Connect with us

GÜNCEL

Dijital yetkinlik maaşları olumlu yönde etkiliyor

Yayınlanma:

|

Uluslararası üst düzey işe alım ve danışmanlık şirketi Michael Page tarafından hazırlanan 2023 yılı Maaş Araştırması, yılın ilk çeyrek sonuçları belli oldu. Şirketin her yıl düzenli olarak hazırladığı bu çalışmada Türkiye’deki on farklı sektördeki firmaların ciroları, sektörleri ve pazar eğilimleri dikkate alınarak mevcut maaş durumuna ve sektörde talep gören rollere ayna tutuluyor.

Bu araştırmanın sonuçları, 2022 ve 2023 ilk çeyreği boyunca geliştirilen çeşitli işe alım süreçleri, müşteri toplantıları, aday görüşmeleri ve deneyimlerin derlenmesine dayanıyor. Enflasyonda yaşanan değişkenlikler sebebiyle, bu maaş̧ analizleri 2023 yılının ilk çeyrek verilerini yansıtıyor. Piyasa koşulları gereği 2023 yılının ikinci çeyreği için tekrar gözden geçirilmesi planlanıyor.

Michael Page Türkiye Genel Müdürü Fatih Cömert ve sektörlere göre uzmanlaşmış olan Yönetim Kurulu Üyeleri Çağla Şengöz Altaş, Deniz Çakırgil Sezen ve Melih Mümünoğlu, Maaş Araştırması’na göre ortaya çıkan tabloyu şöyle özetliyorlar.

Bankacılık & Finansal Hizmetler

Pandemi döneminde bankacılık sektöründe dijitalleşme projeleri hızlandı. Sigorta, varlık yönetimi ve menkul kıymet şirketleri de bu trendi takip ediyor. Bunun yanında RPA ve yapay zeka araçları hayatımızda kaçınılmaz bir yer edinmeye başladı. Böylece, finansal hizmetler de bu araçları süreçlerine uygulamaya başladı. Dijital dönüşüm, mobil ürün yöneticisi/sahibi pozisyonları günümüzde en çok talep gören rollerdir. Varlık yönetimi ve menkul kıymet şirketlerinin büyümesi nedeniyle lisanslı portföy yöneticileri de şirketler tarafından tercih edilmektedir. Hizmet olarak bankacılık, açık bankacılık gibi alanlar da son zamanlarda gündeme geliyor. Sigorta sektöründe, yeni UFRS17 kuralları çerçevesinde bu alanı iyi bilen aktüerler başta olmak üzere adaylar yoğun talep görüyor. Veriye dayalı analizin ön plana çıkmasıyla birlikte mevcut pozisyonların yanı sıra veri bilimi deneyimi veya bilgisi olan adaylar da aranıyor. Artık beklentiler sadece yüksek maaşlarla da sınırlı kalmıyor, uzaktan veya hibrit çalışmaya izin veren ve gelecekte onlara küresel fırsatlar sunan şirketler, yüksek nitelikli adayların öncelikli tercihleri arasında bulunuyor.

Bu sektörde en az deneyimli uzman yılda en fazla brüt 450 bin TL baz maaş alırken, 12 yılı aşkın deneyime sahip yöneticinin baz maaşı aynı koşullarda 1.300.000 TL civarındadır.

Satış ve Pazarlama

Satış & Pazarlama rollerinde, özellikle endüstri ve üretim, hızlı tüketim malları, perakende gibi sektörlerde bu alandaki işe alımların son dönemde hareketlendiğini gözlemliyoruz. Maaşların özellikle dijital ve e-ticaret rollerinde ve teknoloji deneyimi gerektiren satış rollerinde yukarıya doğru ivme kazandığını gözlemliyoruz. Satış müdürü, pazarlama müdürü, dijital pazarlama müdürü, e-ticaret müdürü gibi rollere çok fazla talep oluyor. Satış veya pazarlama deneyimi, çok iyi derecede İngilizce seviyesi, sektör bilgisi temelde aranılan özellikler oluyor. Ayrıca dijitale uyum, yeni teknolojileri takip edebilme yetkinliği de bu profillerde aranılıyor. İletişim becerileri, çoklu görev alabilmek ve proaktif olmak ve yeni değişikliklere uyum sağlamak gibi sosyal beceriler adayların tercih edilmesini kolaylaştırıyor.

Bu sektörde en az deneyimli çalışan en fazla yıllık brüt 400 bin TL baz maaş alırken, 12 yıldan fazla deneyime sahip çalışanın baz maaşı yıllık brüt 1.500.000 TL ye ulaşıyor.

Finans

Finans rollerinde yoğunluğun devam ettiğini gözlemliyoruz. Maaş aralıklarını göz önünde bulundurduğumuzda ise rakamların sektörel olarak ciddi değiştiğini gözlemliyoruz. Muhasebe müdürü, finansal kontrolör (tecrübeli ve daha az tecrübeli), finansal planlama, analiz ve strateji ağırlıklı rollere çok fazla talep olmaktadır. Finans rollerinde en belirleyici konu İngilizce seviyesidir. Son dönemler ayrıca sektör bilgisi de aranılan özellikler arasına girmeye başladı. Bunun sebebi de finans rollerinin diğer fonksiyonlarla daha yakın iletişimde olmasının beklenmesidir.

Bu sektörde en az deneyimli çalışan en fazla yıllık brüt 420 bin TL baz maaş alırken, 12 yıldan fazla deneyime sahip çalışanın baz maaşı yıllık brüt 1.700.000 TL ye ulaşıyor.

Sağlık & Yaşam Bilimleri

Sağlık ve Yaşam Bilimlerinde maaşların 2022 yılına oranla daha stabil olduğu söylenebilir. Çift haneli maaş artışları devam etmekle birlikte ara dönem zam sıklığının azaldığı söylenebilir. Sağlık Bakanlığı’nın 2022 ikinci çeyrek itibariyle hekimlerin koşullarını iyileştirmesi ile birlikte yeniden kamuya dönüş biraz hız kazandı. Medikal müdür, bölgesel medikal müdür gibi roller için danışmanlık talebinde artış gözlemleniyor. Kişisel bakım ve gıda takviyeleri portföyü bulunan şirketlerde ise ağırlıklı pazarlama müdürü, kilit müşteri yöneticiliği gibi hem pazarlama hem satış pozisyonlarına talep oluşuyor. Ayrıca satış gücü etkinliği, sağlık ekonomisi, pazar erişimi, proje, marka ve müşteri yöneticiliği ve iş geliştirme rolleri gündemde olan ve talep gören roller arasında. Bu sektörde çalışan profesyonellerde gözlemlenen en belirgin özellikler ve aynı zamanda temel beklentiler, dijitale uyum, Avrupa ve Türkiye regülasyonları takibi, teknik altyapı üzerine geliştirilen sosyal beceriler, yine ileri derecede İngilizce dil bilgisi, proje ve uçtan uca süreç yönetimi ve ilişki yönetimi şeklinde sıralanabilir. Bu sektörde en az deneyimli çalışan en fazla yıllık brüt 500 bin TL baz maaş alırken, 12 yıldan fazla deneyime sahip çalışanın baz maaşı yıllık brüt 1.750.000 TL ye ulaşıyor.

İnsan Kaynakları

Piyasada bir çok firmada ekipler yeniden kurulmaya ve genişletilmeye devam etmektedir. Özellikle İK rollerinde bir artış olduğunu gözlemliyoruz. Değişen ve gelişen satış ve pazarlama bakış açısının katkısıyla insan kaynakları alanında ihtisaslaşan rollerin çeşitliği de artıyor. Bu sektörde en az deneyimli çalışan en fazla yıllık brüt 400 bin TL baz maaş alırken, 12 yıldan fazla deneyime sahip çalışanın baz maaşı yıllık brüt 1.600.000 TL ye ulaşıyor.

Perakende

Perakende sektöründe hem mağaza hem merkez ofis alanında rollere talep artıyor. Sektörün dinamiği gereği, çalışan sirkülasyonunun oranının da yüksek olduğundan işe alım tarafında sürekli hareketlilik göze çarpıyor. Son dönemde özellikle mağaza satış, bölge satış, pazarlama, dijital pazarlama ve e-ticaret rollerine çok fazla talep oluyor. Sektörel deneyim, dinamik yapı, iletişim kabiliyetleri, uyum sağlama yetkinlikleri , çok iyi İngilizce bilgisi adaylarda aranan özelliklerin başında geliyor. Bu sektörde en az deneyimli çalışan en fazla yıllık brüt 450 bin TL alırken, 12 yıldan fazla deneyime sahip çalışanın baz maaşı yıllık brüt 1.200.000 TL üzerine ulaşıyor.

Bilgi Teknolojileri

Yazılım geliştirme pozisyonları her zaman en çok talep gören rollerden biridir, ancak teknoloji endüstrisi, ERP rolleri gibi BT uygulamaları için işe alım ihtiyaçlarının yanı sıra derin teknoloji rolleri için artan bir talep olduğunu göstermektedir. İş zekası ve veri rollerinin de önemi giderek artmaktadır. Yeni teknolojilerin de katkısıyla firmalar kendilerini yeni dillere ve araçlara adapte ediyorlar. Bu nedenle, küçük farklılıklar işe alım konuları haline gelmeye başladı ve şimdi teknoloji işe alımında yeni kategoriler olarak var oldu. Blockchain, bulut ve güvenlik de dahil olmak üzere derin teknolojinin artması, tüm işverenlerin ilgisini çekiyor. Bilgi güvenliği ve siber güvenlik, finans ve ödeme firmalarının temel finansal çözümlerinin detaylandırıldığı ve geliştirildiği için hiç bu kadar önemli olmamıştı. Piyasadaki en yaygın iş ilanları arasında proje yöneticileri, ürün sahipleri, veri bilimcileri, tam yığın geliştiricileri, BI rolleri, oyun geliştiricileri ve ERP danışmanları bulunur. Kalite güvence rolleri ve iş analistleri de yüksek talep görmektedir ve sıklıkla işe alınmaktadır. Gerekli teknik eğitimle güncel kalmak, yeni teknolojiler ve araçlar işyerine entegre edilmeye devam ettiği için adaylar için çok önemlidir.

Farklı teknik beceri setine bağlı olarak değişmekle birlikte, yetenekler için yıllık brüt paketler, direktör seviyesine kadar çalışanın alanına, deneyimine ve uzmanlığına bağlı olarak 400.000 TL – 1.800.000 TL arasında bir ölçekte yer almaktadır.

Tedarik Zinciri ve Lojistik

Son iki yıl içinde özellikle satın alma ve tedarik zinciri pozisyonları oldukça önem kazandı ve 2023 yılında da firmaların öncelik verdiği departmanlardan biri haline geldi. Otomotivden kimya sektörüne kadar farklı sektörlerde yer alan global ve yerel firmalar, bu departmanlarda en uygun adaylara yer vermek istiyor. Buna bağlı olarak pozisyonların maaşlarında geçen yıla göre ciddi bir artışın olduğunu gözlemlemekteyiz. İşverenler, tedarik zinciri alanında özellikle maliyetleri azaltma ve karlılığı maksimize etmek amacıyla, satın alma süreçlerinde sürdürülebilirliği sağlayabilecek yeni yetenekleri kadrolarına katmak istiyor. Ayrıca, lojistik operasyon süreçlerini en optimum seviyede gerçekleştirebilecek lojistik mühendisi/lojistik operasyon yöneticisi pozisyonlarında alımlar gerçekleştiriliyor. Şirketler, lojistik maliyetlerini düşürmek için, lojistik alanında operasyonel süreçlere güçlü ve inovatif bir bakış açısıyla yaklaşabilecek aday arayışındalar. Bu sektörde çalışan profesyonellerde gözlemlenen en belirgin özellikler ve temel beklentiler ise; sürdürülebilirlik yaklaşımı, yenilikçi bakış, dijital süreçlere uyum, etkin iletişim becerisi ve ileri düzeyde İngilizce bilgisi olarak sıralanıyor. Bu sektörde en az deneyimli çalışan en fazla yıllık brüt 450 bin TL alırken, 12 yıldan fazla deneyime sahip çalışanın baz maaşı yıllık brüt 1.500.000 TL üstüne ulaşıyor.

Mühendislik & Üretim

Endüstri 4.0’ın hayatımıza girmesi sonrasında, üretim ve üretime bağlı fonksiyonlar pozitif yönde ivme kazandı. 2022 yılındaki bu ivme, 2023’ün ilk çeyreğinde de gözlemleniyor. Bu bağlamda mühendislik ve üretim sektörü, Covid-19 sonrasında da büyümeye devam ediyor. Sektörün getirileri göz önünde bulundurulduğunda yalın üretim tekniklerinin yaygınlaşması, üretimde sürekli iyileştirmenin faydaları göze çarpıyor. Talep gören rollerin başlıcaları; üretim, kalite, Ar-Ge pozisyonları ile proses ve yalın üretim mühendisleri geliyor. Adaylarda aranan en temel özellikler ise teknik açıdan yetkinliğin yanı sıra, yeniliklere uyum sağlama ve iletişim becerileri ve yabancı dil bilgisi. Yalın üretim metodolojileri üzerinde uzmanlaşmış profiller, genel itibariyle ön plana çıkıyor.

Bu sektörde en az deneyimli çalışan en fazla yıllık brüt 400 bin TL alırken, 12 yıldan fazla deneyime sahip çalışanın baz maaşı yıllık brüt 1.700.000 TL üstüne ulaşıyor.

Bölüm Sekreteri & Yönetici Asistanı:

Sektörden bağımsız olarak yöneticilerin daha nitelikli asistana ihtiyaç duyma durumları son dönemde oldukça arttı. Bunun başlıca nedeni ise artık yöneticilerin kendi iş yüklerini paylaşabilecekleri, bir nevi sağ kol ya da iş ortağı olarak görebilecekleri kişilerle çalışma istekleri ve ihtiyaçlarıdır. Eskiden daha organizasyon temelli işlerin yeterli görüldüğü bu pozisyonda artık belli ölçülerde işin içine dahil olma beklentisi gözlemlenmektedir. Asistan pozisyonu için teknoloji ve yabancı dil bilgisi gibi donanımlar önem kazanıyor. Genç neslin teknolojiye olan ilgisinden, vizyonundan ve dinamizminden faydalanmak isteyen yöneticiler fazla olmakla birlikte genç neslin bu mesleği fazla tercih etmediğini görmekteyiz. Nitelikli asistan sayısının az ve sirkülasyonun yüksek olması piyasadaki ücretlerinin yükselmesine neden oluyor. Bu pozisyonun doğası gereği kişiler bu pozisyonda kalarak, diğer pozisyonlardakilerden farklı olarak kariyer hayatları boyunca üst düzey yönetici seviyesindeki rollere geçememektedir. Ve ancak bir iş değişikliği esnasında ücret paketlerini yükseltme şansı elde etmekteler, bu da ufak farklılıklar için bile iş değişikliği yapabilecekleri sonucunu doğurmaktadır. Bu durum yine sektörden bağımsız olarak, pozisyonlar arasında geniş ücret aralıklarına neden olmaktadır. Bu sektörde en az deneyimli çalışan en fazla yıllık brüt 380 bin TL alırken, 12 yıldan fazla deneyime sahip çalışanın baz maaşı yıllık brüt 740 bin TL ye ulaşıyor.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Fitch’ten Türk bankalarına kârlılık uyarısı: Takipteki krediler artıyor

Yayınlanma:

|

Yazan:

Yüksek fonlama maliyetleri ve enflasyon bankaların kâr marjlarını daraltırken, takipteki kredi oranı 2026’nın ikinci çeyreğinde yüzde 3,5’e yükseldi. Fitch, kârlılık üzerindeki baskının yıl boyunca sürmesini bekliyor.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, üç aylık Türk Bankaları İzleme Raporu’nda, Türk bankacılık sektörünün 2026 yılının ikinci çeyreğinde kârlılık kaybı yaşadığını ve sorunlu kredilerdeki artışın sürdüğünü bildirdi. Bloomberg HT haberine göre, yüksek fonlama maliyetleri, artan swap giderleri ve enflasyon kaynaklı faaliyet giderleri, bankaların finansal performansını olumsuz etkiledi.

Faaliyet kârlılığında belirgin gerileme

Fitch’in izlediği bankalarda ortalama faaliyet kârının risk ağırlıklı varlıklara oranı, 2026’nın ilk çeyreğindeki yüzde 3,9 seviyesinden ikinci çeyrekte yüzde 2,6’ya geriledi. Sektör genelinde ise aynı oran yüzde 4,6’dan yüzde 3,3’e düştü.

Rapora göre, yüksek Türk lirası faizlerinin fonlama maliyetlerini artırması, net faiz marjlarını daraltan başlıca unsurlar arasında yer aldı. Swap maliyetlerindeki yükseliş ve enflasyonun faaliyet giderleri üzerindeki etkisi de kârlılığı baskıladı.

Takipteki krediler yüzde 3,5’e çıktı

Bankacılık sektöründe aktif kalitesine ilişkin göstergeler de olumsuz seyrini sürdürdü. Fitch’in izlediği bankaların ortalama takipteki kredi (NPL) oranı, ilk çeyrekteki yüzde 3,3 seviyesinden ikinci çeyrek sonunda yüzde 3,5’e yükseldi. Yeni takipteki kredi oluşum oranı da yüzde 2,1’den yüzde 2,2’ye çıktı.

Bankaların ortalama çekirdek sermaye yeterlilik oranı ise yüzde 11,5 seviyesinde kaldı. Bu görünüm, kredi riskleri ve kârlılık baskıları yakından izlenirken sermaye göstergesinin söz konusu dönemde yatay seyrettiğine işaret etti.

Bankacılık sektörünü ne bekliyor?

Fitch, yüksek TL faizleri ve enflasyonist baskıların bankaların kârlılığı üzerindeki etkisinin 2026 boyunca devam edebileceğini öngörüyor. Kuruluş, yılın sonlarına doğru faiz indirimlerinin yeniden başlaması durumunda bu baskının 2027’de hafifleyebileceğini değerlendiriyor.

Bankacılık sektörü açısından temel risk, fonlama maliyetleri yüksek seyrederken kredi geri ödemelerinde yaşanabilecek bozulmanın karşılık giderlerini artırması ve kâr marjlarını daha da daraltması. Bu süreç, bankaların kredi verme iştahı ve reel sektörün finansmana erişimi üzerinde de baskı oluşturabilir.

Kaynak: Fitch Ratings’in Türk Bankaları İzleme Raporu; 21 Ekim 2026 tarihli haberler.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

AKBANK VE DENİZBANK: FON SORUŞTURMASINDAKİ İSİMLER BANKAMIZ ÇALIŞANI DEĞİL

FON SORUŞTURMASINDA AKBANK VE DENİZBANK’TAN AÇIKLAMA: “İSİMLER BANKALARIMIZIN ÇALIŞANI DEĞİL”

Yayınlanma:

|

Yazan:

Fon soruşturmasında gözaltı listesinde yer alan isimler üzerinden gündeme gelen Akbank ve DenizBank, haberlerdeki çalışma ilişkilerine ilişkin açıklama yaptı. Akbank, “adı geçen kişilerin uzun süre önce bankadan ayrıldığını” belirtirken DenizBank, “adı geçen Yasemin Y.’nin banka çalışanı olmadığını” bildirdi.

Bankavitrini.com | Gündem

Sermaye piyasalarındaki işlemlere yönelik yürütülen fon soruşturmasında gözaltı listesinde yer alan isimler ve bu kişilerin bankalarla bağlantıları gündeme geldi. Konuya ilişkin Akbank ve DenizBank’tan açıklamalar geldi. Her iki banka da haberlerde yer alan çalışma ilişkilerine yönelik düzeltme talebinde bulundu.

Akbank: İsimler uzun süre önce bankadan ayrıldı

Akbank, fon soruşturması kapsamında gözaltı kararı verilen kişilerle ilgili haberlerde banka adının kullanılmasına ilişkin açıklama yaptı.

Banka, haberlere konu olan kişilerin uzun süre önce Akbank’tan ayrıldığını ve başka kurumlarda çalıştıklarını belirtti. Açıklamada, bu kişilerin hâlen Akbank bünyesinde görev yapıyormuş gibi gösterilmesinin gerçeğe aykırı bir izlenim oluşturabileceğine dikkat çekildi.

Akbank, güncel çalışma ilişkilerinin doğru aktarılması gerektiğini vurgulayarak kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini istedi.

DenizBank: Yasemin Yılmaz bankamızın çalışanı değil

DenizBank da fon soruşturması kapsamında gözaltına alınan isimlerin yer aldığı listeye ilişkin yayımlanan haberdeki bir bilgiyi düzeltti.

DenizBank A.Ş. tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Fon soruşturması kapsamında gözaltına alınan isim listesine ilişkin yayımladığınız haberde, Yasemin Y. isimli kişinin DenizBank Finans Yöneticisi olduğu yönünde hatalı bilgiye yer verilmiştir.

Haberde adı geçen Yasemin Y., Bankamız çalışanı değildir. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla söz konusu yanlış bilginin düzeltilmesini rica ederiz.”

DenizBank, açıklamasıyla Yasemin Y.’ın banka çalışanı olduğu yönündeki bilgiyi açıkça reddetti ve haberlerin düzeltilmesini talep etti.

Soruşturmada banka isimleri neden gündeme geldi?

Soruşturma kapsamında yayımlanan gözaltı listelerinde yer alan kişilerin mesleki unvanları ve çalıştıkları kurumlara ilişkin bilgiler, bankaların isimlerinin de haberlerde geçmesine neden oldu.

Ancak bir kişinin adının soruşturma kapsamında anılması, tek başına ilgili bankanın soruşturmanın şüphelisi olduğu veya kurumsal olarak herhangi bir suça iştirak ettiği anlamına gelmiyor. Aynı şekilde, bir kişinin geçmişte bir bankada çalışmış olması da güncel çalışma ilişkisini göstermiyor.

Akbank’ın geçmiş çalışma ilişkilerine yönelik açıklaması ile DenizBank’ın Yasemin Y. hakkında yaptığı düzeltme, haberlerde kişi ve kurum bağlantılarının güncel ve teyit edilmiş bilgiler üzerinden kurulmasının önemini ortaya koydu.

Bankacılık sektöründe doğru bilgi ve itibar vurgusu

Sermaye piyasalarına yönelik soruşturmalarda kişi isimleriyle birlikte kurum adlarının anılması, kamuoyunda ilgili bankalara yönelik algıyı etkileyebiliyor. Bu nedenle gözaltı listelerindeki bilgilerin, kişilerin güncel iş durumlarıyla karşılaştırılarak yayımlanması önem taşıyor.

Akbank ve DenizBank’ın açıklamaları, soruşturma haberlerinde yalnızca isimlerin değil, bu isimlerle bankalar arasında kurulan bağlantıların da titizlikle doğrulanması gerektiğini gösteriyor.

Bankavitrini.com olarak not: Bu haber, Akbank ve DenizBank’ın çalışma ilişkilerine yönelik açıklamalarını bir araya getirmektedir. Soruşturmada adı geçen kişiler hakkındaki iddialar ile bankaların kurumsal sorumluluğu birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.

Okumaya devam et

Gülbeyaz Gergün

Vestel’de Borç Alarmı: Gözler Yatırımcıda

VESTEL’DEN EUROBOND YATIRIMCISINA İKİ SEÇENEK: YA YÜZDE 45 ANAPARA KESİNTİSİ YA 6 YIL VADE UZATIMI

Yayınlanma:

|

500 milyon dolarlık borç için yeniden yapılandırma süreci başladı. Vestel, anaparasını korumak isteyen yatırımcıya 2035 vadeli ve yüzde 4 faizli tahvil; anapara kesintisini kabul eden yatırımcıya ise 2032 vadeli ve yüzde 6 faizli yeni tahvil öneriyor. Bankalarla 2041 vadeli yeniden yapılandırma görüşmeleri de sürüyor.

Bankavitrini.com – Ekonomi Haberleri

Vestel Elektronik, bilançosunu sürdürülebilir hale getirmek amacıyla yurt dışı borçlarının yeniden yapılandırılması için önemli bir adım attı. Şirket, toplam nominal tutarı 500 milyon dolar olan, yıllık yüzde 9,75 faizli ve 2029 vadeli Eurobond’ları için tahvil sahiplerine iki alternatif içeren takas teklifi ve muvafakat talebi sürecini başlattı.

20 Ekim 2026 tarihinde kamuoyuna yansıyan açıklamaya göre yatırımcılar, mevcut anaparalarını koruyarak borcun vadesini uzatabilecek veya anaparanın yüzde 45’inden vazgeçerek daha erken vadeli yeni tahvillere geçebilecek.

Teklif, şirketin yalnızca tahvil borçlarını değil, bankalara olan finansal yükümlülüklerini de kapsayan daha geniş kapsamlı yeniden yapılandırma çalışmalarının bir parçası olarak öne çıkıyor. https://www.kap.org.tr/tr/Bildirim/1684657

İki seçenek yatırımcıya ne getiriyor?

Vestel’in teklifinde yatırımcıların önündeki iki alternatif, anapara kaybı ile vade ve faiz koşulları arasında bir tercih yapılmasını gerektiriyor.

1. seçenek: Anapara korunacak, vade 2035’e uzatılacak

İlk seçenekte mevcut Eurobond’ların 15 Mayıs 2029 olan vadesinin 15 Mayıs 2035’e uzatılması öngörülüyor.

Bu seçeneğin temel koşulları şöyle:

  • Anapara kesintisi: Yok.
  • Yeni yıllık faiz oranı: Yüzde 4.
  • Yeni vade: 15 Mayıs 2035.
  • Anapara geri ödemesi: Yıllık taksitler halinde.

Mevcut tahvilin yüzde 9,75 olan yıllık faiz oranı bu seçenekte yüzde 4’e düşüyor. Böylece yatırımcı anapara tutarını korurken faiz gelirinin önemli bir bölümünden vazgeçmiş oluyor.

Bu seçenek, tahvilin nominal değerini korumayı önceliklendiren ancak parasını daha uzun süre şirkette tutmayı kabul eden yatırımcılar açısından öne çıkıyor.

2. seçenek: Yüzde 45 anapara kesintisiyle 2032 vadeli yeni tahvil

İkinci seçenekte yatırımcılar, mevcut tahvillerinin nominal değerinin yüzde 55’i karşılığında yeni Eurobond alacak. Başka bir ifadeyle, anaparanın yüzde 45’i silinecek.

Bu seçeneğin koşulları ise şöyle:

  • Anapara kesintisi: Yüzde 45.
  • Yeni tahvilin nominal değeri: Mevcut anaparanın yüzde 55’i.
  • Yeni yıllık faiz oranı: Yüzde 6.
  • Yeni vade: 15 Mayıs 2032.
  • Anapara geri ödemesi: Yıllık taksitler halinde.

Bu seçenekte yatırımcı daha yüksek faiz oranı elde edebilecek ve borcun vadesi 2035 yerine 2032 olacak. Bunun karşılığında mevcut alacağının yüzde 45’ini kaybetmeyi kabul edecek.

İkinci seçenek kapsamında yeni Eurobond ihracı için Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) başvuru yapılması öngörülüyor. https://www.bloomberght.com/vestel-den-eurobond-sahiplerine-iki-secenekli-yapilandirma-teklifi-3792011

100 bin dolarlık yatırımda tablo nasıl değişiyor?

Yatırımcıların karşı karşıya olduğu tercih, örnek bir 100 bin dolarlık nominal tahvil üzerinden daha net görülebiliyor.

Karşılaştırma 1. seçenek 2. seçenek
Mevcut nominal anapara 100.000 $ 100.000 $
Anapara kesintisi Yok 45.000 $
Yeni tahvil nominali 100.000 $ 55.000 $
Yıllık faiz oranı %4 %6
İlk yıl için basit nominal faiz hesabı 4.000 $ 3.300 $
Vade 2035 2032

Not: Faiz tutarları, ilgili yılın başındaki nominal anaparanın değişmediği varsayımıyla örnek olarak hesaplanmıştır. Anapara yıllık taksitlerle geri ödeneceğinden sonraki yılların faiz tutarları ödeme planına göre değişecektir. Bu tablo, tahvillerin piyasa değerini veya yatırımcının toplam getirisini göstermemektedir.

İlk seçenekte yatırımcı anaparasını nominal olarak korurken daha düşük faizle daha uzun süre bekleyecek. İkinci seçenekte ise yeni tahvilin faiz oranı daha yüksek olsa da faiz, kesinti sonrasında kalan anapara üzerinden hesaplanacak.

Dolayısıyla yüzde 6 faiz oranı tek başına ikinci seçeneği daha avantajlı hale getirmiyor. Yatırımcıların kararında tahvillerin geri ödeme takvimi, şirketin ödeme kapasitesi ve yeni tahvillerin piyasa değeri de belirleyici olacak.

Vestel neden borçlarını yeniden yapılandırmak istiyor?

Yeniden yapılandırma adımı, Vestel’in borç ödeme takvimini faaliyetlerinden yaratabileceği nakit akışıyla uyumlu hale getirme ve bilançosunu sürdürülebilir bir yapıya kavuşturma hedefiyle bağlantılı.

Mevcut Eurobond’ların yıllık yüzde 9,75 faiz taşıması, 500 milyon dolarlık nominal borç üzerinden ilk yıl için yaklaşık 48,75 milyon dolar faiz yüküne karşılık geliyor. Bu hesap, anaparanın yıl boyunca değişmediği varsayımına dayanıyor.

Yeni koşullarda faiz oranının yüzde 4’e düşmesi veya anaparanın yüzde 55’e indirilerek yüzde 6 faiz uygulanması, şirketin gelecekteki finansman yükünü azaltmayı amaçlıyor.

Bununla birlikte, yeniden yapılandırmanın şirketin faaliyet kârlılığına, nakit yaratma kapasitesine ve borç ödeme gücüne kalıcı katkı sağlayıp sağlamayacağı, yalnızca faiz oranlarına değil operasyonel performansa da bağlı olacak.

Bankalarla görüşmelerde hedef 2041 vadeli yapılandırma

Vestel’in yeniden yapılandırma çalışmaları Eurobond’larla sınırlı değil.

Şirketin 26 Haziran 2026 tarihli açıklaması kapsamında, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun geçici 32. maddesi ve ilgili mevzuat uyarınca finansal yeniden yapılandırma görüşmeleri yürütülüyor.

Bankalara sunulan teklifte mevcut borçların iki yıl anapara ve faiz ödemesiz olacak şekilde 2041 vadeli olarak yeniden yapılandırılması öngörülüyor. Şirketin açıklamasına göre bankalarla müzakereler devam ediyor.

Bu teklifin kabul edilmesi halinde borçların geri ödeme takvimi önemli ölçüde değişecek. Ancak bankalarla görüşmelerin henüz sonuçlanmamış olması nedeniyle teklifin kesinleşmiş bir anlaşma olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. https://www.yenisafak.com/ekonomi/kap-haberleri/kap-vestel-elektronik-sanayi-ve-ticaret-as-vestl-ozel-durum-aciklamasi-genel-5139013

Kredi notundaki bozulma da yakından izleniyor

Vestel’in borçlarını yeniden yapılandırma girişimi, şirketin kredi riskinin arttığı bir dönemde gündeme geldi.

Vestel International’ın yatırımcı ilişkileri duyurularında yer alan bilgilere göre Fitch Ratings, 1 Temmuz 2026 tarihinde şirketin uzun vadeli yerel ve yabancı para cinsinden kredi notlarını CCC+ seviyesinden CCC- seviyesine indirmiş; 500 milyon dolarlık 2029 vadeli teminatsız tahvilin notunu da CC seviyesine çekmişti.

Bu notlar, şirketin finansal yükümlülüklerini yerine getirme kapasitesine ilişkin risklerin yüksek olduğuna işaret ediyor. Yeniden yapılandırma teklifinin yatırımcılar tarafından nasıl karşılanacağı, şirketin finansmana erişimi ve borç ödeme kapasitesi açısından önem taşıyor. https://vestelinternational.com/investor-relations/news/kap-notices?p=2

Sürecin tamamlanması için hangi koşullar gerekiyor?

Vestel’in teklifinin yürürlüğe girmesi otomatik değil. Sürecin tamamlanması için tahvil sahipleri toplantısında gerekli kararların alınması, işlem belgelerinde belirtilen diğer koşulların karşılanması ve ikinci seçenek kapsamında öngörülen yeni tahvil ihracı için SPK onayının sağlanması gerekiyor.

Bu nedenle açıklanan iki alternatif, tamamlanmış bir borç yapılandırmasından ziyade yatırımcıların onayına sunulan bir teklif olarak değerlendirilmeli.

Sonuç: Borç takviminin uzaması tek başına yeterli mi?

Vestel’in Eurobond hamlesi, şirketin finansman yükünü hafifletme ve borç ödeme takvimini yeniden düzenleme arayışının önemli bir göstergesi. Bir tarafta anaparayı koruyarak faiz gelirini azaltan ve vadeyi altı yıl uzatan seçenek, diğer tarafta anaparada yüzde 45 kesinti karşılığında daha yüksek faiz ve daha erken vade sunan seçenek bulunuyor.

Ancak yatırımcılar açısından asıl mesele, hangi seçeneğin nominal olarak daha cazip göründüğünden çok, şirketin yeni ödeme planını karşılayabilecek nakit akışını yaratıp yaratamayacağı.

Vestel açısından ise borçların yeniden yapılandırılması finansal baskıyı azaltabilir; kalıcı iyileşmenin sağlanması için faaliyetlerden elde edilen nakdin güçlenmesi, kârlılığın sürdürülebilir hale gelmesi ve finansman maliyetlerinin yönetilebilir düzeye inmesi gerekecek.

Bankavitrini.com değerlendirmesi: Eurobond sahiplerinin vereceği karar kadar, bankalarla yürütülen yeniden yapılandırma görüşmelerinin sonucu da Vestel’in finansal geleceği açısından belirleyici olacak.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.