Connect with us

BANKA HABERLERİ

Akreditif (LC) ve Banka Garantisi (BG): Asıl Fark Nedir?

Yayınlanma:

|

Akreditif mi Banka Garantisi mi? Dış Ticaretin En Çok Karıştırılan İki Aracı: Biri Ödeme, Diğeri Teminat

Kriter Akreditif (Letter of Credit – LC) Banka Garantisi (Bank Guarantee – BG)
Temel Amaç Satıcının parasını almasını sağlamak Lehtarın zararını teminat altına almak
Ödeme Niteliği Birincil ödeme taahhüdü İkincil ödeme taahhüdü
Bankanın Rolü Ödemeyi yapan taraf Temerrüt halinde devreye giren taraf
Risk Kime Karşı? Alıcının ödeme yapmama riski Yüklenicinin sözleşmeyi yerine getirmeme riski
Kullanım Alanı İthalat-ihracat ticareti İnşaat, enerji, altyapı, ihaleler
Ödeme Şartı Belgelerin uygun sunulması Garanti çağrısının yapılması
UCP/ICC Kuralları UCP 600 URDG 758
Ticari Fonksiyonu Ödeme aracı Teminat aracı

Akreditifte (LC) Banka Ne Diyor?

Banka aslında şu sözü verir: “İthalatçı ödeme yapmasa bile, şartlara uygun belgeleri getirirsen ben ödeyeceğim.”

Bu nedenle LC, satıcı açısından güçlü bir ödeme güvencesidir.

Örneğin;

Türkiye’deki bir firma Çin’den mal alıyor.

  • Mal bedeli: 1 milyon dolar
  • Çinli satıcı alıcıyı tanımıyor.
  • Türk alıcının bankası akreditif açıyor.
  • Mallar yükleniyor.
  • Konşimento, fatura ve diğer belgeler bankaya sunuluyor.
  • Belgeler uygunsa banka ödeme yapıyor.

Burada bankanın ilgilendiği şey malın kalitesi değil, belgelerin uygunluğudur.

Banka Garantisinde (BG) Banka Ne Diyor?

Banka şu sözü verir: “Müşterim sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmezse ben ödeme yapacağım.”

Dolayısıyla BG bir ödeme aracı değil, bir güvence aracıdır.

Örneğin;

Bir müteahhit kamu ihalesi kazanıyor.

İhale bedeli: 500 milyon TL

İdare diyor ki: “Projeyi tamamlayamazsan zararımı karşılayacak bir banka garantisi getir.”

Müteahhit bankasından Performans Garantisi alıyor.

İş yarım kalırsa idare bankaya başvuruyor ve tazminat talep ediyor.

Dış Ticarette Neden LC Tercih Edilir?

Çünkü:

✅ Satıcı malı gönderip parasını alamama riskini azaltır.

✅ Alıcı da mallar sevk edilmeden ödeme yapmaz.

✅ Banka iki taraf arasında güven köprüsü oluşturur.

Özellikle yeni başlayan ticari ilişkilerde çok yaygındır.

Banka Garantisi Türleri

En sık kullanılan BG türleri:

  • Geçici Teminat Mektubu (Bid Bond)
  • Kesin Teminat Mektubu (Performance Bond)
  • Avans Teminat Mektubu (Advance Payment Guarantee)
  • Ödeme Garantisi (Payment Guarantee)
  • Gümrük Teminat Mektubu
  • Kira Teminat Mektubu

Bankalar Açısından Risk Farkı

LC’de banka çoğu zaman ödeme yapacağını baştan bilir.

BG’de ise ödeme yalnızca sorun çıkarsa gündeme gelir.

Bu nedenle;

  • LC daha çok kredi tahsisi gibi değerlendirilir.
  • BG ise gayrinakdi kredi olarak izlenir.

Türk bankacılık sisteminde teminat mektupları ve garantiler “gayrinakdi kredi” olarak sınıflandırılır.

En Basit Anlatımla

Akreditif (LC): “Belgeleri getir, paranı al.”

Banka Garantisi (BG): “Bir sorun çıkarsa ben öderim.”

Bu nedenle dış ticarette LC bir ödeme mekanizması, BG ise bir risk ve teminat mekanizmasıdır.

Okumaya devam et
Yorum Yazın

Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

BANKA HABERLERİ

Piyasalar iki ateş arasında: Hürmüz gerilimi ve Fed riski

Yayınlanma:

|

Yazan:

ABD ile İran arasındaki gerilim yeniden tırmanırken, ABD ordusu Hürmüz Boğazı yakınlarında düşürüldüğünü açıkladığı helikopterine karşılık olarak İran’ın hava savunma, radar ve kontrol sistemlerine yönelik hava saldırıları düzenledi. İran ise ABD’nin saldırılarına misilleme olarak bölgedeki Amerikan üslerini ve Bahreyn’deki ABD Beşinci Filosu’nu insansız hava araçlarıyla hedef aldığını duyurdu.

Tarafların karşılıklı açıklamaları, kırılgan ateşkes ve olası barış görüşmelerine yönelik umutları zayıflatırken, bölgedeki tansiyonun yeniden yükselmesiyle küresel piyasalarda riskten kaçış eğilimi yeniden güç kazandı. Tansiyonun barometresi konumunda Brent petrolün varil fiyatı dün neredeyse iki ayı en düşük seviyesi olan 89 dolara kadar gerilemesinin ardından bu sabah %1 yükseliş kaydetti. ABD ham petrol stoklarının sekiz haftadır üst üste gerilemesi de arz endişelerini artıran bir diğer unsur olarak ön plana çıktı. Güvenli liman olarak ön plana çıkan dolar endeksi (DXY) yeniden psikolojik 100 seviyesine yanaşırken, kıymetli metallerin ise baskı altında kaldığını görüyoruz.

Hafta başı bültenimizde de belirttiğimiz üzere, dolar endeksinde asıl hikâyenin 100,50 seviyesinin üzerine olası bir yükselişle başlayacağını düşünüyoruz. Doların değer kazanmasıyla altının ons fiyatı bu sabah 4,170 dolar seviyesine gerilerken, gümüşün ise 64 dolar seviyesinin altını test ettiğini görüyoruz. Hafta başı bültenimizde söz ettiğimiz üzere 200 günlük ortalamaların altına sarkan altında daha da aşağıda 4,100 dolar seviyesinin önemli bir durak olacağını düşünüyoruz. Benzer şekilde gümüşte de 200 günlük ortalamaların daha fazla destek görevi üstlenememesi ardından daha da aşağıda 61 dolar, devamında ise asıl yükseliş hareketinin başladığı 54 dolar seviyesinin test edilme ihtimalinin arttığını düşünüyoruz. Söz konusu seviyelerin görülmesi durumunda, yeniden uzun pozisyon almak için tereddüt etmeyeceğiz. Teknik mânâda aşırı satım bölgesine geçen Bitcoin’in son günlerde toparlanma isteği sekteye uğrarken, bu sabah yeniden 61 bin dolar seviyelerinde gerilediğini not edelim.

ABD borsaları dün geceyi düşüşle tamamlarken, teknoloji hisselerinin işlem gördüğü Nasdaq endeksinde düşüş %1’i buldu. Yeni gün başlangıcında Pasifik’in diğer ucunda da Asya borsalarının güne satıcılı başladığını söylememiz gerekiyor. ABD’nin İran’a yönelik yeni saldırıları ve Orta Doğu’da yeniden yükselen tansiyonun risk iştahını zayıflattığını görüyoruz. Gösterge endeks Tokyo borsası %1,5 gerilerken, haftanın ilk günü %8 düşen, dün ise tekrar %8 yükselen Güney Kore borsası bu sabah %5’e yakın geriledi. ABD borsalarının vadeli işlemlerinde hafif de olsa kırmızı rengin ön plana çıktığını söylememiz gerekiyor.

Öte yandan Çin ve Japonya’da bu sabah açıklanan ve beklentileri aşan enflasyon verilerinin de haber akışında yer aldığını söylememiz gerekiyor. Çin’de üretici enflasyonu Mayıs ayında yıllık bazda %3,9 artarak yaklaşık dört yılın en yüksek seviyesine ulaşırken, Japonya’da ise yıllık bazda %6,3 artarak son üç yılın en hızlı yükselişini kaydetti. Orta Doğu’daki çatışmalar nedeniyle yükselen petrol ve enerji maliyetleri, metal, kimya ve petrol ürünleri fiyatlarını yukarı taşırken, zayıf seyreden YEN’de ithalat maliyetlerini artırarak enflasyon baskısını güçlendirdi. Gelecek hafta sonuçlanacak Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) olağan Haziran ayı toplantısına yönelik 25 baz puan faiz artışına kesin gözüyle bakılırken, faiz artırımlarının da devamının geleceğini düşünüyoruz. YEN bu sabah da dolar karşısında 160,35 seviyelerine yer alarak otoritenin sevmediği sularda gezinmeye devam ettiğini de not edelim.

Hazır enflasyondan söz etmişken, piyasaların odağı bugün ABD’de açıklanacak enflasyon verisinin bulunduğunu hatırlatalım. Güçlü istihdam verilerinin ardından piyasalarda Fed’in bu yıl yeniden faiz artırabileceği beklentisi güçlenirken, yükselen petrol fiyatları da enflasyon endişelerini artırıyor. Fed vadeli faiz kontratlarına göre sene sonuna doğru 25 baz puan faiz artışına bu sabah itibariyle %70 ihtimal tanındığını görüyoruz. Reuters anketine göre TÜFE’nin aylık bazda %0,5 artması (çekirdek %0,3) yıllık manşetin ise %4,2 seviyesine (çekirdek %2,9) yükselmesi bekleniyor. Beklentilerin üzerinde gelecek TÜFE verisi, faiz artış ihtimalini kuvvetlendireceği gibi, hisse senedi piyasaları, kıymetli metaller ve kripto paralar üzerinde var olan baskıyı daha da artırabileceğini düşünüyoruz.

Jeopolitik riskler, enflasyon kaygıları ve daha şahin para politikalarını aynı anda olumsuz yönde birleşebildiği bir dönem herkesin açıkçası keyfini kaçırıyor. Hürmüz sorunu henüz çözülemediği gibi tedarik zincirlerinde var olan kırılmaların yarattığı enflasyonist baskıların da üzerine ABD ekonomisinin güçlü seyri de eklenince, faiz artırım ihtimali piyasaların ahengini bozdu. Fed’in yeni başkanı Warsh’un direksiyon koltuğuna oturacağı ve haftaya düzenlenecek olağan Haziran ayı FOMC toplantısından önce de tedirginliğin arttığını gözlemliyoruz. Gelişmeleri şimdilik trend değişikliğinden ziyade kâr realizasyonu ve sağlıklı olarak görmeye devam etmek istiyoruz.

Yarın ise sonuçlanacak TCMB ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) faiz toplantılarını da yakından takip edeceğiz. Neredeyse son üç yıldır katı bir dezenflasyon programı uygulayan Türkiye’de sanayi kesimi oldukça zorlanırken, üretim kasının da zayıflamaya başlaması nedeniyle TCMB’nin yarın %37 seviyesine olan politika faizini korumaya devam edeceğini, koridorun üst bandı olan %40 seviyesinden fonlamayı bir süre daha devam ettireceğini düşünüyoruz. Faiz artırımı teorik olarak elbette mümkün olsa da, bunun pratik olarak pek de kolay olmayacağını düşünüyoruz!

ECB’den ise 25 baz puan faiz artırımına ise kesin gözüyle bakıyoruz. Doların güçlü seyrine paralel EURUSD paritesi bir süredir 1,15-1,16 bandında sıkışırken, haftaya sonuçlanacak Fed toplantısı ardından DXY’nin de gidişatına bakarak daha rahat yorum yapabileceğimizi düşünüyoruz. Ayrıca, SpaceX, OpenAI ve Anthropic gibi dev halka arzların aynı döneme denk gelmesi, piyasalardan önemli miktarda likidite çekebileceği için finansal varlıklar üzerinde ilave baskı yaratan bir diğer unsur olarak ön plana çıkıyor. Haber akışında SpaceX halka arzına talebin arzın yaklaşık 4 katına ulaştığını okuyoruz. Fiyatın yarın belirlenip işlemlere Cuma günü başlanacağını not edelim.

USDTRY kuru güne 46,10 seviyesinin hemen üzerinden başlarken, Türkiye’nin beş yıllık CDS risk primi 240 baz puan seviyesinin etrafında pek de önemli bir değişim göstermeden salınmaya devam ediyor. Tahvil cephesinde iki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizinin %43,70 seviyesine yatay bir seyir izlediğini görüyoruz. Mutlak butlan kararı sonrasında gözlerin dün çevrili olduğu CHP’de kaotik ortamın korunmaya devam ettiğini söylememiz gerekiyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli CHP’de “iki ayrı merkez ve iki ayrı meşruiyet iddiası” bulunduğunu söyledi.

Son 1 ay performans

17810660408018f85529f2856b3cc3c840914a684b_1_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Üç Kamu Katılım Bankası Birleşiyor

Yayınlanma:

|

Yazan:

Üç kamu katılım bankası birleşiyor: Katılım finansında yeni dönem

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı açıklamayla Türkiye finans sektöründe uzun süredir konuşulan bir iddia resmiyet kazandı. Kamu sermayeli katılım bankaları olan Ziraat Katılım, Vakıf Katılım ve Halk Katılım tek çatı altında birleştirilecek. Aynı açıklamada Emlak Katılım için ise halka arz hazırlıklarının başlatılacağı duyuruldu.

Bu gelişme, Türk finans sektöründe son yılların en önemli yapısal dönüşümlerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Birleşmenin perde arkası

Aslında kamu katılım bankalarının tek çatı altında toplanması fikri yeni değil. İlk çalışmaların 2021 yılında gündeme geldiği, daha sonra Türkiye Varlık Fonu’nun kamu sigorta şirketlerinde uyguladığı “Türkiye Sigorta” modelinin katılım bankacılığına uyarlanmasının değerlendirildiği biliniyor.

2025 sonundan itibaren sektörde birleşme hazırlıklarına ilişkin haberler yoğunlaşmış, danışmanlık şirketlerinden teklif alındığı ve operasyonel fizibilite çalışmalarının yürütüldüğü ileri sürülmüştü.

Son açıklama ile birlikte artık süreç iddia olmaktan çıkıp resmi politika haline geldi.

Amaç ne?

Birleşmenin arkasında birkaç temel hedef bulunuyor:

1. Ölçek ekonomisi oluşturmak

Üç ayrı banka yerine tek büyük yapı oluşturularak;

  • Şube maliyetlerinin azaltılması,
  • Teknoloji yatırımlarının tek merkezden yapılması,
  • Operasyonel giderlerin düşürülmesi,
  • Daha güçlü sermaye yapısı oluşturulması hedefleniyor.

2. Katılım finansının payını artırmak

Türkiye’de katılım bankacılığının toplam bankacılık sektöründeki payı hâlâ istenilen seviyeye ulaşabilmiş değil. Daha büyük ölçekli bir kamu katılım bankasının;

  • Körfez sermayesini çekmesi,
  • Uluslararası sukuk ihraçlarında daha etkin olması,
  • Büyük projelerin finansmanında daha güçlü rol üstlenmesi bekleniyor.

3. Türkiye Sigorta modelinin tekrarlanması

2020 yılında kamu sigorta şirketlerinin birleşmesiyle oluşturulan yapının önemli ölçüde büyümesi ve kârlılık sağlaması ekonomi yönetimini benzer bir modele yönlendirmiş görünüyor.

Müşteriler ne yaşayacak?

İlk aşamada bireysel ve ticari müşteriler açısından büyük bir değişiklik beklenmiyor.

Muhtemel senaryoya göre:

  • Mevcut hesaplar korunacak,
  • Kredi sözleşmeleri devam edecek,
  • Katılım hesapları geçerliliğini sürdürecek,
  • Şube dönüşümleri zaman içinde yapılacak,
  • Ortak dijital altyapıya geçilecek.

Ancak orta vadede şube optimizasyonları ve personel entegrasyonları gündeme gelebilir.

Bankacılık sektörü açısından sonuçları

Kazanabilecek taraflar

✅ Daha güçlü sermaye yapısı

✅ Daha düşük operasyon maliyeti

✅ Daha büyük proje finansman kapasitesi

✅ Uluslararası yatırımcı nezdinde daha güçlü marka

✅ Katılım finans ekosisteminin büyümesi

Riskler

⚠️ Birleşme maliyetleri

⚠️ Kurumsal kültür uyumsuzluğu

⚠️ Teknoloji entegrasyonu riskleri

⚠️ Rekabetin azalması

⚠️ Geçiş sürecinde müşteri memnuniyetinin etkilenmesi

Bankavitrini Yorumu

Bu birleşme sıradan bir banka birleşmesi değil; Türkiye’nin katılım finans stratejisinin yeniden şekillendirilmesi anlamına geliyor.

Kamu sigorta şirketlerinin birleşmesiyle ortaya çıkan “Türkiye Sigorta” örneğinde olduğu gibi, ekonomi yönetimi şimdi benzer bir modeli katılım bankacılığına uygulamaya hazırlanıyor. Eğer entegrasyon başarılı yönetilirse ortaya aktif büyüklüğü yüz milyarlarca lirayı aşan, bölgesel ölçekte rekabet edebilecek yeni bir katılım finans devi çıkabilir.

Ancak başarı yalnızca birleşme kararıyla değil; teknoloji entegrasyonu, insan kaynağı yönetimi, müşteri deneyimi ve uluslararası sermayeyi çekebilme kapasitesiyle ölçülecek.

Katılım bankacılığı açısından 2026 yılı, sektörün geleceğini belirleyecek tarihi bir dönüm noktası olmaya aday görünüyor.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

QNB Türkiye’den 400 milyon dolarlık sendikasyon kredisi

QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan, “Bu işlemle bilanço yapımızı güçlendirmenin yanı sıra reel ekonominin ihtiyaç duyduğu finansmana kesintisiz erişimi desteklemeyi de hedefliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

QNB Türkiye, geçen yıl uluslararası piyasalardan sağladığı 200 milyon dolar tutarındaki sürdürülebilirlik temalı sendikasyon kredisine 900 milyon dolar tutarında talep alarak, krediyi 1, 2 ve 3 yıl vadede ve 400 milyon dolar tutarında yeniledi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, sağlanan kaynak, QNB Grubu’nun ‘Sürdürülebilir Finansman ve Ürün Çerçevesi’ kapsamında KOBİ kredi portföyünün finansmanında kullanılacak.

Fonlama kapsamında farklı kredi dilimlerindeki maliyetler, 1 yıl vadeli doları dilimi için SOFR + yüzde 1,25, 2 yıl vadeli dolar dilimi için SOFR + yüzde 1,75, 3 yıl vadeli dolar dilimi için SOFR + yüzde 2,00 ile 1 yıl vadeli avro dilimi için Euribor + yüzde 1,10, 2 yıl vadeli avro dilimi için Euribor + yüzde 1,60 ve 3 yıl vadeli avro dilimi için Euribor + yüzde 1,80 seviyesinde gerçekleşti.

Yoğun ilgi gören 21 ülkeden 46 bankanın katılım sağladığı ve QNB Türkiye sendikasyonunda 18 yeni bankanın katılımı da uluslararası yatırımcı ilgisinin güçlü seyrini ortaya koydu.

Sendikasyon işleminin koordinatörlüğünü Commercial Bank of Dubai PSC, Emirates NBD Capital Limited ve Mizuho Bank Ltd. üstlenirken, sürdürülebilirlik koordinatörlüğünü ise Mizuho Bank Ltd. ve Standard Chartered Bank üstlendi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan, küresel piyasalarda yatırımcıların ve kreditörlerin giderek daha seçici davrandığı dönemde sendikasyon kredilerine gösterilen yoğun talebin son derece değerli olduğunu belirtti.

İşleme Amerika, Avrupa, Asya ve Ortadoğu başta olmak üzere farklı bölgelerden bankaların katılım göstermesinin QNB Türkiye’nin uluslararası finans çevreleriyle kurduğu güçlü ve sürdürülebilir ilişkinin önemli bir göstergesi olduğunu vurgulayan Tan, şunları kaydetti:

‘Bu işlemle bilanço yapımızı güçlendirmenin yanı sıra reel ekonominin ihtiyaç duyduğu finansmana kesintisiz erişimi desteklemeyi de hedefliyoruz. Özellikle KOBİ’lerin yatırım, üretim ve dış ticaret faaliyetlerine katkı sağlayacak sürdürülebilir finansman çözümlerini önümüzdeki dönemde de önceliklendirmeye devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.