Connect with us

GÜNCEL

ABD Başkanı Trump, görevinin ilk gününde çok sayıda kararname imzaladı

* ABD, Dünya Sağlık Örgütü’nden çıkıyor.
* Paris İklim Anlaşması’ndan çekiliyor.
* Meksika sınırı acil durum bölgesi oldu, öncelikle 88 bin kişi sınır dışı edilecek.
*Uyuşturucu kartelleri, terör örgütü sayılacak.

Yayınlanma:

|

ABD Başkanı Trump, Kongre’de gerçekleştirilen yemin töreninin ardından gittiği Capital One Arena spor kompleksinde, binlerce destekçisiyle bir araya geldi.

Soğuk hava nedeniyle dış mekanda düzenlenecek geçit törenini kapalı alana aldıran Trump, burada yaptığı teşekkür konuşmasının ardından bazı başkanlık kararnamelerine imza attı.

Trump, konuşmasının başında, tek tek aile üyelerinin ve yakın çalışma ekibinin isimlerini zikrederek hem ekibine hem de kendisine oy veren Cumhuriyetçi seçmenlere teşekkür etti.

Biden’ın son saatlerinde kendi aile üyelerini affetmesine de tepki gösteren Trump, bu konu hakkında daha çok eleştiri yapacağını söyledi.

Konuşmasının büyük bölümünde Biden dönemindeki politikaların siyasi, ekonomik ve dış politika anlamında ABD’yi geri götürdüğünü savunan Trump, “Amerika’nın altın çağının şafağına tanıklık ediyorsunuz. Onu geri getiriyoruz hem de hızlı bir şekilde geri getireceğiz. Amerika’yı yeniden büyük yapacağız.” dedi.

6 Ocak 2021’de yaşanan Kongre baskını dolayısıyla suçlanan ya da hüküm giyen çok sayıda ismi affedeceğini vurgulayan Başkan Trump, “Bu insanlar hiçbir şey yapmadılar. Oval Ofis’e geçer geçmez onları affeden kararnameyi imzalayacağım.” dedi.

UKRAYNA VE İSRAİL POLİTİKALARINA VURGU

Trump, konuşmasının bir bölümünde Biden yönetiminin Ukrayna ve İsrail politikalarını da eleştirerek kendisi başkan olsaydı, Ukrayna savaşının ve 7 Ekim 2023 saldırılarının hiç yaşanmayacağını ileri sürdü.

Salonda, Gazze’de esir tutulan bazı kişilerin ailelerini de sahneye çıkartan Trump, “Ukrayna ile savaş asla olmazdı ve İsrail 7 Ekim’de asla saldırıya uğramazdı. (Bazı esirlerin ailelerine) Sizlerin hiçbiri şu an burada olmazdı.” diye konuştu.

BIDEN DÖNEMİ POLİTİKALARINI GERİ ÇEVİREN KARARNAMELER

Başkan Trump, konuşmasının ardından platformda yer alan masaya oturarak bazı başkanlık kararnamelerine imza attı.

Beyaz Saray’a geçince Oval Ofis’te çok sayıda başka kararnameleri de imzalayacağını söyleyen Trump’ın imza koyduğu kararnameler şöyle:

– Biden dönemine ait 78 idari eylem, kararname ve genelgenin iptali

– Paris İklim Anlaşması’ndan çekilme kararnamesi ve anlaşmadan çekilindiğine dair Birleşmiş Milletlere iletilecek mektup

– Hükümetin kontrolü tamamen alınana kadar bürokratların daha fazla düzenleme yapmasını engellemeye yönelik düzenlemelerin durdurulması kararı

– Hükümetin tam kontrolü sağlanana ve ileriye dönük hedefler anlaşılana kadar, ordu ve diğer bazı istisnai kategoriler hariç tüm federal işe alımların dondurulması

– Federal çalışanların derhal tam zamanlı fiziki olarak işlerine dönmeleri şartı

– Amerikalıların hayat pahalılığı krizini ele almak için federal hükümetteki her bakanlık ve kuruma yönelik talimat

– Federal hükümette ifade özgürlüğünün yeniden tesis edilmesini ve bundan böyle ifade özgürlüğünün hükümet tarafından sansürlenmesinin önlenmesine yönelik talimat

– Federal hükümette, önceki yönetimin siyasi muhaliflerine karşı hükümetin “silahlandırılmasına” son verilmesi yönünde talimat

KALEMİNİ KALABALIĞA FIRLATTI

Başkan Trump, tarihi başkanlık kararnamelerini imzaladıktan sonra kalemini kalabalığa fırlattı.

BATI ŞERİA’DAKİ AŞIRILIKÇI YAHUDİ YERLEŞİMCİLERE YAPTIRIM KARARNAMESİNİ İPTAL ETTİ

ABD Başkanı Donald Trump, ikinci başkanlık döneminin ilk gününde, Joe Biden yönetiminin “Batı Şeria’da güvenliği zedeleyen aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören” kararnamesini kaldırdı.

AA’nın haberine göre Trump, Oval Ofis’teki ilk imza töreninde çok sayıda başkanlık kararnamesine imza attı.

Trump’ın imzaladığı kararnamelerden biri, Biden yönetimi döneminde imzalanan 78 kararname ve yürütmenin iptal edilmesini öngörüyor.

Söz konusu kararnamelerden birinde Biden, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere şiddet uygulayan aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım uygulanmasını öngörüyordu.

Biden’ın bu kararnamesini iptal eden Trump, böylece görevinin ilk gününde aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yönelik ABD yaptırımlarını tamamen kaldırmış oldu.

Eski ABD Başkanı Biden, 1 Şubat 2024’te, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere karşı şiddet uygulayan aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören bir başkanlık kararnamesini imzalamıştı.

Söz konusu kararnameden sonra ABD Dışişleri Bakanlığı, Batı Şeria’daki bazı aşırılıkçı Yahudi yerleşimciye yaptırım kararı almıştı.

6 OCAK KONGE BASKININDA CEZA ALAN YAKLAŞIK 1600 KİŞİYE AF

ABD Başkanı Donald Trump, Oval ofisteki görevinin ilk gününde imzaladığı kararname ile 6 Ocak 2021’deki Kongre baskını olaylarına karışmış yaklaşık 1600 kişi için af çıkardı.

Yemin töreninin ardından gittiği Capitol One Arena’da ilk başkanlık kararnamelerini imzalayan Trump, buradan geçtiği Oval ofiste başkan olarak yeni kararnamelere imza atmaya devam etti.

Trump, seçim kampanyaları sırasında dile getirdiği vaadini tutarak, 6 Ocak Kongre baskını olaylarına karışmakla suçlanarak yargılanması devam eden veya ceza almış yaklaşık 1600 kişi için af kararnamesi çıkardı.

6 Ocak olaylarıyla ilgili suçlanan kişiler için “bunlar rehine” diyen Trump, kararnameyi imzalarken “Açıkçası, bu geceden itibaren dışarı çıkmalarını umuyoruz, onlar da bunu bekliyor.” diye konuştu.

Trump’ın af çıkardığı mahkumlar arasında 22 yıl hapis cezası alan Proud Boys adlı grubun lideri Enrique Tarrio da bulunuyor.

42 yaşındaki Tarrio, Kongre baskınındaki rolü nedeniyle kışkırtıcı komplo ve diğer suçlardan yargılanarak 22 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Tarrio, 6 Ocak baskını davalarında en uzun hapis cezası alan kişi olarak kayıtlara geçmişti.

ABD’DE DOĞAN ÇOCUKLARA VATANDAŞLIK HAKKI UYGULAMASI SONLANDIRILDI

Trump, annesi babası vatandaş olmayıp ABD’de doğan çocuklara vatandaşlık hakkı tanıyan uygulamayı da imzaladığı başkanlık kararnamesi ile sonlandırdı.

İmza sırasında bir gazetecinin, Anayasa’nın 14. Ek Maddesindeki “ABD sınırları içinde doğan her kişi ABD vatandaşıdır” hükmünce bu kararnamenin yasal engellerle karşılaşabileceğini hatırlatması üzerine Trump, “Haklı olabilirsiniz ama bizim de itirazlara karşı iyi gerekçelerimiz var.” şeklinde cevap verdi.

ABD DSÖ’DEN ÇEKİLİYOR

Trump, ayrıca Birleşmiş Milletler kuruluşu olan Dünya Sağlık Örgütünden (DSÖ) ABD’nin çekilmesini öngören başkanlık kararnamesini imzaladı.

Başkanlık kararnamesinin metninde, ABD’nin çekilmesinin nedenleri olarak “örgütün Wuhan, Çin ve diğer küresel sağlık krizlerinden kaynaklanan Kovid-19 salgınını kötü yönetmesi, acilen ihtiyaç duyulan reformları benimsememesi ve DSÖ üye devletlerinin uygunsuz siyasi etkisinden bağımsızlığını gösterememesi” gösterildi.

Metinde ayrıca DSÖ’nün ABD’den “haksız yere ağır ödemeler talep etmeye devam ettiği” belirtildi.

ABD’nin yeni başkanı Trump’ın görevinin ilk gününde Oval ofiste imzaladığı öne çıkan diğer Başkanlık kararnameleri de şunlar:

– Mülteci kabul programının Amerikan prensipleri ve çıkarlarıyla daha iyi uyumlu hale getirilmesi

– Düzensiz göçmen geçişlerini engellemek için ABD-Meksika sınırında “ulusal acil durum” ilan edilmesi

– Daha sert mali cezalara ve yasal sonuçlara yol açmasını kapsayacak şekilde uyuşturucu kartellerinin yabancı terör örgütleri olarak tanımlanması

– Yapay zekanın kötüye kullanımı önlemek için eski Başkan Joe Biden tarafından imzalanan, önde gelen yapay zeka geliştiricilerinin ürünlerinin güvenliği ve emniyeti hakkında federal düzenleyicilerle veri paylaşmasını gerektiren uygulamanın kaldırılması.

 Trump, görevinin ilk gününde çok sayıda kararname imzaladı

KANADA VE MEKSİKA’YA UYGULAMAYI PLANLADIĞI TARİFELER İÇİN 1 ŞUBAT’I İŞARET ETTİ

ABD Başkanı Donald Trump, 1 Şubat’ta Kanada ile Meksika’ya yüzde 25 oranında gümrük vergisi getirmeyi düşündüğünü söyledi.

Trump, görevinin ilk gününde, Oval Ofis’te başkanlık kararnameleri imzaladı.

Buradaki konuşmasında, Meksika ve Kanada’nın sınırdan çok sayıda insanın geçmesine izin verdiğini öne süren Trump, “Meksika ve Kanada için yüzde 25’lik (tarife) bir oran düşünüyoruz. 1 Şubat’ta uygulayacağımızı düşünüyorum.” dedi.

Trump, BRICS ülkelerine de yüzde 100 tarife uygulama planına dair sözlerini yinelerken dünyanın her yerinden gelen mallara evrensel bir gümrük vergisi uygulamaya henüz hazır olmadığını kaydetti.

ABD Başkanı Trump, geçen yıl kasım ayında göreve geldiğinde ilk kararnamelerinden biri olarak Meksika ve Kanada’dan ABD’ye gelen tüm ürünlere ve “saçma açık sınırlarına” yüzde 25’lik bir tarife uygulamak için gerekli tüm belgeleri imzalayacağını belirtmişti.

Trump, “Bu tarife, fentanil başta olmak üzere uyuşturucular ve tüm yasa dışı yabancıların ülkemizi istilasını durdurana kadar yürürlükte kalacaktır.” ifadesini kullanmıştı.

Görevdeki ilk gününde yeni tarifeler uygulanmasına yönelik bir adım atmayan Trump, ancak federal kurumlara, Çin, Kanada ve Meksika başta olmak üzere ülkelerin haksız ticaret uygulamalarını ve döviz politikalarını inceleme talimatı veren kapsamlı bir genelge yayımladı.

TRUMP, ULUSAL ENERJİ ACİL DURUMU İLAN ETTİ

ABD Başkanı Donald Trump, enerji üretiminin artırılmasına yönelik Ulusal Enerji Acil Durumu ilan etti.

Bu kapsamda Trump, enerji projeleri için izin gerekliliklerinin kolaylaştırılması ve enerji santrallerinin inşalarının hızlandırılmasını sağlayacak Ulusal Enerji Acil Durumu ilan edilmesine yönelik kararnameyi de imzaladı.

Beyaz Saray tarafından yayımlanan kararnamede, ABD’nin yetersiz enerji üretiminin, taşımacılığının, rafinasyonun ve üretiminin ülkenin ekonomisi, ulusal güvenliği ve dış politikası için “olağanüstü” bir tehdit oluşturduğu vurgulandı ve bu bulgular ışığında Ulusal Enerji Acil Durumu ilan edildiği belirtildi.

Alaska’nın doğal kaynak potansiyelinin ortaya çıkarılmasına yönelik bir kararnameyi de imzalayan Trump, Eski ABD Başkanı Joe Biden tarafından ABD kara sularının büyük bir kısmında yürürlüğe konulan petrol ve doğal gaz sondajının yasaklanmasına yönelik kararnameyi ise iptal etti.

Ayrıca Trump, Biden yönetiminin 2030 yılına kadar tüm yeni otomobil satışlarının yarısının sıfır emisyonlu araçlar olmasını ve 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşılmasını hedefleyen kararnamelerini de yürürlükten kaldırdı.

TİKTOK YASAĞINI 75 GÜNLÜĞÜNE ERTELEYEN KARARNAMEYİ İMZALADI

ABD Başkanı Donald Trump, Adalet Bakanlığına TikTok’u ülke çapında yasaklayan yasanın 75 günlüğüne uygulanmaması talimatını verdi.

ABD Başkanı Trump, Oval Ofis’teki ilk imza töreninde çok sayıda başkanlık kararnamesine imza attı. Bu kararnamelerden biri de TikTok yasağının ertelenmesine yönelik oldu.

Beyaz Saray’ın internet sitesinde yayımlanan kararnameye göre Trump, Adalet Bakanlığından TikTok yasağının 75 günlüğüne uygulanmamasını istedi.

Kararnamede bunun milyonlarca Amerikalı tarafından kullanılan bir iletişim platformunun aniden kapatılmasını önleyeceği ve ulusal güvenliği koruyan ileriye dönük uygun rotayı belirleme fırsatı vereceği aktarıldı.

Trump, imza törenindeki konuşmasında da onaylamazsa TikTok’un değersiz olduğunu ve kapanmak zorunda kalacağını söyledi.

TikTok’un 1 trilyon dolar edeceğini düşündüğünü belirten Trump, ABD’nin TikTok’un yarısını alma hakkının olması gerektiğini savundu.

Resim

ABD’DE TİKTOK’UN YASAKLANMASI

TikTok, bir Amerikan firmasına satılmaması halinde ABD’de yasaklanmasını öngören yasa uyarınca hafta sonu ABD’de kullanıma kapatılmıştı.

Trump, Truth Social adlı sosyal medya platformundan TikTok yasağına ilişkin yaptığı açıklamada, “Pazartesi günü, yasanın hükümlerinin yürürlüğe girme süresini uzatacak bir kararname yayımlayacağım, böylece ulusal güvenliğimizi korumak için bir anlaşma yapabiliriz.” ifadelerini kullanmıştı.

Söz konusu kararnameyle TikTok’un yasaklı kalmasını önlemek için destek veren şirketlerin yasal sorumluluğunun olmayacağını da belirten Trump, ancak TikTok’un yarısının ABD’lilere ait olmasını istediğini aktarmıştı.

Daha sonra TikTok, ülkede yeniden hizmet sağlamaya başlamıştı.

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Altın ve Gümüş: Nerede kalmıştık?

Yayınlanma:

|

Yazan:

ABD borsaları teknoloji hisseleri öncülüğünde yaşanan güçlü toparlanmanın yardımıyla geceyi yükselişle tamamladı. En büyük 500 şirketin işlem gördüğü S&P 500 endeksi %1’e yakın yükselerek üç günlük düşüş serisini sonlandırırken, toparlanmaya özellikle yarı iletken hisseleri öncülük etti. Nasdaq Bileşik endeksinin %1,3 yükselmesinin ardından iyimser havanın Pasifik’in diğer ucuna da yansıdığını görüyoruz. Asya’da bu sabah alımlar hız kazanırken, çip üreticilerinin ağırlıkta olduğu Güney Kore KOSPI endeksi %5 yükseldi. Japonya’da gösterge endeks Tokyo borsası %2 prim yaparken, Güney Kore’nin temmuz ayının ilk bölümünde yarı iletken ihracatının yaklaşık üç katına çıkması ve Tayvan’dan gelen güçlü sipariş verileri, yapay zekâ temalı teknoloji hisselerine yönelik iyimserliği yeniden canlandırdı.

Jeopolitik cephede ise Yemen’deki Husilerin Kızıldeniz’de Suudi petrol tankerlerini hedef alabileceği yönündeki tehditleri nedeniyle Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı 92 dolar seviyesine yükselirken, piyasalarda belirgin bir riskten kaçış eğilimi de görülmedi. Yatırımcılar dikkati yeniden şirket bilançolarına çevirirken, bugün açıklanacak Alphabet ve Tesla sonuçları, yapay zekâ yatırımlarının şirket kârlılığına etkisi açısından yakından takip edilecektir. Diğer taraftan dolar değer kazanırken, sepet kur DXY 101,20 seviyesine varan bir yükseliş kaydetti. İngiltere’nin yeni başbakanı ve Hazine Bakanı şimdilik yeterli heyecan yaratamazken, birkaç gün önce 1,3560 seviyesine yükselen GBPUSD paritesi 1,3370 seviyelerine geri çekildi.

Piyasaların kılavuzu konumunda ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,63 seviyesine gelerek son iki ayın en yüksek seviyesini test ederken, gelecek hafta gerçekleştirilecek olağan Fed toplantısı öncesinde faizlerin sabit bırakılması ana beklenti olmayı sürdürüyor. Fed faiz vadeli kontratları yıl sonuna kadar toplam 38 baz puanlık ilave sıkılaşma ihtimalini fiyatlamaya devam ederken, Ekim toplantısında artırım ihtimali %77 seviyesinde fiyatlandırılıyor. Faiz getirisi olmayan kıymetli metaller, Fed’in yeni başkanının isminin telaffuz edildiği 29 Ocak’tan bu yana (yaklaşık beş aydır) neredeyse her fırsatta satış baskısıyla karşı karşıya kaldı. Son günlerde ise yeniden hayat belirtisi göstermeye başladı. Yükselişin fitilini büyük önem verdiğimiz 54 dolar seviyesinin test edilmesiyle ateşleyen gümüş bu sabah 60 dolar seviyesini test ederken, benzer bir şekilde altının da ons fiyatı 4,140 dolar seviyesine dayanarak teknik mânâda düşüş serisini sonlandırdı. Dün gümüşte açtığımız ilk kademe uzun pozisyonumuza bugün altını da ekleyeceğiz. Unutmayın, bir enstrüman sadece yükselirken alınır! Kripto cenahında ise amiral gemisi Bitcoin bu sabah 66 bin dolar seviyesinin üzerine yerleşti.

Büyük resimde ise, piyasaların Orta Doğu’da tırmanan jeopolitik riskleri tamamen göz ardı etmese de, odağını yeniden teknoloji şirketlerinin bilançolarına ve yapay zekâ temasına çevirdiğini görüyoruz. Bu minvalde petrol fiyatları son altı haftanın zirvesini test etse de, risk iştahının bozulmadığı ve yukarıda da görüleceği üzere, kıymetli metallerin daha fazla satış baskısıyla karşı karşıya kalmadığını görüyoruz. Ya da ekonomi ile jeopolitikanın yavaş yavaş ayrışmaya başladığın altını çizmemiz gerekiyor. Haber akışında, ABD Dışişleri Bakanı Rubio’nun diplomatik çözüm arayışını sürdürmeye hazır olduklarına dair mesaj verirken, buna karşın sahadaki gerilim tırmanmaya devam ediyor. Yemen’deki Husiler, uluslararası denizcilik şirketlerine gönderdikleri resmî uyarıda Suudi Arabistan limanlarına yükleme veya boşaltma yapan gemilerin hedef alınabileceğini bildirirken, bu uyarının ardından Asya’ya petrol taşıyan üç Suudi tanker rotasını değiştirdi.

İran’ın Hürmüz Boğazı’na yönelik tehditleriyle birlikte Kızıldeniz’de de risklerin artması, küresel enerji arzı açısından iki kritik deniz geçidini aynı anda baskı altına aldı. Enerji arzına ilişkin riskler ön planda kalsa da, piyasalar bir yandan diplomatik girişimlerden gelebilecek ateşkes sinyallerini, diğer yandan enerji arzını sekteye uğratabilecek somut gelişmeleri yakından takip etmeyi sürdürüyor. Diplomasi kapısı tamamen kapanmış görünmese de çatışmanın maliyeti ve ekonomik etkilerinin de giderek büyüdüğünü görüyoruz. Pentagon, İran savaşının ABD’ye bugüne kadar 37,5 milyar dolara mal olduğunu açıklarken, ek bütçe talebi Washington’da yaklaşan ara seçimler öncesinde siyasî tartışmaları da beraberinde getirdi. Savaş karşıtı sesler her geçen gün yükseliyor. Başkan Trump savaşta hayatını kaybeden Amerikan askerlerinin sayısının on sekize yükseldiğini açıkladı.

Türkiye cephesinde ise ismi büyük yabancı kurumlardan birinin dün USDTRY kuru ile ilgili kaleme aldığı rapor gündemi oldukça meşgul etti. Goldman Sachs, TCMB’nin önümüzdeki dönemde döviz kurunda daha fazla değer kaybına izin verebileceği ve yıl sonuna kadar %20’lerin ortasında bir yükseliş yaşanabileceği öngördü. Açıkçası raporun mevcut beklentilere kıyasla hangi yeni bilgiyi sunduğunu görmekte zorlandık. Uzun bir süredir bizim de sene sonu için kur beklentimiz yaklaşık 52,00 seviyesinde bulunuyor. Bu da zaten sene başına göre bakılırsa (43,00 – 52,00) yaklaşık %20 düzeyinde bir yükselişe işaret ediyor. Dolayısıyla Goldman’ın raporu, mevcut beklentilerden belirgin şekilde ayrışan yeni bir hikâye sunmaktan ziyade, piyasada zaten konuşulan temel senaryoyu teyit ediyor. Kaldı ki, yabancı kurum raporlarının zaman içinde değişen ekonomik ve jeopolitik gelişmelere bağlı olarak sık sık revize edildiğini de geçmişte defalarca gördük!

Yabancı bir kurumda uzun bir süre çalışan biri olarak bu raporları da nasıl yazdıklarını yakından bilsem de, ayrı bir tartışma konusu olduğundan bu noktaya hiç değinmeyeceğim. Dün Türk mali piyasaları günü limoni bir şekilde tamamladı. Ana endeks %0,7 gerilerken, bankacılık hisseleri %0,8 oranında düştü. XBANK’ın son 20 günde neredeyse %20 gerilediğinin altını çizmek gerekiyor. USDTRY kuru kamunun kontrolünde 47,20 seviyelerine gelirken, 5 yıl vadeli CDS risk primi 240 baz puanla son altı haftanın en yüksek seviyesine geldi. Petrol fiyatlarının seyri, net enerji ithalatçısı olan Türkiye’nin cari açık ve enflasyonla savaşını pekâlâ desteklemiyor. Her ne kadar manşete bakarak petrol fiyatlarının 92 dolar seviyesine gelerek son altı haftanın zirvesini test ettiğini söylerken, rafineri fiyatlarındaki yüksek seyrin daha da belirgin bir hâl aldığını ve arz sorunlarının başta motorin olmak üzere rafineri ürünlerini ciddi şekilde olumsuz etkilediğini not etmek gerekiyor. Bu minvalde, iki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi de tıpkı petrol fiyatları gibi %41,81 seviyesine yükselerek son altı haftanın zirvesini test etti.

Türkiye cephesinde dün siyasi gelişmeler de ön plana çıktı. CHP’den ayrılan Özgür Özel, bugün yeni partisini kuracağını açıklarken, çok sayıda milletvekilinin yeni oluşuma katılabileceği beklentisi siyasi gündemin ilk sırasına yerleşti. Mali piyasaların gündeminde ise bugün İngiltere’de enflasyon rakamları, Türkiye’de ise kapasite kullanım oranı ile reel kesim güven endeksi takip edilebilir.

Altın

1784694647c2108fe2bcdbd9da14e776aaa66b9f37_1_1200.jpg
 
Gümüş

17846946472c73a425143baddd178fd8dbe7c82ca5_2_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Savaşın gölgesinde gözler yeniden teknoloji devlerinin bilançolarında

Yayınlanma:

|

Yazan:

Dün KKTC Mali piyasaları 20 Temmuz Özgürlük ve Barış Bayramı nedeniyle kapalı konumdaydı. Bayramımız öncelikle kutlu olsun. Kıbrıs’ta son günlerde hareketli seyir dikkat çekiyor. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in 27-29 Temmuz tarihlerinde dayı ziyaret etmesi bekleniyor. İki liderle ayrı görüşmelerin ardından üçlü zirve gerçekleştirilecek. BM, taraflar arasında diyaloğu yeniden canlandırmayı ve ağustos sonu veya eylül ayında yeni bir gayriresmî 5+1 toplantısı için ortak zemin oluşturmayı amaçlıyor. Sürecin seyrinin, Kıbrıs meselesinde önümüzdeki dönemin diplomatik takvimi açısından belirleyici olacağını düşünüyoruz.

Öte yandan, KKTC-Türkiye arasında doğalgaz hattı için ilk imzalar atıldı. İmzalanan mutabakat zaptı kapsamında Türkiye’den deniz altı boru hattıyla KKTC’ye doğalgaz ulaştırılması hedefleniyor. Projenin hayata geçmesiyle enerji arz güvenliğinin güçlenmesi, elektrik üretim maliyetlerinin düşmesi ve sanayi ile turizm sektörünün rekabet gücünün artması amaçlanıyor. Rum basınında projenin geniş yankı bulduğunu görüyoruz. NATO Zirvesi’nde Türkiye’nin gövde gösterisinin ardından, bazı yorumlarda, su ve elektrik projelerinin ardından doğalgaz hattının da tamamlanmasıyla KKTC’nin enerji alanında ciddi bir avantaj elde edebileceği, mevcut eğilimin sürmesi halinde Güney Kıbrıs’ın gelecekte KKTC’den daha ucuz elektrik temin etmek zorunda kalabileceği değerlendirmelerine yer verildi.

Büyük resme baktığımızda ise Avrupa’nın Rus gazına alternatif arayışı devam ederken, Doğu Akdeniz kaynaklarının KKTC üzerinden Türkiye’ye, oradan da Avrupa pazarına ulaştırılması, mesafe ve maliyet açısından en rasyonel güzergâhlardan biri olacağı enerji uzmanları tarafından değerlendiriliyor. Ancak bölgedeki jeopolitik dengeler ve siyasi anlaşmazlıklar, ekonomik açıdan en verimli görülen bu rotanın hayata geçirilmesinin önündeki en büyük engel olmayı sürdürüyor. Bu sürecin, KKTC’nin uluslararası alandaki k gündemin merkezinde  onumuna da olumlu katkı sağlamasını temenni ediyoruz.

Küresel mali piyasaların gündeminde ise ABD-İran savaşının gündemin merkezinde yer tutmaya devam ediyor. ABD ordusunun Mart ayından bu yana ilk kez can kaybı yaşaması ardından jeopolitik riskler yeniden tırmanırken, Hürmüz Boğazı’nda petrol tankerlerine yönelik saldırılar ve bölgedeki enerji altyapısını hedef alan gelişmeler, arz güvenliğine ilişkin endişeleri yeniden artırdı. Tansiyonun barometresi konumunda Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı dün gün içinde 91 doların üzerine yükselse de, diplomatik temasların yeniden başlayabileceği beklentisiyle kazanımlarının önemli bir bölümünü geri verdi.

Petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen küresel risk iştahında belirgin bir bozulma yaşanmaması dikkat çekiyor. Cuma günü teknik açıdan önemli gördüğümüz 100,50 seviyesini bir kez daha test eden dolar endeksi (DXY), buradan gelen tepki alımlarıyla 100,90 seviyesine toparlandı. Enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon endişelerini yeniden gündeme taşımasıyla, piyasaların para politikası beklentileri açısından yakından izlediği ABD 2 yıllık tahvil getirisi de hafif yükselerek %4,20 seviyesine çıktı. Vadeli kontratlar yıl sonuna kadar toplam 33 baz puanlık faiz artışını fiyatlarken, ekim toplantısında faiz artırımı olasılığı %71 seviyesinde bulunuyor.

Faiz getirisi olmayan kıymetli metallerde ise altının ons fiyatı 4,040 dolar seviyesine yükselirken, gümüşün ise geçen hafta büyük bir önemle takip ettiğimiz 54 dolar seviyelerini test ederek toparlanmaya başladığını görüyoruz. Gümüşte son günlerde fiyatın gerilemesine rağmen teknik analizde sıklıkta rastladığımız güç göstergesi olan RSI göstergesinin gerilememesi, hatta yükselmesi, dibin test edilmiş olabileceğine işaret ediyor. Teknik mânâda aşağıdaki grafikten de görülebileceği üzere bu sabah 58 dolar seviyesine yaklaşan gümüşte, eğer beklenmedik olumsuz bir gelişme olmazsa yukarı yönlü isteğin artmaya başlayacağını düşünüyoruz. Böyle bir durumda yukarıda ilk seviye olarak 63 doları hedefleyeceğiz. Bugün kademeli olarak uzun pozisyona geçmek için hazırlıklara başlayacağız.

Gümüşte yukarı yönlü hareketlilik dikkatimizi çekmeye devam ederken, altın tarafında da benzer bir hareketten söz etmek adına yukarıda 4,100 dolar seviyesinin üzerinde kapanış görmek isteyeceğiz. Aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere, Bloomberg Emtia Endeksinin genelinde yeniden yükseliş isteğinin tırmandığını görüyoruz. Öte yandan, dört haftadır yükseliş isteği sergileyen lâkin bir türlü 65 bin dolar seviyesinin üzerine yerleşemeyen Bitcoin bu sabah 65,500 dolar seviyelerine kadar gelerek kıymetli metallerdeki yükselişe eşlik ettiğinin altını çizmek isteriz.

Yemen’deki İran destekli Husilerin Suudi Arabistan’a deniz ablukası ilan etmesi, ABD-İran savaşının Kızıldeniz’e yayılma riskini artırdı. Henüz Bab el-Mendep Boğazı’nın tamamen kapandığına dair bir bilgi bulunmazken, olası saldırılar veya sevkiyatların aksaması, Hürmüz Boğazı’ndaki kayıplara ek olarak küresel petrol arzı, navlun ve sigorta maliyetleri üzerinde baskı yaratabileceğini düşünüyoruz. Buna karşılık İran ile ABD arasında ateşkes arayışlarının sürmesi, petrol fiyatlarındaki ilk yükselişin sınırlı kalmasını sağladı. Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı dün gün boyu 86-91 dolar geniş bandında hareket ettikten bu sabah 88 dolar seviyelerinde dengelendiğini görüyoruz.

ABD borsaları dün geceyi yatay tamamlarken, yeni gün başlangıcında, Pasifik’in diğer ucunda iyimser bir seyir görüyoruz. Orta Doğu’da ateşkes için yürütülen arabuluculuk girişimlerinin yanı sıra petrol fiyatlarını bir aylık zirveden aşağı gevşemesiyle gösterge endeks Tokyo borsası %2,5 yükselirken, gözlerin üzerine çevrili olduğu ve dün %4,5 gerileyen Güney Kore borsası KOSPI bu sabah %4,5 yükseliş kaydetti. ABD borsalarının da vadeli işlemlerinde yükseliş isteği göze çarparken, Nasdaq vadelisinde %1 yükseliş dikkat çekiyor.

Jeopolitik riskler ve petrol fiyatlarındaki oynaklık yakından takip edilirken, piyasaların odağı ikinci çeyrek bilanço sezonuna çevrilmiş durumda. Bu hafta Alphabet, Tesla, Intel ve IBM başta olmak üzere teknoloji devlerinin açıklayacağı finansal sonuçlar, yıl boyunca yapay zekâ temasıyla yükselen piyasaların yönü açısından kritik önemle takip edilecektir. Alphabet’in yeni yapay zekâ çipleri geliştirdiğine yönelik haber akışı teknoloji sektörüne alım getirdi. Ancak beklentilerin oldukça yükseldiği mevcut ortamda, şirketlerin yalnızca kârlılık rakamları değil, gelecek döneme ilişkin verecekleri mesajlar da piyasalarda belirleyici olacaktır.

Avrupa siyasetinde ise İngiltere’de yeni dönem resmen başladı. İşçi Partisi lideri Keir Starmer’ın görevden ayrılmasının ardından başbakanlık koltuğuna oturan Manchester eski Belediye Başkanı Andy Burnham, son 10 yılda yedinci başbakan oldu. Siyasî istikrarsızlığa son verme sözü veren Burnham, 40 yılın en büyük değişimini hedefleyen yeni bir siyasi ve ekonomik model hazırlayacağını açıkladı. İlk aşamada hayat pahalılığı, konut sorunu ve zayıf ekonomik büyümeye odaklanacağını söylerken, piyasa fiyatlamasına bakarsak GBPUSD paritesi 3 gündür gerileyerek 1,3430 seviyelerine geri çekildi. İngiltere borsası FTSE100 de benzer bir şekilde günü %0,7 oranında düşüşle tamamladı. Bu arada dün gece saatlerinde, daha önce 2002-2007 yılları arasında Hazine’de görev yapan Savunma eski Bakanı John Healey’i maliye bakanı olarak atadı. Healey, yatırımcılar ve parlamenterler tarafından deneyimli ve güven veren bir isim olarak karşılandığını haber akışında okuyoruz. Bugün İngiltere piyasalarının Healey atamasını nasıl fiyatlayacağını takip edeceğiz.

TCMB, Piyasa Katılımcıları Anketi’nin Temmuz ayı sonuçlarına göre, sene sonu TÜFE beklentisi ve on iki ay sonrasına ilişkin beklenti hemen hemen önemli bir değişim göstermeden sırasıyla %29,21 ve %23,95 oldu. Sene sonu USDTRY kuru beklentisi 51,55 olurken, sene sonuna kadar katılımcılar TCMB’den 230 baz puan faiz indirimi beklerken (%37’den %34,70), Perşembe günü sonuçlanacak olağan PPK toplantısında ise faizlerin sabit tutulacağı tahmin ediliyor (bakınız grafik).

Türk mali piyasaları geçen hafta tahterevalli misali inişli çıkışlı bir seyir izlemişti. Küresel arenada cereyan eden olumsuzluklar ve iç siyasette artan endişeler ön plana çıkarken, NATO Zirvesi ardından yeşeren ABD yaptırımlarının kalkacağı beklentisi, S-400 ve F-35 meseleleri ön planda kalmaya devam etti. Dün BIST100 ana endeksi günü %0,7 oranında artışla tamamlarken, bankacılık endeksi %1,6 geriledi. USDTRY kuru kamunun kontrolünde 47,20 seviyelerine gelirken, yurt içi yerleşiklerin TL ilgisinin devam ettiğini görüyoruz. TCMB’nin Cuma valörlü işlemlerde 38 milyar dolar seviyesine yükselen net yabancı para pozisyonu, pazartesi valörlü işlemlerde -hafta sonu riski- 33,7 milyar dolar seviyesine geriledi. Altın fiyatlarının derleme etkisiyle rezervler üzerinde olumsuz etki doğurması, net pozisyon üzerinde baskı kuruyor. CDS risk primi uzun bir aradan sonra 220-230 baz puan seviyelerini terk ederek 240 baz puana yükseldi.

23. FIFA Dünya Kupası’nın finalinde İspanya, uzatma dakikalarında bulduğu golle Arjantin’i 1-0 mağlup ederek tarihindeki ikinci Dünya Kupası şampiyonluğunu kazandı. Maç boyunca oyunun kontrolünü elinde tutan İspanya, üstün futbolunu son bölümde skora yansıtmayı başarırken, bu zaferle şampiyonluk sayısını ikiye çıkararak Fransa ve Uruguay’ı yakaladı. Arjantin ise üç şampiyonlukta kaldı. Böylece Dünya Kupası tarihindeki denge de Avrupa lehine biraz daha bozuldu. Avrupa ülkeleri toplam 13, Güney Amerika temsilcileri ise 10 şampiyonluğa ulaştı. Turnuvanın ardından Paraguay ve Arjantin eleştirilen odağına yerleşti.

TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi

 1784608675e2304d3d1b8bc1ec89b151b6a29ab196_1_1200.jpg

TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi – USDTRY ve TÜFE

 1784608675b84fb85136bc6d82eb4b0ac3c71b9e33_2_1200.jpg

Gümüş

 178460867599e52501f96b6cf82afa16d49315452d_3_1200.jpg

Bloomberg Emtia Endeksi

17846086753642178d1df80965fb0d3b729e577203_4_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

GÜNCEL

Finansman giderleri/faaliyet karı oranı 2025’te de çok yüksek

Yayınlanma:

|

Yazan:

İSO 500 Verileri Alarm Veriyor: Finansman Yükü Hafiflese de Sanayicinin Omuzundaki Baskı Sürüyor

İSO 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025 verileri, Türkiye sanayisinin yüksek faiz ve sıkı para politikasının etkilerini hissetmeye devam ettiğini açık şekilde ortaya koyuyor. Finansman maliyetlerinde 2024 yılına kıyasla sınırlı bir iyileşme görülse de, şirket bilançoları üzerindeki baskı hâlâ tarihsel ortalamaların oldukça üzerinde seyrediyor.

Hatırlanacağı üzere, 2024 yılında İSO 500 şirketlerinin finansman giderleri yalnızca %16 artmasına rağmen, faaliyet kârı %31,6 gerilemiş, bunun sonucunda finansman giderlerinin faaliyet kârına oranı %56,9’dan %96,6’ya yükselerek tarihi zirvelerden birine ulaşmıştı. Başka bir ifadeyle, sanayi şirketleri faaliyetlerinden elde ettikleri kârın neredeyse tamamını finansman giderlerine ayırmak zorunda kalmıştı.

2025 yılı verileri ise bu baskının kısmen hafiflediğini ancak sorunun henüz çözülemediğini gösteriyor.

Net satışlar 2025 yılında %27 artış gösterirken, finansman giderleri %38,1 gibi daha yüksek bir oranla artarak 854,7 milyar TL’ye ulaştı. Böylece finansman giderlerinin net satışlar içindeki payı %6’dan %6,6’ya yükseldi. Bu tablo, satış gelirleri artsa bile finansman maliyetlerinin daha hızlı büyüdüğünü ve şirketlerin önemli bir bölümünün büyüme performansını kredi maliyetleri nedeniyle bilançolarına yansıtamadığını ortaya koyuyor.

Olumlu tarafta ise faaliyet kârındaki toparlanma dikkat çekiyor. Faaliyet kârı 2025 yılında %57,1 artışla yaklaşık 1 trilyon TL’ye ulaşırken, finansman giderlerinin faaliyet kârına oranı %96,6’dan %84,9’a geriledi. Bu gelişme ilk bakışta önemli bir iyileşme gibi görünse de, tarihsel perspektiften bakıldığında tablo hâlâ endişe verici.

Çünkü 2015-2024 döneminde finansman giderlerinin faaliyet kârına oranı ortalama %64,5 seviyesinde gerçekleşmişti. Buna göre 2025 yılında kaydedilen %84,9’luk oran, uzun dönem ortalamasının yaklaşık 20 puan üzerinde bulunuyor. Bu da sanayi şirketlerinin yüksek faiz ortamının yarattığı finansman baskısını hâlâ yoğun şekilde yaşamaya devam ettiğini gösteriyor.

Verilerin Verdiği Mesaj

İSO 500 sonuçları, para politikasındaki sıkılığın reel sektör üzerindeki etkisinin henüz sona ermediğine işaret ediyor. Faaliyet kârlılığındaki toparlanma olumlu olmakla birlikte, şirketlerin ürettiği katma değerin çok önemli bir kısmı finansman maliyetleri tarafından tüketilmeye devam ediyor.

Bu nedenle firmalar açısından önümüzdeki dönemde;

  • işletme sermayesi yönetiminin güçlendirilmesi,
  • nakit dönüş süresinin kısaltılması,
  • borç vadesi ve faiz riskinin yeniden yapılandırılması,
  • özkaynak finansmanının artırılması,
  • verimlilik ve kârlılık odaklı üretim modellerine geçilmesi,

her zamankinden daha kritik hale geliyor.

Sonuç olarak, 2025 verileri finansman baskısının zirveden geri dönmeye başladığını gösterse de, sanayi sektörünün hâlâ tarihsel ortalamaların oldukça üzerinde bir faiz yükü taşıdığını ortaya koyuyor. Bu görünüm, para politikasındaki normalleşmenin hızına bağlı olarak 2026 yılında finansman maliyetlerinin seyri açısından belirleyici olmaya devam edecek.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.