Connect with us

BANKA HABERLERİ

En çok dijital mobbing bankacılık ve turizmde

Mobbing ile Mücadele Derneği Antalya İl Temsilcisi Dr. Mehmet Ozan Uzkut, iş yerlerinde uygulanan mobbingin, pandemiyle birlikte evden çalışma sistemine geçilmesiyle, internet üzerinden sürdüğünü söyledi. Uzkut, süreçte en çok banka, ilaç ve turizm sektöründe çalışanların mobbinge maruz kaldığını söyledi.

Yayınlanma:

|

Pandeminin ortaya çıkmasıyla birlikte koronavirüsün yayılmasını önlemek için birçok devlet kurumunda ve özel şirketlerde evden çalışma süreci başlatıldı. Bu süreçle birlikte işverenler tarafından çalışanlara uygulanan mobbingin türü de değişti. Çalışanlar artık internet üzerinden mobbinge maruz kalmaya başladı. Bu süreçte mobbinge en çok banka, ilaç ve turizm sektörlerinde çalışanlar maruz kaldı.

Evden çalışma düzeniyle birlikte, işverenlerin çalışanları istifaya zorlamak için mobbing uyguladığını söyleyen Mobbing ile Mücadele Derneği Antalya İl Temsilcisi Dr. Mehmet Ozan Uzkut, Evden çalışma sürecinde mobbing artık internet üzerinden yapılıyor. WhatsApp grupları kuruluyor, işten çıkarılmak istenen kişi bu gruplara alınmıyor. Kendi aralarında bu kişi hakkında dedikodu üreterek kişinin özbenliğini yitirmesine ve istifaya kadar gitmesine neden oluyor. Özbenliklerini yitiren kişiler iş bulma umutlarını da yitirdikleri için bu olay intihara kadar gidebiliyor” dedi.

‘İNTİHARA KADAR GİDİYOR’

İşverenlerin bu durumu kendi çıkarları için hayata geçirdiğini söyleyen Uzkut, Uzun süredir çalışan personeli tazminat ödemeden işten çıkarmayı hedefliyor. Kişi mobbing sonucunda, çalışamayacak duruma geliyor ya da depresyona girip intihar ediyor. Belki işverenler işin bu noktaya geleceğini bilse bu şekilde davranmayacak. Beyaz yakalı dediğimiz kişilerde bu durum daha fazla. Çünkü bu kişilerin maaşları yüksek olduğu için tazminatları da yüksek” diye konuştu.

‘BANKACILARIN 4’TE 1’İNE MOBBİNG UYGULANIYOR’

Bazı işverenlerin mobbingi kötü niyetle kullandıklarını söyleyen Uzkut, Geçen yaptığımız bir araştırmada, evden çalışan bankacılarda mobbingin çok yüksek olduğunu anladık. Bankacıların neredeyse 4’te 1’ine mobbing uygulanıyor. Yine ilaç sektöründe de ilaç satışındaki düşüşle birlikte evden çalışanlara mobbinglerle işten çıkarmalarda artış var. Turizm sektöründe de benzer sorun var. Çalışma alanları kapalı olduğu için bu sektörde mobbingle işten çıkarmalarda artış var. Bazı şirketler tazminat ödeyemeyecek durumda oldukları için mobbing uyguluyor, bazıları ise gerçekten kötü niyetle bunu yapıyor” dedi.

‘İŞE YARAMADIĞIYLA İLGİLİ DEDİKODU ÜRETİLDİ’

Bankacılık sektöründe çalışan bir danışanları olduğunu söyleyen Uzkut, danışanlarının yaşadıklarını anlattı. Uzkut, Bu dönemde bankalarda çalışanların neredeyse 4’te 1’i çalışıyor. Bankalar pandemi döneminde şubelerinin gereksiz olduğunu anladı ve kapatma yoluna gidiyor. Bu nedenle özellikle eski personelini çıkartmak istiyorlar. 20 yıldır bankada çalışan bu kişiyi bilgisayarla ilgili bazı programları bilmemesi, bazı sosyal medya kullanımının da kısıtlı olması sebebiyle işten çıkartmak için mobbing uygulanıyor. Bu kişiye artık çağ dışı kaldığı, bir işe yaramadığıyla alakalı dedikodular çıkarılıyor” dedi.

MÜŞTERİ KARŞISINDA ZOR DURUMDA BIRAKILIYOR

Bu kişinin çalışan arkadaşlarına ve yöneticilerine küstürüldüğünü belirten Uzkut, Bu kişi sürekli ‘Senin dönmene gerek yok, artık bizim için bir yüksün’ gibi laflarla aşağılanıyor. Bu kişi önce idareye küstürüldü ve iletişim tek taraflı kesildi. Mesela bir müşterisi aradığında net bir faiz oranı verilmiyor, bazı erişimleri kısıtlanıyor müşteri de bu durumda ‘Ama sizin şu arkadaşınız daha yüksek faiz veriyor’ diyor. Böylelikle müşteri karşısında da zor durumda kalıyor ve kendisi hakkında şikayetler gitmeye başlıyor. İdare de ‘Senin hakkında çok şikayet var’ demeye başlıyor. Böylelikle istifaya zorlanıyor” diye konuştu.

‘ÇALIŞAN KENDİNDE KUSUR ARAMAYA BAŞLIYOR’

Derneğin mobbinge maruz kalan kişilerin yanında olduğunu söyleyen Uzkut, Çalışanların çoğu kendisine yapılan mobbingin farkında olmuyor. Özgüvenini kaybettiği için kendisinde kusur aramaya başlıyor. Dışarıdan birinin söylemesiyle bu durumu fark ediyorlar. Bu gibi durumlarda derneklerimize başvurabilirler. Ücretsiz psikiyatri ve avukat desteği sağlıyoruz. Ne yapması gerektiğiyle ilgili yol haritası çiziyoruz” dedi.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Doç. Dr. Atilla Çifter: “Enflasyon mücadelesi sadece para politikasına yüklenmiş durumda”

Yayınlanma:

|

Yazan:

Faiz oranın sabit tutulması ile birlikte 31 Mart seçimleri sonrası ekonomik beklentiler merak konusu oldu. Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi, Ekonomist Doç. Dr. Atilla Çifter, yaptığı değerlendirmede mevcut tabloda %50’nin altında bir yıl sonu enflasyonun gözükmediğine değindi. Bunun en önemli nedenini enflasyon mücadelesinin sadece para politikasına yüklenmesine bağladı. Maliye politikası tarafında bir enflasyon mücadelesi olmadığını belirterek, “Mehmet Şimşek atandığı zaman lüks ve gereksiz harcamaların kısılması gerektiğini söyledi. Ama bu gerçekleşmedi. Ocak ayında da bütçe dengesi eksi 150 milyar TL bir açık verdi. Dolayısıyla piyasa %42’ler seviyesinde bir enflasyon beklemesine rağmen Merkez Bankası beklentiyi %36’da tutuyor.” dedi. Enflasyonun öncelikli kaynağının maliyet tarafında olduğuna işaret eden Doç. Dr. Atilla Çifter, “Şu anda baz etkisine güveniliyor. Mayıs’ta zirve yapıp ardından aşağı doğru gelmesinden bahsediyoruz. Yılın ortasından sonra kısa bir süre baz etkisiyle enflasyon düşecek. Ancak eksik makro ekonomi politikasıyla enflasyon hedefinin sağlanması zor görünüyor. %50’nin altında bir oranın, TÜİK’in açıkladığı TÜFE’de pek mümkün gözükmüyor.” değerlendirmesini yaptı.

“Piyasa, makro modelle karar almıyor”

Doç. Dr. Atilla Çifter, enflasyon beklentilerindeki bu ciddi sapmaların piyasanın tam olarak bir makro modelle karar almamasına bağlıyor. Çifter’e göre, piyasa ne beklenmesi istiyorsa onun kararını alıyor. Örneğin tüketiciye hissettiğiniz enflasyon nedir? Beklediğiniz enflasyon nedir? diye sorduğunuzda, tüketicinin beklediği enflasyonun gerçek enflasyona yakın bir oran çıkıyor. Bu piyasanın öngörüyse hiç tutmuyor. Dünyada ise makro modellerle öngörüler yapıldığını ve buna göre olması gerekenin ne olduğunu söylediğini kaydetti.

1 Nisan itibariyle ne olacak?

Seçimlerin ardından 1 Nisan itibariyle ertelenen kemer sıkma politikasının devreye alınacağına ilişkin bir beklenti olduğunu dile getiren Çifter, bunun Mehmet Şimşek’in açıklamaları üzerinde oluştuğunu ifade etti. Altınbaş Üniversitesinden Çifter, “Ekonomi yönetimi bütçe tutturmak yerine vergilendirme, kredi kartı ve diğer harcamalar üzerinden talebi kısmaya yönelik bir adım atabilir. Bu da enflasyonu baskılayan bir etki yaratır.” öngörüsünde bulundu. Ancak bu yöntemin yükü halka yüklediği izlenimi verdiğini söyleyerek, “Haziran ayında Hafize Gaye Erkan’ın atanması ile yaklaşık olarak 7-8 aylık sürede yapılan faiz artışının dışında döviz kurunun tekrar sıkılmaya devam etmesi de bir nevi kontrollü kur görüntü veriyor.” diye konuştu.

“Çözüm, doğru makro politikalara dönmek”

Türkiye’de 2002’ den itibaren döviz kurunun serbest piyasada belirlendiğini hatırlatan Çifter, 2018’den itibaren ise döviz kurunu tutarak enflasyonla mücadele etme anlayışı olduğunu söyledi. Bu dönemde uygulanan makro politikaların hatalı olduğuna dikkat çeken Çifter, “Makro denge ve döviz kurunun daha yüksek olması gerekiyor. Yani Türk lirasının normalde makro denge seviyesi şu anda 31’in çok çok üzerinde.” dedi. Çözümün ise doğru makro politikalara dönmek olduğunun söyleyen Çifter, önerilerini şöyle dile getirdi: “Hukukun üstünlüğü, basın özgürlüğü ve demokrasi anlayışının Avrupa Birliği’ne tam üyelik sürecindeki gibi işletilmesi. Yani dış kaynak çekecek adımların bir an önce atılması. Buna rağmen enflasyon mücadelesine, maliye politikası olmadan sadece döviz kurunu belli bir bantta tutarak devam edilirse, gerilme ve kurda şok artış yaşanabilir.” uyarısında bulundu.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Perakendecilerden kredi kartı taksit kısıtlamasına karşı

Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel, kredi kartları ile ilgili düzenleme gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Öncel, “Kartla harcamaya yeni sınırlama perakendeciyi ve vatandaşı zorlar. Dolayısıyla en azından belli bir limitin altındaki kartlı alışverişe ve tüketici kredisine yeni sınırlama getirilmemesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

Yayınlanma:

|

Yazan:

Enflasyonla mücadele kapsamında kredi kartı harcamalarına yeni sınırlama getirileceği yönündeki haberler perakende sektöründe yakından takip ediliyor. Kredi kartı ile harcamalara sınırlamanın perakendeciyi ve tüketiciyi zorlayacağı belirtiliyor.

Birleşmiş Markalar Derneği’nin (BMD) üyeleri arasında yaptığı Ocak ayı anketinin sonuçları kamuoyu ile paylaşıldı. Anketi değerlendiren BMD Başkanı Sinan Öncel, Ocak ayının hem adet satışı, hem de ciro anlamında Aralık ayına göre daha zayıf geçtiğini bildirdi. Ankete katılan üye markaların üçte ikisinin Aralık ayına göre Ocak’ta hem adet satışının, hem de cirosunun gerilediğini bildiren Öncel, şöyle devam etti:

“Önceki yıllardaki deneyimlerimizden de ocak ayının genel olarak aralık ayına göre daha zayıf geçtiğini biliyoruz. Dolayısıyla anketten çıkan sonucu normal karşılamak gerekiyor. Burada bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Organize perakende markaları 2023’te önemli yatırımlar yaptı. Kimi yeni mağaza açtı, kimi mevcutları yeniledi ya da e-ticaret kapasitesini büyüttü.

Diğer taraftan maliyetler çok fazla artıyor. Kira, genel giderler ve işçiliğin yanı sıra ham madde ve diğer operasyonel maliyetlerimizde yüksek oranlı artışlar var. Her marka maliyet artışını fiyatlarına yansıtamıyor. Firma yeterli ciroya ulaşamadığında krediyle çarkı çevirmesi gerekiyor. Yüzde 40-45 kredi faiziyle borcu döndürmek sürdürülebilir bir çözüm değil.”

“Taksitli alışveriş, tüketiciye bir nebze de olsa nefes aldırıyor.”

Öncel kredi kartı ile harcamalara sınırlamanın perakendeciyi ve tüketiciyi zorlayacağına dikkat çekerek şunları söyledi; “Vatandaş yüksek enflasyon ortamında ihtiyaç alışverişini imkânları ölçüsünde öne çekiyor. Sabit ve dar gelirli acil ihtiyaç duyduğu bir ürünü peşin almaya bütçesi yetmediğinde kredi kartından taksit seçeneğini kullanıyor. Yüksek enflasyon ortamında kredi kartıyla taksitli alışveriş, tüketiciye bir nebze de olsa nefes aldırıyor. Başka bir ifade ile kredi kartına taksit imkânı vatandaşa enflasyona karşı bir koruma kalkanı oluşturuyor. Kartlı alışveriş kayıtdışılıkla mücadelede de önemli bir enstrüman olarak karşımıza çıkıyor. Kartla harcamaya yeni sınırlama perakendeciyi ve vatandaşı zorlar. Dolayısıyla en azından belli bir limitin altındaki kartlı alışverişe ve tüketici kredisine yeni sınırlama getirilmemesi gerektiğini düşünüyoruz.”

 

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Yapımcı Mustafa USLU: Bankalar Sertaç Ortaç’ın kumar borcunu 7 kez yapılandırdı, bize yardımcı olmuyorlar

Türkiye’yi terk edeceğini açıklayan Yapımcı Mustafa Uslu: Serdar Ortaç’ın kumar borcunu 7 defa yapılandıran banka benim isteğimi kabul etmedi. “Üzgün ve boynu bükük gidiyoruz. Almanya’da yaşayacağız. Bundan sonraki hayallerimizi orada gerçekleştirmeye çalışacağız, hoşça kalın”

Yayınlanma:

|

Yazan:

Çekmek istediği Neşet Ertaş filmi için borçlanan ancak borcunu ödeyemediğini açıklayan yapımcı Mustafa Uslu, ailesiyle birlikte Türkiye’yi terk ederek Almanya’ya yerleşeceğini açıkladı.

Bir süredir sessiz olan Uslu, 2. Sayfa’da çekmek istediği film ve sonrasında yaşananlarla ilgili açıklamalarda bulundu. Çekmek istediği Neşet Ertaş filmi için bankadan kredi çektiğini ve borca girdiğini anlatan Uslu, şöyle konuştu:

“Türkiye’de film çekmek çok zor iş. Neşet Ertaş filmine 4.5 milyon dolar harcamıştık. Rahmetli Neşet Ertaş’ın mirasçıları kişilik haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle dava açtı. Maalesef davanın görüldüğü mahkeme tarafından filmimiz dahi izlenmeden, bilirkişi raporu dahi alınmadan vizyona girmesi engellendi. Bu sebeple bankadan film için çekmiş olduğumuz kredi borçlarımı ödeyemedim, icralık oldum.”

“Serdar Ortaç’ın kumar borcunu yapılandıran banka benim isteğimi kabul etmedi”

Çocuklarının okul taksitini ödemekte zorlandığını ve kiralık arabaya bindiğini ifade eden Uslu, sözlerini şu ifadelerle noktaladı:

“Serdar Ortaç’ın kumar borcunu 7 defa yapılandıran banka benim isteğimi maalesef kabul etmedi. Çok sevdiğim ülkemi ailemle beraber terk etmeye karar verdim. Üzgün ve boynu bükük gidiyoruz. Almanya’da yaşayacağız. Bundan sonraki hayallerimizi orada gerçekleştirmeye çalışacağız, hoşça kalın.”

T24

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

Altın Fiyatları

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www bankavitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.