Connect with us

GÜNCEL

ABD Başkanı Trump, görevinin ilk gününde çok sayıda kararname imzaladı

* ABD, Dünya Sağlık Örgütü’nden çıkıyor.
* Paris İklim Anlaşması’ndan çekiliyor.
* Meksika sınırı acil durum bölgesi oldu, öncelikle 88 bin kişi sınır dışı edilecek.
*Uyuşturucu kartelleri, terör örgütü sayılacak.

Yayınlanma:

|

ABD Başkanı Trump, Kongre’de gerçekleştirilen yemin töreninin ardından gittiği Capital One Arena spor kompleksinde, binlerce destekçisiyle bir araya geldi.

Soğuk hava nedeniyle dış mekanda düzenlenecek geçit törenini kapalı alana aldıran Trump, burada yaptığı teşekkür konuşmasının ardından bazı başkanlık kararnamelerine imza attı.

Trump, konuşmasının başında, tek tek aile üyelerinin ve yakın çalışma ekibinin isimlerini zikrederek hem ekibine hem de kendisine oy veren Cumhuriyetçi seçmenlere teşekkür etti.

Biden’ın son saatlerinde kendi aile üyelerini affetmesine de tepki gösteren Trump, bu konu hakkında daha çok eleştiri yapacağını söyledi.

Konuşmasının büyük bölümünde Biden dönemindeki politikaların siyasi, ekonomik ve dış politika anlamında ABD’yi geri götürdüğünü savunan Trump, “Amerika’nın altın çağının şafağına tanıklık ediyorsunuz. Onu geri getiriyoruz hem de hızlı bir şekilde geri getireceğiz. Amerika’yı yeniden büyük yapacağız.” dedi.

6 Ocak 2021’de yaşanan Kongre baskını dolayısıyla suçlanan ya da hüküm giyen çok sayıda ismi affedeceğini vurgulayan Başkan Trump, “Bu insanlar hiçbir şey yapmadılar. Oval Ofis’e geçer geçmez onları affeden kararnameyi imzalayacağım.” dedi.

UKRAYNA VE İSRAİL POLİTİKALARINA VURGU

Trump, konuşmasının bir bölümünde Biden yönetiminin Ukrayna ve İsrail politikalarını da eleştirerek kendisi başkan olsaydı, Ukrayna savaşının ve 7 Ekim 2023 saldırılarının hiç yaşanmayacağını ileri sürdü.

Salonda, Gazze’de esir tutulan bazı kişilerin ailelerini de sahneye çıkartan Trump, “Ukrayna ile savaş asla olmazdı ve İsrail 7 Ekim’de asla saldırıya uğramazdı. (Bazı esirlerin ailelerine) Sizlerin hiçbiri şu an burada olmazdı.” diye konuştu.

BIDEN DÖNEMİ POLİTİKALARINI GERİ ÇEVİREN KARARNAMELER

Başkan Trump, konuşmasının ardından platformda yer alan masaya oturarak bazı başkanlık kararnamelerine imza attı.

Beyaz Saray’a geçince Oval Ofis’te çok sayıda başka kararnameleri de imzalayacağını söyleyen Trump’ın imza koyduğu kararnameler şöyle:

– Biden dönemine ait 78 idari eylem, kararname ve genelgenin iptali

– Paris İklim Anlaşması’ndan çekilme kararnamesi ve anlaşmadan çekilindiğine dair Birleşmiş Milletlere iletilecek mektup

– Hükümetin kontrolü tamamen alınana kadar bürokratların daha fazla düzenleme yapmasını engellemeye yönelik düzenlemelerin durdurulması kararı

– Hükümetin tam kontrolü sağlanana ve ileriye dönük hedefler anlaşılana kadar, ordu ve diğer bazı istisnai kategoriler hariç tüm federal işe alımların dondurulması

– Federal çalışanların derhal tam zamanlı fiziki olarak işlerine dönmeleri şartı

– Amerikalıların hayat pahalılığı krizini ele almak için federal hükümetteki her bakanlık ve kuruma yönelik talimat

– Federal hükümette ifade özgürlüğünün yeniden tesis edilmesini ve bundan böyle ifade özgürlüğünün hükümet tarafından sansürlenmesinin önlenmesine yönelik talimat

– Federal hükümette, önceki yönetimin siyasi muhaliflerine karşı hükümetin “silahlandırılmasına” son verilmesi yönünde talimat

KALEMİNİ KALABALIĞA FIRLATTI

Başkan Trump, tarihi başkanlık kararnamelerini imzaladıktan sonra kalemini kalabalığa fırlattı.

BATI ŞERİA’DAKİ AŞIRILIKÇI YAHUDİ YERLEŞİMCİLERE YAPTIRIM KARARNAMESİNİ İPTAL ETTİ

ABD Başkanı Donald Trump, ikinci başkanlık döneminin ilk gününde, Joe Biden yönetiminin “Batı Şeria’da güvenliği zedeleyen aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören” kararnamesini kaldırdı.

AA’nın haberine göre Trump, Oval Ofis’teki ilk imza töreninde çok sayıda başkanlık kararnamesine imza attı.

Trump’ın imzaladığı kararnamelerden biri, Biden yönetimi döneminde imzalanan 78 kararname ve yürütmenin iptal edilmesini öngörüyor.

Söz konusu kararnamelerden birinde Biden, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere şiddet uygulayan aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım uygulanmasını öngörüyordu.

Biden’ın bu kararnamesini iptal eden Trump, böylece görevinin ilk gününde aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yönelik ABD yaptırımlarını tamamen kaldırmış oldu.

Eski ABD Başkanı Biden, 1 Şubat 2024’te, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere karşı şiddet uygulayan aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören bir başkanlık kararnamesini imzalamıştı.

Söz konusu kararnameden sonra ABD Dışişleri Bakanlığı, Batı Şeria’daki bazı aşırılıkçı Yahudi yerleşimciye yaptırım kararı almıştı.

6 OCAK KONGE BASKININDA CEZA ALAN YAKLAŞIK 1600 KİŞİYE AF

ABD Başkanı Donald Trump, Oval ofisteki görevinin ilk gününde imzaladığı kararname ile 6 Ocak 2021’deki Kongre baskını olaylarına karışmış yaklaşık 1600 kişi için af çıkardı.

Yemin töreninin ardından gittiği Capitol One Arena’da ilk başkanlık kararnamelerini imzalayan Trump, buradan geçtiği Oval ofiste başkan olarak yeni kararnamelere imza atmaya devam etti.

Trump, seçim kampanyaları sırasında dile getirdiği vaadini tutarak, 6 Ocak Kongre baskını olaylarına karışmakla suçlanarak yargılanması devam eden veya ceza almış yaklaşık 1600 kişi için af kararnamesi çıkardı.

6 Ocak olaylarıyla ilgili suçlanan kişiler için “bunlar rehine” diyen Trump, kararnameyi imzalarken “Açıkçası, bu geceden itibaren dışarı çıkmalarını umuyoruz, onlar da bunu bekliyor.” diye konuştu.

Trump’ın af çıkardığı mahkumlar arasında 22 yıl hapis cezası alan Proud Boys adlı grubun lideri Enrique Tarrio da bulunuyor.

42 yaşındaki Tarrio, Kongre baskınındaki rolü nedeniyle kışkırtıcı komplo ve diğer suçlardan yargılanarak 22 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Tarrio, 6 Ocak baskını davalarında en uzun hapis cezası alan kişi olarak kayıtlara geçmişti.

ABD’DE DOĞAN ÇOCUKLARA VATANDAŞLIK HAKKI UYGULAMASI SONLANDIRILDI

Trump, annesi babası vatandaş olmayıp ABD’de doğan çocuklara vatandaşlık hakkı tanıyan uygulamayı da imzaladığı başkanlık kararnamesi ile sonlandırdı.

İmza sırasında bir gazetecinin, Anayasa’nın 14. Ek Maddesindeki “ABD sınırları içinde doğan her kişi ABD vatandaşıdır” hükmünce bu kararnamenin yasal engellerle karşılaşabileceğini hatırlatması üzerine Trump, “Haklı olabilirsiniz ama bizim de itirazlara karşı iyi gerekçelerimiz var.” şeklinde cevap verdi.

ABD DSÖ’DEN ÇEKİLİYOR

Trump, ayrıca Birleşmiş Milletler kuruluşu olan Dünya Sağlık Örgütünden (DSÖ) ABD’nin çekilmesini öngören başkanlık kararnamesini imzaladı.

Başkanlık kararnamesinin metninde, ABD’nin çekilmesinin nedenleri olarak “örgütün Wuhan, Çin ve diğer küresel sağlık krizlerinden kaynaklanan Kovid-19 salgınını kötü yönetmesi, acilen ihtiyaç duyulan reformları benimsememesi ve DSÖ üye devletlerinin uygunsuz siyasi etkisinden bağımsızlığını gösterememesi” gösterildi.

Metinde ayrıca DSÖ’nün ABD’den “haksız yere ağır ödemeler talep etmeye devam ettiği” belirtildi.

ABD’nin yeni başkanı Trump’ın görevinin ilk gününde Oval ofiste imzaladığı öne çıkan diğer Başkanlık kararnameleri de şunlar:

– Mülteci kabul programının Amerikan prensipleri ve çıkarlarıyla daha iyi uyumlu hale getirilmesi

– Düzensiz göçmen geçişlerini engellemek için ABD-Meksika sınırında “ulusal acil durum” ilan edilmesi

– Daha sert mali cezalara ve yasal sonuçlara yol açmasını kapsayacak şekilde uyuşturucu kartellerinin yabancı terör örgütleri olarak tanımlanması

– Yapay zekanın kötüye kullanımı önlemek için eski Başkan Joe Biden tarafından imzalanan, önde gelen yapay zeka geliştiricilerinin ürünlerinin güvenliği ve emniyeti hakkında federal düzenleyicilerle veri paylaşmasını gerektiren uygulamanın kaldırılması.

 Trump, görevinin ilk gününde çok sayıda kararname imzaladı

KANADA VE MEKSİKA’YA UYGULAMAYI PLANLADIĞI TARİFELER İÇİN 1 ŞUBAT’I İŞARET ETTİ

ABD Başkanı Donald Trump, 1 Şubat’ta Kanada ile Meksika’ya yüzde 25 oranında gümrük vergisi getirmeyi düşündüğünü söyledi.

Trump, görevinin ilk gününde, Oval Ofis’te başkanlık kararnameleri imzaladı.

Buradaki konuşmasında, Meksika ve Kanada’nın sınırdan çok sayıda insanın geçmesine izin verdiğini öne süren Trump, “Meksika ve Kanada için yüzde 25’lik (tarife) bir oran düşünüyoruz. 1 Şubat’ta uygulayacağımızı düşünüyorum.” dedi.

Trump, BRICS ülkelerine de yüzde 100 tarife uygulama planına dair sözlerini yinelerken dünyanın her yerinden gelen mallara evrensel bir gümrük vergisi uygulamaya henüz hazır olmadığını kaydetti.

ABD Başkanı Trump, geçen yıl kasım ayında göreve geldiğinde ilk kararnamelerinden biri olarak Meksika ve Kanada’dan ABD’ye gelen tüm ürünlere ve “saçma açık sınırlarına” yüzde 25’lik bir tarife uygulamak için gerekli tüm belgeleri imzalayacağını belirtmişti.

Trump, “Bu tarife, fentanil başta olmak üzere uyuşturucular ve tüm yasa dışı yabancıların ülkemizi istilasını durdurana kadar yürürlükte kalacaktır.” ifadesini kullanmıştı.

Görevdeki ilk gününde yeni tarifeler uygulanmasına yönelik bir adım atmayan Trump, ancak federal kurumlara, Çin, Kanada ve Meksika başta olmak üzere ülkelerin haksız ticaret uygulamalarını ve döviz politikalarını inceleme talimatı veren kapsamlı bir genelge yayımladı.

TRUMP, ULUSAL ENERJİ ACİL DURUMU İLAN ETTİ

ABD Başkanı Donald Trump, enerji üretiminin artırılmasına yönelik Ulusal Enerji Acil Durumu ilan etti.

Bu kapsamda Trump, enerji projeleri için izin gerekliliklerinin kolaylaştırılması ve enerji santrallerinin inşalarının hızlandırılmasını sağlayacak Ulusal Enerji Acil Durumu ilan edilmesine yönelik kararnameyi de imzaladı.

Beyaz Saray tarafından yayımlanan kararnamede, ABD’nin yetersiz enerji üretiminin, taşımacılığının, rafinasyonun ve üretiminin ülkenin ekonomisi, ulusal güvenliği ve dış politikası için “olağanüstü” bir tehdit oluşturduğu vurgulandı ve bu bulgular ışığında Ulusal Enerji Acil Durumu ilan edildiği belirtildi.

Alaska’nın doğal kaynak potansiyelinin ortaya çıkarılmasına yönelik bir kararnameyi de imzalayan Trump, Eski ABD Başkanı Joe Biden tarafından ABD kara sularının büyük bir kısmında yürürlüğe konulan petrol ve doğal gaz sondajının yasaklanmasına yönelik kararnameyi ise iptal etti.

Ayrıca Trump, Biden yönetiminin 2030 yılına kadar tüm yeni otomobil satışlarının yarısının sıfır emisyonlu araçlar olmasını ve 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşılmasını hedefleyen kararnamelerini de yürürlükten kaldırdı.

TİKTOK YASAĞINI 75 GÜNLÜĞÜNE ERTELEYEN KARARNAMEYİ İMZALADI

ABD Başkanı Donald Trump, Adalet Bakanlığına TikTok’u ülke çapında yasaklayan yasanın 75 günlüğüne uygulanmaması talimatını verdi.

ABD Başkanı Trump, Oval Ofis’teki ilk imza töreninde çok sayıda başkanlık kararnamesine imza attı. Bu kararnamelerden biri de TikTok yasağının ertelenmesine yönelik oldu.

Beyaz Saray’ın internet sitesinde yayımlanan kararnameye göre Trump, Adalet Bakanlığından TikTok yasağının 75 günlüğüne uygulanmamasını istedi.

Kararnamede bunun milyonlarca Amerikalı tarafından kullanılan bir iletişim platformunun aniden kapatılmasını önleyeceği ve ulusal güvenliği koruyan ileriye dönük uygun rotayı belirleme fırsatı vereceği aktarıldı.

Trump, imza törenindeki konuşmasında da onaylamazsa TikTok’un değersiz olduğunu ve kapanmak zorunda kalacağını söyledi.

TikTok’un 1 trilyon dolar edeceğini düşündüğünü belirten Trump, ABD’nin TikTok’un yarısını alma hakkının olması gerektiğini savundu.

Resim

ABD’DE TİKTOK’UN YASAKLANMASI

TikTok, bir Amerikan firmasına satılmaması halinde ABD’de yasaklanmasını öngören yasa uyarınca hafta sonu ABD’de kullanıma kapatılmıştı.

Trump, Truth Social adlı sosyal medya platformundan TikTok yasağına ilişkin yaptığı açıklamada, “Pazartesi günü, yasanın hükümlerinin yürürlüğe girme süresini uzatacak bir kararname yayımlayacağım, böylece ulusal güvenliğimizi korumak için bir anlaşma yapabiliriz.” ifadelerini kullanmıştı.

Söz konusu kararnameyle TikTok’un yasaklı kalmasını önlemek için destek veren şirketlerin yasal sorumluluğunun olmayacağını da belirten Trump, ancak TikTok’un yarısının ABD’lilere ait olmasını istediğini aktarmıştı.

Daha sonra TikTok, ülkede yeniden hizmet sağlamaya başlamıştı.

Okumaya devam et

BORSA

SASA yatırımcısı neden öfkeli? PDT dönüşümü ve İbrahim M. Turhan tartışması

Yayınlanma:

|

Yazan:

Borç sermayeye dönüştü, tartışma büyüdü

SASA Polyester’in 3 Haziran 2026 tarihinde açıkladığı Paya Dönüştürülebilir Tahvil (PDT) dönüşüm kararı, sermaye piyasalarında son dönemin en çok tartışılan işlemlerinden biri haline geldi. Şirket açısından bilançoyu güçlendiren bu adım, hisse yatırımcıları açısından ise “pay sulanması”, “değer kaybı” ve “güven erozyonu” tartışmalarını beraberinde getirdi.

Özellikle SASA Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim M. Turhan’ın geçmiş dönemde yaptığı açıklamalar nedeniyle yatırımcı tepkilerinin önemli bölümü şahsında toplandı.

Peki SASA ne yaptı, kim kazandı, kim kaybetti?

SASA ne yaptı?

Şirketin açıklamasına göre;

  • Yurt dışında ihraç edilen PDT sahipleri dönüşüm haklarını kullandı.
  • 37,3 milyon Euro nominal değerli tahvil hisseye dönüştürüldü.
  • Bunun karşılığında yeni paylar ihraç edildi.
  • Mevcut ortakların rüçhan hakları tamamen kısıtlandı.
  • Şirket sermayesi yaklaşık 785 milyon TL artırıldı.

Teknik olarak bakıldığında şirketin borcu azaldı ve özkaynakları güçlendi. Finansal açıdan değerlendirildiğinde bu işlem, borcun sermayeye dönüştürülmesi nedeniyle şirket bilançosunu rahatlatan bir yapı oluşturdu.

Şirket açısından olumlu sonuçlar

PDT dönüşümü sonrasında SASA’nın elde ettiği avantajlar şöyle sıralanabilir:

1. Döviz borcu azaldı

Tahvil yükümlülüğünün bir bölümü ortadan kalktı.

2. Finansal kaldıraç düştü

Borç/özkaynak dengesi iyileşti.

3. Faiz yükü azaldı

Gelecekteki finansman maliyetleri üzerinde olumlu etki oluştu.

4. Nakit çıkışı önlendi

Şirket tahvil geri ödemesi yapmak yerine hisse vererek yükümlülüğünü kapattı.

Yönetim perspektifinden bakıldığında bu işlem rasyonel ve bilanço güçlendirici bir finansman yöntemi olarak görülebilir.

Peki yatırımcı neden rahatsız oldu?

Sorunun cevabı “seyrelme etkisi” olarak adlandırılan süreçte yatıyor. Yeni hisseler üretildiğinde mevcut ortakların şirket içindeki pay oranı küçülür.

Buna sermaye piyasalarında “dilution” yani sulanma denilir.

Yatırımcıların itiraz ettiği temel nokta şu: Şirket borcunu azaltırken bunun maliyetinin önemli bir kısmı mevcut hissedarlara yansıtıldı.

Özellikle küçük yatırımcı açısından ortaya çıkan etkiler:

  • Hisse başına düşen şirket değeri geriledi.
  • Arz edilen pay miktarı arttı.
  • Satış baskısı oluştu.
  • Hisse fiyatı üzerinde aşağı yönlü baskı meydana geldi.
  • Portföy değerleri eridi.

Büyük tartışma: Tahvil yatırımcısı avantajlı mı oldu?

Piyasadaki eleştirilerin önemli bölümü bu noktada yoğunlaşıyor.

Tahvil yatırımcısı:

  • Önceden belirlenmiş şartlarla dönüşüm hakkı elde etti.
  • Belirli fiyat avantajına sahip oldu.
  • Hisseye dönüşüm sırasında daha korunaklı bir pozisyonda bulundu.

Borsa yatırımcısı ise:

  • Açık piyasadan hisse aldı.
  • Fiyat düşüşünün tüm riskini taşıdı.
  • Seyrelme etkisini doğrudan yaşadı.

Bu nedenle sosyal medyada sıkça dile getirilen görüşlerden biri şu oldu: “Şirket kurtarıldı ama küçük yatırımcı korunamadı.”

İbrahim M. Turhan neden hedef haline geldi?

Aslında kararın sahibi tek başına İbrahim M. Turhan değil. PDT ihracı ve dönüşüm süreçleri yönetim kurulu kararıyla ve SPK mevzuatı çerçevesinde yürütülüyor.

Ancak yatırımcı tepkilerinin önemli kısmı Turhan’a yöneldi. Çünkü İbrahim M. TUrhan aynı zamanda SASA Yönetim Kurulu Üyesi olması açıklamaları da yatırımcı o hassasiyet ile algıladı. Açıklamalar ile fiili duurm örtüşmeyip hisse değeri daha düşünce küçük yatırımcı dah afazla zarar etti; tartışmalar da bu noktada alevlendi.

Bunun birkaç nedeni bulunuyor.

1. Sürecin kamuoyundaki yüzü oldu

PDT mekanizmasını en fazla anlatan isimlerden biri İbrahim M. Turhan’dı.

2. Beklentiler ile sonuçlar uyuşmadı

Yatırımcılar açıklamalar sonrasında hisse üzerinde bu kadar güçlü bir baskı beklemiyordu.

3. Satış baskısı öngörülemedi

Piyasada oluşan fiyat hareketleri yatırımcıların hesaplarının ötesine geçti.

4. Güven sorunu oluştu

Hisse fiyatındaki sert düşüşler sonrasında yatırımcılar açıklamaların yeterince risk içermediğini düşünmeye başladı.

Yatırımcılar yanıltıldı mı?

Bu soru bugün en çok tartışılan konu.

Ancak hukuki açıdan bakıldığında;

“Yanıltma”, “manipülasyon”, “yanlış yönlendirme” gibi kavramların oluşabilmesi için SPK tarafından yapılacak inceleme ve hukuki süreçlerin sonuçlanması gerekir.

Bugün itibarıyla kamuoyuna açıklanmış herhangi bir SPK kararı veya yargı hükmü bulunmamaktadır.

Bu nedenle; “Yatırımcılar kesin olarak yanıltıldı” demek de, “Hiçbir sorun yaşanmadı” demek de mümkün değildir.

Ancak yatırımcı algısında ciddi bir güven kaybı oluştuğu açıktır.

Asıl sorun ne?

Bu olay aslında Türkiye sermaye piyasalarının kronik sorunlarından birini yeniden gündeme getirdi: Finansal mühendislik ile yatırımcı iletişimi arasındaki kopukluk.

Şirket yönetimleri bilanço açısından doğru kararlar alabilir.

Ancak bu kararların;

  • Küçük yatırımcıya etkileri,
  • Riskleri,
  • Olası fiyat baskıları,
  • Seyrelme sonuçları,

yeterince açık anlatılmadığında piyasalarda güven sorunu ortaya çıkıyor.

Sonuç

SASA’nın PDT dönüşümü şirket açısından bakıldığında borcu azaltan ve özkaynakları güçlendiren başarılı bir bilanço operasyonu olarak görülebilir.

Ancak borsa yatırımcısı açısından tablo çok daha farklıdır.

Payların seyrelmesi, hisse fiyatındaki sert düşüşler ve oluşan güven kaybı nedeniyle küçük yatırımcı önemli ölçüde zarar gördüğünü düşünüyor.

Bugün yaşanan tartışmanın merkezinde yalnızca bir sermaye artırımı değil; şeffaflık, yatırımcı iletişimi ve kurumsal güven meselesi bulunuyor.

Sermaye piyasalarında para kaybı telafi edilebilir.

Ancak yatırımcı güveni kaybedildiğinde onu geri kazanmak çok daha zor oluyor.

Bankavitrini.com Analiz

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.