Connect with us

BANKA HABERLERİ

Modern zaman tuzağı: Potansiyelini keşfet!

Bankacılar için tanıdık bir cümle : Potansiyelini Keşfet! Potansiyelini göster! Gerçek ise bunu Kapitalist sınıfın sinsi tuzağı olduğunu gösteriyor. Çoğu insan bu ilke peşinde yıllarca kendini yıpratırken, yıllar sonra gelen; gerçekler ile yüzleşme ve hayal kırıklığı…

Yayınlanma:

|

Türlü türlü sosyal sorunların içinde kalmış çalışan sınıf, “Kendini tanı”“Keşfet”“Ruhunla bütünleş” gibi düşüncelerle desteklenen kişisel gelişimci güdük hipnozun etkisi altındadır. Çalışan orta sınıfın gündeminde, kariyer, yıldızını parlatma, potansiyelini keşfetme varken, zenginler, hayatın kendisini yaşar ve bu konuları orta sınıfın gündemi yaparlar.

Mesela binbir türlü sınavdan geçerek bir bankanın sanayi mahallesindeki küçük bir şubesinde MT (Management Trainee – Yönetici Adayı) olarak işe başlayan üniversite mezununa, asgari ücret verilirken, “kendini keşfedip gösterirse” daha çok kazanabileceği söylenir.

Sinsi kariyer öğütlerinin gölgesinde, gerçek sorunlar güçlenerek yaşanmaya devam eder.

Bir dükkanın önüne kondurulmuş plastik bir standın arkasında tüm gün ayakta durarak telefon hattı satışı yapanlar, sürekli “Sat, kazan! Her şey senin elinde, potansiyeline inan” gibi köpüklü boş tavsiyelere muhatap olurlar. İş yerine saat 11.00’de gelen “küçük’’ patron, standa doğru “Önce kendini göster aslanım,” diye seslendikten sonra, etrafa kırıntılar saçarak kahvaltısını yapar!

İş hayatında sorunlar yaşayan bireyin karşısında, “Önce potansiyelini keşfetmelisin” düşüncesi ile beliren, tanınmaz halde de olsa, sömürüde ustalaşmış sistemin ta kendisidir. Bu gibi motive edici öğütler, obez kapitalistlerin ekmeğine, iştahla istedikleri o lezzetli yağı sürmeye yarar.

Özel bir okulda çalışan, ama ayın sonunu zor getiren Matematik öğretmeninden, okulun yeni döneme merhaba kokteyline gelen zengin velileri kapıda karşılaması istenir. Bir pazar sabahı, öğretmenin aklında ödemesi gereken kira, elinde ise şeker tepsisi vardır. Yüzünün biraz düştüğünü gören cabbar okul müdürü, öğretmenin kulağına iletişim konusunda kendisini keşfetmesi gerektiğini fısıldar!

Sinsi kariyer öğütlerinin gölgesinde, uzun çalışma saatleri, işten çıkarmalar, mobbing, düşük ücretler gibi gerçek sorunlar güçlenerek devam eder. İş yerinde amiri tarafından dayanılmaz haksızlıklara uğrayan birinin bile, “Kendini keşfetmelisin” öğüdü ile masasına geri gönderildiği görülebilir. Çünkü şirketin tuhaf “liderlik pusulasına” göre, çalışanlar öncelikle “kendine liderlik” etmelidir!

Kişisel gelişimcilerden gelen omuz

Dudaklarında yavaşça beliren o suni gülümsemeleri ile, “Kendini keşfet, zıplat, ışığına güven,” gibi öğütleri tekrar eden kişisel gelişimciler ise sisteme en güçlü omzu verir. Siz hayatın gerçek problemleri arasında boğuşurken onlar, hiç olmadık bir eğitimden, YouTube videosundan, gazetelerin pazar eklerinden ya da kitapçının kişisel gelişim raflarından fırlayabilirler.

Beraberinde en fazla, “Kendini dinle, duy, ruhunu öp, ona sarıl…” gibi belirsizliklerle dolu şeyler sıralayabilirler. İş hayatında onlu yılları geride bırakmışsanız akşam yemeği için sofraya geçerken aklınızda tek bir cümle vardır; Bunlar ne diyor Allah aşkına?!

Kişisel dönüştürücüler, -böylesi akıl almaz sıfatlar kullanabilirler- yaşadıkları değersizlik duygularının üstünü örtme gayreti taşırlar. Bu nedenle en çok sevdikleri aktivite topluluk önünde konuşmaktır. Oysa davet ettikleri, sistemin daha da karanlık derinlikleridir.

Tüm bu yapay motivasyonun altında gerçeğin kendisi vardır ve elbet bir gün kendini gösterir. Mesela bir şirket eğitiminde; bol keseden “Önce kendini keşfet” öğüdüne maruz kalan kişi, salondan çıkar çıkmaz kendine gelmeye başlar ve aklına çocuğunun gittiği özel okulun istediği 30 bin lira gelir. Aynı eğitime katılan bir başkası ise oturduğu eve sahip olabilmek için şimdiden 20 yıllık emeği kadar borçlanması gerektiği gerçeği ile karşı karşıyadır.

“Potansiyelini keşfet” tuzağını aklamaya çalışırlar

Sistem ve piyonları (vazgeçemediğim klişelerdendir, kusuruma bakmayın) şirketlerdeki tepe yöneticilerin çıktıkları kariyer basamaklarını hevesle anlatarak “potansiyelini keşfet” tuzağını aklamaya çalışırlar.

Güya onlar da aynı şartlar altında çalışmış ancak sizden farklı olarak kariyerlerinde ilerlemişlerdir. Makam arabaları, lüks tatil yerleri, başarılı ekipler ve tüm bunlara giden yollar, kendini bilen, keşfeden, gösteren herkese açıktır! Oysa kariyer yolundaki başarının kendini keşfetmekle pek ilgisi yoktur. Tepe yöneticiler arasında kendinden bihaber olanlar ezici çoğunluğu oluşturur. Başarılı denilen kişinin o kariyere gerçekte nasıl ulaştığını, buna şahit olan çevresindeki çok az insan bilir. Ancak sistem, iyi bir kariyeri ısrarla örnek göstermeye devam eder. Böylece mükemmel olduğunu savunur ve sorunun kendinde olmadığını ilan eder.

Sorun, üzerinde konuşulması hiç istenmese de, çalışanların kaliteli ya da boş zaman geçirmesine imkan vermeyen, sosyal sorunlarla dolu çalışma hayatındadır. Gerçeğe kapalı, hırs bürümüş gözler sayesinde çarklar aynı hızla dönmeye, dişlileri, çalışanların çoğunluğunu ezmeye devam eder.

Fırat DEVECİOĞLU – İndigodergisi

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankalar çiftçiyi nasıl finanse ediyor?

Yayınlanma:

|

bankavitrini.com haber analiz raporu

Türkiye’de tarım bankacılığı: kredi büyüyor, pazar kamu bankalarında yoğunlaşıyor

Türkiye’de tarım bankacılığı 2025/2026 döneminde yeniden stratejik bir başlık haline geldi. BDDK’nın yayımladığı aylık bankacılık verileri ve FinTürk il bazlı sektör verileri, tarım kredilerinin hem hacim hem de bölgesel dağılım açısından izlenebilir ana kalemlerden biri olduğunu gösteriyor. BDDK, 2026 Mart FinTürk verilerini ve aylık bankacılık sektör verilerini yayımlamış durumda.

Paylaşılan tabloda 2025/1 döneminde 531,5 milyar TL olan tarım kredileri hacminin 2026/1 döneminde 586,2 milyar TL’ye çıktığı görülüyor. Bu, yaklaşık 54,7 milyar TL artış ve %10,3 büyüme anlamına geliyor. Ancak büyüme, enflasyon ve tarımsal girdi maliyetleri dikkate alındığında reel olarak daha sınırlı bir finansman genişlemesine işaret ediyor.

Pazarın lideri yine Ziraat Bankası

Tabloya göre Türkiye Ziraat Bankası 2026/1 döneminde 225,6 milyar TL tarım kredisi hacmiyle pazarın açık ara lideri. Pazar payı %37,9 seviyesinde. Ziraat Bankası’nın tarım bankacılığındaki ağırlığı, yalnızca ticari tercih değil; Hazine faiz destekli tarımsal kredi mekanizmasındaki merkezi rolünden de kaynaklanıyor. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden kullandırılan Hazine faiz destekli tarım kredilerinin usul ve esasları 2024-2026 dönemini kapsayacak şekilde düzenlenmişti.

İkinci sırada Tarım Kredi Kooperatifleri Merkezi Birliği bulunuyor. 2026/1 döneminde hacim 77,9 milyar TL’ye, pazar payı ise %13,1’e yükselmiş görünüyor. Bu tablo, tarım finansmanında kamu destekli/yarı kamusal kanalın hâlâ belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

Özel bankalarda sınırlı büyüme, bazı bankalarda daralma

DenizBank, QNB Finansbank, Akbank, Garanti BBVA, İş Bankası, TEB ve Şekerbank gibi bankalar tarım bankacılığında ürün sunmaya devam ediyor. DenizBank tarım, tarla ve çiftçi kredilerini ayrı bir iş kolu olarak sunarken; VakıfBank da işletme, yatırım, proje ve KGF destekli tarım kredileri gibi başlıklarda ürünler açıklıyor.

Ancak tabloda özel bankalar arasında ayrışma dikkat çekiyor. Akbank’ta %6,2, TEB’de %4,7, İş Bankası’nda ise %0,6 daralma görülüyor. Bu durum, tarım kredilerinde risk iştahının bankadan bankaya değiştiğini gösteriyor.

En hızlı büyüyen bankalar

Tabloya göre tarım kredilerinde en hızlı büyüyen ilk bankalar şöyle:

Banka 2026/1 büyüme
Ziraat Katılım Bankası %17,5
Tarım Kredi Kooperatifleri %15,7
Ziraat Portföy / Tarım Finansman %14,6
Türkiye Ziraat Bankası %12,5
VakıfBank %12,2

Bu görünüm, tarım finansmanında büyümenin ağırlıklı olarak kamu bankaları, katılım bankacılığı ve kamu destekli kanallar üzerinden geldiğini gösteriyor.

Tarım kredilerinde ana mesele: hacim artıyor ama maliyet baskısı sürüyor

Tarım kredilerinin büyümesi olumlu görünse de çiftçinin finansmana erişiminde üç temel sorun devam ediyor:

Birincisi, kredi hacmindeki artış tarımsal girdi maliyetleriyle aynı hızda ilerlemeyebilir. Mazot, gübre, yem, ilaç, tohum, enerji ve sulama maliyetleri arttıkça çiftçinin kredi ihtiyacı da büyüyor.

İkincisi, kredi büyümesi her zaman üretim artışı anlamına gelmiyor. Kredi, yatırım için değil borç çevirme ve işletme sermayesi açığını kapatma amacıyla kullanılıyorsa tarım işletmeleri finansal kırılganlıktan çıkamıyor.

Üçüncüsü, destekli kredi mekanizması kamu bankaları üzerinden yoğunlaştığı için özel bankaların tarım finansmanındaki payı sınırlı kalıyor. Bu da rekabeti ve ürün çeşitliliğini azaltabiliyor.

2026’da destekli kredi tarafında yeni hassasiyetler

2026’da Hazine destekli tarım ve esnaf kredilerinde bazı düzenlemeler yapıldı. Bloomberg HT’nin aktardığı düzenlemeye göre, temel hayvansal ve bitkisel üretim konularında 400 bin TL’ye kadar olan ayni finansman ve kredilerde 31 Aralık 2026’ya kadar bazı borç şartlarının aranmayacağı açıklandı.

Bu düzenleme kısa vadede küçük üreticiye nefes aldırabilir. Ancak yapısal çözüm için yalnızca krediye erişim değil; üretim planlaması, alım garantisi, sigorta, kooperatifleşme, lisanslı depoculuk ve vadeli fiyat mekanizmalarının birlikte çalışması gerekir.

Bankacılık açısından riskler

Tarım bankacılığında risk klasik ticari kredilerden farklıdır. Çünkü geri ödeme kapasitesi yalnızca bilanço gücüne değil; iklim, kuraklık, don, sel, hastalık, ürün fiyatı ve destekleme politikalarına da bağlıdır.

Bankalar açısından başlıca riskler şunlardır:

Risk alanı Etki
Kuraklık ve iklim riski Ürün kaybı, tahsilat gecikmesi
Girdi maliyeti artışı İşletme sermayesi ihtiyacı büyür
Ürün fiyat oynaklığı Gelir tahmini zorlaşır
Destek ödemesi gecikmesi Nakit akışı bozulur
Borç çevirme kredileri Zombi tarım işletmesi riski yaratır

Tarım kredisi artık sadece banka ürünü değil, gıda güvenliği meselesidir

Türkiye’de tarım bankacılığı 2026’ya büyüyerek girmiştir. Ancak bu büyümenin niteliği hacimden daha önemlidir. Tarım kredileri üretimi artırıyor, verimliliği yükseltiyor ve çiftçinin teknolojik dönüşümünü destekliyorsa ekonomiye katkı sağlar. Fakat kredi borç çevirme aracına dönüşürse çiftçiyi rahatlatmak yerine daha kırılgan hale getirir.

Bu nedenle tarım bankacılığı yalnızca “kredi kullandırma” faaliyeti olarak değil; gıda arz güvenliği, kırsal kalkınma, iklim riski yönetimi ve üretim sürdürülebilirliği başlığı altında yeniden ele alınmalıdır.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist     www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.