Connect with us

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Çin’in faiz indirimi ve ABD ile resmî temas piyasaları canlandırdı

Yayınlanma:

|

Haftanın ilk günü Londra piyasalarının tatil konumunda olması nedeniyle göreceli olarak hâkim olan sakin seyir, haftanın ikinci günü yerini oldukça hareketli bir seyre terk etti. ABD tarifeleri ve artan işletme maliyetlerinin etkisiyle, İngiltere’de hizmet PMI verisi on yedi ay sonra ilk kez daralırken, ihracat siparişleri de Şubat 2021’den bu yana en hızlı düşüşünü yaşadı. Bu gelişmeler, İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) faiz indirimlerini öne çekme ihtimalini güçlendirirken, yarın sonuçlanacak olağan BoE toplantısından 25 baz puan indirimine kesin gözüyle bakıyoruz. Şu anda %4,50 seviyesinde olan politika faizinin %3,5 seviyesine kadar inmesi yönündeki beklentiler artarken, BoE’nin faiz indirimine yönelik aciliyet sinyali vermesi durumunda ise, kraliyet aslanında hızlı bir gerilemenin yaşanmasını bekliyoruz.

Almanya’da muhafazakâr lider Friedrich Merz, ilk turda aldığı tarihi yenilginin ardından, ikinci oylamada parlamentodan güvenoyu alarak şansölye seçildi. Sosyal Demokratlarla kurduğu kırılgan koalisyon, Merz’in mali disiplin vaadinden geri adım atması ve kabine atamaları nedeniyle güven sorunu yaşarken, bu zorlu başlangıç Almanya’nın Avrupa liderliğini üstlenme beklentilerini gölgeledi. Avrupa’nın güvenlik ve ticaret meselelerinde Almanya’dan güçlü liderlik beklediği bir dönemde, Merz’in göreve gelişi hem umut hem de belirsizlik barındırıyor.

Hazır Avrupa’dan söz etmişken, hafta sonu, yedi aydır devam eden maraton hazırlığım ardından Çekya’nın başkenti Prag’da ilk maratonumu tamamladım. Kısa bir süre kaldığım Çekya’da elde edindiğim izlenim, The Economist dergisinin 24 Nisan tarihli makalesinin ana fikri ile örtüşüyor. The Economist dergisi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Avrupa güvenliğinde giderek daha belirleyici bir aktöre dönüştüğünü vurguladı. ABD’nin küresel liderlikten çekildiği, Rusya tehdidinin arttığı ve Ukrayna’nın savunmada kaldığı bir dönemde Avrupa’nın Türkiye’ye her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğunu yazdı.

“Avrupa güvenliği Türkiye olmadan düşünülemez” sözlerine yer verilen yazıda, Türkiye’nin savunma sanayisindeki yükselişi, Baykar’ın Leonardo ile işbirliği ve Avrupa’nın mühimmat ihtiyacına karşılık verebilecek kapasitesi ön plana çıkarıldı. Ukrayna’daki rolü, Karadeniz’de olası barış gücüne liderlik isteği ve Avrupa savunma bütçesinden pay alma hedefiyle Türkiye’nin jeopolitik konumunu güçlendirdiği belirtildi. Öte yandan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkanı Trump ile telefon görüşmesi ardından her iki taraftan yapılan yazılı açıklama görüşmenin yapıcı geçtiği ve bölgedeki barış süreçlerine destek olacağı belirtildi. Olumlu geçen telefon görüşmesi ardından ikili ilişkilerin yolunda gittiği, Rusya-Ukrayna savaşını bitirmede işbirliği yapacaklarını dile getirildi. Her iki devlet adamının birbirlerini davet ettiklerini de not etmemiz gerekiyor. ABD-Türkiye hatta AB-Türkiye ilişkilerinin yerinde gitmesi, fon akımları için de oldukça önemli bir gösterge olduğunun altını çizelim.

İngiltere’de zayıf veriler, BoE’den beklenen faiz indirimi, Almanya’da güven sorununa rağmen, Trump’ın zayıf dolar oyun planına paralel hem EUR hem de GBP dün dolar karşısında sert bir şekilde değer kazandı. Altın 3,500 dolar zirvesi sonrası yaşanan 300 dolar büyüklüğünde geri çekilme ardından kâr satışlarının bitmesi ile dün yönün tekrar yukarı çevirerek döndüğünü, altının ise 3,435 dolar seviyesine kadar tekrar yükseliş kaydetti. Asıl fiyat hareketinin ise son günlerde brent cinsi ham petrolde yaşandığını not etmemiz gerekiyor. Londra piyasalarının kapalı olduğu hafta başı bir kez daha 58 dolar seviyelerinin ortalarına kadar gelerek son dört yılın en düşük seviyesini test eden brent petrol, dün 62 dolar seviyesine kadar toparladı. OPEC+’ın üst üste ikinci ayda üretim artışını hızlandırma kararı alması, küresel ticaret gerilimlerinin talep görünümünü belirsizleştirmesiyle birlikte arz fazlası endişelerini artırdı. Uzun süredir petrol konusunda temkinli duruşumuzu koruduğumuzu okurlarımız hatırlayacaktır.

Brent cinsi ham petrolün varil fiyatının gerilemesi her ne kadar Türkiye’nin cari işlemler dengesi ve enflasyonla mücadelesinde önemli bir yer tutsa da, ya da yukarıda da belirttiğim üzere ekosistem şu anda Türkiye pozitif görünüm sunsa da, 19 Mart sonrası dönem baz alındığında, hâlen daha Türk mali piyasalarında kırılgan görünümün devam ettiğini söylemem gerekiyor. Mesela, ordunun cephanesi misali TCMB’nin de swap hâriç net döviz rezervleri hâlen daha istenilen düzeyde toparlanamadı. Londra’nın tatil olduğu 5 Mayıs valörlü işlemlerde, TCMB’nin net döviz pozisyonu her ne kadar 0,8 milyar dolar iyileşme kaydetse de, son yirmi dokuz iş gününün faturası yaklaşık 50 milyar dolar azalma olarak tüm çıplaklığı ile masa üzerinde durduğunu söylememiz gerekiyor.

Bu noktayı biraz daha açmak isterim. Şöyle ki, Cuma günü TCMB’den makro ihtiyati önlemler kapsamında pek çok sayıda önlem gelmişti. Öncelikle atılan adımların yegâne amacının son dönemde azalan TL ilgisini artırarak, artan döviz talebini de sınırlandırmak olarak gördüğümüzü not edelim. ︎Bu tedbirler bir yere kadar işe yarayacağını düşünsek de, TL’nin reel mânâda getiri sunmaya devam ettiği bir ortamda azalan güven ortamı düzelmeden, para politikası tek başına geniş spektrumlu antibiyotik misali her derde deva olamayacağını düşünüyoruz. TCMB’nin aldığı kararların bir yansıması olarak bankaların kaynak maliyetinin yükseleceği bunun da hâliyle kredi faizlerine yansıyacağını göz ardı etmemek gerekiyor. Normalleşme ve sadeleşme politikalarının izlendiği bir dönemde TCMB’nin pek çok sayıda önlem açıklaması, bazı soru işaretlerini de beraberinde getirdi.

TCMB hamlelerinin bankacılık sektörüne ilave yük getireceği beklentisi ile BIST Bankacılık endeksi pazartesi günkü işlemlerde %1,8 düşmesi ardından dün ise kayıplarının bir kısmını telafi etse de, 19 Mart’a göre bakılırsa, kayıpları %31’e taşındığını not etmemiz gerekiyor. USDTRY kuru 38,60 seviyesine yükselirken, CDS risk primi ise 345 puan seviyesine hafif de olsa gerilerken, iş gören faiz son dönemlerde olduğu üzere %48,99 seviyesinde yer aldı.

TÜİK Nisan ayı enflasyon rakamlarını duyurması ardından (aylık %3,0 yıllık ise %37,9) dün de mevsimsellikten arındırılmış aylık TÜFE enflasyonu %2,65 olarak açıklandı. Aylık değerlendirme raporunda enflasyonun ana eğiliminin Nisan ayında yükseldiği belirtildi. Yaşanan kur etkisi, zirai don etkisi, elektrik zammı gibi kalemlerden enflasyonun biraz yüksek gelmesi beklense de, korkulanın da altında kaldığını not edelim. Bunun da nedeninin soğumaya yüz tutan iç talep olduğunu düşünüyoruz. KKTC İstatistik Kurumu verilerine göre ise Nisan ayında yıllık enflasyon baz etkisi ile %40,96 seviyesine gerileyerek son kırk ayın en düşük seviyesini test etti.

Yeni gün başlangıcında, bir süredir tansiyonun yüksek seyrettiği Hindistan ve Pakistan hattında sıcak temasın gerçekleştiğini okuyoruz. Hindistan, topraklarında ve Pakistan kontrolündeki Keşmir’de terörist altyapılara yönelik geniş çaplı hava saldırıları düzenlediğini açıkladı. Pakistan ise saldırılarda sivillerin ve camilerin hedef alındığını, beş Hint savaş uçağını düşürdüğünü iddia etti; karşılıklı yoğun top atışları ve sınır çatışmaları yaşandı. Gerginlik, nükleer silaha sahip iki komşu ülke arasında son yirmi yılın en ciddi çatışmasına dönüşürken, BM ve ABD’den itidal çağrısı geldi. Saldırı haberleri Hint borsa vadeli işlemlerinde sınırlı düşüşe ve bazı hava yollarının uçuş iptallerine yol açtı. Hindistan rupisini baskı altına kalsa da, piyasa yansımasının şimdilik sınırlı kaldığını not edelim.

Gözler bu akşam KKTC saati ile 21.00’de FED’in açıklayacağı faiz kararına çevrildi. Faiz oranlarının sabit bırakılmasına kesin gözüyle bakılırken, karar ardından mikrofon karşısına geçecek Powell’ın konuşması büyük bir dikkatle takip edilecektir. Daha da önemlisi, Trump’ın karara tepkisinin sert olabileceğinden endişe ediyoruz. Hafta sonu ABD ve Çinli üst düzey yetkililerin İsviçre’de resmî ticaret görüşmeleri yapacaklarını duyurması piyasalarda iyimserlik yaratırken, Çin ekonomi yönetimi de artan zorluklarla mücadele kapsamında destekleyici adımlar attı. Çin Merkez Bankası, 10 baz puanlık faiz ve 50 baz puanlık zorunlu karşılık indirimi açıklarken, emeklilik fonlarının hisse senetlerine yönlendirilmesi gibi ilave teşviklerle birlikte bu adımlar piyasalar tarafından olumlu karşılandı.

Yeni gün başlangıcına damga vuran önemli gelişmeler ardından Yuan zayıflarken, Euro, Yen ve Sterlin dün dolar karşısında elde ettikleri kazanımlarını geri verdi. Hatta, nükleer başlığa sahip iki ülke arasından yaşanan gerilime rağmen, ticaret görüşmelerine odaklanan altın 3,380 dolar seviyesine geri çekildi. Geceyi düşüşle tamamlayan ABD borsalarının vadeli işlemleri güne yükselişle başlarken, pasifiğin diğer ucunda da ılımlı bir tablo görüyoruz: Kore ve Şangay borsaları sırası ile %0,5 oranında yükseldi. FED toplantısına kadar bekle ve gör stratejisinin ağır basarak günün göreceli olarak sakin geçmesini bekliyoruz.

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Markov Zincirleri: Finans Dünyasının Görünmeyen Tahmin Motoru

Markov Zincirleri: Bankacılığın ve Yapay Zekânın Gizli Tahmin Motoru
Finans Dünyasında Geleceği Olasılıklarla Okumak: Markov Modelleri
Kredi Riskinden Borsa Tahminlerine: Markov Zincirleri Ne Kadar Güvenilir?

Yayınlanma:

|

Geleceği Tahmin Etmek Mümkün Mü?

Finans piyasaları, ekonomi, kredi riskleri, müşteri davranışları ve hatta bankacılıkta dolandırıcılık modelleri… Tüm bu alanlarda karar vericilerin en çok sorduğu soru aynıdır: “Bugünkü duruma bakarak yarını ne kadar doğru tahmin edebiliriz?”

İşte tam bu noktada devreye olasılık teorisinin en güçlü araçlarından biri olan Markov Zincirleri (Markov Chains) giriyor.

Rus matematikçi Andrey Markov tarafından geliştirilen bu yöntem, karmaşık sistemlerin gelecekte hangi yöne evrilebileceğini olasılıklar üzerinden modellemeye yardımcı oluyor.

Bugün yapay zekâdan kredi derecelendirmeye, müşteri davranış analizinden borsa fiyat hareketlerine kadar birçok alanda Markov modelleri kullanılıyor.

Markov Zinciri Nedir?

Markov Zinciri, bir sistemin gelecekteki durumunun yalnızca mevcut durumuna bağlı olduğunu varsayan matematiksel bir modeldir.

Başka bir ifadeyle: Geçmişte yaşananların tamamı değil, sadece mevcut durum geleceği belirler.

Bu özelliğe matematikte “hafızasızlık (memoryless property)” adı verilir.

Örneğin bir müşteri:

  • Düzenli ödeme yapan müşteri
  • Riskli müşteri

olarak iki farklı durumda bulunabilir.

Markov modeli, bugün düzenli ödeme yapan bir müşterinin gelecek ay hangi olasılıkla riskli müşteri sınıfına geçebileceğini hesaplayabilir.

Bankacılıkta Nerelerde Kullanılıyor?

1. Kredi Risk Analizi

Bankalar müşterileri;

  • Çok düşük risk
  • Düşük risk
  • Orta risk
  • Yüksek risk
  • Temerrüt

gibi kategorilere ayırır.

Markov Zinciri kullanılarak bir müşterinin belirli bir süre sonra hangi risk grubuna geçebileceği hesaplanabilir.

Bu yöntem Basel düzenlemeleri kapsamında kullanılan birçok risk modelinin temelinde yer almaktadır.

2. Takipteki Kredilerin Tahmini

Bir kredi portföyündeki müşterilerin:

  • Normal
  • Yakın izleme
  • Gecikmeli
  • Takipte

kategorileri arasında geçiş olasılıkları hesaplanabilir.

Bu sayede bankalar gelecekte oluşabilecek tahsilat sorunlarını önceden görebilir.

3. Müşteri Davranışı Analizi

Bir müşteri:

  • Aktif kullanıcı
  • Pasif kullanıcı
  • Ürün terk eden müşteri

durumları arasında hareket eder.

Markov modelleri sayesinde müşteri kaybı (churn) önceden tahmin edilerek sadakat programları geliştirilebilir.

4. Dolandırıcılık Tespiti

Kart işlemlerindeki olağan davranış akışları belirlenebilir.

Normal davranış örüntüsünden sapmalar tespit edildiğinde sistem alarm verebilir.

Bu nedenle birçok gelişmiş fraud yönetim sistemi Markov mantığından faydalanmaktadır.

Borsada Markov Zincirleri

Finansal piyasalarda yatırımcıların ilgisini çeken en önemli kullanım alanlarından biri de fiyat hareketlerinin modellenmesidir.

Örneğin bir hisse için:

  • Yükseliş
  • Yatay seyir
  • Düşüş

olmak üzere üç durum tanımlanabilir.

Geçmiş verilerden elde edilen geçiş olasılıkları kullanılarak:

  • Yükseliş trendinin devam etme olasılığı
  • Düşüşe dönme ihtimali
  • Yatay piyasaya geçiş olasılığı

hesaplanabilir.

Ancak burada önemli bir uyarı bulunmaktadır. Markov Zincirleri piyasaları kesin olarak tahmin etmez. Sadece olasılıkları hesaplar.

Dolayısıyla yatırım kararı verirken tek başına kullanılmaları ciddi hatalara yol açabilir.

Markov Zincirlerinin Avantajları

Geleceği Olasılıklarla Görme Yeteneği

Belirsizliği tamamen ortadan kaldırmasa da geleceğe ilişkin senaryolar oluşturulmasına yardımcı olur.

Karmaşık Sistemleri Basitleştirir

Binlerce değişken içeren sistemleri daha yönetilebilir hale getirir.

Yapay Zekâ ve Veri Bilimi ile Uyumlu Çalışır

Makine öğrenmesi modellerinin birçok alt alanında kullanılmaktadır.

Stratejik Kararları Destekler

Risk yönetimi, fiyatlama, müşteri segmentasyonu ve tahminleme süreçlerinde güçlü bir araçtır.

Peki Riskleri Neler?

Her güçlü model gibi Markov Zincirleri de yanlış kullanıldığında yanıltıcı olabilir.

Veri Kalitesi Sorunu

Yanlış veya eksik veri kullanılması durumunda sonuçlar güvenilirliğini kaybeder.

Geçmişin Geleceği Temsil Etmeme Riski

Ekonomik krizler, savaşlar, pandemi gibi olağanüstü dönemlerde geçmiş veriler geleceği açıklamakta yetersiz kalabilir.

Aşırı Basitleştirme

Gerçek hayat çoğu zaman yalnızca mevcut duruma bağlı değildir.

Bazı sistemlerde geçmiş olaylar da önemli rol oynar.

Bu durumda Markov yaklaşımı yetersiz kalabilir.

Yapay Zekâ Çağında Markov’un Yeniden Yükselişi

Bugün üretken yapay zekâ, doğal dil işleme ve davranış modelleme sistemlerinde daha gelişmiş algoritmalar kullanılıyor olsa da Markov Zincirleri hâlâ birçok modelin temel taşlarından biri olarak kabul ediliyor.

Özellikle:

  • Risk yönetimi
  • Finansal modelleme
  • Kredi tahmini
  • Dolandırıcılık analizi
  • Müşteri davranışı tahmini

alanlarında önemini koruyor.

Verinin yeni petrol olarak kabul edildiği günümüzde, Markov Zincirleri bu veriyi anlamlandıran en güçlü matematiksel araçlardan biri olmaya devam ediyor.

Özet

Bankacılık ve finans sektöründe başarı artık yalnızca mevcut tabloyu okumaktan değil, gelecekte oluşabilecek senaryoları önceden görebilmekten geçiyor.

Markov Zincirleri, kesin cevaplar vermese de karar vericilere geleceğe ilişkin güçlü olasılık haritaları sunuyor.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde yapay zekâ, büyük veri ve finansal risk yönetimi uygulamalarında Markov modellerinin daha da fazla kullanılması bekleniyor.

Çünkü rekabet avantajı artık veriye sahip olmakta değil, verinin geleceğe ne söylediğini anlayabilmekte yatıyor.

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Bankalara kripto saklama izni

Yayınlanma:

|

Yazan:

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Türkiye’de kripto varlık piyasasının kurumsallaşması açısından önemli bir karara imza attı. SPK’nın 2026/34 sayılı haftalık bülteninde yer alan karara göre, Akbank, Garanti BBVA ve Yapı Kredi’nin kripto varlık saklama kuruluşu olarak faaliyet göstermesine yönelik izin başvuruları uygun bulundu.

Karar, Türkiye’de ilk kez büyük ölçekli mevduat bankalarının kripto varlık saklama alanında resmi faaliyet izni alması nedeniyle sektör açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Sadece alım-satım değil, güvenli saklama dönemi

Kripto varlık piyasasında en önemli konulardan biri yatırımcı varlıklarının güvenli şekilde muhafaza edilmesi olarak öne çıkıyor. SPK’nın verdiği izinle birlikte Akbank, Garanti BBVA ve Yapı Kredi, gerekli teknik ve operasyonel altyapıları tamamlayarak dijital varlıkların saklanmasında aktif rol üstlenebilecek.

Uzmanlara göre bu gelişme;

  • Kurumsal yatırımcıların piyasaya girişini kolaylaştıracak,
  • Yatırımcı güvenini artıracak,
  • Bankacılık sektörü ile kripto ekosistemi arasındaki entegrasyonu hızlandıracak,
  • Türkiye’nin dijital finans altyapısını güçlendirecek.

SPK iki yeni kripto platformuna da onay verdi

Kurul, yalnızca saklama tarafında değil, yeni platformların kurulması konusunda da önemli kararlar aldı.

Bu kapsamda;

  • Fiba Yatırım Menkul Değerler A.Ş.’nin “Fiba Kripto Varlık Alım Satım Platformu A.Ş.” kurulmasına yönelik başvurusu,
  • Fintag Yazılım Danışmanlık A.Ş.’nin “Goldtag Kripto Varlık Alım Satım Platformu A.Ş.” kurulmasına yönelik başvurusu

SPK tarafından uygun bulundu.

Böylece Türkiye’de faaliyet göstermek isteyen kripto varlık hizmet sağlayıcılarının sayısı artarken, sektörün düzenlenmiş ve denetlenebilir bir yapıya kavuşması yönünde yeni bir aşamaya geçilmiş oldu.

Bankalar neden kriptoya yöneliyor?

Dünyada BlackRock, Fidelity, JPMorgan ve Goldman Sachs gibi büyük finans kuruluşlarının dijital varlık alanına yönelik yatırımları son yıllarda hız kazanırken, Türkiye’deki bankalar da bu dönüşümün dışında kalmak istemiyor.

Özellikle;

  • Tokenizasyon projeleri,
  • Dijital varlık saklama hizmetleri,
  • Stablecoin tabanlı ödeme sistemleri,
  • Blokzincir tabanlı finansal ürünler

önümüzdeki dönemin yeni rekabet alanları olarak görülüyor.

Mart ayında Yapı Kredi’nin kripto varlık platformu kurmak için aldığı kuruluş izni de bankaların bu alandaki uzun vadeli stratejilerinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Bankavitrini Analizi

SPK’nın son kararı yalnızca üç bankaya verilen bir faaliyet izni olarak görülmemeli. Bu karar, Türkiye’de kripto varlık piyasasının “gri alan” olmaktan çıkıp geleneksel finans sistemi ile entegre olmaya başladığının güçlü bir göstergesi niteliğinde.

Önümüzdeki dönemde;

  • Daha fazla bankanın saklama lisansı alması,
  • Kripto platformları ile bankalar arasında iş birliklerinin artması,
  • Kurumsal yatırımcıların piyasaya girişinin hızlanması,
  • Dijital varlıkların sermaye piyasalarıyla bütünleşmesi

bekleniyor.

SPK’nın attığı bu adım, Türkiye’nin dijital finans ve blokzincir ekosisteminde yeni bir dönemin başlangıcı olarak yorumlanıyor.

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Altın neden yükseldi, neden düşmeye başladı ve bundan sonra ne olabilir?

Yayınlanma:

|

Yazan:

Altın, sadece bir emtia değildir. Aynı zamanda korkunun, belirsizliğin, enflasyon beklentilerinin ve merkez bankalarının davranışlarının fiyatlandığı küresel bir “güvenli liman” varlığıdır.

Altın neden değer kazandı?

2023-2026 döneminde altını yükselten başlıca faktörler şunlardı:

1. Merkez bankalarının rekor altın alımları

Başta People’s Bank of China olmak üzere birçok merkez bankası dolar rezervlerinin bir kısmını altına çevirmeye başladı.

Neden?

  • ABD yaptırım riskleri
  • Dolar bağımlılığını azaltma isteği
  • Rezerv çeşitlendirmesi

Özellikle Çin, Rusya, Hindistan ve Körfez ülkeleri altın talebini artırdı.

2. Jeopolitik riskler

Altın savaş ve kriz dönemlerinde yükselir.

Son yıllarda:

  • Rusya-Ukrayna Savaşı
  • İsrail-Hamas Savaşı
  • İran-İsrail gerilimleri
  • Tayvan kaynaklı riskler

yatırımcıların güvenli liman talebini artırdı.

3. Enflasyon korkusu

ABD ve Avrupa’da yüksek enflasyon görülmesi nedeniyle yatırımcılar:

  • Tahvil yerine
  • Nakit yerine

altına yöneldi.

Altın tarihsel olarak enflasyona karşı koruma aracı olarak görülmektedir.

4. ABD borçlarının büyümesi

ABD’nin kamu borcu 40 trilyon dolara yaklaşırken birçok yatırımcı: “Bu kadar para basılırsa doların değeri uzun vadede erir”

düşüncesiyle altına yöneldi.

5. Reel faizlerin düşmesi

Altının faiz getirisi yoktur.

Bu nedenle:

  • Faiz düşükse altın avantajlıdır.
  • Faiz yüksekse tahvil avantajlıdır.

Faiz indirimi beklentileri altını destekledi.

Peki altın neden düşmeye başladı?

Yükselişin ardından bazı dinamikler tersine dönmeye başladı.

1. Kâr realizasyonları

Altın kısa sürede tarihi zirvelere çıktı.

Büyük fonlar:

  • Kârlarını realize etti.
  • Pozisyon küçülttü.

Bu da satış baskısı yarattı.

2. Doların güçlenmesi

Altın ve dolar genellikle ters yönlü hareket eder.

Dolar Endeksi (DXY) yükseldiğinde:

  • Altın daha pahalı hale gelir.
  • Talep azalır.

Bu durum altını baskılar.

3. Faiz indirimlerinin gecikmesi

Piyasa uzun süre: “Fed faiz indirecek” beklentisini satın aldı.

Ancak enflasyonun beklenenden yüksek seyretmesi nedeniyle faizlerin uzun süre yüksek kalabileceği düşüncesi ortaya çıktı. Bu da altın üzerinde baskı oluşturdu.

4. Jeopolitik risklerin fiyatlanması

Piyasalarda sık görülen durum: “Haberi al, gerçekleşince sat.” Savaş ve kriz riskleri fiyatlandıktan sonra yatırımcılar pozisyon kapatabiliyor.

5. ETF çıkışları

Özellikle ABD’deki altın ETF’lerinden para çıkışları yaşandığında satış baskısı oluşur. Kurumsal yatırımcı davranışı kısa vadede fiyatları ciddi etkileyebilir.

Altının değerini etkileyen temel faktörler

Bir yatırımcı altını değerlendirirken şu göstergeleri takip etmelidir:

Faktör Altına Etkisi
ABD Faizleri Negatif
Reel Faizler Negatif
Dolar Endeksi Negatif
Enflasyon Pozitif
Jeopolitik Riskler Pozitif
Merkez Bankası Alımları Pozitif
Resesyon Korkusu Pozitif
Güçlü Büyüme Negatif
ETF Girişleri Pozitif
ETF Çıkışları Negatif

Önümüzdeki dönemde altın için olası senaryolar

Senaryo 1: Altın yeniden yükselişe geçer

Şunlar olursa:

  • Fed faiz indirimlerine başlar
  • ABD ekonomisi yavaşlar
  • Jeopolitik riskler büyür
  • Çin alımları devam eder

altın yeni zirvelere yönelebilir.

Bu senaryo altın boğalarının temel beklentisidir.

Senaryo 2: Uzun süre yatay hareket

Şunlar olursa:

  • Faizler yüksek kalır
  • Enflasyon kontrollü düşer
  • Büyük kriz çıkmaz

altın bir süre geniş bantta dalgalanabilir.

Bu en olası orta vadeli senaryolardan biridir.

Senaryo 3: Sert düzeltme

Şunlar olursa:

  • ABD büyümesi güçlü kalır
  • Enflasyon düşer
  • Dolar güçlenir
  • Tahvil faizleri yükselir

yatırımcılar altından çıkıp tahvillere yönelebilir.

Bu durumda altın daha derin bir düzeltme yaşayabilir.

Asıl kritik soru: Altının uzun vadeli hikâyesi bitti mi?

Şu an için hayır.

Çünkü altının uzun vadeli hikâyesini destekleyen unsurlar hâlâ masada:

  • Küresel borç yükünün büyümesi
  • Merkez bankalarının altın alımları
  • Jeopolitik kutuplaşma
  • Dolar sistemine alternatif arayışları
  • Rezerv çeşitlendirme eğilimleri

Bu nedenle kısa vadeli düzeltmeler yaşansa da altının uzun vadeli yatırım tezinin tamamen ortadan kalktığını söylemek zor.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.