Connect with us

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Kur Korumalı Mevduat nasıl ve ne zaman bitecek?

KKM çok büyük olasılıkla 2023’te sona erecek. Büyük bir kur çalkantısını engellediği ölçüde oy kayıplarını da azaltacak. Erdoğan yönetimi olası 2023 seçimlerine kadar uzatmalarla bu yöntemi devam ettirse dahi, bütçeye getirdiği yük nedeniyle KKM’nin yıllar sürmesi mümkün değil. KKM sona erdiğinde bir kur krizi ya da ekonomik daralma bizleri bekliyor.

Yayınlanma:

|

Geçtiğimiz günlerde bir bankada bulunduğum kısa süre zarfında kur korumalı mevduat (KKM) dışında pek bir şey konuşulduğunu işitmedim. Aynı cümleleri bininci kez kuran müşteri temsilcisi ile onu kaygılı bakışlarla dinleyen mevduat sahibinin en son neye karar kıldıklarını bilmiyorum, ancak seçenekler arasında KKM’nin ön plana çıktığını fark etmek kolaydı.

KKM, Türkiye’nin gündeminden düşmüyor. Edirne’de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun sözleri sonrasında KKM’nin getirdiği yük ve sistemin nasıl sonlanacağı tekrar tartışılmaya başlandı. Kılıçdaroğlu şunları söyledi: “Kur Korumalı Mevduat sahiplerine, yani bir avuç kişiye sesleniyorum: Bizim iktidarımızda sadece ve sadece faizi alacaklar. Öyle döviz garantisi falan yok. Türkiye sömürge bir ülke değil, birilerinin sömürge alanı da değil”. Takiben Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, muhalefeti spekülatif açıklama yapmakla eleştirdi.

Birkaç soruya yanıt vererek KKM ne zaman ve nasıl sonlanacak bakalım.

KKM DOLARİZASYONU DURDURDU MU?  

Türkiye’de haneler 2018 sonrasında, Merkez Bankası’nın 2010’lu yıllarda resmetmeyi sevdiği biçimde davranmayarak Türk Lirası (TL) değer kaybederken yabancı paralara (özellikle ABD dolarına) koştular. 2018 Ağustos’undan 2021 Mart’ına kadar geçen yaklaşık iki buçuk yıllık bir süre zarfında gerçek kişilerin yabancı para mevduatları 86 milyar ABD doları seviyesinden 150 milyar ABD doları düzeyine yükseldi. Bu artış sonraki aylarda durdu. 2022’de ilk yedi ayda (KKM sonrasında) gerçek kişilerin yabancı para mevduatları 130 milyar dolar seviyesine geriledi.

Merkez Bankası verilerine göre 2022 yılında toplamda yabancı para mevduatları seviyesinde (gerçek ve tüzel kişiler) 30 milyar dolara yaklaşan bir çözülme görüyoruz. Hazine ve Maliye Bakanı da Kılıçdaroğlu’na cevap yetiştirmeye çalışırken KKM kapsamındaki mevduat büyüklüğünün toplam vadeli mevduat hesaplarının yarısına yaklaştığını açıkladı. Bu verilere dayanarak varlık dolarizasyonunun durduğunu belirtmek mümkün görünüyor.

Söz konusu tespite yapılan itiraz, KKM’nin dövize endekslenmiş bir mevduat olduğu, bu nedenle dolarlaşmanın durduğunu (bir süreliğine askıya alındığını) söylemenin uygun olmadığıdır. Bu noktada kur korumasına karşın TL varlık tutmanın performatif bir yanı olduğunu hatırlatmak gerekli. Elbette, KKM sona erdiğinde dövize olan talepte hızlı bir artış gerçekleşebilir. Ancak geçen zaman zarfında mevduat yapısındaki TL ağırlığı paranın değer kaybını yavaşlatıcı bir rol oynamaya devam edebilir. ABD doları TL karşısında 2021 Aralık ayındaki rekoru geçtiğimiz ay tazeleyince ve yükselmeye devam ederken “biz bu haltı niye yiyoruz?” yorumları gelmeye devam ediyor. Ancak arada geçen ayların ekonomi yönetimi ve bazı şirketler açısından altın değerinde olduğu atlanıyor. Kısaca ekonomi yönetimi TL değer kaybını zamana yayıyor, esas amaç onlar nezdinde hasıl oluyor.

Şunu söylemeye çalışıyorum: 1990’larda sabit kur rejimlerindeki krizler büyük finansal çöküşlere uzanıyor, ani değer kayıpları sonrasında uzun süren resesyonlar gözlemleniyordu. Değer kaybını zamana yaymak, sonu çalkantıyla bitecek olsa dahi bir anlam taşıyor. Kazanılan zaman ekonomi yönetimi daha ferah bir politika alanına kavuşana kadar destek rolü oynayabilir.

KKM KUR RİSKİNİ NASIL TOPLUMSALLAŞTIRDI?  

Ekonomi yönetiminin kazandığı zaman ve alanın bir bedeli yok mu? Var. Oldukça ağır bir bedeli mevcut.

KKM uygulaması için servet transferi eleştirilerinde bulunulmasının arkasında Türkiye’deki mevduat yapısı ve şirketlere koruma sağlanması yatıyor. Esasen döviz birikimi olan ve Türkiye standartlarında yüksek birikime sahip olan gerçek kişi sayısı nüfusa oranla çok az ve korunanlar bu kesimler. Ancak bir o kadar önemli olan nokta kur korumalı mevduata geçen şirketlere tanınan vergi muafiyeti ve finansal risk karşısındaki koruma.

Ek bütçeye getirilen kalemi ve vergi muafiyetlerini de düşünürsek bir yıl içinde 100 milyar TL’ye yaklaşacak bir yükten bahsediyoruz (resmi rakamlar ve ek bütçede öngörülenler üzerinden). Bu yük artabilir. Çünkü varlıklı kesimlerin riskinin ve şirketlerin muhtemel kayıplarının toplumsallaştırılması olarak tarif edilmesi gereken bu süreç, riski devletin üstlenmesi ile gerçekleşiyor. Bilindiği üzere faiz getirisi TL’nin değer kaybından daha az ise aradaki farkı Hazine ve Merkez Bankası karşılıyor.

Dikkat edilmesi gerekirse şirketlerin borçlarının kamunun üzerine aktarılmasından değil, döviz pozisyonundan vazgeçtikleri için oluşacak kayıpların devlet bütçesinden karşılanmasından söz ediyorum. Aslında, gelecekte oluşacak fark üzerinden hesaplanan ve döviz varlığına sahip olan (ya da döviz alması engellenmek istenen) gerçek ve tüzel kişilere herkesin cebinden yapılan ve bugünden bilinemeyen, miktarı belirsiz bir aktarımdan söz ediyoruz. Kimsenin toplamı bilemeyeceği ve bilançoda ancak iş işten geçtikten sonra maliyeti açığa çıkan bir aktarım bu. Bu nedenle de bilanço dışı politika yapımının başka bir güzide örneği olarak tarih sayfalarına not düşülmüş oluyor.

KKM, NASIL VE NE ZAMAN BİTECEK? 

Şimdi en önemli noktaya gelebiliriz. Muhalefet liderinin bir atom bombası olarak da tarif ettiği KKM çok büyük olasılıkla 2023’te sona erecek. Büyük bir kur çalkantısını engellediği ölçüde oy kayıplarını da azaltacak. Erdoğan yönetimi olası 2023 seçimlerine kadar uzatmalarla bu yöntemi devam ettirse dahi, bütçeye getirdiği yük nedeniyle KKM’nin yıllar sürmesi mümkün değil.

Altılı masa olarak da anılan restorasyon blokunun ekonomi kurmayları da faiz artışına gidileceğini ve ekonomik istikrar sağlanacağını ima ederken, KKM’ye gerek kalmayacak bir ortamın tesis edileceğini söylemiş oluyorlar. Ya da Kılıçdaroğlu örneğinde görüldüğü gibi KKM’ye derhal son verileceğini ifade edenlere de rastlamak mümkün.

Lakin (uzatmalarla ve başka büyük bir alt üst oluş yaşanmazsa) 2023’te seçimlerden hemen sonra ya da kısa bir süre sonra sonlandırılacak bu sistemde korumadan mahrum bırakılan para nereye akacak? Toplam vadeli mevduatların (2023 için konuşacak olursak) yarıdan fazlası kur riskine karşı korunmadığında yeni bir dövize hücum yaşanmayacak mı?

Bunu engellemenin yolu çok sert bir faiz artışı ile para (ve elbette para-sermaye) sahiplerine yüksek getiri sunulmasından, Türk Lirası cinsi finansal varlık tutmayı tercih edilebilir hale getirmekten geçiyor. Bahsettiğim tarzda bir faiz artışı ile Türkiye ekonomisinin resesyona gireceği de kesinlik arz ediyor.

Sıkıştırıldığımız köşeden kurtuluşun kolay olmayacağı açık. Fakat sopalı bir seçim sürecine girerken, verdiği oyu koruması da istenen, kendisini tehlikeye atıp komşusunu da ikna etmesi arzulananlara ekonomik daralma (acı reçete, muhtemel iş kaybı ve hayat standartlarında birkaç yıllığına düşüş) pazarlamak iyi bir yöntem olmasa gerek. Muhalefet partileri KKM’nin arazlarını anlatmaya devam edebilir, ancak para politikasına sıkıştırılmış teknik ana akım ekonomi muhalefeti de, “öyle garanti falan yok” çıkışları da bankada KKM’nin faydalarını anlatmakla görevli bireysel müşteri temsilcisinin cümleleri karşısında etkili olma şansına henüz sahip değiller. KKM’nin bir yılı dolduğunda durum değişecek mi, göreceğiz.

Kısacası, KKM sona erdiğinde bir kur krizi ya da ekonomik daralma bizleri bekliyor. Boyutlarını küresel koşullar ve Türkiye sermayesine ve devletine dışarıdan verilecek (ya da verilmeyecek) destek; o dönemki maliyeti kimin karşılayacağını ise toplumsal mücadele belirleyecek.

Ali Rıza GÜNGEN – Duvar

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Markov Zincirleri: Finans Dünyasının Görünmeyen Tahmin Motoru

Markov Zincirleri: Bankacılığın ve Yapay Zekânın Gizli Tahmin Motoru
Finans Dünyasında Geleceği Olasılıklarla Okumak: Markov Modelleri
Kredi Riskinden Borsa Tahminlerine: Markov Zincirleri Ne Kadar Güvenilir?

Yayınlanma:

|

Geleceği Tahmin Etmek Mümkün Mü?

Finans piyasaları, ekonomi, kredi riskleri, müşteri davranışları ve hatta bankacılıkta dolandırıcılık modelleri… Tüm bu alanlarda karar vericilerin en çok sorduğu soru aynıdır: “Bugünkü duruma bakarak yarını ne kadar doğru tahmin edebiliriz?”

İşte tam bu noktada devreye olasılık teorisinin en güçlü araçlarından biri olan Markov Zincirleri (Markov Chains) giriyor.

Rus matematikçi Andrey Markov tarafından geliştirilen bu yöntem, karmaşık sistemlerin gelecekte hangi yöne evrilebileceğini olasılıklar üzerinden modellemeye yardımcı oluyor.

Bugün yapay zekâdan kredi derecelendirmeye, müşteri davranış analizinden borsa fiyat hareketlerine kadar birçok alanda Markov modelleri kullanılıyor.

Markov Zinciri Nedir?

Markov Zinciri, bir sistemin gelecekteki durumunun yalnızca mevcut durumuna bağlı olduğunu varsayan matematiksel bir modeldir.

Başka bir ifadeyle: Geçmişte yaşananların tamamı değil, sadece mevcut durum geleceği belirler.

Bu özelliğe matematikte “hafızasızlık (memoryless property)” adı verilir.

Örneğin bir müşteri:

  • Düzenli ödeme yapan müşteri
  • Riskli müşteri

olarak iki farklı durumda bulunabilir.

Markov modeli, bugün düzenli ödeme yapan bir müşterinin gelecek ay hangi olasılıkla riskli müşteri sınıfına geçebileceğini hesaplayabilir.

Bankacılıkta Nerelerde Kullanılıyor?

1. Kredi Risk Analizi

Bankalar müşterileri;

  • Çok düşük risk
  • Düşük risk
  • Orta risk
  • Yüksek risk
  • Temerrüt

gibi kategorilere ayırır.

Markov Zinciri kullanılarak bir müşterinin belirli bir süre sonra hangi risk grubuna geçebileceği hesaplanabilir.

Bu yöntem Basel düzenlemeleri kapsamında kullanılan birçok risk modelinin temelinde yer almaktadır.

2. Takipteki Kredilerin Tahmini

Bir kredi portföyündeki müşterilerin:

  • Normal
  • Yakın izleme
  • Gecikmeli
  • Takipte

kategorileri arasında geçiş olasılıkları hesaplanabilir.

Bu sayede bankalar gelecekte oluşabilecek tahsilat sorunlarını önceden görebilir.

3. Müşteri Davranışı Analizi

Bir müşteri:

  • Aktif kullanıcı
  • Pasif kullanıcı
  • Ürün terk eden müşteri

durumları arasında hareket eder.

Markov modelleri sayesinde müşteri kaybı (churn) önceden tahmin edilerek sadakat programları geliştirilebilir.

4. Dolandırıcılık Tespiti

Kart işlemlerindeki olağan davranış akışları belirlenebilir.

Normal davranış örüntüsünden sapmalar tespit edildiğinde sistem alarm verebilir.

Bu nedenle birçok gelişmiş fraud yönetim sistemi Markov mantığından faydalanmaktadır.

Borsada Markov Zincirleri

Finansal piyasalarda yatırımcıların ilgisini çeken en önemli kullanım alanlarından biri de fiyat hareketlerinin modellenmesidir.

Örneğin bir hisse için:

  • Yükseliş
  • Yatay seyir
  • Düşüş

olmak üzere üç durum tanımlanabilir.

Geçmiş verilerden elde edilen geçiş olasılıkları kullanılarak:

  • Yükseliş trendinin devam etme olasılığı
  • Düşüşe dönme ihtimali
  • Yatay piyasaya geçiş olasılığı

hesaplanabilir.

Ancak burada önemli bir uyarı bulunmaktadır. Markov Zincirleri piyasaları kesin olarak tahmin etmez. Sadece olasılıkları hesaplar.

Dolayısıyla yatırım kararı verirken tek başına kullanılmaları ciddi hatalara yol açabilir.

Markov Zincirlerinin Avantajları

Geleceği Olasılıklarla Görme Yeteneği

Belirsizliği tamamen ortadan kaldırmasa da geleceğe ilişkin senaryolar oluşturulmasına yardımcı olur.

Karmaşık Sistemleri Basitleştirir

Binlerce değişken içeren sistemleri daha yönetilebilir hale getirir.

Yapay Zekâ ve Veri Bilimi ile Uyumlu Çalışır

Makine öğrenmesi modellerinin birçok alt alanında kullanılmaktadır.

Stratejik Kararları Destekler

Risk yönetimi, fiyatlama, müşteri segmentasyonu ve tahminleme süreçlerinde güçlü bir araçtır.

Peki Riskleri Neler?

Her güçlü model gibi Markov Zincirleri de yanlış kullanıldığında yanıltıcı olabilir.

Veri Kalitesi Sorunu

Yanlış veya eksik veri kullanılması durumunda sonuçlar güvenilirliğini kaybeder.

Geçmişin Geleceği Temsil Etmeme Riski

Ekonomik krizler, savaşlar, pandemi gibi olağanüstü dönemlerde geçmiş veriler geleceği açıklamakta yetersiz kalabilir.

Aşırı Basitleştirme

Gerçek hayat çoğu zaman yalnızca mevcut duruma bağlı değildir.

Bazı sistemlerde geçmiş olaylar da önemli rol oynar.

Bu durumda Markov yaklaşımı yetersiz kalabilir.

Yapay Zekâ Çağında Markov’un Yeniden Yükselişi

Bugün üretken yapay zekâ, doğal dil işleme ve davranış modelleme sistemlerinde daha gelişmiş algoritmalar kullanılıyor olsa da Markov Zincirleri hâlâ birçok modelin temel taşlarından biri olarak kabul ediliyor.

Özellikle:

  • Risk yönetimi
  • Finansal modelleme
  • Kredi tahmini
  • Dolandırıcılık analizi
  • Müşteri davranışı tahmini

alanlarında önemini koruyor.

Verinin yeni petrol olarak kabul edildiği günümüzde, Markov Zincirleri bu veriyi anlamlandıran en güçlü matematiksel araçlardan biri olmaya devam ediyor.

Özet

Bankacılık ve finans sektöründe başarı artık yalnızca mevcut tabloyu okumaktan değil, gelecekte oluşabilecek senaryoları önceden görebilmekten geçiyor.

Markov Zincirleri, kesin cevaplar vermese de karar vericilere geleceğe ilişkin güçlü olasılık haritaları sunuyor.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde yapay zekâ, büyük veri ve finansal risk yönetimi uygulamalarında Markov modellerinin daha da fazla kullanılması bekleniyor.

Çünkü rekabet avantajı artık veriye sahip olmakta değil, verinin geleceğe ne söylediğini anlayabilmekte yatıyor.

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Bankalara kripto saklama izni

Yayınlanma:

|

Yazan:

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Türkiye’de kripto varlık piyasasının kurumsallaşması açısından önemli bir karara imza attı. SPK’nın 2026/34 sayılı haftalık bülteninde yer alan karara göre, Akbank, Garanti BBVA ve Yapı Kredi’nin kripto varlık saklama kuruluşu olarak faaliyet göstermesine yönelik izin başvuruları uygun bulundu.

Karar, Türkiye’de ilk kez büyük ölçekli mevduat bankalarının kripto varlık saklama alanında resmi faaliyet izni alması nedeniyle sektör açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Sadece alım-satım değil, güvenli saklama dönemi

Kripto varlık piyasasında en önemli konulardan biri yatırımcı varlıklarının güvenli şekilde muhafaza edilmesi olarak öne çıkıyor. SPK’nın verdiği izinle birlikte Akbank, Garanti BBVA ve Yapı Kredi, gerekli teknik ve operasyonel altyapıları tamamlayarak dijital varlıkların saklanmasında aktif rol üstlenebilecek.

Uzmanlara göre bu gelişme;

  • Kurumsal yatırımcıların piyasaya girişini kolaylaştıracak,
  • Yatırımcı güvenini artıracak,
  • Bankacılık sektörü ile kripto ekosistemi arasındaki entegrasyonu hızlandıracak,
  • Türkiye’nin dijital finans altyapısını güçlendirecek.

SPK iki yeni kripto platformuna da onay verdi

Kurul, yalnızca saklama tarafında değil, yeni platformların kurulması konusunda da önemli kararlar aldı.

Bu kapsamda;

  • Fiba Yatırım Menkul Değerler A.Ş.’nin “Fiba Kripto Varlık Alım Satım Platformu A.Ş.” kurulmasına yönelik başvurusu,
  • Fintag Yazılım Danışmanlık A.Ş.’nin “Goldtag Kripto Varlık Alım Satım Platformu A.Ş.” kurulmasına yönelik başvurusu

SPK tarafından uygun bulundu.

Böylece Türkiye’de faaliyet göstermek isteyen kripto varlık hizmet sağlayıcılarının sayısı artarken, sektörün düzenlenmiş ve denetlenebilir bir yapıya kavuşması yönünde yeni bir aşamaya geçilmiş oldu.

Bankalar neden kriptoya yöneliyor?

Dünyada BlackRock, Fidelity, JPMorgan ve Goldman Sachs gibi büyük finans kuruluşlarının dijital varlık alanına yönelik yatırımları son yıllarda hız kazanırken, Türkiye’deki bankalar da bu dönüşümün dışında kalmak istemiyor.

Özellikle;

  • Tokenizasyon projeleri,
  • Dijital varlık saklama hizmetleri,
  • Stablecoin tabanlı ödeme sistemleri,
  • Blokzincir tabanlı finansal ürünler

önümüzdeki dönemin yeni rekabet alanları olarak görülüyor.

Mart ayında Yapı Kredi’nin kripto varlık platformu kurmak için aldığı kuruluş izni de bankaların bu alandaki uzun vadeli stratejilerinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Bankavitrini Analizi

SPK’nın son kararı yalnızca üç bankaya verilen bir faaliyet izni olarak görülmemeli. Bu karar, Türkiye’de kripto varlık piyasasının “gri alan” olmaktan çıkıp geleneksel finans sistemi ile entegre olmaya başladığının güçlü bir göstergesi niteliğinde.

Önümüzdeki dönemde;

  • Daha fazla bankanın saklama lisansı alması,
  • Kripto platformları ile bankalar arasında iş birliklerinin artması,
  • Kurumsal yatırımcıların piyasaya girişinin hızlanması,
  • Dijital varlıkların sermaye piyasalarıyla bütünleşmesi

bekleniyor.

SPK’nın attığı bu adım, Türkiye’nin dijital finans ve blokzincir ekosisteminde yeni bir dönemin başlangıcı olarak yorumlanıyor.

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Altın neden yükseldi, neden düşmeye başladı ve bundan sonra ne olabilir?

Yayınlanma:

|

Yazan:

Altın, sadece bir emtia değildir. Aynı zamanda korkunun, belirsizliğin, enflasyon beklentilerinin ve merkez bankalarının davranışlarının fiyatlandığı küresel bir “güvenli liman” varlığıdır.

Altın neden değer kazandı?

2023-2026 döneminde altını yükselten başlıca faktörler şunlardı:

1. Merkez bankalarının rekor altın alımları

Başta People’s Bank of China olmak üzere birçok merkez bankası dolar rezervlerinin bir kısmını altına çevirmeye başladı.

Neden?

  • ABD yaptırım riskleri
  • Dolar bağımlılığını azaltma isteği
  • Rezerv çeşitlendirmesi

Özellikle Çin, Rusya, Hindistan ve Körfez ülkeleri altın talebini artırdı.

2. Jeopolitik riskler

Altın savaş ve kriz dönemlerinde yükselir.

Son yıllarda:

  • Rusya-Ukrayna Savaşı
  • İsrail-Hamas Savaşı
  • İran-İsrail gerilimleri
  • Tayvan kaynaklı riskler

yatırımcıların güvenli liman talebini artırdı.

3. Enflasyon korkusu

ABD ve Avrupa’da yüksek enflasyon görülmesi nedeniyle yatırımcılar:

  • Tahvil yerine
  • Nakit yerine

altına yöneldi.

Altın tarihsel olarak enflasyona karşı koruma aracı olarak görülmektedir.

4. ABD borçlarının büyümesi

ABD’nin kamu borcu 40 trilyon dolara yaklaşırken birçok yatırımcı: “Bu kadar para basılırsa doların değeri uzun vadede erir”

düşüncesiyle altına yöneldi.

5. Reel faizlerin düşmesi

Altının faiz getirisi yoktur.

Bu nedenle:

  • Faiz düşükse altın avantajlıdır.
  • Faiz yüksekse tahvil avantajlıdır.

Faiz indirimi beklentileri altını destekledi.

Peki altın neden düşmeye başladı?

Yükselişin ardından bazı dinamikler tersine dönmeye başladı.

1. Kâr realizasyonları

Altın kısa sürede tarihi zirvelere çıktı.

Büyük fonlar:

  • Kârlarını realize etti.
  • Pozisyon küçülttü.

Bu da satış baskısı yarattı.

2. Doların güçlenmesi

Altın ve dolar genellikle ters yönlü hareket eder.

Dolar Endeksi (DXY) yükseldiğinde:

  • Altın daha pahalı hale gelir.
  • Talep azalır.

Bu durum altını baskılar.

3. Faiz indirimlerinin gecikmesi

Piyasa uzun süre: “Fed faiz indirecek” beklentisini satın aldı.

Ancak enflasyonun beklenenden yüksek seyretmesi nedeniyle faizlerin uzun süre yüksek kalabileceği düşüncesi ortaya çıktı. Bu da altın üzerinde baskı oluşturdu.

4. Jeopolitik risklerin fiyatlanması

Piyasalarda sık görülen durum: “Haberi al, gerçekleşince sat.” Savaş ve kriz riskleri fiyatlandıktan sonra yatırımcılar pozisyon kapatabiliyor.

5. ETF çıkışları

Özellikle ABD’deki altın ETF’lerinden para çıkışları yaşandığında satış baskısı oluşur. Kurumsal yatırımcı davranışı kısa vadede fiyatları ciddi etkileyebilir.

Altının değerini etkileyen temel faktörler

Bir yatırımcı altını değerlendirirken şu göstergeleri takip etmelidir:

Faktör Altına Etkisi
ABD Faizleri Negatif
Reel Faizler Negatif
Dolar Endeksi Negatif
Enflasyon Pozitif
Jeopolitik Riskler Pozitif
Merkez Bankası Alımları Pozitif
Resesyon Korkusu Pozitif
Güçlü Büyüme Negatif
ETF Girişleri Pozitif
ETF Çıkışları Negatif

Önümüzdeki dönemde altın için olası senaryolar

Senaryo 1: Altın yeniden yükselişe geçer

Şunlar olursa:

  • Fed faiz indirimlerine başlar
  • ABD ekonomisi yavaşlar
  • Jeopolitik riskler büyür
  • Çin alımları devam eder

altın yeni zirvelere yönelebilir.

Bu senaryo altın boğalarının temel beklentisidir.

Senaryo 2: Uzun süre yatay hareket

Şunlar olursa:

  • Faizler yüksek kalır
  • Enflasyon kontrollü düşer
  • Büyük kriz çıkmaz

altın bir süre geniş bantta dalgalanabilir.

Bu en olası orta vadeli senaryolardan biridir.

Senaryo 3: Sert düzeltme

Şunlar olursa:

  • ABD büyümesi güçlü kalır
  • Enflasyon düşer
  • Dolar güçlenir
  • Tahvil faizleri yükselir

yatırımcılar altından çıkıp tahvillere yönelebilir.

Bu durumda altın daha derin bir düzeltme yaşayabilir.

Asıl kritik soru: Altının uzun vadeli hikâyesi bitti mi?

Şu an için hayır.

Çünkü altının uzun vadeli hikâyesini destekleyen unsurlar hâlâ masada:

  • Küresel borç yükünün büyümesi
  • Merkez bankalarının altın alımları
  • Jeopolitik kutuplaşma
  • Dolar sistemine alternatif arayışları
  • Rezerv çeşitlendirme eğilimleri

Bu nedenle kısa vadeli düzeltmeler yaşansa da altının uzun vadeli yatırım tezinin tamamen ortadan kalktığını söylemek zor.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.