Connect with us

GÜNCEL

Çin ve ABD enflasyon verileri piyasaların yönünü tayin edecek

Yayınlanma:

|

Erkin Koray’ın vefatını derin bir üzüntü ile öğrendim. Hoşça kal; huzur içinde uyu Erkin baba. Nefis şarkılar ve unutulmaz anılar için sana çok teşekkür ederim. Küresel mali piyasalar yeni haftaya temkinli iyimser bir seyirle ile başladı. Asya’daki haftanın ilk iş günü yaşanan karışık başlangıca rağmen, Wall Street’te Dow Jones %1,2, S&P 500 %0,90 ve Nasdaq %0,6 yükseliş kaydederek ABD piyasalarının daha güçlü kalabilmeyi başardığını gösterdi.

Geride bıraktığımız hafta açıklanan ve yorumlanması zor ABD istihdam verisi ardından gözler bu hafta perşembe günü açıklanacak ABD’de TÜFE, Cuma günü ise ÜFE rakamlarına çevrildi. Baz etkisi nedeniyle ABD’de yıllık manşet rakamın temmuz ayında (TÜFE) %3,3 seviyesine yükselmesi (haziran %3,0) çekirdek enflasyonun ise %4,8 seviyesinde sabit kalması bekleniyor. Çarşamba günü ise Çin’den gelecek enflasyon okumasını ABD’nin tam tersine zayıf tarafta kalması bekleniyor. Bugün sabah saatlerinde Çin’de açıklanan dış ticaret verilerine göre ihracat yıllık bazda %14,5 düşerken, ithalat %12,4 geriledi. Zayıf ihracat performansı, üçüncü çeyrek büyümesinin daha da yavaşlayabileceği anlamını taşırken, zayıf veriler genel hatları ile zayıf küresel talep anlamına da geliyor.

Geride bıraktığımız, borç tavanı sorunları ve bozulan mali yapıya paralel ABD’nin notunu indiren Fitch sonrasında haftanın en önemli hareketi Amerikan 10 yıllık tahvil piyasasında yaşanmış, getiri %4,2 seviyesine kadar yükselerek Aralık 2022’den bu yana en yüksek seviyeye gelmişti. Konunun bu boyutunu birkaç gündür işliyoruz ama faiz hadlerinde devam eden yükselişin tıpkı Silikon Vadisi Bankasında olduğu üzere göreceli küçük bankaları bilançoları üzerinde ne tip bir tahribat yaratacağını henüz bilmiyoruz! Bu nedenle %4,07 seviyelerinden haftaya başlayan ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin seyri piyasaların da ruh hâlinin aynası olacaktır.

Dün bültenimizde Rusya’nın Ukrayna’nın Karadeniz’deki tahıl limanlarını vurmasının ardından Ukrayna’nın insansız deniz dronu ile Rusya’nın petrol limanı olan Novorosiysk’e saldırı düzenlediğini paylaşmıştık. Saldırıda 110 metrelik bir Rus çıkarma gemisi isabet alırken, Rus ihracatını riske atan bu gelişme sonrası tahılın bushel fiyatı yaklaşık %2,6 artış kaydederek 6,50 dolar seviyesine yükseldiğini not edelim.

Türkiye cephesinde ise döviz piyasasında psikolojik 27 seviyesinde kurun sessiz bir şekilde beklediğini ya da tutulduğunu söylemek gerekiyor. Yaz aylarının getirdiği turizm gelirlerinin de yardımı kurun daha sakin bir seyir izlemesi önem arz ediyor. Keza yükselen kur, ithal mal fiyatları üzerinden yaşanan geçişkenlikle yükselen enflasyon ya da enflasyon beklentilerinin kontrolden çıkması anlamına geliyor. Bu minvalde, Temmuz ayının ik yarısına kadar rezerv biriktirebilen TCMB’nin, son haftalarda yeniden rezerv kaybı yaşadığını görüyoruz. Son 14 iş gününde konsolide bazda net pozisyon yaklaşık 1,6 milyar dolar eridi. Bu bilgiler ışığında, her ne kadar kurda yukarı yön ağır bassa da, ‘reel’ anlamda sert bir değer kaybı da -belediye seçimlerine kadar- beklemiyoruz.

Dün gözümüze çarpan bir diğer önemli haber ise Türkiye’de altın ithalatına kota uygulamasının gündeme gelmesi oldu. Amaç: cari açık üzerindeki olumsuz etkilerini azaltılması. Hatırlatmak gerekirse, Ticaret Bakanlığı verilerine göre yılın ilk yedi ayında işlenmemiş altın ithalatı bir önceki yıl aynı döneme göre %180 artarak ~ 20 milyar dolar olmuştu. Ayrıca, TL’nin negatif getirisi seçim öncesinde döviz ve altın talebini rekor düzeye taşıyan ana etkendi. TCMB altın rezervleri Mart sonundaki zirveye göre yaklaşık 11,5 milyar dolar geriledi! Elbette, yasakların sorunu ne kadar düzelteceği de ayrı bir tartışma konusu.

ABD’li elektrikli araç şirketi Tesla’nın CEO’su Elon Musk ile sosyal medya devi Meta’nın CEO’su Mark Zuckerberg arasında yapılması planlanan kafes dövüşü de yakından takip ediliyor. X (Twitter) sosyal medya platformunda dövüşün canlı yayınlanacağını açıklayan Musk, dövüş tarihinin hâlâ netleşmediğini belirtti. Hatırlanacağı üzere, iki medyatik patron Musk ve Zuckerberg, Las Vegas’taki bir kafes dövüşü maçında kozlarını paylaşmak için haziran ayından beri sosyal medyada atışmaktaydılar. Zuckerberg, kendi sosyal medya platform uygulaması Threads’te bugün bile dövüşe hazır olduğunu, Musk için ise pek de umutlu olmadığını söyledi! 52 yaşında Musk ise X’teki paylaşımında bütün gün ağırlık kaldırdığını ve dövüşe hazırlandığını belirterek antrenmana gitmeye vaktinin olmadığını, bu yüzden ağırlıkları iş yerine getirdiğini açıkladı. Meta’nın 39 yaşındaki patronu Zuckerberg ise jiu jitsu dövüş sporuyla uğraşıyor.

Yeni gün başlangıcında, MSCI Dünya endeksinin %0,5 artış kaydettiğini görüyoruz. ABD borsalarının %1 civarında dün gece kaydettikleri yükseliş ardından bu sabah vadeli işlemlerde %0,3 oranında düşüşler göze çarpıyor. Asya’da ise Tokyo ve Şangay borsaları yatay bir seyir izlerken, diğer bölge borsalarında düşüş eğilimi hâkim. Gözler yarın ve perşembe günü açıklanacak ve keskin farklılık göstermesi beklenen dünyanın en büyük iki ekonomisinden gelecek enflasyon verilerini bekliyor. Altının ons fiyatı, kararsız havaya paralel 1,930 dolar seviyesine geri çekilirken, doların da bu sabah düne nazaran güçlendiğini, EURUSD paritesinin ise 1,0980 seviyelerinde işlem gördüğünü not edelim.

Mali piyasaların gündeminde bugün Almanya’da TÜFE ve ABD’de dış ticaret dengesi takip edilebilir.

ABD TÜFE ve Çekirdek TÜFE

Perşembe günü açıklanacak manşet TÜFE enflasyonunun baz etkisi ile %3,3 seviyesine yükselmesi bekleniyor.

1691468362d9ab8cc845dae607869e1ae429b419cc_1_1200.jpg

TCMB’nin net döviz pozisyonunda yaşanan günlük değişim (mio USD) 

Temmuz ayı orasına kadar rezerv biriktiren TCMB, swaplar ve hazine dövizleri hariç bakıldığında, son 14 günde yaklaşık 1,6 milyar dolar rezerv kaybı yaşadı. Kuru 27 seviyesinde tutmanın bir bedeli olsa gerek.

169146836321ca590b31ab705e316f1d7ee2a8a69f_2_1200.jpg

İKTİSATBANK

Okumaya devam et

BORSA

SASA yatırımcısı neden öfkeli? PDT dönüşümü ve İbrahim M. Turhan tartışması

Yayınlanma:

|

Yazan:

Borç sermayeye dönüştü, tartışma büyüdü

SASA Polyester’in 3 Haziran 2026 tarihinde açıkladığı Paya Dönüştürülebilir Tahvil (PDT) dönüşüm kararı, sermaye piyasalarında son dönemin en çok tartışılan işlemlerinden biri haline geldi. Şirket açısından bilançoyu güçlendiren bu adım, hisse yatırımcıları açısından ise “pay sulanması”, “değer kaybı” ve “güven erozyonu” tartışmalarını beraberinde getirdi.

Özellikle SASA Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim M. Turhan’ın geçmiş dönemde yaptığı açıklamalar nedeniyle yatırımcı tepkilerinin önemli bölümü şahsında toplandı.

Peki SASA ne yaptı, kim kazandı, kim kaybetti?

SASA ne yaptı?

Şirketin açıklamasına göre;

  • Yurt dışında ihraç edilen PDT sahipleri dönüşüm haklarını kullandı.
  • 37,3 milyon Euro nominal değerli tahvil hisseye dönüştürüldü.
  • Bunun karşılığında yeni paylar ihraç edildi.
  • Mevcut ortakların rüçhan hakları tamamen kısıtlandı.
  • Şirket sermayesi yaklaşık 785 milyon TL artırıldı.

Teknik olarak bakıldığında şirketin borcu azaldı ve özkaynakları güçlendi. Finansal açıdan değerlendirildiğinde bu işlem, borcun sermayeye dönüştürülmesi nedeniyle şirket bilançosunu rahatlatan bir yapı oluşturdu.

Şirket açısından olumlu sonuçlar

PDT dönüşümü sonrasında SASA’nın elde ettiği avantajlar şöyle sıralanabilir:

1. Döviz borcu azaldı

Tahvil yükümlülüğünün bir bölümü ortadan kalktı.

2. Finansal kaldıraç düştü

Borç/özkaynak dengesi iyileşti.

3. Faiz yükü azaldı

Gelecekteki finansman maliyetleri üzerinde olumlu etki oluştu.

4. Nakit çıkışı önlendi

Şirket tahvil geri ödemesi yapmak yerine hisse vererek yükümlülüğünü kapattı.

Yönetim perspektifinden bakıldığında bu işlem rasyonel ve bilanço güçlendirici bir finansman yöntemi olarak görülebilir.

Peki yatırımcı neden rahatsız oldu?

Sorunun cevabı “seyrelme etkisi” olarak adlandırılan süreçte yatıyor. Yeni hisseler üretildiğinde mevcut ortakların şirket içindeki pay oranı küçülür.

Buna sermaye piyasalarında “dilution” yani sulanma denilir.

Yatırımcıların itiraz ettiği temel nokta şu: Şirket borcunu azaltırken bunun maliyetinin önemli bir kısmı mevcut hissedarlara yansıtıldı.

Özellikle küçük yatırımcı açısından ortaya çıkan etkiler:

  • Hisse başına düşen şirket değeri geriledi.
  • Arz edilen pay miktarı arttı.
  • Satış baskısı oluştu.
  • Hisse fiyatı üzerinde aşağı yönlü baskı meydana geldi.
  • Portföy değerleri eridi.

Büyük tartışma: Tahvil yatırımcısı avantajlı mı oldu?

Piyasadaki eleştirilerin önemli bölümü bu noktada yoğunlaşıyor.

Tahvil yatırımcısı:

  • Önceden belirlenmiş şartlarla dönüşüm hakkı elde etti.
  • Belirli fiyat avantajına sahip oldu.
  • Hisseye dönüşüm sırasında daha korunaklı bir pozisyonda bulundu.

Borsa yatırımcısı ise:

  • Açık piyasadan hisse aldı.
  • Fiyat düşüşünün tüm riskini taşıdı.
  • Seyrelme etkisini doğrudan yaşadı.

Bu nedenle sosyal medyada sıkça dile getirilen görüşlerden biri şu oldu: “Şirket kurtarıldı ama küçük yatırımcı korunamadı.”

İbrahim M. Turhan neden hedef haline geldi?

Aslında kararın sahibi tek başına İbrahim M. Turhan değil. PDT ihracı ve dönüşüm süreçleri yönetim kurulu kararıyla ve SPK mevzuatı çerçevesinde yürütülüyor.

Ancak yatırımcı tepkilerinin önemli kısmı Turhan’a yöneldi. Çünkü İbrahim M. TUrhan aynı zamanda SASA Yönetim Kurulu Üyesi olması açıklamaları da yatırımcı o hassasiyet ile algıladı. Açıklamalar ile fiili duurm örtüşmeyip hisse değeri daha düşünce küçük yatırımcı dah afazla zarar etti; tartışmalar da bu noktada alevlendi.

Bunun birkaç nedeni bulunuyor.

1. Sürecin kamuoyundaki yüzü oldu

PDT mekanizmasını en fazla anlatan isimlerden biri İbrahim M. Turhan’dı.

2. Beklentiler ile sonuçlar uyuşmadı

Yatırımcılar açıklamalar sonrasında hisse üzerinde bu kadar güçlü bir baskı beklemiyordu.

3. Satış baskısı öngörülemedi

Piyasada oluşan fiyat hareketleri yatırımcıların hesaplarının ötesine geçti.

4. Güven sorunu oluştu

Hisse fiyatındaki sert düşüşler sonrasında yatırımcılar açıklamaların yeterince risk içermediğini düşünmeye başladı.

Yatırımcılar yanıltıldı mı?

Bu soru bugün en çok tartışılan konu.

Ancak hukuki açıdan bakıldığında;

“Yanıltma”, “manipülasyon”, “yanlış yönlendirme” gibi kavramların oluşabilmesi için SPK tarafından yapılacak inceleme ve hukuki süreçlerin sonuçlanması gerekir.

Bugün itibarıyla kamuoyuna açıklanmış herhangi bir SPK kararı veya yargı hükmü bulunmamaktadır.

Bu nedenle; “Yatırımcılar kesin olarak yanıltıldı” demek de, “Hiçbir sorun yaşanmadı” demek de mümkün değildir.

Ancak yatırımcı algısında ciddi bir güven kaybı oluştuğu açıktır.

Asıl sorun ne?

Bu olay aslında Türkiye sermaye piyasalarının kronik sorunlarından birini yeniden gündeme getirdi: Finansal mühendislik ile yatırımcı iletişimi arasındaki kopukluk.

Şirket yönetimleri bilanço açısından doğru kararlar alabilir.

Ancak bu kararların;

  • Küçük yatırımcıya etkileri,
  • Riskleri,
  • Olası fiyat baskıları,
  • Seyrelme sonuçları,

yeterince açık anlatılmadığında piyasalarda güven sorunu ortaya çıkıyor.

Sonuç

SASA’nın PDT dönüşümü şirket açısından bakıldığında borcu azaltan ve özkaynakları güçlendiren başarılı bir bilanço operasyonu olarak görülebilir.

Ancak borsa yatırımcısı açısından tablo çok daha farklıdır.

Payların seyrelmesi, hisse fiyatındaki sert düşüşler ve oluşan güven kaybı nedeniyle küçük yatırımcı önemli ölçüde zarar gördüğünü düşünüyor.

Bugün yaşanan tartışmanın merkezinde yalnızca bir sermaye artırımı değil; şeffaflık, yatırımcı iletişimi ve kurumsal güven meselesi bulunuyor.

Sermaye piyasalarında para kaybı telafi edilebilir.

Ancak yatırımcı güveni kaybedildiğinde onu geri kazanmak çok daha zor oluyor.

Bankavitrini.com Analiz

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.