili Faiz Oranları

Piyasa duyumlarımız da mevduat faizlerinin gerileme eğiliminde olduğunu gösteriyor.

170503727141c678467887794a3cf66a3ee74ab26b_5_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Markov Zincirleri: Finans Dünyasının Görünmeyen Tahmin Motoru

Markov Zincirleri: Bankacılığın ve Yapay Zekânın Gizli Tahmin Motoru
Finans Dünyasında Geleceği Olasılıklarla Okumak: Markov Modelleri
Kredi Riskinden Borsa Tahminlerine: Markov Zincirleri Ne Kadar Güvenilir?

Yayınlanma:

|

Geleceği Tahmin Etmek Mümkün Mü?

Finans piyasaları, ekonomi, kredi riskleri, müşteri davranışları ve hatta bankacılıkta dolandırıcılık modelleri… Tüm bu alanlarda karar vericilerin en çok sorduğu soru aynıdır: “Bugünkü duruma bakarak yarını ne kadar doğru tahmin edebiliriz?”

İşte tam bu noktada devreye olasılık teorisinin en güçlü araçlarından biri olan Markov Zincirleri (Markov Chains) giriyor.

Rus matematikçi Andrey Markov tarafından geliştirilen bu yöntem, karmaşık sistemlerin gelecekte hangi yöne evrilebileceğini olasılıklar üzerinden modellemeye yardımcı oluyor.

Bugün yapay zekâdan kredi derecelendirmeye, müşteri davranış analizinden borsa fiyat hareketlerine kadar birçok alanda Markov modelleri kullanılıyor.

Markov Zinciri Nedir?

Markov Zinciri, bir sistemin gelecekteki durumunun yalnızca mevcut durumuna bağlı olduğunu varsayan matematiksel bir modeldir.

Başka bir ifadeyle: Geçmişte yaşananların tamamı değil, sadece mevcut durum geleceği belirler.

Bu özelliğe matematikte “hafızasızlık (memoryless property)” adı verilir.

Örneğin bir müşteri:

  • Düzenli ödeme yapan müşteri
  • Riskli müşteri

olarak iki farklı durumda bulunabilir.

Markov modeli, bugün düzenli ödeme yapan bir müşterinin gelecek ay hangi olasılıkla riskli müşteri sınıfına geçebileceğini hesaplayabilir.

Bankacılıkta Nerelerde Kullanılıyor?

1. Kredi Risk Analizi

Bankalar müşterileri;

  • Çok düşük risk
  • Düşük risk
  • Orta risk
  • Yüksek risk
  • Temerrüt

gibi kategorilere ayırır.

Markov Zinciri kullanılarak bir müşterinin belirli bir süre sonra hangi risk grubuna geçebileceği hesaplanabilir.

Bu yöntem Basel düzenlemeleri kapsamında kullanılan birçok risk modelinin temelinde yer almaktadır.

2. Takipteki Kredilerin Tahmini

Bir kredi portföyündeki müşterilerin:

  • Normal
  • Yakın izleme
  • Gecikmeli
  • Takipte

kategorileri arasında geçiş olasılıkları hesaplanabilir.

Bu sayede bankalar gelecekte oluşabilecek tahsilat sorunlarını önceden görebilir.

3. Müşteri Davranışı Analizi

Bir müşteri:

  • Aktif kullanıcı
  • Pasif kullanıcı
  • Ürün terk eden müşteri

durumları arasında hareket eder.

Markov modelleri sayesinde müşteri kaybı (churn) önceden tahmin edilerek sadakat programları geliştirilebilir.

4. Dolandırıcılık Tespiti

Kart işlemlerindeki olağan davranış akışları belirlenebilir.

Normal davranış örüntüsünden sapmalar tespit edildiğinde sistem alarm verebilir.

Bu nedenle birçok gelişmiş fraud yönetim sistemi Markov mantığından faydalanmaktadır.

Borsada Markov Zincirleri

Finansal piyasalarda yatırımcıların ilgisini çeken en önemli kullanım alanlarından biri de fiyat hareketlerinin modellenmesidir.

Örneğin bir hisse için:

  • Yükseliş
  • Yatay seyir
  • Düşüş

olmak üzere üç durum tanımlanabilir.

Geçmiş verilerden elde edilen geçiş olasılıkları kullanılarak:

  • Yükseliş trendinin devam etme olasılığı
  • Düşüşe dönme ihtimali
  • Yatay piyasaya geçiş olasılığı

hesaplanabilir.

Ancak burada önemli bir uyarı bulunmaktadır. Markov Zincirleri piyasaları kesin olarak tahmin etmez. Sadece olasılıkları hesaplar.

Dolayısıyla yatırım kararı verirken tek başına kullanılmaları ciddi hatalara yol açabilir.

Markov Zincirlerinin Avantajları

Geleceği Olasılıklarla Görme Yeteneği

Belirsizliği tamamen ortadan kaldırmasa da geleceğe ilişkin senaryolar oluşturulmasına yardımcı olur.

Karmaşık Sistemleri Basitleştirir

Binlerce değişken içeren sistemleri daha yönetilebilir hale getirir.

Yapay Zekâ ve Veri Bilimi ile Uyumlu Çalışır

Makine öğrenmesi modellerinin birçok alt alanında kullanılmaktadır.

Stratejik Kararları Destekler

Risk yönetimi, fiyatlama, müşteri segmentasyonu ve tahminleme süreçlerinde güçlü bir araçtır.

Peki Riskleri Neler?

Her güçlü model gibi Markov Zincirleri de yanlış kullanıldığında yanıltıcı olabilir.

Veri Kalitesi Sorunu

Yanlış veya eksik veri kullanılması durumunda sonuçlar güvenilirliğini kaybeder.

Geçmişin Geleceği Temsil Etmeme Riski

Ekonomik krizler, savaşlar, pandemi gibi olağanüstü dönemlerde geçmiş veriler geleceği açıklamakta yetersiz kalabilir.

Aşırı Basitleştirme

Gerçek hayat çoğu zaman yalnızca mevcut duruma bağlı değildir.

Bazı sistemlerde geçmiş olaylar da önemli rol oynar.

Bu durumda Markov yaklaşımı yetersiz kalabilir.

Yapay Zekâ Çağında Markov’un Yeniden Yükselişi

Bugün üretken yapay zekâ, doğal dil işleme ve davranış modelleme sistemlerinde daha gelişmiş algoritmalar kullanılıyor olsa da Markov Zincirleri hâlâ birçok modelin temel taşlarından biri olarak kabul ediliyor.

Özellikle:

  • Risk yönetimi
  • Finansal modelleme
  • Kredi tahmini
  • Dolandırıcılık analizi
  • Müşteri davranışı tahmini

alanlarında önemini koruyor.

Verinin yeni petrol olarak kabul edildiği günümüzde, Markov Zincirleri bu veriyi anlamlandıran en güçlü matematiksel araçlardan biri olmaya devam ediyor.

Özet

Bankacılık ve finans sektöründe başarı artık yalnızca mevcut tabloyu okumaktan değil, gelecekte oluşabilecek senaryoları önceden görebilmekten geçiyor.

Markov Zincirleri, kesin cevaplar vermese de karar vericilere geleceğe ilişkin güçlü olasılık haritaları sunuyor.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde yapay zekâ, büyük veri ve finansal risk yönetimi uygulamalarında Markov modellerinin daha da fazla kullanılması bekleniyor.

Çünkü rekabet avantajı artık veriye sahip olmakta değil, verinin geleceğe ne söylediğini anlayabilmekte yatıyor.

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Bankalara kripto saklama izni

Yayınlanma:

|

Yazan:

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Türkiye’de kripto varlık piyasasının kurumsallaşması açısından önemli bir karara imza attı. SPK’nın 2026/34 sayılı haftalık bülteninde yer alan karara göre, Akbank, Garanti BBVA ve Yapı Kredi’nin kripto varlık saklama kuruluşu olarak faaliyet göstermesine yönelik izin başvuruları uygun bulundu.

Karar, Türkiye’de ilk kez büyük ölçekli mevduat bankalarının kripto varlık saklama alanında resmi faaliyet izni alması nedeniyle sektör açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Sadece alım-satım değil, güvenli saklama dönemi

Kripto varlık piyasasında en önemli konulardan biri yatırımcı varlıklarının güvenli şekilde muhafaza edilmesi olarak öne çıkıyor. SPK’nın verdiği izinle birlikte Akbank, Garanti BBVA ve Yapı Kredi, gerekli teknik ve operasyonel altyapıları tamamlayarak dijital varlıkların saklanmasında aktif rol üstlenebilecek.

Uzmanlara göre bu gelişme;

  • Kurumsal yatırımcıların piyasaya girişini kolaylaştıracak,
  • Yatırımcı güvenini artıracak,
  • Bankacılık sektörü ile kripto ekosistemi arasındaki entegrasyonu hızlandıracak,
  • Türkiye’nin dijital finans altyapısını güçlendirecek.

SPK iki yeni kripto platformuna da onay verdi

Kurul, yalnızca saklama tarafında değil, yeni platformların kurulması konusunda da önemli kararlar aldı.

Bu kapsamda;

  • Fiba Yatırım Menkul Değerler A.Ş.’nin “Fiba Kripto Varlık Alım Satım Platformu A.Ş.” kurulmasına yönelik başvurusu,
  • Fintag Yazılım Danışmanlık A.Ş.’nin “Goldtag Kripto Varlık Alım Satım Platformu A.Ş.” kurulmasına yönelik başvurusu

SPK tarafından uygun bulundu.

Böylece Türkiye’de faaliyet göstermek isteyen kripto varlık hizmet sağlayıcılarının sayısı artarken, sektörün düzenlenmiş ve denetlenebilir bir yapıya kavuşması yönünde yeni bir aşamaya geçilmiş oldu.

Bankalar neden kriptoya yöneliyor?

Dünyada BlackRock, Fidelity, JPMorgan ve Goldman Sachs gibi büyük finans kuruluşlarının dijital varlık alanına yönelik yatırımları son yıllarda hız kazanırken, Türkiye’deki bankalar da bu dönüşümün dışında kalmak istemiyor.

Özellikle;

  • Tokenizasyon projeleri,
  • Dijital varlık saklama hizmetleri,
  • Stablecoin tabanlı ödeme sistemleri,
  • Blokzincir tabanlı finansal ürünler

önümüzdeki dönemin yeni rekabet alanları olarak görülüyor.

Mart ayında Yapı Kredi’nin kripto varlık platformu kurmak için aldığı kuruluş izni de bankaların bu alandaki uzun vadeli stratejilerinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Bankavitrini Analizi

SPK’nın son kararı yalnızca üç bankaya verilen bir faaliyet izni olarak görülmemeli. Bu karar, Türkiye’de kripto varlık piyasasının “gri alan” olmaktan çıkıp geleneksel finans sistemi ile entegre olmaya başladığının güçlü bir göstergesi niteliğinde.

Önümüzdeki dönemde;

  • Daha fazla bankanın saklama lisansı alması,
  • Kripto platformları ile bankalar arasında iş birliklerinin artması,
  • Kurumsal yatırımcıların piyasaya girişinin hızlanması,
  • Dijital varlıkların sermaye piyasalarıyla bütünleşmesi

bekleniyor.

SPK’nın attığı bu adım, Türkiye’nin dijital finans ve blokzincir ekosisteminde yeni bir dönemin başlangıcı olarak yorumlanıyor.

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Altın neden yükseldi, neden düşmeye başladı ve bundan sonra ne olabilir?

Yayınlanma:

|

Yazan:

Altın, sadece bir emtia değildir. Aynı zamanda korkunun, belirsizliğin, enflasyon beklentilerinin ve merkez bankalarının davranışlarının fiyatlandığı küresel bir “güvenli liman” varlığıdır.

Altın neden değer kazandı?

2023-2026 döneminde altını yükselten başlıca faktörler şunlardı:

1. Merkez bankalarının rekor altın alımları

Başta People’s Bank of China olmak üzere birçok merkez bankası dolar rezervlerinin bir kısmını altına çevirmeye başladı.

Neden?

  • ABD yaptırım riskleri
  • Dolar bağımlılığını azaltma isteği
  • Rezerv çeşitlendirmesi

Özellikle Çin, Rusya, Hindistan ve Körfez ülkeleri altın talebini artırdı.

2. Jeopolitik riskler

Altın savaş ve kriz dönemlerinde yükselir.

Son yıllarda:

  • Rusya-Ukrayna Savaşı
  • İsrail-Hamas Savaşı
  • İran-İsrail gerilimleri
  • Tayvan kaynaklı riskler

yatırımcıların güvenli liman talebini artırdı.

3. Enflasyon korkusu

ABD ve Avrupa’da yüksek enflasyon görülmesi nedeniyle yatırımcılar:

  • Tahvil yerine
  • Nakit yerine

altına yöneldi.

Altın tarihsel olarak enflasyona karşı koruma aracı olarak görülmektedir.

4. ABD borçlarının büyümesi

ABD’nin kamu borcu 40 trilyon dolara yaklaşırken birçok yatırımcı: “Bu kadar para basılırsa doların değeri uzun vadede erir”

düşüncesiyle altına yöneldi.

5. Reel faizlerin düşmesi

Altının faiz getirisi yoktur.

Bu nedenle:

  • Faiz düşükse altın avantajlıdır.
  • Faiz yüksekse tahvil avantajlıdır.

Faiz indirimi beklentileri altını destekledi.

Peki altın neden düşmeye başladı?

Yükselişin ardından bazı dinamikler tersine dönmeye başladı.

1. Kâr realizasyonları

Altın kısa sürede tarihi zirvelere çıktı.

Büyük fonlar:

  • Kârlarını realize etti.
  • Pozisyon küçülttü.

Bu da satış baskısı yarattı.

2. Doların güçlenmesi

Altın ve dolar genellikle ters yönlü hareket eder.

Dolar Endeksi (DXY) yükseldiğinde:

  • Altın daha pahalı hale gelir.
  • Talep azalır.

Bu durum altını baskılar.

3. Faiz indirimlerinin gecikmesi

Piyasa uzun süre: “Fed faiz indirecek” beklentisini satın aldı.

Ancak enflasyonun beklenenden yüksek seyretmesi nedeniyle faizlerin uzun süre yüksek kalabileceği düşüncesi ortaya çıktı. Bu da altın üzerinde baskı oluşturdu.

4. Jeopolitik risklerin fiyatlanması

Piyasalarda sık görülen durum: “Haberi al, gerçekleşince sat.” Savaş ve kriz riskleri fiyatlandıktan sonra yatırımcılar pozisyon kapatabiliyor.

5. ETF çıkışları

Özellikle ABD’deki altın ETF’lerinden para çıkışları yaşandığında satış baskısı oluşur. Kurumsal yatırımcı davranışı kısa vadede fiyatları ciddi etkileyebilir.

Altının değerini etkileyen temel faktörler

Bir yatırımcı altını değerlendirirken şu göstergeleri takip etmelidir:

Faktör Altına Etkisi
ABD Faizleri Negatif
Reel Faizler Negatif
Dolar Endeksi Negatif
Enflasyon Pozitif
Jeopolitik Riskler Pozitif
Merkez Bankası Alımları Pozitif
Resesyon Korkusu Pozitif
Güçlü Büyüme Negatif
ETF Girişleri Pozitif
ETF Çıkışları Negatif

Önümüzdeki dönemde altın için olası senaryolar

Senaryo 1: Altın yeniden yükselişe geçer

Şunlar olursa:

  • Fed faiz indirimlerine başlar
  • ABD ekonomisi yavaşlar
  • Jeopolitik riskler büyür
  • Çin alımları devam eder

altın yeni zirvelere yönelebilir.

Bu senaryo altın boğalarının temel beklentisidir.

Senaryo 2: Uzun süre yatay hareket

Şunlar olursa:

  • Faizler yüksek kalır
  • Enflasyon kontrollü düşer
  • Büyük kriz çıkmaz

altın bir süre geniş bantta dalgalanabilir.

Bu en olası orta vadeli senaryolardan biridir.

Senaryo 3: Sert düzeltme

Şunlar olursa:

  • ABD büyümesi güçlü kalır
  • Enflasyon düşer
  • Dolar güçlenir
  • Tahvil faizleri yükselir

yatırımcılar altından çıkıp tahvillere yönelebilir.

Bu durumda altın daha derin bir düzeltme yaşayabilir.

Asıl kritik soru: Altının uzun vadeli hikâyesi bitti mi?

Şu an için hayır.

Çünkü altının uzun vadeli hikâyesini destekleyen unsurlar hâlâ masada:

  • Küresel borç yükünün büyümesi
  • Merkez bankalarının altın alımları
  • Jeopolitik kutuplaşma
  • Dolar sistemine alternatif arayışları
  • Rezerv çeşitlendirme eğilimleri

Bu nedenle kısa vadeli düzeltmeler yaşansa da altının uzun vadeli yatırım tezinin tamamen ortadan kalktığını söylemek zor.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.