ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Gümüş: Fırtınalar koparsa kopsun, sürüklesin ikimizi…
Yayınlanma:
3 ay önce|
Yazan:
Erol Taşdelen
İran, ABD’nin savaşı sona erdirmeye yönelik son teklifini incelerken, tarafların çatışmayı resmen bitirecek tek sayfalık bir mutabakat metni üzerinde çalıştıkları yönünde haber dün küresel mali piyasalarda büyük çaplı bir rahatlama rallisi getirdi. Reuters haberlerinde, olası anlaşmanın Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğinin yeniden açılması, İran’a yönelik ABD yaptırımlarının kaldırılması ve Tahran’ın nükleer programına sınırlamalar getirilmesi için 30 günlük detaylı müzakere sürecinin önünü açabileceğini okuyoruz.
Olası barış anlaşmasına yönelik haber akışıyla birlikte, jeopolitik tansiyonun en önemli göstergelerinden biri olan Brent petrolün varil fiyatı dün gün içinde %10’dan fazla gerileyerek 96 dolar seviyesini test etti ve son iki haftanın en düşük seviyesine indi. Benzer şekilde, Asya’nın referans jet yakıtı fiyatı olarak kabul edilen Singapur jet kerosen fiyatları da sert geri çekilerek son iki ayın en düşük seviyelerini gördü. Enerji fiyatlarında yaşanan gevşeme ve risk iştahının artması ile, doların da beklediğimiz üzere değer kaybettiğini gördük. Belirsizlik ortamında güvenli liman edasıyla rağbet gören DXY, dün 97 endeks seviyelerine kadar gerilerken, para birimleri liginde EUR 1,18 seviyesini test etti; kraliyet aslanı sterlin 1,36 seviyesinin üzerine yerleşti. Tahvil faizlerinin ise savaşın enerji arzı üzerindeki baskısının hafifleyebileceği beklentisiyle geri çekildiğini gördük. Gösterge 10 yıllık ABD tahvil faizinin iki gün önce %4,45 seviyesine dayanması ardından 10 baz puan kadar gevşedi.
Faiz getirisi olmayan ve savaş döneminde sıcak para ihtiyacı nedeniyle sert satışlara maruz kalan altın ve gümüş dün alkışlarla sahneye çıktı. Mahallenin sert çocuğu gümüş günü %6 yükselişle 78 dolar seviyesine dayanarak kapatırken, teknik mânâda beklediğimiz yükseliş hareketinin de fitilini ateşledi (bakınız grafik). Benzer bir şekilde altının da ons fiyatı 4,700 dolar üzerine yükselerek, en kötünün geride kaldığı inanışını perçinledi. Dün gün içinde piyasa reaksiyonuna tepkisiz kalamayarak bizler de hem altın hem de gümüş cephesinde uzun pozisyona geçerek mevcut uzun pozisyonlarımızı güçlendirdik. Sürecin netameli ya da kolay olmayacağını bildiğimiz için iyimserlik dozumuzu da temkinli olarak tutmaya devam ediyoruz. Sürecin biraz daha netlik kazanması durumunda bir kademe daha uzun pozisyon açacağız.
Büyük resimde, doların değer kaybedeceğine yönelik kuvvetli beklentimizin yanı sıra, artan enflasyon baskıları ve genişleyen bütçe açıkları, küresel tahvil piyasalarında faizleri yüksek seviyelerde tutmaya devam ettiğini de not etmemiz gerekiyor. Üstelik borç yükü de hızla büyüyor! IIF verilerine göre küresel borç stoku ilk çeyrek sonunda yaklaşık 353 trilyon dolar ile tarihî zirveye ulaştı. Doların tahtının sallandığı, bütçe açıklarının genişlediği bir ekosistemde, yatırımcıların fiziki enstrümanlara yönelmeye devam edeceğini düşünüyoruz. Bu bağlamda, altın, gümüş, değer saklama aracı bitcoin (bu sabah 81 bin dolar seviyesinde) hatta arka planda değer üreten şirketlerin hisselerinin bile alımlara sahne olacağını düşünüyoruz. Ateşli bir savunucusu olduğumuz gümüşle âşkımız, yolumuz uzun olsa bile yeniden alevlendiğini not edelim.
Her ne kadar olası anlaşma beklentisiyle petrol fiyatları iki haftanın en düşük seviyelerini dün test etse de, Trump’ın Tahran ile yüz yüze görüşmeler için henüz çok erken yönünde açıklaması ve İranlı bir yetkilinin ABD teklifini gerçeklikten uzak bir istek listesi olarak nitelendirmesi, piyasalardaki iyimserliği bir nebze de olsun sınırladığını düşünüyoruz. Yine de, en kötünün geride kaldığına yönelik beklentilerin yardımıyla risk iştahının bu sabah da devam ettiğini görüyoruz. Uzun bir tatilden dönen Japonya borsası Nikkei, yapay zekâ temalı güçlü yükselişin yanı sıra jeopolitik cephede gelişmeleri fiyatlayarak ilk kez 63 bin seviyesini test ederek %6 yükseliş kaydetti. Güney Kore borsası dün kaydettiği %6,5 yükseliş ardından bu sabah yatay bir seyir izlerken, Tayvan borsası teknoloji şirketlerinden gelen güçlü bilançoların desteğiyle %2 yükseliş kaydederek rekor tazeledi. Daha geniş açıdan bakarsak, MSCI Asya Pasifik endeksi hafta başından bu yana %7 yükseldiğini not edelim.
Enerji fiyatlarında yaşanan gevşemeye rağmen Brent cinsi ham petrolün hâlen daha psikolojik 100 dolar seviyesinden pek de uzaklaşamadığını söylememiz gerekiyor. Daha basit bir anlatımla, savaş öncesine kıyasla hâlâ yaklaşık %40 daha yüksek seviyelerde seyrediyor. Petrolün her %10 yükselişinin Türkiye gibi net enerji ithalatçısı olan ülkelerin manşet enflasyonuna %1,1 civarında ilave katkı koyduğunu ve zamana yayılan kontrat etkisi ve hâliyle kabaran enerji faturasının cari açığa olumsuz etkisiyle tedavi sürecinin de netameli olacağını düşünüyoruz. Benzer bir şekilde, Hürmüz Boğazı yeniden açılsa bile enerji altyapısındaki hasar ve stoklama eğilimi nedeniyle enerji piyasasında işlerin bir çırpıda düzelmesini beklemek pek de doğru olmayacaktır.
Hazır Türkiye’den söz etmişken, dün Türk mali piyasaları da günü iyimser bir şekilde tamamladı. CHP Kurultay Davası’nda herhangi bir karar çıkmaması da iyimserliği pekiştirdi. BIST100 ana endeksi günü %3’e yakın yükselişle rekor kırmak suretiyle tamamlarken, bankacılık hisselerinde yükseliş %4,4 oldu. Enflasyon görünümüne ilişkin ciddi kaygıların ise tahvil tarafının daha temkinli ilerlemesine neden olduğunu itiraf etmemiz gerekiyor. Şöyle ki, iyimserliğe rağmen iki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi hâlen daha %41 seviyesinin üzerinde yer aldığını görüyoruz. Öte yandan, CDS risk primi iyimserliği yansıtırcasına 247 baz puandan 233 baz puana geriledi. USDTRY kuru ise otoritenin cetvelle çizilmiş kur stratejisine paralel 45,25 seviyesine yaklaştığını not edelim.
ABD tarafında da risk iştahı güçlü seyrini korurken, S&P 500 ve Nasdaq endeksleri teknoloji şirketlerinden gelen güçlü kâr rakamlarının desteğiyle rekor kapanış yaptı. Risk iştahı denince akla gelen ve teknoloji hisselerini şemsiyesi altında barındıran Nasdaq Bileşik %2 artış kaydederken, şirket kârlılıklarının son dört yılın en güçlü büyüme dönemine işaret ettiğini görüyoruz. Piyasaların odağında her ne kadar Orta Doğu’dan gelecek haberler öncelikli olarak yer alsa da, her ayın ilk cuması olduğu üzere ABD’de açıklanacak ve dünyanın en büyük ekonomisinin gidişatı hakkında en önemli bilgiyi sunduğu düşünülen tarım dışı istihdam verisini yarın büyük bir heyecanla takip edeceğiz. Reuters anketine göre ABD’de Nisan ayında istihdam artışının 62 bin kişi seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.
Asya cephesinde Japonya’nın tatilden dönmesi ardından JPY cephesindeki hareketlilik dikkat çekiyor. Tokyo’nun zayıf yeni desteklemek için piyasaya müdahâle ettiği yönündeki beklentiler artarken, dün bir ara USD/JPY paritesinin 155 seviyesine kadar sert bir şekilde değer kazanması müdahâle ihtimalini gündeme getirdi. Japonya Merkez Bankası’nın daha güçlü faiz artışları ve enerji fiyatlarında düşüş gibi dış destekler olmadan yenin kalıcı şekilde toparlanmasının zor görüyoruz.
Gümüş
Fırtınalar koparsa kopsun, sürüklesin ikimizi, arzular tutuştursun bizi, razıyım sonuna senle olsun 🙂
Altın
Emre Değirmencioğlu
İlginizi Çekebilir
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
BÜLTEN: Trump diplomasiyi seçti, Japonya müdahâle etti
Yayınlanma:
1 gün önce|
03/08/2026Yazan:
BankaVitrini
ABD Başkanı Trump, son günlerde sık sık dile getirdiği İran’a yönelik yeni askerî operasyon ihtimalini şimdilik rafa kaldırdı. Trump, İran’ın nükleer faaliyetlerini sınırlandıracak ve savaş nedeniyle büyük ölçüde kapanan Hürmüz Boğazı’nı yeniden uluslararası deniz trafiğine açacak bir anlaşmanın kısa sürede sağlanabileceğini düşündüğünü belirtti. Trump, İran ile görüşmelerin bugün başlayacağını da açıkladı. Görüşmelerin nerede yapılacağı ve kimlerin katılacağına ilişkin bilgi paylaşılmazken, olası bir anlaşma için herhangi bir süre sınırı da verilmedi. Hafta sonu İran’a yönelik yeni bir askerî operasyonu erteleyen Trump’ın bu adımı, tarafların diplomatik çözüm arayışına bir kez daha şans tanıdığı şeklinde değerlendirildi. Masadaki en önemli başlıklar İran’ın nükleer programı ile Hürmüz Boğazı’nda güvenliğin yeniden sağlanması olacak. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin hafta sonu Suudi Arabistan ve Pakistanlı yetkililerle temaslarda bulunması da diplomatik trafiğin hız kazandığını gösteriyor
Haber manşetlerini ise bu sabah Japonya’nın süslediğini peşinen belirtelim. Japonya, 1986’dan bu yana en düşük seviyesine gerileyen para birimi yen için ABD ile birlikte döviz piyasasına müdahâle ettiğini resmen açıkladı. Böylece iki ülke, 2011’den bu yana ilk kez koordineli döviz müdahâlesi gerçekleştirmiş oldu. Japonya Maliye Bakanlığı, gerekmesi hâlinde ABD ile birlikte yeniden müdahâleye hazır olduklarını da duyurdu. Ortak müdahalenin arkasında yalnızca yenin değer kaybı bulunmadığının da altını çizmek isteriz. Japon yenindeki zayıflığın Japon tahvillerinde satış baskısını artırması, bunun da ABD tahvil faizlerini yukarı taşıma riski yaratması ABD’yi de sürecin içine çekti.
Daha da basit bir anlatımla, Japonya’nın yeni desteklemek amacıyla elindeki ABD tahvillerini satarak dolar likiditesi yaratması, zaten yükseliş eğiliminde olan ABD tahvil faizlerini daha da yukarı taşıyabileceği için ABD Hazinesi de sürece destek verdi. Öte yandan Japonya’nın Fed’in repo imkânı üzerinden dolar likiditesine erişebilecek olması, tahvil satışı ihtiyacını azaltarak hem tahvil hem de döviz piyasalarındaki baskının hafiflemesine katkı sağlayabilir. Diğer bir deyişle, Japonya, müdahâlelerde ihtiyaç duyduğu dolar likiditesini elindeki ABD tahvillerini satmadan sağlayabilecek. Müdahalenin ilk etapta başarılı olduğu görülüyor. Müdahale öncesinde 164 seviyesine kadar yükselen USDJPY paritesi bu sabah 156’lı seviyelere kadar geriledi. Lâkin hiçbir otoritenin piyasayı yenecek gücü olmadığının alını kalınca çizmek isteriz! Gelişmeler ardından gözlerin üzerine çevrilmiş olduğu ABD’nin 30 yıllık tahvil faizi ayı %5,28 seviyesinden kapatarak 2007 yılından bu yana en yüksek seviyesini test etmesi sonrası yeni ay ve haftaya %5,23 seviyesine gerileyerek başladı.
Trump’un ilk önce çok sert vuracağız yönünde açıklamasının ardından alışık olduğumuz üzere geri adım atmasıyla petrolün varil fiyatı geçen hafta içinde test ettiği 102 dolar seviyelerinden bu sabah 83 dolar seviyelerine kadar geriledi. ABD borsalarının vadeli işlemlerinde %0,6 civarında artılar dikkatimizi çekerken, yeni ay ve hafta başlangıcına ise Asya genelinde hâkim rengin kırmızı olduğunu görüyoruz. KOSPI endeksinde sekiz yüzden fazla hisse senedi olmasına rağmen endeksin neredeyse yarısını Samsung ve SK Hynix’in oluşturuyor. Bu sabah KOSPI %5’e yakın gerilerken, Temmuz ayında yaşanan %22 düşüş ardından kan kaybının devam ettiğini görüyoruz. Öte yandan, gösterge endeks Tokyo borsası son 12 yılın en güçlü PMI verisine rağmen %1’e yakın değer kaybetti. Genellikle havanın iyimser ve teknoloji hisselerinin alımlarla karşılaştığı günlerde teknoloji ağırlıklı endeksler sert bir şekilde yukarıya giderken, aksi durumda ise sert bir şekilde gerileyebiliyorlar. Bu sabahın hikâyesi ise biraz farklı: ABD vadeli endeksleri, İran ile müzakerelerin başlayacağı ve petrol fiyatlarının sert gerilediği haberleriyle yükselirken, Japonya’da ortak döviz müdahâlesi sonrası güçlenen yen ihracatçı şirketlerin hisseleri üzerinde baskı kurdu.
Fed’in faizleri sabit bırakmasına rağmen şahin mesajlar vermesi, Orta Doğu’da devam eden jeopolitik riskler ve teknoloji hisselerindeki sert dalgalanmaların ardından yeni haftanın gündemi oldukça yoğun görünüyor. Her ayın ilk cuması olduğu üzere ABD’de Temmuz ayı tarım dışı istihdam verisi yakından takip edilecektir. Piyasa beklentisi Temmuz ayında 83 bin kişilik istihdam edildiği ve işsizlik oranının ise %4,3 seviyesinde kalması yönünde. Beklentilerin üzerinde gelecek güçlü bir veri, Fed’in eylül ayında faiz artırabileceği beklentilerini güçlendirebileceği gibi, son aylarda olduğu üzere zayıf bir veri ise beklentileri daha da zayıflatabilir. Her ne kadar Fed’in faiz artıracağı ihtimalini en başından beri düşük görsek de, piyasanın fiyatladığı beklentileri aktarmakta fayda görüyoruz. Bu sabah vadeli kontratlar yıl sonuna kadar Fed’den 35 baz puan faiz artırımı beklerken, Eylül toplantısına yönelik beklenti ise %67 artırım yönünde.
Fed Başkanı Warsh’ın, tabir caizse “Trump’ın adamı” olarak görünmek istememesinin de etkisiyle, kamuoyu önüne çıktığı hemen her ortamda oldukça şahin bir üslup benimsediğini görüyoruz. Bu söylem, piyasa faizlerini yukarı iterken, geçen hafta sonuçlanan Fed toplantısında faiz artırımı yönünde oy kullanmaması ise dikkat çekici bir ayrıntı oldu. Öte yandan, ABD’nin toplam kamu borcu ilk kez 40 trilyon doları aşmış durumda. Artan borç stoku, Hazine’nin önümüzdeki dönemde daha fazla tahvil ihraç etmesi anlamına gelirken, yüksek faiz ortamında bu borcun çevrilmesinin giderek zorlaşacağını da göz ardı etmemek gerekiyor. Bu nedenle yükselen ABD tahvil faizleri yalnızca ABD ekonomisi açısından değil, küresel finansal koşullar, hisse senetleri, kıymetli metaller ve gelişmekte olan ülke piyasaları açısından da yakından izlenmesi gereken en önemli risklerden biri olmayı sürdürüyor.
Fed’in gerekli rehberliği sunamadığı bir ortamda 30 yıllık ABD tahvil faizi Aralık 2024’ten bu yana en sert aylık yükselişini kaydederken, son 19 yılın da en yüksek seviyesine ulaştı. Fed’in faiz artıramadığı bir ekosistemde, hâliyle dolar da (DXY) değer kaybetti. DXY uzun bir aradan sonra tehlikeli sular olarak gördüğümüz 100,50 seviyesinin altına gerileyerek ayı ve haftayı da 99,91 seviyesinden kapattı. Ortak para birimi EUR dolar karşısında 1,1527 seviyesine yükselerek son altı haftanın zirvesine geldi. Faiz getirisi olmayan altın 4 aydır devam eden düşüş serisine son vererek Temmuz ayını hafif de olsa yükselişle tamamlarken, bu sabah ilk işlemlerde 4,060 seviyesine hafif de olsa toparladı. Gümüşün ons fiyatı ayı 57,63 dolar seviyesinden tamamlaması ardından 58 seviyesinin üzerine yükselirken, kripto cenahında amiral gemisi Bitcoin ise son zamanlarda sıkıştığı banttan kurtulamayarak 63 bin dolar seviyelerine hafif de olsa geri çekidi. Henüz kıymetli metaller cephesinde bizi heyecanlandıracak teknik bir kırılım göremiyoruz bu nedenle kenarda beklemeye devam ediyoruz.
Her ne kadar gözler Fed’in faiz kararında önemli bir yer tutan istihdam raporunda çevrilse de, şirket bilançoları da piyasaların yönü açısından belirleyici olacağı bir haftaya başlıyoruz. S&P 500 şirketlerinin yaklaşık dörtte biri sonuçlarını açıklarken, AMD, Eli Lilly, Palantir, Caterpillar ve Merck gibi dev şirketler ile SpaceX’in halka arz sonrası ilk çeyrek finansalları yakından takip edilecektir. Hatırlanacağı üzere geçen hafta açıklanan Microsoft’un güçlü bilançosu AI temasına desteğini sürdürürken, Meta’nın zayıf nakit akışı yatırımcıları temkinli olmaya yöneltti. Bu hafta açıklanacak bilançolar, AI temasının gücünü koruyup koruyamayacağı konusunda önemli sinyaller verecek.
Türkiye cephesinde ise döviz kurunun bebek adımlarıyla yukarı yönlü hareketi devam ederken, yeni ayın ilk kotasyonları 47,54 seviyelerinden eşleşiyor. EURUSD paritesinde yaşanan yükselişin de yardımıyla EURTRY kuru 55 seviyelerine doğru adım adım ilerliyor. Hisse senetlerini cephesinde ise bankacılık endeksi ayı %16,50 oranında ciddi bir düşüşle tamamlarken, ana endeks ise %5’e yakın değer kaybetti. Bir tarafta NATO Zirvesi sonrası yeşeren umutların zayfılamsı, öte yandan endekse yönelik kredibilite kaygıları ve devam eden jeopolitik belirsizliklerin gölgesinde petrol fiyatlarının dalgalı seyri, TCMB’nin de elini kolunu bağlıyor. Her ne kadar TCMB üzerine düşen görevi fazlasıyla yaparak ekonominin soğuması, iç talebin yavaşlaması, liralaşma stratejisini yerine getirse de, tüm hastalığı tek başına tedavi etmesi, hele hele başı ucunda devam eden savaşın gölgesine pek de kolay görünmüyor. Yüksek faizler sanayi çarklarının yavaşlamasına neden olurken, hisse senetlerinin performansını da bir yere kadar anlayabiliyoruz. İki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi ayı %42,11 seviyesine yükselerek tamamlarken, CDS risk primi ise 240 baz puan seviyesinde salınmaya devam ettiğini görüyoruz.
Türkiye cephesinde bugün gözler TÜİK’in açıklayacağı resmî enflasyon verisinde olacak. Piyasa beklentileri aylık enflasyonun %2’nin hemen altında gerçekleşeceğine işaret ederken, hafta sonu İTO tarafından açıklanan İstanbul enflasyonu aylık %2,06, yıllık ise %35,20 olarak gerçekleşti. Alt kalemlerde, giyim ve ayakkabı grubu dışında kalan tüm ana harcama gruplarında fiyat artışı görülürken, en sert yükseliş %9,77 ile sağlık grubunda kaydedildi. Bugün açıklanacak TÜİK verisinde manşet enflasyon kadar çekirdek göstergeler de yakından izlenecek. İTO verisinin ardından, resmî enflasyonun da piyasa beklentilerinin bir miktar üzerinde gerçekleşme ihtimalini göz ardı etmiyoruz.
İspanya’nın Kuzey Afrika’daki toprağı Ceuta, Avrupa’nın son yıllarda gördüğü en büyük düzensiz göç dalgalarından birine sahne oldu. Yaklaşık 60 bin kişinin sınırı aşmaya çalıştığı olaylarda en az 72 kişi hayatını kaybederken, İspanya sınır güvenliğini artırmak için bölgeye asker sevk etti, deniz bariyeri kurmaya başladı ve göçmenlerin büyük bölümünü kısa sürede Fas’a geri gönderdi. Kriz, Avrupa’da göç politikaları ve Schengen rejimine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirirken, 22 AB ülkesi dış sınırların korunmasına yönelik acil koordinasyon çağrısında bulundu. İspanya hükûmeti insan kaçakçılığı şebekeleri ile sosyal medyada yayılan yanlış bilgilerin kitlesel hareketi tetiklediğini belirtirken, olayın arkasında farklı bir organizasyon bulunduğuna dair şu ana kadar resmî ve doğrulanmış bir bulgu paylaşılmadı.
Ceuta’da hareketli seyir herkesin dikkatini çekerken, Kıbrıs adasında ise BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in 16 yıl aradan sonra gerçekleştirdiği ziyaret, somut bir çözüm üretmese de tarafların yeni bir 5+1 konferansı düzenlenmesi konusunda prensipte uzlaşmasıyla diplomatik sürecin yeniden canlanmasına zemin hazırladı. Ancak Guterres, yeni bir konferansın ancak güven artırıcı önlemler ve temel konularda ilerleme sağlanması hâlinde yapılacağını vurguladı. KKTC, ziyareti ihtiyatlı bir iyimserlikle karşılarken, Türkiye, çözümün Kıbrıs Türklerinin egemen eşitliği temelinde mümkün olduğunu yineledi. BM ise iki toplumlu, iki bölgeli federasyon modelini korumaya devam ederek taraflar arasındaki temel görüş ayrılığının sürdüğüne işaret etti.
Mali piyasaların gündemin bugün Türkiye cephesinde resmî enflasyon verilerin yanı sıra, büyümenin öncü göstergesi olan PMI verilerinin de bulunduğunu not edelim. Yurt dışında ise Almanya PMI verileri ve perakende satışların yanı sıra, Euro bölgesi ve ABD’de PMI verileri ile ABD ISM imalat endeksi de yakından takip edilecektir.
Emre Değirmencioğl
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Fed’in yön veremediği piyasada dolar değer kaybetti
Yayınlanma:
4 gün önce|
31/07/2026Yazan:
BankaVitrini
Küresel mali piyasalarda Fed toplantısı ardından önemli gelişmeler yaşanıyor. Fed’in faiz artırımına gidememesi, dahası Başkan Warsh’un söylemlerinin şahin görünmesine rağmen faiz artırma konusunda çok da istekli görünmemesi, dolar üzerinde baskı kurdu. Toplantı ardından düzenlenen basın toplantısında, Başkan Warsh’un politika faizinde artışa gitmeye ihtiyaç kalmadığını, keza piyasa faizlerinin yukarıya gittiğini de söylemesi piyasaları biraz da olsa şaşırttı. Merkez bankaları kısa vadeli faiz oranlarını artırarak piyasalara yön vermek suretiyle uzun vadeli faizleri etkilemektedir. Fed’in beklentileri doğru şekilde çıpalayamayan ve uzun vadeli faizleri aşağı çekmekten uzak kalan dünkü duruşu piyasalarda hayal kırıklığı yarattı.
Dahası, ABD’de dün açıklanan ve Fed’in favori enflasyon göstergesi olan kişisel tüketim harcamaları verisi (PCE) %3,5 olan beklentinin altında kalarak (%3,4) aslında korkulduğu kadar önemli bir enflasyon endişesi olmadığını da gösterdi. Fed faiz artıramayınca, piyasa kendi fiyatlamasını kendisi yapmayı tercih etti: 30 yıl vadeli tahvilin faizi %5,2 seviyesine yükselerek 2007 yılından bu yana ya da son 19 yılın zirvesine gelirken, doların piyasa kuru olan DXY sert bir şekilde değer kaybetti. Fotoğrafın oldukça tanıdık geldiğini düşünüyorum. Piyasa yön teşkil etmesi gereken politika faizi artırılamayınca, para birimi de değer kaybetti!
Farkındaysanız çok uzun bir süredir doların geldiği yeri sorguluyoruz. ABD’nin yüksek kamu borcu, devam eden savaşlar ve bunların maliyetini düşündüğümüzde, tüm bunların cereyan ettiği bir ekosistemde faiz artırmak çok da kolay bir seçenek değil. Dahası, IFF (Uluslararası Finans Enstitüsü) verilerine göre dünyada her birim gelire karşı üç birim borcun da olması, faiz hadlerinin artması noktasında tüm ülkeleri zorluyor. Faizlerin yüksek olduğu dönemlerde, borç servis maliyetinin artması (kamu ve özel sektör) ise herkesi zorluyor. Savaşın her geçen gün nitelik ve nicelik olarak farklı bir noktaya evrilmesi, tedarik zinciri sorunları ve enflasyon riski gibi meselelerin çözümünü de zorlaştırıyor.
Fed Başkanı Warsh’un 50 aydır enflasyon hedefin üzerinde seyrediyor diyerek biraz sabır talep etse de, piyasaların pek de toleranslı davranmadığını görüyoruz. DXY dün günü sert bir değer kaybıyla tamamladı. Hatta, bir süredir teknik bir bakış açısıyla önemli gördüğümüz ve bizi huzursuz eden 100,50 seviyesinin de altına sarktı. Bu bağlamda, DXY sepetini içerisinde yer alan ağır siklet EURUSD paritesi 1,1535 seviyesini test ederek son altı haftanın zirvesine yükseldi. Bu gelişmeler bizi çok da şaşırtmadı keza dolar cephesinde büyük resimde devam etmesini beklediğimiz değer kaybı, savaşın uzaması ve dolar likiditesinin azalması nedeniyle sekteye uğramıştı. Biz hâlen daha doların değer kaybetmeye devam edeceğini, bunun da bir gereklilikten ziyade zorunluluk olduğunu düşünüyoruz.
Fiat para sistemine (kâğıt ve mürekkep) başkaldırının da bir noktada tekrar başlayacağını, Orta Doğu’da hâlen devam eden savaşın bir noktada bitmesi durumunda, dolara karşı kıymetli metallerin, fiziksel değeri olan gayrimenkulden tutun, yüksek miktarda elektrik enerjisi tüketen kripto paralardan arkasında değer yaratan hisse senetlerine kadar talebin yeniden başlayacağını düşünüyoruz.
ABD borsaları dün geceyi sert alımlarla tamamladı. Risk iştahı denince akla gelen teknoloji hisselerinin işlem gördüğü Nasdaq Bileşik endeksi %2,8 artış kaydederken, haftanın son işlem gününe Asya piyasalarının da âdeta kükreyerek cevap verdiklerini görüyoruz. Microsoft ve Amazon’un beklentileri aşan bilançoları ile yapay zekâ yatırımlarının karşılığını vermeye devam ettiğine yönelik mesajlar, hafta başında teknoloji hisselerinde yaşanan sert satışların abartılmış olabileceği düşüncesini güçlendirirken, bu sabah son dönemlerde roller coaster tarzında bir görünüm sergileyen Güney Kore borsası KOSPI’nin %15 prim yapmasına zemin hazırladı. Bugün güçlü yükselmesine rağmen, KOSPI’nin ayı yaklaşık %25 düşüşle tamamladığını da not edelim. Gösterge endeks Tokyo borsası %4, Tayvan borsası ise %7 yükselişle teknoloji hisselerinde toparlanmaya eşlik etti. Yapay zekâ coşkusu ara ara sorgulansa da ve sert satışlar yaşansa da, havanın iyimsere döndüğü ilk anda piyasaların yine teknoloji cephesine akın ettiğini görüyoruz.
Hazır Asya’dan söz etmişken, Japonya ve Güney Kore’nin döviz piyasasına müdahale ettiği yönündeki beklentiler sonrası yen, son 40 yılın en zayıf seviyelerinden toparlanırken, az önce sonuçlanan Japonya Merkez Bankası (BOJ) olağan faiz toplantısında beklendiği üzere politika faizi %1 seviyesinde sabit tutuldu. Artan enflasyon risklerine karşı gerektiğinde faiz artırımlarına devam edeceği mesajını yinelenirken, 9 üyeden sadece bir kişi faizin %1,25 seviyesine yükseltilmesini talep etti.
Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı, doların değer kaybetmesinin de yardımıyla ya da Ortadoğu’daki düşük dozda devam eden jeopolitik risklere paralel son iki gündür gerileyerek 88 dolar seviyesinin altını test etti. Risk iştahının bir miktar da olsun toparlanmasının da yardımıyla, altının ons fiyatı dün bir kez daha 4,120 dolar seviyesine varan bir yükseliş kaydetti. Benzer şekilde gümüşün de ons fiyatı 59,30 dolar seviyelerini test etse de, hafta sonu riski almak istenmemesi nedeniyle bu sabah bir miktar da olsun kâr satışları yaşanıyor. Hafta sonu kapanışını da görerek hafta başı daha sağlıklı yorum yapmaya çalışacağız. Kripto cenahında ise amiral gemisi Bitcoin 64 – 65 bin dolar civarında bir sonraki hamlesi için güç biriktirdiğini düşünüyoruz.
Türkiye cephesinde ise son günlerde özellikle de hisse senetleri cephesinde hâkim olan limoni hava dün de korundu. BIST100 ana endeksi %1,6 oranında gerileyerek düşüş serisini altıncı güne taşırken (son dokuz haftanın en düşüğü), teknik mânâda haftayı da önemle takip ettiğimiz 13,900 endeks seviyesinin altında tamamlamaya aday görünüyor. Bankacılık hisselerinde ise kan kaybı daha da şiddetli bir hâl aldı: XBANK endeksi dün günü %2,4 oranında düşüşle tamamladı. NATO Zirvesi öncesi yeşeren ümitlerin henüz karşılık bulmaması ve endekste kredibilite kaygıları hisse senetleri üzerinde baskı kuruyor. CDS risk primi 240 baz puanın hemen üzerinde yatay seyrini korurken, USDTRY kuru hafta sonu fonlama etkisiyle pazartesi valörlü işlemlerde 47,50 seviyelerine gelirken, değer kazanan EURUSD paritesinin de yardımıyla EURTRY kuru ise salı günü valörlü işlemlerde 54,70 seviyesine yükseldi.
Her Perşembe günü olduğu üzere dün de TCMB’nin haftalık bültenini enine boyuna irdeledik. En güncel veriye göre, TCMB’nin net YP pozisyonu 29 Temmuz valörlü işlemlerde 40 milyar dolar seviyesine yükselerek savaş sonrası dönemin en yüksek seviyesine geldi. Altın fiyatlarındaki zayıf seyir, altın rezervlerinin dolar bazındaki değerini aşağı çekerek rezervler üzerinde negatif değerleme etkisi yaratmaya devam etti. Son haftalarda özellikle de tüzel kişilerin döviz mevduatlarında yükseliş isteği dikkatimizi çekiyor! Bu bağlamda, 24 Temmuz ile sona eren haftada, parite etkisinden arındırılmış seriye göre tüzel kişilerin DTH bakiyesi 2,4 milyar dolar daha artış gösterdi. Son üç haftanın toplamı 8,3 milyar dolar artışa işaret ediyor. Bu eğilimin devam edip etmeyeceğini yakından takip edeceğiz. Yurt dışı yerleşiklerin menkul kıymet pozisyonu ise net anlamda 1,2 milyar dolar daha artış kaydetmiş. Son haftalarda yabancının TL cinsi yatırım araçlarında ilgisinin artmaya devam ettiğini görüyoruz.
Türk-İş’in hazırladığı Temmuz ayı Açlık ve Yoksulluk Sınırı raporuna göre, mutfak enflasyonu Ankara’da bir önceki aya göre %3,3 oranında ciddi bir artış göstermiş. Temmuz ayında gıda fiyatlarının bu kadar yüksek artması bizi bir miktar da olsun bizi endişelendirdi. Dört kişilik bir aile için açlık sınırı 36,940 TL olurken, asgari ücretin 28,075.50 TL olduğunu not edelim. Türk-İş verileri satın alma gücü erimesinin sürdüğünü gösteriyor. İstanbul için enflasyon rakamları İTO tarafından hafta sonu, resmî rakamları ise TÜİK tarafından pazartesi günü açıklanacak. Enflasyonun bir miktar yukarı yönlü sürpriz yapacağını düşünüyoruz.
Emre Değirmencioğlu
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Jeopolitik yine gergin
Yayınlanma:
6 gün önce|
29/07/2026Yazan:
BankaVitrini
Güne yine yapay zekâ (AI) haberleri ile başlıyoruz. Sektörün ağır sikleti SK Hynix, rekor düzeyde kâr açıklamasına rağmen piyasanın yüksek beklentilerini karşılayamayınca hisseleri yaklaşık %10 değer kaybetti. Şirket, AI sunucularında kullanılan yüksek bant genişlikli bellek çiplerine yönelik talebin güçlü kalmaya devam ettiğini, büyük müşterilerle uzun vadeli tedarik anlaşmaları imzaladığını ve yatırım harcamalarını artıracağını açıklasa da, piyasalar artık güçlü sonuçlardan ziyade beklentinin ne kadar aşıldığına odaklanmayı tercih ediyor. Piyasa aktörlerinin rekor kâr açıklanmasına rağmen satışa yönelmesi, artık AI hisselerinde çıtanın ne kadar yükseldiğini açıkça gösteriyor.
SK Hynix’in beklentilerin altında kalan sonuçları, yapay zekâ temasına ilişkin soru işaretlerini daha da artırırken, satış baskısı kısa sürede Asya geneline yayıldı. AI çip üreticilerinde başlayan kâr realizasyonu teknoloji hisselerini aşağı çekerken, son dönemlerde volatilitesi Bitcoin’i de geçen Güney Kore borsası KOSPI dün %10,5 değer kaybetmesinin ardından bu sabah da bültenimizi yazdığımız erken saatlerde %12’nin üzerinde geriledi. Son 40 günde tepeden %44 gerileyen KOSPI teknik mânâda önemli bir gösterge olan 200 günlük ortalamasının altını test etmeye başladı. KOSPI’nin tahterevalli tarzında sergilediği performansın yanı sıra, gösterge endeks Tokyo borsası %3 gerileyerek son 9 haftanın en düşük seviyesine gelirken, Tayvan borsasında da satışların sertleştiğini (-%5) not edelim.
ABD borsaları dün geceyi ılımlı bir seyirle kapatarak bu akşam saat 21.00’de sonuçlanacak olağan Fed FOMC toplantısını beklerken, sabah saatlerinde vadeli işlemlerde çok şiddetli olmasa da kırmızı renk dikkatimizi çekiyor (Nasdaq vadelisi -%0,75). Fed’in yanı sıra bu akşam açıklanacak Microsoft ve Meta bilançoları da, yapay zekâ yatırımlarının hız kesip kesmediğini gösterecek kritik bir sınav olarak görülüyor. Geçtiğimiz hafta Alphabet ve Tesla bilançolarının ardından artan endişeler nedeniyle piyasalar artık güçlü büyümeden çok, bu büyümenin sürdürülebilirliğine odaklanmış durumda. AI hikâyesi artık ilk kez ciddi biçimde sorgulanıyor.
ABD ile İran arasında diplomasi umutlarının güçlenmesiyle geride bıraktığımız hafta Perşembe günü 102 dolar seviyesini test eden Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı, dün 84 dolar seviyelerine kadar gerilemişti. Bu sabah Brent’in %4 yükselişle 87 dolar seviyelerine geldiğini görüyoruz. ABD ordusu, İran’ın Orta Doğu’daki ABD güçlerine yönelik balistik füze saldırısının hava savunma sistemleri tarafından başarıyla engellendiğini açıklarken, İran ise Ürdün’deki ABD üssünü hedef aldığını duyurdu. Ardından ABD ve Suudi Arabistan’ın Irak’ta İran destekli milis gruplarına yönelik ortak operasyon düzenlemesi, jeopolitik risk algısını yeniden yükseltti.
Bu gelişmelerin yanı sıra, ABD ham petrol stoklarının beklentilerin üzerinde azalması ve OPEC+ grubunun Ekim ayından itibaren üretim artışlarına üç ay ara verebileceği yönündeki haberlerin de etkili olduğunu düşünüyoruz. Jeopolitik tarafta her ne kadar temkinli iyimserlik korunsa da ABD Başkanı Trump, İran ile görüşmelerin olumlu seyrettiğini belirtse de, müzakerelerin sonuçsuz kalması durumunda yeniden askerî seçeneğin masada olduğunu da söyledi. İran ise bu açıklamaları doğrulamadı. Öte yandan, Umman’ın Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğini normalleştirmeye yönelik bir plan üzerinde çalıştığı haberleri de olumsuz ortamı kısmen de olsa sakinleştirebileceğini düşünüyoruz. Petrol piyasasında jeopolitik gelişmeler yön belirlemeye devam ederken, arz tarafına ilişkin her haber fiyatlarda sert dalgalanmaları da beraberinde getiriyor. Hatırlayacağınız üzere son günlerde mütemadiyen yüksek volatilitenin artık yeni normal olduğunu anlatmaya çalışıyoruz.
Enerji fiyatlarında yaşanan tahterevalli tarzı hareket hâliyle enflasyon endişelerini de canlı tutuyor. Bu tablonun gölgesinde piyasalar dün başlayan ve bu akşam sonuçlanacak Fed’in olağan FOMC toplantısı öncesinde temkinli duruşunu korumaya çalışıyor. Her ne kadar bu akşam için faiz oranlarının sabit bırakılması ana senaryo olmaya devam etse de, olası bir faiz artışı ihtimali de tamamen göz ardı edilmiyor. Bu bağlamda, Fed vadeli faiz kontratlarına göre, bu akşam 25 baz puan faiz artışına %31 ihtimal tanırken, yıl sonuna kadar ise 42 baz puan (neredeyse iki kez 25 baz puan) artırım fiyatlanıyor. Petrol fiyatlarında geçen haftaya nazaran yaşanan geri çekilme kısa vadede piyasalara nefes aldırsa da, jeopolitik gelişmeler nedeniyle enerji fiyatlarında görülen yüksek oynaklık ve bunun kontratlar üzerinden gecikmeli yansıması, enflasyon görünümüne ilişkin belirsizlikleri maalesef canlı tutuyor.
Fed’in karar metni ile Başkan Warsh’un 21.30’da başlayacak basın toplantısında vereceği mesajlar da bu akşam piyasalar açısından büyük bir merakla takip edilecektir. Dün de belirttiğimiz üzere, küresel finansal sistemi bir uçağa benzetirsek, kokpitte Fed başkanı Warsh oturuyor. Ancak yeni başkanın (pilotun) kredibilitesini tesis etmek adına şahin bir duruş sergileme isteği ile para politikasının bundan sonraki rotasına ilişkin belirsizlik, zaten kırılgan olan piyasa algısını daha da zorluyor. Daha basit bir anlatımla, uçağın rotasını bu aşamada kestiremediğimiz gibi, Warsh’un da şahin söylemleri piyasaları huzursuz ediyor. Biz şahin duruşu beklenti yönetiminin bir parçası olarak yorumlarken, devamının agresif bir faiz artırımı döngüsüne dönüşmeyeceğini düşünüyoruz. Faizlerin yükselmesi, 348 trilyon dolar küresel borcun servis edilmesini daha da güçleştireceği gibi, Başkan Trump’ın faizlerin düşürülmesine yönelik baskısını da göz ardı etmek kolay görünmüyor.
Bu sabah doların piyasa kuru (DXY) hafif de olsa gerileyerek 101,30 seviyelerinden işlem görürken, doların piyasa faizi olan 10 yıllık tahvil getirisi geçen hafta test ettiği %4,70 seviyelerine göre %4,61 seviyesine geri çekildi. Riskten kaçışın hızlandığı günlerde güvenli liman kimliğini unutan kıymetli metaller yatırımcısını mutlu etmekten uzak bir performans sergilemeye devam ediyor. Bu bağlamda, altının ons fiyatı hafta başı test ettiği 4,115 dolar seviyesinden bu sabah 4,020 dolar seviyelerine geri çekilirken, benzer bir şekilde 60 doların üzerini test eden gümüşün ons fiyatı da 57 dolar seviyesinin diplerinde işlem görüyor. Kripto cenahının amiral gemisi Bitcoin ise olumsuz havanın etkisiyle 64 bin dolar seviyesinin altına gerilediğini görüyoruz.
Çip sektörüne yönelik kaygılar tırmanırken, buna Fed’in faiz artırma ihtimalinin de eklenmesi küresel mali piyasaları âdeta diken üstünde tutuyor. Dün Türk mali piyasaları da yurt dışındaki temkinli havaya paralel limoni bir seyir izledi. USDTRY kuru, kamunun da desteğiyle, bir başka ifadeyle bebek adımlarıyla ve enflasyonun altında artmaya devam ederek reel anlamda değer kazanmaya devam ederken, bu sabah 43,39 seviyesine kadar yükseldi.
TCMB, talebi yavaşlatıp kredi kanallarını sıkılaştırarak ve liralaşma stratejisini güçlendirerek üzerine düşen görevi yerine getiriyor. Ancak bebek adımlarıyla ilerleyen kur politikasından nasıl ve hangi noktada çıkılacağı sorusunun cevabını biz de henüz bilmiyoruz. Seçim atmosferi giderek yaklaşırken, reel değerlenmeye dayalı mevcut kur stratejisinin seçimlere kadar korunacağını, sonrasında ise bebek adımlarının yerini daha uzun adımların alacağını düşünüyoruz. Eğer piyasa da benzer bir beklenti içindeyse, seçim öncesinde döviz talebinin artması yeni bir kırılganlık yaratabilir. Bu önemli başlığı ise başka bir gün daha enine boyuna değerlendireceğiz.
Türk hisse senetleri düşüşünü dün itibariyle dördüncü güne taşırken, son yedi haftanın da en düşük seviyesine indi. Her ne kadar endeks mühendisliği ana performansı zaman zaman gölgelse de, teknik bir bakış açısıyla BIST100 endeksinde 13,885 seviyesinin altında haftalık kapanışta dikkatli olmak gerektiğini hatırlatalım (bakınız grafik). CDS risk primi 241 baz puan seviyesine gerileyerek hafif de olsa toparlanırken, iki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi ise petrol fiyatlarının da yardımıyla %41,41 seviyesine kadar geriledi. Türkiye’de Temmuz ayı resmî enflasyon rakamları Pazartesi günü açıklanacak. Anketlere göre aylık TÜFE artışının %1,87 olması beklenirken, bu sonuçla yıllık enflasyon %31,86’ya gelecek. TCMB’nin bir sonraki hamlesi için gözler çekirdek verilerde olacaktır.
Bültenimizi bitirmeden, biraz da bizim taraftan haber vereyim. Sizlerin de takip edeceği üzere Kıbrıs’ta diplomasi yeniden hareketlendi. BM Genel Sekreteri Guterres, 2017’den bu yana çıkmaza giren çözüm sürecini yeniden canlandırmak amacıyla adada Rum lider Nikos Hristodulidis ve KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile ayrı ayrı görüştü. Bugün iki lideri BM ara bölgesinde bir araya getirecek olan Guterres, ortak bir müzakere zemini ararken, tarafların çözüm modeli ve siyasi eşitlik konularındaki temel görüş ayrılıklarının ise devam ettiği görülüyor.
Benim dikkatimi çeken asıl nokta ise, henüz somut bir çözüm beklentisi oluşmamış olsa da, 2017 yılında İsviçre’nin Crans-Montana kentinde sonuçsuz kalan Kıbrıs Konferansı’nın ardından yaklaşık dokuz yıldır ilerleme kaydedilemeyen müzakere sürecinin yeniden gündeme taşınması oldu. Bu nedenle önümüzdeki haftalarda garantör ülkelerin de katılımıyla daha geniş formatlı bir toplantının düzenlenebileceği beklentisi canlılığını koruyor. Bununla birlikte, adadaki genel kanaat bu girişimin de önceki denemeler gibi kalıcı bir sonuç üretmekte zorlanacağı yönünde.
Borsa İstanbul 100 endeksi
Emre Değirmencioğlu
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
KATEGORİLER
- ALTIN – DÖVİZ – KRIPTO PARA (1.044)
- BANKA ANALİZLERİ (151)
- BANKA HABERLERİ (3.616)
- BASINDA BİZ (67)
- BORSA (583)
- CEO PERFORMANSLARI (39)
- EKONOMİ (2.979)
- GÜNCEL (4.543)
- GÜNDEM (3.559)
- RÖPORTAJLAR (47)
- SİGORTA (146)
- ŞİRKETLER (2.727)
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK (580)
- VİDEO Vitrini (19)
- YAZARLAR (1.469)
- AI-BankaVitrini (28)
- Ali Coşkun (56)
- Arif Öztan (7)
- Ayşe Muzaffer Sunguroğlu (7)
- Cengiz KILIÇ (11)
- Dr. Abbas Karakaya (73)
- Erden Armağan Er (46)
- Erol Taşdelen (822)
- Gizem Taşdelen (5)
- Gülbeyaz Gergün (114)
- Kemal Emirhan Mendi (1)
- Murat Şenol (26)
- Mustafa Akpınar (53)
- Onur ÇELİK (58)
- Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz (94)
- Serhat Can (11)
- Süleyman Çembertaş (19)
- Tungay Dere (19)
- Uğur Durak (33)
- Zuhal KARABULUT (5)
YAZARLAR
ALTIN – DÖVİZ
KRİPTO PARA PİYASASI
X
- Tesla'nın kârı ikinci çeyrekte beklentilerin altında kaldı 22/07/2026
- Amazon, yapay zeka biriminde işten çıkarmaya gitti 22/07/2026
- Erakçi: ABD saldırısına destek verenler meşru hedef olacak 22/07/2026
- Güney Kore'den Hürmüz iddialarına yalanlama 22/07/2026
- "İran'ın petrol satamadığı bölgede kimse petrol satamaz" 22/07/2026
- AB'den Paramount-Warner Bros. anlaşmasına şartlı onay 22/07/2026
- Musk, yapay zekayla "The Odyssey" çekeceğini duyurdu 22/07/2026
- Çin ve ASEAN'dan enerji işbirliğini güçlendirme kararı 22/07/2026
- Reel kesimin döviz açığı Mayıs'ta 204,4 milyar dolar oldu 22/07/2026
- İç talep göstergesi Temmuz'da sert gerilemeye işaret etti 22/07/2026
SON YAZILAR
- BÜLTEN: Trump diplomasiyi seçti, Japonya müdahâle etti 03/08/2026
- Vatandaşın banka borcu 7 trilyon TL sınırında 02/08/2026
- Yapı Kredi’den 2026’nın ilk yarısında 31 milyar liralık net grup karı 01/08/2026
- TCMB’den döviz dönüşüm desteğinde yeni dönem 01/08/2026
- Enpara Bank’tan yılın ilk yarısında 3,9 milyar lira net dönem karı 31/07/2026
- Fed’in yön veremediği piyasada dolar değer kaybetti 31/07/2026
- Garanti BBVA’dan 2026’nın ilk yarısında 64,4 milyar lira net kar 30/07/2026
- Ölçek ekonomisi ve oligopol piyasa örneği; indirim marketleri 30/07/2026
- Jeopolitik yine gergin 29/07/2026
- Enflasyonu düşürelim derken sanayiyi mi kaybediyoruz? 29/07/2026
ARAMA
Popüler
-
GÜNCEL3 yıl önceZara Ve Mango’ya Üretim Yapın Tekstil Devi Konkordato Talep Etti
-
BANKA HABERLERİ3 yıl önceTCMB Başkanı için ismi geçen GAYE ERKAN First Republic Bank’tan ayrılma süreci
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceAKBANK çöktü : Dijital Bankacılık sorumlusu GMY CİVELEK ortada yok!
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceHSBC terbiyesizliği : “Sabancı alana “AKBANK bedava”
-
BANKA ANALİZLERİ4 yıl önceYILIN İLK YARISINDA İŞBANK RAKİPSİZ LİDER AKBANK SONUNCU SIRADAN KURTULAMIYOR
-
VİDEO Vitrini4 yıl önceGelişmekte olan ülkeler neden gelişmiş ülkelerden daha az borçlu



