Connect with us

GÜNCEL

ABD Başkanı Trump, görevinin ilk gününde çok sayıda kararname imzaladı

* ABD, Dünya Sağlık Örgütü’nden çıkıyor.
* Paris İklim Anlaşması’ndan çekiliyor.
* Meksika sınırı acil durum bölgesi oldu, öncelikle 88 bin kişi sınır dışı edilecek.
*Uyuşturucu kartelleri, terör örgütü sayılacak.

Yayınlanma:

|

ABD Başkanı Trump, Kongre’de gerçekleştirilen yemin töreninin ardından gittiği Capital One Arena spor kompleksinde, binlerce destekçisiyle bir araya geldi.

Soğuk hava nedeniyle dış mekanda düzenlenecek geçit törenini kapalı alana aldıran Trump, burada yaptığı teşekkür konuşmasının ardından bazı başkanlık kararnamelerine imza attı.

Trump, konuşmasının başında, tek tek aile üyelerinin ve yakın çalışma ekibinin isimlerini zikrederek hem ekibine hem de kendisine oy veren Cumhuriyetçi seçmenlere teşekkür etti.

Biden’ın son saatlerinde kendi aile üyelerini affetmesine de tepki gösteren Trump, bu konu hakkında daha çok eleştiri yapacağını söyledi.

Konuşmasının büyük bölümünde Biden dönemindeki politikaların siyasi, ekonomik ve dış politika anlamında ABD’yi geri götürdüğünü savunan Trump, “Amerika’nın altın çağının şafağına tanıklık ediyorsunuz. Onu geri getiriyoruz hem de hızlı bir şekilde geri getireceğiz. Amerika’yı yeniden büyük yapacağız.” dedi.

6 Ocak 2021’de yaşanan Kongre baskını dolayısıyla suçlanan ya da hüküm giyen çok sayıda ismi affedeceğini vurgulayan Başkan Trump, “Bu insanlar hiçbir şey yapmadılar. Oval Ofis’e geçer geçmez onları affeden kararnameyi imzalayacağım.” dedi.

UKRAYNA VE İSRAİL POLİTİKALARINA VURGU

Trump, konuşmasının bir bölümünde Biden yönetiminin Ukrayna ve İsrail politikalarını da eleştirerek kendisi başkan olsaydı, Ukrayna savaşının ve 7 Ekim 2023 saldırılarının hiç yaşanmayacağını ileri sürdü.

Salonda, Gazze’de esir tutulan bazı kişilerin ailelerini de sahneye çıkartan Trump, “Ukrayna ile savaş asla olmazdı ve İsrail 7 Ekim’de asla saldırıya uğramazdı. (Bazı esirlerin ailelerine) Sizlerin hiçbiri şu an burada olmazdı.” diye konuştu.

BIDEN DÖNEMİ POLİTİKALARINI GERİ ÇEVİREN KARARNAMELER

Başkan Trump, konuşmasının ardından platformda yer alan masaya oturarak bazı başkanlık kararnamelerine imza attı.

Beyaz Saray’a geçince Oval Ofis’te çok sayıda başka kararnameleri de imzalayacağını söyleyen Trump’ın imza koyduğu kararnameler şöyle:

– Biden dönemine ait 78 idari eylem, kararname ve genelgenin iptali

– Paris İklim Anlaşması’ndan çekilme kararnamesi ve anlaşmadan çekilindiğine dair Birleşmiş Milletlere iletilecek mektup

– Hükümetin kontrolü tamamen alınana kadar bürokratların daha fazla düzenleme yapmasını engellemeye yönelik düzenlemelerin durdurulması kararı

– Hükümetin tam kontrolü sağlanana ve ileriye dönük hedefler anlaşılana kadar, ordu ve diğer bazı istisnai kategoriler hariç tüm federal işe alımların dondurulması

– Federal çalışanların derhal tam zamanlı fiziki olarak işlerine dönmeleri şartı

– Amerikalıların hayat pahalılığı krizini ele almak için federal hükümetteki her bakanlık ve kuruma yönelik talimat

– Federal hükümette ifade özgürlüğünün yeniden tesis edilmesini ve bundan böyle ifade özgürlüğünün hükümet tarafından sansürlenmesinin önlenmesine yönelik talimat

– Federal hükümette, önceki yönetimin siyasi muhaliflerine karşı hükümetin “silahlandırılmasına” son verilmesi yönünde talimat

KALEMİNİ KALABALIĞA FIRLATTI

Başkan Trump, tarihi başkanlık kararnamelerini imzaladıktan sonra kalemini kalabalığa fırlattı.

BATI ŞERİA’DAKİ AŞIRILIKÇI YAHUDİ YERLEŞİMCİLERE YAPTIRIM KARARNAMESİNİ İPTAL ETTİ

ABD Başkanı Donald Trump, ikinci başkanlık döneminin ilk gününde, Joe Biden yönetiminin “Batı Şeria’da güvenliği zedeleyen aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören” kararnamesini kaldırdı.

AA’nın haberine göre Trump, Oval Ofis’teki ilk imza töreninde çok sayıda başkanlık kararnamesine imza attı.

Trump’ın imzaladığı kararnamelerden biri, Biden yönetimi döneminde imzalanan 78 kararname ve yürütmenin iptal edilmesini öngörüyor.

Söz konusu kararnamelerden birinde Biden, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere şiddet uygulayan aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım uygulanmasını öngörüyordu.

Biden’ın bu kararnamesini iptal eden Trump, böylece görevinin ilk gününde aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yönelik ABD yaptırımlarını tamamen kaldırmış oldu.

Eski ABD Başkanı Biden, 1 Şubat 2024’te, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere karşı şiddet uygulayan aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören bir başkanlık kararnamesini imzalamıştı.

Söz konusu kararnameden sonra ABD Dışişleri Bakanlığı, Batı Şeria’daki bazı aşırılıkçı Yahudi yerleşimciye yaptırım kararı almıştı.

6 OCAK KONGE BASKININDA CEZA ALAN YAKLAŞIK 1600 KİŞİYE AF

ABD Başkanı Donald Trump, Oval ofisteki görevinin ilk gününde imzaladığı kararname ile 6 Ocak 2021’deki Kongre baskını olaylarına karışmış yaklaşık 1600 kişi için af çıkardı.

Yemin töreninin ardından gittiği Capitol One Arena’da ilk başkanlık kararnamelerini imzalayan Trump, buradan geçtiği Oval ofiste başkan olarak yeni kararnamelere imza atmaya devam etti.

Trump, seçim kampanyaları sırasında dile getirdiği vaadini tutarak, 6 Ocak Kongre baskını olaylarına karışmakla suçlanarak yargılanması devam eden veya ceza almış yaklaşık 1600 kişi için af kararnamesi çıkardı.

6 Ocak olaylarıyla ilgili suçlanan kişiler için “bunlar rehine” diyen Trump, kararnameyi imzalarken “Açıkçası, bu geceden itibaren dışarı çıkmalarını umuyoruz, onlar da bunu bekliyor.” diye konuştu.

Trump’ın af çıkardığı mahkumlar arasında 22 yıl hapis cezası alan Proud Boys adlı grubun lideri Enrique Tarrio da bulunuyor.

42 yaşındaki Tarrio, Kongre baskınındaki rolü nedeniyle kışkırtıcı komplo ve diğer suçlardan yargılanarak 22 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Tarrio, 6 Ocak baskını davalarında en uzun hapis cezası alan kişi olarak kayıtlara geçmişti.

ABD’DE DOĞAN ÇOCUKLARA VATANDAŞLIK HAKKI UYGULAMASI SONLANDIRILDI

Trump, annesi babası vatandaş olmayıp ABD’de doğan çocuklara vatandaşlık hakkı tanıyan uygulamayı da imzaladığı başkanlık kararnamesi ile sonlandırdı.

İmza sırasında bir gazetecinin, Anayasa’nın 14. Ek Maddesindeki “ABD sınırları içinde doğan her kişi ABD vatandaşıdır” hükmünce bu kararnamenin yasal engellerle karşılaşabileceğini hatırlatması üzerine Trump, “Haklı olabilirsiniz ama bizim de itirazlara karşı iyi gerekçelerimiz var.” şeklinde cevap verdi.

ABD DSÖ’DEN ÇEKİLİYOR

Trump, ayrıca Birleşmiş Milletler kuruluşu olan Dünya Sağlık Örgütünden (DSÖ) ABD’nin çekilmesini öngören başkanlık kararnamesini imzaladı.

Başkanlık kararnamesinin metninde, ABD’nin çekilmesinin nedenleri olarak “örgütün Wuhan, Çin ve diğer küresel sağlık krizlerinden kaynaklanan Kovid-19 salgınını kötü yönetmesi, acilen ihtiyaç duyulan reformları benimsememesi ve DSÖ üye devletlerinin uygunsuz siyasi etkisinden bağımsızlığını gösterememesi” gösterildi.

Metinde ayrıca DSÖ’nün ABD’den “haksız yere ağır ödemeler talep etmeye devam ettiği” belirtildi.

ABD’nin yeni başkanı Trump’ın görevinin ilk gününde Oval ofiste imzaladığı öne çıkan diğer Başkanlık kararnameleri de şunlar:

– Mülteci kabul programının Amerikan prensipleri ve çıkarlarıyla daha iyi uyumlu hale getirilmesi

– Düzensiz göçmen geçişlerini engellemek için ABD-Meksika sınırında “ulusal acil durum” ilan edilmesi

– Daha sert mali cezalara ve yasal sonuçlara yol açmasını kapsayacak şekilde uyuşturucu kartellerinin yabancı terör örgütleri olarak tanımlanması

– Yapay zekanın kötüye kullanımı önlemek için eski Başkan Joe Biden tarafından imzalanan, önde gelen yapay zeka geliştiricilerinin ürünlerinin güvenliği ve emniyeti hakkında federal düzenleyicilerle veri paylaşmasını gerektiren uygulamanın kaldırılması.

 Trump, görevinin ilk gününde çok sayıda kararname imzaladı

KANADA VE MEKSİKA’YA UYGULAMAYI PLANLADIĞI TARİFELER İÇİN 1 ŞUBAT’I İŞARET ETTİ

ABD Başkanı Donald Trump, 1 Şubat’ta Kanada ile Meksika’ya yüzde 25 oranında gümrük vergisi getirmeyi düşündüğünü söyledi.

Trump, görevinin ilk gününde, Oval Ofis’te başkanlık kararnameleri imzaladı.

Buradaki konuşmasında, Meksika ve Kanada’nın sınırdan çok sayıda insanın geçmesine izin verdiğini öne süren Trump, “Meksika ve Kanada için yüzde 25’lik (tarife) bir oran düşünüyoruz. 1 Şubat’ta uygulayacağımızı düşünüyorum.” dedi.

Trump, BRICS ülkelerine de yüzde 100 tarife uygulama planına dair sözlerini yinelerken dünyanın her yerinden gelen mallara evrensel bir gümrük vergisi uygulamaya henüz hazır olmadığını kaydetti.

ABD Başkanı Trump, geçen yıl kasım ayında göreve geldiğinde ilk kararnamelerinden biri olarak Meksika ve Kanada’dan ABD’ye gelen tüm ürünlere ve “saçma açık sınırlarına” yüzde 25’lik bir tarife uygulamak için gerekli tüm belgeleri imzalayacağını belirtmişti.

Trump, “Bu tarife, fentanil başta olmak üzere uyuşturucular ve tüm yasa dışı yabancıların ülkemizi istilasını durdurana kadar yürürlükte kalacaktır.” ifadesini kullanmıştı.

Görevdeki ilk gününde yeni tarifeler uygulanmasına yönelik bir adım atmayan Trump, ancak federal kurumlara, Çin, Kanada ve Meksika başta olmak üzere ülkelerin haksız ticaret uygulamalarını ve döviz politikalarını inceleme talimatı veren kapsamlı bir genelge yayımladı.

TRUMP, ULUSAL ENERJİ ACİL DURUMU İLAN ETTİ

ABD Başkanı Donald Trump, enerji üretiminin artırılmasına yönelik Ulusal Enerji Acil Durumu ilan etti.

Bu kapsamda Trump, enerji projeleri için izin gerekliliklerinin kolaylaştırılması ve enerji santrallerinin inşalarının hızlandırılmasını sağlayacak Ulusal Enerji Acil Durumu ilan edilmesine yönelik kararnameyi de imzaladı.

Beyaz Saray tarafından yayımlanan kararnamede, ABD’nin yetersiz enerji üretiminin, taşımacılığının, rafinasyonun ve üretiminin ülkenin ekonomisi, ulusal güvenliği ve dış politikası için “olağanüstü” bir tehdit oluşturduğu vurgulandı ve bu bulgular ışığında Ulusal Enerji Acil Durumu ilan edildiği belirtildi.

Alaska’nın doğal kaynak potansiyelinin ortaya çıkarılmasına yönelik bir kararnameyi de imzalayan Trump, Eski ABD Başkanı Joe Biden tarafından ABD kara sularının büyük bir kısmında yürürlüğe konulan petrol ve doğal gaz sondajının yasaklanmasına yönelik kararnameyi ise iptal etti.

Ayrıca Trump, Biden yönetiminin 2030 yılına kadar tüm yeni otomobil satışlarının yarısının sıfır emisyonlu araçlar olmasını ve 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşılmasını hedefleyen kararnamelerini de yürürlükten kaldırdı.

TİKTOK YASAĞINI 75 GÜNLÜĞÜNE ERTELEYEN KARARNAMEYİ İMZALADI

ABD Başkanı Donald Trump, Adalet Bakanlığına TikTok’u ülke çapında yasaklayan yasanın 75 günlüğüne uygulanmaması talimatını verdi.

ABD Başkanı Trump, Oval Ofis’teki ilk imza töreninde çok sayıda başkanlık kararnamesine imza attı. Bu kararnamelerden biri de TikTok yasağının ertelenmesine yönelik oldu.

Beyaz Saray’ın internet sitesinde yayımlanan kararnameye göre Trump, Adalet Bakanlığından TikTok yasağının 75 günlüğüne uygulanmamasını istedi.

Kararnamede bunun milyonlarca Amerikalı tarafından kullanılan bir iletişim platformunun aniden kapatılmasını önleyeceği ve ulusal güvenliği koruyan ileriye dönük uygun rotayı belirleme fırsatı vereceği aktarıldı.

Trump, imza törenindeki konuşmasında da onaylamazsa TikTok’un değersiz olduğunu ve kapanmak zorunda kalacağını söyledi.

TikTok’un 1 trilyon dolar edeceğini düşündüğünü belirten Trump, ABD’nin TikTok’un yarısını alma hakkının olması gerektiğini savundu.

Resim

ABD’DE TİKTOK’UN YASAKLANMASI

TikTok, bir Amerikan firmasına satılmaması halinde ABD’de yasaklanmasını öngören yasa uyarınca hafta sonu ABD’de kullanıma kapatılmıştı.

Trump, Truth Social adlı sosyal medya platformundan TikTok yasağına ilişkin yaptığı açıklamada, “Pazartesi günü, yasanın hükümlerinin yürürlüğe girme süresini uzatacak bir kararname yayımlayacağım, böylece ulusal güvenliğimizi korumak için bir anlaşma yapabiliriz.” ifadelerini kullanmıştı.

Söz konusu kararnameyle TikTok’un yasaklı kalmasını önlemek için destek veren şirketlerin yasal sorumluluğunun olmayacağını da belirten Trump, ancak TikTok’un yarısının ABD’lilere ait olmasını istediğini aktarmıştı.

Daha sonra TikTok, ülkede yeniden hizmet sağlamaya başlamıştı.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Fitch’ten Türk bankalarına kârlılık uyarısı: Takipteki krediler artıyor

Yayınlanma:

|

Yazan:

Yüksek fonlama maliyetleri ve enflasyon bankaların kâr marjlarını daraltırken, takipteki kredi oranı 2026’nın ikinci çeyreğinde yüzde 3,5’e yükseldi. Fitch, kârlılık üzerindeki baskının yıl boyunca sürmesini bekliyor.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, üç aylık Türk Bankaları İzleme Raporu’nda, Türk bankacılık sektörünün 2026 yılının ikinci çeyreğinde kârlılık kaybı yaşadığını ve sorunlu kredilerdeki artışın sürdüğünü bildirdi. Bloomberg HT haberine göre, yüksek fonlama maliyetleri, artan swap giderleri ve enflasyon kaynaklı faaliyet giderleri, bankaların finansal performansını olumsuz etkiledi.

Faaliyet kârlılığında belirgin gerileme

Fitch’in izlediği bankalarda ortalama faaliyet kârının risk ağırlıklı varlıklara oranı, 2026’nın ilk çeyreğindeki yüzde 3,9 seviyesinden ikinci çeyrekte yüzde 2,6’ya geriledi. Sektör genelinde ise aynı oran yüzde 4,6’dan yüzde 3,3’e düştü.

Rapora göre, yüksek Türk lirası faizlerinin fonlama maliyetlerini artırması, net faiz marjlarını daraltan başlıca unsurlar arasında yer aldı. Swap maliyetlerindeki yükseliş ve enflasyonun faaliyet giderleri üzerindeki etkisi de kârlılığı baskıladı.

Takipteki krediler yüzde 3,5’e çıktı

Bankacılık sektöründe aktif kalitesine ilişkin göstergeler de olumsuz seyrini sürdürdü. Fitch’in izlediği bankaların ortalama takipteki kredi (NPL) oranı, ilk çeyrekteki yüzde 3,3 seviyesinden ikinci çeyrek sonunda yüzde 3,5’e yükseldi. Yeni takipteki kredi oluşum oranı da yüzde 2,1’den yüzde 2,2’ye çıktı.

Bankaların ortalama çekirdek sermaye yeterlilik oranı ise yüzde 11,5 seviyesinde kaldı. Bu görünüm, kredi riskleri ve kârlılık baskıları yakından izlenirken sermaye göstergesinin söz konusu dönemde yatay seyrettiğine işaret etti.

Bankacılık sektörünü ne bekliyor?

Fitch, yüksek TL faizleri ve enflasyonist baskıların bankaların kârlılığı üzerindeki etkisinin 2026 boyunca devam edebileceğini öngörüyor. Kuruluş, yılın sonlarına doğru faiz indirimlerinin yeniden başlaması durumunda bu baskının 2027’de hafifleyebileceğini değerlendiriyor.

Bankacılık sektörü açısından temel risk, fonlama maliyetleri yüksek seyrederken kredi geri ödemelerinde yaşanabilecek bozulmanın karşılık giderlerini artırması ve kâr marjlarını daha da daraltması. Bu süreç, bankaların kredi verme iştahı ve reel sektörün finansmana erişimi üzerinde de baskı oluşturabilir.

Kaynak: Fitch Ratings’in Türk Bankaları İzleme Raporu; 21 Ekim 2026 tarihli haberler.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

AKBANK VE DENİZBANK: FON SORUŞTURMASINDAKİ İSİMLER BANKAMIZ ÇALIŞANI DEĞİL

FON SORUŞTURMASINDA AKBANK VE DENİZBANK’TAN AÇIKLAMA: “İSİMLER BANKALARIMIZIN ÇALIŞANI DEĞİL”

Yayınlanma:

|

Yazan:

Fon soruşturmasında gözaltı listesinde yer alan isimler üzerinden gündeme gelen Akbank ve DenizBank, haberlerdeki çalışma ilişkilerine ilişkin açıklama yaptı. Akbank, “adı geçen kişilerin uzun süre önce bankadan ayrıldığını” belirtirken DenizBank, “adı geçen Yasemin Y.’nin banka çalışanı olmadığını” bildirdi.

Bankavitrini.com | Gündem

Sermaye piyasalarındaki işlemlere yönelik yürütülen fon soruşturmasında gözaltı listesinde yer alan isimler ve bu kişilerin bankalarla bağlantıları gündeme geldi. Konuya ilişkin Akbank ve DenizBank’tan açıklamalar geldi. Her iki banka da haberlerde yer alan çalışma ilişkilerine yönelik düzeltme talebinde bulundu.

Akbank: İsimler uzun süre önce bankadan ayrıldı

Akbank, fon soruşturması kapsamında gözaltı kararı verilen kişilerle ilgili haberlerde banka adının kullanılmasına ilişkin açıklama yaptı.

Banka, haberlere konu olan kişilerin uzun süre önce Akbank’tan ayrıldığını ve başka kurumlarda çalıştıklarını belirtti. Açıklamada, bu kişilerin hâlen Akbank bünyesinde görev yapıyormuş gibi gösterilmesinin gerçeğe aykırı bir izlenim oluşturabileceğine dikkat çekildi.

Akbank, güncel çalışma ilişkilerinin doğru aktarılması gerektiğini vurgulayarak kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini istedi.

DenizBank: Yasemin Yılmaz bankamızın çalışanı değil

DenizBank da fon soruşturması kapsamında gözaltına alınan isimlerin yer aldığı listeye ilişkin yayımlanan haberdeki bir bilgiyi düzeltti.

DenizBank A.Ş. tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Fon soruşturması kapsamında gözaltına alınan isim listesine ilişkin yayımladığınız haberde, Yasemin Y. isimli kişinin DenizBank Finans Yöneticisi olduğu yönünde hatalı bilgiye yer verilmiştir.

Haberde adı geçen Yasemin Y., Bankamız çalışanı değildir. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla söz konusu yanlış bilginin düzeltilmesini rica ederiz.”

DenizBank, açıklamasıyla Yasemin Y.’ın banka çalışanı olduğu yönündeki bilgiyi açıkça reddetti ve haberlerin düzeltilmesini talep etti.

Soruşturmada banka isimleri neden gündeme geldi?

Soruşturma kapsamında yayımlanan gözaltı listelerinde yer alan kişilerin mesleki unvanları ve çalıştıkları kurumlara ilişkin bilgiler, bankaların isimlerinin de haberlerde geçmesine neden oldu.

Ancak bir kişinin adının soruşturma kapsamında anılması, tek başına ilgili bankanın soruşturmanın şüphelisi olduğu veya kurumsal olarak herhangi bir suça iştirak ettiği anlamına gelmiyor. Aynı şekilde, bir kişinin geçmişte bir bankada çalışmış olması da güncel çalışma ilişkisini göstermiyor.

Akbank’ın geçmiş çalışma ilişkilerine yönelik açıklaması ile DenizBank’ın Yasemin Y. hakkında yaptığı düzeltme, haberlerde kişi ve kurum bağlantılarının güncel ve teyit edilmiş bilgiler üzerinden kurulmasının önemini ortaya koydu.

Bankacılık sektöründe doğru bilgi ve itibar vurgusu

Sermaye piyasalarına yönelik soruşturmalarda kişi isimleriyle birlikte kurum adlarının anılması, kamuoyunda ilgili bankalara yönelik algıyı etkileyebiliyor. Bu nedenle gözaltı listelerindeki bilgilerin, kişilerin güncel iş durumlarıyla karşılaştırılarak yayımlanması önem taşıyor.

Akbank ve DenizBank’ın açıklamaları, soruşturma haberlerinde yalnızca isimlerin değil, bu isimlerle bankalar arasında kurulan bağlantıların da titizlikle doğrulanması gerektiğini gösteriyor.

Bankavitrini.com olarak not: Bu haber, Akbank ve DenizBank’ın çalışma ilişkilerine yönelik açıklamalarını bir araya getirmektedir. Soruşturmada adı geçen kişiler hakkındaki iddialar ile bankaların kurumsal sorumluluğu birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.

Okumaya devam et

Gülbeyaz Gergün

Vestel’de Borç Alarmı: Gözler Yatırımcıda

VESTEL’DEN EUROBOND YATIRIMCISINA İKİ SEÇENEK: YA YÜZDE 45 ANAPARA KESİNTİSİ YA 6 YIL VADE UZATIMI

Yayınlanma:

|

500 milyon dolarlık borç için yeniden yapılandırma süreci başladı. Vestel, anaparasını korumak isteyen yatırımcıya 2035 vadeli ve yüzde 4 faizli tahvil; anapara kesintisini kabul eden yatırımcıya ise 2032 vadeli ve yüzde 6 faizli yeni tahvil öneriyor. Bankalarla 2041 vadeli yeniden yapılandırma görüşmeleri de sürüyor.

Bankavitrini.com – Ekonomi Haberleri

Vestel Elektronik, bilançosunu sürdürülebilir hale getirmek amacıyla yurt dışı borçlarının yeniden yapılandırılması için önemli bir adım attı. Şirket, toplam nominal tutarı 500 milyon dolar olan, yıllık yüzde 9,75 faizli ve 2029 vadeli Eurobond’ları için tahvil sahiplerine iki alternatif içeren takas teklifi ve muvafakat talebi sürecini başlattı.

20 Ekim 2026 tarihinde kamuoyuna yansıyan açıklamaya göre yatırımcılar, mevcut anaparalarını koruyarak borcun vadesini uzatabilecek veya anaparanın yüzde 45’inden vazgeçerek daha erken vadeli yeni tahvillere geçebilecek.

Teklif, şirketin yalnızca tahvil borçlarını değil, bankalara olan finansal yükümlülüklerini de kapsayan daha geniş kapsamlı yeniden yapılandırma çalışmalarının bir parçası olarak öne çıkıyor. https://www.kap.org.tr/tr/Bildirim/1684657

İki seçenek yatırımcıya ne getiriyor?

Vestel’in teklifinde yatırımcıların önündeki iki alternatif, anapara kaybı ile vade ve faiz koşulları arasında bir tercih yapılmasını gerektiriyor.

1. seçenek: Anapara korunacak, vade 2035’e uzatılacak

İlk seçenekte mevcut Eurobond’ların 15 Mayıs 2029 olan vadesinin 15 Mayıs 2035’e uzatılması öngörülüyor.

Bu seçeneğin temel koşulları şöyle:

  • Anapara kesintisi: Yok.
  • Yeni yıllık faiz oranı: Yüzde 4.
  • Yeni vade: 15 Mayıs 2035.
  • Anapara geri ödemesi: Yıllık taksitler halinde.

Mevcut tahvilin yüzde 9,75 olan yıllık faiz oranı bu seçenekte yüzde 4’e düşüyor. Böylece yatırımcı anapara tutarını korurken faiz gelirinin önemli bir bölümünden vazgeçmiş oluyor.

Bu seçenek, tahvilin nominal değerini korumayı önceliklendiren ancak parasını daha uzun süre şirkette tutmayı kabul eden yatırımcılar açısından öne çıkıyor.

2. seçenek: Yüzde 45 anapara kesintisiyle 2032 vadeli yeni tahvil

İkinci seçenekte yatırımcılar, mevcut tahvillerinin nominal değerinin yüzde 55’i karşılığında yeni Eurobond alacak. Başka bir ifadeyle, anaparanın yüzde 45’i silinecek.

Bu seçeneğin koşulları ise şöyle:

  • Anapara kesintisi: Yüzde 45.
  • Yeni tahvilin nominal değeri: Mevcut anaparanın yüzde 55’i.
  • Yeni yıllık faiz oranı: Yüzde 6.
  • Yeni vade: 15 Mayıs 2032.
  • Anapara geri ödemesi: Yıllık taksitler halinde.

Bu seçenekte yatırımcı daha yüksek faiz oranı elde edebilecek ve borcun vadesi 2035 yerine 2032 olacak. Bunun karşılığında mevcut alacağının yüzde 45’ini kaybetmeyi kabul edecek.

İkinci seçenek kapsamında yeni Eurobond ihracı için Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) başvuru yapılması öngörülüyor. https://www.bloomberght.com/vestel-den-eurobond-sahiplerine-iki-secenekli-yapilandirma-teklifi-3792011

100 bin dolarlık yatırımda tablo nasıl değişiyor?

Yatırımcıların karşı karşıya olduğu tercih, örnek bir 100 bin dolarlık nominal tahvil üzerinden daha net görülebiliyor.

Karşılaştırma 1. seçenek 2. seçenek
Mevcut nominal anapara 100.000 $ 100.000 $
Anapara kesintisi Yok 45.000 $
Yeni tahvil nominali 100.000 $ 55.000 $
Yıllık faiz oranı %4 %6
İlk yıl için basit nominal faiz hesabı 4.000 $ 3.300 $
Vade 2035 2032

Not: Faiz tutarları, ilgili yılın başındaki nominal anaparanın değişmediği varsayımıyla örnek olarak hesaplanmıştır. Anapara yıllık taksitlerle geri ödeneceğinden sonraki yılların faiz tutarları ödeme planına göre değişecektir. Bu tablo, tahvillerin piyasa değerini veya yatırımcının toplam getirisini göstermemektedir.

İlk seçenekte yatırımcı anaparasını nominal olarak korurken daha düşük faizle daha uzun süre bekleyecek. İkinci seçenekte ise yeni tahvilin faiz oranı daha yüksek olsa da faiz, kesinti sonrasında kalan anapara üzerinden hesaplanacak.

Dolayısıyla yüzde 6 faiz oranı tek başına ikinci seçeneği daha avantajlı hale getirmiyor. Yatırımcıların kararında tahvillerin geri ödeme takvimi, şirketin ödeme kapasitesi ve yeni tahvillerin piyasa değeri de belirleyici olacak.

Vestel neden borçlarını yeniden yapılandırmak istiyor?

Yeniden yapılandırma adımı, Vestel’in borç ödeme takvimini faaliyetlerinden yaratabileceği nakit akışıyla uyumlu hale getirme ve bilançosunu sürdürülebilir bir yapıya kavuşturma hedefiyle bağlantılı.

Mevcut Eurobond’ların yıllık yüzde 9,75 faiz taşıması, 500 milyon dolarlık nominal borç üzerinden ilk yıl için yaklaşık 48,75 milyon dolar faiz yüküne karşılık geliyor. Bu hesap, anaparanın yıl boyunca değişmediği varsayımına dayanıyor.

Yeni koşullarda faiz oranının yüzde 4’e düşmesi veya anaparanın yüzde 55’e indirilerek yüzde 6 faiz uygulanması, şirketin gelecekteki finansman yükünü azaltmayı amaçlıyor.

Bununla birlikte, yeniden yapılandırmanın şirketin faaliyet kârlılığına, nakit yaratma kapasitesine ve borç ödeme gücüne kalıcı katkı sağlayıp sağlamayacağı, yalnızca faiz oranlarına değil operasyonel performansa da bağlı olacak.

Bankalarla görüşmelerde hedef 2041 vadeli yapılandırma

Vestel’in yeniden yapılandırma çalışmaları Eurobond’larla sınırlı değil.

Şirketin 26 Haziran 2026 tarihli açıklaması kapsamında, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun geçici 32. maddesi ve ilgili mevzuat uyarınca finansal yeniden yapılandırma görüşmeleri yürütülüyor.

Bankalara sunulan teklifte mevcut borçların iki yıl anapara ve faiz ödemesiz olacak şekilde 2041 vadeli olarak yeniden yapılandırılması öngörülüyor. Şirketin açıklamasına göre bankalarla müzakereler devam ediyor.

Bu teklifin kabul edilmesi halinde borçların geri ödeme takvimi önemli ölçüde değişecek. Ancak bankalarla görüşmelerin henüz sonuçlanmamış olması nedeniyle teklifin kesinleşmiş bir anlaşma olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. https://www.yenisafak.com/ekonomi/kap-haberleri/kap-vestel-elektronik-sanayi-ve-ticaret-as-vestl-ozel-durum-aciklamasi-genel-5139013

Kredi notundaki bozulma da yakından izleniyor

Vestel’in borçlarını yeniden yapılandırma girişimi, şirketin kredi riskinin arttığı bir dönemde gündeme geldi.

Vestel International’ın yatırımcı ilişkileri duyurularında yer alan bilgilere göre Fitch Ratings, 1 Temmuz 2026 tarihinde şirketin uzun vadeli yerel ve yabancı para cinsinden kredi notlarını CCC+ seviyesinden CCC- seviyesine indirmiş; 500 milyon dolarlık 2029 vadeli teminatsız tahvilin notunu da CC seviyesine çekmişti.

Bu notlar, şirketin finansal yükümlülüklerini yerine getirme kapasitesine ilişkin risklerin yüksek olduğuna işaret ediyor. Yeniden yapılandırma teklifinin yatırımcılar tarafından nasıl karşılanacağı, şirketin finansmana erişimi ve borç ödeme kapasitesi açısından önem taşıyor. https://vestelinternational.com/investor-relations/news/kap-notices?p=2

Sürecin tamamlanması için hangi koşullar gerekiyor?

Vestel’in teklifinin yürürlüğe girmesi otomatik değil. Sürecin tamamlanması için tahvil sahipleri toplantısında gerekli kararların alınması, işlem belgelerinde belirtilen diğer koşulların karşılanması ve ikinci seçenek kapsamında öngörülen yeni tahvil ihracı için SPK onayının sağlanması gerekiyor.

Bu nedenle açıklanan iki alternatif, tamamlanmış bir borç yapılandırmasından ziyade yatırımcıların onayına sunulan bir teklif olarak değerlendirilmeli.

Sonuç: Borç takviminin uzaması tek başına yeterli mi?

Vestel’in Eurobond hamlesi, şirketin finansman yükünü hafifletme ve borç ödeme takvimini yeniden düzenleme arayışının önemli bir göstergesi. Bir tarafta anaparayı koruyarak faiz gelirini azaltan ve vadeyi altı yıl uzatan seçenek, diğer tarafta anaparada yüzde 45 kesinti karşılığında daha yüksek faiz ve daha erken vade sunan seçenek bulunuyor.

Ancak yatırımcılar açısından asıl mesele, hangi seçeneğin nominal olarak daha cazip göründüğünden çok, şirketin yeni ödeme planını karşılayabilecek nakit akışını yaratıp yaratamayacağı.

Vestel açısından ise borçların yeniden yapılandırılması finansal baskıyı azaltabilir; kalıcı iyileşmenin sağlanması için faaliyetlerden elde edilen nakdin güçlenmesi, kârlılığın sürdürülebilir hale gelmesi ve finansman maliyetlerinin yönetilebilir düzeye inmesi gerekecek.

Bankavitrini.com değerlendirmesi: Eurobond sahiplerinin vereceği karar kadar, bankalarla yürütülen yeniden yapılandırma görüşmelerinin sonucu da Vestel’in finansal geleceği açısından belirleyici olacak.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.