GÜNDEM
Köprüler yarışıyor
Yayınlanma:
5 yıl önce|
Yazan:
BankaVitrini
Bavulla saat kaçakçılığı yapan Temel gümrükte yakalanmış. Gümrük memuru “bu nedir?” diye sorunca, Temel “kuşyemi” demiş.
Memur: “Kuşlar saat yer mi?”
Temel: “Biz veriyoruz.”
Bu fıkrayı neden hatırladım.
Gelin bir anlatayım.
ÇANAKKALE KÖPRÜSÜ
Hafta içerisinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Çanakkale Köprüsünün inşaatını inceledi ve köprüden geçiş ücretinin 15 avro olduğunu söyledi.
Bakanın açıklamasına göre “Köprünün orta açıklığı Cumhuriyetin 100. yılına atfen 2.023 metre olarak” belirlenmiş.
Değerli okur hep söylerim bizim topraklarda yapılan mega projelerin fizibiliteleri aklı başında bir hesaba kitaba dayanmıyor. Bu bilgiyi daha önce Çiğdem Toker yazmış ve şöyle demişti: “Cumhuriyetin 100. kuruluş yılını simgelediği söylenen bu uzunluk, köprünün ihtiyacı olan zorunlu mühendislikten değilmiş… Fazladan imal ve inşa edilecek uzunluğun parasını ihtimal ki yine Hazine ödeyecek.”
https://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/700607/Canakkale_45_bin_aracla__gecilir__mi_.html
(Pardon, itibardan tasarruf edilmezdi değil mi? Unutmuşum)
Değerli okur artık hepiniz biliyorsunuz. Mega proje şirketlerinin gelirleri gözümüzün nuru, başımızın tacıdır.
Bu nedenle ücretler her yıl, bir önceki yılın son ayındaki enflasyona göre zamlanıyor. Köprüde hangi enflasyonu dikkate alacağız? Ücret avro üzerinden belirlendiğinden, euro bölgesi enflasyonunu tabii ki!
Köprünün sözleşmesi 16 Mart 2017 tarihinde imzalandı. Şu an 2021 yılının içerisindeyiz. 2021 başında köprünün ücreti 15 avro 51 avro sent oldu. (Köprü henüz açılmadan ücret artmış). %8’de KDV ilave edin, eder size 16 avro 75 sent. Bakanın açıklama yaptığı günkü avro kurundan (10,1291) 170 TL.
Köprünün yanı sıra 84 km otoyol var. Yolda garanti edilen ücret 5 avro sent. Aynı hesaplamayla yolun ücreti oldu size 5,17 sent.
Köprünün işletme süresi, araç garanti sayısı ve 2021 köprü ve otoyol ücretleri üzerinden garanti edilen gelirin toplamı 5,3 milyar avro ya da 6,2 milyar dolardır.
(Değerli okur bu parayı isterseniz geçerek, isterseniz de oturduğunuz yerden vergilerinizle ödeyeceksiniz. Karar sizin!)
KÖPRÜ REKABETİ
Değerli okur Çanakkale Köprüsü sadece bir köprü projesi değildir. Köprü, Kınalı-Tekirdağ – Çanakkale – Balıkesir Otoyolu’nun bir alt bileşenidir. Projenin gerekli izinleri 2010 yılların başında alındı.
Şimdilik Köprüyü konuşuyoruz. Proje tamamlandığında şöyle bir resimle karşılaşacaksınız:

Değerli İstanbullular, İstanbul’dan yola çıkıp Marmara Denizi’nin doğusundan ve batısından Balıkesir’e varacaksınız. Sonra da ver elini İzmir.
Değerli İzmirliler tabii ki sizler de aynı imkâna sahip olacaksınız.
Anadolu halkı olarak size desteğimiz sonsuzdur. İstanbul’da Anadolu yakasında oturanlarınız Gebze’den yola çıkıp, Osmangazi Köprüsünden sonra Bursa ve Balıkesir’i geçerek Savaştatepe’de olacak.
Avrupa yakasında oturanlar aynı güzergâhı kullanabilmek için Boğazdaki köprülerden birisini kullanmak zorunda kalacak. Ancak, yetkililerimiz Avrupa yakasındakiler zahmete girmesinler diye; Kuzey Marmara Otoyolunun, Kınalı-Tekirdağ – Çanakkale – Balıkesir Otoyolu aracılığıyla Savaştepe’ye bağlanmasına karar verdiler. Oradan da İzmir’e.
Değerli İzmirliler ve İstanbullular müsaadenizle değerli vergi mükelleflerinin sizlere bir sorusu olacak?
Osmangazi’de garanti edilen günlük araç sayısı 40.000. Ama sizler geçmiyorsunuz.
Çanakkale Köprüsü’ndeki günlük araç sayısı ise 45.000’dir.
Sorumu anladınız. Bu iki köprü üzerinden her gün 85.000 araç ile bir birlerinizi ziyaret edecek misiniz? Yetkililer bu garantileri sizlere güvenerek verdiler.
Osmangazi Köprüsünün sözleşmeye göre ücreti, 2021 fiyatlarıyla KDV hariç 308,60 TL’dir. Resmi ücret ise KDV hariç 136,57 TL. Köprüyü pahalı buluyorsunuz ve geçmiyorsunuz. (Çünkü alternatifi bedava).
Yeter ki geçin diye vergi mükellefleri 172 TL katkı payı ödüyor. Çünkü geçmediğinizde 308,60 TL ödeyecekler.
Çanakkale Köprüsünden de geçmezseniz kümesteki kazlara (vergi mükelleflerine) büyük iş düşecek. Belki, yetkililerimiz sizleri geçmeye özendirmek adına Çanakkale Köprüsünün ücretini de düşürürler. Bizler de Anadolu sakinleri olarak sizlere katkı payı desteği veririz.
Bu arada Fatih Sultan Mehmet ve 15 Temmuz Şehitleri (Boğaziçi) köprülerine alternatif olarak Yavuz Sultan Selim (YSK) Köprüsü yapıldı. YSK Köprüsünün bileşeni olduğu Kuzey Marmara Otoyolu mevcut yollara rakip oldu.
(Değerli okur siz bu köprüyü ve yolu kullanmıyorsunuz. Kanunla büyük araçların bu köprüyü kullanması zorunlu hale getirildi).
FIRSAT MALİYETİ
Değerli okur iktisada giriş derslerinde öğrencilerimize “fırsat maliyeti” kavramını öğretiriz. Öğrencilerimize, sınırlı kaynaklarımızı sınırsız ihtiyaçlarımıza tahsis ederken verimliliğe dikkat etmeleri gerektiğini söyleriz.
Çünkü her tercih bir vazgeçiştir. Kaynağınızı bir projeye tahsis ettiğinizde başka şeyleri edinmekten vazgeçmiş olursunuz.
Aşağıdaki haritayı Karayolları Genel Müdürlüğünün internet sayfasından aldım. Harita, Türkiye’deki otoyolları göstermektedir.
Kırmızı yollar milli bütçeden yapıldı. Mavi olanların inşaatı Yap-İşlet-Devret (YİD) yöntemiyle devam etmektedir. Yeşil olanlar ise YİD yöntemiyle faaliyete giren otoyollardır.
Farkındaysanız, Marmara Bölgesinde bir otoyol yoğunluğu bulunmaktadır. Bu noktada insan sormadan edemiyor.
Kuzey Marmara, Gebze-İzmir ve Kınalı-Balıkesir yollarının izinleri alınırken başka otoyol projelerinin izinleri de alınmıştı.
Afyon – Antalya – Alanya, Ankara – İzmir, Sivas-Malatya, Rize-Diyarbakır ve Diyarbakır-Gürbulak otoyolları aklıma ilk gelenler.
Marmara Bölgesinin özelliği nedir ki yıllar öncesinden izinleri alınmasına rağmen Anadolu’nun diğer bölgelerindeki otoyollar yapılmıyor? (Cevap, yapılması düşünülen Kanal İstanbul şehirleri olabilir mi?)
Ak Parti iktidara geldiğinde; kazaları azaltmak için 15 bin kilometre bölünmüş kara yolu yapma sözü verdi ve çoğunu da yaptı. İyi de yaptı.
Şimdi de cömertçe verilen gelir garantileri karşılığında bu yollara alternatif otoyollar yapılıyor.
Değerli okur ülkenin kaynakları bu kadar mı çokta hesapsız kitapsız biçimde harcanıyor?
Bu kadar çok ise salgın döneminde öğrencilerimizin önüne neden bir bilgisayar konulmadı?
Devlet okulları rutin giderlerini velilerden alınan bağışlarla yürütüyor. Neden?
Üniversite öğrencilerine neden yeteri kadar yurt yapılmıyor? Kalacak yer yokluğundan bu öğrenciler başarıyla kazandıkları okulları okuyamazlarsa ne olacak?
Salgın döneminde zorda kalan esnafımıza ve işsizlerimize neden yeterince doğrudan gelir desteği verilmedi?
Bu “neden?” soruları daha da çoğaltılabilir.
Unutmayın. Her tercih bir vazgeçiştir.
Kamu kaynakları bu yollara ve köprülere ayrıldığı için bahsettiğim alanlara gelir desteği verilemedi.
Bu soruları ve cevapları Temel’in “biz veriyoruz” sözüyle bir arada düşünün lütfen.
İyi pazarlar.

Uğur Emek
İlginizi Çekebilir
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Doların hikâyesi zayıflıyor. Yerli TL’ye, yabancı Türkiye’ye yöneliyor!
Yayınlanma:
6 gün önce|
10/07/2026Yazan:
BankaVitrini
ABD ile İran arasında var olan kırılgan ateşkesin bozulması küresel mali piyasaları doğal olarak tedirgin etse de, savaşın kimseye fayda sağlamayacağı ve tarafların yeniden, kırılgan da olsa, bir barış ortamına döneceği beklentisinin ağır bastığını görüyoruz. Nitekim sıcak temas devam ederken, ABD’li üst düzey bir yetkilinin iki ülke heyetleri arasındaki teknik görüşmelerin sürdüğünü açıklaması, çözüm arayışının tamamen sona ermediğine işaret ediyor. Bu çerçevede, Trump’ın mutabakat zaptının artık yürürlükte olmadığını söylemesinin ardından başlayan satış baskısı dün yerini daha ılımlı bir seyre bıraktı. Yeniden ateşkes sağlanabileceği beklentisiyle petrol fiyatları geri çekilirken, kıymetli metaller de toparlandı. Ezber bozarcasına, savaş tamtamlarının çaldığı bir dönemde altının değer kaybetmesini herhâlde ileride finans piyasalarında örnek vaka olarak anlatacağız!
ABD borsaları dün geceyi yükselişle tamamlarken (Nasdaq %1,3 yükseldi), Asya borsaları haftanın son işlem gününde güçlü bir görünüm sergiliyor. Gösterge endeks Tokyo borsası %2’ye yakın yükselirken, gözlerin çevrildiği Güney Kore’de KOSPI endeksi ise %5’in üzerinde değer kazandı. Yükselişe yapay zekâ ve yarı iletken şirketleri öncülük ederken, ABD’li çip üreticisi Micron’un 2035 yılına kadar ABD’de 250 milyar dolardan fazla yatırım yapacağını açıklaması ve SK Hynix’in ABD’de gerçekleştirdiği 26,5 milyar dolarlık halka arz, teknoloji sektörüne yönelik iyimserliği destekledi.
ABD ile İran arasında yeniden tırmanan gerilime rağmen teknoloji hisselerinin piyasaların odağında kalmaya devam ettiğini not etmeniz gerekiyor. Her ne kadar piyasalar Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek olası aksaklıkları ve enerji arzına etkilerini yakından takip etse de, yukarıda da paylaştığımız üzere, kırılgan da olsa yeniden bir barış ortamının tesis edileceği görüşünün ağır bastığı düşünülüyor. Keza, Trump’ın NATO Zirvesi’nde İran ile mutabakat zaptının artık yürürlükte olmadığını söylemesi ardından 81 dolar seviyesine dayanan Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı, bu sabah 76 dolar seviyelerine geri çekildi. Bu sabah Fed vadeli faiz kontratları sene sonuna kadar 33 baz puan faiz artırımı beklemeye devam ediyor.
Altının ons fiyatı hafta ortası kaydettiği sert düşüş ardından dün %1 değer kazanırken, benzer bir şekilde gümüşün de dün %3’e yakın yükselişle iyimser bir performans sergilediğini görüyoruz. Haftanın kapanışının büyük bir önem arz edeceğini unutmamak gerekiyor. Bu bağlamda, gümüş cephesinde 62 dolar, altında ise 4,200 dolar seviyesinin üzerinde bir kapanış, teknik görünüm açısından umut verecektir (bakınız grafikler). Kripto cenahının amiral gemisi Bitcoin ise dört haftadır 63,800 dolar üzerinde haftalık kapanış yapmakta başarılı olmadı. Haftalık kapanışın teknik seviyenin üzerinde olması durumunda, daha da yukarıda 76 bin dolar seviyesinin çekim alanına gireceğimizi düşünüyoruz.
Para birimleri cephesinde ise ABD 10 yıllık tahvil faizinin %4,60 seviyesinin kıyısından bir miktar da olsa gerileyerek %4,54 seviyesine gelmesiyle, dolar endeksi (DXY) de 100,65 seviyelerine kadar geri çekildi. Hatırlanacağı üzere bir süredir DXY’nin 100,50 seviyesinin üzerine yerleşme çabasından duyduğumuz rahatsızlığı (ilave yükseliş endişemizi) dile getiriyoruz. Bu minvalde, DXY’nin de haftayı nasıl kapatacağını yakından takip edeceğiz. Ya da bir diğer bakış açısıyla 100,50 seviyesinin altında bir kapanışı büyük bir memnuniyetle yorumlayacağız! Gözlerin üzerinde olduğu Japon yeni, bu sabah 162,70 seviyesine kadar değer kaybederek son 40 yılın en zayıf seviyelerine yakın seyrini sürdürürken, ilginç bir şekilde 161,30 seviyelerine kadar toparlandığını görüyoruz. Müdahâle mi yapıldı yakında anlayacağız.
Dolar endeksinde ön planda olan EUR ve GBP son iki gündür değer kazanarak sırasıyla 1,1430 ve 1,3450 seviyelerine kadar yükseldi. ABD Dolarında son dönemde ortaya çıkan değerlenme eğilimine inanmayan biri olarak, yükseliş isteğinin de bu noktadan sonra sorgulanmaya başlanacağını düşünüyoruz. Haftalık kapanışı da görerek daha güçlü bir yorumla karşınıza çıkacağız.
Türkiye cephesinde ise son günlerde sevimsiz bir havanın egemen olduğunu görüyoruz. Dün de bültenimizde yer verdiğimiz üzere, MSCI ardından, S&P Dow Jones gibi küresel endeks sağlayıcılarının Türkiye’yi Gelişmekte Olan Ülkeler (Emerging Markets) statüsünden Frontier Market kategorisine düşürme yönünde uyarısı hisse senetleri üzerinde baskı kurdu. Son iki günde Borsa İstanbul 100 endeks yaklaşık %3 gerilerken, lokomotif bankacılık endeksinde düşüş ise %4,5 oldu. Küresel endeks sağlayıcılarının tehdidinin ötesinde, NATO Zirvesi’nin henüz somut mânâda Türkiye için sonuç doğurmaması ve dahası sosyal medyada mütemadiyen devam eden iç siyasete yönelik soru işaretleri hisse senetlerinin olumsuz ayrışmasına neden olduğunu düşünüyoruz.
Alternatif piyasalarda ise USDTRY kuru kamunun da desteğiyle bebek adımlarıyla yükselmeye devam ederken, Pazartesi valörlü işlemlerde, hafta sonu fonlama etkisinin de yardımıyla 46,95 seviyesine yükseldiğini not edelim. Türkiye’nin yabancı nezdinde risklerini gösteren 5 yıl vadeli CDS risk primi son dönemlerde demir attığı 220 baz puan seviyesinden 10 baz puan kadar yükselişle 230 baz puan seviyesine yükselirken, tahvil cephesinde ise 2 yıl vadeli gösterge tahvil son günlerde cereyan eden gelişmelerin de gölgesinde yaklaşık 80 baz puan kadar yükselerek %40,80 seviyelerini test etti.
Her hafta Perşembe günü açıklanan TCMB’nin haftalık verilerini yine enine boyuna irdeledik. Bu bağlamda, TCMB’nin analitik bilançosuna göre en güncel verilerle 8 Temmuz itibariyle net yabancı para pozisyonunun 36,2 milyar dolar seviyesine yükseldiğini görüyoruz. Altın fiyatlarında gerileme yaşanmasaydı, rezervlerin çok daha iyi bir noktada olacağının altının çizmemiz gerekiyor. Son 27 iş gününde TCMB’nin net pozisyonunda değişimin yaklaşık 19,4 milyar dolar olduğunu hesaplıyorum. 507 hocamız ise altın etkisinin 7 milyar dolarla rezervleri olumsuz yönde etkilediğini hesaplamış. Daha da basit bir anlatımla, son 27 iş gününde net 26 milyar dolar döviz alımı yapan TCMB, 7 milyarı altın fiyatlarının değerleme etkisinden rezerv kaybetti.
Öte yandan, 3 Temmuz ile sona eren haftaya yönelik TCMB verilerine göre, parite etkisinden arındırılmış DTH hacmi 3,25 milyar dolar gibi etkileyici bir oranda gerilerken, aslan payının yine tüzel kişilerin döviz mevduatlarında 3,8 milyar dolar erimeden kaynaklandığını görüyoruz. Bunu da kuvvetle muhtemel şirketlerin dönem sonu döviz bozumuna bağlıyoruz. Menkul kıymet cephesinde ise yurt dışındaki yerleşiklerin portföyündeki menkul kıymetler (hisse senedi, DİBS ve eurobond) net olarak 3,2 milyar dolar artış kaydetmiş. Kuvvetli rakam oldukça memnun edici görünürken, bu noktada aslan payının Hazine’nin kira sertifikası ihracında olduğunu not edelim.
TCMB’nin para, banka ve menkul kıymet istatistiklerine bir adım geri çekilerek baktığımızda, yurt içi yerleşiklerin TL ile âşkı devam ederken, yabancının menkul kıymet hacminin büyümesi ve rezervlerin güçlenmesi topyekûn memnuniyet verici bir tablo olarak yorumluyoruz.
Veri akışının bugün oldukça sakin görünüyor. Türkiye cephesinde sanayi üretim verisi takip edilebilir.
BTCUSD
DXY
XAUUSD
XAGUSD
TCMB Net Yabancı Para Pozisyonu (Tüm Swaplar ve Hazine Dövizleri Düşülmüş) (milyon $)
Emre Değirmencioğlu
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
NATO’da yeni sinyaller, Ortadoğu’da yeni risk. Gözler Fed tutanaklarında
Yayınlanma:
1 hafta önce|
08/07/2026Yazan:
BankaVitrini
Ankara’da dün başlayan NATO Zirvesi, Avrupa’nın savunma harcamalarını artırma taahhüdünü somut adımlara dönüştürme çabasına sahne oldu. Trump’ın uzun süredir yaptığı harcama çağrılarına yanıt vermek amacıyla en az 50 milyar dolarlık yeni savunma anlaşmaları devreye alınırken, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte savunma sanayisinde devrim çağrısı yaparak ittifakın üretim kapasitesinin hızla artırılması gerektiğini söyledi. Avrupa ülkeleri ABD’nin daha fazla savunma harcaması yönündeki taleplerine yanıt vermeye çalışırken, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski de artan Rus saldırıları karşısında hava savunma sistemleri ve mühimmat desteğinin hızlandırılması çağrısında bulundu.
ABD Başkanı Trump ise Avrupa müttefiklerini İran savaşında Washington’a yeterli destek vermemekle eleştirirken, Türkiye açısından dikkat çeken mesajlar verdi. Trump, Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarının kaldırılacağını açıklarken, F-35 savaş uçaklarının satışına açık olduklarını ifade etti ve iki ülke ilişkilerinin en iyi döneminde olduğunu söyledi. Ayrıca Türkiye olmasa NATO Zirvesi’ne katılmayacağını belirten Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilişkilerinin güçlü olduğunu vurguladı. Trump, Putin ve Zelenskiy’nin barış antlaşmasına istekli olduklarını düşündüğünü ifade ederken, yeniden gündeme taşıdığı Grönland’ın ABD tarafından kontrol edilmesi gerektiği yönündeki açıklamaları ise ittifak içindeki siyasi gerilimlerin sürdüğüne işaret etti.
Zirvede verilen olumlu mesajlar, Türkiye’nin daha önce satın aldığı 5 adet F-35 uçağının teslim edilebileceğine yönelik beklentileri güçlendirse de, bunun Türkiye’nin F-35 programına yeniden tam anlamıyla dâhil olacağı anlamına geldiğini düşünmüyoruz. Savunma iş birliğinin tam anlamıyla normalleşmesi ise zaman alacağa benziyor. ABD basınında yer alan haberlere göre sürecin ilerlemesi için S-400 meselesinin çözüme kavuşturulması ve Kongre onayının alınması gerekiyor. Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham da Kongre’de bu konuda direnç yaşanabileceğine işaret ederken, İsrail ve Yunanistan’ın olası itirazlarının süreci zorlaştırabileceği belirtiliyor. Buna karşın Trump’ın CAATSA yaptırımlarını kaldırma yönündeki mesajları, Ankara ile Washington arasında son yılların en güçlü normalleşme sinyallerinden biri olarak öne çıkıyor.
Basın toplantısında, Trump’ın “zamanı geldi, dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz” sözlerinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mimikleri ve ABD’li bakanlara yönelik “iyi dinleyin” dercesine yaptığı el işareti, günün en dikkat çekici karelerinden biri oldu. Her ne kadar Trump’ın Türkiye’ye ilişkin açıklamaları Türk mali piyasaları tarafından yakından takip edilse de, piyasa reaksiyonunun ise oldukça sınırlı kaldı. Günlerdir Trump’tan gelecek olumlu sürprizleri fiyatlayan piyasalar, söylem tarafında beklediği mesajları alsa da, bunların kısa vadede somut sonuçlara dönüşeceğine dair güçlü bir işaret göremedi. Bu nedenle iyimserlik fiyatlara beklenen ölçüde yansıyamadı. ABD’de Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde Kongre’nin atacağı adımlar da sürecin seyrini belirleyecek önemli başlıklardan biri olmaya devam edeceğini unutmamak gerekiyor.
Yurt dışı cephede ise, ABD borsaları teknoloji hisselerindeki satışların etkisiyle geceyi düşüşle tamamladı. Beklentilerin oldukça üzerinde finansal sonuçlar açıklayan Samsung Electronics’in ardından piyasalar, güçlü bilançoların dahi yapay zekâ hisselerinde oluşan yüksek beklentileri karşılamaya yetmeyebileceğini düşünürken, çip üreticileri üzerindeki satış baskısı hız kazandı. Bu çerçevede Micron %5’in, SanDisk ise %8’in üzerinde değer kaybederken, Nasdaq 100 endeksi geceyi %1,8 düşüşle tamamladı. Satış baskısını artıran bir diğer gelişme ise Çinli yapay zekâ girişimi DeepSeek’in kendi yapay zekâ çipini geliştirdiğine yönelik Reuters haberi oldu. Bu gelişme, şirketin gelecekte Nvidia ve Huawei’ye olan bağımlılığını azaltabileceği beklentisini gündeme taşıdı. SpaceX, halka arzının üzerinden bir ay bile geçmeden Nasdaq 100 endeksine dâhil olurken, yapay zekâ ve yüksek momentumlu teknoloji hisselerinde görülen genel satış baskısına paralel olarak ilk işlem gününde %7’ye yakın geriledi.
Öte yandan, Orta Doğu’da jeopolitik gerilimin yeniden yükseldiğini söylememiz gerekiyor. ABD, Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilere yönelik saldırıların ardından İran’a yeni hava saldırıları düzenlerken, İran petrolünün uluslararası piyasalarda satışına izin veren lisansı da iptal etti. ABD cephesi seksenden fazla hedefin vurulduğunu ve ticari gemilere yönelik tehdit oluşturduğu belirtilen İran Devrim Muhafızları’na ait çok sayıda sürat teknesinin imha edildiğini açıkladı. İran ise saldırıları açık bir saldırganlık olarak nitelendirerek sert karşılık verme tehdidinde bulundu. İran medyası, ülkenin önemli enerji tesislerinin çevresinde patlamalar yaşandığını bildirirken, Katar da bir LNG tankerinin insansız hava aracıyla vurulduğunu açıkladı.
Gelişmelerin ardından petrol fiyatları %3’ün üzerinde yükselirken, piyasalarda geçen ay ilan edilen ateşkesin kalıcılığına yönelik soru işaretleri ise yeniden gündeme geldi. Her ne kadar ABD tarafı nihai bir anlaşma için diplomatik temasların sürdüğünü belirtse de, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki stratejik etkisi ve bölgede artan askerî hareketlilik, jeopolitik risk priminin yeniden yükselmesine neden oldu. Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı %3 yükselerek günlerdir 71 dolar seviyesinde devam eden sessizliğini bozarak bu sabah 76 dolar seviyesinin üzerine yükseldi. Petrolün yükselişi, enflasyon endişelerini de beraberinde getirirken, piyasaların kılavuzu konumunda ABD 10 yıllık tahvil faizi son bir ayın zirvesi olan %4,5650 seviyesine kadar yükseldi. Her ne kadar çatışmalar henüz tam anlamıyla paniğe yol açmasa da, ateşkes sürecinin kırılganlığını yeniden hatırlattı. Haber akışında ABD Stratejik Petrol Rezervi’nin 1983’ten bu yana en düşük seviyeye gerilemiş olması da piyasaların gözünden kaçmadı.
Dün gece yapay zekâ temalı hisselerde başlayan kâr realizasyonu, yeni güne başlarken Pasifik’in diğer tarafına da taşındığını görüyoruz. Samsung Electronics’in dün sabah beklentileri aşan finansal sonuçlarına rağmen hisselerindeki sert düşüş ve ABD’de çip hisselerinde yaşanan satışların ardından Güney Kore borsası Kospi %3 gerilerken, gösterge endeks Tokyo borsası %0,5 geriledi. Hong Kong borsasının %2’yi aşan yükselişi ise bölge piyasalarında ilave kayıpları sınırladı. Yılın en flaş endeksi konumunda olan Kospi endeksinde teknik görünümün pek de hoşumuza gitmediğini peşinen belirtmemiz gerekiyor! Haber akışında, JPMorgan, kısa vadede yapay zekâ hisselerinde oynaklığın sürebileceğini belirtirken, uzun vadeli görünümün ise olumlu kalmaya devam ettiğini belirttiğini not edelim.
NATO liderleri, zirvenin ana oturumu için bugün Ankara’da bir araya gelecek. Avrupa ülkeleri ABD Başkanı Trump’ı ittifaka olan bağlılığını yeniden teyit etmeye ikna etmeye çalışacak. Makro cephede ise gözler bu gece 21.00’de açıklanacak Fed toplantı tutanaklarına çevrildi. Fed’in yeni başkanı Kevin Warsh dönemine ilişkin ilk önemli ipuçları piyasalar tarafından yakından takip edilecek. Bu sabah Fed vadeli faiz kontratlarına göre Eylül ayına yönelik faiz artırım beklentisi %63 olarak görülürken, sene sonuna kadar ise 35 baz puan faiz artırımı fiyatlanıyor. ABD tahvil faizlerinin yükselişine paralel dolar endeksi 101 seviyesinin üzerine yükselirken, EURUSD paritesi 1,14 seviyesinin hemen üzerinde tutunmaya devam ediyor. Yakından takip edilen ve son 40 yılın en değersiz seviyelerinde işlem gören Japon yeni, ABD tarım dışı istihdam verisi ardından elde ettiği sınırlı kazanımları koruyamayarak bu sabah yeniden 162 seviyesinin üzerine yükseldi. Uzun vadeli Japon tahvilleri son otuz yılın en yüksek seviyesine gelirken, Japon otoritelerinin piyasaya müdahâle etmeye hazır oldukları yönünde sözlü uyarılarının ise devam ettiğini görüyoruz.
Bitcoin dün bir ara önemle takip ettiğimiz 64 bin dolar seviyesinin üzerini denese de, havanın bozulmasına paralel yeniden 63 bin dolar seviyesinin altına geriledi. Kıymetli metaller cephesinde ise genel hatlarıyla egemen olan limoni seyrin korunmaya devam ettiğini görüyoruz. Altının ons fiyatı bu sabah 4,130 dolar seviyesine gerilerken, gümüş ise 61 dolar seviyesinin altında işlem görüyor. Teknik bir bakış açısıyla, gümüşte 62-63 dolar seviyelerinin üzerinde temiz bir günlük kapanış görmemiz gerekiyor ki bültenimizin de tonu yeniden neşelenebilsin (bakınız grafik). Altın cephesinde ise 200 günlük üssel ortalamaların (EMA) 4,330 dolar seviyesinden geçtiği hatırlatmakta fayda görüyoruz.
Gümüş
Emre Değirmencioğlu
GÜNCEL
NATO Zirvesi’nde ABD’den Türkiye’ye Güçlü Mesajlar
Yayınlanma:
1 hafta önce|
07/07/2026Yazan:
BankaVitrini
Trump’tan CAATSA, F-35 ve Savunma Sanayii Açılımı
Ankara’da başlayan NATO Liderler Zirvesi, yalnızca ittifakın güvenlik gündemi açısından değil, Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir sayfa açabilecek açıklamalar nedeniyle de uluslararası kamuoyunun odağına yerleşti.
ABD Başkanı Donald Trump’ın zirve kapsamında yaptığı açıklamalar, son yılların en dikkat çekici Türkiye mesajları arasında değerlendiriliyor. Özellikle CAATSA yaptırımları, F-35 savaş uçağı programı ve savunma sanayii iş birliği konularında verilen sinyaller, hem diplomatik hem de ekonomik açıdan önemli sonuçlar doğurabilecek nitelikte görülüyor.
ABD’nin verdiği en önemli mesajlar
1. CAATSA yaptırımlarının kaldırılması gündemde
Trump, Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarını kaldıracaklarını açıkladı. Bu açıklama, 2020 yılından bu yana savunma sanayii alanında yaşanan en önemli politika değişikliği olarak değerlendiriliyor.
Yaptırımların kaldırılması halinde;
- Savunma sanayii projeleri yeniden hız kazanabilir.
- ABD’li savunma şirketleriyle ortak projeler artabilir.
- Finansman ve teknoloji transferi üzerindeki bazı engeller azalabilir.
2. F-35 programı yeniden masada
Trump, Türkiye’nin F-35 programına dönüş talebinin değerlendirileceğini açıkladı.
Türkiye’nin programdan çıkarılması sonrasında yaklaşık 1,4 milyar dolarlık ödeme ve üretim zincirindeki rolü uzun süredir iki ülke arasında önemli bir ihtilaf konusu olmuştu.
Trump’ın açıklaması;
- Türkiye’nin yeniden programa dahil edilme ihtimalini,
- alternatif olarak yeni F-35 satışlarının değerlendirilmesini,
- savunma iş birliğinin yeniden yapılandırılmasını gündeme taşıdı.
3. Erdoğan’a dikkat çeken övgü
Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan için; “Harika bir lider” ifadelerini kullanırken Türkiye’nin NATO içindeki önemini özellikle vurguladı.
Ayrıca iki lider arasındaki kişisel ilişkinin güçlü olduğunu söylemesi, diplomatik açıdan dikkat çekici bulundu.
4. Avrupa’ya sert eleştiri
Trump zirvede;
- İngiltere
- Fransa
- Almanya
- İtalya
başta olmak üzere birçok NATO üyesinin ABD’nin İran politikasına yeterince destek vermediğini söyledi.
Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarını daha da artırmaları gerektiğini yineleyen Trump, NATO içinde yük paylaşımının yeniden düzenlenmesini istedi.
5. Savunma harcamaları ve milyarlarca dolarlık anlaşmalar
Zirvede;
- yeni hava gözetleme sistemleri,
- İHA projeleri,
- ortak üretim anlaşmaları,
- milyarlarca dolarlık savunma sözleşmeleri
açıklandı.
NATO yönetimi Avrupa’nın savunma üretim kapasitesinin hızla artırılacağını duyurdu.
Türkiye ekonomisi açısından olası etkiler
Trump’ın açıklamalarının somut adımlara dönüşmesi halinde;
Savunma Sanayii
- ASELSAN
- TUSAŞ
- ROKETSAN
- HAVELSAN
- TEI
- özel sektör savunma üreticileri
için yeni ihracat ve ortak üretim fırsatları doğabilir.
Borsa İstanbul
Savunma sanayii şirketlerinde olumlu fiyatlama görülebilir.
Dış Ticaret
ABD ile ticaret hacmini artıracak yeni anlaşmalar gündeme gelebilir.
Yabancı Sermaye
İki ülke ilişkilerindeki normalleşme, Türkiye’nin jeopolitik risk priminin azalmasına katkı sağlayabilir.
Bankavitrini.com Değerlendirmesi
Ankara’daki NATO Zirvesi, yalnızca askeri ve diplomatik bir toplantı olmanın ötesine geçerek Türkiye açısından yeni bir ekonomik ve stratejik dönemin kapısını aralayabilecek mesajlara sahne oldu.
Özellikle CAATSA yaptırımlarının kaldırılması, F-35 programının yeniden gündeme gelmesi ve savunma sanayii alanındaki olası iş birlikleri, önümüzdeki aylarda hem savunma sektörünü hem de finansal piyasaları yakından etkileyecek başlıklar arasında yer alıyor.
Ancak bu açıklamaların büyük bölümü şu aşamada siyasi irade beyanı niteliğinde. Gerçek etkinin ortaya çıkması için ABD Kongresi’nin tutumu, teknik müzakerelerin seyri ve iki ülke arasında atılacak somut diplomatik adımlar belirleyici olacak.
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
KATEGORİLER
- ALTIN – DÖVİZ – KRIPTO PARA (1.036)
- BANKA ANALİZLERİ (151)
- BANKA HABERLERİ (3.600)
- BASINDA BİZ (67)
- BORSA (578)
- CEO PERFORMANSLARI (39)
- EKONOMİ (2.976)
- GÜNCEL (4.507)
- GÜNDEM (3.552)
- RÖPORTAJLAR (47)
- SİGORTA (146)
- ŞİRKETLER (2.716)
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK (580)
- VİDEO Vitrini (19)
- YAZARLAR (1.459)
- AI-BankaVitrini (28)
- Ali Coşkun (56)
- Arif Öztan (7)
- Ayşe Muzaffer Sunguroğlu (7)
- Cengiz KILIÇ (11)
- Dr. Abbas Karakaya (73)
- Erden Armağan Er (46)
- Erol Taşdelen (818)
- Gizem Taşdelen (5)
- Gülbeyaz Gergün (111)
- Kemal Emirhan Mendi (1)
- Murat Şenol (26)
- Mustafa Akpınar (53)
- Onur ÇELİK (56)
- Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz (93)
- Serhat Can (11)
- Süleyman Çembertaş (19)
- Tungay Dere (19)
- Uğur Durak (33)
- Zuhal KARABULUT (5)
YAZARLAR
ALTIN – DÖVİZ
KRİPTO PARA PİYASASI
X
- BES havuzundaki birikim 2,4 trilyon lirayı aştı 09/07/2026
- Almanya ABD'den Tomahawk füzeleri satın alacak 09/07/2026
- QNB: Altındaki düşüş, Türkiye'de tüketici talebini etkiliyor 09/07/2026
- Porsche’ye küresel talep şoku: İlk yarı satışları 6 yılın dibinde 09/07/2026
- 3. çeyrek ihracat beklenti endeksi arttı 09/07/2026
- ING Türkiye sendikasyon temin etti 09/07/2026
- İnşaat maliyet endeksi Mayıs'ta arttı 09/07/2026
- Türkiye, nüfus büyüklüğüne göre 194 ülke arasında 18. sırada 09/07/2026
- Çin, Nvidia H200 çipi için izin verecek 09/07/2026
- Küresel piyasalarda yeniden jeopolitik tansiyon 09/07/2026
SON YAZILAR
- Savaş enflasyonu tehdit etse de, piyasa Fed’in şahinliğini fiyatlamıyor 16/07/2026
- DenizBank, Birleşmiş Milletler Sorumlu Bankacılık Prensipleri’nin resmi imzacısı oldu 15/07/2026
- Warsh şahin kalsa da piyasalar güvercin senaryoyu fiyatlıyor 15/07/2026
- Talep Enflasyonu Biterken Türkiye “Yokluk Enflasyonu” Riskine mi Giriyor? 13/07/2026
- Diplomasi sonuç vermedi, piyasalar yeni haftaya satışla başladı 13/07/2026
- Yüksek Faiz Döneminin Gündemi: Nakit, Maliyet, Kâr Marjı ve Risk Yönetimi 13/07/2026
- Firmalar Stoklarını Gerçekten Yönetebiliyor mu? 12/07/2026
- SASA İçin Kritik Karar: İthal PET’e 3 Yıllık Ek Vergi 11/07/2026
- Reel sektör tahvil piyasasında neden büyüyemiyor? 10/07/2026
- NATO Savunma Bankası Kurulucak 10/07/2026
ARAMA
Popüler
-
GÜNCEL3 yıl önceZara Ve Mango’ya Üretim Yapın Tekstil Devi Konkordato Talep Etti
-
BANKA HABERLERİ3 yıl önceTCMB Başkanı için ismi geçen GAYE ERKAN First Republic Bank’tan ayrılma süreci
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceAKBANK çöktü : Dijital Bankacılık sorumlusu GMY CİVELEK ortada yok!
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceHSBC terbiyesizliği : “Sabancı alana “AKBANK bedava”
-
BANKA ANALİZLERİ4 yıl önceYILIN İLK YARISINDA İŞBANK RAKİPSİZ LİDER AKBANK SONUNCU SIRADAN KURTULAMIYOR
-
VİDEO Vitrini4 yıl önceGelişmekte olan ülkeler neden gelişmiş ülkelerden daha az borçlu






