Connect with us

BORSA

KKM faiz avantajı ile DTH; kamunun kur hâkimiyeti ile rezervler geriliyor

Yayınlanma:

|

  • Her hafta perşembe günü açıklanan TCMB ve BDDK’nın haftalık bültenlerini önemle irdeliyorum. 17 Şubat ile biten haftada, Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları 16,4 milyar TL artış kaydederek 1,5 trilyon TL ile tüm zamanların zirvesine yükseldi. Son 5 haftada KKM stokunun 130 milyar TL artış kaydettiğini not etmem gerekiyor. Bunun da arka planında KKM’ye uygulanan faiz tavanının serbest bırakılmasının büyük bir katalizör etkisi yarattığını düşünüyorum.
  • KKM stoku artış kaydederken, kur ve parite etkisinden arındırılmamış seriye göre, yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatları geride bıraktığımız hafta 3 milyar dolar geriledi. DTH’da son 5 haftada yaşanan gerilemenin de yaklaşık 7,6 milyar dolar olduğunu not edelim. DTH gerilerken, TCMB’nin ise döviz rezervleri geçen hafta 2,2 milyar dolar azalırken, deprem sonrası dönemde (son 2 haftada) brüt döviz ve altın rezervleri yaklaşık 7 milyar dolar düşerek 122,6 milyar dolar seviyesine geriledi. Swap hariç net rezervlerde ise önemli bir değişiklik göremedik.
  • Rakamları alt alta üst üste koyarak birlikte değerlendirirsek, KKM’ye getirilen faiz avantajı sonrasında ilginin yeniden canlandığını rahatlıkla söylebilirken, döviz mevduatlarının ise sert bir şekilde gerilediğini görüyoruz. Buna rağmen, zamanın zorluğu ve depremin getirdiği belirsizliğin gölgesinde, USDTRY kuru bebek adımları ile kuzeye gitmeye mütemadiyen devam ederken, TCMB rezervleri de geriliyor. Kamunun döviz piyasasındaki hâkimiyetinin bedelini rakamların dilinden de okuyabiliyoruz!
  • Öte yandan, dün sonuçlanan olağan Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında TCMB politika faizini 50 baz puan indirerek %8,5 seviyesine çekti. Piyasalar rasyonaliteden yoksun 100 baz puan faiz indirimi beklerken, karara neden olarak deprem gösterildi. Karar hakkında yorum yapmak ne kadar mantıklı bilemiyoruz. Aynı şeyleri tekrar etmek istemediğimizden yine TCMB’nin haftalık bültenine dönerek son bir veriye daha ışık tutarak yurtdışı piyasalara geçeceğiz. 17 Şubat ile biten haftada, ticari kredi faiz oranı %14,49 ; 3 aya kadar TL vadeli mevduat oranı ise %26,64 olduğunu ve makasın ezber bozarcasına (yaklaşık %12) ters yöne açıldığını söyleyerek konuyu noktalayalım.
  • Her hafta Perşembe günü ABD’de açıklanacak işsizlik maaşı başvuruları, geçen hafta beklenmedik bir şekilde gerileme kaydetti. İşgücü piyasasına güçlü görünümü teyit eden veri, FED’in şahin tonunu destelerken, faiz oranlarının da beklenenden daha yüksek artırılabileceğine dair korku kamçılanmış oldu.  ABD’de en büyük 500 şirketin işlem gördüğü S&P 500 endeksi peş peşe açıklanan güçlü makro ekonomik veriler ardından dün seans açılışında son 1 ayın en düşük seviyesine kadar geriledi.
  • Her ne kadar ABD’de işsizlik maaşı başvurularında görülen beklenmedik düşüş faiz artırım endişelerini kuvvetlendirse de, ABD’li çip üreticisi Nvidia’nın ilk çeyrek için yüksek satış tahmini yapmasının diğer çip şirketlerinin hisselerini desteklemesiyle kayıpların da hızla telafi edildiğini gördük. ABD borsaları geceyi %0,5 civarında yükselişle tamamlarken, Netflix, artan rekabet şartları nedeniyle 30’dan fazla ülkede aylık fiyatlarını %50’ye varan oranda düşürdü. Netflix hissesi günü %3,5 düşüşle tamamladı.
  • Altın ve gümüş dün biraz daha mevzî kaybederken, doların piyasa kuru olan DXY 104,6 seviyesinde yatay bir seyir izleyerek güçlü dolar temasının devam ettiğine işaret etti. EURUSD paritesi doların güçlenmesine paralel 1,05’li seviyeleri temas ederken, yaklaşık 5 hafta sonra ilk kez EURTRY kuru 20 seviyesinin altına geriledi.
  • Yeni gün başlangıcında Asya piyasalarında tatilden dönen Japonya borsasında görülen %1 yükselişi göz ardı edersek, genele yayılan bir düşüşten söz edebiliriz. Hong Kong borsası Hang Seng %1,5 aşağıda işlem görürken, ABD borsalarının da vadeli işlemlerinde hâkim renk kırmızı. Jeopolitik risk kapsamında son günlerde yaşanan gelişmeleri sizlere aktarırken, 1-2 gün içinde Kiev’in düşeceği söylemi ile başlayan Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin 1 yılı bugün geride kaldı!
  • Mali piyasaların gündeminde bugün ABD’de tüketici güveni ve yeni konut satışları izlenecek. FED’in favori enflasyon endeksi olan kişisel tüketim ve harcamalar verisi (PCE) ise önemle takip edilecektir (çekirdek PCE’nin yıllık %4,3 artması bekleniyor). Faiz artırım beklentilerini risk iştahını baltaladığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

>KKM

17 Şubat haftasında, KKM hesapları 16,4 milyar TL artış kaydederek 1,5 trilyon TL ile tüm zamanların zirvesine yükseldi. Son 5 haftada KKM stokunun 130 milyar TL artış kaydettiğini not etmem gerekiyor. Bunun da arka planında KKM’ye uygulanan faiz oranının serbest bırakılmasını büyük bir katalizör etkisi yarattığını düşünüyorum.

1677215369fbe971b59a957ef911d51d7e14bfbb57_1_1200.jpg

>DTH

KKM stoku artış kaydederken, kur ve parite etkisinden arındırılmamış seriye göre, yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatları geride bıraktığımız hafta 3 milyar dolar geriledi. DTH’da son 5 haftada yaşanan gerilemenin de yaklaşık 7,6 milyar dolar olduğunu not edelim.

1677215370177a586d4bc493f2994a95fb016907de_2_1200.jpg

>TCMB Rezervler

DTH gerilerken, TCMB’nin ise döviz rezervleri geçen hafta $2,2B azalırken, deprem sonrası dönemde (son 2 haftada) brüt döviz ve altın rezervleri yaklaşık $7B düşerek $122,6B seviyesine geriledi. Kamunun döviz piyasasındaki hâkimiyetinin bedelini rakamların dilinden de okuyabiliyoruz!

1677215370b09c1230968899770208f59c9863f934_3_1200.jpg

>Kredi Mevduat Faiz Makası

17 Şubat ile biten haftada, ticari kredi faiz oranı %14,49 ; 3 aya kadar TL vadeli mevduat oranı ise %26,64 olduğunu ve makasın ezber bozmaya devam ettiğini not edelim.

1677215371dd38b8b30239b6990db1e2491a75c4ee_4_1200.jpg

>Fiili Faiz Oranları

1677215371d0028e581c5a33fdc5e3c21031646bec_5_1200.jpg

İKTİSATBANK

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Savaşın gölgesinde gözler yeniden teknoloji devlerinin bilançolarında

Yayınlanma:

|

Yazan:

Dün KKTC Mali piyasaları 20 Temmuz Özgürlük ve Barış Bayramı nedeniyle kapalı konumdaydı. Bayramımız öncelikle kutlu olsun. Kıbrıs’ta son günlerde hareketli seyir dikkat çekiyor. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in 27-29 Temmuz tarihlerinde dayı ziyaret etmesi bekleniyor. İki liderle ayrı görüşmelerin ardından üçlü zirve gerçekleştirilecek. BM, taraflar arasında diyaloğu yeniden canlandırmayı ve ağustos sonu veya eylül ayında yeni bir gayriresmî 5+1 toplantısı için ortak zemin oluşturmayı amaçlıyor. Sürecin seyrinin, Kıbrıs meselesinde önümüzdeki dönemin diplomatik takvimi açısından belirleyici olacağını düşünüyoruz.

Öte yandan, KKTC-Türkiye arasında doğalgaz hattı için ilk imzalar atıldı. İmzalanan mutabakat zaptı kapsamında Türkiye’den deniz altı boru hattıyla KKTC’ye doğalgaz ulaştırılması hedefleniyor. Projenin hayata geçmesiyle enerji arz güvenliğinin güçlenmesi, elektrik üretim maliyetlerinin düşmesi ve sanayi ile turizm sektörünün rekabet gücünün artması amaçlanıyor. Rum basınında projenin geniş yankı bulduğunu görüyoruz. NATO Zirvesi’nde Türkiye’nin gövde gösterisinin ardından, bazı yorumlarda, su ve elektrik projelerinin ardından doğalgaz hattının da tamamlanmasıyla KKTC’nin enerji alanında ciddi bir avantaj elde edebileceği, mevcut eğilimin sürmesi halinde Güney Kıbrıs’ın gelecekte KKTC’den daha ucuz elektrik temin etmek zorunda kalabileceği değerlendirmelerine yer verildi.

Büyük resme baktığımızda ise Avrupa’nın Rus gazına alternatif arayışı devam ederken, Doğu Akdeniz kaynaklarının KKTC üzerinden Türkiye’ye, oradan da Avrupa pazarına ulaştırılması, mesafe ve maliyet açısından en rasyonel güzergâhlardan biri olacağı enerji uzmanları tarafından değerlendiriliyor. Ancak bölgedeki jeopolitik dengeler ve siyasi anlaşmazlıklar, ekonomik açıdan en verimli görülen bu rotanın hayata geçirilmesinin önündeki en büyük engel olmayı sürdürüyor. Bu sürecin, KKTC’nin uluslararası alandaki k gündemin merkezinde  onumuna da olumlu katkı sağlamasını temenni ediyoruz.

Küresel mali piyasaların gündeminde ise ABD-İran savaşının gündemin merkezinde yer tutmaya devam ediyor. ABD ordusunun Mart ayından bu yana ilk kez can kaybı yaşaması ardından jeopolitik riskler yeniden tırmanırken, Hürmüz Boğazı’nda petrol tankerlerine yönelik saldırılar ve bölgedeki enerji altyapısını hedef alan gelişmeler, arz güvenliğine ilişkin endişeleri yeniden artırdı. Tansiyonun barometresi konumunda Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı dün gün içinde 91 doların üzerine yükselse de, diplomatik temasların yeniden başlayabileceği beklentisiyle kazanımlarının önemli bir bölümünü geri verdi.

Petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen küresel risk iştahında belirgin bir bozulma yaşanmaması dikkat çekiyor. Cuma günü teknik açıdan önemli gördüğümüz 100,50 seviyesini bir kez daha test eden dolar endeksi (DXY), buradan gelen tepki alımlarıyla 100,90 seviyesine toparlandı. Enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon endişelerini yeniden gündeme taşımasıyla, piyasaların para politikası beklentileri açısından yakından izlediği ABD 2 yıllık tahvil getirisi de hafif yükselerek %4,20 seviyesine çıktı. Vadeli kontratlar yıl sonuna kadar toplam 33 baz puanlık faiz artışını fiyatlarken, ekim toplantısında faiz artırımı olasılığı %71 seviyesinde bulunuyor.

Faiz getirisi olmayan kıymetli metallerde ise altının ons fiyatı 4,040 dolar seviyesine yükselirken, gümüşün ise geçen hafta büyük bir önemle takip ettiğimiz 54 dolar seviyelerini test ederek toparlanmaya başladığını görüyoruz. Gümüşte son günlerde fiyatın gerilemesine rağmen teknik analizde sıklıkta rastladığımız güç göstergesi olan RSI göstergesinin gerilememesi, hatta yükselmesi, dibin test edilmiş olabileceğine işaret ediyor. Teknik mânâda aşağıdaki grafikten de görülebileceği üzere bu sabah 58 dolar seviyesine yaklaşan gümüşte, eğer beklenmedik olumsuz bir gelişme olmazsa yukarı yönlü isteğin artmaya başlayacağını düşünüyoruz. Böyle bir durumda yukarıda ilk seviye olarak 63 doları hedefleyeceğiz. Bugün kademeli olarak uzun pozisyona geçmek için hazırlıklara başlayacağız.

Gümüşte yukarı yönlü hareketlilik dikkatimizi çekmeye devam ederken, altın tarafında da benzer bir hareketten söz etmek adına yukarıda 4,100 dolar seviyesinin üzerinde kapanış görmek isteyeceğiz. Aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere, Bloomberg Emtia Endeksinin genelinde yeniden yükseliş isteğinin tırmandığını görüyoruz. Öte yandan, dört haftadır yükseliş isteği sergileyen lâkin bir türlü 65 bin dolar seviyesinin üzerine yerleşemeyen Bitcoin bu sabah 65,500 dolar seviyelerine kadar gelerek kıymetli metallerdeki yükselişe eşlik ettiğinin altını çizmek isteriz.

Yemen’deki İran destekli Husilerin Suudi Arabistan’a deniz ablukası ilan etmesi, ABD-İran savaşının Kızıldeniz’e yayılma riskini artırdı. Henüz Bab el-Mendep Boğazı’nın tamamen kapandığına dair bir bilgi bulunmazken, olası saldırılar veya sevkiyatların aksaması, Hürmüz Boğazı’ndaki kayıplara ek olarak küresel petrol arzı, navlun ve sigorta maliyetleri üzerinde baskı yaratabileceğini düşünüyoruz. Buna karşılık İran ile ABD arasında ateşkes arayışlarının sürmesi, petrol fiyatlarındaki ilk yükselişin sınırlı kalmasını sağladı. Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı dün gün boyu 86-91 dolar geniş bandında hareket ettikten bu sabah 88 dolar seviyelerinde dengelendiğini görüyoruz.

ABD borsaları dün geceyi yatay tamamlarken, yeni gün başlangıcında, Pasifik’in diğer ucunda iyimser bir seyir görüyoruz. Orta Doğu’da ateşkes için yürütülen arabuluculuk girişimlerinin yanı sıra petrol fiyatlarını bir aylık zirveden aşağı gevşemesiyle gösterge endeks Tokyo borsası %2,5 yükselirken, gözlerin üzerine çevrili olduğu ve dün %4,5 gerileyen Güney Kore borsası KOSPI bu sabah %4,5 yükseliş kaydetti. ABD borsalarının da vadeli işlemlerinde yükseliş isteği göze çarparken, Nasdaq vadelisinde %1 yükseliş dikkat çekiyor.

Jeopolitik riskler ve petrol fiyatlarındaki oynaklık yakından takip edilirken, piyasaların odağı ikinci çeyrek bilanço sezonuna çevrilmiş durumda. Bu hafta Alphabet, Tesla, Intel ve IBM başta olmak üzere teknoloji devlerinin açıklayacağı finansal sonuçlar, yıl boyunca yapay zekâ temasıyla yükselen piyasaların yönü açısından kritik önemle takip edilecektir. Alphabet’in yeni yapay zekâ çipleri geliştirdiğine yönelik haber akışı teknoloji sektörüne alım getirdi. Ancak beklentilerin oldukça yükseldiği mevcut ortamda, şirketlerin yalnızca kârlılık rakamları değil, gelecek döneme ilişkin verecekleri mesajlar da piyasalarda belirleyici olacaktır.

Avrupa siyasetinde ise İngiltere’de yeni dönem resmen başladı. İşçi Partisi lideri Keir Starmer’ın görevden ayrılmasının ardından başbakanlık koltuğuna oturan Manchester eski Belediye Başkanı Andy Burnham, son 10 yılda yedinci başbakan oldu. Siyasî istikrarsızlığa son verme sözü veren Burnham, 40 yılın en büyük değişimini hedefleyen yeni bir siyasi ve ekonomik model hazırlayacağını açıkladı. İlk aşamada hayat pahalılığı, konut sorunu ve zayıf ekonomik büyümeye odaklanacağını söylerken, piyasa fiyatlamasına bakarsak GBPUSD paritesi 3 gündür gerileyerek 1,3430 seviyelerine geri çekildi. İngiltere borsası FTSE100 de benzer bir şekilde günü %0,7 oranında düşüşle tamamladı. Bu arada dün gece saatlerinde, daha önce 2002-2007 yılları arasında Hazine’de görev yapan Savunma eski Bakanı John Healey’i maliye bakanı olarak atadı. Healey, yatırımcılar ve parlamenterler tarafından deneyimli ve güven veren bir isim olarak karşılandığını haber akışında okuyoruz. Bugün İngiltere piyasalarının Healey atamasını nasıl fiyatlayacağını takip edeceğiz.

TCMB, Piyasa Katılımcıları Anketi’nin Temmuz ayı sonuçlarına göre, sene sonu TÜFE beklentisi ve on iki ay sonrasına ilişkin beklenti hemen hemen önemli bir değişim göstermeden sırasıyla %29,21 ve %23,95 oldu. Sene sonu USDTRY kuru beklentisi 51,55 olurken, sene sonuna kadar katılımcılar TCMB’den 230 baz puan faiz indirimi beklerken (%37’den %34,70), Perşembe günü sonuçlanacak olağan PPK toplantısında ise faizlerin sabit tutulacağı tahmin ediliyor (bakınız grafik).

Türk mali piyasaları geçen hafta tahterevalli misali inişli çıkışlı bir seyir izlemişti. Küresel arenada cereyan eden olumsuzluklar ve iç siyasette artan endişeler ön plana çıkarken, NATO Zirvesi ardından yeşeren ABD yaptırımlarının kalkacağı beklentisi, S-400 ve F-35 meseleleri ön planda kalmaya devam etti. Dün BIST100 ana endeksi günü %0,7 oranında artışla tamamlarken, bankacılık endeksi %1,6 geriledi. USDTRY kuru kamunun kontrolünde 47,20 seviyelerine gelirken, yurt içi yerleşiklerin TL ilgisinin devam ettiğini görüyoruz. TCMB’nin Cuma valörlü işlemlerde 38 milyar dolar seviyesine yükselen net yabancı para pozisyonu, pazartesi valörlü işlemlerde -hafta sonu riski- 33,7 milyar dolar seviyesine geriledi. Altın fiyatlarının derleme etkisiyle rezervler üzerinde olumsuz etki doğurması, net pozisyon üzerinde baskı kuruyor. CDS risk primi uzun bir aradan sonra 220-230 baz puan seviyelerini terk ederek 240 baz puana yükseldi.

23. FIFA Dünya Kupası’nın finalinde İspanya, uzatma dakikalarında bulduğu golle Arjantin’i 1-0 mağlup ederek tarihindeki ikinci Dünya Kupası şampiyonluğunu kazandı. Maç boyunca oyunun kontrolünü elinde tutan İspanya, üstün futbolunu son bölümde skora yansıtmayı başarırken, bu zaferle şampiyonluk sayısını ikiye çıkararak Fransa ve Uruguay’ı yakaladı. Arjantin ise üç şampiyonlukta kaldı. Böylece Dünya Kupası tarihindeki denge de Avrupa lehine biraz daha bozuldu. Avrupa ülkeleri toplam 13, Güney Amerika temsilcileri ise 10 şampiyonluğa ulaştı. Turnuvanın ardından Paraguay ve Arjantin eleştirilen odağına yerleşti.

TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi

 1784608675e2304d3d1b8bc1ec89b151b6a29ab196_1_1200.jpg

TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi – USDTRY ve TÜFE

 1784608675b84fb85136bc6d82eb4b0ac3c71b9e33_2_1200.jpg

Gümüş

 178460867599e52501f96b6cf82afa16d49315452d_3_1200.jpg

Bloomberg Emtia Endeksi

17846086753642178d1df80965fb0d3b729e577203_4_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Savaş enflasyonu tehdit etse de, piyasa Fed’in şahinliğini fiyatlamıyor

Yayınlanma:

|

Yazan:

ABD ile İran arasındaki gerilimin yeni bir aşamaya taşındığını görüyoruz. ABD ordusu, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma kararının ardından Bandar Abbas, Büyük Tunb Adası ve çevresindeki kıyı savunma sistemleri, füze ve İHA altyapılarını hedef alan hava saldırısı düzenledi. İran ise Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün’deki ABD askerî noktalarına füze ve İHA saldırılarıyla karşılık verdiğini açıkladı. Çatışmaların yeniden şiddetlenmesiyle birlikte Hürmüz Boğazı’ndaki enerji sevkiyatı üzerindeki riskler artarken, tansiyonun barometresi konumunda Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı 86 dolara kadar yükselerek son bir ayın en yüksek seviyesini test etti.

ABD Başkanı Trump, İran’ın anlaşmaya hazır olduğunu savunurken, Tahran yönetimi yaşananları varoluş savaşı olarak nitelendirdi. Jeopolitik risklerin yeniden tırmanması, enerji arzına ilişkin endişeleri ön plana çıkarırken, güvenli liman talebini de artırdı. Enerji fiyatlarındaki bu sert yükseliş, enflasyonla mücadelede elde edilen kazanımların kalıcılığına ilişkin soru işaretlerini de beraberinde getirdi. Öte yandan, Wall Street Journal, Trump yönetiminin İran’a yönelik askerî operasyonları genişletmeyi ve kara birliklerinin kullanılması da dâhil olmak üzere çeşitli seçenekleri değerlendirdiğini yazdı. Bu gelişmeyi, piyasalarda jeopolitik risk priminin bir süre daha yüksek seyredebileceği şeklinde yorumladık.

Her ne kadar enflasyon kaygıları tırmansa da, ABD’de son günlerde açıklanan makro verilerin enflasyon baskılarının zirve yapmış olabileceğine işaret ettiğini düşünüyoruz. Hatırlatmak gerekirse, her ayın ilk cuması ABD’de açıklanan istihdam raporu beklentilerin oldukça altında kalmış, hafta ortası açıklanan tüketici enflasyonu ise aylık bazda pandemi döneminden bu yana en sert düşüşü kaydetmişti. Benzer şekilde dün açıklanan üretici enflasyonu haziran ayında beklentilerin belirgin altında kalarak enflasyondaki yavaşlamanın tüketici fiyatlarıyla sınırlı olmadığını gösterdi. Aylık bazda ÜFE %0,3 gerileyerek Nisan 2025’ten bu yana en sert düşüşünü kaydetti. Ayrıca mayıs ayı verileri de aşağı yönlü revize edildi.

Beklentilerin altında kalan tüketici ve üretici enflasyonu verileri, ABD’de fiyat baskılarının zayıflamaya devam ettiğini gösterirken, Fed’in ilave faiz artırımı ihtimalini de önemli ölçüde azalttı. Vadeli piyasalarda temmuz ayında (ani) bir faiz artırımı olasılığı %10 seviyesine kadar gerilerken (hatırlayınız ay başında %43 seviyelerinde idi), yıl sonuna ilişkin toplam faiz artışı beklentisi de enflasyon verileri öncesinde test ettiği 44 baz puandan 26 baz puana düştü. Tek bir aylık veriye bakarak enflasyon cephesinde zafer ilan etmenin kesinlikle doğru olmayacağını düşünüyoruz. Açıklanan verilerin, ateşkesin sağlandığı ve enerji fiyatlarının belirgin şekilde gerilediği haziran dönemini yansıttığı (bayat) göz ardı etmeyelim. Buna rağmen mevcut tablo, ABD ekonomisinin bugün itibarıyla ciddi bir enflasyon sorunu yaşadığı tezini de desteklemiyor.

Fed’in yeni Başkanı Warsh, para politikasının siyasi baskılardan bağımsız yürütüleceğini ve enflasyona karşı tavizsiz duruşlarını sürdürdüklerini vurgulayarak şahin bir mesaj vermeye çalışsa da, bunun bir ölçüde beklentileri yönetmeye ve zaman kazanmaya yönelik olduğunu düşünüyoruz. Zira kamu borcunun tarihi yüksek seviyelerde seyrettiği ve jeopolitik risklerin devam ettiği mevcut konjonktürde, faiz artırımlarının sağlayacağı faydanın yaratacağı ekonomik maliyetin gerisinde kalacağını düşünüyoruz. Bu nedenle, önümüzdeki dönemde Fed’in söylemde temkinli kalmaya devam etse de, uygulamada faiz artırımı konusunda isteksiz kalacağını düşünüyoruz.

ABD’de beklentilerin altında kalan enflasyon verileri ardından tahvil piyasalarında alımlar hız kazandı. İki yıl vadeli tahvil faizi son iki günde 14 baz puan düşerek %4,14 seviyesine inerken, dolar endeksi (DXY) korkulu rüyalar görmemize neden olan ve teknik mânâda önemsediğimiz 100,5 seviyesine kadar geriledi. Hatırlayınız 100,50 seviyesinin üzerinde kalıcılık durumunda yukarıda 105 seviyelerine kadar sert bir yükseliş ihtimalinin mümkün olduğunun altını çizmiştik. DXY’nin sert bir şekilde gerilemesine paralel EURUSD paritesi yeniden 1,1480 seviyesini test ederek son bir ayın zirvesine yükselirken, benzer bir şekilde kraliyet aslanı sterlin de dün %1’de fazla yükselerek 1,3540 seviyesini test etti. Yükselişte, İşçi Partisi’nin yeni lideri olması beklenen Andy Burnham’ın mali disiplini önceleyen bir Hazine Bakanı atayacağı beklentisinin etkili olduğunu görüyoruz.

Doların ateşinin düştüğü, tahvil faizlerinin gerilediği günde, kıymetli metallerin yeniden satış baskısıyla karşı karşıya kaldığını not etmemiz gerekiyor. TÜFE verisi ardından 4,100 dolar seviyesine kadar yükselen altının ons fiyatı bu sabah yeniden 4,035 dolar seviyesine geriledi. Teknik mânâda 4,130 dolar seviyesinin üzerinde günlük bir kapanış görmeden henüz yükselişten söz edemiyoruz. Gümüş cephesinde ise patlayıcı yükselişin başladığı 54,35 dolar ve son dönemlerin en düşük seviyesi olan 55,50 dolar seviyelerini takip edeceğiz. Bu seviyelerin korunup korunamayacağı yakın vadeli yön açısından belirleyici olacaktır. Kripto cenahında ise amiral gemisi Bitcoin, 15 bin dolardan başlayıp 126 bin dolara kadar uzanan yükseliş hareketinin en önemli Fibonacci (%61,8) düzeltme seviyesi olan 58 bin dolardan destek buldu. Buna rağmen son haftalarda 64 bin dolar seviyesinin üzerinde haftalık kapanış yapmakta zorlandığını görüyoruz. Teknik bir bakış açısıyla 64,500 dolar üzerinde haftalık kapanış, yükseliş isteğinin devamını getirebilir (bakınız grafik).

Petrol fiyatlarında yükselişe rağmen zayıf enflasyon verilerine piyasalar odaklansa da, yeni gün başlangıcında Asya borsalarında teknoloji hisseleri öncülüğünde sert satışların hâkim olduğunu görüyoruz. Dünyanın en büyük yapay zekâ çip üreticisi TSMC’nin bugün açıklanması beklenen rekor kâr rakamına rağmen, beklentilerin fazlasıyla yükselmiş olması yatırımcıları temkinli davranmaya itti. Teknoloji hisselerinde kâr satışlarının gölgesinde gösterge endeks Tokyo borsası %2,5 gerilerken, son günlerde tahterevalli misali bir görüntü çizen Güney Kore’de KOSPI endeksi bu sabah devre kesicilerin gölgesinde %6’dan fazla gerileyerek dün elde ettiği kazanımları sildi. Her ne kadar fiyatlansa da, Güney Kore Merkez Bankası’nın 25 baz puan faiz artırımı da yapay zekâ hisselerinde yoğunlaşan satışları tetikledi. Samsung hisselerinin %8, endeksin yarısından fazlasını oluşturan SK Hynix hisseleri %11 değer kaybetti. ABD borsaları geceyi ılımlı yükselişlerle tamamlasa da, teknoloji hisselerinde satışların Pasifik’in diğer ucunda da ön plana çıktığını gördük. Şöyle ki, geceyi Dell %10, Micron hisseleri %8 düşüşle tamamlarken, SpaceX ise IPO seviyesinin de altına geriledi.

2026 Dünya Kupası’nda finalin adı İspanya – Arjantin oldu. Arjantin, yarı finalde İngiltere’yi son dakikalarda bulduğu gollerle 2-1 mağlup ederek üst üste ikinci kez Dünya Kupası finaline yükseldi. İngiltere Anthony Gordon’un golüyle 55. dakikada öne geçse de, Enzo Fernandez’in 85. dakikadaki golü skoru eşitledi. Uzatma dakikalarında Lautaro Martinez’in golünde de asisti yapan 39 yaşındaki Lionel Messi, iki asistle galibiyetin mimarı oldu. Son Dünya Şampiyonu Arjantin, Pazar günü kupa için İspanya ile karşı karşıya gelecek. Polymarket’te İspanya’nın şampiyon olma ihtimali %58 olarak fiyatlanıyor.

Türk mali piyasaları dün kapalı konumda olsa da genel hatlarıyla limoni tarzda görünümün korunduğunu söyleyebiliriz. Elektronik işlemlerde USDTRY kuru kamunun kontrolünde 47,00 seviyesinin hemen kıyısında işlem görürken, 5 yıl vadeli CDS risk primi ise son dönemlerde yataylaştığı 230 baz puan civarında salınmaya dün de devam etti. Petrol fiyatlarının yeniden yükselişe geçmesi, net enerji ithalatçısı konumunda Türkiye’nin enflasyon ve cari işlemler açığı ile savaşında elini zayıflattığı beklentisiyle tahvil faizleri yönünü yeniden yukarıya çevirirken, 2 yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi iki haftada yaklaşık 150 baz puan yükselerek %41,50 seviyesini test etti.

TCMB’nin gelecek hafta gerçekleştirilecek olağan Temmuz ayı PPK toplantısında politika faizini %37 seviyesinde sabit bırakmasına kesin gözüyle bakıyoruz. Şubat ayı sonunda savaşın başlamasının ardından geçen yaklaşık beş aylık dönemde piyasayı ağırlıklı olarak faiz koridorunun üst bandı olan gecelik %40 seviyesinden fonlayan TCMB’nin, para politikasında normalleşme adımlarını ancak çekirdek enflasyonda kalıcı bir iyileşme görmesi hâlinde atacağını düşünüyoruz. Bu çerçevede, Banka’nın bir süre daha sıkı para politikası duruşunu koruyacağını öngörüyoruz. Bununla birlikte, yüksek faiz ortamının reel sektör üzerindeki maliyetinin her geçen gün arttığını ve ekonomik aktivite üzerindeki baskının giderek daha belirgin hâle geldiğini de göz ardı etmemek gerekiyor.

BTCUSD

178417652820226058c807832a9d713a974284f9b5_1_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Warsh şahin kalsa da piyasalar güvercin senaryoyu fiyatlıyor  

Yayınlanma:

|

Yazan:

Küresel mali piyasalar dün günün ikinci yarısında ABD’de açıklanacak haziran ayı enflasyon verileri ve Fed Başkanı Warsh’un Temsilciler Meclisinde yılda iki kez gerçekleştirdiği sunumu büyük bir merakla takip etti. ABD’de enflasyon beklentilerin altında kalırken, Fed’in kısa vadede faiz artıracağı beklentilerini de önemli ölçüde zayıflatarak dolar üzerinde baskı yarattı. Yıllık TÜFE %3,5 ile beklentilerin altında gerçekleşirken, aylık bazda %0,4 gerileyerek pandemi döneminden bu yana (Nisan 2020) ilk kez düşüş kaydetti. Çekirdek TÜFE artışının yıllık %2,8 olması beklenirken gerçekleşme %2,6 seviyesinde kaldı. Her ne kadar veri ateşkesin yaşandığı ve akaryakıt fiyatlarının gerilediği Haziran ayına ait olsa da, istihdam verilerinin de işaret ettiği üzere ABD’de hâlen büyük bir enflasyon sorunu olduğunu söylemenin çok da doğru olmadığını düşünüyoruz.

Enflasyon verisinin beklentilerin altında kalmasının ardından, Fed’in Temmuz ayında faiz artırma ihtimali %32’den %16’ya gerilerken, Eylül toplantısına yönelik beklenti de %75’ten %53’e düştü. Benzer şekilde, yıl sonuna kadar toplam faiz artırımı beklentisi de dün sabah 44 baz puan seviyesindeyken bu sabah 31 baz puana kadar geriledi. Faiz artırımı beklentilerindeki bu gerileme, tahvil ve döviz piyasalarına da hızla yansıdı. ABD 2 yıllık tahvil faizi, 16 ayın zirvesinden yaklaşık 10 baz puan gerileyerek %4,19 seviyesine çekilirken, dolar endeksi (DXY) son dönemde elde ettiği kazanımların bir kısmını geri vererek son iki haftanın en sert günlük düşüşünü kaydetti.

Enflasyon verisinin ardından küresel piyasalarda risk iştahı belirgin şekilde güçlenirken, gözler Fed Başkanı Kevin Warsh’ın, yılda iki kez gerçekleştirilen ve para politikasının Kongre nezdinde hesap verdiği Temsilciler Meclisi Finansal Hizmetler Komitesi’ndeki sunumuna çevrildi. ABD Başkanı Trump’tan gelebilecek olası baskılara rağmen görevini bağımsız şekilde sürdüreceğini vurgulayan Warsh, Fed’in bağımsızlığının tartışmaya açık olmadığını belirterek para politikasının yalnızca ekonomik verilere göre şekilleneceğini ifade etti. Haziran ayında yıllık enflasyonun %3,5’e gerilemesini olumlu karşılasa da, tek bir verinin zafer ilan etmek için yeterli olmadığını söyleyen Warsh, Fed’in %2 enflasyon hedefinden taviz vermeyeceğinin de altını çizdi.

Biz ise piyasanın Warsh’ın söyleminden ziyade fiyatlamalara odaklanması gerektiğini düşünüyoruz. Fed Başkanı’nın enflasyonla mücadelede kararlı ve şahin bir duruş sergilemesini, beklenti yönetimi açısından değerlendirildiğinde bir yere kadar anlayışla karşılayabiliyoruz. Ancak ABD’nin hızla artan borç yükü, yüksek faizlerin bütçe üzerindeki maliyeti ve Orta Doğu’da devam eden jeopolitik riskler dikkate alındığında, Fed’in mevcut koşullarda yeni bir faiz artırımı konusunda oldukça temkinli hareket edeceği görüşündeyiz.

Jeopolitik cephede ise ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden devreye alması ve Hürmüz Boğazı çevresindeki operasyonlarını genişletmesi, petrol fiyatlarını yaklaşık bir ayın en yüksek seviyelerine taşıdı. Enerji fiyatlarının yeniden yükselişe geçmesi, önümüzdeki aylarda enflasyon görünümü açısından en yakından izlenecek risk unsurlarından biri olmaya devam edecek. Faiz artırım beklentilerinde yaşanan gevşeme kıymetli metallere olumlu yansısa da, enerji fiyatlarının yüksek seyri, anlamlı bir yükseliş için zeminin henüz hazır olmadığını gösterdi. Altının ons fiyatı dün sabah saatlerinde psikolojik 4 bin dolar seviyesinin altını test etmesinin ardından enflasyon verisiyle birlikte 4,100 dolar seviyelerine kadar toparlansa da, bu sabah yeniden 4,030 dolar seviyesine geriledi. Gümüş de benzer bir şekilde iyimser havanın yardımıyla dün 59,65 dolar seviyesini test etse de, bu sabah 58,30 dolar seviyelerine tekrar geriledi.

Teknik mânâda altında 4,150 dolar üzerinden kapanış görmeden heyecan yapmayacağız. Gümüş için ise aynı argüman 60 dolar için geçerliliğini koruyor. Öte yandan son üç haftayı yükselişle tamamlayan ancak bir türlü 64 bin dolar üzerinde kalıcılık sergileyemeyen Bitcoin bu sabah 64,500 dolar seviyesine kadar yükseldi. Haftalık kapanışı görerek, kıymetli metaller ve kripto paralar için daha anlamlı bir yorum yapmaya gayret edeceğiz.

ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilere %20 ücret uygulanması planını geri çekmesi, petrol fiyatlarındaki yükselişinin hızını keserken, buna rağmen Orta Doğu’da devam eden gerilim nedeniyle Brent cinsi ham petrol, hafta başından bu yana %12’nin üzerinde yükselişini koruyarak 85,5 dolar seviyesinde dengelendi. ABD Başkanı Trump’ın İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden devreye alması ve yeni yaptırım tehditleri jeopolitik riskleri canlı tutarken, ABD ordusu Hürmüz Boğazı çevresindeki İran hedeflerine yeni hava saldırıları düzenledi. İran ise ABD bağlantılı askerî tesisleri insansız hava araçlarıyla hedef aldığını açıkladı.

ABD borsaları dün geceyi yükselişle tamamlarken, yeni gün başlangıcında Pasifik’in diğer ucunda da hâkim rengin yeşil olduğunu görüyoruz. Japonya’da gösterge endeks Tokyo borsası %1, Tayvan borsası ise %2 yükselirken, gözlerin üzerine çevrildiği Güney Kore’nin KOSPI endeksinde yükseliş %8’i aştı.  ABD borsalarının vadeli işlemlerinde de artılar göze çarparken, teknoloji hisselerinin yükselişte yine başı çektiğini görüyoruz. Yapay zekâ çipi üretiminde kullanılan ekipmanların en büyük tedarikçisi olan ASML’nin bugün açıklayacağı finansal sonuçlar, sektörün görünümü açısından kritik önemle takip edilecektir. Öte yandan, IBM hisselerinin zayıf gelir beklentisi nedeniyle dün %25 değer kaybetmesi, yapay zekâ odaklı teknoloji hisselerinde değerlemelerin ne kadar hassas olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Bu sabah Çin’de açıklanan kritik büyüme verisi, zayıf iç talep ve İran savaşı kaynaklı enerji şokunun etkisiyle yılın ikinci çeyreğinde yıllık %4,3 büyüyerek piyasa beklentisi olan %4,5’in altında kaldı ve 2022’nin son çeyreğinden bu yana en yavaş büyüme performansını sergiledi. Her ne kadar perakende satışlar ve sanayi üretimi beklentilerin üzerinde gerçekleşse de, zayıf tüketim ve gayrimenkul sektöründeki sorunların büyümeyi baskılamaya devam edeceğini, bu nedenle de ekonomiyi destekleyecek yeni mali teşvik adımlarının ufukta olduğunu düşünüyoruz.

Haftanın ilk iş gününe damga vuran jeopolitik gelişmelerin gölgesinde olumsuz bir seyir izleyen Türk mali piyasaları, dün ABD enflasyon verisiyle iyimser bir seyir izledi. Halka açık bir faktoring şirketinin son iki günür taban olmasının gölgesine BİST100 endeksi günü yatay tamamlarken, bankacılık endeksinde ise yükseliş %1,3 oldu. USDTRY kuru, yarın valörlü işlemlerde 47,00 seviyesinin hemen üzerine yükselirken, Türkiye’nin yabancı nezdinde risklerini gösteren 5 yıl vadeli CDS risk primi 230 baz puanın hemen üzerinde yer alarak son dönemlerde olduğu gibi sakin ve yatay seyrini korumaya devam etti. Tahvil faizleri ise enerji fiyatlarının gölgesinde yükselmeye devam ederken, 2 yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi %41,50 seviyesine dayandı (iki hafta önce %40 seviyesi test edilmişti).

Piyasalar odağını bugün ASML’nin yanı sıra BlackRock, Johnson & Johnson ve United Airlines bilançoları yakında takip edilecek. Faiz indirimi veya artırımı konusunda önceden yönlendirme yapmayacağını ve mevcut koşullarda erken bir politika değişikliği sinyali vermeyeceğini dün söyleyen Fed Başkanı Warsh’un bugün Senato Bankacılık Komitesi’nde konuşmaya devam edeceğini not edelim. Mali piyasaların gündeminde bugün ABD’de açıklanacak üretici enflasyonu yakından takip edilecektir.

ABD aylık enflasyon

 17840905453fbd8cfcd3bca0ab6a0c1b8a987e4020_1_1200.jpg

Bitcoin

 17840905458967005d51270ae742b152a9a2811c7d_2_1200.jpg

Gümüş

 1784090545e5e9cb1e52d0cfef161d4490796a33d4_3_1200.jpg

Altın

17840905460a64d9ef33a5f11a0f0ec2cd56937a98_4_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.