ŞİRKETLER
Derbinin galibi Fenerbahçe
Fenerbahçe, Spor Toto Süper Lig’in 13. haftasındaki derbi maçta ezeli rakibi Galatasaray’ı 2-1 yendi.
Yayınlanma:
5 yıl önce|
Yazan:
BankaVitriniGalatasaray, Spor Toto Süper Lig’in 13. haftasındaki derbi maçta ezeli rakibi Fenerbahçe’yi konuk etti.
Maçın 11. dakikasında Galatasaray gole yaklaştı. Kerem Aktürkoğlu’nun pasında topla buluşan Feghouli’nin sağ çaprazdan ceza sahasına girdikten sonra yaptığı vuruşta kaleci Berke Özer meşin yuvarlağı kornere çeldi.

16. dakikada Galatasaray öne geçti. Kendi yarı alanından aldığı topla hızlı çıkan Kerem Aktürkoğlu, pasını Morutan’a verdikten sonra ceza sahasına koşusunu sürdürdü. Çok adamla gelen sarı-kırmızılılarda ceza yayı içinde Morutan’dan yeniden topu alan Kerem, penaltı noktası gerisinden yaptığı plase vuruşla meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu: 1-0

20. dakikada İrfan Can Kahveci’nin ceza yayının solundan çıkardığı sert şutta meşin yuvarlağı kaleci Muslera kontrol etti.
31. dakikada Fenerbahçe beraberliği sağladı. Galatasaray’ın rakip yarı alanda tüm oyuncularıyla baskı kurduğu sırada topu alan İrfan Can Kahveci, kendi yarı sahasından savunmanın arkasına sarkan Mesut Özil’e uzun ve isabetli pas gönderdi. Uzun süre meşin yuvarlağı süren Mesut, ceza sahasına girdikten sonra kaleci Muslera ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda yaptığı vuruşla ağları havalandırdı: 1-1
Karşılaşmanın ilk yarısı, 1-1 sona erdi.

İkinci yarı
57. dakikada Galatasaray ikinci gole çok yaklaştı. Kerem Aktürkoğlu’nun pasında sol kanattan ceza sahasına sokulan Van Aanholt, kaleci Berke Özer ile karşı karşıya kaldı. Hollandalı futbolcu, şut çekmek yerine pasını kale sahası önüne hareketlenen takım arkadaşlarına çıkardı. Ancak savunmaya hızlı dönen Kim Min-jae, Halil Dervişoğlu’ndan önce müdahale ettiği topu taca atarak rakibinin fileleri havalandırmasına engel oldu.

62. dakikada hızlı gelişen Fenerbahçe atağında Mert Hakan Yandaş’ın pasıyla ceza sahası sağ çaprazında topla buluşan İrfan Can Kahveci’nin vurduğu meşin yuvarlak, kaleci Muslera’da kaldı.
69. dakikada ani gelişen Galatasaray atağında Taylan Antalyalı, kendi yarı sahasından aldığı topu bir süre sürdükten sonra pasını Cicaldau’ya verdi. Rumen oyuncunun sağ çaprazdan ceza sahasına girdikten sonra uzak direğe yaptığı plase vuruşta, kaleci Berke Özer meşin yuvarlağı kornere çeldi.

78. dakikada Van Aanholt’un soldan ortasında Cicaldau’nun ceza sahası içinde çıkardığı şutta meşin yuvarlak, Kim Min-jae’den döndü.
81. dakikada Galatasaray önemli bir gol fırsatından yararlanamadı. Berkan Kutlu’nun orta saha çizgisinin hemen gerisinden savunmanın arkasına pasında topla buluşan Diagne’nin ceza sahasına girdikten sonra yaptığı vuruşta kaleci Berke, meşin yuvarlağa ayaklarıyla müdahale ederek gole izin vermedi.

84. dakikada Galatasaray’da Mbaye Diagne’nin attığı gol, Video Yardımcı Hakem (VAR) incelemesinin ardından iptal edildi. Van Aanholt’un ceza sahası dışından sol çaprazdan kullandığı serbest atışta Diagne, penaltı noktası gerisinden yaptığı kafa vuruşuyla meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu. VAR odasının uyarısıyla pozisyonu saha kenarında izleyen Halil Umut Meler, Diagne’nin kafa vuruşundan önce Berisha’ya faul yaptığı gerekçesiyle golü iptal etti.

90+4. dakikada Fenerbahçe öne geçti. Rossi’nin sağdan pasında topla buluşan Crespo’nun, sağ çaprazdan ceza sahasına girdikten sonra yaptığı sert vuruşta meşin yuvarlak kaleci Muslera’nın müdahalesine rağmen yan direğe de çarparak ağlara gitti: 1-2

Fenerbahçe, karşılaşmadan 2-1 galip ayrıldı.

Fenerbahçe, bu sonuçla puanını 23’e çıkardı. Galatasaray ise 21 puanda kaldı.
Galatasaray deplasmanında üst üste 7. kez yenilmedi
Fenerbahçe, Galatasaray deplasmanında üst üste 7. maçından da yenilgisiz ayrıldı.

Ligde rakibi karşısında deplasmanda son mağlubiyetini 2014-2015 sezonunda yaşayan Fenerbahçe, üst üste 7. maçını da kaybetmedi.
Sarı-lacivertliler, son olarak 18 Ekim 2014 yılında rakibine 2-1 mağlup olmuştu.
Mesut derbide golünü attı
Fenerbahçe’nin dünyaca ünlü yıldız futbolcusu Mesut Özil, Galatasaray derbisinde ilk kez gol sevinci yaşadı.

Ligde 5. kez bir maça bu sezon 11’de başlayan deneyimli oyuncu, attığı bu golle ligdeki gol sayısını 4’e çıkardı.
Crespo siftah yaptı
Fenerbahçe’nin orta saha oyuncusu Miguel Crespo, sarı-lacivertli formayla ilk golüne imza attı.

Sezon başında sarı-lacivertli takıma transfer olan ve istikrarlı forma şansı bulamayan 25 yaşındaki Portekizli orta saha oyuncusu, Fenerbahçe formasıyla ilk gol sevincini Galatasaray karşısında yaşadı.
Mert Hakan cezalı duruma düştü
Fenerbahçe’nin orta saha oyuncusu Mert Hakan Yandaş, cezalı duruma düştü.
27 yaşındaki futbolcu, Galatasaray derbisine 3 sarı kartla çıkmıştı.

Karşılaşma öncesinde sınırda bulunan oyuncu, 35. dakikada gördüğü sarı kartla cezalı duruma düştü.
Mert Hakan, deplasmanda Göztepe ile oynanacak maçta forma giyemeyecek.
Pereira kart gördü
Fenerbahçe’nin Portekizli teknik direktörü Vitor Pereira, derbi karşılaşmasında kart gördü.

İlk yarının bitiş düdüğünün ardından hakem Halil Umut Meler’e itirazda bulunan 53 yaşındaki çalıştırıcı, sarı kartla cezalandırıldı.
Tisserand kızardı
Fenerbahçe’nin tecrübeli stoperi Marcel Tisserand, Galatasaray derbisinde kırmızı kartla oyundan atıldı.
Maçın 24. dakikasında sarı kart gören Tisserand, 83. dakikada ikinci sarı kartını görerek kırmızı kartla oyun dışında kaldı.

Fenerbahçeli oyunculardan büyük sevinç
Fenerbahçeli futbolcular, maçın bitiş düdüğüyle büyük sevinç yaşadı.
Orta sahada toplanan sarı-lacivertliler, daha sonra boş deplasman tribününe giderek sevinç gösterilerinde bulundu.
Fenerbahçeli futbolcular ve teknik ekibin bu sevinç gösterisinin ardından Galatasaraylı taraftarlar rakiplerini protesto etti.
Futbolcular, soyunma odası tüneline giderken yabancı madde atılması nedeniyle zor anlar yaşadı.
Vitor Pereira: Taraftarlarımızın ruhunu sahaya yansıttık
Fenerbahçe’nin teknik direktörü Vitor Pereira, karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında, kendileri için çok önemli bir maça çıktıklarını belirtti.
Maç için çok çalıştıklarını ve iyi hazırlandıklarını vurgulayan Pereira, “Taraftarlarımızın ruhunu sahaya yansıttık. Aile olmak, birlik olmaktan geçer. Takımım çok savaştı, çok çalıştı. 1-0 geri düştük, 10 kişi kalmamıza rağmen maçı çevirdik. Bu yüzden bu sonuç için çok mutluyum.” ifadelerini kullandı.
Galibiyeti hak ettiklerini anlatan Portekizli çalıştırıcı, şöyle devam etti:
“Toplar her zaman direkten dönmez. Her zaman penaltı kaçmaz. Bu şekilde iyi çalışan takımın şansı bir yerde dönecekti. Oyuncularımla gurur duyuyorum. Buraya gerekçe saymaya gelmedim. Şampiyon olmaya geldim. İşlerin iyi gitmediğini düşündüğümde değişiklik yapılması gerektiğini düşünürsem yaparım. Bizim farklı sistemlerde oynamamız gerekiyor. Dörtlü savunmayı çalıştıracak fazla vaktimiz yoktu ama oyuncularım iyi bir performans sergiledi. Ailelerimiz biz acı çektiğimizde acı çekiyor. Biz takım olarak bir aileyiz. Taraftarlarımız bizimle seviniyor, bizimle üzülüyor ama bizim zor zamanlarda birlik olmayı bilmemiz lazım. Ben buraya geri dönerken bu birlikteliği hissettiğim için döndüm.”
Önlerinde çok fazla maç olduğunu ve yine puanlar kaybedebileceklerini aktaran Pereira, “Aile olarak kuvvetli şekilde durabilirsek hedefimize ulaşabiliriz. Ben buraya şampiyon olmaya geldim. Zor zamanlarda birlikte kalmamız gerekiyor. Birlikte olursak sezon sonunda uzun zamandır beklediğimiz şampiyonluğa ulaşabiliriz. Benim için sistemden ziyade önemli olan takım davranışlarıdır. Büyük takım olarak birden fazla sistemde oynamamız gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Uyguladıkları stratejinin kendilerine maç kazandırdığını ifade eden 53 yaşındaki teknik adam, şunları kaydetti:
“Hiç şüphe yok ki başkanın gösterdiği destek çok önemli. Ben ve ekibim daha önce şampiyon olduğumuz takımlarda başkanın desteğinin önemini gördük. Taraftarlarımız çok duygusal, çok tutkulu ve takımlarına aşık. Kimin ne kadar çalıştığını, kulübe ne kadar yardım ettiğini görmek gerekir. Kimse bu evrede şampiyon olmuyor ya da şampiyonluğu kaybetmiyor. Birçok insana göre Trabzonspor şampiyon olarak görünüyor ama daha çok maç var. Biz Avrupa oynuyoruz. Kimse bunu konuşmuyor ama bu çok önemli. Şampiyonlar sezonun bu evresinde belirlenmez, sezon sonunda belirlenir. Kim daha kaliteli, istikrarlı görüntü sergiliyor ve ortaya karakter koyuyorsa o şampiyon oluyor.”
Her takımın kötü anlarının olabileceğini dile getiren Pereira, “Trabzon’da oynadığımız maçta 1 kişi eksik kaldık ve son dakikalarda yediğimiz penaltı golüyle mağlup olduk. 60 dakika 10 kişi oynamıştık ve yorucu bir maçtı. Sonra yine yorucu bir Avrupa maçı oynadık. Sonra Alanya ile oynadığımız maçta çok iyiydik, hak ettik ama olmadı. Bunların hepsi bir hafta içinde oldu. Konya’da 10. dakikada 2-0 yenik duruma düştük. Bu durumda reaksiyon göstermek çok zor. Sadece Fenerbahçe için değil tüm takımlar için çok zor.” şeklinde görüş belirtti.
Konyaspor deplasmanında birçok oyuncusunun sakatlandığını aktaran Pereira, “Kayserispor maçı çok üzücüydü ama bugün cevap verme şansı yakaladık. Futbol budur, sahaya karakter koymanız gerekir ve bu takımda da bu var. Mental olarak içinde olduğumuz dönem bizim için ağırdı. Dışarıdan da baskı geldi ama önemli olan içinizde ne hissettiğinizdir. Biz hep birlikte kaldık ve kulüp için en iyisini istedik. Grup olarak çalıştık ve bugün sahada cevap verdik. Birlik olduğumuzu gösterdik.” diye konuştu.
Pereira, sözlerini Ferdi Kadıoğlu’nun performansına ilişkin şu soruyu yanıtlayarak tamamladı:
“Ferdi, gerçekten çok zeki bir oyuncu. Modern futbol, atak ve defans anında takımların farklı sistemlere dönüşebilmesini öngörüyor. Bu yüzden oyuncularınızın zeki olması ve farklı pozisyonları oynayabilmesi gerekir. Ferdi, geleceği olan, zeki ve kaliteli bir oyuncu. Farklı sistem ve pozisyonlara adapte olabilen bir oyuncu.”
Galatasaray Yardımcı Antrenörü Ateş: Biz Galatasaray’ız, ayağa kalkarız
Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısına, teknik direktör Fatih Terim’in kırmızı kart görmesi nedeniyle yardımcı antrenör Necati Ateş katıldı.
Maç hakkında değerlendirmede bulunan Ateş, “Öncelikle ilk toplantımı böyle yapmak istemezdim. Daha iyi hayal etmiştim. Kazanarak konuşsaydım daha iyi olurdu. Çok pozisyona girdiğimiz, direkten dönen ve kalenin içinden çıkan pozisyonlar oldu. Maça verilmeyen gol ve verilen pozisyonlar damga vurdu. Sonra içeride izlediğimiz zaman aynı pozisyonda bizim golümüzü iptal etti, son dakikada Serdar’ın Berkan’ı itmesini VAR hakeminin çağırmaması inanılır gibi değil. Attıkları birinci golde herkes ofsayta bakıyor ama Kerem’e itme pozisyonu var. Oraya bakılmıyor.” ifadelerini kullandı.
Karşılaşmanın hakemi Halil Umut Meler’in yönetimine eleştiride bulunan Necati Ateş, şöyle devam etti:
“Biz ivme yakalamışız, oyunu oraya yıkmışız, bir pozisyonla değişebiliyor. Hakem bu oyunu maalesef çevirebiliyor. Kerem’in pozisyonunda faul oldu. Avantaj oynatsa ve top bize gelse Diagne’nin pozisyonu büyük ihtimal penaltı. Oyunu okuyamıyor. Kırmızı kart onu kurtaracağı için oyunu durduruyor. Yoksa devamında Diagne’nin pozisyonu penaltı. İptal edilen golde 4 dakika 40 saniye oyun durdu. Süre tuttuk. Sonunda 7 dakika uzatma verdi. Bunları izleyince kenardan hocamız da çok sinirleniyor haliyle. Hocayı atabilmek için kovalıyorlar. Sinirler yükseldiği zaman da atıyor hocayı. Gerçekten sıkıntılı bir maç oynadık. Biz Galatasaray’ız, ayağa kalkarız. İkinci yarıya her zaman iyi başlar ve devamını getiririz.”
Karşılaşmanın ardından Fenerbahçeli futbolcuların saha ortasında yaşadıkları galibiyet sevinciyle ilgili Ateş, “Mutlaka biz orada olayları yatıştırmaya çalıştık. Onlar da çok fazla sevindiler. Oyuncularımızın bazıları sinirlendi. Bakacağız. İkinci yarıda deplasmanda kazandığımız maçta bakalım biz nasıl sevinç yaşayacağız göreceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.
AA
Gülbeyaz Gergün
Vestel’de Borç Alarmı: Gözler Yatırımcıda
VESTEL’DEN EUROBOND YATIRIMCISINA İKİ SEÇENEK: YA YÜZDE 45 ANAPARA KESİNTİSİ YA 6 YIL VADE UZATIMI
Yayınlanma:
23 saat önce|
20/10/2026Yazan:
Gülbeyaz Gergün
500 milyon dolarlık borç için yeniden yapılandırma süreci başladı. Vestel, anaparasını korumak isteyen yatırımcıya 2035 vadeli ve yüzde 4 faizli tahvil; anapara kesintisini kabul eden yatırımcıya ise 2032 vadeli ve yüzde 6 faizli yeni tahvil öneriyor. Bankalarla 2041 vadeli yeniden yapılandırma görüşmeleri de sürüyor.
Bankavitrini.com – Ekonomi Haberleri
Vestel Elektronik, bilançosunu sürdürülebilir hale getirmek amacıyla yurt dışı borçlarının yeniden yapılandırılması için önemli bir adım attı. Şirket, toplam nominal tutarı 500 milyon dolar olan, yıllık yüzde 9,75 faizli ve 2029 vadeli Eurobond’ları için tahvil sahiplerine iki alternatif içeren takas teklifi ve muvafakat talebi sürecini başlattı.
20 Ekim 2026 tarihinde kamuoyuna yansıyan açıklamaya göre yatırımcılar, mevcut anaparalarını koruyarak borcun vadesini uzatabilecek veya anaparanın yüzde 45’inden vazgeçerek daha erken vadeli yeni tahvillere geçebilecek.
Teklif, şirketin yalnızca tahvil borçlarını değil, bankalara olan finansal yükümlülüklerini de kapsayan daha geniş kapsamlı yeniden yapılandırma çalışmalarının bir parçası olarak öne çıkıyor. https://www.kap.org.tr/tr/Bildirim/1684657
İki seçenek yatırımcıya ne getiriyor?
Vestel’in teklifinde yatırımcıların önündeki iki alternatif, anapara kaybı ile vade ve faiz koşulları arasında bir tercih yapılmasını gerektiriyor.
1. seçenek: Anapara korunacak, vade 2035’e uzatılacak
İlk seçenekte mevcut Eurobond’ların 15 Mayıs 2029 olan vadesinin 15 Mayıs 2035’e uzatılması öngörülüyor.
Bu seçeneğin temel koşulları şöyle:
- Anapara kesintisi: Yok.
- Yeni yıllık faiz oranı: Yüzde 4.
- Yeni vade: 15 Mayıs 2035.
- Anapara geri ödemesi: Yıllık taksitler halinde.
Mevcut tahvilin yüzde 9,75 olan yıllık faiz oranı bu seçenekte yüzde 4’e düşüyor. Böylece yatırımcı anapara tutarını korurken faiz gelirinin önemli bir bölümünden vazgeçmiş oluyor.
Bu seçenek, tahvilin nominal değerini korumayı önceliklendiren ancak parasını daha uzun süre şirkette tutmayı kabul eden yatırımcılar açısından öne çıkıyor.
2. seçenek: Yüzde 45 anapara kesintisiyle 2032 vadeli yeni tahvil
İkinci seçenekte yatırımcılar, mevcut tahvillerinin nominal değerinin yüzde 55’i karşılığında yeni Eurobond alacak. Başka bir ifadeyle, anaparanın yüzde 45’i silinecek.
Bu seçeneğin koşulları ise şöyle:
- Anapara kesintisi: Yüzde 45.
- Yeni tahvilin nominal değeri: Mevcut anaparanın yüzde 55’i.
- Yeni yıllık faiz oranı: Yüzde 6.
- Yeni vade: 15 Mayıs 2032.
- Anapara geri ödemesi: Yıllık taksitler halinde.
Bu seçenekte yatırımcı daha yüksek faiz oranı elde edebilecek ve borcun vadesi 2035 yerine 2032 olacak. Bunun karşılığında mevcut alacağının yüzde 45’ini kaybetmeyi kabul edecek.
İkinci seçenek kapsamında yeni Eurobond ihracı için Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) başvuru yapılması öngörülüyor. https://www.bloomberght.com/vestel-den-eurobond-sahiplerine-iki-secenekli-yapilandirma-teklifi-3792011
100 bin dolarlık yatırımda tablo nasıl değişiyor?
Yatırımcıların karşı karşıya olduğu tercih, örnek bir 100 bin dolarlık nominal tahvil üzerinden daha net görülebiliyor.
| Karşılaştırma | 1. seçenek | 2. seçenek |
|---|---|---|
| Mevcut nominal anapara | 100.000 $ | 100.000 $ |
| Anapara kesintisi | Yok | 45.000 $ |
| Yeni tahvil nominali | 100.000 $ | 55.000 $ |
| Yıllık faiz oranı | %4 | %6 |
| İlk yıl için basit nominal faiz hesabı | 4.000 $ | 3.300 $ |
| Vade | 2035 | 2032 |
Not: Faiz tutarları, ilgili yılın başındaki nominal anaparanın değişmediği varsayımıyla örnek olarak hesaplanmıştır. Anapara yıllık taksitlerle geri ödeneceğinden sonraki yılların faiz tutarları ödeme planına göre değişecektir. Bu tablo, tahvillerin piyasa değerini veya yatırımcının toplam getirisini göstermemektedir.
İlk seçenekte yatırımcı anaparasını nominal olarak korurken daha düşük faizle daha uzun süre bekleyecek. İkinci seçenekte ise yeni tahvilin faiz oranı daha yüksek olsa da faiz, kesinti sonrasında kalan anapara üzerinden hesaplanacak.
Dolayısıyla yüzde 6 faiz oranı tek başına ikinci seçeneği daha avantajlı hale getirmiyor. Yatırımcıların kararında tahvillerin geri ödeme takvimi, şirketin ödeme kapasitesi ve yeni tahvillerin piyasa değeri de belirleyici olacak.
Vestel neden borçlarını yeniden yapılandırmak istiyor?
Yeniden yapılandırma adımı, Vestel’in borç ödeme takvimini faaliyetlerinden yaratabileceği nakit akışıyla uyumlu hale getirme ve bilançosunu sürdürülebilir bir yapıya kavuşturma hedefiyle bağlantılı.
Mevcut Eurobond’ların yıllık yüzde 9,75 faiz taşıması, 500 milyon dolarlık nominal borç üzerinden ilk yıl için yaklaşık 48,75 milyon dolar faiz yüküne karşılık geliyor. Bu hesap, anaparanın yıl boyunca değişmediği varsayımına dayanıyor.
Yeni koşullarda faiz oranının yüzde 4’e düşmesi veya anaparanın yüzde 55’e indirilerek yüzde 6 faiz uygulanması, şirketin gelecekteki finansman yükünü azaltmayı amaçlıyor.
Bununla birlikte, yeniden yapılandırmanın şirketin faaliyet kârlılığına, nakit yaratma kapasitesine ve borç ödeme gücüne kalıcı katkı sağlayıp sağlamayacağı, yalnızca faiz oranlarına değil operasyonel performansa da bağlı olacak.
Bankalarla görüşmelerde hedef 2041 vadeli yapılandırma
Vestel’in yeniden yapılandırma çalışmaları Eurobond’larla sınırlı değil.
Şirketin 26 Haziran 2026 tarihli açıklaması kapsamında, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun geçici 32. maddesi ve ilgili mevzuat uyarınca finansal yeniden yapılandırma görüşmeleri yürütülüyor.
Bankalara sunulan teklifte mevcut borçların iki yıl anapara ve faiz ödemesiz olacak şekilde 2041 vadeli olarak yeniden yapılandırılması öngörülüyor. Şirketin açıklamasına göre bankalarla müzakereler devam ediyor.
Bu teklifin kabul edilmesi halinde borçların geri ödeme takvimi önemli ölçüde değişecek. Ancak bankalarla görüşmelerin henüz sonuçlanmamış olması nedeniyle teklifin kesinleşmiş bir anlaşma olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. https://www.yenisafak.com/ekonomi/kap-haberleri/kap-vestel-elektronik-sanayi-ve-ticaret-as-vestl-ozel-durum-aciklamasi-genel-5139013
Kredi notundaki bozulma da yakından izleniyor
Vestel’in borçlarını yeniden yapılandırma girişimi, şirketin kredi riskinin arttığı bir dönemde gündeme geldi.
Vestel International’ın yatırımcı ilişkileri duyurularında yer alan bilgilere göre Fitch Ratings, 1 Temmuz 2026 tarihinde şirketin uzun vadeli yerel ve yabancı para cinsinden kredi notlarını CCC+ seviyesinden CCC- seviyesine indirmiş; 500 milyon dolarlık 2029 vadeli teminatsız tahvilin notunu da CC seviyesine çekmişti.
Bu notlar, şirketin finansal yükümlülüklerini yerine getirme kapasitesine ilişkin risklerin yüksek olduğuna işaret ediyor. Yeniden yapılandırma teklifinin yatırımcılar tarafından nasıl karşılanacağı, şirketin finansmana erişimi ve borç ödeme kapasitesi açısından önem taşıyor. https://vestelinternational.com/investor-relations/news/kap-notices?p=2
Sürecin tamamlanması için hangi koşullar gerekiyor?
Vestel’in teklifinin yürürlüğe girmesi otomatik değil. Sürecin tamamlanması için tahvil sahipleri toplantısında gerekli kararların alınması, işlem belgelerinde belirtilen diğer koşulların karşılanması ve ikinci seçenek kapsamında öngörülen yeni tahvil ihracı için SPK onayının sağlanması gerekiyor.
Bu nedenle açıklanan iki alternatif, tamamlanmış bir borç yapılandırmasından ziyade yatırımcıların onayına sunulan bir teklif olarak değerlendirilmeli.
Sonuç: Borç takviminin uzaması tek başına yeterli mi?
Vestel’in Eurobond hamlesi, şirketin finansman yükünü hafifletme ve borç ödeme takvimini yeniden düzenleme arayışının önemli bir göstergesi. Bir tarafta anaparayı koruyarak faiz gelirini azaltan ve vadeyi altı yıl uzatan seçenek, diğer tarafta anaparada yüzde 45 kesinti karşılığında daha yüksek faiz ve daha erken vade sunan seçenek bulunuyor.
Ancak yatırımcılar açısından asıl mesele, hangi seçeneğin nominal olarak daha cazip göründüğünden çok, şirketin yeni ödeme planını karşılayabilecek nakit akışını yaratıp yaratamayacağı.
Vestel açısından ise borçların yeniden yapılandırılması finansal baskıyı azaltabilir; kalıcı iyileşmenin sağlanması için faaliyetlerden elde edilen nakdin güçlenmesi, kârlılığın sürdürülebilir hale gelmesi ve finansman maliyetlerinin yönetilebilir düzeye inmesi gerekecek.
Bankavitrini.com değerlendirmesi: Eurobond sahiplerinin vereceği karar kadar, bankalarla yürütülen yeniden yapılandırma görüşmelerinin sonucu da Vestel’in finansal geleceği açısından belirleyici olacak.
GÜNCEL
KREDİ KARTINDA 12 AY SINIRI KALKTI MI? TAKSİTLİ ALIŞVERİŞTE YENİ DÖNEM!
Yayınlanma:
6 gün önce|
16/10/2026Yazan:
Erol Taşdelen
Ticaret Bakanlığının yönetmelik değişikliğiyle taksitli satışlarda genel 12 ay sınırı kaldırıldı. Ancak kredi kartıyla yapılan alışverişlerde bütün taksit sınırları ortadan kalkmış değil. Yeni dönemde gözler BDDK’nın kararlarında.
BANKAVİTRİNİ.COM | EKONOMİ
Taksitli alışverişte yeni dönem başladı. Ticaret Bakanlığının hazırladığı yönetmelik değişikliği, 15 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenlemeyle konut satışları dışındaki taksitli mal ve hizmet satışlarında taksit sürelerini belirleme ve ilave sınırlamalar getirme yetkisi Ticaret Bakanlığına verildi.
Düzenleme, perakende sektöründe uzun süredir uygulanan taksit sınırlarının yeniden belirlenmesinin önünü açarken kredi kartı kullanıcıları açısından da yeni bir tartışma başlattı: Kredi kartıyla alışverişte 12 ay taksit sınırı tamamen kalktı mı?
Ticaret Bakanlığının açıklaması, bu soruya temkinli yaklaşılması gerektiğini gösteriyor.
Kredi kartlarında bütün sınırlar kalkmadı
Taksitli satışlara ilişkin düzenlemelerde iki ayrı yetki alanı bulunuyor. Kredi kartı, alışveriş kredisi ve tüketici finansmanı yoluyla gerçekleştirilen satışların taksit süreleri BDDK tarafından belirleniyor. Bu yöntemlerin dışında kalan senetli satışlar gibi taksitli satış yöntemleri ise Ticaret Bakanlığının düzenleme alanında bulunuyor.
Yeni yönetmelik değişikliği, Bakanlığın kendi yetki alanındaki satış yöntemlerini BDDK kararlarıyla uyumlu biçimde düzenlemesini amaçlıyor.
Bu nedenle yönetmelikteki genel 12 aylık sınırın kaldırılmasını, kredi kartıyla yapılan bütün alışverişlerde sınırsız taksit uygulamasının başladığı şeklinde yorumlamak doğru değil. Elektronik eşya, beyaz eşya, mobilya, turizm, taşıt ve kuyum gibi ürün gruplarındaki kredi kartı taksit sınırları bakımından BDDK düzenlemeleri önemini koruyor.
Cep telefonlarında dikkat çeken değişiklik
Yeni düzenlemeyle cep telefonu alımlarında da taksit koşulları güncellendi.
- Sıfır cep telefonları: 40 bin TL ve altındaki telefonlarda 12 aya kadar taksit uygulanabilecek.
- 40 bin TL üzerindeki sıfır telefonlar: 3 aylık vade sınırı korunuyor.
- Yenilenmiş cep telefonları: Herhangi bir tutar sınırı olmaksızın 12 aya kadar taksit imkânı getirildi.
Buna karşılık elektronik eşya, tablet, televizyon, elektrikli ev aletleri, mobilya, yurt içi turizm ve seyahat, taşıt ve kuyum satışlarında mevcut taksit tutarı ve vade sınırlarında değişikliğe gidilmedi.
Taksit süresinin uzaması tüketimi artırır mı?
Taksitli alışverişte vade seçeneklerinin genişlemesi, tüketicilerin yüksek tutarlı ürünlere erişimini kolaylaştırabilir. Perakende işletmeleri açısından da satışları destekleyebilecek bir esneklik oluşturabilir.
Ancak Türkiye’de yüksek faiz oranları, kredi kartı borçlarının maliyeti ve hane halkının satın alma gücü dikkate alındığında, taksit sayısının artırılması tek başına tüketimi canlandırmaya yetmeyebilir.
Tüketicinin aylık taksit tutarına odaklanırken toplam ödeme miktarını, varsa vade farkını ve bütçesi üzerindeki yükü de hesaplaması gerekiyor.
Gözler BDDK’nın yeni kararlarında
Ticaret Bakanlığı, BDDK tarafından alınacak yeni kararların ardından gerekli düzenlemelerin hızlı biçimde hayata geçirilebileceğini belirtiyor. Bu durum, taksitli alışverişte yeni değişikliklerin gündeme gelebileceğine işaret ediyor; ancak kredi kartlarında bütün ürünler için 12 ay sınırının kaldırıldığı anlamına gelmiyor.
Bankavitrini.com’un değerlendirmesi: 12 aylık genel taksit sınırının kaldırılması, perakende satışların düzenlenmesinde önemli bir değişiklik. Ancak tüketicilerin kredi kartıyla alışverişte daha uzun vadeli ödeme yapabilmesi, ilgili ürün grubu için geçerli BDDK düzenlemesine bağlı. Yeni dönemin asıl etkisi, mevzuattaki yetki değişikliğinin kredi kartı uygulamalarına nasıl yansıyacağıyla netleşecek.
Kaynak: Ticaret Bakanlığı, 15 Ekim 2026 tarihli açıklamaları ve Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliği.
GÜNCEL
Teknoloji devleri kâr rekorları kırarken, borç cephesinde alarm zilleri çalıyor
Yayınlanma:
2 hafta önce|
08/10/2026Yazan:
BankaVitrini
Yapay zekâ yatırımlarında yaşanan patlama, teknoloji dünyasında daha önce görülmemiş kâr rakamlarını da beraberinde getiriyor. Bu sabah haber akışında Güney Kore devi Samsung’un üçüncü çeyrekte faaliyet kârının geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık 9 kat artarak 80 milyar dolara ulaşmasını beklediğini okuduk. Bu rakamın, bir teknoloji şirketinin tek çeyrekte elde ettiği en yüksek faaliyet kârı olarak tarihe geçeceğinin altını çizmek isterim. Yapay zekâ veri merkezlerinde kullanılan bellek çiplerine yönelik güçlü talep kâr beklentisinin arkasında yatarken, üretimin talebe yetişememesi nedeniyle fiyatların da hızla yükseldiğini görüyoruz. Samsung ve Micron, çip piyasasındaki arz sıkıntısının 2028 yılına kadar devam edebileceğini öngörüyor.
Samsung’un rekor kâr beklentisine rağmen hisselerinin haziran ayındaki zirvesinden %25’in üzerinde gerilemiş olması ise dikkat çekiyor. Yatırımcılar artık yapay zekâ yatırımlarının ne kadar hızlı büyüdüğünden ziyade, bu büyümenin ne kadar sürdürülebilir olduğunu sorgulamaya başladıklarını pek çok kez bültenlerimizde işlemiştik. Yükselen maliyetlerin Samsung’un akıllı telefon bölümünü de olumsuz etkilediğini görüyoruz. Bir tarafta yapay zekâ sayesinde rekor kârlar, diğer tarafta bu kârların sürdürülebilirliğine ilişkin artan soru işaretleriyle teknoloji hisselerinde bu sabah satıcılı bir havanın egemen olduğunu görüyoruz.
Japonya’nın Nikkei endeksi %1 gerilerken, Güney Kore borsası %1,3 düşüşle başı çekiyor. ABD borsaları dün geceyi düşüşle tamamlamasının ardından bu sabah vadeli endekslerde de hafif de olsa kırmızı renk gözüme çarpıyor. Yapay zekâ yatırımları için şirketlerin daha çok borçlanması da faiz oranlarını daha da yukarıya iterken, Broadcom’un 50 milyar dolar, SpaceX’in ise 40 milyar dolar civarında kaynak sağlamaya hazırlandığını okuyoruz. Bu kaynakların önemli bölümü Nvidia çiplerinin satın alınmasında kullanılacak. Yapay zekâ yatırımlarından beklenen gelirler henüz gerçekleşmeden şirketlerin borç yükü ise devamlı bir şekilde artıyor. Yapay zekâ yatırımlarının giderek daha fazla borçla finanse edilmesi, bu yatırımların ne zaman meyve vereceğine yönelik endişeleri artırmaya başladı. Uzun bir süredir borsaları yukarıya taşıyan rüzgâr olan yapay zekâ temasının büyük bir hikâye olduğunu kabul etsek de, yatırımcıların sabrının zorlanmaya başladığını da not etmemiz gerekiyor.
Yapay zekâ tarafından artan borçlanma ihtiyacı, zaten yüksek kamu borçları ve enflasyon endişeleriyle baskı altında olan tahvil piyasası açısından da büyük önem arz ediyor. ABD ve Avrupa devletleri artan bütçe açıklarını finanse etmek için yoğun şekilde borçlanırken, kervana büyük teknoloji şirketlerinin de katılması, borçlanma maliyetlerini yukarıda tutuyor. Biraz daha geniş açıdan bakmak gerekirse, küresel borç stoku 366 trilyon dolara ulaşırken, bu rakam dünya ekonomisinin bir yılda ürettiği toplam mal ve hizmetin yaklaşık 3,1 katına denk geliyor. Başka bir ifadeyle, dünyada yıllık her 1 dolarlık üretime karşılık 3,1 dolarlık birikmiş borç bulunuyor. Dünyanın en büyük ekonomisi ABD’de de durum pek farklı değil. Kamu borcu 40 trilyon doları aşarken, devletin topladığı her 5 dolarlık verginin yaklaşık 1 doları artık borç faizlerinin ödenmesine gidiyor. Üstelik tahvil faizleri yükseldikçe mevcut borçların yeniden finansmanı da giderek pahalılaşıyor.
Amerikan 30 yıllık tahvil getirisi dün gün içerisinde %5,73 seviyesine yükselerek son 24 yılın zirvesini bir adım daha yukarıya taşıdı. Yatırımcıların tahvil riskini üstlenmek için daha yüksek getiri talep ettiğini görüyoruz. Bu gelişmelere ilaveten, Avrupa’da artan siyasi belirsizlikler ve Fransa’nın mali sorunlarının İtalya ve Yunanistan gibi borçlu ülkelere de sirayet edebileceği endişesi, ortak para birimi euro üzerinde aşağı yönlü baskı yaratıyor. EURUSD paritesi dün sabah saatlerinde bir miktar soluklanmasının ardından bu sabah yeniden 1,12 seviyesinin altına sarktı. Dolar endeksi 102,50 seviyesinin kıyısında ve son altı ayın zirvesinde yer aldığını da not edelim. Dün gün içerisinde altının ons fiyatı 4,065 dolar seviyesine kadar gerilerken, gümüş de 59 dolar seviyesinin altını test etti. Dün gece düzenlenen ABD 10 yıllık tahvil ihalesine endişe edilenin aksine alım gelmesiyle, bu sabah kıymetli metaller soluklandı: altının ons fiyatı 4,140 dolar, gümüşün ise 60 dolar seviyelerine yükseldi.
Yemen’deki İran destekli Husilerin, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki havalimanını hedef almasıyla üç kişi hayatını kaybederken, 36 kişi yaralandı. Husiler ayrıca Yemen’in Aden Havalimanı’na füze ve İHA’larla saldırdı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ise misilleme olarak Yemen’de 80’den fazla Husi askerî hedefini vurduğunu açıkladı. Çatışmaların özellikle Bab el-Mandeb Boğazı çevresinde yoğunlaşması dikkat çekiyor. İran savaşı nedeniyle Hürmüz Boğazı’ndaki petrol taşımacılığı zaten aksarken, Asya ile Avrupa arasındaki ticaretin önemli geçiş noktalarından Bab el-Mandeb’in de tehdit altında olması küresel enerji arzı ve taşımacılık maliyetleri açısından riskleri yukarıda tutuyor.
Çatışmaların Yemen ve Suudi Arabistan sınırlarını aşarak bölgesel bir boyut kazanmaya başladığını görüyoruz. Reuters haberlerinde, Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ağırlıklı olarak savunma ve teknik destek sağladığını okuyoruz. Bir taraftan ABD ile İran arasında savaşı sona erdirmeye yönelik diplomatik temaslar sürerken, diğer taraftan Yemen cephesinde çatışmaların genişlemesi jeopolitik riskleri artırıyor. Enerji üretim tesislerinin yanı sıra petrolün dünyaya taşındığı kritik geçiş noktalarının da tehdit altında olması, petrol fiyatlarının yüksek kalmasına ve küresel enflasyonla mücadelenin zorlaşmasına neden olabilir. Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı bu sabah %2 yükselişle yeniden 102 doların üzerine yükseldi.
Jeopolitik riskler ve yapay zekâ tarafındaki gelişmeler yatırımcıların odağında bulunurken, Fed’in dün gece yayımlanan 15-16 Eylül toplantı tutanakları da yakından takip edildi. ABD Merkez Bankası’nın eylül ayında yaklaşık üç yıl aradan sonra gerçekleştirdiği 25 baz puanlık faiz artırımına tüm üyelerin destek verdiğini, ancak bu kararın arkasındaki gerekçelerin farklılaştığını görüyoruz. Bazı üyeler enerji fiyatları ve gümrük tarifelerinden kaynaklanan enflasyonist baskıların kalıcı hâle gelmesini önlemek amacıyla faiz artırımını gerekli görürken, diğerleri güçlü iç talebin de enflasyonu beslediğini ve daha sıkı bir para politikasına ihtiyaç duyulduğunu düşünüyor. Tutanaklarda asıl dikkat çeken nokta ise üyelerin çoğunun yıl sonuna kadar bir faiz artırımını daha uygun görmesi oldu. Bu sabah itibariyla, ekim toplantısında faiz oranlarının sabit bırakılacağına yönelik beklenti %81 seviyesinde bulunurken, aralık toplantısına yönelik artırım beklentisi ise %88 seviyesinde fiyatlanıyor. Son dönemde beklentilerin altında kalan istihdam ve enflasyon verilerinin ardından Fed’in aralık ayında nasıl hareket edeceğini hep birlikte bekleyip göreceğiz.
Türkiye cephesinde ise fon krizi yakından takip edilirken, Cumhurbaşkanı Erdoğan ekonomi yönetiminin gerekli adımları attığını ve sürecin sonunda sermaye piyasalarının daha sağlıklı bir yapıya kavuşacağını ifade etti. Erdoğan, “Meselenin idari ve siyasi cephesinde yük bizlerin omzunda; ne gerekiyorsa yapılacak” derken, “Biz neler gördük neler, bizim için bu çözülemeyecek bir sorun değildir” ifadelerini kullandı. Fon krizinin yansımalarına paralel sorunlu şirketler tahvil ödemelerini yapamazken, zorlu tasfiye süreci hisse senetleri üzerinde baskı kuruyor. En gözde şirketlerin yer aldığı BİST30 endeksi dün günü %2,4 düşüşle tamamlarken, ana endeks ise %2 geriledi. USDTRY kuru yarın valörlü işlemlerde 49,22 seviyesine yükselirken, TCMB’nin net yabancı pozisyonu 6 Ekim valörlü işlemlerde 3,9 milyar dolar gibi şaşırtıcı bir artış kaydetmiş! CDS risk primi ise 251 baz puan ile düne nazaran önemli bir değişim göstermezken, ABD tahvil faizlerinin seyrine istinaden, Türkiye’nin 10 yıllık eurobond verimi %8 eşiğinin kıyısında seyretmeye devam ediyor.
Emre Değirmencioğlu
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
KATEGORİLER
- ALTIN – DÖVİZ – KRIPTO PARA (1.054)
- BANKA ANALİZLERİ (152)
- BANKA HABERLERİ (3.644)
- BASINDA BİZ (67)
- BORSA (603)
- CEO PERFORMANSLARI (39)
- EKONOMİ (2.987)
- GÜNCEL (4.636)
- GÜNDEM (3.590)
- RÖPORTAJLAR (47)
- SİGORTA (147)
- ŞİRKETLER (2.747)
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK (582)
- VİDEO Vitrini (19)
- YAZARLAR (1.500)
- AI-BankaVitrini (28)
- Ali Coşkun (56)
- Arif Öztan (7)
- Ayşe Muzaffer Sunguroğlu (7)
- Cengiz KILIÇ (11)
- Dr. Abbas Karakaya (73)
- Erden Armağan Er (46)
- Erol Taşdelen (841)
- Gizem Taşdelen (5)
- Gülbeyaz Gergün (120)
- Kemal Emirhan Mendi (1)
- Murat Şenol (26)
- Mustafa Akpınar (53)
- Onur ÇELİK (62)
- Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz (95)
- Serhat Can (11)
- Süleyman Çembertaş (20)
- Tungay Dere (19)
- Uğur Durak (33)
- Zuhal KARABULUT (5)
YAZARLAR
ALTIN – DÖVİZ
KRİPTO PARA PİYASASI
X
- Erdoğan'dan fon açıklaması: Ödeme işlemleri biraz daha hızlanacak 21/10/2026
- Rusya'dan ABD'ye dizel taşıyan ilk tanker yola çıkıyor 21/10/2026
- Mercedes CEO'sundan 'Made in Europe' uyarısı 21/10/2026
- Elektrik piyasasında yeni teminat kuralları getirildi 21/10/2026
- Sigorta sektörünün prim üretimi 9 ayda 1 trilyon lirayı aştı 21/10/2026
- Türkiye'nin en güvenilir markaları Global Marketing Summit'te açıklandı 21/10/2026
- Brezilya'nın kanatlı ihracatında virüs engeli 21/10/2026
- Çin Merkez Bankası'ndan sessiz faiz adımı 21/10/2026
- Deutsche Bank CEO'su Sewing: Yapay zekada balon görmüyorum 21/10/2026
- Eski Macaristan Merkez Bankası Başkanı gözaltına alındı 21/10/2026
SON YAZILAR
- Fitch’ten Türk bankalarına kârlılık uyarısı: Takipteki krediler artıyor 21/10/2026
- AKBANK VE DENİZBANK: FON SORUŞTURMASINDAKİ İSİMLER BANKAMIZ ÇALIŞANI DEĞİL 21/10/2026
- Vestel’de Borç Alarmı: Gözler Yatırımcıda 20/10/2026
- FİTCH’TEN TÜRKİYE’DE LEASİNG VE FAKTORİNG SEKTÖRÜNE ÇİFTE RİSK UYARISI 19/10/2026
- AVRUPA SOKAKLARINDA EKONOMİK İSYAN: BÜYÜME VAR, REFAH NEREDE? 19/10/2026
- Trump’ın Rusya açılımı dengeleri değiştirdi, risk iştahı toparlanıyor 19/10/2026
- AKBANK 1,7 MİLYAR TL CEZAYI NİÇİN YEDİ? 16/10/2026
- MSCI’DEN TÜRKİYE BORSASINA FREN! 16/10/2026
- KREDİ KARTINDA 12 AY SINIRI KALKTI MI? TAKSİTLİ ALIŞVERİŞTE YENİ DÖNEM! 16/10/2026
- VERGİLERİN HER 100 LİRASININ 21,6 LİRASI FAİZE GİDİYOR! 16/10/2026
ARAMA
Popüler
-
GÜNCEL3 yıl önceZara Ve Mango’ya Üretim Yapın Tekstil Devi Konkordato Talep Etti
-
BANKA HABERLERİ3 yıl önceTCMB Başkanı için ismi geçen GAYE ERKAN First Republic Bank’tan ayrılma süreci
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceAKBANK çöktü : Dijital Bankacılık sorumlusu GMY CİVELEK ortada yok!
-
BANKA HABERLERİ6 yıl önceHSBC terbiyesizliği : “Sabancı alana “AKBANK bedava”
-
BANKA ANALİZLERİ4 yıl önceYILIN İLK YARISINDA İŞBANK RAKİPSİZ LİDER AKBANK SONUNCU SIRADAN KURTULAMIYOR
-
VİDEO Vitrini5 yıl önceGelişmekte olan ülkeler neden gelişmiş ülkelerden daha az borçlu
