Connect with us

GÜNCEL

BÜLTEN: Ulusal kurtarıcı göreve başladı: Hoş geldin yüksek volatilite dönemi

Yayınlanma:

|

Martin Luther King Jr. günü nedeniyle ABD piyasaları dün kapalı konumda olsa da, seçilmiş başkan Trump’ın yemin töreni öncesinde küresel mali piyasalar genel hatları ile iyimser bir seyir izledi. Hatta bir adım geriye gidersek, geride bıraktığımız hafta, her ne kadar tedirgin başlasa da, Trump’ın ekonomi takımının enflasyon yaratmamak adına kademeli tarife artışı senaryosu üzerinde çalıştığı yönünde haberler, yine ABD’de zayıf enflasyon verileri ile birleşerek haftanın iyimser bir havada tamamlanmasına neden olmuştu.

Seçim sürecinde ve sonrası büyük bir ‘gürültü’ kopartan Trump, dün yemin ederek ikinci kez ve 47. ABD Başkanı olarak göreve resmen başladı. Amerika’nın “ihanet ve çöküş yıllarından” kurtarılması gerektiğini vurgulayan Trump, göçmenlik politikalarını öncelikli hedefi olarak ilan ederken, kendisini Tanrı tarafından seçilmiş bir ulusal kurtarıcı olarak tanımladı. Soğuk hava nedeniyle Kongre Binasının içinde gerçekleştirilen törende yaptığı konuşmada, 2020 seçim sonuçlarına ve önceki dönemin politikalarına yönelik eleştirilerde bulunarak, başkanlık dönemini radikal bir dönüşüm ve yeniden yapılanma süreci olarak tanımladı. Göreve başlama gününü “Kurtuluş Günü” olarak adlandıran Trump, bu dönemin Amerika için yeni bir başlangıç olacağını ifade etti.

Trump’ın yemin töreni öncesinde ABD dolarında geniş çaplı bir düşüş yaşanırken, ABD borsalarının kapalı olduğu günde Avrupa hisse senetlerinin yükselişe geçtiğini gördük. Yeni yönetimden bir yetkilinin, Trump’ın göreve başlar başlamaz ithalat tarifeleri uygulamayacağı yönünde açıklaması piyasalarda iyimserlik yarattı. DXY, ABD’nin en büyük ticaret ortaklarının para birimleri karşısında sert düşüş yaşadı. Bu gelişmeler, Trump’ın kademeli bir ticaret politikası izleyebileceği algısını güçlendirdi. Ayrıca, Trump’ın yeni kripto parası $TRUMP piyasada büyük ilgi gördüğünü de not edelim.

Biraz daha detaylandırmak gerekirse, haftanın ilk iş günü mali piyasalar açısından temkinli iyimser bir mod ile geçtiğini söyleyebilirim. Trump yönetiminden gelen tarife artışı şimdilik yok yönünde haber ile ABD’de vadeli endeksler yükselişe geçerken, Kıta Avrupasının ortak para birimi EUR ilk nazarda 1,04 seviyelerine kadar yükseldi. Altının ons fiyatı 2,725 dolar seviyesine kadar yükselirken, amiral gemi Bitcoin ise dalgalı bir seyir kaydederek, 109bin dolar seviyesini aşmak suretiyle yeni bir rekor kırması ardından, yemin töreni sırasında sert bir şekilde geriledi.

Koltuğa oturduğu ilk gün, Meksika sınırında acil durum ve Paris iklim anlaşmasından çıkmak gibi pek çok noktada kararname imzalayan Trump, Reuters haberine göre, daha önce söz verdiği gibi ilk gün hemen gümrük vergisi uygulamasa da, yasa dışı göçmenler ve ABD’ye fentanil geçişi nedeniyle 1 Şubat itibariyle Kanada ve Meksika’dan yapılan ithalata %25 vergi uygulamayı düşündüğünü söylemesi, iyimser havayı törpüledi. Trump’ın ikinci döneminin yüksek volatilite ile geçeceğini hemen hemen her gün ele alsak da, malûmunuz olduğu üzere, bizi ilgilendiren en büyük konu başlığı ise izleyeceği politikalarının enflasyon üzerinde etkili olup olmayacağıdır. Daha önce de dile getirdiğimiz üzere, masanın altın kuralının yine değişmeyeceğini düşünüyoruz. Bir iş adamı ve pragmatist bir kişi olan Trump’ın ilk nazarda korku salarak devamında ise anlaşma yoluna gideceğini düşünüyoruz. Bu yönde izlenecek politikalarının da illaki enflasyonist olacağını iddia edemeyiz. Bu bağlamda geçen hafta %4,80 seviyesini test eden 10 yıllık gösterge ABD tahvil getirisi bu sabah %4,53 seviyesine kadar geriledi!

Türkiye cephesinde ise USDTRY kuru kamu otoritesinin kontrolünde 35,55 – 35,60 seviyelerinde salınmaya dün de devam etti. Öte yandan, EURUSD paritesinde yaşanan dünkü sert yükseliş ile EURTRY kuru anlamlı oranda artış kaydederek psikolojik 37,00 seviyesinin üzerine yükselerek son iki ayın en yükseğini test etti. Hatırlatma yapmak gerekirse, EUR cephesinde yaşanan anlamlı yükselişleri satış fırsatı olarak okuyacağımızı daha önce belirtmiştik. Bu minvalde, EUR’da yaşanan yükselişi EUR gelirlerini hedge etmek maksadı ile kullanılabileceğini düşünüyoruz. Öte yandan, TCMB’nin multi yılların zirvesine yükselen döviz rezervlerindeki iyileşmenin de yardımı ile, KKM’den çıkış stratejisini hızlandırdığını görüyoruz. Dün yapılan açıklamada, altı ve on iki vadeli KKM hesabı açma ve yenileme imkânlarının sonlandırıldığı paylaşıldı.

BİST100 ana endeksi günü %0,5 oranında artışla tamamlarken önemli bir eşik olarak gördüğümüz 10bin endeks seviyesinin de üzerinde kapanış gerçekleştirdi. Öte yandan, bankacılık endeksinin %1,25 yükseldiği günde, yeni para girişinin istenilen düzeyde olmaması, yabancı yatırımcının da uzun süredir devam eden ilgisizliği, yükselişin kalıcı olup olmayacağını sorgulattı. Öte yandan, TCMB’nin 2025 yılına faiz indirim hikâyesi ile başlamasının yanı sıra başarılı geçen ihalelerinin de yardımı ile TL cinsi tahvil faizleri ikincil piyasada gevşeme dün de devam ederken, son dört iş gününde iki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi %1’den fazla gerileyerek %38,60 seviyesini test etti. Siyasi tarafta ise, Zafer Partisi Başkanı Özdağ Cumhurbaşkanına, CHP Gençlik Kolları Başkanı Aydın ise Başsavcıya hakaret ithamı ile gözaltına alındı. Olaya itiraz eden İstanbul Büyükşehir Başkanı İmamoğlu hakkında soruşturma başlatıldı.

Elbette, gözler Trump’ın dün akşam yemin törenini takip etse de, akıllarda TCMB’nin Perşembe günü sonuçlanacak olağan PPK toplantısının da bulunduğunun altını çizelim. Bizler, eğer bir dış şok olmazsa, TCMB’nin yılın geriye kalan her toplantısında 250 baz puan faiz indirimine giderek politika faizini %27,50 seviyesine çekeceğine kesin gözüyle bakıyoruz. Perşembe günü TCMB’nin piyasada var olan fazla TL likiditesini çekmek adına zorunlu karşılık oranında artışa da gidebileceğini düşünüyoruz. Dün TL referans faiz günü %46,64 seviyesinden tamamladı. Düşen faiz ortamında canlanacak kredi talebi ile konutun bu yıl iyi bir yatırım tercihi olacağını düşündüğümüzü daha önce de paylaşmıştık. Cuma günü açıklanan veriye göre konut fiyatları Aralık ayında %2 artıp uzun aradan sonra ilk kez reel artış kaydettiğinin de altını çizelim.

Gözler bir diğer taraftan da, Davos zirvesini takip ediyor. Davos Zirvesi bu yıl “Akıllı Çağ için İşbirliği” temasıyla, teknoloji, sürdürülebilirlik ve küresel işbirliğinin ekonomik büyümeye etkilerini ele alıyor. Liderler, yapay zeka, dijital dönüşüm ve yeşil enerji gibi kritik konularda stratejik ortaklıkların önemini vurgularken, yeni nesil teknolojilerin fırsatları ve risklerini tartışıyor. Zirve, küresel ekonominin yeniden şekillendiği bu dönemde, yenilikçi çözümlerle ortak hareket etmenin gerekliliğine dikkat çekiyor.

Yeni gün başlangıcında, Asya borsaları, ABD Başkanı Donald Trump’ın ticaret politikalarına dair açıklamaları ve gümrük tarifesi tehditleriyle dalgalı bir seyir izledi. Trump’ın Meksika ve Kanada’ya %25 gümrük vergisi uygulama planı, özellikle Meksika pezosu ve Kanada doları üzerinde baskı oluştururken, ABD doları değer kazandı. Çin’e yönelik %60’a varan tarifelerden bahsedilmemesi, kısa süreli bir rahatlama sağlasa da, piyasalarda belirsizliği artırdı. Genel olarak, Trump yönetiminin ticaret politikalarının detayları netleşmediği için yatırımcılar dikkatli bir şekilde pozisyon alırken, piyasalarda volatilitenin devam edeceği beklentisi ise netleşen tek başlık oldu.

Çin borsası hafif de olsa yükselirken, Hong Kong borsası önderliğinde Asya genelinde hâkim rengin yeşil olduğunu not edelim. Kripto para cenahında, Trump yönetiminden gevşek düzenleme politikaları beklentisi, dijital varlıklarda başlangıçta ralliyi tetiklese de, kazançların geri verildiğini gördük. Petrol fiyatları ise, ABD’nin enerji üretimini artırma planları nedeniyle düşüş yaşarken, altın güvenli liman edası ile son iki buçuk ayın zirvesine yükseldi. Gram bazında da 3,118 TL ile başka bir rekora imza atıldığını da hazır yeri gelmişken söyleyelim. Mali piyasaların gündeminde bugün Türkiye’de konut satışları, Almanya’da ise ZEW eğilim endeksi takip edilebilir.

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

BORSA

SASA yatırımcısı neden öfkeli? PDT dönüşümü ve İbrahim M. Turhan tartışması

Yayınlanma:

|

Yazan:

Borç sermayeye dönüştü, tartışma büyüdü

SASA Polyester’in 3 Haziran 2026 tarihinde açıkladığı Paya Dönüştürülebilir Tahvil (PDT) dönüşüm kararı, sermaye piyasalarında son dönemin en çok tartışılan işlemlerinden biri haline geldi. Şirket açısından bilançoyu güçlendiren bu adım, hisse yatırımcıları açısından ise “pay sulanması”, “değer kaybı” ve “güven erozyonu” tartışmalarını beraberinde getirdi.

Özellikle SASA Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim M. Turhan’ın geçmiş dönemde yaptığı açıklamalar nedeniyle yatırımcı tepkilerinin önemli bölümü şahsında toplandı.

Peki SASA ne yaptı, kim kazandı, kim kaybetti?

SASA ne yaptı?

Şirketin açıklamasına göre;

  • Yurt dışında ihraç edilen PDT sahipleri dönüşüm haklarını kullandı.
  • 37,3 milyon Euro nominal değerli tahvil hisseye dönüştürüldü.
  • Bunun karşılığında yeni paylar ihraç edildi.
  • Mevcut ortakların rüçhan hakları tamamen kısıtlandı.
  • Şirket sermayesi yaklaşık 785 milyon TL artırıldı.

Teknik olarak bakıldığında şirketin borcu azaldı ve özkaynakları güçlendi. Finansal açıdan değerlendirildiğinde bu işlem, borcun sermayeye dönüştürülmesi nedeniyle şirket bilançosunu rahatlatan bir yapı oluşturdu.

Şirket açısından olumlu sonuçlar

PDT dönüşümü sonrasında SASA’nın elde ettiği avantajlar şöyle sıralanabilir:

1. Döviz borcu azaldı

Tahvil yükümlülüğünün bir bölümü ortadan kalktı.

2. Finansal kaldıraç düştü

Borç/özkaynak dengesi iyileşti.

3. Faiz yükü azaldı

Gelecekteki finansman maliyetleri üzerinde olumlu etki oluştu.

4. Nakit çıkışı önlendi

Şirket tahvil geri ödemesi yapmak yerine hisse vererek yükümlülüğünü kapattı.

Yönetim perspektifinden bakıldığında bu işlem rasyonel ve bilanço güçlendirici bir finansman yöntemi olarak görülebilir.

Peki yatırımcı neden rahatsız oldu?

Sorunun cevabı “seyrelme etkisi” olarak adlandırılan süreçte yatıyor. Yeni hisseler üretildiğinde mevcut ortakların şirket içindeki pay oranı küçülür.

Buna sermaye piyasalarında “dilution” yani sulanma denilir.

Yatırımcıların itiraz ettiği temel nokta şu: Şirket borcunu azaltırken bunun maliyetinin önemli bir kısmı mevcut hissedarlara yansıtıldı.

Özellikle küçük yatırımcı açısından ortaya çıkan etkiler:

  • Hisse başına düşen şirket değeri geriledi.
  • Arz edilen pay miktarı arttı.
  • Satış baskısı oluştu.
  • Hisse fiyatı üzerinde aşağı yönlü baskı meydana geldi.
  • Portföy değerleri eridi.

Büyük tartışma: Tahvil yatırımcısı avantajlı mı oldu?

Piyasadaki eleştirilerin önemli bölümü bu noktada yoğunlaşıyor.

Tahvil yatırımcısı:

  • Önceden belirlenmiş şartlarla dönüşüm hakkı elde etti.
  • Belirli fiyat avantajına sahip oldu.
  • Hisseye dönüşüm sırasında daha korunaklı bir pozisyonda bulundu.

Borsa yatırımcısı ise:

  • Açık piyasadan hisse aldı.
  • Fiyat düşüşünün tüm riskini taşıdı.
  • Seyrelme etkisini doğrudan yaşadı.

Bu nedenle sosyal medyada sıkça dile getirilen görüşlerden biri şu oldu: “Şirket kurtarıldı ama küçük yatırımcı korunamadı.”

İbrahim M. Turhan neden hedef haline geldi?

Aslında kararın sahibi tek başına İbrahim M. Turhan değil. PDT ihracı ve dönüşüm süreçleri yönetim kurulu kararıyla ve SPK mevzuatı çerçevesinde yürütülüyor.

Ancak yatırımcı tepkilerinin önemli kısmı Turhan’a yöneldi. Çünkü İbrahim M. TUrhan aynı zamanda SASA Yönetim Kurulu Üyesi olması açıklamaları da yatırımcı o hassasiyet ile algıladı. Açıklamalar ile fiili duurm örtüşmeyip hisse değeri daha düşünce küçük yatırımcı dah afazla zarar etti; tartışmalar da bu noktada alevlendi.

Bunun birkaç nedeni bulunuyor.

1. Sürecin kamuoyundaki yüzü oldu

PDT mekanizmasını en fazla anlatan isimlerden biri İbrahim M. Turhan’dı.

2. Beklentiler ile sonuçlar uyuşmadı

Yatırımcılar açıklamalar sonrasında hisse üzerinde bu kadar güçlü bir baskı beklemiyordu.

3. Satış baskısı öngörülemedi

Piyasada oluşan fiyat hareketleri yatırımcıların hesaplarının ötesine geçti.

4. Güven sorunu oluştu

Hisse fiyatındaki sert düşüşler sonrasında yatırımcılar açıklamaların yeterince risk içermediğini düşünmeye başladı.

Yatırımcılar yanıltıldı mı?

Bu soru bugün en çok tartışılan konu.

Ancak hukuki açıdan bakıldığında;

“Yanıltma”, “manipülasyon”, “yanlış yönlendirme” gibi kavramların oluşabilmesi için SPK tarafından yapılacak inceleme ve hukuki süreçlerin sonuçlanması gerekir.

Bugün itibarıyla kamuoyuna açıklanmış herhangi bir SPK kararı veya yargı hükmü bulunmamaktadır.

Bu nedenle; “Yatırımcılar kesin olarak yanıltıldı” demek de, “Hiçbir sorun yaşanmadı” demek de mümkün değildir.

Ancak yatırımcı algısında ciddi bir güven kaybı oluştuğu açıktır.

Asıl sorun ne?

Bu olay aslında Türkiye sermaye piyasalarının kronik sorunlarından birini yeniden gündeme getirdi: Finansal mühendislik ile yatırımcı iletişimi arasındaki kopukluk.

Şirket yönetimleri bilanço açısından doğru kararlar alabilir.

Ancak bu kararların;

  • Küçük yatırımcıya etkileri,
  • Riskleri,
  • Olası fiyat baskıları,
  • Seyrelme sonuçları,

yeterince açık anlatılmadığında piyasalarda güven sorunu ortaya çıkıyor.

Sonuç

SASA’nın PDT dönüşümü şirket açısından bakıldığında borcu azaltan ve özkaynakları güçlendiren başarılı bir bilanço operasyonu olarak görülebilir.

Ancak borsa yatırımcısı açısından tablo çok daha farklıdır.

Payların seyrelmesi, hisse fiyatındaki sert düşüşler ve oluşan güven kaybı nedeniyle küçük yatırımcı önemli ölçüde zarar gördüğünü düşünüyor.

Bugün yaşanan tartışmanın merkezinde yalnızca bir sermaye artırımı değil; şeffaflık, yatırımcı iletişimi ve kurumsal güven meselesi bulunuyor.

Sermaye piyasalarında para kaybı telafi edilebilir.

Ancak yatırımcı güveni kaybedildiğinde onu geri kazanmak çok daha zor oluyor.

Bankavitrini.com Analiz

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.