Connect with us

BANKA HABERLERİ

BANKALAR ÜZERİNDEN BORSADA BÜYÜK MANİPÜLASYON

Borsada son iki ayda yapılan manipülasyonlarda ilk batan, küçük yatırımcı oldu. Uzmanlar, yaşananları en büyük manipülasyon olarak değerlendirirken SPK, birkaç cılız hamle ile yetindi. Nebati, fon yöneticisi gibi değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan’a yakın isimlerden Ahmet Ahlatcı’nın Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yaptığı Ahlatcı Yatırım’ın alımları dikkat çekici.

Yayınlanma:

|

Borsada özellikle bankacılık hisselerinde yaşanan sıradışı yükseliş tersine döndü. Sermaye piyasası uzmanlarına göre son iki ayda yaşananlar organize ve açık bir manipülasyon. BIST100 endeksi ağustos başından 13 Eylül zirvesine kadar yüzde 40 civarında prim yaparken endeksin içerisindeki ayrışma keskin ve şaşırtıcı. Bankacılık sektörüne dair, sene başından beri bankaların aleyhine birçok düzenleme ve kısıtlama yapılmışken banka hisse senetleri fiyatlarında 30 işlem gününde yaşanan yüzde 135’lik yükseliş ve yükselişin kaldıraçlı pozisyonlarla beslenmeye devam etmesi, borsa takas ve teminat sistemini riske etmesi endişeleri artırdı.

Özellikle kârlılık olarak en kötü performansı gösteren kamu bankaları hisse fiyatlarının tuhaf bir şekilde, günlerce süren tavan fiyat serileriyle yükselmesi, son birkaç gündür ise taban fiyata çakılmaları, böylece birçok yatırımcının ve piyasa katılımcısının büyük zarara uğratılması, takas sistemi riskinin tehlikeli boyuta gelmesine bütün yönleriyle mercek tuttuk.

EKONOMİ YÖNETİMİ FON YÖNETİCİSİ GİBİ

Ekonomi yönetiminin yaklaşık bir aydır halkı borsaya yönlendiren spekülatif açıklamaları dikkat çekici. Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati sosyal medya üzerinden ilk olarak ağustos ayında son olarak da 11 Eylül’de borsadaki rakamlar ile ilgili adeta bir fon yöneticisi gibi değerlendirmelerde bulundu.

23 Ağustos’taki açıklamasında döviz kuru ve diğer emtianın getirisinin enflasyonun altında olduğu ifade ederek “Vatandaşlara şu an en çok getiriyi getiren Borsa İstanbul. Vatandaşlarımızın nereye kanalize olacağı çok açık” diyen Nebati, 2 Eylül’deki paylaşımında Borsa İstanbul’un yerli ve yabancı yatırımcının güvenle yatırım yaptığı bir mecra haline geldiğini, borsanın son dönemdeki performansıyla diğer gelişen ülke borsalarından ayrıştığını ve “İlerleyen dönemde de bu güçlü seyrin sürmesini beklediklerini” söylemişti. 11 Eylül’de paylaştığı tweetlerde “BIST100 endeksi, 1 yıllık süreçte yüzde 142 yükseliş kaydetti. Bu yükseliş, Borsamıza ve şirketlerimize duyulan güvenin en açık göstergesidir” diyerek borsada yaşanan yükselişi ekonomide artan üretim ve istihdam kapasitesine dayandıran Bakan Nebati, “Borsa İstanbul, halka açık şirketlerimiz ve yatırımcılarımız açısından her geçen gün daha da cazip hale geliyor” ifadelerini kullanmıştı.

Bakan Nebati’nin borsa tavsiyesinden 13 Eylül zirvesine BIST100 Endeksi’nde yükseliş yüzde 20’ye yaklaştı, bankacılık endeksindeki yükseliş ise neredeyse yüzde 63 oldu.

Sermaye Piyasası Uzmanı Kenan Gözlemci’ye göre Bakan’ın borsa tweetlerinin başta kamu bankaları olmak üzere bankacılık hisselerinde yaşanan tuhaf yükselişle paralellik arz etmesi, beyanat ve tavan fiyatlarının peş peşe gelmesi tuhaf bir tesadüf: “Bakan’ın kendine artı puan yazdırmak için Borsadaki yükselişi ekonomik başarıya dayandırmaya çalıştığını varsayarsak, makroekonomik görünümün yatırımcıya anlattığı hikâyenin farklı olduğunu söylemek zorundayız.”

buyuk-manipulasyon-1064720-1.

Gözlemci’ye göre makroekonomik gidişat ve bankacılık sektöründe olumlu bir değişim söz konusu değil.

Bankacılık sektöründe KKM, Merkez Bankası’ndan ucuz borçlanma imkânı ve TÜFE’ye endeksli Hazine tahvili gelirlerinin desteklediği şişkin kârlar ilk bakışta dikkat çekse de terazinin diğer kolunda ağır yükler var. Şartların karşılanmasına rağmen enflasyon muhasebesinin uygulanmaması nedeniyle banka bilançoları bir ölçüde yanıltıcı. Özellikle kamu bankalarında sorunlu kredilerin rakamlara yansıyan oranların çok üzerinde olabileceği piyasada sıklıkla dile getirilmekte. Ayrıca, sektörün karmaşık, serbest piyasa prensiplerinden uzaklaşan ve yapboza dönmüş kurallar altında ezilmesi, ekonomi yönetiminin bankalara mevduat toplama ve kredi kullanımıyla ilgili sürekli müdahale etmesi gibi olumsuzluklar düşünüldüğünde, banka hisselerinde ralli sonrasındaki fiyatlamanın ne kadar gerçekçi olduğu düşündürücü.

MANİPÜLASYONDA İLK KURBANLAR BATTI

Başta kamu bankaları olan Halkbank ve Vakıfbank olmak üzere bütün bankacılık sektörü hisse fiyatlarında böyle kısa sürede ortada hiçbir geçerli bir neden yokken yüzde 250’lere varan yükselişlerin olmasındaki en büyük kolaylaştırıcı etken Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’ndaki (VİOP) kaldıraç oranları oldu.

VİOP, yatırımcılar tarafından bilinen ancak borsaya hâkim olmayanların uzak olduğu bir terim. En temel ifadeyle vadeli işlem sözleşmelerinin alınıp satıldığı organize piyasalar olarak tanımlanıyor.

Sermaye Piyasası Uzmanı Gözlemci, VİOP’daki kaldıraç oranlarıyla birlikte son iki ayda yaşananları şöyle özetliyor:

“Banka hisselerinde borsa tarihinde görülmemiş manipülasyonun failleri önce banka hisselerinde spot piyasadan fiyat yükseltmeden bir kısım hisse toplayarak tahtanın boşluğunu aldılar. Bunu yaptıktan sonra bu sefer VİOP’da kaldıraç kullanmanın avantajıyla teorik fiyatın üstünde uzun pozisyon almaya başlıyorlar ve tabii olarak bu durumda arbitraj yani faiz oranları arasında fark oluşuyor.

Bu farkı gören arbitraj fonları teorik faizin üstündeki faizden yararlanmak için VİOP da kısa, spot piyasada uzun pozisyon alarak spot piyasadaki fiyat yükselten konumuna girdiler.

Bu arada spot piyasayla vadeli piyasa arasındaki tuhaf faizi gören bir kısım piyasa oyuncuları, VİOP’da tek taraflı kısa pozisyonu alıyorlar. Bunlar bu manipülasyonun ilk batanları sıfatıyla en zavallı kurbanları oluyor.

Bu batanlardan kazanılan para ile senaryonun failleri yeni uzun pozisyonlar açıyorlar faizi de yükselterek, tabii bu yeni arbitraj fonlarını getiriyor.

Bu sistem spotta yüklü hisse sahibi yatırımcıların hızlı satışa geçmedikleri sürece kendi kendine yürüyen bir sistem, ta ki bir banka munzam sandığı ya da bir yatırım fonunun ani ve yüklü satışına kadar. Nitekim hafta ortasında yaşanan da bu.”

SERMAYE PİYASASI KURULU SAĞIR, DİLSİZ

Peki, tüm bunlar olurken Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ne yaptı? Gözlemci’ye göre SPK, cılız birkaç adım dışında piyasada olup biteni izlemekle yetindi. Gözlemci durumun tuhaflığına şöyle vurgu yapıyor:

“Herhangi bir hisse senedi birkaç gün tavan fiyat seviyesinden kapattığında aksiyon alan ya da “izliyorum” sinyali veren Kurul’dan, başta kamu bankaları olmak üzere tüm bankacılık sektörü hisse fiyatlarında sıra dışı yükselişin yaşandığı bu süreçte, nispeten iki küçük özel banka hisse senedi işlemlerinde brüt takas ve kredili işlem yasağı tedbiri getirmesi dışında yatırımcıyı, takas sistemini korumaya dönük hiçbir tedbir almayan sessiz, nereye baktığı belli olmayan hali çok tuhaf bir durum.”

Bu süreçte Takasbank’a da dikkat çeken Gözlemci, şöyle devam ediyor: “Birçok aracı kurum, durumu fark eder etmez müşterilerini ve kendilerini kaldıraçlı işlemlerin yaratacağı zarar riskinden korumak için VİOP başlangıç teminatlarını artırmalarına rağmen SPK’nin bu işlemlere dair hiçbir tedbir almaması, takas sistemini ve pozisyon risklerini takip eden Takasbank’ın da haftalarca tavan tavan giden bankacılık kontratlarında başlangıç teminatı tutarını yükseltmemesi de ayrıca sorgulanması gereken bir tuhaf kısım.”

Meslek hayatı boyunca böyle bir manipülasyonla karşılaşmadığını belirten Gözlemci “Şimdi sermaye piyasasındaki herkes zarar ziyan tespit hesabı içerisinde. Binlerce yatırımcı varlıklarını tüketti, en çok merak edilen de sistemin takas riski. Bu büyük manipülasyonu yapanlar açısından henüz maç bitmedi, onların da durumu iştirakçilerinin mali gücü ile ilgili olacak. Her şeyi görmesi gereken SPK ise sağır, kör ve dilsiz” değerlendirmesinde bulundu.

***

İŞLEMLER AHLATÇI YATIRIM’DA YOĞUNLAŞIYOR

Tek tek aracı kurumların büyük resmi görmeleri her zaman mümkün olmasa da söz konusu hisselerde son dönemde VİOP üzerinden yapılan net alımların çoğunluğu Ahlatcı Yatırım tarafından gerçekleştirilmiş durumda.

Ahlatcı Yatırım, Ahmet Ahlatcı’nın Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yaptığı Ahlatcı Holding’in bir kuruluşu. Ahmet Ahlatcı, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, Anadolu’da ‘takdir ettiği iş insanları’ndan biri. Erdoğan’ın yurtdışı gezilerinin pek çoğuna da iş insanları heyetiyle birlikte katılıyor.

Ahlatcı Yatırım, spottan daha sınırlı alımlar yapıldığı halde VİOP üzerinden banka hisselerinde yüksek miktarda uzun pozisyon giren tek kurum konumunda.

Öte yandan söz konusu dönemde Ahlatcı Yatırım’ın VİOP sözleşmeleri üzerinden aldığı pozisyonlarında hem hacim hem de net alıcı olarak dikkat çekiyor. Kurum’un 1 Ağustos-13 Eylül arasındaki net işlem hacmi 5,2 milyar TL.

***

ŞEKERBANK’TA DİKKAT ÇEKEN ARTIŞ

Temmuz sonunda defter değerinin yarısının altında ve son bir yıllık kârının sadece iki katından alıcı bulabilen bankacılık endeksi şimdilerde defter değerinin üzerinde, yıllık kârının yaklaşık beş katında fiyatlanıyor. Kamu bankalarında durum oldukça çarpıcı; Halk Bankası (HALKB) ve Vakıflar Bankası (VAKBN) hisseleri temmuz sonunda defter değerinin üçte birine yakın işlem görürken şimdi defter değerinin üzerinde seyrediyor. Özel bankalarda da daha yavaş ancak benzer bir hareket mevcut. Defter değerlerinin iki katının üzerinde işlem gören Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) ve Şekerbank (SKBNK) hisselerinde görünüm daha korkutucu.

buyuk-manipulasyon-1064721-1.

Havva GÜMÜŞKAYA – BİRGÜN

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankalar çiftçiyi nasıl finanse ediyor?

Yayınlanma:

|

bankavitrini.com haber analiz raporu

Türkiye’de tarım bankacılığı: kredi büyüyor, pazar kamu bankalarında yoğunlaşıyor

Türkiye’de tarım bankacılığı 2025/2026 döneminde yeniden stratejik bir başlık haline geldi. BDDK’nın yayımladığı aylık bankacılık verileri ve FinTürk il bazlı sektör verileri, tarım kredilerinin hem hacim hem de bölgesel dağılım açısından izlenebilir ana kalemlerden biri olduğunu gösteriyor. BDDK, 2026 Mart FinTürk verilerini ve aylık bankacılık sektör verilerini yayımlamış durumda.

Paylaşılan tabloda 2025/1 döneminde 531,5 milyar TL olan tarım kredileri hacminin 2026/1 döneminde 586,2 milyar TL’ye çıktığı görülüyor. Bu, yaklaşık 54,7 milyar TL artış ve %10,3 büyüme anlamına geliyor. Ancak büyüme, enflasyon ve tarımsal girdi maliyetleri dikkate alındığında reel olarak daha sınırlı bir finansman genişlemesine işaret ediyor.

Pazarın lideri yine Ziraat Bankası

Tabloya göre Türkiye Ziraat Bankası 2026/1 döneminde 225,6 milyar TL tarım kredisi hacmiyle pazarın açık ara lideri. Pazar payı %37,9 seviyesinde. Ziraat Bankası’nın tarım bankacılığındaki ağırlığı, yalnızca ticari tercih değil; Hazine faiz destekli tarımsal kredi mekanizmasındaki merkezi rolünden de kaynaklanıyor. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden kullandırılan Hazine faiz destekli tarım kredilerinin usul ve esasları 2024-2026 dönemini kapsayacak şekilde düzenlenmişti.

İkinci sırada Tarım Kredi Kooperatifleri Merkezi Birliği bulunuyor. 2026/1 döneminde hacim 77,9 milyar TL’ye, pazar payı ise %13,1’e yükselmiş görünüyor. Bu tablo, tarım finansmanında kamu destekli/yarı kamusal kanalın hâlâ belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

Özel bankalarda sınırlı büyüme, bazı bankalarda daralma

DenizBank, QNB Finansbank, Akbank, Garanti BBVA, İş Bankası, TEB ve Şekerbank gibi bankalar tarım bankacılığında ürün sunmaya devam ediyor. DenizBank tarım, tarla ve çiftçi kredilerini ayrı bir iş kolu olarak sunarken; VakıfBank da işletme, yatırım, proje ve KGF destekli tarım kredileri gibi başlıklarda ürünler açıklıyor.

Ancak tabloda özel bankalar arasında ayrışma dikkat çekiyor. Akbank’ta %6,2, TEB’de %4,7, İş Bankası’nda ise %0,6 daralma görülüyor. Bu durum, tarım kredilerinde risk iştahının bankadan bankaya değiştiğini gösteriyor.

En hızlı büyüyen bankalar

Tabloya göre tarım kredilerinde en hızlı büyüyen ilk bankalar şöyle:

Banka 2026/1 büyüme
Ziraat Katılım Bankası %17,5
Tarım Kredi Kooperatifleri %15,7
Ziraat Portföy / Tarım Finansman %14,6
Türkiye Ziraat Bankası %12,5
VakıfBank %12,2

Bu görünüm, tarım finansmanında büyümenin ağırlıklı olarak kamu bankaları, katılım bankacılığı ve kamu destekli kanallar üzerinden geldiğini gösteriyor.

Tarım kredilerinde ana mesele: hacim artıyor ama maliyet baskısı sürüyor

Tarım kredilerinin büyümesi olumlu görünse de çiftçinin finansmana erişiminde üç temel sorun devam ediyor:

Birincisi, kredi hacmindeki artış tarımsal girdi maliyetleriyle aynı hızda ilerlemeyebilir. Mazot, gübre, yem, ilaç, tohum, enerji ve sulama maliyetleri arttıkça çiftçinin kredi ihtiyacı da büyüyor.

İkincisi, kredi büyümesi her zaman üretim artışı anlamına gelmiyor. Kredi, yatırım için değil borç çevirme ve işletme sermayesi açığını kapatma amacıyla kullanılıyorsa tarım işletmeleri finansal kırılganlıktan çıkamıyor.

Üçüncüsü, destekli kredi mekanizması kamu bankaları üzerinden yoğunlaştığı için özel bankaların tarım finansmanındaki payı sınırlı kalıyor. Bu da rekabeti ve ürün çeşitliliğini azaltabiliyor.

2026’da destekli kredi tarafında yeni hassasiyetler

2026’da Hazine destekli tarım ve esnaf kredilerinde bazı düzenlemeler yapıldı. Bloomberg HT’nin aktardığı düzenlemeye göre, temel hayvansal ve bitkisel üretim konularında 400 bin TL’ye kadar olan ayni finansman ve kredilerde 31 Aralık 2026’ya kadar bazı borç şartlarının aranmayacağı açıklandı.

Bu düzenleme kısa vadede küçük üreticiye nefes aldırabilir. Ancak yapısal çözüm için yalnızca krediye erişim değil; üretim planlaması, alım garantisi, sigorta, kooperatifleşme, lisanslı depoculuk ve vadeli fiyat mekanizmalarının birlikte çalışması gerekir.

Bankacılık açısından riskler

Tarım bankacılığında risk klasik ticari kredilerden farklıdır. Çünkü geri ödeme kapasitesi yalnızca bilanço gücüne değil; iklim, kuraklık, don, sel, hastalık, ürün fiyatı ve destekleme politikalarına da bağlıdır.

Bankalar açısından başlıca riskler şunlardır:

Risk alanı Etki
Kuraklık ve iklim riski Ürün kaybı, tahsilat gecikmesi
Girdi maliyeti artışı İşletme sermayesi ihtiyacı büyür
Ürün fiyat oynaklığı Gelir tahmini zorlaşır
Destek ödemesi gecikmesi Nakit akışı bozulur
Borç çevirme kredileri Zombi tarım işletmesi riski yaratır

Tarım kredisi artık sadece banka ürünü değil, gıda güvenliği meselesidir

Türkiye’de tarım bankacılığı 2026’ya büyüyerek girmiştir. Ancak bu büyümenin niteliği hacimden daha önemlidir. Tarım kredileri üretimi artırıyor, verimliliği yükseltiyor ve çiftçinin teknolojik dönüşümünü destekliyorsa ekonomiye katkı sağlar. Fakat kredi borç çevirme aracına dönüşürse çiftçiyi rahatlatmak yerine daha kırılgan hale getirir.

Bu nedenle tarım bankacılığı yalnızca “kredi kullandırma” faaliyeti olarak değil; gıda arz güvenliği, kırsal kalkınma, iklim riski yönetimi ve üretim sürdürülebilirliği başlığı altında yeniden ele alınmalıdır.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist     www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.