Connect with us

ŞİRKETLER

Derbinin galibi Fenerbahçe

Fenerbahçe, Spor Toto Süper Lig’in 13. haftasındaki derbi maçta ezeli rakibi Galatasaray’ı 2-1 yendi.

Yayınlanma:

|

Galatasaray, Spor Toto Süper Lig’in 13. haftasındaki derbi maçta ezeli rakibi Fenerbahçe’yi konuk etti.

Maçın 11. dakikasında Galatasaray gole yaklaştı. Kerem Aktürkoğlu’nun pasında topla buluşan Feghouli’nin sağ çaprazdan ceza sahasına girdikten sonra yaptığı vuruşta kaleci Berke Özer meşin yuvarlağı kornere çeldi.

16. dakikada Galatasaray öne geçti. Kendi yarı alanından aldığı topla hızlı çıkan Kerem Aktürkoğlu, pasını Morutan’a verdikten sonra ceza sahasına koşusunu sürdürdü. Çok adamla gelen sarı-kırmızılılarda ceza yayı içinde Morutan’dan yeniden topu alan Kerem, penaltı noktası gerisinden yaptığı plase vuruşla meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu: 1-0

20. dakikada İrfan Can Kahveci’nin ceza yayının solundan çıkardığı sert şutta meşin yuvarlağı kaleci Muslera kontrol etti.

31. dakikada Fenerbahçe beraberliği sağladı. Galatasaray’ın rakip yarı alanda tüm oyuncularıyla baskı kurduğu sırada topu alan İrfan Can Kahveci, kendi yarı sahasından savunmanın arkasına sarkan Mesut Özil’e uzun ve isabetli pas gönderdi. Uzun süre meşin yuvarlağı süren Mesut, ceza sahasına girdikten sonra kaleci Muslera ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda yaptığı vuruşla ağları havalandırdı: 1-1

Karşılaşmanın ilk yarısı, 1-1 sona erdi.

İkinci yarı

57. dakikada Galatasaray ikinci gole çok yaklaştı. Kerem Aktürkoğlu’nun pasında sol kanattan ceza sahasına sokulan Van Aanholt, kaleci Berke Özer ile karşı karşıya kaldı. Hollandalı futbolcu, şut çekmek yerine pasını kale sahası önüne hareketlenen takım arkadaşlarına çıkardı. Ancak savunmaya hızlı dönen Kim Min-jae, Halil Dervişoğlu’ndan önce müdahale ettiği topu taca atarak rakibinin fileleri havalandırmasına engel oldu.

62. dakikada hızlı gelişen Fenerbahçe atağında Mert Hakan Yandaş’ın pasıyla ceza sahası sağ çaprazında topla buluşan İrfan Can Kahveci’nin vurduğu meşin yuvarlak, kaleci Muslera’da kaldı.

69. dakikada ani gelişen Galatasaray atağında Taylan Antalyalı, kendi yarı sahasından aldığı topu bir süre sürdükten sonra pasını Cicaldau’ya verdi. Rumen oyuncunun sağ çaprazdan ceza sahasına girdikten sonra uzak direğe yaptığı plase vuruşta, kaleci Berke Özer meşin yuvarlağı kornere çeldi.

78. dakikada Van Aanholt’un soldan ortasında Cicaldau’nun ceza sahası içinde çıkardığı şutta meşin yuvarlak, Kim Min-jae’den döndü.

81. dakikada Galatasaray önemli bir gol fırsatından yararlanamadı. Berkan Kutlu’nun orta saha çizgisinin hemen gerisinden savunmanın arkasına pasında topla buluşan Diagne’nin ceza sahasına girdikten sonra yaptığı vuruşta kaleci Berke, meşin yuvarlağa ayaklarıyla müdahale ederek gole izin vermedi.

84. dakikada Galatasaray’da Mbaye Diagne’nin attığı gol, Video Yardımcı Hakem (VAR) incelemesinin ardından iptal edildi. Van Aanholt’un ceza sahası dışından sol çaprazdan kullandığı serbest atışta Diagne, penaltı noktası gerisinden yaptığı kafa vuruşuyla meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu. VAR odasının uyarısıyla pozisyonu saha kenarında izleyen Halil Umut Meler, Diagne’nin kafa vuruşundan önce Berisha’ya faul yaptığı gerekçesiyle golü iptal etti.

90+4. dakikada Fenerbahçe öne geçti. Rossi’nin sağdan pasında topla buluşan Crespo’nun, sağ çaprazdan ceza sahasına girdikten sonra yaptığı sert vuruşta meşin yuvarlak kaleci Muslera’nın müdahalesine rağmen yan direğe de çarparak ağlara gitti: 1-2

Fenerbahçe, karşılaşmadan 2-1 galip ayrıldı.



Fenerbahçe, bu sonuçla puanını 23’e çıkardı. Galatasaray ise 21 puanda kaldı.

Galatasaray deplasmanında üst üste 7. kez yenilmedi

Fenerbahçe, Galatasaray deplasmanında üst üste 7. maçından da yenilgisiz ayrıldı.

Ligde rakibi karşısında deplasmanda son mağlubiyetini 2014-2015 sezonunda yaşayan Fenerbahçe, üst üste 7. maçını da kaybetmedi.

Sarı-lacivertliler, son olarak 18 Ekim 2014 yılında rakibine 2-1 mağlup olmuştu.

Mesut derbide golünü attı

Fenerbahçe’nin dünyaca ünlü yıldız futbolcusu Mesut Özil, Galatasaray derbisinde ilk kez gol sevinci yaşadı.

Ligde 5. kez bir maça bu sezon 11’de başlayan deneyimli oyuncu, attığı bu golle ligdeki gol sayısını 4’e çıkardı.

Crespo siftah yaptı

Fenerbahçe’nin orta saha oyuncusu Miguel Crespo, sarı-lacivertli formayla ilk golüne imza attı.

Sezon başında sarı-lacivertli takıma transfer olan ve istikrarlı forma şansı bulamayan 25 yaşındaki Portekizli orta saha oyuncusu, Fenerbahçe formasıyla ilk gol sevincini Galatasaray karşısında yaşadı.

Mert Hakan cezalı duruma düştü

Fenerbahçe’nin orta saha oyuncusu Mert Hakan Yandaş, cezalı duruma düştü.

27 yaşındaki futbolcu, Galatasaray derbisine 3 sarı kartla çıkmıştı.

Karşılaşma öncesinde sınırda bulunan oyuncu, 35. dakikada gördüğü sarı kartla cezalı duruma düştü.

Mert Hakan, deplasmanda Göztepe ile oynanacak maçta forma giyemeyecek.

Pereira kart gördü

Fenerbahçe’nin Portekizli teknik direktörü Vitor Pereira, derbi karşılaşmasında kart gördü.

İlk yarının bitiş düdüğünün ardından hakem Halil Umut Meler’e itirazda bulunan 53 yaşındaki çalıştırıcı, sarı kartla cezalandırıldı.

Tisserand kızardı

Fenerbahçe’nin tecrübeli stoperi Marcel Tisserand, Galatasaray derbisinde kırmızı kartla oyundan atıldı.

Maçın 24. dakikasında sarı kart gören Tisserand, 83. dakikada ikinci sarı kartını görerek kırmızı kartla oyun dışında kaldı.

Fenerbahçeli oyunculardan büyük sevinç

Fenerbahçeli futbolcular, maçın bitiş düdüğüyle büyük sevinç yaşadı.

Orta sahada toplanan sarı-lacivertliler, daha sonra boş deplasman tribününe giderek sevinç gösterilerinde bulundu.

Fenerbahçeli futbolcular ve teknik ekibin bu sevinç gösterisinin ardından Galatasaraylı taraftarlar rakiplerini protesto etti.

Futbolcular, soyunma odası tüneline giderken yabancı madde atılması nedeniyle zor anlar yaşadı.

Vitor Pereira: Taraftarlarımızın ruhunu sahaya yansıttık

Fenerbahçe’nin teknik direktörü Vitor Pereira, karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında, kendileri için çok önemli bir maça çıktıklarını belirtti.

Maç için çok çalıştıklarını ve iyi hazırlandıklarını vurgulayan Pereira, “Taraftarlarımızın ruhunu sahaya yansıttık. Aile olmak, birlik olmaktan geçer. Takımım çok savaştı, çok çalıştı. 1-0 geri düştük, 10 kişi kalmamıza rağmen maçı çevirdik. Bu yüzden bu sonuç için çok mutluyum.” ifadelerini kullandı.

Galibiyeti hak ettiklerini anlatan Portekizli çalıştırıcı, şöyle devam etti:

“Toplar her zaman direkten dönmez. Her zaman penaltı kaçmaz. Bu şekilde iyi çalışan takımın şansı bir yerde dönecekti. Oyuncularımla gurur duyuyorum. Buraya gerekçe saymaya gelmedim. Şampiyon olmaya geldim. İşlerin iyi gitmediğini düşündüğümde değişiklik yapılması gerektiğini düşünürsem yaparım. Bizim farklı sistemlerde oynamamız gerekiyor. Dörtlü savunmayı çalıştıracak fazla vaktimiz yoktu ama oyuncularım iyi bir performans sergiledi. Ailelerimiz biz acı çektiğimizde acı çekiyor. Biz takım olarak bir aileyiz. Taraftarlarımız bizimle seviniyor, bizimle üzülüyor ama bizim zor zamanlarda birlik olmayı bilmemiz lazım. Ben buraya geri dönerken bu birlikteliği hissettiğim için döndüm.”

Önlerinde çok fazla maç olduğunu ve yine puanlar kaybedebileceklerini aktaran Pereira, “Aile olarak kuvvetli şekilde durabilirsek hedefimize ulaşabiliriz. Ben buraya şampiyon olmaya geldim. Zor zamanlarda birlikte kalmamız gerekiyor. Birlikte olursak sezon sonunda uzun zamandır beklediğimiz şampiyonluğa ulaşabiliriz. Benim için sistemden ziyade önemli olan takım davranışlarıdır. Büyük takım olarak birden fazla sistemde oynamamız gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Uyguladıkları stratejinin kendilerine maç kazandırdığını ifade eden 53 yaşındaki teknik adam, şunları kaydetti:

“Hiç şüphe yok ki başkanın gösterdiği destek çok önemli. Ben ve ekibim daha önce şampiyon olduğumuz takımlarda başkanın desteğinin önemini gördük. Taraftarlarımız çok duygusal, çok tutkulu ve takımlarına aşık. Kimin ne kadar çalıştığını, kulübe ne kadar yardım ettiğini görmek gerekir. Kimse bu evrede şampiyon olmuyor ya da şampiyonluğu kaybetmiyor. Birçok insana göre Trabzonspor şampiyon olarak görünüyor ama daha çok maç var. Biz Avrupa oynuyoruz. Kimse bunu konuşmuyor ama bu çok önemli. Şampiyonlar sezonun bu evresinde belirlenmez, sezon sonunda belirlenir. Kim daha kaliteli, istikrarlı görüntü sergiliyor ve ortaya karakter koyuyorsa o şampiyon oluyor.”

Her takımın kötü anlarının olabileceğini dile getiren Pereira, “Trabzon’da oynadığımız maçta 1 kişi eksik kaldık ve son dakikalarda yediğimiz penaltı golüyle mağlup olduk. 60 dakika 10 kişi oynamıştık ve yorucu bir maçtı. Sonra yine yorucu bir Avrupa maçı oynadık. Sonra Alanya ile oynadığımız maçta çok iyiydik, hak ettik ama olmadı. Bunların hepsi bir hafta içinde oldu. Konya’da 10. dakikada 2-0 yenik duruma düştük. Bu durumda reaksiyon göstermek çok zor. Sadece Fenerbahçe için değil tüm takımlar için çok zor.” şeklinde görüş belirtti.

Konyaspor deplasmanında birçok oyuncusunun sakatlandığını aktaran Pereira, “Kayserispor maçı çok üzücüydü ama bugün cevap verme şansı yakaladık. Futbol budur, sahaya karakter koymanız gerekir ve bu takımda da bu var. Mental olarak içinde olduğumuz dönem bizim için ağırdı. Dışarıdan da baskı geldi ama önemli olan içinizde ne hissettiğinizdir. Biz hep birlikte kaldık ve kulüp için en iyisini istedik. Grup olarak çalıştık ve bugün sahada cevap verdik. Birlik olduğumuzu gösterdik.” diye konuştu.

Pereira, sözlerini Ferdi Kadıoğlu’nun performansına ilişkin şu soruyu yanıtlayarak tamamladı:

“Ferdi, gerçekten çok zeki bir oyuncu. Modern futbol, atak ve defans anında takımların farklı sistemlere dönüşebilmesini öngörüyor. Bu yüzden oyuncularınızın zeki olması ve farklı pozisyonları oynayabilmesi gerekir. Ferdi, geleceği olan, zeki ve kaliteli bir oyuncu. Farklı sistem ve pozisyonlara adapte olabilen bir oyuncu.”

Galatasaray Yardımcı Antrenörü Ateş: Biz Galatasaray’ız, ayağa kalkarız

Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısına, teknik direktör Fatih Terim’in kırmızı kart görmesi nedeniyle yardımcı antrenör Necati Ateş katıldı.

Maç hakkında değerlendirmede bulunan Ateş, “Öncelikle ilk toplantımı böyle yapmak istemezdim. Daha iyi hayal etmiştim. Kazanarak konuşsaydım daha iyi olurdu. Çok pozisyona girdiğimiz, direkten dönen ve kalenin içinden çıkan pozisyonlar oldu. Maça verilmeyen gol ve verilen pozisyonlar damga vurdu. Sonra içeride izlediğimiz zaman aynı pozisyonda bizim golümüzü iptal etti, son dakikada Serdar’ın Berkan’ı itmesini VAR hakeminin çağırmaması inanılır gibi değil. Attıkları birinci golde herkes ofsayta bakıyor ama Kerem’e itme pozisyonu var. Oraya bakılmıyor.” ifadelerini kullandı.

Karşılaşmanın hakemi Halil Umut Meler’in yönetimine eleştiride bulunan Necati Ateş, şöyle devam etti:

“Biz ivme yakalamışız, oyunu oraya yıkmışız, bir pozisyonla değişebiliyor. Hakem bu oyunu maalesef çevirebiliyor. Kerem’in pozisyonunda faul oldu. Avantaj oynatsa ve top bize gelse Diagne’nin pozisyonu büyük ihtimal penaltı. Oyunu okuyamıyor. Kırmızı kart onu kurtaracağı için oyunu durduruyor. Yoksa devamında Diagne’nin pozisyonu penaltı. İptal edilen golde 4 dakika 40 saniye oyun durdu. Süre tuttuk. Sonunda 7 dakika uzatma verdi. Bunları izleyince kenardan hocamız da çok sinirleniyor haliyle. Hocayı atabilmek için kovalıyorlar. Sinirler yükseldiği zaman da atıyor hocayı. Gerçekten sıkıntılı bir maç oynadık. Biz Galatasaray’ız, ayağa kalkarız. İkinci yarıya her zaman iyi başlar ve devamını getiririz.”

Karşılaşmanın ardından Fenerbahçeli futbolcuların saha ortasında yaşadıkları galibiyet sevinciyle ilgili Ateş, “Mutlaka biz orada olayları yatıştırmaya çalıştık. Onlar da çok fazla sevindiler. Oyuncularımızın bazıları sinirlendi. Bakacağız. İkinci yarıda deplasmanda kazandığımız maçta bakalım biz nasıl sevinç yaşayacağız göreceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

AA

GÜNCEL

Finansman giderleri/faaliyet karı oranı 2025’te de çok yüksek

Yayınlanma:

|

Yazan:

İSO 500 Verileri Alarm Veriyor: Finansman Yükü Hafiflese de Sanayicinin Omuzundaki Baskı Sürüyor

İSO 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025 verileri, Türkiye sanayisinin yüksek faiz ve sıkı para politikasının etkilerini hissetmeye devam ettiğini açık şekilde ortaya koyuyor. Finansman maliyetlerinde 2024 yılına kıyasla sınırlı bir iyileşme görülse de, şirket bilançoları üzerindeki baskı hâlâ tarihsel ortalamaların oldukça üzerinde seyrediyor.

Hatırlanacağı üzere, 2024 yılında İSO 500 şirketlerinin finansman giderleri yalnızca %16 artmasına rağmen, faaliyet kârı %31,6 gerilemiş, bunun sonucunda finansman giderlerinin faaliyet kârına oranı %56,9’dan %96,6’ya yükselerek tarihi zirvelerden birine ulaşmıştı. Başka bir ifadeyle, sanayi şirketleri faaliyetlerinden elde ettikleri kârın neredeyse tamamını finansman giderlerine ayırmak zorunda kalmıştı.

2025 yılı verileri ise bu baskının kısmen hafiflediğini ancak sorunun henüz çözülemediğini gösteriyor.

Net satışlar 2025 yılında %27 artış gösterirken, finansman giderleri %38,1 gibi daha yüksek bir oranla artarak 854,7 milyar TL’ye ulaştı. Böylece finansman giderlerinin net satışlar içindeki payı %6’dan %6,6’ya yükseldi. Bu tablo, satış gelirleri artsa bile finansman maliyetlerinin daha hızlı büyüdüğünü ve şirketlerin önemli bir bölümünün büyüme performansını kredi maliyetleri nedeniyle bilançolarına yansıtamadığını ortaya koyuyor.

Olumlu tarafta ise faaliyet kârındaki toparlanma dikkat çekiyor. Faaliyet kârı 2025 yılında %57,1 artışla yaklaşık 1 trilyon TL’ye ulaşırken, finansman giderlerinin faaliyet kârına oranı %96,6’dan %84,9’a geriledi. Bu gelişme ilk bakışta önemli bir iyileşme gibi görünse de, tarihsel perspektiften bakıldığında tablo hâlâ endişe verici.

Çünkü 2015-2024 döneminde finansman giderlerinin faaliyet kârına oranı ortalama %64,5 seviyesinde gerçekleşmişti. Buna göre 2025 yılında kaydedilen %84,9’luk oran, uzun dönem ortalamasının yaklaşık 20 puan üzerinde bulunuyor. Bu da sanayi şirketlerinin yüksek faiz ortamının yarattığı finansman baskısını hâlâ yoğun şekilde yaşamaya devam ettiğini gösteriyor.

Verilerin Verdiği Mesaj

İSO 500 sonuçları, para politikasındaki sıkılığın reel sektör üzerindeki etkisinin henüz sona ermediğine işaret ediyor. Faaliyet kârlılığındaki toparlanma olumlu olmakla birlikte, şirketlerin ürettiği katma değerin çok önemli bir kısmı finansman maliyetleri tarafından tüketilmeye devam ediyor.

Bu nedenle firmalar açısından önümüzdeki dönemde;

  • işletme sermayesi yönetiminin güçlendirilmesi,
  • nakit dönüş süresinin kısaltılması,
  • borç vadesi ve faiz riskinin yeniden yapılandırılması,
  • özkaynak finansmanının artırılması,
  • verimlilik ve kârlılık odaklı üretim modellerine geçilmesi,

her zamankinden daha kritik hale geliyor.

Sonuç olarak, 2025 verileri finansman baskısının zirveden geri dönmeye başladığını gösterse de, sanayi sektörünün hâlâ tarihsel ortalamaların oldukça üzerinde bir faiz yükü taşıdığını ortaya koyuyor. Bu görünüm, para politikasındaki normalleşmenin hızına bağlı olarak 2026 yılında finansman maliyetlerinin seyri açısından belirleyici olmaya devam edecek.

Okumaya devam et

GÜNCEL

İSO, “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025” Araştırmasının Sonuçlarını Açıkladı

Yayınlanma:

|

Yazan:

İstanbul Sanayi Odası (İSO), haziran ayında açıkladığı 2025 yılı “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu (İSO 500)” araştırmasının ardından, İSO 500’e göre nispeten daha küçük ve orta ölçekli kuruluşları kapsayan “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu (İSO İkinci 500)” araştırmasının 2025 sonuçlarını da bugün kamuoyu ile paylaştı.

İSO İkinci 500 araştırması, her yıl olduğu gibi bu yıl da söz konusu kuruluşların karşı karşıya kaldığı ekonomik ve finansal koşulların yanı sıra ihracat, AR-GE ve teknoloji faaliyetleri açısından performanslarına ilişkin önemli sonuçlar ortaya koydu.

Hiç kuşkusuz bu sonuçları değerlendirirken dezenflasyon süreci ve zorlu küresel koşulların sanayi kuruluşlarımıza etkilerini de göz önünde bulundurmak gerekiyor. Zira 2025, sanayi firmalarının artan finansman maliyetleri, zayıflayan iç talep, kur ve maliyet dengesi, yatırım iştahındaki yavaşlama ve rekabet gücünü koruma ihtiyacı arasında zorlu bir denge kurmaya çalıştıkları bir yıl olarak tarihe geçti.

İSO İkinci 500’ün sıralama kriteri olan üretimden satışlar, 2024 yılında 1 trilyon 393 milyar lira iken 2025’te yüzde 25,7 artışla 1 trilyon 750 milyar liraya yükseldi. Söz konusu artış; 2020 sonrasındaki en düşük oran olarak dikkat çekti.

Buna karşılık 2025’te yüzde 25,4 olan yıllık ortalama Yurt İçi Üretici Fiyatları Endeksi (Yİ-ÜFE) ile arındırıldığında; üretimden satışların reel olarak binde 2 ile çok sınırlı bir artış kaydettiği görülüyor. Böylece 2022’de yüzde 10,4; 2023’te yüzde 5,2 ve 2024’te binde 1 olan üretimden satışlardaki reel düşüş eğilimi, İSO 500’de olduğu gibi İSO ikinci 500’de de üç yılın ardından çok ılımlı düzeyde de olsa artışa dönmüş bulunuyor.

İSO İkinci 500’ün en büyük üç şirketi

Üretimden satışlar baz alınarak yapılan 2025 yılı İSO İkinci 500 sıralamasına göre Teksan Jeneratör 5 milyar 317 milyon TL ile ilk sırayı aldı. Onu 5 milyar 308 milyon TL ile Norm Salihli Vida ve Cıvata takip ederken, Biska Tekstil 5 milyar 306 milyon TL ile üçüncü oldu.

2025 yılı İSO İkinci 500 sıralamasına üretimden satışları 5 milyar 317 milyon TL ile 2 milyar 220 milyon TL arasında kalan şirketler girebildi. İSO İkinci 500’ün 2024 yılı listesinde yer alan şirketlerin üretimden satışları 4 milyar 186 milyon TL ile 1 milyar 821 milyon TL bandında gerçekleşmişti.

2025 yılında 69 yeni kuruluş İSO İkinci 500 sıralamasında yer alma başarısı gösterdi. 26 kuruluş, 2024 araştırmasında İSO 500’de iken 2025’te İSO İkinci 500’e geriledi. 405 kuruluş ise son iki yılda da İSO İkinci 500 sıralamasında yer aldı.

Zorlu küresel talep koşullarına rağmen Türkiye’nin ihracatı 2025 yılında yüzde 4,4 artışla 273,2 milyar dolara yükselmiş; sanayi malları ihracatı ise yüzde 4,5 artarak 263,4 milyar dolara ulaşmıştı.

2025 yılında İSO 500’ün ihracatı yüzde 8,4 artışla 104,7 milyar dolara çıkarken, İSO İkinci 500’ün ihracatı yüzde 0,3 düşüş gösterdi ve 15,9 milyar dolar bandını aşamadı. Bu durum, İSO İkinci 500’ün yoğunlaşan küresel rekabet ortamında pazar payını korumakta ve genişletmekte zorlandığına işaret etti.

Bu gelişmeler sonucunda İSO İkinci 500’ün Türkiye sanayi ihracatı içindeki payı 2025 yılında 0,3 puan azalarak yüzde 6’ya geriledi.

2025 yılında uygulanan dezenflasyon politikaları ve dış pazarlardaki durgunluk satış gelirleri üzerinde baskı yaratırken, yüksek faiz oranları ve artan finansman yükleri, karlılık göstergelerini sınırlamaya devam etti. Buna karşılık, şirketlerin maliyet yönetiminde sağladığı göreli başarı, karlılığın ılımlı düzeyde de olsa korunmasında etkili oldu.

İSO 500’e benzer şekilde İSO İkinci 500’de de sanayi kuruluşlarının karları, 2024 yılındaki sert düşüşlerin ardından 2025’te güçlü nominal artışlar kaydetti. Ancak bu iyileşmede, 2024 yılı karlılık büyüklüklerinin oldukça düşük seviyelerde gerçekleşmesinin yarattığı baz etkisi belirleyici oldu. Bununla birlikte, 2025 yılında tüm karlılık rasyoları 2015-2024 ortalamasının altında kaldı.

2024’ten 2025’e İSO İkinci 500’ün faaliyet karı yüzde 35,4 oranında artarak 118 milyar liradan 160 milyar liraya yükseldi. Buna paralel olarak faaliyet karlılığı oranı da yüzde 7,3’ten yüzde 7,7’ye çıktı. Yine de söz konusu oran, son 10 yıl ortalaması olan yüzde 10,9’un oldukça altında kaldı.

Aynı dönemde İSO İkinci 500’ün vergi öncesi kar ve zarar toplamı yüzde 34 artışla 34 milyar liradan 46 milyar liraya çıktı. Vergi öncesi dönem karlılığı yüzde 2,1’den yüzde 2,2’ye çok sınırlı bir artış gösterirken, bu oran da 2015-2024 ortalaması olan yüzde 6,6’ya göre çok daha düşük gerçekleşti.

Bir diğer önemli karlılık göstergesi olan faiz, amortisman ve vergi öncesi kar/zarar toplamı ise yüzde 28,8’lik artışla 205 milyar liradan 264 milyar liraya yükseldi. Buna karşılık FAVÖK karlılığı oranı 0,1 puan artışla yüzde 12,7’den yüzde 12,8’e yatay seyretti. Söz konusu oran da son 10 yıl ortalaması olan yüzde 14’ün altında seyretti.

2025’te karlardaki güçlü nominal artışlara rağmen İSO 500’de olduğu gibi İSO İkinci 500’de de zarar eden kuruluş sayısı yüksek kalmaya devam etti.

İSO İkinci 500’de vergi öncesi dönem karı/zararı büyüklüğüne göre; 2024’te 159 ile rekor seviyesine ulaşan zarar eden kuruluş sayısı, 2025’te ılımlı bir düşüşle 155’e geriledi. Ancak yine de bu sayı, 2008 küresel kriz yılından bu yana ikinci en yüksek değer olarak dikkat çekti.

Diğer taraftan, operasyonel karlılığı gösteren faiz, amortisman ve vergi öncesi kar/zarar büyüklüğünde ise zarar eden firma sayısı 3 adet azalarak 27’ye indi. Ancak bu rakam da 2013 sonrasındaki dönemin en yüksek ikinci seviyesinde gerçekleşti.

İSO İkinci 500’de karlılığın üretim faaliyeti dışı gelir ve giderlerden nasıl etkilendiğini yansıtan bu tablo incelendiğinde; 2023 ve 2024’ün ardından 2025 yılında da net kambiyo zararının oluştuğu görüldü.

Net kambiyo zararı geçen yıla göre 4 kat artarak 26 milyar TL’ye yükselirken, kambiyo zararı dışındaki diğer faaliyetlerden elde edilen net kar 55 milyar TL düzeyine çıktı.

Sonuçta 28 milyar TL’lik üretim faaliyeti dışı net gelir elde edilirken, bu rakamın net satışlara oranı da yüzde 0,9’dan yüzde 1,4’e yükseldi.

Üretim faaliyeti dışı gelir ve giderler içerisinde faiz, temettü, iştirak gelirleri, menkul kıymet ve duran varlık satışları, komisyon vb. gibi birçok kalem yer alıyor.

Finansman giderleri geçmiş yıllarda olduğu gibi 2025’te de hem İSO 500’de hem de İSO İkinci 500’de sanayi kuruluşlarının karlılıklarında temel belirleyicilerden biri olmayı sürdürdü.

İSO İkinci 500’ün finansman giderleri yüzde 45,2 oranında artarak 138 milyar TL’ye yükseldi. Aynı yılda faaliyet karı ise yüzde 35,4 artışla 160 milyar TL’ye yaklaştı. Böylece finansman giderlerinin faaliyet karına oranı 5,8 puan daha artarak yüzde 86,7’ye yükseldi.

Bu oranın 2015-2024 ortalamasının yüzde 47,3 olduğu düşünüldüğünde, yıllardan beri hep işaret edildiği üzere sanayiciler ana faaliyetlerinden elde ettiği karın çok büyük bir bölümünü finansman giderlerine ayırma gerçeğinden uzaklaşamadı.

Bilindiği üzere, yaklaşık 20 yıl aradan sonra uygulanan enflasyon muhasebesi nedeniyle 2023 yılında özkaynaklar ve aktifler başta olmak üzere bilanço göstergeleri önemli artışlar kaydederken, 2024 yılında bu etki çok daha sınırlı gerçekleşmişti.

2025’te ise karlılığın düşük seyrini koruması ve enflasyon muhasebesinin uygulanmamasının da etkisiyle özkaynaklardaki artışın sınırlı kaldığı görülüyor.

Verilere bakıldığında; İSO İkinci 500’de aktif tarafta dönen varlıklar yüzde 36,8; duran varlıklar yüzde 22,6 oranında büyüdü. Böylece aktif toplamındaki artış yüzde 29,9 olarak gerçekleşti.

Pasif tarafta ise özkaynaklar yüzde 13,3 ile sınırlı bir artış gösterirken, toplam borçlardaki artış yüzde 50,2 ile çok daha yüksek seyretti.

İSO İkinci 500 borç ve özkaynakların dağılımı açısından da çarpıcı veriler sunuyor.

Hatırlatmak gerekirse, 2023’te uygulanan enflasyon düzeltmesi, İSO İkinci 500’ün kaynak yapısını esas itibarıyla özkaynaklar üzerinden etkilemiş ve kaynak dağılımını iyileştirici rol oynamıştı. 2024’te de özkaynakların payı hafif bir artış göstermişti.

2025’te ise durum tersine dönmüş ve borçların aktifler içindeki payı 7 puanlık artışla yüzde 51,8’e yükselirken, özkaynakların payı yüzde 48,2’ye gerilemiş bulunuyor.

Zayıf seyreden karlılık performansı özkaynak artışını sınırlarken, hızlı borçlanma eğiliminin sürmesi nedeniyle kaynak yapısı yeniden hafif borç ağırlıklı hale gelmiş gözüküyor.

İSO İkinci 500’de 2024 yılında yüzde 32,2 artan toplam borçlar, 2025’te yüzde 50,2 ile daha hızlı büyüdü.

Alt kalemler incelendiğinde; 2024 yılında yüzde 45,1 olan mali borçlardaki artış, 2025 yılında yüzde 52,1’e yükseldi. Diğer borçlar ise 2024 yılındaki yüzde 20,6’lık sınırlı artışın ardından 2025’te yüzde 48,2 ile daha hızlı bir artış gösterdi. Böylece 2021-2023 döneminin aksine, 2024 ve 2025 yıllarında mali borçlar diğer borçların üzerinde büyüdü.

2025’te tüm borçlanma türlerinde artışın hızlanması, kredi maliyetlerindeki yükselişe rağmen nispeten daha küçük ve orta ölçekli kuruluşların finansal ihtiyaçlarını karşılamak için daha fazla borçlanmak zorunda kaldığına işaret etti.

Borçların vadelerine göre gelişiminde ise uzun vadeli mali borçların kısa vadelilere göre daha hızlı artmasının etkisiyle kısa vadeli mali borçların toplam mali borçlar içindeki payı üst üste üçüncü yıl azalarak 2025’te yüzde 54’e geriledi.

Buna rağmen, İSO İkinci 500’ün borç stoku kısa vade ağırlıklı yapısını korudu ve kısa vadeli mali borçların payı 2022 öncesine göre yüksek kalmaya devam etti.

Sanayicilerin uzun yıllardır dile getirdiği ve makul bir çözüm bulunması noktasında çeşitli öneriler sunduğu devreden KDV alacakları sorunu, gerek İSO 500’de gerekse İSO İkinci 500’de hala devam ediyor.

Hatırlanacağı üzere devreden KDV yükü, İSO 500 için 2025 yılında yüzde 42,1 artışla 120 milyar TL’nin üzerine çıkmıştı. İSO İkinci 500’de de devreden KDV bir önceki yıla göre yüzde 25,2 oranında artarak 22 milyar TL’ye yaklaşmış durumda.

Sanayiciler bu döngüyü uzun zamandır devlete sıfır faiz ve sonsuz vade ile borç verilmesi olarak nitelendiriyor. Özellikle finansmana erişimin zorlaştığı, finansman maliyetlerinin yüksek seyrettiği ve firmaların işletme sermayesine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğu mevcut ekonomik koşullarda, sanayiciler açısından önemli bir kaynağın devreden KDV yoluyla sistem içinde kilitli kalmaya devam ettiği görülüyor.

Sanayimizin rekabet gücünü desteklemek ve işletmelerimizin finansman imkanlarını güçlendirmek için devreden KDV yükünün azaltılmasına yönelik somut ve kalıcı adımların hayata geçirilmesi gerekiyor.

İSO İkinci 500’ün dikkat çeken bir başka göstergesi de teknoloji yoğunluklarına göre yaratılan katma değer dağılımı. Bu verilere bakıldığında, 2013’ten bu yana olduğu gibi 2025 yılında da yaratılan katma değer itibarıyla en yüksek payın yüzde 40,8 ile düşük teknoloji yoğunluklu sanayilere ait olduğu görülüyor. Ancak bu grubun payı geçen yıla göre 0,2 puan düşüş gösterdi.

Aynı yılda orta-düşük teknoloji yoğunluklu sanayilerin payı 0,6 puan azalışla yüzde 27,1’e; orta-yüksek teknoloji yoğunluklu sanayilerin payı ise 0,8 puan azalışla yüzde 27,2’ye gerilemiş durumda.

Buna karşılık yüksek teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun payı ise yüzde 3,3’ten yüzde 4,9’a çıkmış ve 2015 sonrasındaki en yüksek düzeyine ulaşmış bulunuyor.

Bu veriler, özellikle orta-yüksek ve yüksek teknoloji yoğunluklu sanayilerin toplam payının 2024’te yüzde 31,3 iken, 2025’te 0,8 puan daha artarak yüzde 32,1 ile rekor seviyesine çıktığına işaret ediyor.

Öte yandan, küresel rekabetin geleceğine dijitalleşme ve yeşil dönüşümün damga vuracağı gerçeği göz önüne alındığında, ulaşılan noktanın yeterli olmadığı ve sanayi sektörünün bu alana daha fazla odaklanması gerektiği görülüyor.

Sanayi kesiminin rekabetçiliği için AR-GE faaliyetleri hayati önemini korusa da İSO İkinci 500’de 2024’teki yükselişin ardından 2025’te AR-GE harcaması yapan kuruluş sayısı 238’den 229’a gerilemiş bulunuyor.

İSO İkinci 500’ün 2024 yılında 8,6 milyar TL olan toplam AR-GE harcamalarının ise 2025’te yüzde 16’lık sınırlı bir artışla 10 milyar TL’ye yükseldiği görülüyor. Buna paralel olarak, AR-GE harcamalarının üretimden satışlara oranı da yüzde 0,62’den yüzde 0,57’ye gerileyerek hafif bir ivme kaybına işaret ediyor.

Söz konusu veriler, İSO İkinci 500’ün bu alana kaynak ayırmakta zorlandığını gösteriyor. Bu durum, üretim kapasitesini korumanın tek başına yeterli olmadığını, uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artıracak, verimliliği yükseltecek ve yüksek katma değer yaratacak dönüşüm adımlarının desteklenmesinin önemini bir kez daha teyit ediyor.

2025 yılında İSO İkinci 500 istihdamının yüzde 2,2 düşüşle 285 bin kişiye gerilediği görülüyor. İstihdamdaki düşüş, hem özel hem de kamu kuruluşlarında gerçekleşmiş bulunuyor.

Aynı yılda tam istihkak olarak ödenen brüt maaş ve ücretler yüzde 37,3 oranında artarken, bu artış yüzde 2,2’lik istihdam düşüşü ile birlikte değerlendirildiğinde, çalışan başına ödenen brüt maaş ve ücretlerdeki artış yüzde 40,4’e çıkıyor.

Sermayenin tabana yayılması, kurumsallaşmanın güçlenmesi ve sanayi şirketlerinin finansman kaynaklarını çeşitlendirmesi açısından halka arzlar önemli fırsatlar sunuyor.

İSO İkinci 500 şirketleri bu açıdan incelendiğinde, halka açık kuruluş sayısında son yıllarda dikkat çekici bir ivme görülüyor. İSO İkinci 500’de halka açık kuruluşların sayısı 2017-2022 arasında iniş çıkışlı bir seyir izledikten sonra son üç yıldır artış eğilimi gösteriyor. 2023’te 30, 2024’te 39 olan halka açık kuruluş sayısı 2025’te 4 adet daha artarak 43 ile en yüksek düzeyine ulaşmış bulunuyor.

Sanayi şirketlerimizin sermaye piyasalarına ilgisinin artması ve finansman yapılarının çeşitlenmesi açısından umut verici olan bu eğilimin gelecek dönemde de güçlenerek devam etmesi önem taşıyor.

İSO İkinci 500’de yabancı sermaye paylı kuruluşların sayısında 2018-2021 arasında yaşanan artış eğilimi, 2022’den itibaren tersine dönmüş gözüküyor. 2024’teki yatay seyrin ardından yabancı sermaye paylı kuruluşların sayısı, 2025’te 5 adet daha azalarak 62’ye gerilemiş durumda.

Yabancı sermaye paylı kuruluşların sayısındaki gelişmeler, firmaların sermaye yapılarındaki değişimlerin yanı sıra İSO 500 ile İSO İkinci 500 arasındaki geçişlerden de etkileniyor.

İSO İkinci 500’de yer alan kuruluşlar bağlı oldukları oda bilgilerine göre değerlendirildiğinde; sanayinin bölgesel dağılımında Anadolu lehine gelişen eğilimin devam ettiği görülüyor. Bu tablo, Türkiye sanayisinin üretim gücünün giderek daha geniş bir coğrafyaya yayıldığını ve Anadolu’daki sanayi merkezlerinin İSO İkinci 500 içindeki ağırlığının arttığını göstermesi bakımından oldukça önemli.

Son yıllardaki düşüş eğilimine rağmen İstanbul Sanayi Odası, 2025’te İSO İkinci 500 içindeki üye sayısını 9 adet artırarak 144 kuruluş ile sıralamada en büyük paya sahip olmayı sürdürdü. Bu durum, İstanbul’un sanayi üretimi, ölçek, kurumsal kapasite ve rekabet gücü açısından merkezi konumunu koruduğunu gösteriyor.

İstanbul’u 36 şirket ile Ege Bölgesi Sanayi Odası izlerken, Kocaeli 34, Gaziantep 33, Bursa 23, Ankara 20 şirket ile üst sıralarda yer aldı. Bu odaların tümünde İSO İkinci 500 içinde yer alan üye sayılarının geçen yıla göre düşmesi dikkat çekti. Konya, Kayseri ve Adana Sanayi Odası’nın üye sayısı ise artış gösterdi.

İSO İkinci 500’ün, İSO tarafından oluşturulmuş olan 10’lu sektör gruplandırmasına göre dağılımına bakıldığında, 2025’te firmaların yaklaşık yüzde 62’sinin 4 sektör grubunda toplandığı görülüyor. Söz konusu dört sektör, üretimden net satışların da yaklaşık yüzde 62’sini gerçekleştiriyor.

Sayısal olarak bakıldığında; ilk sırada 107 firma ile “gıda ürünleri sanayi” yer alırken, bu sektörü 76 firma ile “kimyasal ürünler, plastik ve kauçuk ürünleri sanayi”, 70 firma ile “ana metaller ve makine imalat sanayi”, 56 firma ile “tekstil ürünleri sanayi” takip ediyor. 2024’e göre ilk iki sırada yer alan sektörlerde firma sayısı hemen hemen aynı kalırken, ana metal ve makine sektörü firmalarının 9 adet arttığı, tekstil firmalarının ise 12 adet azaldığı görülüyor.

Diğer taraftan, sektörlerin üretimden satışlar içindeki paylarına bakıldığında da geçen yıla göre ilk üç sektörün payı artarken dördüncü sıradaki tekstil sektörünün payı 2,1 puan azalmış durumda. Söz konusu azalış, emek-yoğun geleneksel sanayi sektörlerimizdeki zorlanmayı işaret etmesi açısından önemli.

2025 yılı İSO İkinci 500 sıralamasında üretimden net satışlar büyüklüğüne göre ilk 10 şirketin sıralaması tablodaki gibi gerçekleşti. Buna göre İSO İkinci 500’de ilk sırayı 5 milyar 317 milyon liralık üretimden satışlar tutarı ile “Teksan Jeneratör Elektrik San. ve Tic. A.Ş.” aldı. Bu kuruluş 2024 yılında İSO 500’ün 496. sırasında yer alıyordu.

Bu firmanın hemen ardından ikinci sırada 5 milyar 308 milyon liraya yaklaşan üretimden satışları ile “Norm Salihli Vida ve Cıvata Makine San. ve Tic. A.Ş.” bulunuyor. Norm Salihli, 2024 yılında İSO İkinci 500 içerisinde 31. sıradaydı.

Üçüncü sırada yer alan kuruluş ise 5 milyar 306 milyon lira civarındaki üretimden satışları ile “Biska Tekstil San. ve Tic. A.Ş.” oldu. Bu kuruluş da 2024 yılında İSO İkinci 500’de 20. sırada yer almıştı.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

KGF Akbank Mobil’de

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Son yıllarda attığımız adımlarla da Akbank Mobil’i KOBİ’lerimizin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdik ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdik” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kredi Garanti Fonu (KGF) ve Akbank, KGF kefaletli kredi başvurusunu dijital kanala taşıyan yeni işbirliğini imza töreniyle duyurdu.

İstanbul’da düzenlenen imza törenine, Akbank Genel Müdürü Kaan Gür ile KGF Genel Müdürü Hasan Basri Kurt katıldı.

Törende duyurulan işbirliğiyle KGF kefaletli kredi, uçtan uca dijital kanala taşındı. Akbank’ın Dijital KGF Kredisi sayesinde KOBİ’ler, daha önce yalnızca şubeden yürütülebilen KGF kefaletli kredi süreçlerini artık Akbank Mobil’den tamamlayabilecek.

Yeni uygulama, özellikle teminat desteğine ihtiyaç duyan KOBİ’lerin krediye hızlı ve uçtan uca dijital bir süreçle erişmesini sağlayarak önemli bir kolaylık sunuyor. Şahıs firmaları 2,2 milyon liraya, tüzel firmalarsa 5 milyon liraya kadar sunulan kredilerden 36 aya varan vade imkanıyla Akbank Mobil üzerinden yararlanabiliyor.

KGF kefaletli kredide dijital dönüşüm

Etkinlikte konuşan Akbank Genel Müdürü Gür, teknolojiyi, işletmelerinin hayatını kolaylaştırmak için kullandıklarını söyledi.

Gür, son yıllarda attıkları adımlarla Akbank Mobil’i KOBİ’lerin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdiklerini ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdiklerini dile getirdi.

İşbirliğiyle müşterilerinin Dijital KGF kredisine Akbank Mobil üzerinden dakikalar içinde ulaşabildiğine dikkati çeken Gür, böylece KGF kefaletli kredinin Türkiye’de ilk kez tamamen dijital bir süreçle sunulduğunu anlattı.

Gür, KGF’nin bu yenilikçi uygulamayı hayata geçirirken ilk işbirliğini Akbank ile gerçekleştirmesinden dolayı büyük bir mutluluk duyduklarının altını çizdi. ​​​​​​​

KGF Genel Müdürü Hasan Kurt da temel ödevlerinin KOBİ’lerin finansmana etkin erişimini sağlamak olduğunu söyledi.

Türkiye’nin istihdam ve büyümede bel kemiğini oluşturan işletmelerin hem yatırım hem de işletme sermaye ihtiyaçlarını karşılamak üzere bankalarla yoğun bir çalışma yürüttüklerini vurgulayan Kurt, uçtan uca dijital bir kefalet sürecini Akbank ve KGF işbirliği ile hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını kaydetti.

Kurt, yoğun ve titiz bir çalışma sürecini birlikte yürüttüklerini ve bu sonucun ortaya çıktığını dile getirerek, karşılıklı güven ve profesyonel sorumluluk içinde yürüyen süreçte Akbank Genel Müdürü Gür’ün konunun her adımının takipçisi olduğunu sözlerine ekledi.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.