ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Macaristan Ukrayna’ya Giden Para ve Altına El Koydu
Avrupa’da 80 Milyon Dolarlık Finans Krizi
Yayınlanma:
4 ay önce|
Yazan:
BankaVitrini
| Bankavitrini.com
Avrupa’da diplomatik ve finansal gerilim yaratabilecek dikkat çekici bir olay yaşandı. Macaristan güvenlik güçleri, Ukrayna’ya doğru ilerleyen iki zırhlı aracı durdurarak araçlarda bulunan milyonlarca dolar nakit para ve altına el koydu. Operasyonda 7 Ukrayna vatandaşı gözaltına alınırken, olay kısa sürede iki ülke arasında ciddi bir diplomatik krize dönüştü.
Yetkililerin verdiği bilgilere göre, ele geçirilen varlıkların toplam değeri yaklaşık 80 milyon dolar seviyesinde. Olayın sadece bir sınır kontrolü değil, Avrupa’da savaş ekonomisinin finansal hareketleri açısından önemli bir sinyal olduğu değerlendiriliyor.
Operasyon Nasıl Gerçekleşti?
Macaristan güvenlik güçleri, Avusturya üzerinden Ukrayna’ya doğru hareket eden iki zırhlı para taşıma aracını sınır hattında durdurdu. Yapılan aramada araçlarda yüksek miktarda nakit para ve altın bulundu.
Ele geçirilen varlıkların yaklaşık dağılımı şu şekilde açıklandı:
-
40 milyon dolar nakit
-
35 milyon euro nakit
-
9 kilogram altın külçe
Toplamda 80 milyon doların üzerinde bir değere ulaştığı belirtilen bu varlıklara Macaristan makamları tarafından el konuldu.
Operasyon sırasında araçlarda bulunan 7 Ukrayna vatandaşı gözaltına alındı.
Ukrayna’dan Sert Tepki
Kiev yönetimi olayın ardından Macaristan’a sert tepki gösterdi. Ukrayna hükümeti gözaltına alınan kişilerin devlet bankası Oschadbank çalışanları olduğunu ve sevkiyatın bankalar arası rutin bir nakit transferi olduğunu savundu.
Ukrayna tarafına göre:
-
Sevkiyat resmi bir bankacılık operasyonuydu
-
Macaristan hukuksuz şekilde müdahale etti
-
Banka çalışanları haksız yere gözaltına alındı
Kiev yönetimi olayı “hukuksuz el koyma ve diplomatik provokasyon” olarak nitelendirerek Avrupa Birliği kurumlarına şikayette bulundu.
Macaristan’ın Şüphesi: Kara Para mı?
Budapeşte yönetimi ise operasyonun kara para aklama şüphesi üzerine başlatıldığını açıkladı.
Macaristan makamlarının gündeme getirdiği sorular ise dikkat çekici:
-
Bu büyüklükte bir para transferi neden bankacılık sistemi üzerinden yapılmadı?
-
Neden zırhlı araçlarla nakit taşındı?
-
Sevkiyatın güvenliğini sağlayan kişiler arasında eski bir Ukrayna istihbarat generali neden bulunuyordu?
Macaristan yetkilileri ayrıca son dönemde Avrupa içinde nakit ve altın taşımalarının arttığını iddia ediyor.
Avrupa’da Savaş Ekonomisi Tartışması
Uzmanlara göre olayın en dikkat çekici yönü, bankacılık sistemi yerine fiziksel nakit transferinin tercih edilmesi.
Normal koşullarda uluslararası finans işlemleri:
-
SWIFT transferleri
-
Merkez bankası takas sistemleri
-
uluslararası bankalar
üzerinden gerçekleştirilir.
Ancak savaş ortamında bazı finansal işlemlerin bankacılık sistemi dışında yürütüldüğü yönünde değerlendirmeler yapılıyor.
Analistler bu durumun arkasında şu ihtimallerin olabileceğini belirtiyor:
-
yaptırımlardan kaçınma
-
savaş finansmanı
-
gizli fon transferleri
-
gölge finans ağları
Krizin Arka Planında Siyasi Gerilim
Macaristan ile Ukrayna arasındaki ilişkiler son yıllarda zaten gergin bir seyir izliyordu.
Gerilimin başlıca nedenleri arasında:
-
Ukrayna savaşına ilişkin AB politikalarındaki ayrışma
-
Rusya ile enerji ilişkileri
-
Macaristan Başbakanı Viktor Orbán’ın Ukrayna politikalarına yönelik eleştirileri
yer alıyor.
Bu nedenle son olayın sadece bir finans operasyonu değil aynı zamanda siyasi bir mesaj olduğu yorumları da yapılıyor.
Bankavitrini Analizi
Macaristan’ın el koyduğu para ve altın sevkiyatı, Avrupa’da savaşın finansal boyutunun giderek büyüdüğünü gösteriyor.
Bugün cephede yürüyen savaşın arka planında:
-
enerji akışları
-
finans transferleri
-
yaptırım mekanizmaları
gibi görünmeyen bir ekonomik savaş da yaşanıyor.
Bu olay, Avrupa finans sisteminde şu kritik soruları yeniden gündeme taşıdı:
-
Savaş ekonomisinde nakit transferleri artıyor mu?
-
Bankacılık sistemi dışında gölge finans ağları büyüyor mu?
-
Avrupa’da finansal güvenlik mekanizmaları yeterli mi?
Macaristan’ın el koyduğu para ve altının akıbeti ile gözaltına alınan kişilerin durumu ise önümüzdeki günlerde Avrupa’da yeni bir diplomatik krizin fitilini ateşleyebilir.
İlginizi Çekebilir
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Küresel risk iştahı zayıf. Savaşın gölgesinde satış baskısı teknolojiye sıçradı
Yayınlanma:
3 gün önce|
17/07/2026Yazan:
BankaVitrini
ABD ile İran arasındaki gerilim yeniden hız kazandı. ABD ordusu, İran’ın özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki askerî kapasitesini zayıflatmayı hedefleyen yeni hava saldırıları düzenlerken; İran da bölgedeki ABD üslerine füze ve İHA saldırılarıyla karşılık verdi. Çatışmaların yeniden tırmanmasıyla Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği büyük ölçüde dururken, İran’ın, ABD’nin enerji altyapısını hedef alması durumunda Kızıldeniz’deki Bab el-Mendeb Boğazı’nı da baskı unsuru olarak kullanabileceği belirtiliyor. Bu gelişmeler enerji arzına ilişkin endişeleri artırırken, petrol fiyatları yüksek seyrini koruyor. Brent cinsi ham petrol 85 dolar seviyesinde denge bulsa da, son iki haftada %20’den fazla yükseliş kaydettiğini hatırlatalım. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, önümüzdeki haftalarda gerilimin düşmemesi hâlinde küresel enerji arzı açısından ciddi risklerin oluşabileceği uyarısında bulundu.
İran ve ABD’nin geçen ay sağlanan ateşkes öncesindeki noktaya geri döndüğünü görüyoruz. Önümüzdeki günlerde yeniden müzakere masası etrafında bir araya gelinemezse, çatışmaların daha da tırmanmasından endişe ediyoruz. Hâliyle bu görünüm, küresel piyasalarda risk iştahını baskılamaya devam ediyor. Bu bağlamda son ayların zayıf halkası konumunda kıymetli metallerde satış baskısının sürdüğünü görüyrouz. Altındaki son zayıflığı yalnızca Fed’in faiz artırımına bağlamanın da zayıf bir argüman olduğunu düşünüyoruz. Faiz getirisi sunmayan kıymetli metaller faizlerin arttığı dönemlerde genellikle baskı altında kalsalar da, ezber bozarcasına Fed’in faizleri artırdığı dönemlerde de değer kazanabildiklerini daha önce de tecrübe ettik.
Son aylarda yaşadığımız baskının temel nedeni ise Orta Doğu’da savaşın yarattığı likidite sıkışıklığı olarak ön plana çıkıyor. Gemilerin yüzmediği, uçakların rahatça uçamadığı, tedarik zincirlerinin kırıldığı bir ekosistemde, turizm gelirlerinin bile sarsılması hâliyle bütçe açıklarını artırarak likidite ihtiyacını da ön plana çıkarıyor. Küresel dolar likiditesinin sıkıştığı durumlarda, altın rezervleri dâhil çeşitli varlıklarda otoritelerin satışa yönelmesini normal karşılamak gerekiyor. En basit örneği çok uzaklarda aramamak gerekiyor. Savaşın en yoğun hissedildiği geçen aylarda TCMB’nin yüklü altın satışları ister istemez altın fiyatlarının seyrini olumsuz yönde etkilemişti. Hülâsa, jeopolitik gerilim sürdüğü ve dolar likiditesi üzerindeki baskı devam ettiği müddetçe kıymetli metallerin yönünü yukarıya çevirmekte zorlanacağını düşünüyoruz. Haftalık kapanışın bizlere önemli ipuçları sunacağını da unutmamak gerekiyor. Bu bağlamda, teknik bir bakış açısıyla bu sabah 55 dolar seviyesinin altını test eden gümüşte asıl hareketin başladığı 54,35 dolar seviyesini büyük bir dikkatle takip edeceğiz. Dört bin dolar seviyesinin altını test eden altında ise 3,950 dolar seviyesi kritik destek konumunda olduğunu hatırlatalım.
ABD borsalarının dün geceyi düşüşle tamamlarken, teknoloji hisselerinin işlem gördüğü Nasdaq Bileşik endeksi %1,5 geriledi. Micron, Dell, Broadcom gibi ön planda olan teknoloji hisseleri %5’in üzerinde gerilerken, Netflix’in üçüncü çeyrek için açıkladığı finansallar piyasa beklentilerinin altında kaldı: şirket hisseleri geceyi %8’in üzerinde değer kaybıyla tamamladı. Bu sabah Pasifik’in diğer cephesinde ekranların koyu kırmızıya boyandığını görüyoruz. Gösterge endeks Tokyo borsası ve teknoloji ağırlıklı Tayvan borsasında düşüş %4,5’i aşarken, son dönemlerin flaş ismi hatta son günlerde tahterevalli tarzı bir görünüm sunan Güney Kore borsası KOSPI her ne kadar bu sabah kapalı konumda olsa da, tepeden düşüşün %30 seviyesine geldiğini not edelim. ABD borsalarının da vadeli işlemlerinde düşüş isteğinin korunduğunu görüyoruz. Nasdaq vadelisi %1 daha gerilerken, yarı iletken hisselerindeki satış baskısının genele yayıldığını söylememiz gerekiyor.
Jeopolitik risklerin yeniden yükselmesiyle petrol fiyatları haftalık bazda %11’in üzerinde prim yapmaya hazırlanırken, zayıf ABD enflasyon verilerinin etkisiyle Fed’in yıl sonuna kadar yalnızca 27 baz puanlık faiz artırımı yapacağını fiyatlamaya devam ediyor. Ani bir faiz artırım ihtimali için takip edilen 29 Temmuz toplantısına yönelik beklenti ise %10 seviyesine kadar geriledi. Daha önce de sıklıkla belirttiğimiz üzere, Fed’in yeni başkanı Warsh’un kurumu yeniden şekillendirmeye hazırlandığını ve enflasyona karşı sıfır tolerans anlayışıyla şahin bir duruş sergilediğini görüyoruz. Buna karşın ay başından bu yana açıklanan ABD istihdamı ile tüketici ve üretici enflasyonu verileri, sanılanın aksine büyük çaplı bir enflasyon sorununa işaret etmiyor. Bu minvalde, yapay zekâ devriminin neler getireceği, Trump’ın dünyayı nereye sürükleyeceğinin bilinmediği bir ekosistemde, Fed Başkanı Warsh da beklenti yönetimini sıkı tutmaya çalışarak şahin tonunu korusa da, faiz artışının kolay bir seçenek olmayacağını düşünüyoruz.
Bu bağlamda, dolarda yaşanan son dönemdeki güçlenmeden elbette çekinsek de, ya da teknik mânâda dolar endeksinin (DXY) 100,50 seviyesinin üzerinde kalması bizler mutlu etmese de, yükseliş isteğinin devam etmemesi gerektiğini düşünüyoruz. ABD insanının servetinde hisse senetlerinin ne kadar büyük bir yer tuttuğunu geçen günlerde paylaşmıştık. Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesi hisse senetlerinde yaşanacak büyük çaplı bir düşüş hâliyle seçmen nezdinde ciddi bir varlık kaybı yaratması, Trump’ın hiç de arzulamadığı bir tabloya neden olabilir. Tüm bu gelişmeleri birlikte değerlendirdiğimizde, savaşın aslında kimseye faydası olmadığını çok net bir şekilde söylememiz gerekiyor.
Türkiye cephesinde ise bir günlük tatil ardından dün ılımlı bir günün geride kaldığına şahitlik ettik. TCMB’nin rezerv pozisyonu iyileşmeye devam ederken, S-400 mevzusu ve CAATSA yaptırımlarıyla ilgili olumlu beklentilerin ışığında BİST100 ana endeksi günü %1,2 artıda tamamladı. Endeks üzerinde ağırlığı bulunan halka açık bir faktoring şirketindeki son üç günlük taban serisi borsadaki yükselişi sınırlandırdı. Enerji fiyatlarının gölgesine rağmen iki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi hafif de olsa gerileyerek %41,15 seviyesine gevşerken, TCMB’nin önümüzdeki hafta düzenlenecek olağan PPK toplantısında faiz oranlarını sabit bırakacağını düşünüyoruz.
USDTRY kuru pazartesi valörlü işlemlerde hafta sonu fonlama faizinin de etkisiyle 47,15 seviyesine yükseldi. Türk insanının bir numaralı yatırım aracı olan gram altın 6 bin TL seviyesine gerilerken, altın fiyatlarında yaşanan düşüşün Türkiye ekonomisini pek çok kanaldan olumsuz etkilediğinin de altını çizmek gerekiyor. Bugün TCMB ve BDDK’nın haftalık verilerini takip edeceğiz. Makro cephede ise Türkiye’de konut satışları, Euro bölgesi TÜFE, ABD yeni konut inşaatları, sanayi üretimi ve Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi takip edilebilir.
Emre Değirmencioğlu
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Savaş enflasyonu tehdit etse de, piyasa Fed’in şahinliğini fiyatlamıyor
Yayınlanma:
4 gün önce|
16/07/2026Yazan:
BankaVitrini
ABD ile İran arasındaki gerilimin yeni bir aşamaya taşındığını görüyoruz. ABD ordusu, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma kararının ardından Bandar Abbas, Büyük Tunb Adası ve çevresindeki kıyı savunma sistemleri, füze ve İHA altyapılarını hedef alan hava saldırısı düzenledi. İran ise Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün’deki ABD askerî noktalarına füze ve İHA saldırılarıyla karşılık verdiğini açıkladı. Çatışmaların yeniden şiddetlenmesiyle birlikte Hürmüz Boğazı’ndaki enerji sevkiyatı üzerindeki riskler artarken, tansiyonun barometresi konumunda Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı 86 dolara kadar yükselerek son bir ayın en yüksek seviyesini test etti.
ABD Başkanı Trump, İran’ın anlaşmaya hazır olduğunu savunurken, Tahran yönetimi yaşananları varoluş savaşı olarak nitelendirdi. Jeopolitik risklerin yeniden tırmanması, enerji arzına ilişkin endişeleri ön plana çıkarırken, güvenli liman talebini de artırdı. Enerji fiyatlarındaki bu sert yükseliş, enflasyonla mücadelede elde edilen kazanımların kalıcılığına ilişkin soru işaretlerini de beraberinde getirdi. Öte yandan, Wall Street Journal, Trump yönetiminin İran’a yönelik askerî operasyonları genişletmeyi ve kara birliklerinin kullanılması da dâhil olmak üzere çeşitli seçenekleri değerlendirdiğini yazdı. Bu gelişmeyi, piyasalarda jeopolitik risk priminin bir süre daha yüksek seyredebileceği şeklinde yorumladık.
Her ne kadar enflasyon kaygıları tırmansa da, ABD’de son günlerde açıklanan makro verilerin enflasyon baskılarının zirve yapmış olabileceğine işaret ettiğini düşünüyoruz. Hatırlatmak gerekirse, her ayın ilk cuması ABD’de açıklanan istihdam raporu beklentilerin oldukça altında kalmış, hafta ortası açıklanan tüketici enflasyonu ise aylık bazda pandemi döneminden bu yana en sert düşüşü kaydetmişti. Benzer şekilde dün açıklanan üretici enflasyonu haziran ayında beklentilerin belirgin altında kalarak enflasyondaki yavaşlamanın tüketici fiyatlarıyla sınırlı olmadığını gösterdi. Aylık bazda ÜFE %0,3 gerileyerek Nisan 2025’ten bu yana en sert düşüşünü kaydetti. Ayrıca mayıs ayı verileri de aşağı yönlü revize edildi.
Beklentilerin altında kalan tüketici ve üretici enflasyonu verileri, ABD’de fiyat baskılarının zayıflamaya devam ettiğini gösterirken, Fed’in ilave faiz artırımı ihtimalini de önemli ölçüde azalttı. Vadeli piyasalarda temmuz ayında (ani) bir faiz artırımı olasılığı %10 seviyesine kadar gerilerken (hatırlayınız ay başında %43 seviyelerinde idi), yıl sonuna ilişkin toplam faiz artışı beklentisi de enflasyon verileri öncesinde test ettiği 44 baz puandan 26 baz puana düştü. Tek bir aylık veriye bakarak enflasyon cephesinde zafer ilan etmenin kesinlikle doğru olmayacağını düşünüyoruz. Açıklanan verilerin, ateşkesin sağlandığı ve enerji fiyatlarının belirgin şekilde gerilediği haziran dönemini yansıttığı (bayat) göz ardı etmeyelim. Buna rağmen mevcut tablo, ABD ekonomisinin bugün itibarıyla ciddi bir enflasyon sorunu yaşadığı tezini de desteklemiyor.
Fed’in yeni Başkanı Warsh, para politikasının siyasi baskılardan bağımsız yürütüleceğini ve enflasyona karşı tavizsiz duruşlarını sürdürdüklerini vurgulayarak şahin bir mesaj vermeye çalışsa da, bunun bir ölçüde beklentileri yönetmeye ve zaman kazanmaya yönelik olduğunu düşünüyoruz. Zira kamu borcunun tarihi yüksek seviyelerde seyrettiği ve jeopolitik risklerin devam ettiği mevcut konjonktürde, faiz artırımlarının sağlayacağı faydanın yaratacağı ekonomik maliyetin gerisinde kalacağını düşünüyoruz. Bu nedenle, önümüzdeki dönemde Fed’in söylemde temkinli kalmaya devam etse de, uygulamada faiz artırımı konusunda isteksiz kalacağını düşünüyoruz.
ABD’de beklentilerin altında kalan enflasyon verileri ardından tahvil piyasalarında alımlar hız kazandı. İki yıl vadeli tahvil faizi son iki günde 14 baz puan düşerek %4,14 seviyesine inerken, dolar endeksi (DXY) korkulu rüyalar görmemize neden olan ve teknik mânâda önemsediğimiz 100,5 seviyesine kadar geriledi. Hatırlayınız 100,50 seviyesinin üzerinde kalıcılık durumunda yukarıda 105 seviyelerine kadar sert bir yükseliş ihtimalinin mümkün olduğunun altını çizmiştik. DXY’nin sert bir şekilde gerilemesine paralel EURUSD paritesi yeniden 1,1480 seviyesini test ederek son bir ayın zirvesine yükselirken, benzer bir şekilde kraliyet aslanı sterlin de dün %1’de fazla yükselerek 1,3540 seviyesini test etti. Yükselişte, İşçi Partisi’nin yeni lideri olması beklenen Andy Burnham’ın mali disiplini önceleyen bir Hazine Bakanı atayacağı beklentisinin etkili olduğunu görüyoruz.
Doların ateşinin düştüğü, tahvil faizlerinin gerilediği günde, kıymetli metallerin yeniden satış baskısıyla karşı karşıya kaldığını not etmemiz gerekiyor. TÜFE verisi ardından 4,100 dolar seviyesine kadar yükselen altının ons fiyatı bu sabah yeniden 4,035 dolar seviyesine geriledi. Teknik mânâda 4,130 dolar seviyesinin üzerinde günlük bir kapanış görmeden henüz yükselişten söz edemiyoruz. Gümüş cephesinde ise patlayıcı yükselişin başladığı 54,35 dolar ve son dönemlerin en düşük seviyesi olan 55,50 dolar seviyelerini takip edeceğiz. Bu seviyelerin korunup korunamayacağı yakın vadeli yön açısından belirleyici olacaktır. Kripto cenahında ise amiral gemisi Bitcoin, 15 bin dolardan başlayıp 126 bin dolara kadar uzanan yükseliş hareketinin en önemli Fibonacci (%61,8) düzeltme seviyesi olan 58 bin dolardan destek buldu. Buna rağmen son haftalarda 64 bin dolar seviyesinin üzerinde haftalık kapanış yapmakta zorlandığını görüyoruz. Teknik bir bakış açısıyla 64,500 dolar üzerinde haftalık kapanış, yükseliş isteğinin devamını getirebilir (bakınız grafik).
Petrol fiyatlarında yükselişe rağmen zayıf enflasyon verilerine piyasalar odaklansa da, yeni gün başlangıcında Asya borsalarında teknoloji hisseleri öncülüğünde sert satışların hâkim olduğunu görüyoruz. Dünyanın en büyük yapay zekâ çip üreticisi TSMC’nin bugün açıklanması beklenen rekor kâr rakamına rağmen, beklentilerin fazlasıyla yükselmiş olması yatırımcıları temkinli davranmaya itti. Teknoloji hisselerinde kâr satışlarının gölgesinde gösterge endeks Tokyo borsası %2,5 gerilerken, son günlerde tahterevalli misali bir görüntü çizen Güney Kore’de KOSPI endeksi bu sabah devre kesicilerin gölgesinde %6’dan fazla gerileyerek dün elde ettiği kazanımları sildi. Her ne kadar fiyatlansa da, Güney Kore Merkez Bankası’nın 25 baz puan faiz artırımı da yapay zekâ hisselerinde yoğunlaşan satışları tetikledi. Samsung hisselerinin %8, endeksin yarısından fazlasını oluşturan SK Hynix hisseleri %11 değer kaybetti. ABD borsaları geceyi ılımlı yükselişlerle tamamlasa da, teknoloji hisselerinde satışların Pasifik’in diğer ucunda da ön plana çıktığını gördük. Şöyle ki, geceyi Dell %10, Micron hisseleri %8 düşüşle tamamlarken, SpaceX ise IPO seviyesinin de altına geriledi.
2026 Dünya Kupası’nda finalin adı İspanya – Arjantin oldu. Arjantin, yarı finalde İngiltere’yi son dakikalarda bulduğu gollerle 2-1 mağlup ederek üst üste ikinci kez Dünya Kupası finaline yükseldi. İngiltere Anthony Gordon’un golüyle 55. dakikada öne geçse de, Enzo Fernandez’in 85. dakikadaki golü skoru eşitledi. Uzatma dakikalarında Lautaro Martinez’in golünde de asisti yapan 39 yaşındaki Lionel Messi, iki asistle galibiyetin mimarı oldu. Son Dünya Şampiyonu Arjantin, Pazar günü kupa için İspanya ile karşı karşıya gelecek. Polymarket’te İspanya’nın şampiyon olma ihtimali %58 olarak fiyatlanıyor.
Türk mali piyasaları dün kapalı konumda olsa da genel hatlarıyla limoni tarzda görünümün korunduğunu söyleyebiliriz. Elektronik işlemlerde USDTRY kuru kamunun kontrolünde 47,00 seviyesinin hemen kıyısında işlem görürken, 5 yıl vadeli CDS risk primi ise son dönemlerde yataylaştığı 230 baz puan civarında salınmaya dün de devam etti. Petrol fiyatlarının yeniden yükselişe geçmesi, net enerji ithalatçısı konumunda Türkiye’nin enflasyon ve cari işlemler açığı ile savaşında elini zayıflattığı beklentisiyle tahvil faizleri yönünü yeniden yukarıya çevirirken, 2 yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi iki haftada yaklaşık 150 baz puan yükselerek %41,50 seviyesini test etti.
TCMB’nin gelecek hafta gerçekleştirilecek olağan Temmuz ayı PPK toplantısında politika faizini %37 seviyesinde sabit bırakmasına kesin gözüyle bakıyoruz. Şubat ayı sonunda savaşın başlamasının ardından geçen yaklaşık beş aylık dönemde piyasayı ağırlıklı olarak faiz koridorunun üst bandı olan gecelik %40 seviyesinden fonlayan TCMB’nin, para politikasında normalleşme adımlarını ancak çekirdek enflasyonda kalıcı bir iyileşme görmesi hâlinde atacağını düşünüyoruz. Bu çerçevede, Banka’nın bir süre daha sıkı para politikası duruşunu koruyacağını öngörüyoruz. Bununla birlikte, yüksek faiz ortamının reel sektör üzerindeki maliyetinin her geçen gün arttığını ve ekonomik aktivite üzerindeki baskının giderek daha belirgin hâle geldiğini de göz ardı etmemek gerekiyor.
BTCUSD
Emre Değirmencioğlu
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Warsh şahin kalsa da piyasalar güvercin senaryoyu fiyatlıyor
Yayınlanma:
5 gün önce|
15/07/2026Yazan:
BankaVitrini
Küresel mali piyasalar dün günün ikinci yarısında ABD’de açıklanacak haziran ayı enflasyon verileri ve Fed Başkanı Warsh’un Temsilciler Meclisinde yılda iki kez gerçekleştirdiği sunumu büyük bir merakla takip etti. ABD’de enflasyon beklentilerin altında kalırken, Fed’in kısa vadede faiz artıracağı beklentilerini de önemli ölçüde zayıflatarak dolar üzerinde baskı yarattı. Yıllık TÜFE %3,5 ile beklentilerin altında gerçekleşirken, aylık bazda %0,4 gerileyerek pandemi döneminden bu yana (Nisan 2020) ilk kez düşüş kaydetti. Çekirdek TÜFE artışının yıllık %2,8 olması beklenirken gerçekleşme %2,6 seviyesinde kaldı. Her ne kadar veri ateşkesin yaşandığı ve akaryakıt fiyatlarının gerilediği Haziran ayına ait olsa da, istihdam verilerinin de işaret ettiği üzere ABD’de hâlen büyük bir enflasyon sorunu olduğunu söylemenin çok da doğru olmadığını düşünüyoruz.
Enflasyon verisinin beklentilerin altında kalmasının ardından, Fed’in Temmuz ayında faiz artırma ihtimali %32’den %16’ya gerilerken, Eylül toplantısına yönelik beklenti de %75’ten %53’e düştü. Benzer şekilde, yıl sonuna kadar toplam faiz artırımı beklentisi de dün sabah 44 baz puan seviyesindeyken bu sabah 31 baz puana kadar geriledi. Faiz artırımı beklentilerindeki bu gerileme, tahvil ve döviz piyasalarına da hızla yansıdı. ABD 2 yıllık tahvil faizi, 16 ayın zirvesinden yaklaşık 10 baz puan gerileyerek %4,19 seviyesine çekilirken, dolar endeksi (DXY) son dönemde elde ettiği kazanımların bir kısmını geri vererek son iki haftanın en sert günlük düşüşünü kaydetti.
Enflasyon verisinin ardından küresel piyasalarda risk iştahı belirgin şekilde güçlenirken, gözler Fed Başkanı Kevin Warsh’ın, yılda iki kez gerçekleştirilen ve para politikasının Kongre nezdinde hesap verdiği Temsilciler Meclisi Finansal Hizmetler Komitesi’ndeki sunumuna çevrildi. ABD Başkanı Trump’tan gelebilecek olası baskılara rağmen görevini bağımsız şekilde sürdüreceğini vurgulayan Warsh, Fed’in bağımsızlığının tartışmaya açık olmadığını belirterek para politikasının yalnızca ekonomik verilere göre şekilleneceğini ifade etti. Haziran ayında yıllık enflasyonun %3,5’e gerilemesini olumlu karşılasa da, tek bir verinin zafer ilan etmek için yeterli olmadığını söyleyen Warsh, Fed’in %2 enflasyon hedefinden taviz vermeyeceğinin de altını çizdi.
Biz ise piyasanın Warsh’ın söyleminden ziyade fiyatlamalara odaklanması gerektiğini düşünüyoruz. Fed Başkanı’nın enflasyonla mücadelede kararlı ve şahin bir duruş sergilemesini, beklenti yönetimi açısından değerlendirildiğinde bir yere kadar anlayışla karşılayabiliyoruz. Ancak ABD’nin hızla artan borç yükü, yüksek faizlerin bütçe üzerindeki maliyeti ve Orta Doğu’da devam eden jeopolitik riskler dikkate alındığında, Fed’in mevcut koşullarda yeni bir faiz artırımı konusunda oldukça temkinli hareket edeceği görüşündeyiz.
Jeopolitik cephede ise ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden devreye alması ve Hürmüz Boğazı çevresindeki operasyonlarını genişletmesi, petrol fiyatlarını yaklaşık bir ayın en yüksek seviyelerine taşıdı. Enerji fiyatlarının yeniden yükselişe geçmesi, önümüzdeki aylarda enflasyon görünümü açısından en yakından izlenecek risk unsurlarından biri olmaya devam edecek. Faiz artırım beklentilerinde yaşanan gevşeme kıymetli metallere olumlu yansısa da, enerji fiyatlarının yüksek seyri, anlamlı bir yükseliş için zeminin henüz hazır olmadığını gösterdi. Altının ons fiyatı dün sabah saatlerinde psikolojik 4 bin dolar seviyesinin altını test etmesinin ardından enflasyon verisiyle birlikte 4,100 dolar seviyelerine kadar toparlansa da, bu sabah yeniden 4,030 dolar seviyesine geriledi. Gümüş de benzer bir şekilde iyimser havanın yardımıyla dün 59,65 dolar seviyesini test etse de, bu sabah 58,30 dolar seviyelerine tekrar geriledi.
Teknik mânâda altında 4,150 dolar üzerinden kapanış görmeden heyecan yapmayacağız. Gümüş için ise aynı argüman 60 dolar için geçerliliğini koruyor. Öte yandan son üç haftayı yükselişle tamamlayan ancak bir türlü 64 bin dolar üzerinde kalıcılık sergileyemeyen Bitcoin bu sabah 64,500 dolar seviyesine kadar yükseldi. Haftalık kapanışı görerek, kıymetli metaller ve kripto paralar için daha anlamlı bir yorum yapmaya gayret edeceğiz.
ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilere %20 ücret uygulanması planını geri çekmesi, petrol fiyatlarındaki yükselişinin hızını keserken, buna rağmen Orta Doğu’da devam eden gerilim nedeniyle Brent cinsi ham petrol, hafta başından bu yana %12’nin üzerinde yükselişini koruyarak 85,5 dolar seviyesinde dengelendi. ABD Başkanı Trump’ın İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden devreye alması ve yeni yaptırım tehditleri jeopolitik riskleri canlı tutarken, ABD ordusu Hürmüz Boğazı çevresindeki İran hedeflerine yeni hava saldırıları düzenledi. İran ise ABD bağlantılı askerî tesisleri insansız hava araçlarıyla hedef aldığını açıkladı.
ABD borsaları dün geceyi yükselişle tamamlarken, yeni gün başlangıcında Pasifik’in diğer ucunda da hâkim rengin yeşil olduğunu görüyoruz. Japonya’da gösterge endeks Tokyo borsası %1, Tayvan borsası ise %2 yükselirken, gözlerin üzerine çevrildiği Güney Kore’nin KOSPI endeksinde yükseliş %8’i aştı. ABD borsalarının vadeli işlemlerinde de artılar göze çarparken, teknoloji hisselerinin yükselişte yine başı çektiğini görüyoruz. Yapay zekâ çipi üretiminde kullanılan ekipmanların en büyük tedarikçisi olan ASML’nin bugün açıklayacağı finansal sonuçlar, sektörün görünümü açısından kritik önemle takip edilecektir. Öte yandan, IBM hisselerinin zayıf gelir beklentisi nedeniyle dün %25 değer kaybetmesi, yapay zekâ odaklı teknoloji hisselerinde değerlemelerin ne kadar hassas olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Bu sabah Çin’de açıklanan kritik büyüme verisi, zayıf iç talep ve İran savaşı kaynaklı enerji şokunun etkisiyle yılın ikinci çeyreğinde yıllık %4,3 büyüyerek piyasa beklentisi olan %4,5’in altında kaldı ve 2022’nin son çeyreğinden bu yana en yavaş büyüme performansını sergiledi. Her ne kadar perakende satışlar ve sanayi üretimi beklentilerin üzerinde gerçekleşse de, zayıf tüketim ve gayrimenkul sektöründeki sorunların büyümeyi baskılamaya devam edeceğini, bu nedenle de ekonomiyi destekleyecek yeni mali teşvik adımlarının ufukta olduğunu düşünüyoruz.
Haftanın ilk iş gününe damga vuran jeopolitik gelişmelerin gölgesinde olumsuz bir seyir izleyen Türk mali piyasaları, dün ABD enflasyon verisiyle iyimser bir seyir izledi. Halka açık bir faktoring şirketinin son iki günür taban olmasının gölgesine BİST100 endeksi günü yatay tamamlarken, bankacılık endeksinde ise yükseliş %1,3 oldu. USDTRY kuru, yarın valörlü işlemlerde 47,00 seviyesinin hemen üzerine yükselirken, Türkiye’nin yabancı nezdinde risklerini gösteren 5 yıl vadeli CDS risk primi 230 baz puanın hemen üzerinde yer alarak son dönemlerde olduğu gibi sakin ve yatay seyrini korumaya devam etti. Tahvil faizleri ise enerji fiyatlarının gölgesinde yükselmeye devam ederken, 2 yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi %41,50 seviyesine dayandı (iki hafta önce %40 seviyesi test edilmişti).
Piyasalar odağını bugün ASML’nin yanı sıra BlackRock, Johnson & Johnson ve United Airlines bilançoları yakında takip edilecek. Faiz indirimi veya artırımı konusunda önceden yönlendirme yapmayacağını ve mevcut koşullarda erken bir politika değişikliği sinyali vermeyeceğini dün söyleyen Fed Başkanı Warsh’un bugün Senato Bankacılık Komitesi’nde konuşmaya devam edeceğini not edelim. Mali piyasaların gündeminde bugün ABD’de açıklanacak üretici enflasyonu yakından takip edilecektir.
ABD aylık enflasyon
Bitcoin
Gümüş
Altın
Emre Değirmencioğlu
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
KATEGORİLER
- ALTIN – DÖVİZ – KRIPTO PARA (1.037)
- BANKA ANALİZLERİ (151)
- BANKA HABERLERİ (3.602)
- BASINDA BİZ (67)
- BORSA (578)
- CEO PERFORMANSLARI (39)
- EKONOMİ (2.977)
- GÜNCEL (4.515)
- GÜNDEM (3.557)
- RÖPORTAJLAR (47)
- SİGORTA (146)
- ŞİRKETLER (2.719)
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK (580)
- VİDEO Vitrini (19)
- YAZARLAR (1.464)
- AI-BankaVitrini (28)
- Ali Coşkun (56)
- Arif Öztan (7)
- Ayşe Muzaffer Sunguroğlu (7)
- Cengiz KILIÇ (11)
- Dr. Abbas Karakaya (73)
- Erden Armağan Er (46)
- Erol Taşdelen (821)
- Gizem Taşdelen (5)
- Gülbeyaz Gergün (113)
- Kemal Emirhan Mendi (1)
- Murat Şenol (26)
- Mustafa Akpınar (53)
- Onur ÇELİK (56)
- Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz (93)
- Serhat Can (11)
- Süleyman Çembertaş (19)
- Tungay Dere (19)
- Uğur Durak (33)
- Zuhal KARABULUT (5)
YAZARLAR
ALTIN – DÖVİZ
KRİPTO PARA PİYASASI
X
- Dünya Kupası'nda devlerin savaşında muazzam ekonomik başarı 19/07/2026
- Merz'den kapsamlı kabine değişikliği mesajı 19/07/2026
- Dr. Can Fuat Gürlesel hayatını kaybetti 19/07/2026
- MÜSİAD Başkanı Özdemir, yılın ikinci yarısına ilişkin beklentilerini açıkladı 19/07/2026
- Trump'tan İran'ın mutabakat açıklamasına yanıt 19/07/2026
- Engelli araç ithal işlemlerinde randevu sistemi geliyor 19/07/2026
- Elektrikli araç şarj hizmetlerinde büyük artış 19/07/2026
- İran'dan Kuveyt'teki ABD hedeflerine saldırı 19/07/2026
- Ekonomi ve siyaset gündemi - 19 Temmuz 2026 19/07/2026
- ABD'den ölen askerleri için misilleme saldırısı 19/07/2026
SON YAZILAR
- Dernek ve Vakıflarda Güven Krizi 19/07/2026
- Bankacılara da Yeşil Pasaport Verilsin 19/07/2026
- Şirkete Değil, Kariyerinize Sadık Kalın 18/07/2026
- Yurt Dışı Eğitim mağdurları: Chargeback ile Para İadesi Alabilir 18/07/2026
- OECD’den Türkiye’ye Sert Uyarı: Yolsuzlukla Mücadelede Yetersiz 18/07/2026
- Sanayi Krize Karşı Savunmasız Kaldı 17/07/2026
- İK: Doğru İnsan Olmadan Doğru Şirket Olmaz 17/07/2026
- Küresel risk iştahı zayıf. Savaşın gölgesinde satış baskısı teknolojiye sıçradı 17/07/2026
- Savaş enflasyonu tehdit etse de, piyasa Fed’in şahinliğini fiyatlamıyor 16/07/2026
- DenizBank, Birleşmiş Milletler Sorumlu Bankacılık Prensipleri’nin resmi imzacısı oldu 15/07/2026
ARAMA
Popüler
-
GÜNCEL3 yıl önceZara Ve Mango’ya Üretim Yapın Tekstil Devi Konkordato Talep Etti
-
BANKA HABERLERİ3 yıl önceTCMB Başkanı için ismi geçen GAYE ERKAN First Republic Bank’tan ayrılma süreci
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceAKBANK çöktü : Dijital Bankacılık sorumlusu GMY CİVELEK ortada yok!
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceHSBC terbiyesizliği : “Sabancı alana “AKBANK bedava”
-
BANKA ANALİZLERİ4 yıl önceYILIN İLK YARISINDA İŞBANK RAKİPSİZ LİDER AKBANK SONUNCU SIRADAN KURTULAMIYOR
-
VİDEO Vitrini4 yıl önceGelişmekte olan ülkeler neden gelişmiş ülkelerden daha az borçlu





