Connect with us

GÜNCEL

İthal ürünlere sert fren geliyor

Tekstil, ayakkabı ve otomotiv gibi sektörlerde artan ithalat rakamlarına paralel şirket kapanmaları ve istihdam kaybının artması ekonomi yönetimini harekete geçirdi. Kıymetli madenler ithalatına ek mali yükümlülük getirilirken benzer hazırlığın otomotiv, tekstil ve ayakkabı için de yapıldığı belirtildi.

Yayınlanma:

|

Geride bıraktığımız yıl dış ticaret açığı 109 milyar dolara yükselerek Cumhuriyet tarihi rekoru kırdı. 2023’ün ilk yarısında ise açık, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18,7 artarak 61 milyar 235 milyon dolara yükseldi. Söz konusu gelişme 99 bölümden oluşan dış ticaret fasıllarına da yansıdı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2021’de 50 olan dış ticaret açığı veren fasıl sayısı 2022’de 52’ye çıkarken bu yılın ilk yarısında ise söz konusu rakam 53’e yükseldi. Tekstil, ayakkabı, kıymetli madenler ve otomotiv gibi birçok sektörde artan ithalat rakamlarına paralel olarak şirket kapanmaları ve istihdam çıkışının artması ekonomi yönetimini ithalatı önleyici politika arayışına itti. Söz konusu hazırlık kapsamında önceki gün altın ithalatına yüzde 20 ek mali yükümlülük getirilirken benzer hazırlığın tekstil ve ayakkabı sektörü için de yapıldığı belirtiliyor.

27. fasılda açık ikiye katlandı

Uluslararası ticarete konu edilen ürünlerin sınıflandırılmasında, armonize sistemin sınıflandırma kuralları ve ilkeleri esas alınıyor. Armonize sistem, 21 bölüm ve 99 fasıldan oluşuyor. TÜİK verilerine göre bu yılın ilk yarısında söz konusu 99 fasıldan dış ticaret açığı verenlerin sayısı 53’e yükselmiş durumda. Söz konusu rakam 2021’de 49’du. Her ne kadar açık veren fasıl sayısında yaşanan artış sınırlı gibi görünse de dış ticaret açığında Cumhuriyet tarihi rekoru kırılması, tekstil ve ayakkabı gibi birçok sektörde istihdam kaybının 100 binleri aşmasına yol açtı. TÜİK rakamlarına göre, bu yıl ilk yarıda en fazla dış ticaret açığını 29 milyar dolar ile 27. fasılda yer alan mineral yakıtlar verdi. Söz konusu fasıl 2021’de 42 milyar dolar ve 2022 sonunda da 80 milyar dolar açık vermişti.

Açığın yüzde 20’si altından

Mineral yakıtları 12,7 milyar dolar ile 71. fasılda yer alan kıymetli madenler faslı izledi. Kıymetli ve yarı kıymetli madenler faslı en son 2021’de 3,8 milyar dolar fazla verdikten sonra 2022’den itibaren eksiye döndü. Altın ticaretine konu olan fasıl, geçen yılın tamamında 13,7 milyar dolar açık verdi. Faslın açığı bu yıl ilk yarıda da 12,7 milyar dolar olarak gerçekleşti. 71. fasıl, ilk yarıda 61 milyar dolar olarak gerçekleşen dış ticaret açığının yüzde 20’sini tek başına gerçekleştirmiş oldu. Gelişme üzerine önceki gün Cumhurbaşkanı kararıyla altın ve altın ürünleri ithal edenlere yüzde 20 ek mali yükümlülük getirildi. Yine TÜİK verilerine göre, kıymetli madenleri 72. fasılda yer alan demir çelik, 84. fasılda yer alan kazanlar, makinalar, 85. fasılda yer alan elektrikli makine ve cihazlar izledi. Geçen yıldan bu yana gerek iç piyasa gerekse uluslararası arenada yaşanan gelişmeler birçok sektörde de ilk kez dış ticaret açığı verilmesine yol açtı. Bu sektörlerin başında da tekstil sektörü geliyor. Uluslararası ticaret sistemine göre tekstil sektörü, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 58 ve 59. fasıllardan oluşuyor. 56 ve 58’in dışında kalan tüm fasıllar, bu yıl ilk yarıda toplamda 763 milyon dolar açık verdi. Gelişmelere paralel olarak son bir yılda sektörde 586 şirket kapanırken istihdam kaybı 116 bini aştı. Bakanlığın bu nedenle harekete geçtiği belirtilirken 16 Ağustos’ta sektör temsilcileri ile bir araya gelineceği ve ithalatı zorlaştıracak önlemler alınacağı dile getiriliyor.

AYAKKABIYA DA EK VERGİ GELİYOR

İlk kez açık veren sektörlerden biri de 64. fasılda yer alan ayakkabı oldu. Haziran ayına kadar sürekli dış ticaret fazlası veren sektörde geçen yıl kasım ayında başlayan bozulma, bu yıl dış ticaret açığına dönüştü. Kapasite kullanım oranlarının yüzde 40’lar seviyesine gerilediği sektörde günde 5-10 bin çift üretim yapan büyük üreticilerin kapısına kilit vurduğu belirtiliyor. Sektör temsilcilerinin verdiği bilgilere göre bakanlık ithalatı zorlaştıracak ek mali yükümlülük hazırlığı içinde ve önümüzdeki günlerde ayakkabı sektöründe de gümrük verileri artırılacak.

GIDA SEKTÖRÜ AÇIK VERMEYE BAŞLADI   

Ekonomim Gazetesinden Yener Karadeniz’in haberine göre; Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) 6 aylık dış ticaret verilerini açıkladı. Buna göre sektör yılın ilk 6 ayında 12,23 milyar dolar ihracat, 12,46 milyar dolar ithalat yaptı. Geçen yılın ilk 6 ayında 1,7 milyar dolar fazla veren dış ticaret dengesi, bu yıl aynı dönemde 230 milyon dolar dış ticaret açığı verdi. TGDF Başkanı Demir Şarman, konuyla ilgili “Yapısal bazı sorunlarımızı hızla aşarak, küresel ekonomiden aldığımız payı nasıl artırabileceğimizi ve büyümeyi nasıl artırabileceğimizi düşünmeliyiz” ifadelerini kullanmıştı.

2 yılda 4 fasıl daha eksiye geçti     

2021 yıl sonu ile kıyaslandığında bu yılın ilk yarısında 99 fasıldan 4’ünün dış ticaret fazlasından açığa geçtiği görülüyor. TÜİK verilerine göre söz konusu fasıllar 71. fasılda yer alan kıymetli madenler, 42. Fasılda yer alan deri ve saraciye, 41. fasılda yer alan ham postlar ve 55. fasılda yer alan sentetik ve suni devamsız lifler olarak sıralandı. Verilere göre 71. fasılda 2021’de 3,8 milyar dolar olan fazla, bu yıl ilk yarıda 12,7 milyar dolar açığa, 42. fasılda 60 milyon dolar olan fazla 57 milyon dolar açığa, 41. fasılda 42 milyon fazla 68 milyon dolar açığa ve 55 fasılda 35 milyon dolar olan fazla 13 milyon dolar açığa dönüştü.

2000 cc üstündeki otomobile ÖTV artışı     

En fazla ihracata yapan ve 87 fasıl kodunda yer alan motorlu araçlar ve aksamı, parçalarında da son dönemde dış ticaret, ithalat lehine gelişiyor. Sektör bu yıl ocak ve şubat aylarında dış ticaret fazlası verirken söz konusu değer mart ve nisan aylarında eksiye döndü. Haziranda fazla veren sektör temmuz ile birlikte yeniden eksiye döndü ve 2,4 milyar dolar ihracata karşılık 3,4 milyar dolar ithalat ile aylık dış açığı 961 milyon dolara yükseltti. İthalatı frenlemek amacıyla Bakanlığın 2000 cc ve üzerindeki otomobiller için ÖTV artışını öngören bir çalışma hazırlığında olduğu öğrenildi.

Okumaya devam et

BORSA

SASA yatırımcısı neden öfkeli? PDT dönüşümü ve İbrahim M. Turhan tartışması

Yayınlanma:

|

Yazan:

Borç sermayeye dönüştü, tartışma büyüdü

SASA Polyester’in 3 Haziran 2026 tarihinde açıkladığı Paya Dönüştürülebilir Tahvil (PDT) dönüşüm kararı, sermaye piyasalarında son dönemin en çok tartışılan işlemlerinden biri haline geldi. Şirket açısından bilançoyu güçlendiren bu adım, hisse yatırımcıları açısından ise “pay sulanması”, “değer kaybı” ve “güven erozyonu” tartışmalarını beraberinde getirdi.

Özellikle SASA Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim M. Turhan’ın geçmiş dönemde yaptığı açıklamalar nedeniyle yatırımcı tepkilerinin önemli bölümü şahsında toplandı.

Peki SASA ne yaptı, kim kazandı, kim kaybetti?

SASA ne yaptı?

Şirketin açıklamasına göre;

  • Yurt dışında ihraç edilen PDT sahipleri dönüşüm haklarını kullandı.
  • 37,3 milyon Euro nominal değerli tahvil hisseye dönüştürüldü.
  • Bunun karşılığında yeni paylar ihraç edildi.
  • Mevcut ortakların rüçhan hakları tamamen kısıtlandı.
  • Şirket sermayesi yaklaşık 785 milyon TL artırıldı.

Teknik olarak bakıldığında şirketin borcu azaldı ve özkaynakları güçlendi. Finansal açıdan değerlendirildiğinde bu işlem, borcun sermayeye dönüştürülmesi nedeniyle şirket bilançosunu rahatlatan bir yapı oluşturdu.

Şirket açısından olumlu sonuçlar

PDT dönüşümü sonrasında SASA’nın elde ettiği avantajlar şöyle sıralanabilir:

1. Döviz borcu azaldı

Tahvil yükümlülüğünün bir bölümü ortadan kalktı.

2. Finansal kaldıraç düştü

Borç/özkaynak dengesi iyileşti.

3. Faiz yükü azaldı

Gelecekteki finansman maliyetleri üzerinde olumlu etki oluştu.

4. Nakit çıkışı önlendi

Şirket tahvil geri ödemesi yapmak yerine hisse vererek yükümlülüğünü kapattı.

Yönetim perspektifinden bakıldığında bu işlem rasyonel ve bilanço güçlendirici bir finansman yöntemi olarak görülebilir.

Peki yatırımcı neden rahatsız oldu?

Sorunun cevabı “seyrelme etkisi” olarak adlandırılan süreçte yatıyor. Yeni hisseler üretildiğinde mevcut ortakların şirket içindeki pay oranı küçülür.

Buna sermaye piyasalarında “dilution” yani sulanma denilir.

Yatırımcıların itiraz ettiği temel nokta şu: Şirket borcunu azaltırken bunun maliyetinin önemli bir kısmı mevcut hissedarlara yansıtıldı.

Özellikle küçük yatırımcı açısından ortaya çıkan etkiler:

  • Hisse başına düşen şirket değeri geriledi.
  • Arz edilen pay miktarı arttı.
  • Satış baskısı oluştu.
  • Hisse fiyatı üzerinde aşağı yönlü baskı meydana geldi.
  • Portföy değerleri eridi.

Büyük tartışma: Tahvil yatırımcısı avantajlı mı oldu?

Piyasadaki eleştirilerin önemli bölümü bu noktada yoğunlaşıyor.

Tahvil yatırımcısı:

  • Önceden belirlenmiş şartlarla dönüşüm hakkı elde etti.
  • Belirli fiyat avantajına sahip oldu.
  • Hisseye dönüşüm sırasında daha korunaklı bir pozisyonda bulundu.

Borsa yatırımcısı ise:

  • Açık piyasadan hisse aldı.
  • Fiyat düşüşünün tüm riskini taşıdı.
  • Seyrelme etkisini doğrudan yaşadı.

Bu nedenle sosyal medyada sıkça dile getirilen görüşlerden biri şu oldu: “Şirket kurtarıldı ama küçük yatırımcı korunamadı.”

İbrahim M. Turhan neden hedef haline geldi?

Aslında kararın sahibi tek başına İbrahim M. Turhan değil. PDT ihracı ve dönüşüm süreçleri yönetim kurulu kararıyla ve SPK mevzuatı çerçevesinde yürütülüyor.

Ancak yatırımcı tepkilerinin önemli kısmı Turhan’a yöneldi. Çünkü İbrahim M. TUrhan aynı zamanda SASA Yönetim Kurulu Üyesi olması açıklamaları da yatırımcı o hassasiyet ile algıladı. Açıklamalar ile fiili duurm örtüşmeyip hisse değeri daha düşünce küçük yatırımcı dah afazla zarar etti; tartışmalar da bu noktada alevlendi.

Bunun birkaç nedeni bulunuyor.

1. Sürecin kamuoyundaki yüzü oldu

PDT mekanizmasını en fazla anlatan isimlerden biri İbrahim M. Turhan’dı.

2. Beklentiler ile sonuçlar uyuşmadı

Yatırımcılar açıklamalar sonrasında hisse üzerinde bu kadar güçlü bir baskı beklemiyordu.

3. Satış baskısı öngörülemedi

Piyasada oluşan fiyat hareketleri yatırımcıların hesaplarının ötesine geçti.

4. Güven sorunu oluştu

Hisse fiyatındaki sert düşüşler sonrasında yatırımcılar açıklamaların yeterince risk içermediğini düşünmeye başladı.

Yatırımcılar yanıltıldı mı?

Bu soru bugün en çok tartışılan konu.

Ancak hukuki açıdan bakıldığında;

“Yanıltma”, “manipülasyon”, “yanlış yönlendirme” gibi kavramların oluşabilmesi için SPK tarafından yapılacak inceleme ve hukuki süreçlerin sonuçlanması gerekir.

Bugün itibarıyla kamuoyuna açıklanmış herhangi bir SPK kararı veya yargı hükmü bulunmamaktadır.

Bu nedenle; “Yatırımcılar kesin olarak yanıltıldı” demek de, “Hiçbir sorun yaşanmadı” demek de mümkün değildir.

Ancak yatırımcı algısında ciddi bir güven kaybı oluştuğu açıktır.

Asıl sorun ne?

Bu olay aslında Türkiye sermaye piyasalarının kronik sorunlarından birini yeniden gündeme getirdi: Finansal mühendislik ile yatırımcı iletişimi arasındaki kopukluk.

Şirket yönetimleri bilanço açısından doğru kararlar alabilir.

Ancak bu kararların;

  • Küçük yatırımcıya etkileri,
  • Riskleri,
  • Olası fiyat baskıları,
  • Seyrelme sonuçları,

yeterince açık anlatılmadığında piyasalarda güven sorunu ortaya çıkıyor.

Sonuç

SASA’nın PDT dönüşümü şirket açısından bakıldığında borcu azaltan ve özkaynakları güçlendiren başarılı bir bilanço operasyonu olarak görülebilir.

Ancak borsa yatırımcısı açısından tablo çok daha farklıdır.

Payların seyrelmesi, hisse fiyatındaki sert düşüşler ve oluşan güven kaybı nedeniyle küçük yatırımcı önemli ölçüde zarar gördüğünü düşünüyor.

Bugün yaşanan tartışmanın merkezinde yalnızca bir sermaye artırımı değil; şeffaflık, yatırımcı iletişimi ve kurumsal güven meselesi bulunuyor.

Sermaye piyasalarında para kaybı telafi edilebilir.

Ancak yatırımcı güveni kaybedildiğinde onu geri kazanmak çok daha zor oluyor.

Bankavitrini.com Analiz

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi

Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, “Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması ‘Sizi Bilir’ ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor.

Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.

Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.

Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.

Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.

Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.

‘Sizi Bilir’ modeli, Kuveyt Türk’ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.

– ‘Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmak’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, ‘Sizi Bilir’ modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:

‘Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, 500 milyon dolar tutarında ve yüzde 8,25 faiz oranıyla sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, vadesi 10,5 yıl, faiz yenileme tarihi 5,5 yıl olan ihracın coğrafi dağılımı yüzde 73 Birleşik Krallık, yüzde 18 Avrupa, yüzde 4 Amerika, yüzde 4 Orta Doğu ve yüzde 1 Asya şeklinde gerçekleşti.

Geniş tabanlı yatırımcı talebiyle emir defteri 1,2 milyar doların üzerine ulaşırken, güçlü talep sayesinde fiyatlama başlangıç seviyesine kıyasla 25 baz puan daralarak, yüzde 8,25 seviyesinde oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, 500 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri tahvil ihracını başarıyla tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

’22 Haziran’da itfa edilecek (15 Mayıs’ta geri çağrılan) diğer Tier 2 ihracımız öncesinde, yatırımcılardan gelen güçlü ön talebi değerlendirerek, uygun piyasa koşullarında harekete geçtik. Sermaye benzeri borçlanma işlemlerinde geri çağırma haklarımızı istikrarlı biçimde kullanmamız da yatırımcı nezdinde olumlu karşılandı. Akbank’a ve Türk ekonomisine duyulan güvenin altını çizen bu işleme imza atmaktan gurur duyuyoruz.’

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.