Connect with us

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

ABD’de kapanma krizi derinleşiyor: Altın zirvede, gözler ADP ve İTO verilerinde

Yayınlanma:

|

ABD’de bütçe krizi nedeniyle -1981’den bu yana 16. kez- hükûmetin kapanmasına saatler kaldı. Senato’da geçici finansman tasarısı yeterli oyu alamayınca, bugün itibarıyla devlet daireleri zorunlu hizmetler dışında faaliyetlerini durduracak. Demokratlar sağlık desteklerinin bütçeye eklenmesini isterken, Cumhuriyetçiler bunu reddediyor. Uzlaşma olmaması, milyonlarca çalışanın maaş alamaması ve hizmetlerde ciddi aksama anlamına geliyor.

Geceyi hafif de olsun yükselişle tamamlayan ABD borsaları, Senato’nun geçici bütçe tasarısını reddetmesi ardından bu sabah vadeli işlemlerde kırmızılara büründü. Aylık bazda bakılırsa, en büyük 500 şirketin işlem gördüğü S&P500 endeksi %3,5 yükselişle 2010’dan bu yana en güçlü Eylül performansını sergiledi. Nasdaq’ın %5,6 yükselişi dikkat çekerken, Dow %1,9 kazanç sağlayarak 2019’dan bu yana en iyi Eylül getirisine imza attı. Çeyreklik bazda ise S&P500 %7,8 ile 2020’den bu yana en güçlü üçüncü çeyreğini yaşadı. Nasdaq %11,2  yükselişle 2010’dan bu yana en iyi üçüncü çeyrek performansını kaydederken, Dow da %5,2 oranında artışla güçlü bir kapanış yaptı.

Yeni gün ay ve çeyrek başlangıcında, Pasifik’in diğer ucunda da temkinli bir seyir görüyoruz. Gösterge endeks Tokyo borsası %1,2 düşerken, geniş tanımlı Topix endeksinde ise düşüş %1,7 oldu. Japonya’da bu sabah açıklanan verilere göre, imalat sektörü Eylül ayında son altı ayın en hızlı daralmasını kaydetti. Çin’den gelen zayıf talep ve ABD tarifeleriyle bağlantılı olarak yeni siparişler sert düşerken, ihracat da geriledi. Nikkei endeksinin önceki çeyreği %11 ralli yaparak tamamladığını not edelim. Güney Kore borsası %0,7 yükselerek son çeyrekteki %11,5’lik kazançlarını genişletirken, bu artış, eylül ayında ihracatın son 14 ayın en hızlı temposuna ulaşmasından kaynaklandı. Tayvan borsası ise %1,3 değer kazandığını görüyoruz. Haber akışında, Tayvan’ın, Washington’un yarı iletken üretiminin yarısının ABD’de yapılmasını öngören anlaşmayı kabul etmeyeceklerini açıklaması etkili oldu.

ABD’de hükûmetin kapanmasına saatler kala, vadeli kontratlar, Ekim ayında Fed’in faiz indirme olasılığını %96’ya yükselirken, Aralık beklentisi de %74 seviyesine yükseldi. Trump bazı federal işçileri geçici de olsa işten çıkarmak zorunda kalacaklarını belirtmesi, faiz indirim beklentilerini arttırdığını görüyoruz. Petrol fiyatları, üst üste iki gün süren sert değer kayıpların ardından bu sabah yatay seyretti. OPEC+’ın gelecek ay daha büyük bir üretim artışı planlayabileceği ihtimaliyle neredeyse üç günde Brent cinsi ham petrol fiyatları 71 dolarda 66 dolar seviyesine kadar geriledi. Petrolün gerilemesi, enerji ithalatçısı olan Türkiye ve KKTC için iyi bir haber.

Dün çeyrek dönem sonu olması nedeniyle özellikle kıymetli madenler cephesinde büyük bir volatilite yaşandı. Hâliyle, tıpkı bizim izlemek istediğimiz stratejiye paralel, dönem sonunda kâr realizasyonu isteğinin bir parçası olarak, dün sabah saatlerinde 3,871 dolar seviyesine kadar yükselen altının ons fiyatı, gün içerisinde neredeyse 100 dolar kadar gerileyerek 3,792 seviyesine kadar geri çekildi. Benzer bir şekilde, gümüş cephesinde, 47 seviyesinin üzerinde başlayan gerileme, 45,78 dolar seviyesine kadar devam etti. Çeyrek dönemin sırasıyla 3,858 ve 46,67 dolardan kapanması ardından bu sabah kıymetli madenlerin tekrar yönünü yukarıya çevirdiklerini görüyoruz. Altın sabah saatlerinde 3,875 dolar ile yeni bir rekor kırarken, gümüş ise 47,55 dolar ile tüm zamanların zirvesinin 2,5 dolar gerisinde yer alıyor. Yükseliş isteğinin devam etmesini bekliyoruz. Gümüş bu kadar yol gelmişken, 48-50 dolar bandından bulunan Çanakkale geçilmez seviyesini mutlaka test edeceğini düşünüyoruz. Seviyesinin geçilmesi durumunda ise, emniyet kemerlerini sıkıca bağlamak gerekiyor! Gümüşün tüm zamanların en yüksek çeyrek dönem kapanışını yaptığının da altını çizelim.

ABD’de hükûmetin kapanmasına saatler kala, ABD ekonomisinin sağlığı hakkında en iyi ipuçlarını verdiğine inanılan tarım dışı istihdam raporunun Cuma günü yayınlanmayacağı görüşünden hareketle, bugün açıklanacak ADP özel sektör istihdam verisinin daha da bir önem kazandığını düşünüyoruz. Reuters anketine göre, özel sektörde 50 bin kişilik sınırlı bir istihdam artışı bekleniyor. Dün açıklanan verilere göre ise, Ağustos ayında iş ilanlarının sınırlı artış gösterirken, işe alımların yavaşladığını ve tüketici güveninin beklentilerin üzerinde düştüğünü gördük. Dolar endeksi üç günlük kaybın ardından yeni çeyreğe yatay bir başlangıç yaparken, 10 yıllık gösterge tahvil getirisi ise %4,15 ile önemli bir değişiklik göstermedi. Kripto cenahında ise 108bin destek bölgesinden bir kez daha zıplayan bitcoin, 114bin dolar seviyelerinde salınmaya devam ediyor.

Türkiye cephesinde ise dün açıklanan makroekonomik veriler yakından takip edildi. TÜİK verilerine göre, mevsim etkisinden arındırılmış seriye göre işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,4 puan artarak %8,5 oldu. İş bulma ümidini kaybedenlerden ya da zamana bağlı eksik istihdamı gösteren geniş tanımlı atıl işgücü, Ağustos ayında %29,7 değerini aldı. İşgücü piyasasında zayıflama eğilimi görülürken, Türk-İş’in hazırladığı Eylül ayı Açlık ve Yoksulluk Sınırı raporuna göre, Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapılması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 27,970 TL’ye, gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 91,109 TL’ye yükseldi. Bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ aylık olarak 36,304 TL’ye yükselirken, asgari ücretin net 22,105 TL olduğunu ve yakın vadede bir düzeltme beklentisi olmadığını not edelim.

Raporun alt kalemlerinde, Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin gıda için yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış bir önceki aya göre %3,17 oranında gerçekleşti. Türk-İş verileri ardından bugün İTO tarafından açıklanacak verileri takip edeceğiz. Özellikle Ankara’da gıda enflasyonunun yüksek düzeyde gelmesi, Cuma günü açıklanacak resmî veriler üzerinde bir miktar yukarı yönlü risk oluşturduğunu not edelim.

Öte yandan, Türkiye’de zayıf büyüme hızının bir yansıması olarak, Ağustos ayında dış ticaret açığı geçen yılın aynı dönemine göre %16 daralarak 4,2 milyar dolar ile son dönemin en düşük seviyesinde gerçekleşti. Türk mali piyasalarındaki göreceli olarak ‘tatsız’ hava dün de korundu. Siyasî ve hukukî belirsizliklerin kafaları kurcalamasının yanı sıra, Eylül ayı enflasyonunun yüksek gelebileceği endişesi de bu eğilimde etkili oldu. BIST100 ana endeksi düşüşünü üçüncü güne taşırken, USDTRY kuru 41,60 seviyesine yaklaştı. CDS risk primi yatay kalırken, tahvil faizlerinin getirilerinde ise bir miktar da olsa düşüş dikkat çekti. Altının gram fiyatı 5,170 TL, gümüşün gram fiyatı ise 63 TL seviyesine gelerek yeni bir rekor kırdı!

Mali piyasaların gündeminde bugün Türkiye, Almanya, Euro bölgesi ve ABD’de büyümenin öncü göstergesi olan imalat PMI verileri takip edilebilir. Yukarıda da değindiğim üzere, İTO enflasyon verisi ile ABD ADP özel sektör istihdam raporu önem arz ediyor. Galatasaray’ın İngiliz devi Liverpool’u akşam devirmesi ardından bu sabah Türk mali piyasalarının güne ‘mutlu’ bir başlangıç yapmasını bekliyoruz. Bir Fenerbahçe taraftarı olarak tebrik ederim.

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Savaşın gölgesinde gözler yeniden teknoloji devlerinin bilançolarında

Yayınlanma:

|

Yazan:

Dün KKTC Mali piyasaları 20 Temmuz Özgürlük ve Barış Bayramı nedeniyle kapalı konumdaydı. Bayramımız öncelikle kutlu olsun. Kıbrıs’ta son günlerde hareketli seyir dikkat çekiyor. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in 27-29 Temmuz tarihlerinde dayı ziyaret etmesi bekleniyor. İki liderle ayrı görüşmelerin ardından üçlü zirve gerçekleştirilecek. BM, taraflar arasında diyaloğu yeniden canlandırmayı ve ağustos sonu veya eylül ayında yeni bir gayriresmî 5+1 toplantısı için ortak zemin oluşturmayı amaçlıyor. Sürecin seyrinin, Kıbrıs meselesinde önümüzdeki dönemin diplomatik takvimi açısından belirleyici olacağını düşünüyoruz.

Öte yandan, KKTC-Türkiye arasında doğalgaz hattı için ilk imzalar atıldı. İmzalanan mutabakat zaptı kapsamında Türkiye’den deniz altı boru hattıyla KKTC’ye doğalgaz ulaştırılması hedefleniyor. Projenin hayata geçmesiyle enerji arz güvenliğinin güçlenmesi, elektrik üretim maliyetlerinin düşmesi ve sanayi ile turizm sektörünün rekabet gücünün artması amaçlanıyor. Rum basınında projenin geniş yankı bulduğunu görüyoruz. NATO Zirvesi’nde Türkiye’nin gövde gösterisinin ardından, bazı yorumlarda, su ve elektrik projelerinin ardından doğalgaz hattının da tamamlanmasıyla KKTC’nin enerji alanında ciddi bir avantaj elde edebileceği, mevcut eğilimin sürmesi halinde Güney Kıbrıs’ın gelecekte KKTC’den daha ucuz elektrik temin etmek zorunda kalabileceği değerlendirmelerine yer verildi.

Büyük resme baktığımızda ise Avrupa’nın Rus gazına alternatif arayışı devam ederken, Doğu Akdeniz kaynaklarının KKTC üzerinden Türkiye’ye, oradan da Avrupa pazarına ulaştırılması, mesafe ve maliyet açısından en rasyonel güzergâhlardan biri olacağı enerji uzmanları tarafından değerlendiriliyor. Ancak bölgedeki jeopolitik dengeler ve siyasi anlaşmazlıklar, ekonomik açıdan en verimli görülen bu rotanın hayata geçirilmesinin önündeki en büyük engel olmayı sürdürüyor. Bu sürecin, KKTC’nin uluslararası alandaki k gündemin merkezinde  onumuna da olumlu katkı sağlamasını temenni ediyoruz.

Küresel mali piyasaların gündeminde ise ABD-İran savaşının gündemin merkezinde yer tutmaya devam ediyor. ABD ordusunun Mart ayından bu yana ilk kez can kaybı yaşaması ardından jeopolitik riskler yeniden tırmanırken, Hürmüz Boğazı’nda petrol tankerlerine yönelik saldırılar ve bölgedeki enerji altyapısını hedef alan gelişmeler, arz güvenliğine ilişkin endişeleri yeniden artırdı. Tansiyonun barometresi konumunda Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı dün gün içinde 91 doların üzerine yükselse de, diplomatik temasların yeniden başlayabileceği beklentisiyle kazanımlarının önemli bir bölümünü geri verdi.

Petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen küresel risk iştahında belirgin bir bozulma yaşanmaması dikkat çekiyor. Cuma günü teknik açıdan önemli gördüğümüz 100,50 seviyesini bir kez daha test eden dolar endeksi (DXY), buradan gelen tepki alımlarıyla 100,90 seviyesine toparlandı. Enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon endişelerini yeniden gündeme taşımasıyla, piyasaların para politikası beklentileri açısından yakından izlediği ABD 2 yıllık tahvil getirisi de hafif yükselerek %4,20 seviyesine çıktı. Vadeli kontratlar yıl sonuna kadar toplam 33 baz puanlık faiz artışını fiyatlarken, ekim toplantısında faiz artırımı olasılığı %71 seviyesinde bulunuyor.

Faiz getirisi olmayan kıymetli metallerde ise altının ons fiyatı 4,040 dolar seviyesine yükselirken, gümüşün ise geçen hafta büyük bir önemle takip ettiğimiz 54 dolar seviyelerini test ederek toparlanmaya başladığını görüyoruz. Gümüşte son günlerde fiyatın gerilemesine rağmen teknik analizde sıklıkta rastladığımız güç göstergesi olan RSI göstergesinin gerilememesi, hatta yükselmesi, dibin test edilmiş olabileceğine işaret ediyor. Teknik mânâda aşağıdaki grafikten de görülebileceği üzere bu sabah 58 dolar seviyesine yaklaşan gümüşte, eğer beklenmedik olumsuz bir gelişme olmazsa yukarı yönlü isteğin artmaya başlayacağını düşünüyoruz. Böyle bir durumda yukarıda ilk seviye olarak 63 doları hedefleyeceğiz. Bugün kademeli olarak uzun pozisyona geçmek için hazırlıklara başlayacağız.

Gümüşte yukarı yönlü hareketlilik dikkatimizi çekmeye devam ederken, altın tarafında da benzer bir hareketten söz etmek adına yukarıda 4,100 dolar seviyesinin üzerinde kapanış görmek isteyeceğiz. Aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere, Bloomberg Emtia Endeksinin genelinde yeniden yükseliş isteğinin tırmandığını görüyoruz. Öte yandan, dört haftadır yükseliş isteği sergileyen lâkin bir türlü 65 bin dolar seviyesinin üzerine yerleşemeyen Bitcoin bu sabah 65,500 dolar seviyelerine kadar gelerek kıymetli metallerdeki yükselişe eşlik ettiğinin altını çizmek isteriz.

Yemen’deki İran destekli Husilerin Suudi Arabistan’a deniz ablukası ilan etmesi, ABD-İran savaşının Kızıldeniz’e yayılma riskini artırdı. Henüz Bab el-Mendep Boğazı’nın tamamen kapandığına dair bir bilgi bulunmazken, olası saldırılar veya sevkiyatların aksaması, Hürmüz Boğazı’ndaki kayıplara ek olarak küresel petrol arzı, navlun ve sigorta maliyetleri üzerinde baskı yaratabileceğini düşünüyoruz. Buna karşılık İran ile ABD arasında ateşkes arayışlarının sürmesi, petrol fiyatlarındaki ilk yükselişin sınırlı kalmasını sağladı. Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı dün gün boyu 86-91 dolar geniş bandında hareket ettikten bu sabah 88 dolar seviyelerinde dengelendiğini görüyoruz.

ABD borsaları dün geceyi yatay tamamlarken, yeni gün başlangıcında, Pasifik’in diğer ucunda iyimser bir seyir görüyoruz. Orta Doğu’da ateşkes için yürütülen arabuluculuk girişimlerinin yanı sıra petrol fiyatlarını bir aylık zirveden aşağı gevşemesiyle gösterge endeks Tokyo borsası %2,5 yükselirken, gözlerin üzerine çevrili olduğu ve dün %4,5 gerileyen Güney Kore borsası KOSPI bu sabah %4,5 yükseliş kaydetti. ABD borsalarının da vadeli işlemlerinde yükseliş isteği göze çarparken, Nasdaq vadelisinde %1 yükseliş dikkat çekiyor.

Jeopolitik riskler ve petrol fiyatlarındaki oynaklık yakından takip edilirken, piyasaların odağı ikinci çeyrek bilanço sezonuna çevrilmiş durumda. Bu hafta Alphabet, Tesla, Intel ve IBM başta olmak üzere teknoloji devlerinin açıklayacağı finansal sonuçlar, yıl boyunca yapay zekâ temasıyla yükselen piyasaların yönü açısından kritik önemle takip edilecektir. Alphabet’in yeni yapay zekâ çipleri geliştirdiğine yönelik haber akışı teknoloji sektörüne alım getirdi. Ancak beklentilerin oldukça yükseldiği mevcut ortamda, şirketlerin yalnızca kârlılık rakamları değil, gelecek döneme ilişkin verecekleri mesajlar da piyasalarda belirleyici olacaktır.

Avrupa siyasetinde ise İngiltere’de yeni dönem resmen başladı. İşçi Partisi lideri Keir Starmer’ın görevden ayrılmasının ardından başbakanlık koltuğuna oturan Manchester eski Belediye Başkanı Andy Burnham, son 10 yılda yedinci başbakan oldu. Siyasî istikrarsızlığa son verme sözü veren Burnham, 40 yılın en büyük değişimini hedefleyen yeni bir siyasi ve ekonomik model hazırlayacağını açıkladı. İlk aşamada hayat pahalılığı, konut sorunu ve zayıf ekonomik büyümeye odaklanacağını söylerken, piyasa fiyatlamasına bakarsak GBPUSD paritesi 3 gündür gerileyerek 1,3430 seviyelerine geri çekildi. İngiltere borsası FTSE100 de benzer bir şekilde günü %0,7 oranında düşüşle tamamladı. Bu arada dün gece saatlerinde, daha önce 2002-2007 yılları arasında Hazine’de görev yapan Savunma eski Bakanı John Healey’i maliye bakanı olarak atadı. Healey, yatırımcılar ve parlamenterler tarafından deneyimli ve güven veren bir isim olarak karşılandığını haber akışında okuyoruz. Bugün İngiltere piyasalarının Healey atamasını nasıl fiyatlayacağını takip edeceğiz.

TCMB, Piyasa Katılımcıları Anketi’nin Temmuz ayı sonuçlarına göre, sene sonu TÜFE beklentisi ve on iki ay sonrasına ilişkin beklenti hemen hemen önemli bir değişim göstermeden sırasıyla %29,21 ve %23,95 oldu. Sene sonu USDTRY kuru beklentisi 51,55 olurken, sene sonuna kadar katılımcılar TCMB’den 230 baz puan faiz indirimi beklerken (%37’den %34,70), Perşembe günü sonuçlanacak olağan PPK toplantısında ise faizlerin sabit tutulacağı tahmin ediliyor (bakınız grafik).

Türk mali piyasaları geçen hafta tahterevalli misali inişli çıkışlı bir seyir izlemişti. Küresel arenada cereyan eden olumsuzluklar ve iç siyasette artan endişeler ön plana çıkarken, NATO Zirvesi ardından yeşeren ABD yaptırımlarının kalkacağı beklentisi, S-400 ve F-35 meseleleri ön planda kalmaya devam etti. Dün BIST100 ana endeksi günü %0,7 oranında artışla tamamlarken, bankacılık endeksi %1,6 geriledi. USDTRY kuru kamunun kontrolünde 47,20 seviyelerine gelirken, yurt içi yerleşiklerin TL ilgisinin devam ettiğini görüyoruz. TCMB’nin Cuma valörlü işlemlerde 38 milyar dolar seviyesine yükselen net yabancı para pozisyonu, pazartesi valörlü işlemlerde -hafta sonu riski- 33,7 milyar dolar seviyesine geriledi. Altın fiyatlarının derleme etkisiyle rezervler üzerinde olumsuz etki doğurması, net pozisyon üzerinde baskı kuruyor. CDS risk primi uzun bir aradan sonra 220-230 baz puan seviyelerini terk ederek 240 baz puana yükseldi.

23. FIFA Dünya Kupası’nın finalinde İspanya, uzatma dakikalarında bulduğu golle Arjantin’i 1-0 mağlup ederek tarihindeki ikinci Dünya Kupası şampiyonluğunu kazandı. Maç boyunca oyunun kontrolünü elinde tutan İspanya, üstün futbolunu son bölümde skora yansıtmayı başarırken, bu zaferle şampiyonluk sayısını ikiye çıkararak Fransa ve Uruguay’ı yakaladı. Arjantin ise üç şampiyonlukta kaldı. Böylece Dünya Kupası tarihindeki denge de Avrupa lehine biraz daha bozuldu. Avrupa ülkeleri toplam 13, Güney Amerika temsilcileri ise 10 şampiyonluğa ulaştı. Turnuvanın ardından Paraguay ve Arjantin eleştirilen odağına yerleşti.

TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi

 1784608675e2304d3d1b8bc1ec89b151b6a29ab196_1_1200.jpg

TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi – USDTRY ve TÜFE

 1784608675b84fb85136bc6d82eb4b0ac3c71b9e33_2_1200.jpg

Gümüş

 178460867599e52501f96b6cf82afa16d49315452d_3_1200.jpg

Bloomberg Emtia Endeksi

17846086753642178d1df80965fb0d3b729e577203_4_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Küresel risk iştahı zayıf. Savaşın gölgesinde satış baskısı teknolojiye sıçradı

Yayınlanma:

|

Yazan:

ABD ile İran arasındaki gerilim yeniden hız kazandı. ABD ordusu, İran’ın özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki askerî kapasitesini zayıflatmayı hedefleyen yeni hava saldırıları düzenlerken; İran da bölgedeki ABD üslerine füze ve İHA saldırılarıyla karşılık verdi. Çatışmaların yeniden tırmanmasıyla Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği büyük ölçüde dururken, İran’ın, ABD’nin enerji altyapısını hedef alması durumunda Kızıldeniz’deki Bab el-Mendeb Boğazı’nı da baskı unsuru olarak kullanabileceği belirtiliyor. Bu gelişmeler enerji arzına ilişkin endişeleri artırırken, petrol fiyatları yüksek seyrini koruyor. Brent cinsi ham petrol 85 dolar seviyesinde denge bulsa da, son iki haftada %20’den fazla yükseliş kaydettiğini hatırlatalım. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, önümüzdeki haftalarda gerilimin düşmemesi hâlinde küresel enerji arzı açısından ciddi risklerin oluşabileceği uyarısında bulundu.

İran ve ABD’nin geçen ay sağlanan ateşkes öncesindeki noktaya geri döndüğünü görüyoruz. Önümüzdeki günlerde yeniden müzakere masası etrafında bir araya gelinemezse, çatışmaların daha da tırmanmasından endişe ediyoruz. Hâliyle bu görünüm, küresel piyasalarda risk iştahını baskılamaya devam ediyor. Bu bağlamda son ayların zayıf halkası konumunda kıymetli metallerde satış baskısının sürdüğünü görüyrouz. Altındaki son zayıflığı yalnızca Fed’in faiz artırımına bağlamanın da zayıf bir argüman olduğunu düşünüyoruz. Faiz getirisi sunmayan kıymetli metaller faizlerin arttığı dönemlerde genellikle baskı altında kalsalar da, ezber bozarcasına Fed’in faizleri artırdığı dönemlerde de değer kazanabildiklerini daha önce de tecrübe ettik.

Son aylarda yaşadığımız baskının temel nedeni ise Orta Doğu’da savaşın yarattığı likidite sıkışıklığı olarak ön plana çıkıyor. Gemilerin yüzmediği, uçakların rahatça uçamadığı, tedarik zincirlerinin kırıldığı bir ekosistemde, turizm gelirlerinin bile sarsılması hâliyle bütçe açıklarını artırarak likidite ihtiyacını da ön plana çıkarıyor. Küresel dolar likiditesinin sıkıştığı durumlarda, altın rezervleri dâhil çeşitli varlıklarda otoritelerin satışa yönelmesini normal karşılamak gerekiyor. En basit örneği çok uzaklarda aramamak gerekiyor. Savaşın en yoğun hissedildiği geçen aylarda TCMB’nin yüklü altın satışları ister istemez altın fiyatlarının seyrini olumsuz yönde etkilemişti. Hülâsa, jeopolitik gerilim sürdüğü ve dolar likiditesi üzerindeki baskı devam ettiği müddetçe kıymetli metallerin yönünü yukarıya çevirmekte zorlanacağını düşünüyoruz. Haftalık kapanışın bizlere önemli ipuçları sunacağını da unutmamak gerekiyor. Bu bağlamda, teknik bir bakış açısıyla bu sabah 55 dolar seviyesinin altını test eden gümüşte asıl hareketin başladığı 54,35 dolar seviyesini büyük bir dikkatle takip edeceğiz. Dört bin dolar seviyesinin altını test eden altında ise 3,950 dolar seviyesi kritik destek konumunda olduğunu hatırlatalım.

ABD borsalarının dün geceyi düşüşle tamamlarken, teknoloji hisselerinin işlem gördüğü Nasdaq Bileşik endeksi %1,5 geriledi. Micron, Dell, Broadcom gibi ön planda olan teknoloji hisseleri %5’in üzerinde gerilerken, Netflix’in üçüncü çeyrek için açıkladığı finansallar piyasa beklentilerinin altında kaldı: şirket hisseleri geceyi %8’in üzerinde değer kaybıyla tamamladı. Bu sabah Pasifik’in diğer cephesinde ekranların koyu kırmızıya boyandığını görüyoruz. Gösterge endeks Tokyo borsası ve teknoloji ağırlıklı Tayvan borsasında düşüş %4,5’i aşarken, son dönemlerin flaş ismi hatta son günlerde tahterevalli tarzı bir görünüm sunan Güney Kore borsası KOSPI her ne kadar bu sabah kapalı konumda olsa da, tepeden düşüşün %30 seviyesine geldiğini not edelim. ABD borsalarının da vadeli işlemlerinde düşüş isteğinin korunduğunu görüyoruz. Nasdaq vadelisi %1 daha gerilerken, yarı iletken hisselerindeki satış baskısının genele yayıldığını söylememiz gerekiyor.

Jeopolitik risklerin yeniden yükselmesiyle petrol fiyatları haftalık bazda %11’in üzerinde prim yapmaya hazırlanırken, zayıf ABD enflasyon verilerinin etkisiyle Fed’in yıl sonuna kadar yalnızca 27 baz puanlık faiz artırımı yapacağını fiyatlamaya devam ediyor. Ani bir faiz artırım ihtimali için takip edilen 29 Temmuz toplantısına yönelik beklenti ise %10 seviyesine kadar geriledi. Daha önce de sıklıkla belirttiğimiz üzere, Fed’in yeni başkanı Warsh’un kurumu yeniden şekillendirmeye hazırlandığını ve enflasyona karşı sıfır tolerans anlayışıyla şahin bir duruş sergilediğini görüyoruz. Buna karşın ay başından bu yana açıklanan ABD istihdamı ile tüketici ve üretici enflasyonu verileri, sanılanın aksine büyük çaplı bir enflasyon sorununa işaret etmiyor. Bu minvalde, yapay zekâ devriminin neler getireceği, Trump’ın dünyayı nereye sürükleyeceğinin bilinmediği bir ekosistemde, Fed Başkanı Warsh da beklenti yönetimini sıkı tutmaya çalışarak şahin tonunu korusa da, faiz artışının kolay bir seçenek olmayacağını düşünüyoruz.

Bu bağlamda, dolarda yaşanan son dönemdeki güçlenmeden elbette çekinsek de, ya da teknik mânâda dolar endeksinin (DXY) 100,50 seviyesinin üzerinde kalması bizler mutlu etmese de, yükseliş isteğinin devam etmemesi gerektiğini düşünüyoruz. ABD insanının servetinde hisse senetlerinin ne kadar büyük bir yer tuttuğunu geçen günlerde paylaşmıştık. Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesi hisse senetlerinde yaşanacak büyük çaplı bir düşüş hâliyle seçmen nezdinde ciddi bir varlık kaybı yaratması, Trump’ın hiç de arzulamadığı bir tabloya neden olabilir. Tüm bu gelişmeleri birlikte değerlendirdiğimizde, savaşın aslında kimseye faydası olmadığını çok net bir şekilde söylememiz gerekiyor.

Türkiye cephesinde ise bir günlük tatil ardından dün ılımlı bir günün geride kaldığına şahitlik ettik. TCMB’nin rezerv pozisyonu iyileşmeye devam ederken, S-400 mevzusu ve CAATSA yaptırımlarıyla ilgili olumlu beklentilerin ışığında BİST100 ana endeksi günü %1,2 artıda tamamladı. Endeks üzerinde ağırlığı bulunan halka açık bir faktoring şirketindeki son üç günlük taban serisi borsadaki yükselişi sınırlandırdı. Enerji fiyatlarının gölgesine rağmen iki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi hafif de olsa gerileyerek %41,15 seviyesine gevşerken, TCMB’nin önümüzdeki hafta düzenlenecek olağan PPK toplantısında faiz oranlarını sabit bırakacağını düşünüyoruz.

USDTRY kuru pazartesi valörlü işlemlerde hafta sonu fonlama faizinin de etkisiyle 47,15 seviyesine yükseldi. Türk insanının bir numaralı yatırım aracı olan gram altın 6 bin TL seviyesine gerilerken, altın fiyatlarında yaşanan düşüşün Türkiye ekonomisini pek çok kanaldan olumsuz etkilediğinin de altını çizmek gerekiyor. Bugün TCMB ve BDDK’nın haftalık verilerini takip edeceğiz. Makro cephede ise Türkiye’de konut satışları, Euro bölgesi TÜFE, ABD yeni konut inşaatları, sanayi üretimi ve Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi takip edilebilir.

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Savaş enflasyonu tehdit etse de, piyasa Fed’in şahinliğini fiyatlamıyor

Yayınlanma:

|

Yazan:

ABD ile İran arasındaki gerilimin yeni bir aşamaya taşındığını görüyoruz. ABD ordusu, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma kararının ardından Bandar Abbas, Büyük Tunb Adası ve çevresindeki kıyı savunma sistemleri, füze ve İHA altyapılarını hedef alan hava saldırısı düzenledi. İran ise Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün’deki ABD askerî noktalarına füze ve İHA saldırılarıyla karşılık verdiğini açıkladı. Çatışmaların yeniden şiddetlenmesiyle birlikte Hürmüz Boğazı’ndaki enerji sevkiyatı üzerindeki riskler artarken, tansiyonun barometresi konumunda Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı 86 dolara kadar yükselerek son bir ayın en yüksek seviyesini test etti.

ABD Başkanı Trump, İran’ın anlaşmaya hazır olduğunu savunurken, Tahran yönetimi yaşananları varoluş savaşı olarak nitelendirdi. Jeopolitik risklerin yeniden tırmanması, enerji arzına ilişkin endişeleri ön plana çıkarırken, güvenli liman talebini de artırdı. Enerji fiyatlarındaki bu sert yükseliş, enflasyonla mücadelede elde edilen kazanımların kalıcılığına ilişkin soru işaretlerini de beraberinde getirdi. Öte yandan, Wall Street Journal, Trump yönetiminin İran’a yönelik askerî operasyonları genişletmeyi ve kara birliklerinin kullanılması da dâhil olmak üzere çeşitli seçenekleri değerlendirdiğini yazdı. Bu gelişmeyi, piyasalarda jeopolitik risk priminin bir süre daha yüksek seyredebileceği şeklinde yorumladık.

Her ne kadar enflasyon kaygıları tırmansa da, ABD’de son günlerde açıklanan makro verilerin enflasyon baskılarının zirve yapmış olabileceğine işaret ettiğini düşünüyoruz. Hatırlatmak gerekirse, her ayın ilk cuması ABD’de açıklanan istihdam raporu beklentilerin oldukça altında kalmış, hafta ortası açıklanan tüketici enflasyonu ise aylık bazda pandemi döneminden bu yana en sert düşüşü kaydetmişti. Benzer şekilde dün açıklanan üretici enflasyonu haziran ayında beklentilerin belirgin altında kalarak enflasyondaki yavaşlamanın tüketici fiyatlarıyla sınırlı olmadığını gösterdi. Aylık bazda ÜFE %0,3 gerileyerek Nisan 2025’ten bu yana en sert düşüşünü kaydetti. Ayrıca mayıs ayı verileri de aşağı yönlü revize edildi.

Beklentilerin altında kalan tüketici ve üretici enflasyonu verileri, ABD’de fiyat baskılarının zayıflamaya devam ettiğini gösterirken, Fed’in ilave faiz artırımı ihtimalini de önemli ölçüde azalttı. Vadeli piyasalarda temmuz ayında (ani) bir faiz artırımı olasılığı %10 seviyesine kadar gerilerken (hatırlayınız ay başında %43 seviyelerinde idi), yıl sonuna ilişkin toplam faiz artışı beklentisi de enflasyon verileri öncesinde test ettiği 44 baz puandan 26 baz puana düştü. Tek bir aylık veriye bakarak enflasyon cephesinde zafer ilan etmenin kesinlikle doğru olmayacağını düşünüyoruz. Açıklanan verilerin, ateşkesin sağlandığı ve enerji fiyatlarının belirgin şekilde gerilediği haziran dönemini yansıttığı (bayat) göz ardı etmeyelim. Buna rağmen mevcut tablo, ABD ekonomisinin bugün itibarıyla ciddi bir enflasyon sorunu yaşadığı tezini de desteklemiyor.

Fed’in yeni Başkanı Warsh, para politikasının siyasi baskılardan bağımsız yürütüleceğini ve enflasyona karşı tavizsiz duruşlarını sürdürdüklerini vurgulayarak şahin bir mesaj vermeye çalışsa da, bunun bir ölçüde beklentileri yönetmeye ve zaman kazanmaya yönelik olduğunu düşünüyoruz. Zira kamu borcunun tarihi yüksek seviyelerde seyrettiği ve jeopolitik risklerin devam ettiği mevcut konjonktürde, faiz artırımlarının sağlayacağı faydanın yaratacağı ekonomik maliyetin gerisinde kalacağını düşünüyoruz. Bu nedenle, önümüzdeki dönemde Fed’in söylemde temkinli kalmaya devam etse de, uygulamada faiz artırımı konusunda isteksiz kalacağını düşünüyoruz.

ABD’de beklentilerin altında kalan enflasyon verileri ardından tahvil piyasalarında alımlar hız kazandı. İki yıl vadeli tahvil faizi son iki günde 14 baz puan düşerek %4,14 seviyesine inerken, dolar endeksi (DXY) korkulu rüyalar görmemize neden olan ve teknik mânâda önemsediğimiz 100,5 seviyesine kadar geriledi. Hatırlayınız 100,50 seviyesinin üzerinde kalıcılık durumunda yukarıda 105 seviyelerine kadar sert bir yükseliş ihtimalinin mümkün olduğunun altını çizmiştik. DXY’nin sert bir şekilde gerilemesine paralel EURUSD paritesi yeniden 1,1480 seviyesini test ederek son bir ayın zirvesine yükselirken, benzer bir şekilde kraliyet aslanı sterlin de dün %1’de fazla yükselerek 1,3540 seviyesini test etti. Yükselişte, İşçi Partisi’nin yeni lideri olması beklenen Andy Burnham’ın mali disiplini önceleyen bir Hazine Bakanı atayacağı beklentisinin etkili olduğunu görüyoruz.

Doların ateşinin düştüğü, tahvil faizlerinin gerilediği günde, kıymetli metallerin yeniden satış baskısıyla karşı karşıya kaldığını not etmemiz gerekiyor. TÜFE verisi ardından 4,100 dolar seviyesine kadar yükselen altının ons fiyatı bu sabah yeniden 4,035 dolar seviyesine geriledi. Teknik mânâda 4,130 dolar seviyesinin üzerinde günlük bir kapanış görmeden henüz yükselişten söz edemiyoruz. Gümüş cephesinde ise patlayıcı yükselişin başladığı 54,35 dolar ve son dönemlerin en düşük seviyesi olan 55,50 dolar seviyelerini takip edeceğiz. Bu seviyelerin korunup korunamayacağı yakın vadeli yön açısından belirleyici olacaktır. Kripto cenahında ise amiral gemisi Bitcoin, 15 bin dolardan başlayıp 126 bin dolara kadar uzanan yükseliş hareketinin en önemli Fibonacci (%61,8) düzeltme seviyesi olan 58 bin dolardan destek buldu. Buna rağmen son haftalarda 64 bin dolar seviyesinin üzerinde haftalık kapanış yapmakta zorlandığını görüyoruz. Teknik bir bakış açısıyla 64,500 dolar üzerinde haftalık kapanış, yükseliş isteğinin devamını getirebilir (bakınız grafik).

Petrol fiyatlarında yükselişe rağmen zayıf enflasyon verilerine piyasalar odaklansa da, yeni gün başlangıcında Asya borsalarında teknoloji hisseleri öncülüğünde sert satışların hâkim olduğunu görüyoruz. Dünyanın en büyük yapay zekâ çip üreticisi TSMC’nin bugün açıklanması beklenen rekor kâr rakamına rağmen, beklentilerin fazlasıyla yükselmiş olması yatırımcıları temkinli davranmaya itti. Teknoloji hisselerinde kâr satışlarının gölgesinde gösterge endeks Tokyo borsası %2,5 gerilerken, son günlerde tahterevalli misali bir görüntü çizen Güney Kore’de KOSPI endeksi bu sabah devre kesicilerin gölgesinde %6’dan fazla gerileyerek dün elde ettiği kazanımları sildi. Her ne kadar fiyatlansa da, Güney Kore Merkez Bankası’nın 25 baz puan faiz artırımı da yapay zekâ hisselerinde yoğunlaşan satışları tetikledi. Samsung hisselerinin %8, endeksin yarısından fazlasını oluşturan SK Hynix hisseleri %11 değer kaybetti. ABD borsaları geceyi ılımlı yükselişlerle tamamlasa da, teknoloji hisselerinde satışların Pasifik’in diğer ucunda da ön plana çıktığını gördük. Şöyle ki, geceyi Dell %10, Micron hisseleri %8 düşüşle tamamlarken, SpaceX ise IPO seviyesinin de altına geriledi.

2026 Dünya Kupası’nda finalin adı İspanya – Arjantin oldu. Arjantin, yarı finalde İngiltere’yi son dakikalarda bulduğu gollerle 2-1 mağlup ederek üst üste ikinci kez Dünya Kupası finaline yükseldi. İngiltere Anthony Gordon’un golüyle 55. dakikada öne geçse de, Enzo Fernandez’in 85. dakikadaki golü skoru eşitledi. Uzatma dakikalarında Lautaro Martinez’in golünde de asisti yapan 39 yaşındaki Lionel Messi, iki asistle galibiyetin mimarı oldu. Son Dünya Şampiyonu Arjantin, Pazar günü kupa için İspanya ile karşı karşıya gelecek. Polymarket’te İspanya’nın şampiyon olma ihtimali %58 olarak fiyatlanıyor.

Türk mali piyasaları dün kapalı konumda olsa da genel hatlarıyla limoni tarzda görünümün korunduğunu söyleyebiliriz. Elektronik işlemlerde USDTRY kuru kamunun kontrolünde 47,00 seviyesinin hemen kıyısında işlem görürken, 5 yıl vadeli CDS risk primi ise son dönemlerde yataylaştığı 230 baz puan civarında salınmaya dün de devam etti. Petrol fiyatlarının yeniden yükselişe geçmesi, net enerji ithalatçısı konumunda Türkiye’nin enflasyon ve cari işlemler açığı ile savaşında elini zayıflattığı beklentisiyle tahvil faizleri yönünü yeniden yukarıya çevirirken, 2 yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi iki haftada yaklaşık 150 baz puan yükselerek %41,50 seviyesini test etti.

TCMB’nin gelecek hafta gerçekleştirilecek olağan Temmuz ayı PPK toplantısında politika faizini %37 seviyesinde sabit bırakmasına kesin gözüyle bakıyoruz. Şubat ayı sonunda savaşın başlamasının ardından geçen yaklaşık beş aylık dönemde piyasayı ağırlıklı olarak faiz koridorunun üst bandı olan gecelik %40 seviyesinden fonlayan TCMB’nin, para politikasında normalleşme adımlarını ancak çekirdek enflasyonda kalıcı bir iyileşme görmesi hâlinde atacağını düşünüyoruz. Bu çerçevede, Banka’nın bir süre daha sıkı para politikası duruşunu koruyacağını öngörüyoruz. Bununla birlikte, yüksek faiz ortamının reel sektör üzerindeki maliyetinin her geçen gün arttığını ve ekonomik aktivite üzerindeki baskının giderek daha belirgin hâle geldiğini de göz ardı etmemek gerekiyor.

BTCUSD

178417652820226058c807832a9d713a974284f9b5_1_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.