BANKA HABERLERİ
Banka kredilerinin yüzde 15’i sorunlu halde devam ediyor
Yayınlanma:
5 yıl önce|
Yazan:
Erol Taşdelen
Bankacılık sektörü sorunlu kredileri düşürememesi bankalar üzerinde baskıyı artırmaya devam ettiği gibi Demoklesin Kılıcı gibi bankaları tehdit eder halde durmakta. Nasıl olmasın ki:
TÜRKİYE BANKALAR BİRLİĞİ – TBB Mayıs ayında yayınladığı “Aralık 2020 Kredi Gruplamaları Raporu“nun da teyit ettiği gibi Kredilerin %10’u yakın izlemede devam ediyor, takipteki kredileri ekleyince % 15’i sorunlu kredi hali devam etmekte. Raporda; Kredilerden “izleme, yakın izlemedeki kredi miktarı önceki yıla göre yüzde 23 artarak 370 milyar TL olmuştur” cümlesi sorunun devam ettiğini göstermektedir. Aynı raporda, “Kredilerin % 5,7’si yapılandırıldı” cümlesi de yer almaktadır. Yaklaşık 150 milyar TL Kredi tutarı da Takibe atılmış durumda. Zorlama ile 2021 ilk çeyreğinde Takip tutarı 148 milyar TL’lere indirilebildi. Takipteki kredilerden 745 milyon TL Varlık Yönetim Şirketine satılan kredi sorunlu kredilerden düşülmesinin Takip Tutarının düşmesinde etkisi oldu. Kısaca; 370 milyar TL’lık ön izleme ve yakın izleme kredilerin üzerine 148 milyar TL’lık Takipteki kredileri ekleyince toplamda 518 milyar TL’lık krediler sorunlu olarak devam etmektedir.
TBB Raporundan anlıyoruz ki bankalar 204 milyar TL’lık krediyi yeniden yapılandı ya da yeni bir itfa planına bağladı. Bu kredileri % 91’i yakın izlemede krediler. Yani ödeme kapasiteleri çok sınırlı; teminatlarında eksiklikler oluşmuş veya kredi taksitleri gecikmiş krediler.

Kamu Bankalarının 2020 yılında verilen Tüketici kredilerin yarısı tahsil olmaz
Bankacılık tecrübem ile yazıyorum ki; Kamu Bankalarının 2020 yarında vermiş olduğu Pandemi etkisini azaltacak şekilde 6 ay ödemesiz dönem içeren Vatandaşa ve Esnafa verilen kredilerin en az yarısı sorunlu hale gelecek potansiyel taşıyor. Zira bu kredileri verirken kamu bankaları ‘kredi değerlendirme’ puanlarını düşürerek verdikleri gibi öğreniyoruz ki bu kredilere KGF de kefil olmuş. Sonuçta KGF Hazinenin ve bankaların ortak olduğu bir kurum ve bankalar dolaylı yoldan kendi verdikleri kredilere kefil olmuş durumdalar. Bu krediler düşük faizler ile verildiği için 2021’de bankalara zarar yazmaya başladı. Kamu bankalarının karlılığını düşmesi normal yani, “boşuna hedef baskısı yapmayın” derim. Bu kredilere KGF Kefil olduğu için ek sigorta gibi teminatı güçlendirecek tedbirlerden de yoksun. Bu kredilerde örneğin 10 bin TL kredi alan bir vatandaştan sadece 170 TL KGF’ye komisyon kesilerek verildiği için bankalar ek ücret – komisyon geliri de sağlayamadı.
Birinci ve ikinci grup krediler bankacılık sektöründe canlı krediler olarak tanımlanıyor. Canlı ama içeriği banka özelinde tartışılır.

Buna karşılık rapora göre, tahsil imkanı sınırlı, tahsili şüpheli ve zarar niteliğindeki kredilerden oluşan ve donuk alacaklar olarak tanımlanan üçüncü, dördüncü ve beşinci gruplarda sınıflandırılan krediler ise önceki yıla göre %1 artışla Aralık 2020 itibarıyla 141 milyar TL seviyesinde gerçekleşti.
Raporda 2020’de “pandemi döneminde BDDK sorunlu kredilerin NPL’e atılma sürelerini 180 güne çıkarmış ve bu karar yıl sonuna kadar geçerli olmuştu. Ardından BDDK bu kararını bu sene Haziran sonuna uzatmıştı. Bu süreçte geri ödenemeyen kredilerin takibe atılma döneminin uzaması da donuk kredilerin hemen hemen aynı kalmasında etkili oldu” ifadesi takibe gitmesi gereken kredilerin halı altına süpürülerek ertelendiğinin de ifadesi aslında. Kredilerin hukuki takibe gitmeyip dolu ve donuk olarak kalması tahsil olacağı anlamına da gelmiyor hiç kuşkusuz, sadece hukuksal süreci geciktirdiği gibi tahsil olma olasılığını daha da düşürmekte bankaların alacak kalitesini ciddi şekilde tehdit etmekte. Raporunda tahsili gecikmiş alacakların %75’i oranında özel karşılık ayrıldığı belirtildiği gibi genel karşılık olarak ayrılan tutarın ise 78 milyar TL olduğu belirtiliyor; dolayısı ile bankalar bu kadar kaynağı kullanma imkanı da sınırlanmış oluyor. Genel karşılıkların ikinci grupta sınıflandırılan kredilere oranı %21 düzeyine çıkmış durumda. Zaten Takipteki kredi hacimleri kısmen düşerken; karşılık oranlarının artması bankacılıkta sık rastlanan ve normal bir durum değil.
KGF ayrı bir olay!
KREDİ GARANTİ FONU – KGF, 2021 Nisan başında Tüketici ve Bireysel Krediler hariç sektörün 3 Trilyon 26 milyar TL’lık kredinin 271,2 milyar TL’lık kısmına KGF Kefaleti var. Bu tür kredilerin %9’unda KGF Kefaleti var yani. Karşılıkları etkileyen diğer bir etmen de KGF Kredileri. KGF genelde kredilerin %85’lik kısmına kefil olarak krediler verdirdi. İlk dilim kredilerin üzerine bir soğuk su içelim bence çoğu batar, kontrolsüz verildi çünkü piyasalardaki genel kanı da bu şekilde. Sonra İstihdam ve Yatırım koşullu verilen krediler kısmen doğru yerlere sanayiciye gittiği için bu grubun kredileri daha sağlıklı gibi. KFG’nin ana ortakları TOBB ve Bankalar içinde Hazine’de var. Ağırlıklı Sanayici, KOBİ ve Esnaf kredilerine kefil oldular KGF kefillikte hızını alamadı 2020 yılında Kamu Bankalarının vermiş olduğu pandemiye yönelik Bireysel kredilere de kefil oldu. Nisan başındaki sektörde 411,9 milyar TL Bireysel Tüketici Kredi var, bunun 41,6 milyar TL’lık kısmına KGF Kefil olmuş durumda. Başka bir ifade ile bankalardaki Tüketici Kredilerin % 10,1’lik kısmına KGF Kefil durumda. İşte bu grup krediler de potansiyel takipte olacak krediler bence. Bu kredilerde ödemesi dönem bitti gecikmeye düştü bile. Bankalar müşteriyi gecikme için aradığında; “bu krediler ödenecek miydi, devlet vermedi mi?” cevap veriliyor. O denemde bir TV kanalını hatırlayın; “ey vatandaş bankalara gidin arkasında devlet var kredi veriliyor, vermezler ise şikayet edin” yönlendirmesi hala arşivlerde. Kamu bankalarında çalışan tanıdığınız var ise bunu teyidini kolayca alabilirsiniz! Üstelik KGF Kredilerini artık kafanıza göre takibe atamıyorsunuz. KGF Krediler bu zayıf yapısına rağmen Banka Karşılıklarında mevzuat gereği ‘karşılık oranı’ düşük gösteriliyor. Karşılıklar niçin gerçekçi değil anlıyor musunuz? 2020 yılından itibaren KGF ödemelerde zorluklar çıkarmaya başladı zaten. Bankalardan “takibe atacağın müşterilerden yapılandırma istemiyorum” diye yazı al diyor. Yani, “müşteri nefes alsın ve takip istemiyorum” desin yeter ki! Bu krediler hala canlı sözde ve karşılık oranları düşük.
Sorunlu Kredilerini bilen CEO’nun elini öpeceğim
Bütün Banka CEO’lara Hodri Meydan! Sorunlu Kredilerinizi tam bilin olursa Etilerde basının önünde özür dileyip elinizi öpeceğim. Hatta sorunlu kredilerini tam bilen CEO bir sonraki Merkez Başkanı adayımdır. Ama önce derslerini çalışıp şu sorularıma cevap vermeleri gerekiyor!
- Şubelerde KHM krediden ne kadar, kaç müşteri Taksitli Kredi, Kredi kartı borcunu ödeyip bu kredilerin sorunlu kredilerde değil de canlı kredide görülmesini sağladı? Banka borcunu banka kredisi ile ödenmesi yani.
- Kaç müşterinize, ne kadar, yeni kredi kullandırıp ödenmeyen kredilerin vadesi gelmiş ödemeler yapılarak canlı kredilerde görülmesi sağlandı?
- Kaç müşteriniz ne kadar kredi kullanıp firma kredi taksitini veya firma devre sonu faizini ödeyip bu kredilerin sorunlu kredilerde değil de canlı kredilerde görülmesini sağladı.
- Kaç müşterinize ihtiyacı olmadığı halde Tüketici Kredisi kullandırıp kredileri şişirip; Altın, Döviz aldırdınız ( yazmaya gerek yok mevduat da şişmiş oldu ) ve halen mevduatta gösterdiğiniz ne kadar tutar var?
- Sorunlu Kredi olarak yüzdürürken ne kadar Ticari ve Bireysel Krediyi KGF teminatına dönüştürerek sorunlu kredi grubundan çıkardınız? ( Bazı şube veya bölgelerin KGF Kredileri blok olarak takibe gitmesi tesadüf olduğuna kimse beni ikna edemez; KGF bu tür tespitlerde kesinlikle ödeme yapmaması gerekir; takip yoğunlaşma şube ve bölge raporunu bankalardan isterlerse zaten suistimaller ayna gibi gözükür )
- Takibe düşmüş; KGF’nin ödediği krediler için halen hukuksal süreci başlatmayıp Protokole aykırı davrandığınız bu şekilde Takipteki Kredileri düşük gösterdiğiniz ne kadar kredi var. (Yoktur demeyin ispatların utanırsınız var var ! ).
- Müşterinin sorunlu olan kredisini kurtarmak için diğer firmasına ya da arkadaşının firmasına kredi kullandırıp ne kadar kaç adet dolaylı kredi işlemi yaptınız?
- Ekspertiz değerini şişirip teminatları yüksek gösterip Karşılık oran ve tutarlarını düşük gösterdiğiniz ne kadar kaç müşteri var?
Sorunlu kredilerinin tam olarak hesaplanamayacağını anlıyorsunuz değil mi? Yukarıdaki sorulara hiç bir banka net cevap veremez!
CEO’lara nacizane tavsiyem; biliyorum sorması kolay cevabı nerede ise sizin için de zor olan sorular. Bu nedenle her üç ayda bir açıkladığınız Sorunlu Krediler; Karşılık tutar ve oranlarını gerçekçi sanıp pozisyon almayın maazallah iş banka için iyi olmaz! Tabi Rating Firmaları da bunları nasıl hesaplıyor, değerlendirme yapıyor bilmiyorum; çünkü, çoğunun raporların okuyorum yukarıdaki soruların hiçbirinde cevabı olmadığı gibi sorgulanmamış bile! BDDK artık bankalardan ne kadar krediyi yüzdürüp canlı kredilerde gösterdiklerinin de raporunu detaylandırılmasını istese iyi olur derim.
Erol TAŞDELEN – Bağımsız Ekonomist
İlginizi Çekebilir
-
Reeskont Kredisi mi, Teminat Yükü mü?
-
SASA POLYESTER: SAVAŞIN GÖLGESİNDE STRATEJİK ANALİZ
-
Yüksek Faiz – Kredi Daralması – Kur Kısıtı: Sanayici Kıskacı
-
Danske Bank: 2 Milyar Dolarlık Kara Para Cezasını kabul etti
-
Hesaplarınızı Kapatsanız da Banka ile Bağınız Kopmuyor
-
BANKACILIK SEKTÖRÜ 2024: Karsız Büyüdüler!
BANKA HABERLERİ
KGF Akbank Mobil’de
Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Son yıllarda attığımız adımlarla da Akbank Mobil’i KOBİ’lerimizin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdik ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdik” dedi
Yayınlanma:
2 gün önce|
20/07/2026Yazan:
BankaVitrini
Kredi Garanti Fonu (KGF) ve Akbank, KGF kefaletli kredi başvurusunu dijital kanala taşıyan yeni işbirliğini imza töreniyle duyurdu.
İstanbul’da düzenlenen imza törenine, Akbank Genel Müdürü Kaan Gür ile KGF Genel Müdürü Hasan Basri Kurt katıldı.
Törende duyurulan işbirliğiyle KGF kefaletli kredi, uçtan uca dijital kanala taşındı. Akbank’ın Dijital KGF Kredisi sayesinde KOBİ’ler, daha önce yalnızca şubeden yürütülebilen KGF kefaletli kredi süreçlerini artık Akbank Mobil’den tamamlayabilecek.
Yeni uygulama, özellikle teminat desteğine ihtiyaç duyan KOBİ’lerin krediye hızlı ve uçtan uca dijital bir süreçle erişmesini sağlayarak önemli bir kolaylık sunuyor. Şahıs firmaları 2,2 milyon liraya, tüzel firmalarsa 5 milyon liraya kadar sunulan kredilerden 36 aya varan vade imkanıyla Akbank Mobil üzerinden yararlanabiliyor.
KGF kefaletli kredide dijital dönüşüm
Etkinlikte konuşan Akbank Genel Müdürü Gür, teknolojiyi, işletmelerinin hayatını kolaylaştırmak için kullandıklarını söyledi.
Gür, son yıllarda attıkları adımlarla Akbank Mobil’i KOBİ’lerin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdiklerini ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdiklerini dile getirdi.
İşbirliğiyle müşterilerinin Dijital KGF kredisine Akbank Mobil üzerinden dakikalar içinde ulaşabildiğine dikkati çeken Gür, böylece KGF kefaletli kredinin Türkiye’de ilk kez tamamen dijital bir süreçle sunulduğunu anlattı.
Gür, KGF’nin bu yenilikçi uygulamayı hayata geçirirken ilk işbirliğini Akbank ile gerçekleştirmesinden dolayı büyük bir mutluluk duyduklarının altını çizdi.
KGF Genel Müdürü Hasan Kurt da temel ödevlerinin KOBİ’lerin finansmana etkin erişimini sağlamak olduğunu söyledi.
Türkiye’nin istihdam ve büyümede bel kemiğini oluşturan işletmelerin hem yatırım hem de işletme sermaye ihtiyaçlarını karşılamak üzere bankalarla yoğun bir çalışma yürüttüklerini vurgulayan Kurt, uçtan uca dijital bir kefalet sürecini Akbank ve KGF işbirliği ile hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını kaydetti.
Kurt, yoğun ve titiz bir çalışma sürecini birlikte yürüttüklerini ve bu sonucun ortaya çıktığını dile getirerek, karşılıklı güven ve profesyonel sorumluluk içinde yürüyen süreçte Akbank Genel Müdürü Gür’ün konunun her adımının takipçisi olduğunu sözlerine ekledi.
BANKA HABERLERİ
Bankacılara da Yeşil Pasaport Verilsin
Yayınlanma:
4 gün önce|
19/07/2026Yazan:
Erol Taşdelen
Kamu Bankası Çalışanına Yok, Bazı Meslek Gruplarına Var… Tartışma Büyüyor
Türkiye’de yeşil pasaport (hususi damgalı pasaport) uzun yıllardır belirli kamu görevlileri ve bazı özel statülü meslek gruplarına tanınan önemli bir ayrıcalık olarak uygulanıyor. Son dönemde ise bu kapsamın genişletilmesine yönelik peş peşe kanun teklifleri TBMM’ye sunulurken; ülke ekonomisinin en stratejik sektörlerinden biri olan bankacılık sektörünün bu hakkın tamamen dışında bırakılması sektör içinde yeniden tartışılmaya başlandı. Meclis gündemine mühendislerden mimarlara, diş hekimlerinden veteriner hekimlere kadar birçok meslek grubu için yeşil pasaport teklifleri gelirken, yaklaşık 200 bini aşkın bankacıyı temsil eden sektör için bugüne kadar benzer bir düzenleme bulunmuyor.
Bankacılar neden bu talebi dile getiriyor?
Bankacılık artık yalnızca kredi kullandıran klasik bir sektör olmaktan çıktı.
Bugün bankacılar;
- Uluslararası finans kuruluşlarıyla çalışıyor,
- Avrupa ve ABD’deki regülasyonları takip ediyor,
- Basel kriterleri,
- AML/KYC,
- FATF,
- ESG,
- Dijital bankacılık,
- Yapay zeka,
- Siber güvenlik,
- SWIFT,
- uluslararası ödeme sistemleri gibi konularda sürekli yurtdışı temasları yürütüyor.
Özellikle;
- dış ticaret finansmanı,
- proje finansmanı,
- yatırım bankacılığı,
- sendikasyon kredileri,
- ihracat finansmanı,
- fintech iş birlikleri
gibi alanlarda çalışan binlerce bankacı yıl içerisinde çok sayıda uluslararası seyahat gerçekleştirmek zorunda kalıyor.
Bankacılık sektörü temsilcilerine göre bu durum, yeşil pasaport talebinin temel gerekçelerinden biri haline geliyor.
Kamu bankalarında çalışanlar da alamıyor
İşin dikkat çeken yönlerinden biri ise;
Türkiye’nin en büyük kamu bankaları olan;
- Ziraat Bankası
- Halkbank
- VakıfBank
çalışanlarının büyük bölümünün de yeşil pasaport hakkına sahip olmaması.
Sadece özelleştirme öncesi belirli statülerde görev yapan bazı eski personeller için geçmişten gelen özel hükümler bulunurken, günümüzde göreve başlayan kamu bankası çalışanları bu kapsamın dışında kalıyor.
Bu nedenle sektör içinde; “Kamu adına çalışan bankacıya bile yeşil pasaport verilmezken, farklı birçok meslek grubu için yeni teklifler hazırlanıyor” eleştirileri dile getiriliyor.
Kimler bugün Yeşil Pasaport alabiliyor?
Mevcut mevzuata göre başlıca gruplar şunlar:
Kamu kesimi
- 1., 2. ve 3. derece devlet memurları
- Aynı derecedeki bazı sözleşmeli kamu görevlileri
- Emekli olduktan sonra bu hakkı koruyan kamu görevlileri
Siyasi görevler
- Eski milletvekilleri
- Eski bakanlar
Yerel yönetimler
- Büyükşehir belediye başkanları
- İl ve ilçe belediye başkanları (görev süresince)
Devlet sporcuları
Uluslararası başarı kazanmış devlet sporcuları
İhracatçılar
Belirli ihracat hacmini sağlayan ihracatçı firmaların yetkilileri de belirli kontenjanlar dahilinde hususi damgalı pasaport alabiliyor.
TBMM’de hangi meslek grupları için teklifler var?
Son dönemde Meclis’e sunulan teklifler incelendiğinde kapsamın giderek genişletilmeye çalışıldığı görülüyor.
Mühendisler
En az 15 yıl kıdeme sahip TMMOB üyeleri için yeşil pasaport verilmesini öngören teklif İçişleri Komisyonu’nda bekliyor.
Mimarlar
Mühendislerle birlikte teklif kapsamında yer alıyor.
Diş Hekimleri
15 yıl kıdeme sahip diş hekimleri için teklif verildi.
Veteriner Hekimler
Aynı teklif içerisinde bulunuyor.
Avukatlar
Belirli kıdeme sahip avukatlara yönelik farklı kanun teklifleri de Meclis gündemine taşındı.
Bankacılar neden kapsam dışında?
Aslında bankacılık;
- Türkiye’nin finansal istikrarını yöneten,
- ihracatı finanse eden,
- yatırımları organize eden,
- dış finansmanı sağlayan,
- uluslararası sermaye girişlerinde kritik rol oynayan
stratejik sektörlerden biri.
Bugün;
- sendikasyon kredileri,
- Eurobond işlemleri,
- IFC,
- EBRD,
- Dünya Bankası,
- Asya Altyapı Yatırım Bankası,
- uluslararası yatırım fonları
ile sürekli temas halinde çalışan binlerce bankacı bulunuyor.
Buna rağmen sektör çalışanlarının hiçbirinin meslekleri nedeniyle yeşil pasaport hakkı bulunmuyor.
Dünyadaki uygulamalar ne gösteriyor?
Birçok ülkede pasaport ayrıcalıkları daha çok diplomatik statüye bağlı olarak veriliyor.
Ancak iş insanlarına ve stratejik sektör çalışanlarına;
- hızlı vize,
- uzun süreli çok girişli vizeler,
- fast-track uygulamaları,
- güvenilir yolcu programları
gibi kolaylıklar sağlanıyor.
Türkiye’de ise bu kolaylıkların önemli bölümü ihracatçılar için uygulanırken bankacılık sektörü aynı kapsamda değerlendirilmiyor.
Sektörün ekonomik büyüklüğü
Türk bankacılık sektörü;
- yaklaşık 200 bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyor,
- Türkiye ekonomisinin finansmanını yürütüyor,
- yüz milyarlarca dolarlık dış finansman işlemlerini organize ediyor,
- ihracat finansmanının ana aktörü konumunda bulunuyor.
Bu nedenle sektör temsilcileri; “uluslararası rekabet gücü açısından bankacılara da belirli kriterlerle yeşil pasaport verilmesi gerektiğini” savunuyor.
Olası model ne olabilir?
Tüm bankacılara sınırsız bir hak yerine;
örneğin;
- en az 15 yıl kıdeme sahip,
- BDDK lisanslı bankalarda çalışan,
- uluslararası işlemlerde görev yapan,
- belirli unvan seviyesine ulaşmış
bankacılar için kademeli bir model oluşturulabileceği ifade ediliyor.
Benzer kriterler ihracatçılar ve bazı meslek grupları için zaten uygulanıyor.
Bankavitrini Analizi
Kamu yönetimi, yeşil pasaportu yıllar içinde yalnızca kamu görevlilerine özgü bir ayrıcalık olmaktan çıkarıp belirli ekonomik ve mesleki katkı sağlayan grupları da kapsayacak şekilde genişletmeye başladı.
Mühendisler, mimarlar, diş hekimleri, veteriner hekimler ve avukatlar için peş peşe teklifler hazırlanırken; Türkiye ekonomisinin finansmanını sağlayan bankacılık sektörünün bu tartışmaların dışında kalması dikkat çekiyor.
Özellikle kamu bankalarında görev yapan ve kamu adına uluslararası finansal ilişkileri yöneten profesyoneller açısından da bu durum “eşitlik” tartışmasını beraberinde getiriyor.
Bankacılara yeşil pasaport verilmesi, yalnızca bir seyahat kolaylığı değil; Türkiye’nin finans sektörünün uluslararası rekabet gücünü artırabilecek, finans diplomasisini destekleyebilecek ve sektör çalışanlarına verilen kurumsal değerin bir göstergesi olarak da değerlendirilebilir.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde TBMM gündemine bankacılık sektörü için de benzer bir kanun teklifinin gelip gelmeyeceği, finans çevrelerinin yakından takip edeceği başlıklardan biri olmaya aday görünüyor.
BANKA HABERLERİ
Yurt Dışı Eğitim mağdurları: Chargeback ile Para İadesi Alabilir
Yurt Dışındaki Okula Kayıt Yaptırıp Eğitim Alamayan Öğrenciler Dikkat! Kredi Kartıyla Ödenen Eğitim Ücretleri Geri Alınabilir mi?
Yayınlanma:
4 gün önce|
18/07/2026Yazan:
Erol Taşdelen
Alınmayan Hizmet İçin Chargeback (Ters İbraz) Hakkı Gündemde
Son dönemde özellikle dil okulları, yaz okulları, üniversite hazırlık programları ve özel eğitim kurumlarına kayıt yaptıran çok sayıda Türk öğrenci ve veli; vize reddi, okulun kapanması, programın iptal edilmesi, eğitimin başlamaması veya vaat edilen hizmetin sunulmaması gibi nedenlerle önemli mağduriyetler yaşamaya başladı.
Bu mağduriyetlerin önemli bir bölümünde ödemeler kredi kartı ile gerçekleştirildi.
Oysa birçok tüketicinin bilmediği önemli bir hak bulunuyor: Kredi kartıyla ödenen ancak karşılığında hizmet alınamayan eğitim ücretleri için bankaya “Chargeback (Ters İbraz / Harcama İtirazı)” başvurusu yapılabiliyor.
Bankacılık sektörü açısından bu süreç oldukça teknik olmakla birlikte, uluslararası kart kuruluşlarının kuralları tüketicilere önemli korumalar sağlıyor.
Bankaya Başvurmak İlk Adım
Öncelikle unutulmaması gereken konu şudur: Burada dava açılması ilk aşama değildir.
İlk yapılması gereken işlem; Ödemeyi yapılan kredi kartını çıkaran bankaya harcama itirazında bulunmaktır.
Bu işlem bankacılık sektöründe;
- Chargeback
- Ters İbraz
- Harcama İtirazı
- Dispute
olarak adlandırılır.
Chargeback Nedir?
Chargeback; Kart sahibinin; “Ben bu hizmeti alamadım” veya “Satıcı sözleşmedeki yükümlülüğünü yerine getirmedi” iddiasıyla bankasından yaptığı resmi geri ödeme talebidir.
Burada dikkat edilmesi gereken konu; Bu hak yalnızca dolandırıcılık işlemleri için değildir.
Aynı zamanda;
- hizmet verilmemesi
- eksik hizmet
- iptal edilen organizasyon
- kapanan okul
- hiç başlamayan eğitim
gibi durumlarda da kullanılabilir.
Eğitim Hizmeti İçin de Geçerlidir
Visa ve Mastercard kurallarına göre; “Hizmet sunulmaması” chargeback sebeplerinden biridir.
Bu nedenle;
- yurtdışı dil okulu
- üniversite
- yaz okulu
- eğitim danışmanlığı
- sertifika programı
gibi eğitim hizmetleri de kapsam içine girebilir.
Hangi Durumlarda Para Geri Alınabilir?
En sık karşılaşılan örnekler şunlar:
1- Okul hiç açılmadı
Ödeme yapıldı.
Ancak okul faaliyet göstermedi.
2- Eğitim başlamadı
Kayıt yapıldı.
Ancak eğitim verilmedi.
3- Vize reddi sonrası okul ücret iadesi yapmadı
Bazı sözleşmelerde; Vize reddinde ücret iadesi yazmasına rağmen ödeme yapılmayabiliyor.
4- Okul iflas etti
Faaliyet durduğu için hizmet alınamadı.
5- Danışman firma ortadan kayboldu
Ödeme alınmasına rağmen okul kaydı yapılmadı.
6- Eğitim çevrimiçine çevrildi
Yüz yüze eğitim vaat edilmesine rağmen tamamen farklı hizmet sunuldu.
7- Eğitim iptal edildi
Program hiç başlamadı.
Banka Süreci Nasıl İşliyor?
Süreç genel olarak şu şekilde ilerliyor.
1. Kart sahibi bankaya başvuruyor.
Belgelerini sunuyor.
↓
2. Banka inceleme yapıyor.
↓
3. Kart kuruluşuna (Visa/Mastercard) başvuruyor.
↓
4. İşlem iş yerine iletiliyor.
↓
5. İş yeri savunma yapıyor.
↓
6. Haklı bulunursa ücret karta iade ediliyor.
Bankaya Hangi Belgeler Verilmeli?
Ne kadar güçlü belge sunulursa başarı ihtimali de o kadar yükseliyor.
Örneğin;
- ödeme dekontu
- kredi kartı ekstresi
- okul sözleşmesi
- kayıt belgesi
- kabul mektubu
- e-postalar
- okulun iptal yazısı
- vize reddi
- hizmet verilmediğine ilişkin belgeler
- danışman firma yazışmaları
- ücret iadesinin reddedildiğini gösteren cevaplar
başvuru dosyasına eklenebilir.
Süre Sınırı Var mı?
Evet.
Chargeback işlemlerinde süre önemlidir.
Kart kuruluşlarının kurallarına göre başvuru süreleri işlem türüne göre değişebilmekle birlikte, hizmetin verilmesi gereken tarihten itibaren belirli süreler içinde itiraz edilmesi gerekir.
Bu nedenle mağduriyet oluşur oluşmaz bankaya başvurmak önem taşır.
Gecikme, hak kaybına yol açabilir.
Banka Başvuruyu Reddederse Ne Olur?
Her ret kararı kesin değildir.
Tüketici;
- ek belge sunabilir,
- yeniden değerlendirme talep edebilir,
- tüketici hakem heyeti veya mahkemeye başvurabilir (uyuşmazlığın niteliğine göre),
- gerekirse uluslararası kart kuralları kapsamında bankanın süreci nasıl yürüttüğünü sorgulayabilir.
Havale ile Ödeyenler Aynı Hakka Sahip mi?
Hayır.
Burada önemli fark oluşuyor.
Kredi kartı
Chargeback uygulanabilir.
Havale
Chargeback mekanizması yoktur.
Bu durumda;
- sözleşme hükümleri,
- hukuk davaları,
- icra yolları
ön plana çıkmaktadır.
Dolayısıyla kredi kartıyla ödeme yapanlar önemli bir avantaja sahip olabiliyor.
Yurt Dışı Eğitim Sektöründe Yeni Risk
Son yıllarda;
- artan döviz kuru,
- bazı eğitim kurumlarının mali sorunları,
- vize süreçlerinin uzaması,
- öğrenci sayılarındaki dalgalanma
nedeniyle uluslararası eğitim sektöründe iptal edilen program sayısı da arttı.
Özellikle pandemi sonrası birçok ülkede eğitim modeli değişirken, bazı okullar hibrit veya çevrimiçi modele geçti.
Bu durum da yeni uyuşmazlıkların ortaya çıkmasına neden oldu.
Bankalar Açısından Risk
Chargeback sayısındaki artış; bankalar açısından da operasyonel yük oluşturuyor.
İhraççı banka; müşterisini korurken, iş yeri bankası (Acquirer) ise satıcıyı temsil ediyor.
Dolayısıyla;
- belge incelemeleri
- uluslararası kart kuralları
- zaman yönetimi
- hukuki değerlendirmeler
önem kazanıyor.
Eğitim Kurumları Açısından Sonuç
Chargeback oranı yükselen kurumlar;
- daha yüksek komisyon ödeyebilir,
- riskli iş yeri olarak sınıflandırılabilir,
- ödeme alma kabiliyetini kaybedebilir,
- kart kabul sözleşmeleri sona erebilir.
Bu nedenle eğitim kurumlarının sözleşme hükümlerine uygun davranmaları ve iptal/iade süreçlerini şeffaf yürütmeleri kritik önem taşıyor.
Uzmanlar Ne Öneriyor?
Uzmanlar, yurt dışı eğitim hizmeti satın almadan önce şu noktalara dikkat edilmesini öneriyor:
- Sözleşmede iade koşullarını ayrıntılı okuyun.
- Vize reddi halinde uygulanacak prosedürü yazılı olarak teyit edin.
- Ödemeleri mümkünse kredi kartıyla yapın.
- Tüm yazışmaları saklayın.
- Hizmet sunulmadığında beklemeden bankanıza harcama itirazında bulunun.
- Başvurunuza mümkün olduğunca fazla belge ekleyin.
Bankacılık Sektörü Açısından Değerlendirme
Dijital ödemelerin hızla arttığı günümüzde kredi kartı yalnızca bir ödeme aracı değil, aynı zamanda tüketici açısından önemli bir koruma mekanizması sunuyor.
Uluslararası kart sistemlerinin geliştirdiği Chargeback (Ters İbraz) uygulaması, tüketicilerin hiç alamadıkları veya sözleşmeye uygun şekilde sunulmayan hizmetler nedeniyle mağdur olmalarını önlemeyi amaçlıyor.
Özellikle yurt dışı eğitim, turizm, havayolu, etkinlik organizasyonları ve dijital hizmetlerde bu mekanizma her geçen yıl daha fazla kullanılıyor.
Bankalar açısından ise bu süreç, hem müşteri memnuniyetini korumak hem de uluslararası kart kuruluşlarının kurallarına uyum sağlamak bakımından büyük önem taşıyor.
Özet
Yurt dışında eğitim almak amacıyla kayıt yaptıran ancak çeşitli nedenlerle eğitim hizmetinden yararlanamayan öğrenciler ve veliler için kredi kartıyla yapılan ödemelerde chargeback (ters ibraz) önemli bir hukuki ve finansal başvuru yolu olabilir. Ancak her olay kendi sözleşmesi, ödeme şekli ve hizmetin sunulmama nedenine göre ayrı değerlendirilir. Başvurunun güçlü belgelerle ve gecikmeden yapılması, sürecin başarı şansını artırır.
Not: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Chargeback başvurularının kabulü; Visa ve Mastercard kuralları, kartı çıkaran bankanın incelemesi, iş yerinin savunması ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Her hizmetin otomatik olarak iade edileceği anlamına gelmez.
Erol TAŞDELEN – Ekonomist www.bankavitrini.com
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
KATEGORİLER
- ALTIN – DÖVİZ – KRIPTO PARA (1.039)
- BANKA ANALİZLERİ (151)
- BANKA HABERLERİ (3.603)
- BASINDA BİZ (67)
- BORSA (579)
- CEO PERFORMANSLARI (39)
- EKONOMİ (2.978)
- GÜNCEL (4.522)
- GÜNDEM (3.557)
- RÖPORTAJLAR (47)
- SİGORTA (146)
- ŞİRKETLER (2.722)
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK (580)
- VİDEO Vitrini (19)
- YAZARLAR (1.466)
- AI-BankaVitrini (28)
- Ali Coşkun (56)
- Arif Öztan (7)
- Ayşe Muzaffer Sunguroğlu (7)
- Cengiz KILIÇ (11)
- Dr. Abbas Karakaya (73)
- Erden Armağan Er (46)
- Erol Taşdelen (821)
- Gizem Taşdelen (5)
- Gülbeyaz Gergün (114)
- Kemal Emirhan Mendi (1)
- Murat Şenol (26)
- Mustafa Akpınar (53)
- Onur ÇELİK (57)
- Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz (93)
- Serhat Can (11)
- Süleyman Çembertaş (19)
- Tungay Dere (19)
- Uğur Durak (33)
- Zuhal KARABULUT (5)
YAZARLAR
ALTIN – DÖVİZ
KRİPTO PARA PİYASASI
X
- Tesla'nın kârı ikinci çeyrekte beklentilerin altında kaldı 22/07/2026
- Amazon, yapay zeka biriminde işten çıkarmaya gitti 22/07/2026
- Erakçi: ABD saldırısına destek verenler meşru hedef olacak 22/07/2026
- Güney Kore'den Hürmüz iddialarına yalanlama 22/07/2026
- "İran'ın petrol satamadığı bölgede kimse petrol satamaz" 22/07/2026
- AB'den Paramount-Warner Bros. anlaşmasına şartlı onay 22/07/2026
- Musk, yapay zekayla "The Odyssey" çekeceğini duyurdu 22/07/2026
- Çin ve ASEAN'dan enerji işbirliğini güçlendirme kararı 22/07/2026
- Reel kesimin döviz açığı Mayıs'ta 204,4 milyar dolar oldu 22/07/2026
- İç talep göstergesi Temmuz'da sert gerilemeye işaret etti 22/07/2026
SON YAZILAR
- Altın ve Gümüş: Nerede kalmıştık? 22/07/2026
- Savaşın gölgesinde gözler yeniden teknoloji devlerinin bilançolarında 21/07/2026
- Finansman giderleri/faaliyet karı oranı 2025’te de çok yüksek 21/07/2026
- İSO, “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025” Araştırmasının Sonuçlarını Açıkladı 21/07/2026
- Ekonomide “Ruj Etkisi” Nedir? 20/07/2026
- KGF Akbank Mobil’de 20/07/2026
- HANGİ SEKTÖRLERE YATIRIM YAPMALI, HANGİLERİNE YAPMAMALI ? 20/07/2026
- Dernek ve Vakıflarda Güven Krizi 19/07/2026
- Bankacılara da Yeşil Pasaport Verilsin 19/07/2026
- Şirkete Değil, Kariyerinize Sadık Kalın 18/07/2026
ARAMA
Popüler
-
GÜNCEL3 yıl önceZara Ve Mango’ya Üretim Yapın Tekstil Devi Konkordato Talep Etti
-
BANKA HABERLERİ3 yıl önceTCMB Başkanı için ismi geçen GAYE ERKAN First Republic Bank’tan ayrılma süreci
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceAKBANK çöktü : Dijital Bankacılık sorumlusu GMY CİVELEK ortada yok!
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceHSBC terbiyesizliği : “Sabancı alana “AKBANK bedava”
-
BANKA ANALİZLERİ4 yıl önceYILIN İLK YARISINDA İŞBANK RAKİPSİZ LİDER AKBANK SONUNCU SIRADAN KURTULAMIYOR
-
VİDEO Vitrini4 yıl önceGelişmekte olan ülkeler neden gelişmiş ülkelerden daha az borçlu
