Güvenli liman olarak sunuldu ama faturası çok ağır oldu.
2020 sonrası Türkiye’ye gelen bazı yabancı yatırımcılar, dövizlerini bozarak TL mevduata dönüştürdüler. Kur yükseldiğinde ise TL’den tekrar dövize çevirip ülkesine döndüler. Bu süreçte çok büyük zarar elde ettiler. Ancak bu acı deneyimi hiç bir zaman unutmadılar.
Bunun ardından “kur korumalı mevduat (KKM)” modeli devreye alındı. Yabancı yatırımcılara “getirin dövizinizi, kur çok yükselmeyecek, biz garantiliyoruz” dendi.
Uzun süre sistemde kalan yurt dışındaki yatırımcılar, USD cinsinden dev kâr oranları yakaladı neticede Türkiye Hazinesi ile Merkez Bankası çok ciddi zararlar gördü.
📌KKM uygulamasının toplam maliyeti 2024 sonuna kadar yaklaşık 60 milyar USD olarak tahmin ediliyor.
📌KKM bakiyesi zirvede 140 milyar USD’ye ulaşmışken, Ağustos 2025 itibarıyla bu miktar 12 milyar USD seviyelerine geriledi.
📌Merkez Bankası’nın 2023 yılı zararı 818 milyar TL olarak açıklandı ve bunun büyük kısmı KKM kaynaklı fark ödemelerinden geldi.
Tüm bu gelişmeler sonunda:
1. Türkiye’ye gelen yatırımcılar, kur yükseldiğinde dövizle geri dönüp ülkesine döndü. İlk zararı fazlasıyla çıkardılar, ardından döviz cinsinden çok büyük kâr ederek geri döndüler.
2. KKM sistemiyle TL tasarruflarını koruma garantili hale getirip yükselen kurdan ekstra kazanç elde ettiler.
3. Bu süreç Türkiye kamu maliyesine ciddi zarar olarak yansıdı. Hem Hazine’nin hem de Merkez Bankası’nın bilançosu ciddi şekilde bozuldu.
Hazine’nin ve Merkez Bankası’nın bu yüksek faturasını kim ödeyecek?
Devletin zararını kapatacak “özel bir fon” ya da “KKM borçlusu” olmadığı için fatura dolaylı ya da doğrudan vatandaşa yansıyor.
Bu mekanizma birkaç kanaldan işliyor:
🩸Hazine Zararı→ Vergilerle ödenecek.
Hazine, kur farkı ödemelerini bütçeden yaptı. Bu tutar eğitim, sağlık, sosyal yardımlar, altyapı yatırımlarına gidebilecek kaynakların KKM sahiplerine aktarılması demektir. Bu bütçe, vatandaşın ödediği vergilerle finanse ediliyor. Yani dolaylı olarak her vatandaş vergisiyle bu faturaya ortak olmuş oldu.
🩸TCMB Zararı→ Enflasyonla vatandaşa yansıyacak.
Çünkü bu zarar para basılarak ve bilanço üzerinden eritilecektir. Para arzının genişlemesi ise enflasyonu artırıyor. Sonuçta KKM’nin yükü, geniş halk kesimlerine fiyat artışlarıyla yansıyor. Reel enflasyon bir türlü düşmüyor.
🩸Borçlanma→ Gelecek nesillere yük olacak.
Hazine’nin artan KKM yükü için çıkardığı borçlanma senetleri gelecekteki vergilerle ödenecektir. Yani bugünkü genç kuşak, ilerideki vergi yüküyle KKM’nin maliyetini taşımak zorunda kalacak.
🩸Harcanamayan Kaynak→ Azalan kamu hizmeti olarak hissedilecek.
Bu paralar KKM’ye gitmeseydi, eğitim, sağlık vb harcanabilirdi. Fatura vatandaşın alamadığı hizmet olarak da dönüyor.
KKM bir finansal araçtan çok pahalı bir ders verdi. Ekonomi kısa vadeli pansumanlarla değil uzun vadeli güven ve istikrarla ayakta kalır.
Kazananlar geçici oldu.
Kaybeden ise kalıcı : Türkiye’nin Geleceği…
Ali COŞKUN-Finans Danışmanı
[email protected]